Etiket: Tanıttı

  • Parisli modacılar yeni kreasyonlarını tanıttı

    Fransa’da Parisli modacılar birbirinden ilginç yeni modellerini düzenledikleri defilelerle tanıttı.

    Avrupa’yı saran ekonomik kriz Parisli modacıları da etkiledi. Haute Couture bitti gözüyle bakılırken, Parisli modacılar birbirinden ilginç yeni modellerini düzenledikleri defilelerle tanıttı, bazı modacıların ise kemer sıktığı görüldü. Paris Haute Couture Moda Haftası dolayısıyla genç modacı Stephane Rolland defile yerine yeni kreasyondan bazı kıyafetleri bir resim galerisinde sergiledi. Parisli moda severlerin bu tarzı daha fazla beğendiğini söyleyen Fransız Modacı Rolland, kıyafetlere dokunma ve kıyafetleri inceleme şansı olduğunu söyledi. 2017 İlkbahar-Yaz mevsimi için hazırladığı 15 farklı kıyafeti sergileyen Stephane Rolland, kırmızı, beyaz ve siyah renkleri tercih etti.

    Resim galerisinde sergilediği kıyafetlerle ilgili kısa bir açıklama yapan modacı Stephane Rolland, “Defile olarak değil de değişik tarzda sergileyerek tanıttığım, 2017 İlkbahar ve Yaz Kreasyonum için hoş geldiniz diyorum. Gördüğünüz gibi yeni kreasyonumdan bazı kıyafetleri sergiye koydum, dilerim beğenmişsinizdir. Geldiğiniz için teşekkür ederim” dedi.

    Türkiye’nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa’nın eşi Sefire Tülay Musa, Uluslararası Organizatör Erkan Özerman, sinema oyuncusu Güngör Bayrak, Türkiye’de Haydarpaşa’nın gelini olarak ünlenen Cristine Haydar ile Türk Kültür ve Tanıtma Müşaviri Serra Aytunç Serge defileyi gezenler arasındaydı.

  • ATO Başkanı Baran Marka Festivali’ni tanıttı

    Ankara Ticaret Odası’nın yeni (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ilk basın toplantısında ATO’nun 14-15-16 Aralık 2016 tarihleri arasında düzenleyeceği Ankara Marka Festivali’ni tanıttı.

    ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Hilton İstanbul Bosphorus’ta düzenlediği basın toplantısında Ankara Marka Festivali’nin bu yıl ikincisini gerçekleştireceklerini belirterek, küresel ekonominin sancılar yaşadığı bir dönemde markalaşmanın büyük önem taşıdığını vurguladı. Festivalin bu yılki ana temasının “Bilim Ağacının Gölgesinde: Geleceğe Dönüş” olduğunu söyleyen Baran, “Ankara Ticaret Odası olarak bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Ankara Marka Festivali ile markalaşma konusuna dikkat çekmeyi, vizyon oluşturmayı ve Ankara’dan küresel markalar çıkmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

    Baran, amaçlarının dünyanın geleceğine damga vuracak olan bilim, teknoloji ve markanın ortak yolculuğuna dikkat çekmek olduğunu da kaydetti. Markalaşmanın Türkiye’nin gelişmiş ülkeler içerisinde yer almasının en önemli koşullarından birisi olduğunu dile getiren Baran, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dünyada son dönemde pazar yapısı, tüketici yapısı ve rekabet koşulları değişmektedir ve bu değişim rüzgarı önüne kattıklarını güçlendirirken ardında bıraktıklarını zayıflatmaktadır. Yeni şartlar gösteriyor ki, işletmeler küresel ürün ve markalaşmaya her zamankinden daha fazla önem vermek zorundadır. Eski üretim biçimlerinden katma değeri yüksek ekonomiye geçmeliyiz. Bunun için bilgiye ulaşmanın bütün kanallarını açmalıyız. Gençlerimize dünya ile rekabet edebilecek becerileri kazandırmalıyız. Hantal üretim ekonomisinden bilgi ekonomisine geçmeliyiz. Orta gelir tuzağını aşmak için, ucuz turizm, babadan kalma tarım, köhne üretim biçimlerinden sıyrılıp teknoloji ekonomisine yürümeliyiz. Eğitimde ve ekonomide çağ atlamanın yolu, bilim, teknoloji, matematik ve mühendislik becerilerinin artırılmasından geçmektedir. Eğitimde beklenen yapısal reformların reçetesi budur. Eğer Türkiye bir mucize yaratmak istiyorsa, bunun yolu, bilim, fen ve matematik becerilerinin artırılmasıdır. Türkiye bilim ve fen ekonomisine yönelmelidir. İşte tüm bu nedenlerle, Ankara Ticaret Odası olarak Ankara Marka Festivali’ni düzenliyoruz.”

