Etiket: Tarımsal

  • Pandemide tarımsal üretim arttı

    Pandemide tarımsal üretim arttı

    Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Barış Saylak, pandemi sürecinde köylere yoğun bir şekilde dönüşün olmasıyla birlikte çiftçilerin istekleri doğrultusunda İl Müdürlüğü olarak çalışmalara ara vermeden devam ettiklerini ve yatırımlarına hız verildiğini söyledi.

    Tarım ve Orman İl Müdürü Saylak; “Hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması süresince 13 ilçede bünyemizde çalışan Ziraat Mühendisleri, Su Ürünleri Mühendisleri, Gıda Mühendisleri ve Veteriner Hekimlerimizle birlikte işletme ziyaretleri, denetimler ve eğitimler gerçekleştirdik. Ekiplerimiz Köyceğiz İlçesinde gerçekleşen hayvan hareketleri kapsamında yol denetimleri yaptı. Ortaca İlçesinde paketlenip ülkemiz geneline, komşu ve Avrupa ülkelerine ihracat yapan paketleme tesisleri ziyaret edildi. Sırbistan’a ihraç edilecek olan limon ürünlerinin karantina kontrolleri yapılarak, temiz bulunan ürünlere Bitki Sağlık Sertifikası düzenlendi” dedi.

    İl Müdürü Saylak Yatağan İlçesi Katrancı mahallesinde bulunan Çam fıstığı kırma tesisini de ziyaret etti. Saylak; “Bölgedeki üreticilerin emeklerinin zayi olmaması, ürün kayıplarının azaltılması, artan domuz popülasyonunun ve zararın en az seviyeye düşürülmesi amacıyla düzenlenen yaban domuzu sürek avı ile mücadelemizi sürdürüyoruz. Üreticilerimizin emeklerinin en yakın koruyucusu olmaya devam edeceğiz” dedi.

    Kavaklıdere, Milas ve Menteşe’de de üreticinin yanında olduklarını belirten İl Müdürü Saylak; “Sokağa çıkma kısıtlamasında da üreticilerimizi yalnız bırakmıyoruz. Kavaklıdere İlçesinde Kurucuova Mahallesinde üretici Yüksel Ön’e ait ceviz bahçesi ziyareti ve Yeşilköy mahallesinde üretici Ahmet Ali Şahin’e ait işletme ziyareti gerçekleştirildi. Milas İlçesi Savran Mahallesinde zeytincilik üzerine budama gübreleme eğitimi verdik. Ayrıca çilek bahçelerinde durum değerlendirme ve incelemeler yaptık. Menteşe İlçesinde hayvan hastalıkları ve desteklemeler hakkında bilgilendirme çalışması yürütüldü, ayrıca arıcılarımızın yanına gidilerek arı hastalıkları, kovan yönetimi ve arı konaklama noktaları konusunda bilgilendirme yapılarak sorunları ve bu sorunların çözüm arayışı için çalışmalarda bulunuldu. Marmaris ve Ula İlçelerinde su ürünleri denetimleri gerçekleştirdik” dedi.

  • Bakan Pakdemirli: “2021’de 24 milyar TL tarımsal destek ödeyeceğiz”

    Bakan Pakdemirli: “2021’de 24 milyar TL tarımsal destek ödeyeceğiz”

    SAMSUN (İHA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2021 yılında 24 milyar TL tarımsal destek ödeyeceklerini söyledi.

    Bir dizi ziyaret ve programlar için Samsun’a gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Tarım-Orman Sektör Toplantısı’na katıldı. Samsun Büyükşehir Belediyesi Ömer Halisdemir Toplantı Salonu’nda yapılan sektör toplantısında tarım ve orman faaliyetleri hakkında bilgiler veren Bakan Pakdemirli, önemli açıklamalarda bulundu.

