Etiket: Tankların

  • AK Parti’li Ünal: “Bu millet 15 Temmuz gecesi tankların önünden sıvışan Kılıçdaroğlu’nun kim olduğunu biliyor”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü Mahir Ünal, memleketi Kahramanmaraş’ta katıldığı iftar programında, “Bu millet 15 Temmuz gecesi hayatını ortaya koyan Tayyip Erdoğan’ı da görüyor. Kontrollü bir şekilde tankların önünden sıvışan kaçan Kemal Kılıçdaroğlu’nun da, kim olduğunu da çok iyi biliyor bu millet” dedi.

    AK Parti Kahramanmaraş İl Teşkilatı tarafından Arsan tesislerinde düzenlenen iftar programına katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü Mahir Ünal, CHP ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu siyasi tutumunu noktasında eleştirdi.

    AK Parti İl Başkanı Ahmet Özdemir’in açılış konuşmasının ardından alkışlar eşliğinde kürsüye gelen AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte Türkiye yeni bir döneme girdi. Artık Türkiye’de hiçbir şey eskidi gibi olmayacak. Şimdi Recep Tayyip Erdoğan’a, sizce Cumhuriyet Halk Partisi daha özelinde Kemal Kılıçdaroğlu, FETÖ, Almanya’sı, Hollanda’sı bütün Türkiye karşıtı küresel güçler neden karşılar? Son 4 yıldan beri Türkiye’nin bir şekilde yönetilebilir bir ülke haline gelmesi için küresel güçlerin verdiği bir mücadele var. FETÖ, PKK, DAEŞ bunun taşeronluğunu yapıyor. Peki bunun sözcülüğünü kim yapıyor? Türkiye karşıtı güçlerin, Türkiye’nin seçilmiş hükümetine düşmanlık yapan güçlerin, Tayyip Erdoğan karşıtı güçlerin sözcülüğünü kim yapıyor? Türkiye’de bu milletin anasının ak sütü gibi sandıkta tercihi olan 16 Nisan’ı kim itibarsızlaştırmak istiyor? 15 Temmuz destanını kim itibarsızlaştırmak istiyor? Bunlara iyi bakalım kardeşlerim. Ve bunu yaparken 15 Temmuz kontrollü darbe diye kim konuşuyor? Bırakın 15 Temmuz’u asıl darbe 20 Temmuz’dur. OHAL edilmesidir diye kim konuşuyor? Mühürsüz seçimin gayri resmi sonuçları diye kim konuyor? Bu lafları kimler üretiyor, nerelere servis ediyor ve kimler kullanıyor? Bunları çok iyi bileceğiz kardeşlerim. Çünkü bu oyun bizim üzerimize. Bizim çocuklarımız üzerine oynanıyor. Bu oyun bağımsız olmak isteyen, savunmasında, ekonomisinde, dış politikasında, eğitim politikalarında bağımsız olmak isteyen, kendi ayakları üzerine durmak isteyen Türkiye’yi diz çöktürmek isteyenlerin dili ve söylemidir” dedi.

    Türkiye’nin üzerinde oynanan oyunlara dikkat çeken Ünal, şunları kaydetti:

    “Bu söylemlere FETÖ hem taşeronluk hem sözcülük yapıyor. Bunu anlarız. Bu ülkedeki bir siyasi parti ve bu partinin genel başkanı bu dille nasıl konuşuyor. Türkiye’deki her şeyin meşruiyetini tartışmalı hale getiren bir ana muhalefet partisi için biz bir siyasi partidir diyebilir miyiz? Bir siyasi parti öncelikli olarak ülkesinin çıkarları yanında durur. Milli manevi hassasiyetlerinin yanında durur. Kendi ülkesine bir saldırı olduğu zaman ben kendi parlamentomda sorunlarımızı konuşurum ama bir başka ülkenin benim ülkemle ilgili yapmak istediklerine alette olmam aracıda olmam der öyle değimli ama bu CHP öylemi. Bakıyorsunuz CHP’nin bir milletvekili Avrupa Birliği Türkiye’ye yaptırım uygumlasın diyor. Hızlarını alamıyorlar Recep Tayyip Erdoğan Lahey’de yargılanacak. Bu kadar insafız bir ifadeye kendi yandaşları, candaşları bile isyan etti. Geçen gün Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar Halk TV’de dediler ki; ‘Siz ülkenin işgal edilmesini mi istiyorsunuz. Ne demek bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanının yargılanması’ diye onlar bile isyan etmek durumunda kaldı. O halde kardeşlerim oynanmak istenen oyunu iyi göreceğiz.”

