Etiket: Taraf

  • Her taraf yandı, kimse keyfini bozmadı

    Aydın’ın Didim ilçesinde yasak yerde yakılan piknik ateşe yangına neden oldu. Piknikçiler, yaktıkları ateş yangına sebep olunca yangını söndürmek yerine bölgeden kaçarken, itfaiye ve orman yangını söndürme ekipleri yangını söndürmek için uzun süre mücadele etti. Polis yasak yerde piknik ateşi yakıp kaçanların yakalanması için çalışma başlattı. Denizde serinleyen vatandaşların birkaç metre ileride çıkan yangına karşı duyarsızlıkları dikkat çekti. Kimse keyfini bozup yangını söndürmek için uğraşmadı.

    Didim Akköy’e denize gelen vatandaşların deniz kenarından piknik yapmak için yaktıkları ateş yangına neden oldu. Deniz kenarında yakılan ocaktan çıkan kıvılcımlar çevredeki otları tutuşturunca sahil kenarındaki zeytinlik ve makilik alan bir anda alevler arasında kaldı. Ateşi yakanlar bir anda ortalıktan kaybolurken, itfaiye ve orman yangını söndürme ekipleri yangına müdahale etti. Makilik alanın yanında çok sayıda zeytin ağacının yandığı yangını yasak bölgede ateş yakan tatilcilerin çıkardığını belirten bölge sakinleri, “Ateş yaktılar, görüp ilgili birimlere telefonla arayarak şikayette bulunduk. Ancak görevliler gelinceye yangın çıktı” diye konuştular.

    Olaydan sonra bölgeye gelen polis ekipleri, yasak bölgede ateş yakarak yangına sebebiyet verip olaydan sonra kıyafetlerini bile bırakıp kaçan kişilerin yakalanması için çalışma başlattı.

  • Kılıçdaroğlu: ”Türkiye Arap Dünyası arasında taraf olmamalı”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Körfez ülkelerinin Katar’a uyguladığı kısıtlamalara değinerek, ”Ama onların arasındaki kavgaya bir unsur olarak girmemeliyiz. Bunu yaptığımız zaman Türkiye sorunun bir parçası olmaz, neyin ana aktörü olur çözümün ana aktörü olur. Bizimde amacımız zaten Orta Doğu’da bir sorun çıktığında, sorunu yaşayan devletler dönüp Türkiye’ye bakmalı demeliler ki, ’Gel bizim aramızdaki sorunu çöz’. Biz o zaman sorunun değil, çözümün aktörü olmuş oluruz.” dedi.

    Ankara’dan Karayoluyla Burdur’a gelen Kılıçdaroğlu, Burdur Belediyesi’nin Burdur-Fethiye Karayolu 5. kilometresinde inşaatını tamamladığı Hizmet Kampüsü’nün açılış törenine katıldı. Saat 18:20’de kampus alanına gelen Kılıçdaroğlu, çiçeklerle karşılandı.

    Burada konuşan Kılıçdaroğlu, oy versin veya vermesin tüm Burdurlular böyle bir belediye başkanına sahip oldukları için gurur duyduklarını, kendisinin de gurur duyduğunu söyledi.

    Belediye başkanlığının neden önemli olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, “Çünkü kentli yaşadığı kentte huzur içinde yaşamak ister. Sorunlarının çözümünü ister, parkta huzur içinde çocuğuyla gezmek oynamak ister, sabah masasında gazete okumak ister, televizyon izlemek ister, suyunun akmasını elektriğinin kesilmemesini ister, cadde ve oyun alanlarının temiz olmasını ister. Belediyenin yaşamının tüm döneminde hizmet vermesini bekler, kentli bu tür sorumluluklar karşısında bir belediye başkanının sorumlu dirayetli davranmasını ister” diye konuştu.