    Toplantının açılışında konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Bakanlığım boyunca illere gidip, oradaki sıkıntıları dinlemeyi tercih ettik. Söz sizde dediğimiz sözün illerde olduğu formatı oluşturduk. 2,5 yılda da bunun çok büyük faydasını gördük. Bugün tarımda bir başarı sağladıysak, hep üreticiyi, besiciyi, çiftçiyi dinleyerek bu başarıyı sağladık. Her zaman dertlendik. Zaman zaman derdinizi çözük zaman zaman da derdinizi çözemedik ama şundan emin olun eğer bir derdiniz varsa, gece ışıklarınız yanıyorsa, siz uyumadıysanız biz de uyumadık. Böylelikle il il dolaşarak sizlerin dertlerini alarak, bunları da ya yerinde çözüm ya da Ankara’da çözüm sağlamaya çalıştık” dedi.

    “Pandemi sürecinde bazı günler 13 misli daha fazla talep oldu”

    Pandemi sürecindeki tedarik zinciri konusuna değinen Bakan Bekir Pakdemirli, “Bu günlerde yine gıda fiyatları ve birçok konu konuşuluyor. 2020’de öyle bir yıl yaşadık ki dünyada bütün ülkelerde market raflarının boşaldığı, gıda arz güvenliğinin kırıldığı ve ülkelerin de kendi içlerine dönük ülke milliyetçiliği politikaları uygulamalara başladığı, ihracatla ilgili kısıtlamalar getirdiği, ithalat ile ilgili gerekli düzenlemeleri yaptığı bir dönemi yaşadık. Marketlerin raflarının boşaldığını gördük. Ama Türkiye’de görmedik. Niye? Hakikaten bu hükümet ve elbette ki bakanlığımız çok ciddi çalışmalar yaptı. İlk vakanın görülmesinden aylar önce ‘sektör toplanmalı’ dedim. Gıda sektörü, perakende sektörü ve lojistik sektörü. ‘Lütfen stoklarını arttırın’ dedik. Lojistikçilere kendinizi artacak olan talebe göre ayarlayın uyarısında bulunduk. Hatta o günlerde bize; ‘Hayrola, bir şey mi var? Bizden mi saklıyorsunuz’ dediler. Biz de, ‘Hayır vaka da yok, hiçbir şey yok ama gelecek, hiç merek etmeyin’ dedik. Bütün hazırlığımızı yaptık. Raflara bir hücum başladı. Ne zaman? İlk vakaların gelmesiyle beraber. Bazı günler 100’de 400 yani 4 misli, bazı günler 13 misli daha fazla talep oldu. Hepsinin üstesinden geldik. Bu 4-5 defa tekrar edildi. 4-5 defa yapıldıktan sonra tüketici psikolojisi dedi ki ‘Bizim bir problemimiz yokmuş, boşuna evime ürünleri yığmamın anlamı yokmuş’ dedi. Türkiye bu sınavı çok iyi verdi. Biz bunu BM dahil olmak üzere birçok yerde bu başarıyı anlatıyoruz. Bizim gıyabımızda da BM’ye dahil ülkeler diğer ülkelere de bunları anlatacak” diye konuştu.

    “Tarımsal hasılanın 300 milyar TL’nin çok ötesinde olacağını düşünüyoruz”

