Etiket: Tarihi

  • Tarihi Erzurum Kongresi kararları 100 yıl sonra yeniden ilan edildi

    Tarihi Erzurum Kongresi kararları 100 yıl sonra yeniden ilan edildi

    Milli Mücadelenin 100. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında tarihi Erzurum Kongresinde alınan kararlar, bugün bir kez daha tüm dünyaya ilan edildi.

    Erzurum Kongre binasında düzenlenen programa Erzurum Valisi Okay Memiş ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de katıldı. Programda da Erzurum Kongresi kararları, tiyatro sanatçıları tarafından temsili olarak bir kez daha ilan edildi.

    Erzurum Valisi Okay Memiş, törende yaptığı açıklamada, yaklaşık 1 ay boyunca 23 Temmuz’un 100. yılı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığının himayesinde birçok etkinlik ve kutlama programı düzenlendiğini anımsatarak, “Erzurumlulara, Dadaşlara ve bütün Türkiye’ye Cumhuriyetin temellerinin atıldığı il olan Erzurum’u mümkün olduğu kadar tanıtmaya ve o zamanın ruhunu yeniden genç nesillere yaşatmaya gayret ettik. Yapılan etkinliklerin bugün son günündeyiz. 7 Ağustos kongre kararlarının açıklandığı gün. Kongre kararlarının en önemlisi de manda ve himayenin kaldırılması hususudur. Erzurum, Cumhuriyetin temellerinin atıldığı bir il. Dadaşlar hem Cumhuriyet döneminde büyük bedeller ödemiş hem de Osmanlı döneminde emperyalist güçlere ve Ermeni çetelere karşı canını, kanını ortaya koymuştur. Bana göre Erzurum bir gazi şehirdir. Erzurum, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e 57 gün ev sahipliği yaptı. Orduyla bütün ilişkisi kesilmişken Atatürk’e Erzurumlular sahip çıkmıştır. Erzurumlular Atatürk’e kongreye başkanlık etmesini sağlıyor, Meclisi Mebusan’a milletvekili olarak gönderiyor ve fahri hemşehrilik beratı veriyor; yani onu çok ciddi yetkilerle güçlendirerek Sivas’a, Ankara’ya doğru yolcu ediyor. Erzurumluların bu davranışını bütün Türkiye’ye örnek olarak gösteriyorum. Erzurumlular, o dönemde neredeyse yok olmuş bir milletken bir lidere moral veriyor. Bu davranış günümüz için de örnek olması lazım. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Derneğinin düzenlemiş olduğu Erzurum’un şahsiyetlerinin sergilendiği bir sergi var. Erzurum’da birçok insanın bilmediği benimde bilmediğim yeni fark ettiğim çok önemli değerlerimiz var. Erzurum çok alim insan yetiştirmiş. Erzurum aşıklar kenti aynı zamanda manevi unsurların çok olduğu bir şehir. Manevi temellerin üzerine kurulmuş bir şehir. Bir toplum ekonomik açıdan değil de asıl manevi açıdan çökerse gerçekten çökmüştür. Erzurumlular bu manevi bilinçle hareket ediyor. Ebediyete intikal etmiş bütün manevi önderlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal’e ve vatanın bütünlüğü için mücadele eden bütün dadaşlara ve şehit kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. 23 Temmuz 100.yıl organizasyonunda emeği geçen bütün arkadaşlarıma başta Büyükşehir Belediye Başkanına ve bütün ekibine, Vali Yardımcımıza, Valilik Özel Kalemimize, il müdürlüklerimize, emniyet teşkilatımıza ve bütün basın mensuplarımıza çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    “Tarihin tekerrür etmesini istemiyorsak ders almayı bilmemiz gerekir”

    Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise, “Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde gerçekleştirilen 100. yıl kutlamalarının son günündeyiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl zor şartlar altında kurulduğunu, Erzurum halkının bu kuruluşta ne kadar etkin bir yeri olduğunu hep beraber gördük ve tekrar öğrenmiş olduk. Ülkenin kurtuluşu için yola çıkan Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzurum’a davet edilmesiyle başlayan bu serüveni tekrar ve tekrar o günleri yaşadık ve hissettik. Tarih tekerrürden ibarettir; tekerrür etmesini istemiyorsak ders almayı bilmemiz gerekir. Bilinçli ve dikkatli olmamız lazım, gençliğimizi ona göre hazırlamamız lazım. Bugün de Erzurum’da yetişmiş tarihi şahsiyetlerin sergisini dolaştık ve hepsini rahmetle andık. Tabii başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, o gün ve bugüne kadar şehit olan tüm kardeşlerimizi rahmetle anıyoruz; mekanları cennet olsun. Erzurum’dan da nice büyük devlet ve ilim adamlarının yetiştiğini hep beraber sergiyi gezerek gördük. Yeni ilim, bilim ve gönül adamlarının yetişmesi için çalışmamız gerektiğini ifade ediyorum. Allah bu millete böyle günler göstermesin temennisinde bulunuyorum. Başta Sayın Valim olmak üzere emeği geçen herkesi kutluyoruz ve Erzurum’un önder bir şehir olduğunu her zaman devletinin ve milletinin yanında yer aldığını buradan ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

    Törende ayrıca kongre binasında Erzurumlu Şahsiyetler Biyografi sergisi açıldı. Sergi açılışının ardından Erzurum Bar ekibi bir gösteri yaptı.

  • Tarihi medresede 15 Temmuz sergisi

    Tarihi medresede 15 Temmuz sergisi

    15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında İHA muhabirlerini çektiği fotoğraflar Erzurum’da tarihi Yakutiye Medresesi’nde sergilendi.

    Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü ile İhlas Haber Ajansı işbirliği ile açılan sergide 15 Temmuz gecesi başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında çekilen 65 kare fotoğraf sergileniyor.

    Tarihi Yakutiye Medresesi’nde açılan tarihi sergiye ilgi oldukça yoğun oldu. 16 Temmuz tarihine kadar açık kalacak sergi ücretsiz olarak gezilebilecek.

    Sergi açılışı öncesi düzenlenen törende konuşan İhlas Haber ajansı Erzurum Bölge Müdürü Ayhan Türkez, Türkiye’nin 15 Temmuz’da tarihinin en büyük ihanetiyle karşılaştığını dile getirerek, “O gece Türk milleti yurdun dört bir yanında demokrasiye sahip çıktı milli bir duruş ortaya koydu. Biz de İhlas Haber Ajansı olarak o gece sahadaydık hiç arkamıza bakmadan yarın ne olur endişesi olamadan sahadaydık. Tankların, tüfeklerin, top atışlarının altında yurdun dört bir yanında İhlas Haber Ajansı muhabirleri o gece ölümü göze alarak görev yaptılar. Bu gün bu sergide yer alan fotoğrafları o gece çektiler. Şunu özellikle vurgulamak istiyorum ki devletin yayın organları özellikle TRT’ye el konulmuştu. O gün özel televizyonlar ve ajanslar ciddi bir mücadele ortaya koydular. Büyük bir sorumluluk ortaya koydular. Bunlardan biri de İhlas Haber Ajansıydı. Yaptığı yayınlarla yaptığı haberlerle adeta darbenin karşısında durdu. Yurt içinde vatandaşlarımıza bir moral ve motivasyon sağladı. Hem de yurtdışında darbe girişimiyle ilgili oluşan olumsuz görüşleri olumsuz algıları ortadan kaldırma noktasında önemli bir görevi üstlendi. Biz bu gün de yarın da bu duruşumuzdan taviz vermeyeceğiz. Serginin hazırlanmasında emeği geçen kıymetli Rektörümüz Prof. Dr. Ömer Çomaklıya ve İletişim Dairesi Başkanlığına emeklerinden dolayı teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

    Törende konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, 15 Temmuz da terör örgütü PKK ve PYD tarafından milli birlik ve beraberliğimize ülkemizin geleceğine yöneltilen hain kalkışma aziz milletimizin milli mücadele ruhuyla vatanına, demokrasisine, geleceğine sahip çıktığı milli iradenin de asla vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya gösterdiği ve tarihe altın harflerle nakşettiği destanı bir mücadele ile etkisiz hale getirdiğini ifade ederek, “Üç yıl önce yaşadığımız bu elim olay göstermiştir ki sahip olduğu imkanı ve gücü milli ve manevi değerler uğruna kullanabilecek aklı ve iradesi hür nesiller yetiştirmek bu gün daha çok önem kazanmıştır. Atatürk Üniversitesi olarak bize düşün bu emanete sahip çıkacak şuurlu nesiller yetiştirmektir. Bin yıldır vatan yaptığımız toprakların her anlamda hakkını verecek mazlumun yanında zalimin karşısında duracak gençlere öncülük etmektir. 15 Temmuz demokrasi ve milli birlik gününün üçüncü yıl dönümünde bu gün milletçe birlik ve beraberlik içerisinde olmanın gururunu yaşıyoruz” diye konuştu.

