Etiket: Tarif

  • Darbeci pilot Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağını tarif etmiş

    FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü’ndeki eylemlerle ilgili hazırlanan iddianamede, şüphelilerden Ahmet Tosun’un Cumhurbaşkanlığı uçağını tarif ederek, “Önleyeceğiniz uçak muhtemel Cumhurbaşkanlığı uçağı forsu olacak, kocaman bir uçak, Cumhurbaşkanlığı forsu olan bir uçak” şeklinde talimat verdiği belirtildi.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 15 Temmuz darbe girişiminin yönetim merkezi olan Akıncı Üssü’ndeki eylemlerle ilgili hazırlanan iddianamede, FETÖ’cü pilotların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uçağını tarif ettikleri bilgisi paylaşıldı. İddianamede, Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda öğretmen pilot olarak görev yapan Ahmet Tosun’un FETÖ/PDY terör örgütünün yöneticisi olduğu, Ufuk Işık isimli örgüt üyesinin de Tosun’un “mahrem abi”liğini yaptığı tespitine yer verildi. Tosun’un darbe girişimi gecesi Akıncı Üssü’nde olduğu, bunun kamera kayıtlarından anlaşıldığı belirtildi.

    Hangi noktaların vurulacağı 141. Filo’ya bildirilmiş

    İddianamede, şüpheliler Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç, Harun Biniş, Akın Öztürk ve Hakan Evrim’in de aralarında bulunduğu bazı isimlerin 143. Filo’da toplandıkları ve hangi noktaların uçak ve helikopterlerle vurulacağı kararını verdikleri vurgulandı. Alınan kararların şüpheliler Ahmet Özçetin ve Mehmet Fatu Çavur’a iletildiği, ikilinin de telsiz ve telefonla 141. Filo’da bulunan Ahmet Tosun ve Mustafa Mete Kaygusuz’a ilettiği belirtildi.

    “Önleyeceğiniz uçak muhtemel Cumhurbaşkanlığı forsu olacak”

    Ahmet Tosun ve Mustafa Mete Kaygusuz’un, telsizler aracılığıyla vur emrini, vurulacak hedefi ve koordinatlarını havada uçmakta olan FETÖ’cü pilotlara bildirdikleri tespitine yer verildi. Dikta teyp kayıtları incelendiğinde şüphelilerden Ahmet Tosun’un “Anlaşıldı, önleyeceğiniz uçağı tarif edeceğiz. Hocam gözlük kullanacaksınız, önleyeceğiniz uçağı tarif edeceğiz. Hocam önleyeceğiniz uçak muhtemel Cumhurbaşkanlığı uçağı forsu olacak, kocaman bir uçak, Cumhurbaşkanlığı forsu olan bir uçak” şeklinde konuşma yaptığına dikkat çekildi.

    Tosun’un, TBMM binasına, Polis Özel Harekat binasına ve TÜRKSAT’a atış yapılması emrini pilotlara ilettiği, ayrıca “AK Parti binası ve Beştepe üzerinde bütün cam, çerçeve kırılacak” şeklinde alçak uçuş yapılması talimatını pilotlara ilettiği ifade edildi.

  • Arap Turistler’in ’Yeryüzündeki Cennet’ olarak tarif ettikleri İkizdere havadan görüntülendi

    Ziyaret eden Arap Turistlerin “Yeryüzündeki cennet” olarak tarif ettikleri Rize’nin İkizdere ilçesi havadan görüntülendi.

    Türkiye’de son zamanlarda keşfedilmeye başlanılan ve sahip olduğu doğal güzellikler ile çekim merkezi haline gelen Rize’nin İkizdere ilçesi, halen gizli kalan bir çok farklılığı ile keşfedilmeyi bekliyor. Ziyaret eden yabancı turistlerin hayranlıkla ayrıldığı, Arapların ise “Yeryüzündeki Cennet” olarak tarif ettikleri İkizdere ilçesi havadan görüntülerdi. İkizdere’nin hava görüntüleri bugüne kadar objektiflere yansımamış essiz güzellikleri ortaya çıkardı. Objektiflere yansıyan görüntüler doğa severler için bulunmaz güzellikler sunuyor.

