Etiket: tarih

  • Çorum’un tarım ve tarih turizmine “lavanta” desteği

    Çorum’da tarımda ürün çeşitliliğini artırarak ülke ekonomisine girdi sağlanması ve tarih turizminin canlandırılması için Alaca ilçesinde ilk kez lavanta ekimi yapıldı.

    İş adamı Erdal Şahin tarafından ilçeye bağlı Eskiyapar köyünde bulunan 65 dekar araziye tıp ve kozmetik sanayinde önemli bir yer tutan 70 bin adet lavanta fidesi toprakla buluşturuldu. Proje kapsamında tıbbi aromatik bitki üretiminin yanı sıra dünyanın en büyük medeniyetleri arasında yer alan Hititlerin en önemli yerleşim merkezlerinden birisi olan Alacahöyük’teki turizm destinasyonun çeşitlendirilmesi amaçlanıyor. Lavanta üretimi ile Çorum’un agro (tarım) ve tarih turizminin önemli merkezlerinden birisi olmasının yanı sıra bölge halkının da gelir kaynaklarının artırılması hedefleniyor. AK Parti Çorum milletvekili Lütfiye İlksen Ceritoğlu, lavanta ekimi yapılan tarlalarda incelemelerde bulundu. İş adamı Erdal Şahin’den, proje hakkında bilgiler alan milletvekili Kurt, ayrıca lavanta fidelerinin dikimini de gerçekleştirdi.

    Tıbbi aromatik bitkilerin Türkiye’nin yerli ve milli ekonomisini oluşturacağını belirten AK Parti Çorum milletvekili Lütfiye İlksen Ceritoğlu, bunun için çok iyi ve doğru adımlar atılmasının gerektiğini söyledi.

    Bu amaç doğrultusunda Türkiye’nin tıbbi bitki haritasını çıkarmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde araştırma komisyonu kurulduğunu hatırlatan Herkes lavanta ekmesin. Lavantanın yetiştiği yerin bir özelliği olsun. Her şey yerinde ağırdır. Şehir neyi kaldırıyorsa onu eksin, en iyisini eksin ve onu ekonomiye kazandırsın. Lavantanın ot olarak satıldığı değil ekonomik getirisinin olması için lavanta yağı, lavanta çiçeği ve lavanta kapsülüne giden süreçte üretim yapılmasını istiyoruz. Ayrıca yasa değişikliğiyle tıbbi aromatik bitki ve kesme çiçekçiliği yapan üretici ve girişimcilere milli emlak arazilerinin tahsis edilmesi için yardımcı olacağız, öncelik tanıyacağız. Endemik bitki üretimi yapmak isteyen veya düşünen herkesi Tarım Müdürlükleri ve valiliklere başvurmalarını bekliyoruz” dedi.

    Ziraat Mühendisi Hasan Arslancan ise, projenin turizm amaçlı bir proje olduğunu belirterek, “Hibrit çeşidini diktik. 65 dekar alanla başlıyoruz. Daha sonra devamı gelecek. Buradaki asıl amacımız Alacahöyük destinasyonunu çeşitlendirmek. Agro turizm son yıllarda özelikle favori olan ve arzu edilen bir turizm. Ana hedefimiz turizm olsa da 20’nin üzerinde tıbbi aromatik bitki üretimi yapılacak. İşleme tesisi kurulacak. Bu şekilde yörenin halkına ek bir gelir sağlanmış olacak. Hedefimiz bu” ifadelerini kullandı.

  • Türk Tarih Kurumu sevilen yazarları okuyucularıyla buluşturuyor

    Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Türk Tarih Kurumu tarafından düzenlenen ve 16 Mart Cuma günü Tarihi Havagazı Fabrikası’nda ziyarete açılan Çaka Bey Kitap Günleri, sevilen yazarları ağırlamaya devam ediyor.

    İzmir’in 1081 yılında Çaka Bey tarafından fethinin 937. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde düzenlenen Çaka Bey Kitap Günleri’nde akademik yayınlardan popüler yayınlara kadar birçok seçkin yayın İzmirli kitapseverlerle buluşuyor. Kitap günleri kapsamında düzenlenen imza günlerinde İsmail Aka, İlber Ortaylı, Mete Yarar, Kahraman Tazeoğlu, Mustafa Balbay, Ahmet Ümit, Tuğçe Işınsu, Hakan Günday, Pelin Çift’in de aralarında bulunduğu pek çok yazar, okuyucularıyla bir araya geliyor. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda 25 Mart’a kadar; Efes Pazar Yeri’nde ise 24 Mart-1 Nisan arasında açık kalacak olan kitap günleri kapsamında 25 Mart Pazar günü saat 20.00’de MFÖ de konser verecek.

