Etiket: Tarihine

  • Osmanlı tarihine ışık tutan proje Altın Karınca ile ödüllendirildi

    Bilecik Belediyesi, Türkiye’nin en prestijli yerel yönetim ödülü olan Altın Karınca Ödüllerinde Osmanlı tarihine ışık tutan ’Osmanlı Padişahları Tarih Şeridi’ projesi ile ödüle layık görüldü.

    Marmara Belediyeler Birliği tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenen ’Altın Karınca Belediyecilik Ödülleri’ Beşiktaş’ta düzenlenen organizasyonda sahiplerini buldu. Belediyelerin uyguladığı başarılı projeleri ödüllendirerek iyi uygulama örneklerinin tanıtılmasını ve yaygınlaştırılmasını amaçlayan yarışmaya, yüzlerce belediye birbirinden başarılı projelerle katıldı. 8 farklı kategoride 88 ödülün verildiği Altın Karınca Belediyecilik Ödüllerinde Bilecik Belediyesi de hazırladığı örnek proje ile ödüle layık görüldü. Osmanlı tarihine ışık tutan “Osmanlı Padişahları Tarih Şeridi Projesi” ile Kültür-Sanat kategorisinde ödül alan Bilecik Belediyesi, hazırladığı proje ile gençlerin tarihi ile bağ kurmasında önemli bir eğitim programını da üstlendi.

    Bilecik Belediyesi’nin örnek projesine ödül

    Osmanlı Padişahları Tarih Şeridi Projesinin Bilecik’in tarihinin gelecek nesillere aktarılması ve gençlerin tarihiyle aralarında sıkı bir bağ oluşturabilmesi amacıyla hazırlanan bir proje olduğunu belirten Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, “Osmanlı Padişahlarının Tarih Şeridi adı altında, özvatanları Bilecik’te dedeleri Şeyh Edebali huzurunda buluştuğu anlayışını simgelize eden bir proje ile ödüle layık görüldük. 36 tane Osmanlı Padişahının hayat hikayesinin anlatıldığı yaklaşık 6 bin metrekarelik bir alan üzerinde onların kendi dönemlerine ilişkin olarak yapmış olduğu eserlerin görsel olarak sergilendiği ve girişinde 3 boyutlu bir sinema ile Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun fethinin anlatıldığı, çok özel mekanların sergilendiği bir eğitim ve mensubiyet projesini düzenledik” dedi.

    Proje ile Osmanlı tarihine kısa ve özet bir bakış sergilendi

    Padişahların kendi seslerinden çocuklara kendi hayatlarını anlatıyor olmasının çocukların tarihi ile yakınlık kurmasında büyük öneme sahip olduğunu belirten Başkan Yağcı, “Bu şekilde onlarla aralarındaki manevi bağı ortaya koyuyorlar. Aynı zamanda bir eğitim projesi, maalesef bizim en fazla bilmemiz gereken ama en az öğrendiğimiz konu tarihimiz ve yalın tarihimiz. Osmanlı tarihine kısa ve özet bir bakışı sergileyerek Marmara Belediyeler Birliği gibi çok köklü bir kurumda dereceye girmesi, takdir alması, bizleri de mutlu ediyor” dedi.

  • Dünya Tarihine Yön Veren Şehir: Buhara

    Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür A.Ş. ile Uludağ Üniversitesi, Türk Devletleri ve Akraba Toplulukları Merkezi’nin Emir Buhari Kültür Merkezi’nde düzenlediği “İslam, Şehir ve Medeniyet” seminerleri devam ediyor.

    Seminerler, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yunus Akyürek’in “Buhara” sunumuyla devam etti. 2500 yıllık geçmişi olan Buhara şehrinin İslamiyet’ten önce bölgenin başlıca ilim ve kültür merkezlerinden biri olduğunu söyleyen Akyürek, bu durumun İslamiyet’in şehre hâkim olmasından sonra da sürdürdüğünü dile getirdi. Buhara’nın sahip olduğu kültürel birikime, halkının ilim, irfan ve hikmete olan dikkat çeken Akyürek, “Şehrin Samani devletinin başkenti olması Buhara’nın değerini bir kat daha artırmıştır. Âlimleri himaye eden, destekleyen Samani hükümdarları İslam medeniyetinde eserleriyle isimlerinden söz ettiren ilim adamlarının yetişmesine zemin hazırladılar. Samaniler döneminde Buharalı âlimler, emirler, ticaret adamları ve Fergana bölgesinde meskûn Müslüman toplumun tesiriyle Karahanlı devletinin kurucu unsurları olan Karluk, Yağma, Çiğil boyları, Gazneli hanedanı ve özellikle de Aral Gölü’nün kuzey doğusundaki Oğuz Yabgu devletine bağlı Selçuklu Türk hanedanları Müslüman oldu. Bu durum dünya tarihin akışını değiştirmiştir” dedi.