    “Kul hakkı yemeyin”

    Bir belediye başkanını CHP’liyse dünya kadar sorunu olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Çünkü o günün 24 saatinde denetlenir. Acaba bir açığını bulup da bu belediye başkanını görevden alabilir miyiz diye. Bütün başkanlarıma söyledim, onurunuz ve gururunuzla çalıştığınız sürece hiç kimse size dokunamaz siz yeter ki vatandaştan aldığınız her kuruşun hesabını millete verin. Biz belediyelerimiz bunu yaptığı için gururluyuz. Belediye başkanımız hizmetlerini yaparken borç mu aldı. Kendi imkanlarıyla yaptı. Bütün mesele aldığı her kuruşun nereye harcandığının hesabını vermektir. Bütün belediye başkanlarıma bunu söyledim. Kul hakkının değerli olduğunu biliyoruz. Tüm başkanlarımız her kurşun hesabını beldesindeki halkına vermekle yükümlüdür” dedi.

    “Şehitler unutulmamalı”

    Belediye başkanının sorunun sadece büyüklerle ilgilenmek olmadığının altını çizen Kılıçdaroğlu, “Yeni doğanda, okula gidenle, okul öncesi eğitimle, üniversite öğrencisiyle her kesin sorunuyla ilgilenmek zorundadır. Sadece bunu yapmıyor belediye başkanlarımız, toplumun unutmaması gereken önder kişiler içinde hizmet üretiyor. Bir parkımızın adına şehidimizin gazimizin adı verilmişse, Burdurlu olup olmadığına bakılmadan verilmişse bu bir toplumsal görevi yerine getirmektir. Milli bir duruştur. Tasada ve kıvançta beraber olmak demektir. Gaziler ve şehitlerimize her zaman saygı göstermeli ve sahip çıkmalıyız. Onlar bizim şehitlerimizdir. İsimlerini anmalı ve yaşatmalıyız. Onların isimleri yaşayacak ki bir daha böyle benzer olaylar yaşamayalım” ifadelerine yer verdi.

    “Askere ve polise sıkılan kurşun millete sıkılmıştır”

    Son günlerde yaşanılan terör olaylarına da değinen Kılıçdaroğlu, “Teröre hepimizin net açık bir karşı duruş sergilemelidir. 30-35 yıldır bu millet terörden çok çekti. Çocuklarımız, kadınlarımız, askerlerimiz, polislerimiz şehit edildi. Polise ve askerimize sıkılan her kurşun milletimize sıkılmış kurşundur. Asker ve polisimizin bizim güvenliğimiz için gece gündüz 24 saat hizmet verirler. Onların hizmetlerine her zaman şükran duyacağız. Belediye başkanı var olan sorunu gidermek isteyecektir. Eğer bir çocuk santranç oyunuyla çocuk ileride atacağı adımları iyi öğrenir ve ileride hayatın her alanını sorgulayabilir. Aldığı kararın 3 hamle sonra hangi risk ve avantajları doğuracağını bilir. Çocuklarımızın santrançı öğrenmesi çok önemlidir” ifadelerine yer verdi.

    “Eğitimin önemi”

    Yazılım sektörünün öneminden bahseden Kılıçdaroğlu, “Yazılım sektöründe Hindistan neden dünyanın bir numarasıdır. Bunu öğrenmek için Hindistan’a bir ekip gönderdim. Bize dönüşte 1.5 sayfalık rapor sundular. Orada okul öncesi eğitimden başlayarak matematiği oyun içinde çocuğa öğretiyorlar. Çocukta karşılaştırma sorgulama yeteneği oluşuyor. Bizde ise matematik en korkulan ders. Eğitim sektörümüz en sorunlu sektör durumunda. Bir ülke büyümek kalkınmak istiyorlarsa bunun bir ama tek yolu vardır eğitimdir” dedi.

    Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarına bir okulun eksiği varsa hemen giderilmesi yönünde talimat verdiğini vurguladı.

    “Çevre ve Şehircilik Bakanına seslendi”

    Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: “ Son günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yaptığı şikayete bakın. İmar rantları, imar hırsızlıkları var. İyi de kardeşim peki senin görevin ne sen Bakan değil misin? Bakansın, o zamana bunları engelle, neden o koltuktasın. Bunları engelleyeceksin, imar hırsızlıklarını imar rantlarını, imar yolsuzluklarını engelleyeceksin. Varlık nedenin bu, o koltuğunda varlık nedeni bu. Biz belediyelerimize imar sorununu yasalara uygun yapacaksınız. Kimseye özel çıkar sağlamayacaksınız. Eğer bir rant olursa belde sakinine olacaktır. Eğer o rant varsa bunu orada oluşturanlardır. Biz insan huzurluysa, aile huzurluysa o zaman toplumda huzurlu olur. Evde, ailede, mahallede, şehirde, Türkiye’de huzur istiyoruz. Bunu birlikte yürümek, ağlamak, sevinmek, yaşamak, tasada ve kıvançta beraber olmak için istiyoruz. Bizim belediyelerimizin olduğu yerde şikayetler olmaz. Araştırma yaptık başkanımız seçilmeden önce suç oranı neydi, seçildikten sonra ne oldu. CHP’li belediyelerin olduğu yerde suç oranı düşmüştür. Çünkü her yere herkese eşit şekilde toplumun her kesimine hizmete gitmiş ve kucaklanmıştır. Bu memleketteki kutuplaşmayı kaldırmak bizim boynumuzun borcudur. Bu ülkeye huzuru getirdiğimiz zaman Orta Doğu’ya da huzur getireceğiz” diye konuştu.

    “Katar açıklaması”

    Katar’da yaşananlara da değinen Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Orta Doğu’da son iki günde yaşananları görüyorsunuz. Ramazan ayındayız. Kul hakkı yenilmemesi gerektiğini birbirimize anlattığımız bir aydayız. Huzuru aradığımız bir aydayız. İslam dünyasından neden kan akıyor. Neden İslam dünyası birbirine girdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, söylediği bir şey vardır: ‘Arap dünyasıyla dost olacaksınız, ama devletlerin arasında taraf olmayacaksınız’. Biz taraf olmayacağız, tüm dünyayı kucakladığımız gibi İslam dünyasını da Arap dünyasını da kucaklayacağız. Onları kendi akrabalarımız sayacağız, onlarla birlikte kültürel ilişkilerimize geliştireceğiz. Ekonomimizi, siyasal ilişkilerimizi geliştirmek bizim hedefimiz olmalı. Ama onların arasındaki kavgaya bir unsur olarak girmemeliyiz. Bunu yaptığımız zaman Türkiye sorunun bir parçası olmaz, neyin ana aktörü olur çözümün ana aktörü olur. Bizimde amacımız zaten Orta Doğu’da bir sorun çıktığında, sorunu yaşayan devletler dönüp Türkiye’ye bakmalı demeliler ki: ’Gel bizim aramızdaki sorunu çöz’. Biz o zaman sorunun değil, çözümün aktörü olmuş oluruz.”

    Konuşmaların ardından Kılıçdaroğlu ve protokol kampüsün açılış kurdelesini kesti. Katılımlarından dolayı Başkan Ercengiz, Kılıçdaroğlu’na bakır işleme tablo ve Burdur’a özgü alaca dokuma fular takdim etti.

    Kılıçdaroğlu’na, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek eşlik etti.

    Kampüs hakkında

    . 10 bin metrekare kapalı alana sahip olan kampüs 6 milyon TL’ye mal oldu. Kampüste, itfaiye müdürlüğü, park ve bahçeler müdürlüğü, fen işleri, su işleri ve temizlik işleri müdürlüğü gibi birimler tek çatı altında birleştirildi.

  • Kılıçdaroğlu: “Türkiye Suudi Arabistan’la Katar arasında taraf olmamalıdır, tarafsızlığını korumalıdır”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Katar İhvan’a desteğini kesmeli. Bu konuda İhvan’ı destekleyecek siyasetten AK Parti uzak durmalı. Bu çok tehlikelidir. Rabia simgesinden de vazgeçmelidir. Bir terör örgütünün dört parmağını getirdiniz kendi simgeniz yaptınız. Türkiye Suudi Arabistan’la Katar arasında taraf olmamalıdır. Tarafsızlığını korumalıdır” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmasında, Yüksekova ve Cizre il olsun diye bir teklif geldiğini ve buna itiraz ettiklerini hatırlatarak, “81 yerine 83 il olsun. Cizre de il olsun, Yüksekova da il olsun, Hakkari de il olsun, Şırnak da il olsun. Terör nedeniyle bunları il olmaktan çıkarıyoruz diyorlar. O zaman sen iktidar olarak teröre teslim oluyorsun anlamına gelir. Bu anlayış son derece tehlikeli bir anlayıştır. Sayın Başbakana çağrı yapacağım ama yetkisiz birisi. En iyisi İçişleri Bakanına bir çağrıda bulunalım; Hakkari ve Şırnak il olarak kalsın, eğer arzu ediyorsanız, Cizre ve Yüksekova’yı da il yaparsınız. Böylece 81 ilimizle değil, 83 ilimizle gurur duyarız. Gelin 81 il değil, 83 il yapalım. Hakkari ve Şırnak da il olarak varlıklarını sürdürsünler. Bu CHP olarak bizim çağrımızdır. Umarım bu çağrı bölgeden de destek bulur” diye konuştu.