    “Bunlar şehitlerimizin değil teröristlerin yanında yer alırlar”

    CHP’nin adalet yürüyüşü hakkında da açıklama yapan Ünal, “Şimdi bunlar yürüyorlar. Siz bunların hiçbir gün olsun bu millet için yürüdüklerini gördünüz mü? Bu ülkenin derdi, tasası için bunların hiç herhangi bir şekilde gayret gösterdiklerine şahit oldunuz mu? DHKP-C savcımızı şehit eder, bunlar bu ülkenin şehit edilen savcısının yanında yer almazlar. Kimin yanında yer alırlar o savcıyı şehit eden teröristin yanında yer alırlar. Bu ülkenin Aybüke öğretmeni PKK terör örgütü tarafından şehit edilir ağızlarını açıp da PKK terör örgütüne bir kelime söylemezler. Ama bunlar ne söylerler, cumhurbaşkanımıza iftira etmekte, yalan söylemekte bunların üstüne yoktur. Yalanı iftarı söyler geri çekilirler. Halbuki bir iddiayı ispat iddia sahibine aittir” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz gecesi tankların önünden sıvışığını söyleyen Ünal, “Bunların derdi hakikat ya da adalet değil. Bunların derdi 4 yıldan beri devam eden Türkiye karşıtı cephenin amacına ulaşması için kendilerine verilen görevleri, kulaklarına sufle edilen görevleri maalesef tekrar etmekten ibaret. Ama şunu bilsinler ki, bu millet her şeyin farkında. Bu millet kimin ne yapmak istediğini görüyor. Bu millet 15 Temmuz gecesi hayatını ortaya koyan Tayyip Erdoğan’ı da görüyor. Kontrollü bir şekilde tankların önünden sıvışan kaçan Kemal Kılıçdaroğlu’nun da kim olduğunu da çok iyi biliyor bu millet” diye konuştu.

  • 15 Temmuz’da tankların altına yatan gazi Sabri Ünal oyunu kullandı

    15 Temmuz hain darbe girişiminde tankların önüne yatarak durdurmaya çalışan ve gazi olan Sabri Ünal, Pendik’te oyunu kullandı. Sabri Ünal, “15 Temmuz darbe girişimi gazisi olarak üzerime düşen vazifemi yerine getirdim” dedi.

    15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Üsküdar Altunizade’de tankların önüne yatan ve sol kolunun üzerinden tank geçmesi üzerine gazi olan Sabri Ünal, sabahın erken saatlerinde oy kullanmak için evinden çıkarak Pendik Kavakpınar İlköğretim Okulu’na gitti. Burada oyunu kullanan Ünal, daha sonra İHA muhabirinin sorularını cevapladı. 15 Temmuz gazisi Sabri Ünal vatandaşlık görevini yaptığını söyleyerek, “Ülkemiz birçok darbe girişimi yaşadı, bunun sonuncusu 15 temmuz darbe girişimidir. Ben 15 Temmuz darbe girişimi gazisi olarak üzerime düşen vazifeyi yerine getirdim, tercihimizi kullandım. Aynı şekilde herkes tercihini kullansın, vatana, millete hayırlı olsun” dedi.

    Sabri Ünal, Üsküdar Altunizade’de tankların önüne yatarak gazi olmuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Giresun’da katıldığı mitingde gazi Sabri Ünal’ı alnından öpmüştü.

