Etiket: Tanıtımı

  • ‘Kırmızı Altın Safran’ projesinin tanıtımı yapıldı

    Safranbolu Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü tarafından sunulan ‘Dünya Miras Kenti’nin Kırmızı Altını Safran’ projesinin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.

    Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) tarafından 2018 Sosyal Kalkınma Mali Destek Programı kapsamında kabul edilen projenin tanıtım toplantısı Tarihi Çarşıda bulunan Cinci Handa gerçekleşti. Programa, Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Sözen, İl Genel Meclis Üyesi Ahmet Cengiz, İlçe Jandarma Komutanı Yzb. Burak Ören, İlçe Emniyet Müdürü Osman Gül, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Emre, Safranbolu TSO Başkanı Ali Sami Acar, kurum müdürleri ve vatandaşlar ve çiftçiler katıldı.

    “Safran hakettiği değeri bulacaktır”

    Saygı Duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması ile başlayan programın açılış konuşmasını yapan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Emre Safranbolu denildiğinde akla ilk gelen değerlerden birisinin Safran bitkisi olduğunu belirterek, “Bizde bu iki değeri birleştirerek gerçekleştirdiğimiz projeye Dünya Miras Kenti’nin Kırmızı Altını Safran ismini koyduk. Projenin amaçlarından bir tanesi bu değeri her daim gündemde tutmak. Bir diğer amacımız ise yetiştiricilerimize safranı tanıtmak ve safrana sahip çıkmalarını sağlamak ve çeşitli eğitimler vermek. İnşallah projemiz ile safran hak ettiği değeri çok daha geniş kapsamlı bir şekilde bulacaktır” dedi.

    Safran için güzel ve yeni bir başlangıç olduğunu ifade eden İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahi, “Safran Safranbolu için ne kadar değerli ise Karabük için de o kadar önemli. Bir şehri marka yapan bazı unsurlar vardır. Karabük için nasıl KARDEMİR var ise, Dünya Miras Kenti Safranbolu için de Safran vazgeçilmezdir. Safran bitkisi bu bölgenin en önemli geçim kaynaklarından birisi idi. Bu bölgeye özelliğini katan ve ilçemiz için oldukça önem arz eden unsurlardan bir tanesi idi” diye konuştu.

    Safranbolu’ya ismini veren Safran bitkisinin hem kaymakamlık hem de belediye olarak çalışmalarında en başta gelen gündemlerinden olduğunu söyleyen Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, “Safran yüzyıllardır ticaretin kaynağı olmuş. İşte burada biz düşen görev ise bu bitkiye tarımsal değeri ve ekonomik anlamda da değeri olan Safranı her zaman gündemimizde tutmaktır” ifadelerini kullandı.

    “En büyük sorun devamlılığı sağlamak”

    Projenin sayesinde Safranın her zaman gündemde tutulacağını kaydeden Ürkmezer, “Bu vesile ile yeni nesillerce bilinmesini sağlayacağız. Evet, Safran biliniyor, gelen ziyaretçiler soğanlarını alıyor ama buradaki en büyük sorun, devamlılığı sağlamak. İşte bu proje ile devamlılığı sağlamayı da amaçlıyoruz. Bilindiği üzere Safran üretimi emek isteyen bir çalışma. İnsanlar artık daha az emek harcayıp paraya daha çabuk ulaşma derdinde. O nedenle gençle, tarımla uğraşanlar bile safrandan uzak duruyor. Ancak, bizler bu proje ile Safran üretimini bir nebze olsun geliştirebilirsek mutlu oluruz. Bunun hem safran üretimine hem ekonomimize hem de ilçemizin tarımsal potansiyelinin canlandırılması anlamında önemli bir adım olacaktır” diye konuştu.

    Ürkmezer projenib sadece ilçe bazında değil bakanlık ve Karabük Valisi Kemal Çeber tarafından da desteklendiğini belirtti.

  • Yeni pamuk türlerinin tanıtımı dualarla yapıldı

    Aydın’ın Nazilli ilçesinde yeni pamuk türlerinin tanıtımı ve ilk hasadı için tarla günü düzenlendi. Türkiye’nin pamuk üzerinde ilk ve tek araştırma enstitüsü olan Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü, geliştirilen yeni türlerinin tanıtımını dualarla yaptı. Beyaz altın pamukta geliştirilen devrim niteliğindeki yeni türlerle dekarda 3-4 kat artış sağlandı.