    “Emeğe haklarını CHP iktidarları vermiştir”

    Dün CHP Emek Büroları tarafından düzenlenen Kıdem Tazminatı Çalıştayına değinen Kılıçdaroğlu, toplantıya DİSK’in, HAK-İŞ ve TÜRK-İŞ’in genel başkanlarının katıldığını kaydetti. Kılıçdaroğlu, “Emek en yüce değerdir. Emekle üretiyoruz biz, emekle düşünüyoruz, emekle yeni buluşlar yapıyoruz. Emeğe haklarını CHP iktidarları vermiştir. Rahmetli Ecevit, Çalışma Bakanlığı yaptığı dönemde toplu sözleşme ve grev hakkını getirmiştir. Daha sonra bu anayasada yer almıştır. Daha sonra yine Sayın Ecevit, Başbakanlığı döneminde işsizlik sigortasını getirmiştir. Bütün düzenlemeler 1980 askeri darbesi ile makaslanmıştır. Askeri darbenin yaptığı ilk işçilere verilen hakların ellerinden alınması olmuştur. Ne oldu da işçiler, kendi haklarını savunan siyasal partilere büyük ölçüde oy vermekten vazgeçtiler. 1980’den sonrası Türkiye farklı bir kulvara sokuldu. Yapılan siyaset, etnik kimlik, inanç, yaşam tarzı üzerinden oldu. Kimse kendi sorununu bile düşünmedi. ’Ben inancıma, etnik kimliğime göre, yaşam tarzıma göre oy veriyorum’ dedi. Böylece siyasetin tuzağına düştüler. Şimdi o tuzaktan çıkma zamanı” ifadelerini kullandı.

    “Bütün işçilere seslenen Kılıçdaroğlu, “Siz insanca yaşamak istiyorsanız, alın terinizin karşılığını almak istiyorsanız, bu ülkede barış içinde yaşamak istiyorsanız sadece ve sadece oy verebileceğiniz bir parti vardır, o partinin adı da CHP’dir” dedi.

    “Bana laf yetiştireceğine oturup biraz kitap oku Sayın Binali Yıldırım”

    Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “O toplantıda 7 milyon işsizimizden söz ettim. Bugün Binali Bey diyor ki, ‘Kılıçdaroğlu nasıl hesap uzmanı. 7 milyon işsiz yok, bilmiyor bunları’ diyor. Sayın Başbakan ben değil, siz bilmiyorsunuz. Siz, iş aramaktan umudunu kesenleri işsiz saymıyorsunuz çünkü. 2 milyon 489 bin kişi iş aramaktan umudunu kesmiş. Siz bunları işsiz saymıyorsunuz. Bana laf yetiştireceğine oturup biraz kitap oku Sayın Binali Yıldırım.”

    “Siz uzlaştığınız andan itibaren sizin sözcünüz biz oluruz”

    “Şimdi sıra geldi kıdem tazminatını nasıl budarız” ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, “Siz uzlaştığınız andan itibaren sizin sözcünüz biz oluruz. Nasıl isterseniz o şekliyle uzlaştığınız sürece hiçbir itirazımız olmaz ama bir dayatma kültürüyle kıdem tazminatı TBMM’ye gelirse yine sizin sözcünüz bir oluruz, her türlü demokratik hakkımızı kullanır, her türlü engellemeyi yaparız. Kıdem tazminatı 1936’dan beri Türkiye’de var” diye konuştu.