    Tarımsal hasılanın pandemiye rağmen arttığını dile getiren Bakan Pakdemirli, “Bugünlerde de ciddi bir işte pandemi belirsizliğinin üzerine Güney Amerika’da bir kuraklık, Karadeniz’de bir kuraklık ve 2 büyük ülkenin Hindistan ve Çin’in emtialara hücum etmesini yaşıyoruz. Bundan dolayı dünyadaki emtia fiyatlarında bir miktar artış var. Ama özellikle bu yılın 2. yarısında emtia fiyatlarında da göreceli olarak bir iyileşme olacağını da düşünüyoruz. 101 tedbir aldık. Tedbir sadece perakende ile sınırlı değildi. Biz, özellikle geçen sene şunu yaptık. Çiftçimize aldığımız majör tedbirlerin en önemlisi de şuydu. Herkes evinde otururken biz çiftçimizin eline bir pasaport verdik. Bu pasaport ne demek. ‘Herkes evdeyken sen çık üretimini yap, hasadını, ekimini, dikimini yap.’ Bunların hepsini söyledik. Bunun neticesinde pandemiye rağmen cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Geçen yıl meteorolojik bir kuraklık yaşıyorduk. Meteorolojik kuraklığın tarımsal bir kuraklığa dönüşmemesini sağladık. 124 milyon ton ile Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Büyükbaş varlığımız 800 bin arttı. Küçükbaş varlığımız 6,6 baş milyon arttı. Tarımsal hasılamız 2 senede 277,5 milyara geldi. 2020’nin rakamları henüz açıklanmadı ama 300 milyar liranın çok ötesinde olacağını düşünüyoruz. Şimdi, ‘Sayın bakanım fiyatlarda arttı, sizin de ciroların artması normal.’ Tarımsal hasılada Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin başından bugüne kadar da 44 milyardan 48.6 milyar dolara geldi. Böylelikle Türkiye dünyada tarımsal hasıla olarak ilk 10’da ve Avrupa’daki lider yerini de tekrar garantilemiş oldu. Son 3 yılda kesintisiz olarak tarım büyüyor. 2020’nin ilk çeyrek verileri var elimizde sonrasının bölümü yok ama ilk 3 çeyrekte Türkiye ekonomisi 0.5 büyürken tarım 5.3 büyüyor. Bunun anlamı şu, bu sektörde bazı şeyler doğru yapılıyor. Türkiye ithalatçı ülke oldu gibi her zaman konuşulur. Ama Türkiye, Cumhuriyet tarihinin başından beri ihracatı arttırmış, hep üretimi arttırmıştır. Kendi kendine yeterli olmakla beraber birde dünyayı doyuran bir ülke olmuştur” şeklinde konuştu.

    “2021 yılında toplam 24 milyar tarımsal destek ödeyeceğiz”

    Bu yıl 24 milyar TL tarımsal destek ödeyeceklerinin altını çizen Pakdemirli, “Başta Cumhurbaşkanımızın verdiği çok büyük destekler var. Son 3 yılda tarımsal destekler yüzde 65 arttı. 2021 yılı toplam 24 milyar tarımsal destek ödeyeceğiz. 2021 yılında ise Bakanlığımızın 17,5 milyar lira yatırım bütçesi var. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle beraber hem üreticiye destek verirken hem de müdahale alımları yapmaya başladık. Müdahale alımlarını yaparken de artan maliyetler yani mamuldeki ani değişikliklerde üreticiyi ezdirmeyecek bir şekilde fiyat politikası yaptık. Bunu da hasat öncesi açıklayacağız dedik. Son 3 senedir bunu yapıyoruz. Özellikle Toprak Mahsulleri Ofisimizin almış olduğu tüm ürünlerde çiftçimiz Edirne’den Kars’a, Samsun’dan Adana’ya kadar herkes memnun. Geçen yıl yüzde 22 buğdaya zam, mısıra yüzde 15, çeltikte yüze 18, fındıkta yüzde 33 zam. Yani hep enflasyonun çok çok üzerinde zamlar hedeflenerek çiftçimizi üreticimizi memnun etmek. Tüm rakamlarda zaten bunu gösteriyor. Girdi fiyat endeksi yüzde 8-9’larda artmışken tarım ürününde yüzde 15 artmış yani çitçinin gelirinin arttığı görülmektedir” ifadelerini kullandı.