    Aydın’ın Nazilli ilçesinde 1934 yılında Atatürk tarafından kurulan ve günümüze kadar geliştirdiği 45 yeni pamuk türü ile Türk Pamukçuluğunun yanısıra dünya pamukçuluğuna da büyük destek sağlayan Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü’nde yeni türlerin tanıtımı ve tarla günü etkinliği büyük ilgi gördü. Pamuk hasadının bereketli olması ve yeni türlerin ekonomiye daha fazla katkı sağlaması için dua edildi.

    Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Mustafa Koray Şimşek ve enstitü yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe AK Parti Aydın Milletvekili Bekir Kuvvet Erim başta olmak üzere AK Parti Nazilli İlçe Başkanı Bülent Sayar, İlçe Tarım ve Ormancılık Müdürü Sunay Güler, Nazilli Müftüsü Mustafa Topaloğlu, Nazilli Ziraat Odası Başkanı Necdet İzgü, Muhtarlar, pamuk üreticileri, tekstilciler, banka temsilcileri ve davetliler katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından Enstitü Müdürü Mustafa Koray Şimşek, kuruluşundan günümüze kadar enstitünün yaptığı çalışmaları ve pamukçuluğa katkılarını anlattı. Enstitünün Islah ve Genetik Bölüm Başkanı Ziraat Yüksek Mühendisi Süleyman Çiçek yeni geliştirilen SC 2079, SC 2009, Harem 1, Harem 2, Efe ve Ergüven Pamuk türlerinin dekardaki verimde 650-700 kilogramlara ulaşarak pamukta devrim yaptığını belirtti. Çiçek, yine pamukta bir ilk olan çırçır verimi ile lif kalitelerinin aynı oranda yükseldiğini, ayrıca pamukta istenen tüm özeliklerin bu türlerde bulunmasıyla da büyük başarı elde ettiklerini sözlerine ekledi.

    Nazilli Müftüsü Mustafa Topaloğlu’nun dua etmesinin ardından enstitüye ait arazilerde ekili bulunan pamukların yanına geçen topluluk yeni türlerin ilk pamuklarını yerinde inceledi. Temsili olarak ilk hasadı elle gerçekleştiren topluluk hasat döneminin de hayırlı olmasını diledi. Etkinliğin sonunda konuklara tavuk, pilav ayran ve aşure ikramında bulunuldu.

    “Yüz güldüren sonuçlar almaya başladık”

    Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Mustafa Koray Şimşek; “Yeni geliştirdiğimiz bu çeşitlerle bu sene yani 2018 yılında İzmir Bergama’dan Gaziantep’e kadar birçok lokasyonda denemelerimizi kurduk. Ve artık ülkemizde yavaş yavaş hasatta başlamış oldu. Hasat sonuçları yani verimlerimiz bize ulaşmaya başladı. Yüz güldüren sonuçlar almaya başladık. Geçen hafta İzmir Torbalı’da 650 kg verim elde ettik. Yarın itibariyle İzmir Bergama’da bir hasada davetliyiz. Orada da benzer sonuçlar almayı bekliyoruz. Yeni geliştirdiğimiz bu çeşitlerle gerek çiftçimizin gerek çırçırcımızın gerekse iplikçimizin yüzünün daha da güleceğini düşünüyor ve arzu ediyoruz. Pamuk Araştırma Enstitüsü her zaman kuruluşundan beri olduğu gibi her zaman çiftçimizin yanında ve yardımında bulunmaya hazır ve nazır durumda çalışmaya devam edecek. Çeşitlerimiz tescilli çeşitlerle kalmayıp önümüzdeki yıllardan itibaren çok daha yeni çeşidimiz gelecek. İyinin iyisini bulma gayretindeyiz. Genç ve dinamik bir kadromuz var. Çiftçilerimiz için çalışıyoruz. Ve pamuk üretilen tüm ovalara da talibiz. Hayırlı uğurlu olsun. 1959’dan 2018’e kadar tescil edilmiş toplam 45 tane pamuk çeşidimiz var. Pamuk tescil ettirmek kolay bir iş değil. Her çeşidin tescil ettirilmesi yaklaşık 10 senemizi alıyor. Fakat son yıllarda özellikle SC 2079, SC 2009, Harem 1 ve Harem 2 çeşitlerinin piyasaya arzını gerçekleştirdik. Bu çeşitlerden de olumlu yönde dönüşler almaya başladık. Önümüzdeki yıllarda da bu çeşitlere olan ilgi alaka talebin katlanarak artmasını beklemekteyiz” dedi.