    “Zeytinle ilgili mücadeleyi biz yapacağız, parlamentoda yapacağız”

    Zeytin ağacının katliamına sıra geldiğini savunan Kılıçdaroğlu, “Doymuyorlar. Yiyorlar doymuyorlar. Ranta doymuyorlar. Siz zeytin ağacından, zeytinden ne istiyorsunuz. Zeytin Kuran-ı Kerim’de de ismi geçen ağaçlardan biridir, nurlu bir ağaçtır. Yağı anne sütünden sonra en değerli sıvıdır, besleyicidir. 1939 yılında zeytinle ilgili kanun çıkarıyor Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları. Korunmak isteniyor. Şimdi zeytin ağacını nasıl yok ederiz onun çabası içindeler. Niçin zeytinle ilgili böyle bir karar geliyor TBMM’ye? Bir üretici, ’Biraz Allah korkusu olan zeytin ağacına dokunmaz’ diyor. 2002’den bu yana 6 kez zeytin ağaçlarının katliamıyla ilgili kanun teklifi getirdiler. Şimdi 7’inci kez getiriyorlar. Neden? Maden arayacaklar. Maden yerin üstünde sen bırak yerin altını. Zeytinle ilgili mücadeleyi biz yapacağız, parlamentoda yapacağız” şeklinde konuştu.

    “Türkiye Suudi Arabistan’la Katar arasında taraf olmamalıdır”

    Suudi Arabistan dahil 7 ülkenin Katar’ı teröre destek vermekle suçladığını kaydeden Kılıçdaroğlu, “İslam dünyasının geldiği noktaya bakın. Barış, bereket, mağfiret ayında İslam dünyasının kendi içine düştüğü çelişkiye bakın. Hepimizin bunlardan ders çıkarması lazım. Karışan Ortadoğu’dan, yaratılan terörden, can kaybından, akan kanlardan herkesin ders çıkarması lazım. Eğer siyaseti, politikayı siz etnik kimlik, inanç üzerinden yaparsanız acıyı ve kanı asla önleyemezsin. Bizim bu konuda hükümete önerilerimiz var. Birinci öneri, Katar İhvan’a desteğini kesmeli. Bu konuda İhvan’ı destekleyecek siyasetten AK Parti uzak durmalı. Bu çok tehlikelidir. Rabia simgesinden de vazgeçmelidir. Çünkü Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Birlikleri Müslüman kardeşleri terör örgütü olarak görüyor. Siz gitmişsiniz Müslüman dünyanın bir kesiminin terör örgütü olarak gördüğü İhvan’ın simgesini getiriyorsunuz AK Parti’nin simgesi haline getiriyorsunuz. Hani bunun yerlisi, hani bunun millisi. Ne yerli ne milli. Bir terör örgütünün dört parmağını getirdiniz kendi simgeniz yaptınız. Yemen’deki kirli savaşın bitirilmesi konusunda başta BM olmak üzere Türkiye’nin de her türlü desteği vermesi lazım. Türkiye Suudi Arabistan’la Katar arasında taraf olmamalıdır. Tarafsızlığını korumalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

    “O.K. MİT elemanı olarak istihdam edilmeye başlandı”

    Zaman zaman iktidarı ve darbe yapanları eleştirdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