  • Şimşirgil: “Millet tankların önüne yatmasaydı Türkiye karanlık günler yaşayacaktı”

    Vatandaşlara kitap okuma alışkanlığını kazandırmak için kahvehanelere kütüphane köşesi oluşturan Yıldırım Belediyesi, diğer yandan da Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’i ilçe sakinleriyle buluşturarak güncel konular hakkında sohbet etme imkanı sunmaya devam ediyor.

    Kahvehaneden kıraathaneye kültürel dönüşüm projesi çerçevesinde Yıldırımlılarla buluşan ünlü tarihçi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, ’Misak-ı Milli ve 15 Temmuz’ konulu programı ile ilçe sakinleriyle Esenevler Mahallesi Demirtaş Kıraathanesi’nde bir araya geldi. Yıldırımlıların büyük ilgi gösterdiği konferansta, Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet dönemi siyasi hayatlarında gizli kalmış yönleri aktaran Ahmet Şimşirgil, 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimi hakkında da önemli bilgiler verdi.

    Yıllardır İslam’a hizmet ettiklerini iddia eden hainlerin planlarının sonunda bir milletin alnına kurşun sıkacak, bir devleti yıkacak hale geldiğini dile getiren Şimşirgil, “Hainler bertaraf etmeseydi 16 Temmuz itibariyle Türkiye’de karanlık günler yaşanmaya başlanacak, insanlara zulme uğrayacaktı. Ancak bu millet tankların önüne geçerek kalleş kalkışmaya geçit vermedi” diye konuştu.

    Osmanlı döneminde yaşatılan kıraathane kültürünün Yıldırım’da tekrar hayat bulmasından dolayı mutlu olduğunu belirterek başta Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür eden Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in katılacağı bir sonraki kahvehane programı, 24 Ocak Salı günü Piremir Mahallesi’ndeki Çamlık Kıraathanesi’nde gerçekleşecek.

  • Darbe teşebbüsü akşamı tankların altına yatanlar yaşadıklarını anlattı

    Sakarya’da ’İçimizdeki Kahramanlar Tecrübe Konuşuyor’ paneli geniş katılımla gerçekleşti. Darbe teşebbüsünün olduğu akşam tankların altına yatan kahramanlar yaşadıklarını anlattı.

    15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarına karşı diren Lütfü Çiçek, Metin Doğan ve Vildan Güvercin “İçimizdeki Kahramanlar Tecrübe Konuşuyor” paneli çerçevesinde Kent Meydanında yaşadıklarını aktardı. Gerçekleşen panele Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, AK Parti Sakarya İl Başkanı Fevzi Kılıç, İl Jandarma Komutanı Albay Emin Dursun, Vali Yardımcıları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Doğan: “Vicdanın sesine kulak veren insanların sevgilisi oldum”

    Atatürk Havaalanı kapısı önünde ilerleyen tankın önüne yatan Metin Doğan yaptığı konuşmada, “Yüz binlerce insanın ölmesini engellemek adına o tankın altına yattım. Direk ben canlı yayın yapılan yere gittim. Eğer orada benim öldüğüm canlı yayında gösterilirse, ben biliyorum şoka girdi herkes ne oluyor demeye falan başladılar, ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Çok büyük bir eylemin yapılması gerekiyordu. Bunu ben bir anlık heyecan ile yapmadım, gayet planlı ve bilinçli olarak yaptım. Ben orada paletlerin altında ezilirsem insanların sokağa çıkacağını düşündüm ve o yüzden bunu yaptım. Dua ettim ’Allah’ım bana ateş etmesinler, ateş ederlerse ayağıma falan alırlar kenara çekerler, ben de amacıma ulaşamazdım. O yüzden durmadan bağırdım, tahrik ettim ezmeleri için. Hareket ediyorum, paletin altına yatıyorum böyle, şahadet getiriyorum. O kadar bilinçli ki, şuur kaybı falan yok, ölüm şeklimi bile ayarlamaya çalışıyorum. Palet neden çok geniş değil diyorum kendi kendime, ona göre iç organlarım, kafam, beynim bir anda gitsin hiç hayatta kalmak gibi bir düşüncem yok. Allah bana öyle bir ödül nasip etti ki, ben bir sanatçı olsam beni iyi kalpli insanlar da sever kötü kalpli insanlar da ya da bir futbolcu. Ama Allah ban öyle bir ödül verdi ki, vicdanın sesine kulak veren insanların sevgilisi yaptı. Bunun için Allah’a hep dua ediyorum, hep de edeceğim” dedi.

