Etiket: Tarihe

  • Kapanca Sokak tarihe kazandırılıyor

    Yaklaşık 3 bin yıllık geçmişi olan Roma ve Bizans gibi medeniyetlere ev sahipliği yapan İzmit’in tarihi Kapanca Sokak’ı restore ediliyor.

    İzmit Körfezi’ne hakim bir noktadaki Akçakoca Mahallesi’nde bulunan 19’uncu yüzyıl mimarisinin özelliklerini taşıyan ahşap yapılar bir süre öncesine kadar ilgisizlikten yok olmaya yüz tutmuştu. İzmit Belediyesi Kapanca Sokak’taki onlarca tarihi yapının kurtarılması içim çalışma başlattı. Yoğun uğraşlar sonucunda Osmanlı döneminin izlerini taşıyan tarihi Kapanca Sokak’ta projeler hazırlanıp, kamulaştırmalar yapılarak restorasyon çalışmalarına başlanıldı. Tarih Koridoru Projesi kapsamında 151 metre uzunluğunda ve 3 bin 610 metrekare alandaki Kapanca Sokak’ta milyonlarca lira harcanarak 11 adet tescilli yapının restorasyonu gerçekleştirildi.

    Sokakta ayrıca tarihi bir su sarnıcı da aslına uygun olarak restore edildi. Kapanca Sokağı ile ilgili olarak Başkan Doğan, “Tarihini bilmeyenin geleceği de olmaz. Özellikle çocuklarımıza geçmişimizi çok iyi öğretmek zorundayız. Bunu da atalarımızdan kalma değerleri göstererek öğretmek daha kolaydır. Göreve geldikten sonra yok olmaya yüz tutan tarihi değerlerimize sahip çıkmayı kendimize görev kabul ederek hemen kolları sıvadık. Her türlü engellemeye rağmen pes etmeyerek birçok tarihi değerimizi restore etmeyi başardık. Gecesi ayrı gündüzü ayrı güzellikteki Kapanca Sokağını herkes mutlaka görmeli” dedi.

  • Tarihe geçen kadınlar Efeler’de anıldı

    Efeler Belediyesi ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Aydın Şubesi’nin iş birliği ile ‘5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’ dolayısıyla konferans düzenlendi. Konferansın ardından açılan sergi ile de Türk kadınının Cumhuriyet ve Atatürk devrimleriyle elde ettiği kazanımlar fotoğraflarla anlatıldı.

    Milli Aydın Bankası Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa konuşmacı olarak katılan Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Günver Güneş, Türkiye’nin ilk seçilmiş kadın muhtarı Aydınlı Gül Esin’in hayatına dair bilgiler verdi. Açılış konuşmasını yapan ADD Aydın Şube Başkanı Müslime Güneş, “5 Aralık Türkiye’de kadınlara seçme seçilme hakkının verildiği ve bunun dünyada kullanılmasını sağlayan özel bir gün olarak kabul edilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde gerçekleştirilen Türk devrimi ile insan hak ve özgürlüklerine alan açarak çağdaş medeniyete ulaşma çabasını başlatmış ve başarı ile sonuçlanmış” dedi.

    Ülkemizde kadın hakları konusunda en büyük gelişmenin cumhuriyet döneminde gerçekleştiğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Günver Güneş, “Bu gelişmede şüphesiz ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün rolü büyüktür. Türk kadını siyasal hayatta ilk adımını cumhuriyetin 7’inci yılında 5 Nisan 1930 günü attı. 1930 öncesi ülke nüfusunun çoğunluğunu oluşturan kadınlara oy hakkı verilmesi yönündeki düşüncenin gittikçe güçlenmesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde taraftar bulması üzerine meclise sevk edilen yeni belediyeler yasası ile ilk adım atılmıştır. 1930 yılında 1580 sayılı yasa ile Türk kadınına ilk kez cumhuriyet rejimi belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanımıştır. 5 Aralık 1934’te ise İsmet İnönü ve 191 arkadaşının teklifi ile anayasanın bazı maddelerinde değişiklikler yapılarak Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanıyan önerge meclis tarafından kabul edilmiştir” diye konuştu.

    Aydın’da Gül Esin’in isminin daha çok ön plana çıkması gerektiğini sözlerine ekleyen Güneş, “6 Kasım 1933 günü Karpuzlu Nahiye merkezli olan Dermirdere Köyü’nde seçimde toplamda 8 kişi muhtarlık için aday olmuş ve Gül Esin 7 erkeğin içerisinde muhtar olarak seçilmiştir. Aydınlı Gül Esin hanımın adını bence her yere yaymalı. 78 yıl sonra kendisinin adının bir parka verilerek büstünün dikilmesi güzel bir şey ancak 78 yıl beklenmemeliydi.