    “Darbe yapanların kimler olduğunun ortaya çıkarılmasını istiyorum. Eğer gerçek failleri bulup ortaya çıkaramazsak darbeyle gerçek anlamda yüzleşmiş olamayız. Ben bunları söylerken zaman zaman eleştiri konusu oluyor. Bize diyorlar ki, ‘siz FETÖ’yü mü destekliyorsunuz.’ Bizim hayatımız, bizim politikamız Fethullah Gülen cemaatiyle mücadeleyle geçti. Darbe ile ilgili kafamızda büyük sorular var. Komisyondaki arkadaşlarımız bizim tarihimize geçecek çok önemli bir raporu hazırlıyorlar. Sorduk, arkadaş darbeyi araştırma komisyonu kurduk neden gereğini yapmıyorsunuz? Kaçtılar. Kim kaçtı? Siyasal iktidar kaçtı. Hangi gerekçeyle kaçtı? Ayrıntılar ortaya çıkmasın, millet yeteri kadar bilmesin, darbenin arkasında kimler var onu kimse öğrenmesin diye. Bunu eleştirdiğiniz zaman siz FETÖ’cü mü oluyorsunuz. Bunu eleştirdiğiniz zaman hayatını kaybeden şehit 249 kişinin kanına, malına, vicdanına sahip çıkıyorsunuz. Adil Öksüz olayı ilk biz dile getirdik. Kim bu Adil Öksüz? En son MİT açıklama yapıyor. ‘Bizim yaptığımız açıklamalar milli güvenliğimize zarar vermektedir.’ Adil Öksüz ne zamandan beri bizim milli güvenliğimize zarar veriyor. Adil Öksüz demek ki çok önemli bir adam. Ben bunu sormayacak mıyım? O.K. diye birisi MİT’e gidiyor diyor ki orada da şunlar şunlar oluyor. İfadeler alınıyor. Kamuoyuna yansıyan ifade ne? ‘MİT Müsteşarı helikopterle kaçırılacakmış.’ Kamuoyuna bu bilgi servis ediliyor. Ama sonra O.K.’nın MİT’te askerlerin darbe yapacağı da ifadeden tutanak çıktı. Askerlerin darbe yapacağını anlatan O.K.’nın bu ifadesi kamuoyundan niçin ve özenle gizlendi? Öyle anlaşılıyor ki Genelkurmay’a da bu konuda doğru bilgi verilmedi. Sonra O.K. MİT elemanı olarak istihdam edilmeye başlandı. Niçin? Bir daha hiçbir savcı O.K.’nın ifadesine başvurmasın diye. Ben bunu sormayacak mıyım? Ben bunun sormazsam darbenin ayrıntıları ortaya çıkmaz.”

    Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanının 11 Nisan 2017’de katıldığı bir televizyon programında darbenin olduğu gün hedef saptırmak amacıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bekleyen uçaklar olduğu yönündeki açıklaması olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, “3 ayrı noktada eğer uçak bekliyorsa senin bundan bilgin, haberin var. Ben bu soruyu sormayacak mıyım? Ben bu soruyu sormazsam darbe nasıl aydınlanacak, karanlık noktalar nasıl aydınlanacak? MİT’in haberi var Genelkurmay’ın haberi var habersiz kim? Binali Yıldırım. Hiç kimsenin aklına gelmiyor şu Binali Yıldırım’a bir telefon edelim ona da bilgi verelim diye. Niçin haber verilmez? Ben bunu sormayacak mıyım? Ben 249 şehidin kanını, canını, malını, haklarını arıyorum” açıklamasında bulundu.

    OHAL uygulaması ile Türkiye’de yeni bir darbe süreci başladığını söyleyen Kılıçdaroğlu, haklı haksız herkesi tutuklamaya başladıklarını, bütün muhalifleri FETÖ’cü diye suçladıklarını ifade etti. Kılıçdaroğlu daha sonra bir erin kendisine gönderdiği mektubu okudu.

    “FETÖ’nün damatlar kolu çıktı”

    “Ben hiçbir zaman ‘ne istediniz de vermedik’ demedim” diyen Kılıçdaroğlu, “Ben hiçbir zaman Pensilvanya’ya gitmedim. FETÖ’cülerin baklavacılar, pastacılar kolu öğretim üyeleri, kavurmacılar, fırıncılar vardı. Şimdi de FETÖ’nün damatlar kolu çıktı. Aynı menzile yürüyenler dışarıda ama damatlar içeride. ’Ne istediniz de vermedik’ diyenler dışarıda damatlar içeride. ’Dön artık bitsin bu hasret’ diyenler dışarıda damatlar içeride. OHAL kararnameleri ile hak arayan insanlar içeride ama Türkiye’yi acımasız bir şekilde FETÖ’ye teslim edenler dışarıda. Darbenin siyasi ayağı ortaya çıkıncaya kadar her türlü mücadeleyi yapmaya Türk milletine söz veriyoruz. Hepinize söz veriyoruz darbenin siyasi ayağını ortaya çıkaracağız” ifadelerini kullandı.

  • (Özel Haber) Bu kazada 2 taraf da suçlu

    Beşiktaş Levent’te ters istikametten gelen bir motosiklet, yasak yerden “u” dönüşü yapan otomobille çarpıştı. Çarpmanın etkisiyle takla atarak yere savrulan motosiklet sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Kaza anı ise güvenlik kameralarına yansıdı.