    Nazilli Ziraat Odası Başkanı Necdet İzgü’de; “Pamuk tarımına çok elverişli topraklara sahip bir bölgedeyiz. Pamuğumuzun lif uzunluğu ve lif sağlamlığı yönünden kalitesi her zaman ispatlanmıştır. Buradaki çeşitler artık tarla çiftçimizin pamuk üreticimizin ürünlerinin yabancı markalarla değil de yerli tohumlarla hem ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır. Bu da artık yabancı tohumdan yerli tohuma geçmenin başlangıcı diyebiliriz. Pamuktaki kalite çok güzel. İnşallah önümüzdeki günlerde çiftçilerimizin pamuk hasatı güzel gider güzel bir hasat zamanı geçirir. Bu hasat zamanında da ürünlerini sağlıklı bir şekilde toplayıp gelirlerini artırırlar. Bölgemiz için değerli bir ürün olan pamuğun devlet tarafından da desteklenmesi çok güzel. Ancak son zamanda yaşadığımız sıkıntılar nedeniyle desteğin biraz daha artmasını talep ediyoruz” dedi.

    Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü Islah ve Genetik Bölüm Başkanı Ziraat Yüksek Mühendisi Süleyman Çiçek ise; “Şu anda tarlada gördüğümüz SC 2079 çeşidimiz tamamen yerli ve milli imkanlar kullanılarak 10 yıl boyunca 2007 yılından beri çalışmalar neticesinde elde ettiğimiz piyasaya 2018 yılında girerek ekim alanları bulan ve çiftçilerimizden de oldukça geri dönüş olarak olumlu geri dönüşler aldığımız çeşidimiz. Biz bu çeşidimizi geliştirmekle hem çiftçimizi hem çırçırcımızı hem de tekstil sanayicimizi ortak paydada birleştirip hepsi için ortak bir gelir elde edebilecekleri hepsinin memnun olabileceği bir çeşidi geliştirmeyi hedefliyorduk. Ve tüm bu özellikler hem çiftçi hem çırçırcı hem de tekstilcinin istemiş olduğu pamuk çeşidinden istemiş olduğu özelliklerin hepsini bu çeşitte toplayarak hepsine hitap edecek bir çeşit ortaya koyduk” dedi.

    AK Parti Aydın Milletvekili Bekir Kuvvet Erim’de; “Son birkaç senedir makinalaşmayla, teknolojiyle birlikte, toprakların bütünlüğünün korunmasıyla, teknik çalışmayla rekolteler arttı. Biz istiyoruz ki çiftçi hakkettiğini fazlasıyla alması için tam mamul olsun. İplik olsun, kumaş olsun, dokunsun tekstil olsun. Bununla ilgili; markalaşma olsun, arazi olsun, arsa olsun, bütün danışmanlık olsun, her türlü önlerini açmaya hazırız. Yeter ki birlik olsunlar. Kooperatifleşsinler. Şirketleşsinler. Kurumsallaşsınlar ki bu işleri yapabilelim. Altyapıya hazırız. Yeter ki girişimcilerimiz olsun. Yani çiftçilerimiz, yatırımcılarımız olsun. Çünkü bu şekilde olursa ancak bu iş daha verimli olur. Yalnız üretiyoruz, değerlendirmesini yapamıyoruz. Bu tarımda, yalnız pamukta değil bütün tarımla ilgili konularda böyle. Suyu da mutlaka verimli kullanmamız lazım” dedi.

  • Birecik Belediyesinden “İsot” tanıtımı atağı

    Şanlıurfa’nın Birecik İlçe Belediyesi, yörenin değerlerini tanıtma çabasını sürdürüyor. Kelaynak kuşlarıyla ünlü kentte en az bu kadar önemli bir başka değeri olan patlıcan ve Urfa Fıstığının ardından mutfak kültüründe önemli bir yer teşkil eden “İsot” tanıtımı için de çalışmalara başlandı.