  • Başkan Yılmaz’dan FETÖ/PDY’ye yeni tarif: “Paralel İhanet Çetesi”

    Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, darbe girişiminde bulunan Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PYD) ile ilgili tepkisini dile getirerek, Paralel Devlet Yapılanması ifadesinin Paralel İhanet Çetesi olarak değiştirilmesi önerisinde bulundu.

    Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, kent merkezindeki 16 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda demokrasi nöbetine katıldı. Burada vatandaşlara seslenen Başkan Yılmaz, FETÖ/PDY darbe girişimiyle ilgili iddianamede yer alacak örgüt adına ilişkin teklifte bulundu. Örgüt adının FETÖ/PDY olduğunu hatırlatan Başkan Yılmaz, ’PDY’ isminin yerine açılımının Paralel İhanet Çetesi olarak değiştirilerek iddianamede yer alması önerisinde bulundu. Başkan Yılmaz şunları söyledi:

    “Bunların kısaltılmışı Paralel Devlet Yapılanması’ydı. Biz bundan sonra bunların kısaltılmışlığını da değiştirmemiz lazım. Paralel İhanet Çetesi. Şu anki iddianamede düzenlenen (FETÖ) Fethullahçı Terör Örgütü, (PDY) Paralel Devlet Yapılanması, iddianamedeki ismi bu idi. 15 Temmuz’dan sonra şimdi bunların ismi şu olmalı. Buradaki teklifim; Paralel Devlet Yapılanması, Paralel İhanet Çetesi. Paralel Devlet Yapılanması’nı söylerken rahat rahat söylüyoruz ama paralel ihanet çetesini söylerken içimizde bir çekince var ’acaba şudur, budur. İçimizde çekince olmasın, bunların hepsi p.. Çünkü bunların hepsi paralel ihanet çetesi. ’P’si paralel, ’İ’si ihanet, ’Ç’si çete. Var mı tereddüt, yok. Paralel İhanet Çetesi. Bundan sonra bizim söylemlerimiz paralel ihanet çetesi olacak. İnanıyorum ki iddianameye de bu şekilde bir düzenleme yapılacaktır.”

    Darbe girişiminin ardından Ordu’da 20’nin üzerinde hakim, savcı, 10’un üzerinde rütbeli polis ve 50’ye yakın polisin açığa alındığını veya tutuklandığını hatırlatan Başkan Yılmaz, ilginç bir konuya temas etti. Yılmaz, “Büyükşehir Belediyesi resmi bir belediye. Şu gördüğünüz logo bizim bütün araçlarımızda var. Fakat bizim belediye araçlarına ceza yazan özel paralel polisler var. İşi gücü bırakmış, belediyenin logosu olan her aracımıza ceza yazıyor. Araştırıyoruz, emniyet müdürünün haberi yok, araştırıyoruz trafik şube müdürünün haberi yok. Araştırıyoruz valinin haberi yok. Sonradan öğrendik ki, belediyenin araçlarına ne kadar ceza yazan varsa hepsi biraz önce söylediğim paralel ihanet çetesinin mensuplarıymış” diye konuştu.

    “OHAL’den korkmayın”

    Olağanüstü hal (OHAL) ile ilgili bilgi veren Başkan Yılmaz, “Arkadaşlar OHAL’den korkmayın. OHAL anayasanın tarif ettiği bir düzenlemedir. İl valilerine bazı konularda özel yetki verilmesi olayıdır. Mesela vali, büyükşehirden 50 iş makinesi ve kamyon istediği zaman ben vermek zorundayım. Vali, OHAL süresi içinde şu alanı istiyorum, şu binayı istiyorum dediği zaman geçici olarak alabiliyor” ifadelerini kullandı.