    Kaza, geçtiğimiz çarşamba günü saat 19.00 sıralarında Beşiktaş Levent Konaklar Mahallesi Akçam Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Akatlardan 4. Levent istikametine giden 34 TD 7859 plakalı motosikletin sürücüsü Hamza Yılmaz, ters istikametten caddeye girdi. Cadde üzerinde bir süre seyir eden motosiklet sürücüsü, o esnada yasak olan yerden “u” dönüşü yapan Sinan H. idaresindeki 34 EG 3226 plakalı otomobile çarptı. Çarpmanın etkisiyle havalanarak takla atan motosiklet sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Çevredeki sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralı sürücüyü ambulansla hastaneye kaldırdı. Kaza anı ise güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

    Yine tersten gelmeye ve yasak yerden “u” dönüşü yapmaya devam ettiler

    Kazaya Trafik Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memurları, her 2 sürücüye de asli kusur verdi. Göz göre göre gelen kazanın ertesi günü sürücüler yine tersten gelmeye ve yasak yerden “u” dönüşü yapmaya devam ettiler. Cadde üzerinde Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) ve MOBESE kameralarının olması rağmen yasak dönüşleri yapan sürücüler kameralara da yansıdı. Olayın yaşandığı cadde üzerinde seyir eden Muhammet Yılmaz, “Geçenlerde sola dönüş yaptığı için 2 taksi kafa kafaya çarpıştı. Normalinde EDS kamerası da var, kameranın olduğunu da fark etmiyorlar” dedi.

    Başka bir motosiklet sürücüsü ise “Dönülmez tabelası olmasına rağmen dönüyorlar. O yüzden kazalar olabiliyor. Burada ters dönen gördüm ama yanlış” ifadelerini kullandı.

    Polis, kazayla ilgili inceleme başlattı.

  • Kafkas: “Hangi taraf kazanırsa yazık olurdu”

    Akhisar Belediyespor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, Gençlerbirliği maçı sonrası yaptığı değerlendirmede, “Hangi taraf kazanırsa yazık olurdu. Maçın hakkı beraberlikti. İki takım da üstünlük kuramadı” dedi.

    Spor Toto Süper Lig’in 6. haftasında Akhisar Belediyespor sahasında ağırladığı Gençlerbirliği ile 0-0 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Akhisar Belediyespor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, “Oyunun genelini değerlendirecek olursak, Gençlerbirliğ takımının yaptığı savunmaya karşı hücum organizasyonları denemeye çalıştık. Özellikle kenar oyuncularının içeride top alıp kenar beklerini biraz arkaya kaçırmak yarattığımız boş alana da Mugdat’ı sokmak istiyorduk. Çok fazla başarılı olamadık. Verkaçlar yapmamız gerekiyordu. Maalesef biraz kaliteyle ilgili. Maçın 90 dakikasını şöyle değerlendirmemiz gerekiyor; hangi taraf kazanırsa yazık olurdu. Maçın hakkı beraberlikti. İki takım da üstünlük kuramadı. Özellikle organize olan savunmaları aşmak için biraz kaliteye ihtiyaç duyuluyor. Bizim kendi içimiz de bir de kenar oyuncularımızın kenar özelliklerinin olmamasından dolayı bir takım sıkıntılar yaşıyoruz. Devreye kadar böyle gidip, devre arasında 2 tane kenar oyuncusu alabiliriz. Kulübümüzün uygun durumu olursa” dedi.

    Oynayacakları Trabzonspor maçı için de konuşan Kafkas, “Trabzonspor maçı da bizim için herhangi maçlardan bir tanesi. Gücümüz var. Gerçekçi olmak lazım. Hem oyunu hem de oyuncuyu geliştirmemiz lazım. Ben bu takımın daha iyi olabileceğini biliyorum. Aksaklıklar olmuş. Bunlar her futbol takımın da olabilir. Fiziksel açıdan da benim istediğim seviyede değil. Bu 15 günlük ara bize daha iyi gelecek. Herkes rahat olsun. Takımımız çok daha iyi yerlere gelecek. Bu süreci atlatınca Akhisarspor takımı, tabanca gibi bir takım olacak” şeklinde konuştu.

    Bir kısım taraftarın istifa sloganları atmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Kafkas, “Böyle şeyler olabilir. Her türlü şeyi söyleyebilirler. Seyirci hep kazanmayı ister” ifadelerini kullandı.