    Prof. Dr. Çomaklı, “Bu özel gün vesilesiyle ülkemizin güzide ajanslarından İhlas Haber Ajansı foto muhabirlerinin objektiflerinden yansıyan tarihe ışık tutacak arşiv niteliğindeki koleksiyonu burada sergilemekten mutluluk duyuyoruz. Bu duygu ve düşüncelerimle milli birlik gününün yıl dönümünde Fetö’nün hain darbe girişimi kahramanlıklarıyla, kanlarıyla, canlarıyla demokrasi şölenine dönüştüren aziz şehitlerimizin ve bütün şehitlerimizi minnetle anıyor şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından serginin açılış kurdelesi Erzurum Vali Yardımcısı Sadettin Doğan, Atatürk üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, İHA Erzurum Bölge Müdürü Ayhan Türkez, Kültür ve Turizm İl Müdürü Cemal Almaz, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Cemil İlbaş, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Fuat Gündoğdu ve Prof. Dr. Ayhan Çelik tarafından kesildi.

    Törenin ardından protokol ve davetliler sergiyi gezdiler.

  • Erzurum Kalesi’nde tarihi kazı

    Erzurum Kalesi’nde tarihi kazı

    Erzurum Kalesi’nde başlatılan kazı çalışmalarında hamam kalıntısı, banyo yapısı, çok sayıda tandır ve bununla ilişkili mutfak yapıları ortaya çıkarıldı.

    Erzurum Müze Müdürü Hüsnü Genç’in kazı başkanlığını yürüttüğü, 2019 yılı sezonu Erzurum Kalesi Arkeolojik kazı çalışmaları yeniden başladı. Kaledeki kazı çalışmalarına 35 işçi, 8 arkeolog ve sanat tarihçisi görev alıyor.

    Erzurum Kalesi kazı çalışmalarına ilk defa 1974 yılında başlanıldığını bu tarihten sonra ara ara küçük sondajlar şeklinde devam ettiğini dile getiren Sanat Tarihçisi Nihat Sefa Komesli, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) yaptığı açıklamada, “İlk fiili ve sistemli kazı çalışmaları Kültür varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün maddi destekleriyle 2005 yılında başlanılmıştır. Bu yıl ki kazı çalışmaları ise yaklaşık 9 ay olarak planlanmıştır. Kazı çalışması Erzurum ve çevresinde bir sezonda yapılan en uzun kazı çalışması olması da dikkat çekmektedir” dedi.

    Erzurum Bölgesi bulunduğu konum itibariyle tarih boyunca birçok medeniyetin uğrak noktası olduğunu dile getiren Nihat Sefa Komesli, “Bu medeniyetlerden günümüze kadar ulaşabilen çok sayıda kalıntı bulunmaktadır. Bu kalıntıların belki de en öne çıkanı mimari yapılardır. Erzurum Bölgesi tarihi bir geçiş güzergâhı olduğu için yapıların büyük bir kısmını da savunma amaçlı inşa edilen kaleler oluşturmaktadır. Ancak bu yapıların özellikle inşası uzun ve zahmetli bir çabanın sonucudur. Bu nedenle kullanılan malzeme ile örgü yöntemleri dönemsel ve bölgesel farklılıklar göstermektedir. Erzurum kalesindeki kazı çalışmalarında dikkat çeken mimari yapılar ise Osmanlı döneminden kalma mimari yapılar grubudur. Erzurum Kalesi içerinde bulunan ve arkeolojik kazılarla Gün yüzüne çıkarılan yoğun bir mimari kalıntı görülmektedir. Bu mimari yapı kalıntıları bir yerleşim planı dahilinde yapılmıştır. Bu mimari yapı bloğu içerisinde dikkat çeken ise iki adet taş zemin döşemeli kabul solonudur. Yine kazı çalışmalarında hamam kalıntısı, banyo yapısı, çok sayıda tandır ve bununla ilişkili mutfak yapıları görülmektedir. Bu yapılar sistemli ve anlamlı bir bütünlük içinde birbirine açılmaktadır. Bu kazı alanında yine iyi gelişmiş ve zamanın üst teknolojisi olarak değerlendirilebilecek künklerle döşenmiş atık ve temiz su şebekesi dikkat çekmektedir” diye konuştu.