    Baran’dan iş dünyasına döviz çağrısı

    Konuşmasında güncel ekonomik konulara da değinen ATO Başkanı Baran, Türkiye’nin çok hassas ve çok çalışılması gereken bir dönemden geçtiğini bildirdi. Dolar kurundaki yükselişe dikkati çeken Baran, Ankara Ticaret Odasının geçmişte de benzer durumlar yaşandığında üyelerine ve kamuoyuna TL’ye itibar gösterilmesi çağrısı yaptığını hatırlattı. Bu konunun sadece hükümetin sorumluluğunda olmadığına işaret eden Baran, iş dünyasına seslenerek, “Bu ülkeyi samimi duyguyla seven kardeşlerimiz dövizlerini bozdurup Türk lirasına dönüyorlar. Şimdi cepte döviz bulundurmak değil eli taşın altına koymak zamanıdır. Vatandaşın gösterdiği duyarlılığa iş dünyası da katılmalıdır” dedi.

    Festival 14 Aralık’ta başlıyor

    ATO Reklam Marka ve Pazar Geliştirme Özel İhtisas Komisyonu Başkanı Zafer Hacıosmanoğlu da, ATO’nun ev sahipliğinde ve Çalık Holding’in ana sponsorluğunda yapılacak Ankara Marka Festivali’nin programı, konuşmacılar ve konuklar hakkında bilgi verdi. Hacıosmanoğlu, “Festival, bu yılki temasıyla marka ile bilim ve teknolojinin fantastik yolculuğunu konu alıyor. Zirve, bir yandan bilimin ışığıyla aydınlanan markaları mercek altına alırken, diğer yandan yerleşik şirketlere, gençlere, startup – kuluçka girişimlere bilim ve teknolojiye dayalı yeni bir yol öneriyor” diye konuştu.

    Geçen yıl düzenlenen 1’nci Ankara Marka Festivali’nde 3 salonda 44 oturum gerçekleştirildiğini, konularında uzman 60 konuşmacının sahne aldığını ve festivali 8 bin 500 kişinin izlediğini anlatan Hacıosmanoğlu, “Bu yıl ise yine 3 gün boyunca 10 salonda 114 oturumda 132 konuşmacı sahne alacak. İzleyici sayısının ise 15 bini bulmasını bekliyoruz. Bu, gerek salon, gerek oturum, gerek konuşmacı ve gerekse de izleyici sayısıyla bir rekor” diye konuştu.

    Festivale iki senedir destek olduklarını ve gurur duyduklarını belirten Çalık Holding Kurumsal İletişim Direktörü Özlem Yalçın ise, Çalık Holding olarak markalaşma ve inovasyona önem verdiklerini ve Ankara Marka Festivali gibi çalışmalara her zaman destek olmaya çalıştıklarını dile getirdi.

    Festivalde yıldızlar geçidi

    Ankara Marka Festivali’nde bu yıl aralarında Murat Dalkılıç, Selami Şahin, Cemil Tokel, Ahmet Pura, Mehmet Dinçerler, Sami Kariyo, Abbas Güçlü, Buğra Kazancı, Fatma Turgut, Ferman Akgül, Murat Kolbaşı, Sinan Öncel, Nazım Salur, Hakan Baş, Gamze Cizreli, Ferhat Göçer, Hande Fırat, Şeyda Coşkun, Metin Hara’nın da bulunduğu, kendi alanında bireysel marka haline gelmiş ünlü isimler, ekonomide lider firmaların üst düzey yöneticileri, uluslararası temsilciler, akademisyenler, marka, reklam, iletişim dünyasından uzmanlar, üniversite öğrencileri ve basın mensupları konuşmacı olarak yer alacak. Festivalin ana oturumlarında marka inşası, marka kimliği, marka oluşturma, nasıl marka olunur, tutundurma ve marka stratejileri, marka-patent koruma, AR-GE, teknoloji, marka aşkı ve sadakati, marka şahsiyeti, marka ve tüketici hakları, marka ve bilim kurgu ilişkisi, marka yaratmada bilimin rolü konuları ele alınacak.

  • Lenovo yeni akıllı telefonunu tanıttı

    Lenovo, yeni akıllı telefonunu Moto Z’yi düzenledikleri toplantıyla tanıttı.