    Kitap günleri çerçevesinde düzenlenecek olan etkinliklerle ilgili detaylı bilgiye http://cakabeykitapgunleri.com adresinden ulaşılabiliyor.

  • Kocaeli’nin Manavlarının tarihi tarih sempozyumuna taşındı

    Kültürü Sempozyumu’nda Kocaeli sancağının yerlileri olan Manavlar anlatıldı.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 5.’si düzenlenen Uluslararası Orhan Gazi ve Kocaeli Tarihi-Kültürü Sempozyumu, Mehmet Ali Kağıtçı Salonunda Prof. Dr. Üçler Bulduk başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, Yrd. Doç. Dr. Mine Can, Yrd. Doç. Dr. Tülay Ercoşkun, Tarihçi Resul Narin, Veli Güven tarafından tebliğ sunuldu.

    Kocaeli Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Mine Can tarafından Kocaelili manav kültüründe iğne oyalı başörtüsü geleneği, krep ve yemeni oyaları konusunda bildiri sunuldu. İzmit Körfezi’nin kuzeyinde kalan Gebze ile Tavşancıl beldesinde yaşayan manavların ellerinde bulundurdukları iğne oyalı başörtüleri ile krep ve yemeni örneklerini araştıran Yrd. Doç. Dr. Mine Can, kadınların, sokağa çıkarken genellikle kısa ağlı, geniş basma veya pazenden hazırlanan şalvar üzerine “Yeldirme” adı verilen siyah, yakasız, uzun kollu ve dizlerin hemen aşağısına uzanan bir dış giysi üzerine, iğne oyalı başörtüleri bağladıkları tespit ettiklerini belirtti.

    Eskiden yörede ön tarafı oyalı tepelik ve fes giyilerek eşarpla başa bağlanmakta olduğunu onun üzerinde kuşak hizasına kadar inen uçları oyalı atkının örtüldüğünü söyleyen Can, fes üzerine çok ince bükümlü ipek iplikten dokunmuş “Krep” adı verilen 40 veya 45 cm ebatlarında iğne oyalı küçük eşarplar ya da iğne oyalı yemenilerin örtülmesinin geleneğin bir parçası olduğunu ifade etti.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden tarih araştırmacısı Resül Narin sunduğu tebliğde, Osmanlı döneminde Kocaeli sancağının yerlileri olan Manavların misafirperverliklerini tarihi belgeler ışığında anlattı. Manavların misafirperver bir topluluk olduklarını belirten Narin, Manavların 16. yüzyılda Şah zulmü ve Celali isyanlarından kaçan Ermenilere kucak açarak onlarla kardeşçe yaşadıklarını ifade etti. Resül Narin, dil, din ve kültür farklılıklarına rağmen Ermeni göçmenler ile yerli Manavlar ilk zamanlar sorunlar yaşamış olsalar da bölgemize göçle gelen Ermenilere karşı misafirperverlik göstererek Ermenilerle yüzyıllarca kardeşçe yaşadıklarını belirtti.

    Kocaeli’ne 19. yüzyılın özellikle ikinci yarısında Balkanlardan ve Kafkaslardan gelen muhacirlerin manavlar tarafından misafirperverlikle karşılandıklarını ifade eden Tarihçi Resül Narin, Kocaeli Manavlarının gelen muhacirlere büyük bir misafirperverlik göstererek onların bu zor zamanlarında yanlarında olduklarını ve onlara kucak açtıklarının tarihi vesikalarda görüldüğünü belirtti.

  • Sezer: “Tarih 2018’in 8 Mart’ını altın harflerle yazacak”

    Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Adana İl Başkanı Mehmet Sezer, “Vicdan Konvoyu’ etkinliğine Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından kadınların katıldığını belirterek, tarihin; 2018’in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü altın harflerle yazacağını ifade etti.

    Eğitim-Bir-Sen’in Yüreğir Kültür Merkezinde düzenlediği “Yıldırma Algısı ve Mobbing” konulu etkinlik, Eğitim-Bir-Sen’in tanıtım filmi ile başladı. Daha sonra kürsüye çıkan Sezer, programın aslında 8 Mart 2018 tarihinde düzenleneceğini ancak çeşitli sıkıntılardan dolayı geciktiğini ifade etti. Geçtiğimiz 8 Mart’ta son yılların en güzel eylemine tanıklık ettiklerini belirten Sezer, “Vicdan Konvoyu’ adında çok anlamlı bir etkinlik yapıldı. Bu etkinliğe Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından kadınlarımız katıldı. Erzurum’dan, Hakkari’den, Bosna’dan, Pakistan’dan bir sürü kadın, bir kaç saat bu eylemde yer almak için bize katıldı. Bunun kıymetini bilmek lazım. Tarih 2018’deki 8 Mart dünya Kadınlar Günü’nü altın harflerle yazacak. Bu eyleme gelen, gelmek için çabalayan, bir duası ile destek veren herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.