    Samsun’daki yatırımlar hakkında da bilgi veren Bakan Pakdemirli, şunları söyledi:

    “Samsun’da şu anda lisanslı depo yok. Lisanslı depo yatırımlarına faiz indirimli kredi ve teşvik var. Samsun’da lisanslı depo yatırımına davet ediyoruz. Karadeniz’in bereketli toprakları var. Bakanlığımızın da ülkemizin de göz bebeği. Samsun kenevir, fiğ, lahana, kırmızı pancar üretiminde Türkiye’de 1. sırada. Çeltiğin yüzde14’ü, fındığın yüzde 18’i Samsun’da. Manda varlığında da Türkiye birincisi. Su ürünleri üretimimizin yüzde 10’u Samsun’da. Son 18 yılda Samsun’da tarım ve kırsal kalkınma yatırımları kapsamında 10,1 milyar TL tarımsal destek ve yatırım yapıldı. Son 3 yılda 1,3 milyar TL tarımsal destek ve yatırım yapıldı. Kırsal kalkınma destekleri kapsamında; 267 projeye 42 milyon TL hibe, 2 bin 842 kişiye istihdam sağlandı. 11 bin 835 dekar mera ıslahı yapıldı. 210 milyon TL yem bitkileri desteği yapıldı. 55 bin 670 gıda denetimi yapıldı. Ormancılık yatırımları kapsamında Samsun’da son 18 yılda 400 bin dekar alanda 22 milyon fidan diktik. Son 3 yılda ise 32 milyon TL yatırım yapıldı. 7,4 milyon fidanı dikimi gerçekleştirildi. 52 milyon TL ORKÖY kredisi ve hibe desteği verildi. Samsun orman varlığı 18 yılda yüzde 5 arttı.”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve beraberindeki heyet, toplantının ardından alt kattaki tarım stantlarını gezdi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) tarafından kurulan kenevir standına büyük ilgi gösteren Bakan Pakdemirli, Samsun’da üretilen ürünler hakkında bilgi aldı.

    Toplantıya ayrıca Samsun Valisi Doç. Dr. Zülkif Dağlı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, AK Parti Samsun Milletvekilleri Ahmet Demircan, Fuat Köktaş, Orhan Kırcalı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın ve protokol üyeleri katıldı.

  • Salgında tarımsal üretimin değeri arttı

    Salgında tarımsal üretimin değeri arttı

    19) salgını sürecinde tarımsal üretimin değerinin eskiye oranla daha da arttığını söyledi.

    Türkiye’de 10 Ocak 1846’da ilk ziraat mektebinin açılmasıyla başlayan tarımsal eğitim ve öğretimin, 2021 yılı itibarıyla 175. yıldönümü kutlanıyor. Zirai mekteplerin önemine vurgu yapan Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, üretimin pandemi sürecinde daha da önem kazandığını belirterek, açıklamalarda bulundu. Ziraat fakültelerinin önemine değinen İbrahim Sağlam, “Son yıllarda ülkeler arası mücadelenin enerji kaynakları alanından hızla çıkarak su ve gıda gibi temel besin kaynaklarına yöneldiği gözlemlenmektedir. Bu nedenle ziraat fakültelerinin öneminin gıda, tarım ve hayvancılık alanında nitelikli ve kaliteli işgücü talebinin karşılanmasına yönelik gereken çalışmalar önemini bir kat daha arttırmaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk de ’Milli ekonominin temeli ziraattır’ sözü ile tarım sektörünün ülke ekonomisindeki önemine ve katkısına daha ilk günlerden vurgu yapmıştır. Günümüzde de tarım sektörü istihdam ve ihracat olanağı sağlama, üretim değeri oluşturma, gelir kaynağı ve endüstriye ham madde sağlama ve ulusal beslenmeye katkı sağlama gibi pek çok temel konuda dünyadaki stratejik önemini korumaya ve arttırmaya hızla devam etmektedir. Bu nedenle, küreselleşen dünyada gelişimini sürdüren tarım sektörünün dikkatle izlenmesi, desteklenmesi ve taşıdığı önem nedeniyle rekabet edebilirliğinin sağlanması gerekmektedir. Bu noktada tarım sektörünün ’bilimsel bilgi temeline dayalı’ olması önem kazanmaktadır” dedi.