    Demokrasi nöbetini sürdüren meydanda yüzlerce vatandaşa kentteki esnaflar da ücretsiz olarak döner, yiyecek ve içecek ikramında bulundu.

  • Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Zannediyorum Kendi Vasfını Tarif Etmiştir”

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen 35. Olağan Kurultayı’nda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hakkındaki konuşmasına tepki gösterdi. Bakan Bozdağ, “Kılıçdaroğlu, zannediyorum ki kendi vasfını tarif etmiştir” dedi.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Memleketi Yozgat’tan Ankara’ya dönüşünde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sarf ettiği sözlere tepki gösterdi. “Kılıçdaroğlu, zannediyorum ki kendi vasfını tarif etmiştir” diyen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Türkiye’de siyasetin nasıl bir ahlak, edep, toplumun değerleri bakımından seviye kaybı içinde olduğunu göstermektedir. Bir ana muhalefet partisi liderinin konuşacağı bir üslup böyle olabilir mi? Nezaket ve görgü kuralları, devlet terbiyesi, siyasi ahlak bu toplumun ahlak yapısı böylesi bir konuşmaya hak verebilir mi? Türkiye’nin neresinde herhangi bir kişinin bu ülkenin saygın cumhurbaşkanına diktatör bozuntusu hakaretini haklı görebilir. Böyle bir şey olabilir mi? Bu ülkede diktatör olmadığını Sayın Kılıçdaroğlu ve onun gibi düşünenlerin varlığı çok açık ve net gösteriyor. Bu ülkede diktatörlük olmuş olsa Sayın Kılıçdaroğlu bu söylediği sözün bırak aynısını böyle bir sözü söyleyip söylememeyi kalbine, aklına dahi getirebilir mi? Türkiye’nin demokrat bir ülke olduğunu, sayın cumhurbaşkanımızın demokrat bir kişiliğe sahip olduğunu en iyi şekilde bu millet görmekte, bilmekte ve her seçimde ona ve onun istikamet verdiği siyasete büyük destekler ortaya koymaktadır. Maalesef çok büyük bir saygısızlıkla, çok büyük bir ahlaksızlıkla, çok büyük bir terbiyesizlikle sayın cumhurbaşkanımız karşı karşıyadır. Bu millet böylesi bir ahlak, terbiye edep kaybı içerisinde olan liderleri hak etmediği gibi böylesi bir siyaseti de hak etmemektedir” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisine oy veren, gönül veren vatandaşlara seslenen Adalet Bakanı Bozdağ, “Bu üslubu tasvip ediyor musunuz? Böylesi bir seviye, edep ahlak kaybı içerisinde olan yaklaşımı kimse onaylayabilir mi? Maalesef bir kongrede böylesi bir konuşmayı ana muhalefet partisinin lideri yapabiliyor. Ondan sonra da kalkıyorlar cumhurbaşkanımızı eleştiriyorlar. Şöyle söylüyor böyle söylüyor şunu yapıyor bunu yapmıyor diye. Şimdi söylenen şeylere bakın. Bunun karşısında herkesin tepki koyması, bu ahlaksızlığa, bu edepsizliğe, bu terbiyesizliğe herkesin kendince bir cevap vermesi doğru olandır. Böyle bir şey olamaz. Türkiye demokrasi ülkesi, özgürlükler ülkesi. Herkes eleştirisini özgürce yapacak. Ama eleştiri yapmak, hakaret etmek, küfretmek hakkını hiç kimseye vermez” diye konuştu.