    Lenovo yeni akıllı telefonu ’Moto Z’ modelini ve modlarını düzenledikleri toplantıyla tanıttı. Yapılan bilgilendirmeye göre; askeri uçaklarda kullanılan alüminyum ile paslanmaz çelik kullanılarak üretildi. Qualcomm SnapdragonTM 820 işlemci, 4 GB RAM, 13MP arka, 5MP ön kamera, 30 saate kadar pil ömrü, Insta-Share Projektör modu, su sıçramalarına dayanıklılık ve 32 GB veya 64 GB dahili hafıza seçeneklerine sahip telefonda microSD’nin de eklenerek 2 TB’ye kadar hafızaya çıkabilecek.

    Kullanıcılara kendi telefonlarını ihtiyaçlarına göre tasarlama ve kullanma imkanı sunacak Moto Mod’ların, telefonun özelliklerini geliştirmeye yarayacağı belirtilerek şimdiki ve gelecekteki tüm Moto Z ürünleriyle uyumlu olarak tasarlandığı kaydedildi.

    Lenovo Türkiye Akıllı Telefon Kategorisi Ülke Müdürü Hakan Sökmen, konuyla ilgili yaptığı konuşmada; “Akıllı telefon pazarı Türkiye’de yılda yaklaşık 12 milyonun üzerinde adet bir pazar ve senelik 6 milyar dolarlık bir değere ulaşıyor. Lenovo ise Ocak-Eylül 2015 ve 2016 kıyaslamasında toplam zincir mağazalar kanalında hem adetsel hem de cirosal olarak yüzde 402 ile en fazla büyüyen marka oldu. Şu an Türkiye’nin teknoloji marketlerinde en çok satılan üçüncü marka durumundayız. Kullanıcılar bu güne dek hep benzer tip akıllı telefonlar kullanmak zorunda kaldılar. Ama biz, kullanıcıların akıllı telefonlarının yetkinliklerini diledikleri gibi artırabilmeleri gerektiğine inanıyoruz” dedi.

    Basın toplantısında Moto Z ailesini ve Moto Mod’ları hakkında ayrıntılı bilgi veren Lenovo Ürün Geliştirme Direktörü Christoph Janeba ise “Moto Z ile dünyada ve Türkiye’de benzersiz ürünleri tüketicilerle buluşturmaktan dolayı çok mutluyuz. Lenovo tarafından geliştirilen Moto, modları sayesinde size istediğiniz telefonu tasarlama imkanı tanıyor. Moto Z ise Türkiye’ye dünyanın en ince telefonu olarak geliyor” diye konuştu.

  • EMS Yazılım, ERP çözümlerinde kullanacak Octopod projesini tanıttı

    EMS Yazılım, kurumsal kaynak planlaması (ERP) çözümlerinde kullanılmak üzere geliştirdiği Octopod Yazılım Geliştirme Platformu’nu tanıttı.

    EMS Yazılım, süreç yönetiminde devrim yapacak bir yazılıma imza attı. Kurumsal kaynak planlaması (ERP) çözümlerinde yerli ya da yabancı teknoloji tarafından, müşterilere önerilen çözümlerin yetersizliğinden yola çıkılarak 4 yılda geliştirilen Octopod Yazılım Geliştirme Platformu hayata geçti. Octopod Yazılım Geliştirme Platformu’nun, 4 yıllık AR-GE çalışması, 15 bin saatin üzerinde test ve uygulama, yüzün üzerinde implementasyon ile 5 milyon TL’lik bir yatırım ile hayata geçtiği kaydedilen açıklamada, Octopod sayesinde her firma, kendi ERP modülünü geliştirebileceği bildirildi.

    Yapılan açıklamaya göre; Octopod’u kullanmak için ileri seviyede yazılımcıya ihtiyaç yok. Toplamda 9 saatlik bir eğitimin sonunda herkes yazılım geliştirebilir. İnternet olan her yerden geliştirme platformuna erişilerek tasarım yapmak mümkün. Bu sayede firma klasik metotlara oranla 6-20 kat arası bir hıza ulaşıyor.

    Octopod’un tanıtım toplantısında konuşan EMS Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Balo, sektördeki hazır paket yazılımların müşterinin ihtiyacını tam olarak karşılayamadığını bu nedenle verimliliğin yüzde 65’lerde kaldığına değindi. ERP’nin ana hedefinin kaynakların etkin kullanımı olduğunu belirten Balo, “Mevcut yazılım ürünleri ile bu etkinliğin sağlanması söz konusu olamıyor. Neden? Çünkü, hazır yazılımın bir firmaya implemantasyonu 12-18 ay arası değişiyor. Bu esnada firmanın ihtiyaçları değişiyor. Hatta programları kullanmaya başlayan insan kaynağı değişiyor. Eğitim süreci ise bambaşka bir problem. Teknolojinin kendine has dili, firma çalışanların günlük hayattaki gerçekleri ile örtüşmüyor. Mesela siz bir satış elemanısınız. Gün boyu yoldasınız. Ve akşam 6’ya kadar tüm görüşmelerinizin raporunu göndermeniz lazım. Öznelleştiremediğiniz programlarla bu süre çok uzuyor, raporlamalar aksıyor, verimlilik düşüyor. Bu sorunlarla yıllardır karşılaşıyoruz. Octopod’u buradan hareketle geliştirdik” dedi.