    Samsun hakkında da bilgi veren Sağlam, şunları söyledi:

    “Samsun ilimiz, ülkemizin en çok tarımsal faaliyetin yapıldığı illerimiz arasındadır. İklim özellikleri, zengin ürün çeşitliliği ve kirlenmemiş temiz toprakları ile ilimizin güvenli gıda ihtiyacını karşılanmakta, hem de ülkemiz insanlarına daha kaliteli ve temiz gıda sağlama imkânına sahip bir il potansiyeli göstermektedir. İlimizin coğrafi ve toprak yapısı ile ekolojik özelliklerinden kaynaklanan ürün çeşitliliğinin yanı sıra, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerdeki değişim, su ürünleri ve balıkçılığa yapılan yatırımlar, her şeyden önemlisi yetişmiş işgücü bakımından yüksek potansiyele sahiptir. Bizler, hele ki bu pandemi şartlarında bir taraftan tarımsal üretimimizi büyütürken, bir taraftan da tarımsal sanayimizin katma değeri yüksek üretim yapan içeriğe kavuşturmalıyız. Bu anlamda, tarımsal eğitimin niteliği ve kurumsal kültürü büyük önem taşımaktadır. Amaç, üretimi kaliteli kılmak ve daha az alanda büyük üretim gücü yakalayabilmek ve çiftçilerimizin gelir seviyesini daha da yükseltmektir. Bu bağlamda geçmişten bugüne Türkiye tarımının gelişmesinde emeği, katkısı ve gayreti olan herkesle birlikte akademik camia ve diğer paydaşlara teşekkürü borç biliyorum.”

  • Tarımsal sulama göleti temizleniyor

    Tarımsal sulama göleti temizleniyor

    Manisa Büyükşehir Belediyesi, tarım, hayvancılık ve kırsal kalkınmanın sağlanması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Yunusemre ilçesine bağlı Dağyenice Mahallesi’nde bulunan tarımsal sulama göletinde temizlik ve bakım çalışmaları başladı.

    Tarımsal üretimin artması ve üreticinin gelir kalemlerinin çeşitlenmesi için çalışmalarını sürdüren Manisa Büyükşehir Belediyesi, üretim devamlılığı adına en önemli ihtiyaç olan tarımsal sulamaya da destek oluyor. Bu kapsamda Yunusemre ilçesi Dağyenice Mahallesi’nde 180 dekarlık arazinin sulama ihtiyacını karşılayan gölette temizlik ve bakım çalışmalarına başladı. Mevcut göletlerin zaman içinde toprak ve balçıkla dolması, su tutma kapasitelerinin azalması ve temizlik ihtiyaçları nedeniyle, mahalle muhtarının talebi üzerine harekete geçilerek, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından arazide etüt çalışmaları yapıldı. Bu çalışmalar sonucunda, tarımsal sulama göletinde temizlik ihtiyacı olduğu ekipler tarafından tespit edildi. Yapılan etütler neticesinde oluşturulan iş programı dahilinde göletinin temizlenmesi için gerekli çalışmalar Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından başlatıldı. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Yılmaz Usta, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’ün talimatlarıyla kırsal kalkınmanın sağlanması amacıyla 17 ilçede çalışmalara devam edeceklerini belirtti.

  • MHP’li Bulut: “Tarımsal destekler Tokat’ı harekete geçirir”

    MHP’li Bulut: “Tarımsal destekler Tokat’ı harekete geçirir”

    Tokat Milletvekili Yücel Bulut, köylerden şehirlere göçlerin önüne tarımsal desteklemelerle geçilebileceğini söyledi.

    Kırsal nüfusu yerinde tutabilmek için planlama çalışmaları yapılması gerektiğini söyleyen MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, “Türkiye’nin her iline özel kalkınma planlaması yapılması gerekmektedir. Tokat’ın kalkınmasında tarım önceliklidir. Gerek tarımsal üretim, gerekse tarıma dayalı sanayi şehrimizin kalkınmasında anahtar roldedir. Bunun için de ekonomik potansiyelin, kaynakların daha doğru bir şekilde kullanımı sağlanmalıdır. Planlamalarda öncelikle mevcut ekonomik ve sosyal durumun tespit edilmesi, köylülerin istek ve eğilimlerinin yanında çevre faktörlerinin de dikkate alınması gerekmektedir ” ifadelerini kullandı.