    “KÜFÜR ETMEK HAKARET ETMEK DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ MÜDÜR?”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a dönük büyük bir karalama kampanyasının, itibar suikastının sürdürüldüğünü vurgulayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “TCK’nın 299. Maddesi cumhurbaşkanımıza hakareti düzenlemektedir. Bir yandan Avrupa’daki bazı değerlere gidip lobiler yapmak suretiyle öte yandan da başka takım usullerle ülkenin aleyhine çalışan büyük bir kampanya yürütülmektedir. Bize gelen ziyaretçilere ben bunu 299. madde kapsamında soruşturulan ve kovuşturulan sözlerle ilgili örnekler verdim. ’Şimdi siz kendi ülkenizde cumhurbaşkanımıza veya devlet başkanımıza veya ülkemizin başkanına sinkaflı küfürler yapılmasını onaylar mısınız?’ diye sordum. Yapılan küfürleri İngilizceye çevirerek kendilerine takdim ettim. Böyle şeyler sizin ülkenizde oluyor mu dedim. Yüzleri kızardı. Eğer küfretmek düşünce ise biz böyle bir düşünceye sonuna kadar karşıyız. Biz bunu bir düşünce değil, ahlaksızlık olarak görüyoruz, her türlü ahlaksızlığın karşısında ahlakın temsilcisi olmaya özen göstereceğiz. Hakaret etmek düşünce özgürlüğü müdür? Bunlar ağır eleştiri değil, resmen hakaret, resmen küfürdür. Bunu bu toplumun hukuku himaye etmediği gibi bu toplumun sahip olduğu değerler silsilesi de bu toplumun sahip olduğu ahlak da genel ahlak anlayışı da bunu himaye etmemektedir. Sayın Kılıçdaroğlu kendi seviyesizliğini kendi edep terbiye ve ahlaktan yoksunluğunu bu açıklaması ile bir kez daha ortaya koymuştur. O açıklamaya söylenecek çok söz var, çok ifade var ama bizim ahlakımız bizim edebimiz, bizim aldığımız terbiye o seviyeye inmemize izin vermemektedir. Ancak milletimiz onların seviyesine ben eminim ki bundan sonra daha da alçaltmaya devam edecektir. Tekrar bu açıklamaları şiddetle ve nefretle kınıyorum. Böylesi siyasete lanet olsun diyorum” ifadelerini kullandı.

  • Kendini Almaya Gelen Polise Adres Tarif Edince Yakalandı

    Adana’da alkol almak için bir kadının 3 bin 200 lira değerindeki cep telefonunu alıp kaçan zanlı, kendisini gözaltına almaya gelen polise adres tarif etmek isteyince yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre, olay Seyhan ilçesine bağlı Emek Mahallesi’nde meydana geldi. Alkol içmek isteyen ancak parası bulunmayan Veli Y., karşısından gelen Ezgi Ş.’nin (29) 3 bin 200 liralık cep telefonunu elinden hızla alarak kaçtı. Genç kadının çığlıkları üzerine çevrede bulunan vatandaşlar durumu polise bildirdi. Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Yankesicilik ve Dolandırıcılık Bürosu ekipleri, çevrede bulunan güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Ekiplerin yaptıkları araştırmada kapkaç zanlısının 10 gün önce aynı suçtan yattığı cezaevinde çıkan Veli Y. olduğunu tespit etti. Polis, zanlının ailesine Veli Y.’yi sormaya gittiği sırada mahallede ekipleri gören Veli Y. polislerin yanına gelerek, “Ağabey kimi arıyorsunuz? Nasıl yardımcı olabilirim” dedi. Polisler ise Veli Y.’nin adresini sordu. Veli Y. “Ağabey ora benim adresim hayırdır bir şey mi oldu” deyince polis zanlıyı yakalayıp emniyete götürdü. Zanlı önce kapkaç yaptığını inkar etse de daha sonra alkol almak için kapkaç yaptığını, cep telefonunu da M.A.K.’ye (49) 600 liraya sattığını söyledi. Bunun üzerine polis M.A.K.’yi de hırsızlık malı satın almaktan gözaltına aldı. Zanlılar sorgularının ardından adliyeye sevk edildi.

    Kapkaççı tutuklanırken telefonu satın alan zanlı 3 bin lira kefaletle serbest bırakıldı.