    “Maliyetler yüksek”

    Piyasadaki paket yazılımların hantal, özelleştirilmiş yazılımların ise yüksek bütçeli olduğuna dikkat çeken Şenol Balo: ” Türk ekonomisinin bel kemiğini küçük ve orta ölçekli işletmeler oluşturuyor. Temelde maliyetlerin yüksek olması sebebiyle bu firmalar özelleştirilmiş yazılımlara erişemiyor, teklif dahi almıyorlar. Bir kere paket yazılım aldığın zaman da, o firmaya bağımlı hale geliyorsun. Bu bir işletme için zaman kaybı” diye konuştu.

    Octopod’un yazılımcı olmak isteyen yeni mezunlar için de ideal olduğunu söyleyen Balo sözlerine şöyle tamamladı: “Sektörde nitelikli eleman açığı var. Ayrıca çok ciddi bir sirkülasyon var. Mezunlar ise, başka iş yapma derdinde. Çünkü yazılım geliştirmek uzun bir süreç. Octopod yazılımcı olmak isteyenlere de bir kariyer vaat ediyor. Sadece 9 saatlik bir eğitimle her yeni mezun bir Octopod bayisi haline gelebilir”.

  • Eski eşini sosyal medyada ‘hayat kadını’ olarak tanıttı

    Kırşehir’deki eski eşinin barışma teklifini kabul etmemesi üzerine sosyal medyada eşinin ve ailesinin adresini vererek, hayat kadını olarak tanıtan eski koca aranıyor.

    İddiaya göre, 7 yıl önce evlendiği ve bir süre önce boşandığı S.U.’ya tekrar barışma teklifinde bulunan N.Ş, barışma teklifini kabul etmeyen S.U.’nun ve ailesinin adresini sosyal medyada verip, eski eşini hayat kadını gibi gösterdi. Bunun üzerine S.U. ve ailesi, N.Ş. hakkında şikayette bulundu. N.Ş., polis tarafından her yerde aranıyor.

    S.U.’nun kardeşi E.U., kız kardeşinin eski eşi tarafından tehdit edildiğini ve evlerine gelerek kız kardeşini soranlar nedeni ile sinir krizi geçirdiğini söyledi. Eski eniştesinden şikayetçi olan E.U., yaşadıklarını şöyle anlattı:

    “Kız kardeşimin eski eşi boşandıktan sonra yaptığı barışma teklifini kabul etmemesi sonrası kız kardeşimi sosyal medya üzerinden tehdit ederek, ikamet adresimizi verip, eski karısını fahişe olarak gösterdi. Bizler sosyal medya üzerinden kız kardeşimin eski eşinin adreslerini tespit ederek şikayetçi olduk. Evimize yapılan propaganda sonrasında gelen birçok kişi ile de kavga ettim. Kız kardeşimin yaşadığı durum sonrası eşinden şikayetçi olmamıza rağmen sosyal medya üzerinden tehditler devam etmekte.”

    Aile BİMER’e de şikayette bulundu

    İnternet üzerinden BİMER’e de şikayette bulunduğunu aktaran E.U., “Kardeşim 7 yıl evli kaldıktan sonra eşinden şiddetli geçimsizlik nedeni ile ayrıldı. Kardeşim, boşandığı eşi yüzünden rahatsızlanarak tedavi altına alındı. Hala bu adam yüzünden tedavi görmekte. Sosyal medya hesapları üzerinden fotomontaj yöntemi ile kardeşimin fotoğrafları yanına uygunsuz fotoğraflar ekleyerek ikametimize yönlendirme yapılmakta, kardeşimin çalıştığı iş yerinde de bu nedenle baskı oluşmakta” dedi.

    Almanya’da yaşayan eski koca N.Ş.’nin Türkiye’ye gelebilmesi için aile hukuk mücadelesi verirken, eski kocanın Türkiye’de ‘tehdit ve hakaret’ suçlarından hakkında 5 yıl kesinleşmiş ceza olduğu öğrenildi. N.Ş.’nin Kırşehir’de tanıdığı bazı kişileri de sosyal medya üzerinden tehdit ettiği ve sosyal medya üzerinden servis yaptığı öğrenildi.