    Esin’in ismi bir sokağa, bir caddeye yada kadınlara yönelik yapılacak olan herhangi bir tesise verilmesi doğru bir karar olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Konferansın sonunda Efeler Belediye Başkanı M. Mesut Özakcan’da 30 Ağustos Meydan Muharebesi’nde kadınlarımızın da sırtlarında cepheye mermi taşıdıklarını ve bu mermileri yağan yağmurdan korumak için sırtlarındaki bebeklerinin üzerindeki örtüleri alarak mermilerin üzerine örttüklerini hatırlatarak vatan sevgisinin önemine dikkat çekti. Kadınların her zaman baş tacı olduğunu söyleyen Başkan Özakcan, konuşmasından dolayı Güneş’i tebrik ederek fincan takımı takdim etti.

    Konuşmaların ardından Türk kadınının Cumhuriyet ve Atatürk devrimleriyle elde ettiği kazanımlar fotoğraflarla anlatıldığı fotoğraf sergisi açıldı.

  • Erzincan narkotik ekipleri tarihe geçti

    Erzincan İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, tek seferde en yüklü miktardaki eroini ele geçirerek Cumhuriyet tarihine geçti.

    Erzincan İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu ile mücadele kapsamında Erzurum-Erzincan karayolu uygulama noktasında yürütülen denetimlerde 3 gün önce ele geçirilen 1 ton 271 kilogram eroini bularak dikkatleri üzerine çekti.

    Ekipler, yürüttükleri denetimlerde Van’dan İstanbul’a gitmekte olan bir tırı şüphe üzerine durdurdu. Yapılan evrak incelemelerinin ardından narkotik dedektör köpeği “Odin” ile tırın dorsesinde arama yaptıran ekipler, kuyruk yağlarının içerisine gizlenmiş vaziyette bir ton 271 kilogram eroin maddesi ele geçirdi.

    Ekiplerin dikkatli ve titiz çalışması sonucu ele geçirilen eroinin bulunmasına destek veren 4 yaşındaki “Belçika kurdu” cinsindeki erkek köpeğin, 4 yıldır emniyet teşkilatında birçok başarıya imza attığı öğrenildi.

    Odin’in eğitmeni olan polis memuru Muhammet Oğuz Alan, her yavru köpeğin görev köpeği olamayacağını belirterek, köpeklerin gerekli testlerden geçtiği takdirde narkotik, bomba, ceset, iz takip branşlarında ayrıldıklarını kaydetti.

    Operasyonda polis ekiplerinin şüphelendikleri tırı uygulama alanına alarak, üzerinde inceleme yaptıklarını bildiren Alan, polis ekiplerinin özverili çalışması sonucu yağ içerisine zulalanmış eroinlerin ele geçirildiğini söyledi.

    Öte yandan tır kabininde yakalanan H.Ç, R.Y. ile S.Y. isimli şahısların yanı sıra konuyla ilgili 2 şahsın daha gözaltına alındığı ve soruşturmalarının sürdüğü öğrenildi.

  • KYK Öğrencileri tarihe yolculuk yaptı

    Kumluca Kredi ve Yurtlar Kurumu’nda (KYK) kalan Öğrenciler, Rhoadipolis Antik Kentine yürüyüş düzenledi

    Kumluca Kredi ve Yurtlar Kurumunda kalan Öğrenciler, Kumluca Belediyesi Öncülüğünde İlçeye Bağlı Sarıcasu Mahallesi sınırları içinde bulunan Rhoadipolis Antik Kentine yürüyüş düzenledi. Kumluca İlçe Merkezinden Antik kente yürüyen gençler yaklaşık 4 kilometre yol kat ettiler. Yürüyüş sonrası Kumluca Belediyesi tarafından yürüyüşe katılan öğrencilere kahvaltı ikram edildi. Kumluca İlçe Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Büro Amirliğinde Görevli Polis Memurları tarafından öğrencilere antik kent ile ilgili bilgiler verildi.

  • TBMM Başkanı Yıldırım: “Ecdadımızdan bize gururla anlatacağımız bir medeniyete, tarihe sahibiz”

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Binali Yıldırım, “Geçmiş bir tecrübe kapısıdır. Osmanlı Devleti geçmişimiz, Türkiye Cumhuriyeti geleceğimizdir. Utanılacak bir geçmişimiz tarihte yoktur. Ecdadımızdan bize gururla anlatacağımız bir medeniyete, tarihe sahibiz” dedi.

    TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinin (MAKÜ) 2018-2019 yılı akademik yıl açılışı ve fahri doktora payesi tevcihi ve Diş Hekimliği Fakültesi temel atma törenine katıldı. Törende konuşan Binali Yıldırım, “Türkiye genelinde üniversitelerde yaklaşık 7,5 milyon genç eğitim görüyor. İlk, orta ve liseyle nüfusun üçte biri öğrencidir, 25 milyona varan bir nüfus. Bu 25 milyon, 143 ülkenin nüfusundan daha fazla öğrenci var. Bizi dünyada iddialı hale getiren bu genç ve dinamik nüfusumuzdur. Gençlik gelecek, enerji, ümit demektir. MAKÜ’de bilim, kültür, sanat, edebiyata yaptığı katkılarla gençlerin en fazla tercih ettiği üniversiteler arasında yer almıştır. MAKÜ hayvancılık alanında pilot uygulamaların yapıldığı üniversitelerden biridir” diye konuştu.

    Mehmet Akif’in 100 yıl önce Anadolu’yu işgal etmeye çalışan çakal sürüsüne karşı milli uyanışı sağlamak için köy köy dolaşan bir dava adamı olduğunu dile getiren Yıldırım, “Gençler çok çalışmalı ve öğrenim gördüğü alanda en iyisi olmalı. Akif onların öyle olmasını isterdi. Bu üniversitenin bu ismin altında ezilmemek için tarihe, kültüre, sanata, bilime yaptığı katkılarla büyüdüğünü görüyoruz” dedi.

    “Tarihte, hakikatta onların dediği gibi değil”

    Dünyada ilk üniversitenin Tunus’ta kurulduğunu aktaran Yıldırım, ”Bologna’daki üniversite 1088 yılında kurulmuştur. Batılılar dünyada ilk üniversiteyi kendilerinin kurduğunu iddia ederler. Batı böyledir, kendilerine yegane olduğunu düşünürler, tarihi, sanatı hep kendileriyle başlatırlar. Bilimsel bütün teoriler onlara aittir. Tarihte, hakikatte onların dediği gibi değildir. Akıl ve bilimden uzaklaşan her devlet tarih kitaplarının konusu olmaktan kurtulamazlar. Bugün Osmanlı’nın yerinde yükselen 25 devletin topraklarına gidin Abdülhamit’in izlerini görürsünüz” dedi.

    “Ecdadımızdan bize gururla anlatacağımız bir medeniyete, tarihe sahibiz”

    “Geçmişini bilmeyen geleceğini inşa edemez” diyen TBMM Başkanı Yıldırım, “Geçmiş dönüp yaşayacağımız dönem değildir. Geçmiş bir tecrübe kapısıdır. Osmanlı Devleti geçmişimiz, Türkiye Cumhuriyeti geleceğimizdir. Utanılacak bir geçmişimiz tarihte yoktur. Ecdadımızdan bize gururla anlatacağımız bir medeniyete, tarihe sahibiz. Onları hayırla yad ederiz. Mehmet Akif’in bile unutturulmaya çalışıldığı hicranlı dönemden geçildi. Manevi değerlerimiz horlandı, hakir görüldü. Milletimiz, geçmişinden uzaklaştırılmak istendi. Kendi ülkesine, medeniyetine yabancı olan insanlar her dönem mutlaka olmuştur, mutlaka olacaktır. Vatanımızı bölmek, milleti parçalamak isteyenlere karşı daima uyanık olmak mecburiyetindeyiz” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’nin başı ağrısa Balkanlar, Kafkaslar, Orta Doğu ağır hasta olur”

    15 Temmuz’da yaşanılan hain darbe kalkışmasının bu hususlardan biri olduğunun altını çizen Yıldırım, “40 yılı bulan mücadelemiz, teröre karşı mücadelemizde ülkemizi, birliği, beraberliği, kardeşliği yok etmeye çalışan PKK terör örgütü ve onuna arka planında bulunan ağa babalarıdır. Yüksek öğretim gençliği olarak Türkiye’deki barış, huzur ve kardeşliği ortadan kaldırmak isteyenlere karşı çok ama çok dikkatli olun. Türkiye’nin başı ağrısa Balkanlar, Kafkaslar, Orta Doğu ağır hasta olur. Ülkemize, bölgemizdeki ülkelere karşı ne yazık ki kötü düşünceleri olan, kötü emelleri olan bir takım emperyal güçler vardır. Bunlara asla fırsat vermemeliyiz. Çünkü millet ve devlet olarak bizim önemli hedeflerimiz var. Adaletin hakim olduğu, sömürünün ortadan kalktığı bir dünya için gece gündüz çalışıyoruz. Açlığın, yoksulluğun kader olamadığını tüm insanlığa bunu anlatmaya çalışıyoruz. Ülkemizde milyonlarca göçmeni bu sebepten dolayı himaye ediyoruz” diye konuştu.