    İŞKUR projesi kapsamında belediyede istihdam edilen bayan personeller tarafından hazırlanan isot biberi paketlenerek, kente gelen konuklara armağan edilecek. Bunun yanı sıra maddi durumu el vermeyen vatandaşlara da dağıtılacak. Birecik Belediye Başkanı Av. Faruk Pınarbaşı, nesli tehlike altında olan Kelaynak kuşları gibi patlıcanı, fıstığı ve isotu ile ünlü ilçelerinin sosyal ve kültürel yönden kalkınıp, tanıtımını sağlamak amacıyla farklı projeler geliştirdiklerini söyledi. Başkan Pınarbaşı, önce Birecik Patlıcanını tescil ettirdiklerini ardından sponsor desteği ile Urfa Fıstığı masalını anlatan katalog hazırladıklarını, şimdi sırada isot biberinin bulunduğunu ifade etti.

    Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi İsot Festivali yaparken, kendilerinin de bu tanıtıma katkı sunmak istediklerini anlatan Başkan Pınarbaşı, özenle hazırladıkları isotu küçük paketler halinde ilçeye gelen konuklara hediye edeceklerini bildirdi. Pınarbaşı, hazırlanması süren isot biberinin bir bölümünü de dar gelirli vatandaşlara dağıtacaklarını kaydetti. Yörede hasadına başlanan kırmızıbiberin özenle temizlenip kurutulmasıyla elde edilen ve “İsot” olarak bilinen ürünün hak ettiği değeri bulması için çalışma yaptıklarının altını çizen Başkan Faruk Pınarbaşı, “İlçemizde büyük ve küçük ölçekli üreticilerimiz tarafından yetiştirilen biberden elde edilen isot, Şanlıurfa genelini kapsayan mutfak kültürümüzde önemli yer teşkil ediyor. Yöremize has olan isotumuz, halk mutfağımızda pişirilen yemeklerin olmazsa olmazından birini oluşturuyor” dedi.

    Başkan Pınarbaşı, yörenin toprak özelliklerinden dolayı Birecik isotunun tadının farkını hissettirdiğini vurgulayarak, “İsotu hazır almak yerine ucuza mal etmek için İŞKUR projesi kapsamında görev yapan kadınlarımızın katkısıyla kendimiz yapıyoruz. Bu ürünleri, özel günlerde ilçemize gelen konuklarımıza hediye edip, farklı bir tanıtıma imza atmak istiyoruz. Yöremizin sosyal ve kültürel zenginliklerini tanıtma konusundaki projelerimiz sürecek” diye konuştu.

  • Sanatçılar Yozgat’ın tanıtımı için tarihi Roma hamamında yüzdü

    Yozgat’ın tarihi ve turistik güzellikleri, ’Uluslararası TUTAP Bulmaca Gezisi’ organizasyonu kapsamında yerli ve yabancı sinema, tiyatro sanatçıları Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan 2 bin yıllık antik Roma Hamamı’nda yüzme keyfi yaşadı.

    Uluslararası TUTAP Bulmaca Gezisinde dereceye girenlerin ödülleri, yerli ve yabancı sinema ve tiyatro oyuncularının katıldığı törenle Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan tarihi Roma hamamında verildi. Yarışmacılar ve vatandaşların ilgi gösterdiği tören öncesi sinema ve tiyatro oyuncuları tarihi Roma Hamamını gezerek hamam hakkında bilgiler aldı. Daha sonra sanatçılar termal havuzunda yüzerek, tarihi mekanın tanıtımına katkı sağladı. Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, 2 bin yılı aşkın bir tarihe sahip olan Roma hamamının, görselliği ile eşsiz bir değer olduğunu belirterek, “Roma hamamının termal havuzu 2 bin yıl öncesinde olduğu gibi günümüze kadar gelmiştir. Bu eşsiz güzelliği turizme kazandırmak ve dünyaya tanıtmak amacıyla çalışmalar yapıyoruz” dedi.

    Termal havuzda yüzme keyfi yaşayan sinema ve tiyatro oyuncuları ise tarihi kalıntıların görülmeye değer muhteşem bir eser olduğunu söyledi. Sinema ve tiyatro sanatçısı Ünal Gümüş yaptığı açıklamada, “Su çok güzel tarihi eser olması benim çok hoşuma gitti. Onun için de geldim zaten buraya. Yozgat hoşuma gitti. Bir de benim romatizmam var. Buna iyi geldiğini hissetmeye bile başladım. Su sıcak 45 dereceymiş zaten. Romalıların bizim güzel Anadolu’ya hediyesine teşekkür ederiz. Şu anda çok keyif alıyorum” dedi.