    3 Türk boyunun İslamlaşmasının Sünni İslam dünyasının ve İslam medeniyetinin sancaktarlığını üstlenmelerini beraberinde getirdiğini kaydeden Akyürek, sözlerine şöyle devam etti:

    “Türk-İslam tarihi açısından değerlendirilecek olursa; Karahanlılar, Gazneliler, Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları, Anadolu Beylikleri ve Osmanlılar gibi pek çok Türk-İslâm devleti Mâverâünnehir’den ve bu bölgenin beslendiği Buhara’dan kesintisiz esen ilim, irfan, kültür ve maneviyat rüzgârını arkalarına alarak, her biri kadim kültürlerden izler taşıyan ve zamanımıza kadar ulaşan nâdide eserler vücuda getirmişlerdir. İtikatta Maturidi, amelde Hanefi mezhepleri ile Nakşibendiyye tarikatının kabul gördüğü gelenekçi çizgiye sahip olan, ismi anılınca hadis ilminin akla geldiği Kubbetü’l-İslâm unvanlı Buhara, Moğol istilasına kadar ikinci Bağdat olmuştur”.

  • Kıbrıs’ta Sanat Tarihine Önemli Bir Adım Atılıyor

    Kıbrıs Türk kültür ve sanat mirasını geçmişten gelecek nesillere sanatın diliyle taşıyacak olan Kıbrıs Sanat Müzesi Girne Üniversitesi ve Girne Üniversitesi Eğitim Vakfı işbirliğinde Girne’de kuruluyor.

    Kıbrıs Türk kültürüne ait sanat eserlerini tanıtmak, sergilemek, turizme kazandırarak ülkeye katma değer sağlamak, Kıbrıslı Türk sanatçıları desteklemek ve Kıbrıslı Türklerin özgün sanat miraslarını gelecek nesillere aktararak nesiller boyu yaşatmak için Girne Üniversitesi ve Girne Üniversitesi Eğitim Vakfı işbirliğinde Kıbrıs Sanat Müzesi açılıyor. Aylardır yürütülen proje çalışmalarının son aşamasına gelen Kıbrıs Sanat Müzesi’nin müdürlüğünü Prof. Dr. Uğurcan Akyüz yapacak.

    “İNSANLIK TARİHİNDEKİ EN ÖNEMLİ DEĞERLER UYGARLIKLARIN NESİLDEN NESİLE AKTARILAN SANAT MİRASLARIDIR”

    Konu ile ilgili olarak açıklama yapan ve sanat kavramının uygarlıklar tarihindeki önemine dikkat çeken Girne Üniversitesi Kurucu Rektörü Cemre Günsel Haskasap, “İnsanlık tarihinde gelmiş geçmiş tüm uygarlıkların insanlık tarihine bıraktıkları en önemli değerler ve eserler kuşkusuz ki sanatın sınırlarını evrenin en ince detaylarında arayan, ustalıkta sınır tanımayan sanatçıların yarattıkları sanat eserleridir. Ülkemiz bir medeniyetler beşiğidir. Ülkemiz tarihinde gelmiş geçmiş tüm medeniyetler usta sanatçılarının akıl sınırlarını zorlayarak yarattıkları sanat eserleriyle insanlık tarihine damga vurmuşlardır. Biz Kıbrıslı Türkler olarak atalarımızdan, köklerimizden övünç ve onur duyulacak bir kültür, bir sanat mirası aldık. Bu bağlamda, Girne Üniversitesi ve Girne Üniversitesi Eğitim Vakfı olarak üstlendiğimiz evrensel misyon çerçevesinde bugün dünyanın kırka yakın ülkesinden gelen öğrencilerimize uluslararası standartlarda yüksek öğretim imkanları sunuyoruz. Ancak, Kıbrıslı Türkler olarak atalarımızdan, özümüzden, köklerimizden bize miras kalan başka sorumluluklarımız da vardır. Kıbrıslı Türkler olarak, ülkemiz tarihinde iz bırakmış medeniyetlerin, imparatorlukların çoğundan çok daha uzun bir süredir Kıbrıs’ta varlığımızı sürdürmekteyiz” dedi.