    “Alt yapı gelişmişliğinde 9. sıradayız”

    Cumhuriyet’in 100. yılına sadece beş yıl kaldığını hatırlatan Yıldırım, “Bu zaman içinde ve sonraki yıllarda sürekli gelişerek dünyanın en büyük ekonomisi olmayı arzu ediyoruz. Geçtiğimiz 16 yıla dönüp baktığımızda Türkiye’nin nereden nereye geldiğini görmek çokta zor değil. 12 yılda görev yaptığım ulaşım ve haberleşme sektörüne göz atarsak ne demek istediğim kolay anlaşılacaktır. 2002 yılında Türkiye, ulaşım ve iletişim alt yapısı bakımından gelişmişlik sıralamasında dünyada 39. sıradaydı. Görevi bıraktığım 2016 yılı itibariyle Türkiye’nin alt yapı gelişmişlikte sırası 9 oldu. Dünyanın alt yapısı gelişmiş 9. ülkesiyiz, bunlar 12 yıl içinde oldu. Bunu anlamak için Türkiye’yi dolaşmaya gerek yok, Burdur’a baksanız bile göreceksiniz” dedi.

    “Savunmada yüzde 67 yerlilik oranına ulaştık”

    Burdur’un Antalya’ya, Denizli’ye, Isparta’ya bölünmüş yollarla bağlı olduğunu kaydeden Yıldırım, “Kimsenin bizi tehdit edememesi için çok çalışmalıyız. Savunmamızı yerli ve milli silahlarla yapmalıyız. Yüzde 67 yerlilik oranına ulaştık. Hedef bu konuda kendi kendimize yeter hale gelmek. Günümüzde bilimde, teknolojide öncü isimler yetiştirmeyi arzu ediyoruz. Güç tank top tüfek silahta değil, bugün güç bilgiye hakim olandadır. Bilgiye hakim olan bir adım önde gidiyor. Gelecek bilgiyle kurgulanıyor. Sadece devletin değil şahısların da hedefi olması gerekir” şeklinde konuştu.

    “Güncel olun”

    “Güncel olmak yenilenmek demektir” diyen Yıldırım, ”Yeni bilinmezlere karşı hazırlıklı olmak demektir. Okumakla, daha çok şey öğrenmekle mümkün olur. Mutlaka okuyun. Okumanın yaşı yoktur, daha çok okumak daha insanı olgunlaştıracağı gibi kavgacı bir toplumdan da bizi uzaklaştırır. Bardağın her zaman dolu tarafına bakın, karamsar olmayın” dedi.

    Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz ise, MAKÜ’nün 12 yıllık genç bir üniversite olduğunu söyledi. 33 bin öğrencisi bulunan üniversitenin bin akademisyen ve bin idari personelle bölgesine hizmet verdiğini dile getiren Prof. Dr. Korkmaz, “Bilgiye sahip olan güce, ekonomiye, bir otoriteye ve yetkiye sahip oluyor. Üniversiteler bilginin üretildiği, dönüştürüldüğü, öğretildiği yerdir. En önemli misyon ise o bilginin toplumun hizmetine sunulmasıdır. Üniversitenin toplumla, sektörle işbirliği yapması gerekir. Bu noktada fazla ortaklarımız yok. Yerele odaklanıp, kendimizi uluslararası vizyondan da mahrum bırakmamalıyız. Bilime, teknolojiye önem verenler bir adım öne geçiyor. Teknolojiyi sadece alıp kullanmak yetmez, üretmenin yanında onun sahibi de olmamız gerekir. Tüketici olursak, kalırsak başkalarının tasarladığı hayatı yaşarız. Yazılım, donanım, üretim gibi her aşamada mührümüzü vurmamız gerekir. Bilgi ve teknolojiyi kendimiz üretmeli ve sahibi biz olmalıyız. Kendimizi sürekli yenilmeliyiz” dedi.

    Konuşmaların ardından fahri doktora payesi tevcihi gerçekleştirilerek, Diş Hekimliği Fakültesinin temeli atıldı.