    Tarihi Roma Hamamında yüzme keyfi yaşayan Lübnanlı sosyal medya fenomeni Salah Chatah ise, “Harika çok güzel bir şey. Hem su güzel temiz. faydalı. Sağlık için çok iyi bir yer. Muhteşem bir hamam. İnsanlar Türk hamamına gidiyorlar, turistler buraya geldikleri zaman kesinlikle beğenecekler ve burayı görmeleri lazım” şeklinde konuştu.

    Oyuncu Selahattin Taşdöğen de şu açıklamalarda bulundu: “Emin olun, çok güzel bir su. Harika. Ne sıcak ne soğuk. Rahatsız eden bir su değil. Tarihi bir atmosfer içerisinde böyle bir suya girmek çok güzel. 2 bin sene sonra Romalılardan sonra bize kısmet oldu. İnsanı çok duygulandırıyor. Ben diyorum ki mutlaka yolunuz Yozgat’a düşsün ve gelip Sarıkaya’da bu tarihi Roma Hamamını görün. Giremezseniz bile görün.”

  • “Merkezimde Ailemleyim” Projesinin tanıtımı yapıldı

    Adıyaman Gençlik Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Gençlik Merkezi Müdürlüğünün hazırladığı “Merkezimde Ailemleyim” projesinin tanıtım toplantısı yapıldı.

    Gençlik Merkezi Salonunda gerçekleşen “Merkezimde Ailemleyim” isimli projenin tanıtım toplantısı Kuran’ı Kerim okunarak başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından proje ile ilgili bilgiler verildi.

    Gençlik Merkezi Müdürü Ayhan Tekin yaptığı açılış konuşmasında proje ile ilgili olarak, “Adıyaman Gençlik Merkezi olarak Gençlik ve Spor Bakanlığının finanse ettiği ‘Merkezimde Ailemleyim’ projesi açılışı ve 15 Temmuz konulu şiir dinletisine hoş geldiniz. 10 farklı atölyede 24 kursumuz olacak. Yaklaşık 3 ay sürecek. Ürünler sergilenecek. 300’e yakın kayıt yaptırıldı.

    İki yıl önce 15 Temmuz’da ülkemiz hainlerle karşı karşıya kalmıştı. 250 yiğit şehit olmuş ve binlerce kişi yaralanmıştı. Bu ülkenin gençleri bu hainlere izin vermedi, bundan sonrada vermeyecektir” dedi.

    Daha sonra proje ile ilgili Mehmet Tepe, bilgi vererek, “Bu projenin genel amacı, Adıyaman’da ilkokul, ortaokul, lise öğrencileri ve ailelerinin, sağlıklı bir toplumun temel öğelerinden biri olan aile bilincini geliştirmek ve sağlıklı bir aile ortamında başarılı ve ahlaklı gençler yetiştirmektir. Proje kapsamında 10 adet atölye açılacak, bu atölyelerde verilecek eğitim ve yapılacak faaliyetlerle birlikte öğrencilerin ve ailelerin akademik bilgi ve ailevi değerler kazanması sağlanacak. Aile bireylerinin içsel ve dışsal motivasyonları gelişecek, aile içi ve toplumsal iletişim becerileri yüksek bireyler yetişecek, bireylerin kendini tanıması, yeteneklerini keşfetmesi ve bu yeteneklerini hayatlarında doğru ve faydalı bir şekilde kullanmaları sağlanacaktır. Bu proje kapsamında, kurumumuzda 10 adet atölye (spor, müzik, drama, has oda, el sanatları, akıl ve zeka oyunları, dini bilimler, kitap okuma halkaları, mizah, görsel sanatlar) açılacak ve bu atölyelere öncelik dezavantajlı ailelerden gelen öğrenciler olmak üzere kayıtlar yapılacak ve öğrencilere anne ve/veya babalarıyla eğitim görme ve faaliyetlere katılma imkanı sağlanacaktır” diye konuştu.

    Daha sonra gençler tarafından 15 Temmuz ile ilgili şiirler okundu. Programa Gençlik ve Spor İl Müdürü Fikret Keleş, Emniyet Müdürü Metin Alper ile gençler ve aileleri katıldı.