    Kazılar süresinde alandan çok sayıda top ve gülle mermileri ele geçtiğini bunların bir kısmının kalenin giriş bölümünde halkın ziyaretine açıldığını ifade eden Nihat Sefa Komesli, “Yine kaleden Osmanlı döneminde kullanıldığı düşünülen binlerce pipo parçası ele geçirilmiş olup bunların son dönemdeki Osmanlı askerleri tarafından kullanıldığı düşünülmektedir. Bunlar dışında zamanında halkın ihtiyaçlarını gidermek için kullanmış oldukları ve pişmiş kilden yapılan çeşitli seramik parçaları bulunmuş olup bunlar yeşil sırlı tabaklar, kandiller, testiler ve güveçlerden oluşmaktadır. Yine alandan yer yer Saltuklu dönemi ve Bizans dönemine ait sikkelerde ele geçmektedir. Ele geçen bu malzemeler kazının bitimine müteakip konservasyon işlemi yapıldıktan sonra Erzurum arkeoloji müzesinde sergilenecektir. Erzurum kalesinin restorasyonu bitikten sonra bu eserler kaleye taşınarak kalede sergilenmesi planlanmaktadır” diye konuştu.

    2019 yılı kazı sezonunda Erzurum kalesi kazısının bitirilmesinin planlandığını anlatan Nihat Sefa Komesli, “Kazı sonrası yoğun bir restorasyon faaliyetine başlanılacaktır. Ülkemizde de ilk defa yapılması planlanan ’yaşayan kale projesi’ düşünülmekte olup açığa çıkarılacak olan bu mimari yapılara ilk gün kullanımında olduğu gibi işlev verilerek saray yapısının yeniden canlandırılması planlanmakta olup, bu yapının içerisi karşılama salonları, müze, sergi salonları şeklinde dizayn edilmesi planlanmaktadır. Bilindiği üzere Erzurum Kültür yolu projesinin içerisinde kalan Erzurum kalesi yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak mekanı olmuş durumdadır” diye konuştu.

  • Defineciler tarihi kilisede kazmadık yer bırakmadı

    Defineciler tarihi kilisede kazmadık yer bırakmadı

    Erzurum’da 1790 yılından günümüze ulaşan Surp Minas Kilisesi’nde defineciler kazmadık yer bırakmadı. Kilisenin dışına ise inşaatçılar kaçak hafriyat döküyor.

    Erzurum’un Aziziye ilçesinde 1790 yılında Ermeniler tarafından yapılan kilisede defineciler zengin olma umuduyla kaçak kazı yapıyor. Kilisenin içerisinde kazılmadık yer kalmazken, Aziziye Belediyesinin girişimleri sonucunda kilise Almanya’da yaşayan bir Ermeni’ye ait çıksa da sahibi restorasyona izin vermedi. Sahibinin isteği üzerine dokunulmayan kilise definecilerin ve madde bağımlıların uğrak yeri haline geldi. Kilisenin içini defineciler mesken tutarken, dışına ise inşaatçılar kaçak hafriyat döküyor. Yöre halkı ise kilisenin restore edilmesini veya dışının temizlenmesini istiyor.

  • Kastamonu’da 3 katlı tarihi bina çöktü

    Kastamonu’da 3 katlı tarihi bina çöktü

    Kastamonu’da 3 katlı tarihi bir ahşap bina çöktü.

    Edinilen bilgiye göre, Kastamonu’da Yavuzselim Mahallesi Şeyh Şaban-ı Veli Caddesi üzerinde bulunan tescilli üç katlı tarihi ahşap bina çöktü. Saraçlar Mahallesi’ndeki Şehit Recep Şahin Polis Merkez Amirliği karşısına denk gelen Kastamonu Belediyesine ait tescilli üç katlı tarihi ahşap binanın çöktüğünü gören polis ekipleri, durumu itfaiye, sağlık ve belediye görevlilerine bildirdi. Bölgeye güvenlik şeridi çekilmesinin ardından yapılan incelemede, binanın enkazında kimsenin bulunmadığı, ölen ya da yaralananın olmadığı belirlendi.

    Enkaz yerine gelen belediye ekipleri, kepçelerle binanın ayakta kalan bölümleri tamamen yıkarak molozları kaldırdı.