    “Göçün önüne geçmeliyiz”

    Tokat’ın kalkınmasına yönelik doğal ve alt yapının yeterli olduğunu anlatan Milletvekili Bulut, “Planlamalarda temel hedef, sosyal ve ekonomik amaçlı projeler üreterek, kırsal nüfusu çeşitli açılardan destekleyerek, kırsal kesimde kişi başına düşen gayrisafi geliri ülke ortalaması düzeyine çıkarmak olmalıdır. Böylece kırdan şehre göçler azalacaktır. Köylerimizin, ilçelerimizin küçülmesi de böylece önlenmiş olacaktır” dedi.

    Yücel Bulut açıklamalarını şöyle sürdürdü: “İlçelerimizde en önemli ekonomik potansiyele sahip olan alan tarımdır. İlçe merkezinde ve köylerinde ekonomi; tarım ve hayvancılığa dayanmakta olup yaş meyve ve sebze yetiştiriciliği önemli bir potansiyele sahiptir. Her türlü hububat, bakliyat, sebze, meyve ve şekerpancarı üretimine uygun iklim şartları ilçelerimizde mevcuttur. Fakat bu potansiyel yeterince kullanamıyoruz. Bu noktada devlet desteğine ihtiyacımız bulunmaktadır. Çiftçilerimiz mazot ve gübre desteğinden kullandıkları nispette yararlanamamaktadır. Çiftçinin en fazla kullandığı iki girdi olan mazot ve gübre desteğinde 2021 yılında 250 milyon lira kesinti yapılacak. Bu da göstermektedir ki, gelecek yıl çiftçilerimizin mazot ve gübre desteğinden gerektiği ölçüde yararlanamayacağını göstermektedir. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızdan destek beklemekteyiz ” dedi.

    “Termal turizmde atağa geçmeliyiz”

    Tokat’ın termal kaynaklarının da çok zengin olduğu, son yıllarda yapılan yatırımlarla ciddi bir kalkınma hamlesi başlatıldığını hatırlatan Yücel Bulut, “Sulusaray ve Reşadiye ilçelerimiz bu konuda avantajlıdır. Ayrıca Almus ilçemiz bol oksijeni ve doğal hayatı ile yayla turizmi açısından kıymetlidir. Bu üç ilçemizin kalkınması için kuracağımız tesisler aynı zamanda sporcuların kamp alanları açısından da önemlidir. Güreşte, futbola kadar birçok alandaki sporcuların kamp yeri açısından ideal yerlerdir” diye konuştu.

    Bulut açıklamasını şu ifadelerle tamamladı, “Tarihi İpekyolu güzergahında yer alan Tokat karayolu ile termal tesislere ulaşılabilirliği oldukça kolay kılmaktadır. Reşadiye, Almus ve Sulusaray çevresi termal turizm potansiyeli yanında farklı turizm aktiviteleri yönünden de oldukça önemli çekiciliklere sahiptir. Bu kapsamda kırsal turizm, kültürel turizm, inanç turizmi, doğa sporları (trekking, yamaç paraşütü, vb.) yöresel gastronomi turizmi için önemli bir zenginlik barındırmaktadır. Ayrıca sağlık turizmi içinde değerlendirilen diğer turizm çeşitleri içinde önemli kaynaklara sahiptir. Bu bakımdan termal turizm ile birlikte diğer turizm çeşitlerinin birlikte pazarlaması yapılabilir. İlçelerimizde termal tesislere yurt dışından çok fazla turist gelmemektedir ve tesisler daha çok iç pazarlara yönelik olarak hizmet vermektedir. Oysaki turizm pazarında yabacı turistler çok önemlidir. Bu durumda yurt dışından turist çekebilmek için tanıtım, fuar ve organizasyonlara önem verilmeli ve turist profili çeşitlendirilmelidir“ dedi.