    “445 YILLIK KIBRIS TÜRK MEDENİYETİ KAVRAMINI SOMUTLAŞTIRMANIN ZAMANI ÇOKTAN GELDİ”

    Kıbrıs Türkünün Kıbrıs’taki 445 yıllık varlığına dikkat çeken Kurucu Rektör Cemre Günsel Haskasap, “445 yıllık varlığımızın sonucu olarak artık bir Kıbrıs Türk Medeniyeti kavramından söz etmenin ve bu kavramı somutlaştırmanın zamanı çoktan gelmiştir. Değerlerimizi gelecek nesillere aktarmak, 445 yıllık tarihimizden gelen sanat miraslarımızı bir araya getirmek, çağdaş sanatçılarımızı desteklemek, sanatçılarımız tarafından özgün eserler yaratılmasını teşvik etmek ve eserlerini gelecek nesillerimize aktarmak, ülke turizmine Kıbrıs Türk sanat değerlerini tanıtarak katkı koymak kurumsal, ulusal ve uluslararası sorumluluklarımız arasındadır. Girne Üniversitesi ve Girne Üniversitesi Eğitim Vakfı olarak bu sorumluluğumuzu gerçekleştirmek üzere Kıbrıs Sanat Müzesi’ni kurma kararı almış ve çalışmalarımız son aşamaya getirmiş bulunuyoruz” ifadelerinde bulundu.

    “TARİHİ BİR ADIM ATIYORUZ”

    Girne Üniversitesi Eğitim Vakfı Müdürü Mutlu Soykurt da Kıbrıs Sanat Müzesi’nin oluşumuyla ilgili bilgi verdi, “Girne kentimizin merkezinde Kıbrıs Türk kültür ve sanat değerlerine ulusal ve uluslararası anlamda yeni bir değer kazandıracak tarihi bir adım atıyoruz. Girne Üniversitesi olarak bu tarihi misyonu üstlenirken dünyanın en uygar halklarından biri olan Kıbrıs Türklerinin sanat değerlerini somutlaştırmak ve Kıbrıs Türkünün sanat tarihinin oluşumu adına son derece önemli bir sorumluluk da üstlendiğimizin farkındayız. Kıbrıslı Türk sanatçılarımızla bu yolu beraber yürüyecek ve gelecek nesillerimizin sanat anlayışlarına yeni bir temel oluşturacağız” şeklinde konuştu.

    “ÜLKEMİZ SANAT TARİHİNDE YENİ BİR SAYFA AÇILACAK”

    Kıbrıs Sanat Müzesi’nin müdürlüğünü üstlenen Prof. Dr. Uğurcan Akyüz de müze oluşumuyla ilgili yaptığı açıklamada toplumsal medeniyet seviyesinin en önemli göstergesinin sanat yönünden ulaşılan nokta olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Akyüz, Atatürk’ün sanatla ilgili ifadelerine atıfta bulunarak, “Atamızın dediği gibi, sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. Aslında sanat, bir medeniyetin, bir kültürün en önemli hayat damarıdır. Kıbrıs Sanat Müzesi’nin oluşumuyla birlikte Kıbrıs Türkünün en önemli hayat damarlarından biri daha da canlanacak, daha da gelişecek, ülkemizin kültür ve sanat tarihinde yeni bir sayfa açacak. Girne Üniversitesi olarak sadece yükseköğretim değil, medeniyetlerin kültür seviyesinin göstergesi olan sanat da bizim öncelikli ilgi alanlarımız arasındadır” dedi.

  • (Özel Haber) Uluslar Arası Eczacılık Tarihine ERÜ’lü Bilim İnsanının İmzası

    Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Halil Tekiner, 30’a yakın ülkede üç dilde yayımlanan Uluslararası Eczacılık Tarihi Birliği’nin haber bültenin editörlüğünü yapıyor.

    ERÜ Eczacılık Fakültesi Eczacılık Tarihi ve Etik Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Halil Tekiner, Uluslararası Eczacılık Tarihi Birliği (International Society for the History of Pharmacy, ISHP)’nin yılda bir çıkardığı bültenin editörlüğünü yapıyor.