    Güvercin: “Saçımda kocaman bir et parçası olduğunu gördüm”

    Duygusal bir dille darbe gecesini anlatan Milli sporcu Vildan Güvercin gözyaşlarına hakim olamadı. Güvercin, “Askerimizin aldığı bir tedbir diye düşündük. Daha sonra başbakanımızın yaptığı açıklamayı dinledik, ’Bu bir kalkışma girişimidir’ dedi. Daha sonra Cumhurbaşkanımızın talimatını alır almaz evimizden çıktık. İlk önce ailemle birlikte Opera’nın oraya gittik. Orada bir tankla mücadele ettik. Yarım saat, kırk beş dakika tankı durdurmaya çalıştık. Orada tankı etkisiz hale getirdikten sonra Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne gittik. Biz o istikamette ilerlerken zaten oranın tarandığını görüyorduk. Üstümüzden F-16l’ar geçiyordu,seslerini duyuyorduk. Ona rağmen bir kere bile düşünmedik geri dönmeyi. Bizim burada ne işimiz var demedik. Ben ateş ettikleri anda yere çöktüm, ateşin kesildiğini hissettim ve ben o anda dedim ki ’Rabbim, ömrüm buraya kadarmış’ O an öleceğimi düşündüm. O anda ölüm korkusu insanın içine girmiyor ama diyorsun ki ömrüm buraya kadarmış. Ateşin kesildiğini hissettiğim anda ayağa kalktım. Annemle babamın vurulduğunu gördüm. Babamın yüzü kanlar içindeydi. Bir bayrak bularak annemin bacağına bağladım. Daha sonra hastaneye götürmek için araba bulmaya çalıştım. Daha sonra bir taksinin önüne atladım, annemle babamı hastaneye götürdüm. Annemle babam acilin içindeydiler, ben dışındaydım.Saçımı o gece toplamıştım ve saçımda o gece bir şey hissettim. İlk başta saçım dolaştı sandım ve elimi saçıma attığım zaman et parçası olduğunu gördüm. Kocaman bir et parçası vardı kafamda. Uzun süre öyle kaldım. Üzerimizden F16’lar geçiyor. İnsanlar o esnada sağa sola kaçıyor refleks olarak. Ben o şekilde durdum öylece çünkü ben ölümü yarım saat önce nefesim kadar yakın hissetmiştim. Bir insan vücudunu düşünün, onu da Türkiye olarak düşünün. İnsan vücudunda bir organ olmadığı zaman, mesela elimiz gibi, o insan yaşamını devam ettirir. Ama Recep Tayyip Erdoğan bu insan vücudunun kalbi. Kalp, vücuda kan pompalamazsa o vücut yaşayamaz” diye konuştu.

    Çiçek: “Kendi kurşunumla vurulmak beni bitirirdi”

