Etiket: tanıtım

  • Trabzon’dan Bilecik’e gelen tanıtım TIR’ındaki tüm gıda malzemelerine el konuldu

    Trabzon’dan Bilecik’e gelen tanıtım TIR’ındaki tüm gıda malzemelerine hijyenik olmadığı gerekçesiyle el konuldu.

    Bilecik’te, bir süre önce yıkılan Seven Çarşısı’nın boş alanına Trabzon’dan gelen “Trabzon Kültür ve Turizm Değerleri Tanıtım” TIR’ın içinde satılan Trabzon’a özgü ürünlere, barkotu, son kullanma tarihi ve üretici firma etiketleri olmadığı gerekçesiyle el konuldu. Bilecik Belediyesine bağlı Zabıta Müdürlüğü ekipleri, gelen bir ihbarı değerlendirmesi sonucu el koyduğu ürünler, olay yerine çağrılan Bilecik İl Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri tarafından sayımı yaparak teslim alındı. Tutunan tutanaklar sonrası TIR Bilecik’ten giderken, el konulan malzemelerin imha edileceği öğrenildi.

    Öte yandan TIR yetkilileri, Bilecik’e gelinceye kadar çoğu il ve ilçede satış yaptıkların, Bilecik Belediyesine de yer parası ödediklerini söyleyerek hiçbir yerde böyle bir sorun yaşamadıklarını belirttiler.

  • (Özel Haber) Esnaftan ilginç tanıtım yazısı

    Eskişehir’de bir cep telefonu bayisi çalışanları, 15 Temmuz’da meydana gelen darbe girişimine hem karşı çıkmak hem de sattıkları ürünün dayanıklılığını gösterebilmek adına dükkan içine ve dışına astıkları, ‘Darbeye karşı milli irade kadar sağlam, kırılmaz cam’ yazısı ile dikkat çekti.

    İstiklal Mahallesi Ertuğrul Bey Sokak üzerinde bulunan bir cep telefonu bayisinin çalışanları sıra dışı bir yazı hazırladılar. Çalışanlar, sattıkları kırılmaz camın dayanıklılığını gösterebilmek ve 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişiminde Türk halkının göstermiş olduğu milli dayanışma ve mücadeleyi vurgulamak amacıyla ‘Darbeye karşı milli irade kadar sağlam, kırılmaz cam!’ yazısı hazırladı. Renkli olarak kağıda basılan yazı üzerinde, Türkiye haritası üzerine bezenmiş Türk bayrağı ve bir çekiçle cep telefonu ekranına vurulmasını gösteren fotoğrafı bulunuyor.

    “Darbeye karşıyız”

    Hazırladıkları yazı hakkında konuşan iş yeri çalışanı Murat Durur, her türlü darbeye karşı olduklarını söyledi. Durur, “Bu zamana kadar ülkemizde birçok girişim oldu. Biz darbeye karşıyız. Darbe, demokrasi olarak bizi ileriye götürecek bir şey değil. Millet olarak bu ülkeye kan verdiysek, can verdiysek, bu bayrağa renk verdiysek, sonuna kadar darbecilere karşıyız. Bizim buradaki esprimiz, bu Türk halkının ne kadar güçlü, ne kadar sağlam bir iradesi olduğunu göstermektir. Tampered camlarını zaten herkes satıyor, herkes uyguluyor, bizim getirttiğimiz biraz daha kalitelisi, biraz daha iyisi. Bizim buradaki ayrıntıyı espriye dökmemizin sebebi bunu herkes yapıyor ama milli irade, yani Türk halkının iradesi, Türk halkının dirayetinin bizim malımızda yansımasını istedik. Reklamı da bu şekilde düşündük” ifadelerini kullandı.

    “Satmakta olduğumuz kırılmaz camları demokrasiyle bağdaştırmak için böyle bir isim bulduk”

    İş yeri sahibi Afif Doğan ise, kendilerinin milli iradeyi sonuna kadar savunan bir aile olduklarını dile getirdi. Doğan, “Biz darbelere karşıyız. 80 darbesini görmüş bir insan olarak darbeleri kabul etmediğimizi, darbelerin her zaman ülkemize, vatanımıza, milletimize zarar verdiğini ve bizim bundan hiç faydalanmadığımızı, onun için sürekli demokrasiyi tercih ediyoruz. Cuntalara, yapılacak olan darbelere her zaman karşıyız. Her zaman silahlı kuvvetlerimizle, bakanlarımızla, vekilimizle, milletimizle el ele daha güzel günlere gelmek için Allah’ın izniyle daha güzel günler görürüz umarım. Şu anda satmakta olduğumuz kırılmaz camları demokrasiyle bağdaştırmak için böyle bir isim bulduk. Hem milletimiz kazansın hem devletimiz kazansın darbeye karşı kırılmaz cam diyoruz” şeklinde konuştu.

  • CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Döşemealtı Belediyesi Tanıtım Günleri’ne katıldı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Döşemealtı Belediyesi Tanıtım Günleri’ne katıldı.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen Antalya Döşemealtı Belediyesi Tanıtım Günleri’ne katıldı. Döşemealtı Belediye Başkanı Mimar Turgay Genç’i tebrik etmesinin ardından kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, “Belediyelerimiz çalışıyor. Belediye başkanları arkadaşlarıma şunu söylüyorum; seçimlere girerken elbette bir partiden giriyorsunuz. Kazandıktan sonra kazandığınız belediyenin tüm yurttaşlarını kucaklayacaksınız. Hiçbir ayrım yapmayacaksınız. Çünkü siz, artık o belediyenin başkanısınız. Kimin ne derdi olursa size gelecek ve hiçbir ayrım yapmadan o sorunu çözeceksiniz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’ne yakışacak olan budur. Biz elbetteki çalışacağız, elbetteki üreteceğiz, elbetteki sorun çözeceğiz ama bunları yaparken adaletli yapmak zorundayız. Adalet çok önemli bir kavramdır. Herkese eşit davranmak çok önemlidir. Eğer siz insanların bir kısmını dışlar, ötekileştirir, ayırırsanız toplumu bölersiniz. Bugün yaşadığımız sorunların temelinde devlete liyakat sorunu olmasıdır. Liyakat sisteminin çökmesidir. İşi ehline vereceğiz. O işi en iyi yapan kimse ona teslim edeceğiz. Eğer bunu yapabilirsek devlet gerçek anlamda hepimizin olur. En büyük arzumuz da budur” dedi.

    “Başkanımız olağanüstü başarılara imza atıyor”

    Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç’ten övgü ile bahseden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Genç bir belediye başkanımız var. Çalışkan bir belediye başkanımız var. Kendisini yakından izliyorum. Olağanüstü başarılara imza atıyor. Bu dönem onun birinci dönemidir. Umuyorum ve diliyorum ki bundan sonra yaptığı projeleri devam ettirerek, Döşemealtı’nı Antalya’nın göz kamaştırıcı bir ilçesi haline getireceğine inanıyorum. Döşemealtı yeni gelişen bir ilçe ve olağanüstü bir güzelliği var. O doğayı koruyarak Döşemealtı’nı bölgenin yıldızı haline getirmek mümkün. Belediye başkanımız bu inançla yola çıktı, bu inançla çaba harcıyor. Gençlik merkezlerini kurması, gençleri bir anlamda sosyal hayatın içine katması, onları kötü alışkanlıklardan kurtarması, ’birlikte bir şeyler yapabiliriz, farklı siyasi düşüncelerimiz olsa bile birlikte çok güzel şeyler üretebiliriz’ diyerek gençleri kurtarması olağanüstü güzel bir durumdur. O açıdan sayın belediye başkanımızı yürekten kutluyorum. Her belediye başkanımızın anlatacağı çok güzel hikâyeleri var. En küçük belediyemizden tutun en büyük belediyemize kadar büyük başarılara imza atan belediyelerimiz var.”

    “Bizim bir özelliğimiz var; Türkiye’deki belediye uygulamalarındaki ilk projeler CHP tarafından çıkmıştır” diyen Kılıçdaroğlu, “İlk halk ekmek fabrikası, ilk tercihli yol sistemi, ilk toplu konut projelerini CHP’li belediyeler yapmıştır. Şimdi ise arkadaşlarımız yeni projelerle bunları ileriye taşıyor. Göreceksiniz yakın bir gelecekte belediyelerimizin öncülüğünde güneç enerjisi ile çalışan kooperatiflerimiz olacaktır. Üstelik çevreye de hiç zararı olmayacaktır. Ayrıca muhtarlarımız bizim demokrasimizin temel taşlarıdır. Muhtarlık seçimleri demokrasinin en güzel şekilde tecelli ettiği seçimlerdir. Ne bir partiden ne de başka bir şeyden güç alırlar, doğrudan doğruya halkın karşına çıkıp, halkın tercihiyle seçilir. Muhtarlıkların güçlendirilmesi lazım, sorunlarının giderilmesi lazım. Bununla da ilgili çalışmalarımız var” ifadelerini kullandı.