    30’A YAKIN ÜLKEDE 3 DİLDE YAYIMLANIYOR

    Eczacılık tarihi alanında önemli görülen böyle bir yayının editörlüğünü yapan tek Türk akademisyen olmaktan gurur duyduğunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Halil Tekiner, Fransızca, Almanca ve İngilizce olmak üzere üç dilde yayımlanan bültende, 30’dan fazla ülkedeki eczacılık tarihine ilişkin bulgular, yıl boyunca ülkelerde gerçekleştirilen eczacılık tarihi ile ilgili faaliyetler, eczacılık tarihi alanında çalışan bilim insanlarının aldığı ödüller, ilgili alandaki makaleler gibi konulara yer verildiğini söyledi.

    “BU TÜR ÇALIŞMALAR OLUMSUZ TÜRKİYE ALGISINI YIKMAK İÇİN ÖNEMLİ”

    17’inci sayı için hazırlık yaptıklarını kaydeden Yrd. Doç. Dr. Halil Tekiner, “Önceki editörümüz Macaristanlı bir bilim insanı idi. Onun görevden ayrılmasından dolayı 2 yıldan bu yana editörlüğü ben yürütüyorum. Bültenin bu yılki sayısı Nisan ortalarında yayımlanmış olacak. Kendi anabilim dalıma uygun bir iş yapmaktan ve üniversitemin adını ilgili platformda zikrettirmekten dolayı çok mutluyum. Son birkaç yıldan bu yana, ülkemizde yaşanan olaylar, yurt dışındaki Türkiye algısını olumsuz etkiler hale geldi. Bu nedenle bu tür alanlarda faaliyet göstermenin, bu algının yıkılması adına önemli olduğunu da düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

  • Açık Fikir Platformunda Gençler, Dünya Tarihine Işık Tutacak

    Çekmeköy Belediyesi tarafından oluşturulan Açık Fikir Platformunda gençler dünya tarihine ışık tutacak. Alanında uzman isimlerle bir araya gelecek öğrenciler, hem sosyal aktivitelere katılacak hem de fikir alışverişinde bulunacak.

    Çekmeköy Belediyesi tarafından oluşturulan Açık Fikir Platformunun tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Hamidiye Kültür Merkezinde yapılan toplantıya Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz, Çekmeköy Belediyesi Başkan Yardımcısı Şahmettin Yüksel ve çok sayıda öğrenci katıldı. Gençleri dünya tarihi ile buluşturacak Açık Fikir Platformu ile ilçede eğitim gören öğrenciler, dünya tarihinde yolculuk yapacak. Öğrenciler organizasyon boyunca, alanında uzman öğretmenler tarafından, dünya tarihinin yanı sıra iletişim yöntemleri hakkında da eğitim alacak. Gençler platformda birçok sosyal aktiviteye katılıp fikir alışverişinde bulunacak.

    “SONUNA KADAR İMKANLARIMIZLA YANINIZDAYIZ”

    Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz, yaptığı konuşmada, gençlerin her konuda yanında olduklarını belirterek, “Biz, sizlere okullarımızın dışında belki 5 yılda öğrenebileceğiniz kadar deneyim ve bilgi edinme fırsatı sunuyoruz” dedi.

    Platformun eğitim sürecinin sadece kültür merkezinde değil sosyal ortamlarda da gerçekleşeceğinin altını çizen Poyraz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sizinle el ele vereceğiz ve güzel bir gençlik yetiştirmek için gayret edeceğiz. Siz inşallah ülkemizin her noktasında milletimize hizmet edeceksiniz. Biz de, belediye olarak istiyoruz ki, sizlere bir katkımız olsun. Az veya çok. Ne kadar verebilirsek, ne kadar imkanlarımız varsa sonuna kadar bu imkanlarımızla yanınızdayız.”

    ÖĞRENCİLERE TARİH BİLGİSİ

    Projenin yöneticisi Çekmeköy Belediye Başkan Yardımcısı Şahmettin Yüksel de, yaptığı konuşmada platformun çalışma amacına ilişkin bilgi verdi. Yüksel, amacın Çekmeköy’de bulunan gençlerin vatanına, milletine ve bayrağına sahip çıkmasını sağlamak” olduğunu belirterek “Gençlerimizi Açık Fikir Platformunda fikirlerinin ortaya konması ve geleceğimize daha güzel yetiştireceğimiz gençleri çıkarmak için böyle bir fikir platformu başlattık” dedi. Yüksel, öğrencilerin platform sayesinde önemli akademisyenler ile bir araya gelerek tarih bilgisi alacağını söyledi.

    Tanıtım toplantısının sonunda Başkan Poyraz, öğrencilerle birlikte fotoğraf çektirdi.