    Eski emniyet müdürü Lütfü Çiçek ise yaptığı konuşmada, “Esas kahraman, Niğde’nin Bor ilçesinin Çukurkuyu Şehitliği’nde yatıyor. Esas kahraman, Ankara Cebeci Şehitliği’nde. İstanbul Zincirlikuyu Şehitliği’nde. Yani haşa biz suyun üstü bile olamayız. Esas kahraman o gece havada 35 tane F16 varken Marmaris’ten helikoptere binip oradan uçakla İstanbul’a halkıyla buluşmaya gelen liderdir asıl kahraman. Beni istihbarat daireden aradılar, ’Akıncı Üssü’ne müdahale edemiyoruz oradan kalkan uçaklar Özel Harekat’ı bombalıyor’ diye. Tam şehit sayısını söylemediler bana. Birkaç tane şehidimiz var dediler. Hemen Akıncı Üssü’ne gidilip gerekli tedbirlerin alınması gerek dediler. 15 dakika içinde oraya giderken o arada dedim ki, ’Söyleyin Sayın Belediye Başkanımız Melih Gökçek’e, oraya kamyon kepçe mıcır falan getirsin de içeri girebilirsek bari dökeriz. Pisti kullanılmaz hale getiririz’ Bunlar gelinceye kadar biz gittik. Kendi silahlarımızla elektrik tellerine ateş açmamız suretiyle oranın elektriğini kestik bir müddet. Ama meğer 4 gün yetecek kadar jeneratör varmış orada. Bu arada halk ve o belediye araçları geldi oraya. F16’lara ateş açıyoruz kendi beylik silahlarımızla. Hatta bacanağım bana güldü, ’Abi, Baretta ya da CZ ile uçak mı vurulur’ dedi. Ben dedim ki, ’At kardeşim at, Seyit Onbaşı kendisi mi kaldırdı o gülleleri?’ İki gün sonra biz Akıncılar’a gittik. Helikopterlerin hepsi isabetli. Ölüm insanın aklına hiç gelmiyor. Zaten başta abdestinizi almışsınız, kefeninizi giymişsiniz ya ve uğrunda öleceğiniz şey vatansa imansa hiç aklınıza gelmiyor ölüm. Böyle güle oynaya. Bir şey olsaydı çok zoruma giderdi. Güneydoğu’da çok mücadele ettim, askerde Şemdinli’deydim. Diyarbakır’daydım. PKK kurşunuyla, terörist kurşunuyla şehit olmak değil de kendi kurşunumla vurulmak beni bitirirdi. Gözümü kimse kapatamazdı benim” şeklinde konuştu.

  • Enerji ve Tabi Kaynaklar Eski Bakanı Yıldız: “15 Temmuz gençlerimizin tankların karşısında durduğu gündür”

    Enerji ve Tabi Kaynaklar eski Bakanı AK Parti Kayseri Milletvekili Taner Yıldız, Nevşehir Diriliş meydanında düzenlenen demokrasi nöbetine katıldı.

    Nevşehir’de Diriliş meydanında düzenlenen demokrasi nöbetine katılan Enerji ve Tabi Kaynaklar eski Bakanı Kayseri Milletvekili Taner Yıldız, 15 Temmuz’un çocuklarımıza ve torunlarımıza Türkiye’yi yeniden inşa ettiğimiz günün adıdır dedi. Yıldız, “Gönlünü ve kalbini siper etmiş siz değerli vatandaşlarımızla beraber Türkiye’nin geleceği hazırlanmıştır. Türkiye’nin istikbaline, Türkiye’nin istiklalini hedef alan ve onu yalnızca darbe girişimi ile değil yalnızca bir kaos oluşturma ile değil ülkeyi bölmek isteyenlerin karşısında duran siz değerli kardeşlerim ile beraber buradayız. 15 Temmuz, 27 Mayısların, 12 Eylüllerin, 27 Nisanların, 28 Şubatların idaresine iradeyi bir şekilde koyamamış vatandaşlarımızın şahlandığı gündür. 15 Temmuz göbeğini kaşıyan adam diye sürekli taftif edilen vatandaşımızın şahlandığı gündür. 15 Temmuz bu gençler rüştünü ne zaman ispat edecek dediği gençlerimizin kendilerini tankın karşısında durduğu gündür. Biz çocuklarımıza ve torunlarımıza inşallah Türkiye’mizin inşasını başlattığımız gündür. Bugün burada bu meydan yalnızca AK Partililer değil MHP’lileri, CHP’lileri büyük partililerin ve diğer partilerin hep birlikte ortak payda da buluştuğu gündür. Bizler ayrılığı gayrılığı değil birlik ve beraberliği beraber dirilişimizin bulunduğu günü şehitlerimiz ile anıyoruz” diye konuştu.

    Yıldız’ın konuşmasının ardından Nevşehir Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Nevşehir Milletvekilleri Mustafa Açıkgöz, Murat Göktürk, Ebubekir Gizligider, Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, İl Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Jandarma Albay Metin Alkaya, İl Emniyet Müdürü Metin Kalayoğlu demokrasi mitingine katılan vatandaşları selamladı.