Etiket: Tarihi

  • Yeşilay’ın tarihi 100’üncü yıl dönemi için yazıldı

    Yeşilay’ın tarihi 100’üncü yıl dönemi için yazıldı

    Türkiye’de yaşayan başta gençler ve tüm halkı alkol, sigara, uyuşturucu, kumar gibi kötü alışkanlıklardan koruyan, kurtaran ve eğiten bir kurum olan Yeşilay’ın, asırlık tarihi Serkan Erdal, Hasan Demirci ve Pir Murat Sivri tarafından yazıldı.

    Atatürk Üniversitesi ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yazılan ‘Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Türkiye’de İçki İle Mücadele ve Hilal-i Ahdar Cemiyeti’ adlı kitap Yeşilay’ın 100’üncü yılı için yazıldı.

    Eserde, Birinci Dünya Savaşı ve Mütareke yıllarında, gerek işgal kuvvetlerinin, gerekse Rus mültecilerin, toplumumuzda yaygınlaştırdığı alkol ve uyuşturucu maddelerin kullanımının engellenmesi amacıyla devrin Şeyhülislamı’ı İbrahim Haydarizade’nin himayesinde ‘Hilal-i Ahdar’ ismiyle kurulan Yeşilay’ın, günümüze süregelen bir asırlık tarihi ve 1908 – 1927 yılları anlatılıyor.

    Alkol, uyuşturucu ve tütün mamullerine karşı yürüttüğü kampanyalarla bedenen ve fikren sağlıklı nesillerin yetiştirilmesini kendine misyon edinen Yeşilay’ı konu alan net başlığıyla ‘Hilal-i Ahdar Cemiyeti’ adlı eser, içinde bulunduğu dönemi tüm yönleriyle aydınlatan ilk akademik çalışma olma özelliğini taşıyor.

    Dört ana bölüm ve sonuç kısımlarından oluşan ‘Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Türkiye’de İçki İle Mücadele ve Hilal-i Ahdar Cemiyeti’ isimli kitapta, İçkinin tanımı, nasıl yapıldığı ve insan hayatında meydana getirdiği, zararları hakkında bilgiler veriliyor.

    Birinci bölümde; içkinin tarihsel olarak ortaya çıkışı, Türklerde içki kültürü ve Osmanlı Devleti zamanında içki ve içki ile mücadelesi, İkinci bölümde; II. Meşrutiyet döneminde içki ile mücadele etmek maksadıyla kurulan cemiyetler, Üçüncü bölümde ise çalışmanın ana konusunu teşkil eden Hilâl-i Ahdar Cemiyeti’nin kuruluşu, faaliyetleri, kongreleri, şubeleri ve yayın organları geniş bir şekilde ele alınırken son kısımda ise Hilâl-i Ahdar Cemiyeti üyelerinin kısa biyografileri yer alıyor.

  • Tarihi eserlerle yakalandılar

    Tarihi eserlerle yakalandılar

    Konya’nın Kadınhanı ilçesinde, 3 kişi 82 parça tarihi eserle yakalandı.

    İlçeye bağlı Şahören Mahallesinde ikamet eden R.K., K.K. ve G.K’nin ellerinde tarihi eser bulundurdukları ve satmak için müşteri aradıkları bilgisine ulaşan Konya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri operasyon düzenledi. Şüphelilerin araç, ev ve eklentilerinde yapılan aramalarda, 23 adet metal sikke, 1 adet metal bileklik, 1 adet yüzük, 2 adet metal heykel, 55 adet metal obje, 1 adet metal kılıç, 1 adet rambo yazılı kama, 2 adet ruhsatsız av tüfeği olmak üzere tarihi eser olduğu değerlendirilen toplam 82 adet malzeme ele geçirildi.

    Şüpheli şahıslar ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılırken tarihi eserlere el konuldu.

  • Şehitlik ve tarihi eserlerin duvarlarına yazılan yazılar çirkin görüntü oluşturuyor

    Şehitlik ve tarihi eserlerin duvarlarına yazılan yazılar çirkin görüntü oluşturuyor

    Erzurum’un Oltu ilçesinde tarihi eserler ve Aslanpaşa Şehitliği duvarlarına yazılan yazılar çirkin görüntü oluşturuyor. Özellikle gençlerin yazdığı aşk ilanları tarihe olan saygısızlığı gözler önüne seriyor.