    Sezer, 8 yıllık il başkanlığı döneminde sendika üyelerinin mobbing maruz kaldığına dair şikayetlerde bulunduklarını belirtti. Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen genel merkezeri ile yaptıkları istişarelerde mobbing ile ilgili bir program düzenlemek istediklerini söyleyen Sezer, “Bize bu konunun uzmanı olarak Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gonca Bayraktar Durgun’u önerdiler. Sağolsun, hocamız bizi kırmadı ve davetimizi kabul etti” dedi.

    Eğitim-Bir-Sen Adana İl Başkanı Mehmet Sezer’e bu anlamlı davet için teşekkür eden Prof. Dr. Gonca Bayraktar Durgun, “Ben Siyaset Bilimi alanında çalışıyorum ama kadınlar ile ilgili her alanda da gönüllü olarak bir şeyler yapmaya çabalıyorum. Bundan dolayı davete hayır desem, davaya ihanet ediyormuş gibi olacaktım” dedi. Lisans öğrencisiyken başörtüsü yasağının çok sıkı uygulandığı bir dönemin olduğunu söyleyen Prof. Dr. Durgun, okul binasına alınmayan, sınavlardan çıkarılan kadınların mağduriyetlerine şahitlik ettiğini belirtti.

    Mobbingin en çok sağlık ve eğitim sektörlerinde yaşandığını belirten Prof. Dr. Durgun, yıldırma algısının ne anlama geldiğini ve bu algının nasıl ortadan kaldırabileceği hakkında bilgiler verdi.

  • Juncker, Kosovalılara vize muafiyeti konusunda tarih vermedi

    Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Kosovalılara vize muafiyeti konusunda tarih vermedi. Juncker, “AB tarafından Kosova’ya uygulanan vize rejiminin kaldırılmasında söz konusu anlaşmanın onaylanması, kaçınılmaz en önemli kilit bir adımdır” dedi.

    Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn ile Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Kosova’nın başkenti Priştine’deki temasları kapsamında, Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi ile görüştü.

    Juncker, Kosova Cumhurbaşkanlığı ofisindeki görüşmenin ardından Kosova Meclisi lobisinde düzenlenen basın toplantısında, Kosovalıların geleceklerini AB’de bulacaklarına işaret ederek, Karadağ ile Sınır Anlaşması’nın Kosova Meclisi tarafından onaylanmasının büyük önem arz ettiğini kaydetti. “Beklentimiz, Kosova Meclisi’nin bir an önce Karadağ ile Sınır Anlaşması’nı onaylamasıdır. AB tarafından Kosova’ya uygulanan vize rejiminin kaldırılmasında söz konusu anlaşmanın onaylanması, kaçınılmaz en önemli kilit bir adımdır” uyarısında bulunan Juncker, vize muafiyetinden kazananların vatandaşlar olacağını hatırlattı.

    Yolsuzlukla mücadelenin de önemli olduğuna dikkat çeken Juncker, Kosova’ya vize muafiyeti verilmesi için Kosova Cumhurbaşkanının AB Komisyonu’na görüşülmek üzere belgeler takdim ettiğini söyledi.

    “Kosovalıların serbest dolaşımdan mahrum kalması fikrinden hoşlanmıyorum. Kosovalılar, tüm Avrupa vatandaşları gibi aynı haklara sahip olmalılar” ifadesini kullanan Avrupa Komisyonu Başkanı Juncker, bir soru üzerine Kosova’ya vize muafiyeti verilmesi tarihini açıklamaktan kaçındı. Vize muafiyeti tarihinin belirlenmesinin AB’ye bağlı olmadığını kaydeden Juncker, vize muafiyeti süresi ile ilgili olarak yorum yapmak istemedi. Sınırın çizgisinin belirlenmesi hakkında konferans vermek için gelmediğini kaydeden Juncker, “Bu, yetişkinlerin demokrasisidir, tarih veremem” dedi.Kosova ile Sırbistan arasındaki diyaloga da değinen Juncker, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha üst bir düzeye çıkarılması gerektiği görüşünü savundu.

    Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi de, Kosova’nın AB sürecinde güçlü adımlarla yürümekte kararlı olduğunu belirterek, Kosova’nın, AB tarafından gelecek olan tüm şartları yerine getirmek için gayret göstereceğini vurguladı.

    Juncker ve beraberindeki AB yetkilileri, Batı Balkanlara düzenledikleri gezi kapsamında Kosova’yı ilk kez ziyaret etti.