    Oltulu vatandaşlar, duvarlara yazılan yazıların şehitliğe ve tarihi eserlere saygısızlık olduğunu belirterek tepki gösterdiler. Esnaf Ufuk Dedetürk, “Oltu Kalesi ve Aslanpaşa Şehitliği ve birçok kamu binasına Oltulu gençler tarafından sevdiği kızın ve kendisinin baş harfini yazarak kalp yapıp aşklarını beyan etmekteler. Bu da bizi oldukça rahatsız etmektedir. Bir Oltulu olarak bundan çok üzüntü duyuyorum. Şehitliğimize ve tarihi eserlerimize lütfen sahip çıkalım. Aşkları batsın, böyle bir sevgi olur mu. Biz de gençliğimizde sevdik ama hiçbir zaman duvarlara aşkımızı yazmadık, kalbimizle sevdik. Bu saygısızlığı yapanların bir an önce yakalanıp cezalandırılmasını istiyorum” dedi.

    Yazıları yazanların tinerci çocuklar olduğunun söylendiğini ifade eden Dedetürk, “Eğer bunlar yazıyorsa devlet büyüklerimizden bunların tedavi edilerek topluma kazandırılmasını istiyoruz” dedi.

  • Tarihi eser kaçakçıları dinlenme tesisinde yakalandı

    Tarihi eser kaçakçıları dinlenme tesisinde yakalandı

    Konya’da tarihi eser kaçakçılığı yapan 4 kişi bir dinlenme tesisinde araç içerisindeyken gözaltına aldı.

    Edinilen bilgiye göre, Konya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarihi eser kaçakçılığı yapıldığı ihbarı üzerine harekete geçti. Şahısların Akşehir ilçesi Saray Mahallesi’ndeki bir dinlenme tesisinde olduğunu belirleyen ekipler şahısların bulunduğu araca operasyon düzenledi. Operasyonda M.S.A. (52), E.D. (31), E.G. (31), F.Y. (28) gözaltına alındı. Araçta yapılan aramalarda 16 gümüş ve bronz sikke, 3 küpe, 3 ok ucu, 2 kemer tokası, 2 ayna plakası, 1 bronz bilezik, 1 boncuk, 1 zincir ve 4 tarihi obje ele geçirildi.

    Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  • Vali Memiş: “Atatürk yalnızca Türk tarihi değil, dünya tarihi açısından da müstesna şahsiyetlerden biridir”

    Vali Memiş: “Atatürk yalnızca Türk tarihi değil, dünya tarihi açısından da müstesna şahsiyetlerden biridir”

    Erzurum Valisi Okay Memiş, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ölümünün 81. yılında rahmetle, minnetle ve şükranla anıyoruz” dedi.

    10 Kasım Atatürk’ün ölüm yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Vali Okay Memiş, “Eşsiz devlet adamı, Baş Komutan Cumhuriyetimizin banisi, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının 81. yıl dönümünde rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.

    Milletine duyduğu sonsuz güven ve inancıyla, önüne çıkan engelleri birlik ve beraberlik içinde aşarak, istiklal ve istikbaline canı pahasına sahip çıkmış olup, bağımsızlık Mücadelemizi Cumhuriyetimizin kuruluşuyla taçlandırmıştır” dedi.

    Memiş mesajında şu ifadelere yer verdi;

    “Yalnızca Türk tarihi değil, dünya tarihi açısından da müstesna şahsiyetlerden biri olan Gazi, elde ettiği zaferler ve kurucusu olduğu Cumhuriyetimizle saygın ve unutulmaz bir lider olarak, tarihteki yerini almıştır.

    Bugün O’nun işaret ettiği çağdaş ve aydınlık yolda, milletçe birlik ve beraberlik içinde kenetlenerek, Cumhuriyetin kazanımlarının bilinciyle, gösterdiği hedef ve muasır medeniyet yolunda yürümeye devam etmeliyiz. Gazi’nin mücadeleci ve kurucu vasıflarını gençlerimize ve çocuklarımıza iyi anlatmalı, onun en büyük eserim dediği Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatmak ve daha ileriye taşımak için üzerimize düşen sorumlulukları hep birlikte yerine getirmeliyiz.

    Hızlı değişimlerin ve çeşitli olayların yaşandığı dünyamızda, birlik ve beraberliğimizi her zamankinden daha çok koruyarak, ülke kalkınmasını sağlamanın yolu, asil Türk milletine yakışır şekilde, saygın ve onurlu bir duruş sergilemeliyiz.

    Bunun içinde geçmişten ders alarak; hangi düşünceden, hangi partiden, hangi renkten, dilden, dinden ve hangi mezhepten olursa olsun birbirimize saygılı olmayı, birbirimizi kabullenmeyi ve kucaklamayı milli bir görev bilmeli ve şiar edinmeliyiz.

    Bu vesileyle, en büyük özlemini dile getirerek, en veciz bir ifadeyle, “Yurtta sulh, cihanda sulh” diyen, büyük önderimiz Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını, vatan uğruna canlarına feda eden şehit ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.”