    “Bütün vatandaşlarımızı İzmir’e davet ediyorum”

    Darbe girişimi ile ilgili olarak ise Kılıçdaroğlu şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi seviyoruz. Demokrasiye yapılan saldırıyı kınamak için, demokrasiye karşı saygınlığımızı göstermek için İstanbul Taksim’de bir mitingimiz olmuştur. İkinci mitingimizi İzmir’de yapacağız. Bütün vatandaşlarımızı İzmir’e davet ediyorum. Hep birlikte güzel cumhuriyetimize ve demokrasimize sahip çıkacağız. Yurt dışındaki vatandaşlarımız da bizim burada gösterdiğimiz duyarlılığın aynısını taşıyorlar, bundan hiç şüphemiz yok. Onlara CHP Genel Başkanı olarak selamlarımızı yolluyoruz.”

    Etkinliği düzenleyen Döşemealtı Belediye Başkanı Mimar Turgay Genç ise, “Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin yaptığı çalışmalarını paylaşması çok güzel bir projedir. Bu hafta sıra bizim belediyemizde. Döşemealtı Belediyesi olarak 2,5 yıllık süreçte yapmış olduğumuz çalışmalarımızı temellendireceğiz. Halkımız ve partililerimiz arasında kaynaşıyoruz. Bütün Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimiz sırayla yaptığı çalışmalarını burada sergileyecek ve gerçekleştirecektir. Döşemealtı ile ilgili çok proje üretiyoruz. Antalya’nın şuan için en büyük merkez ilçesidir. Kentleşme sürecinde bulunan bir kentiz. Geleceğin Antalya’sının kurgulandığı bir belediyeyiz. Biz de onun bilinci içerisinde çağdaş ve modern bir kentleşme geliştirmesi içerisindeyiz” şeklinde konuştu.

    3 Ağustos tarihinde CHP Genel Merkezi’nde başlayan Antalya Döşemealtı Belediyesi Tanıtım Günleri 12 Ağustos’a kadar devam edecek.

  • OHAL’de turizm için karma tanıtım önerisi

    Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın OHAL’in turistlerin Türkiye’ye gelmesine engel teşkil etmeyeceğini bildirmesinin ardından, Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Müsteşar Yardımcısı Güman Kızıltan da yeni bir öneride bulundu. Kızıltan, turistik imkanların kültür varlıklarıyla birleştirilmesinin artık yeterli olmadığı, terör ve darbe gibi kötü algılanan imajımızı düzeltecek karma bir tanıtım stratejisinin devreye sokulması gerektiğini söyledi.

    Yaşanan olayların turizmin tanıtımına olumsuz etkileri olabileceğini belirten Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Müsteşar Yardımcısı Güman Kızıltan, bu durumun örnek bir çalışmayla hafifletilebileceğini söyledi. Bu sebeple Türkiye’nin yeni bir tanıtım trendini ortaya koymak mecburiyetinde olduğunu kaydeden Kızıltan, “Artık genel bilinen reklamlar tarzıyla, günümüzün Türkiye’sine turist gönderen ülkelerin algısını düzeltmek mümkün değildir. Yapmamız gereken özellikle durumu bütün açıklığıyla izah etmek, endişeleri ortadan kaldırıcı beyanlarda bulunmak, daha sonra da ülke imajını düzeltecek gereken propaganda çalışmalarını yalnız turizmde değil ülke bütünüyle ilgili olarak anlatmak gerekmektedir. Çünkü ülkemizdeki özellikle doğu illerimizdeki terör olayları ve bunun yanında son askeri kalkışma durumunu göz önüne alırsak, bunların gereken çalışmalarla önlendiğini izah etmek ve daha sonra da Türkiye’nin kültürel faaliyetlerini ve zenginliklerini ifade eden ve bu çalışmaların etkilerini zihinlere yerleştiren ülke imajı oluşturmaktır” diye konuştu.

    “Turistik imkanlar kültür varlıklarıyla birleştirilmeli”

    Klasik reklamlarla yapılacak çalışmaların içinde bulunulan şartlara uygun olmadığını ve bir kazanç sağlamayacağını savunan Kızıltan, turistik imkanların kültür varlıklarıyla birleştirilmesi suretiyle karma bir tanıtımın ön plana çıkarılması gerektiğini kaydetti.

    Kızıltan, “Aynı zamanda turistik imkanlarımızı da kültür varlıklarıyla birleştirmek suretiyle karma bir tanıtımı ön plana çıkarmalıyız. Mümkün olduğu kadar olumsuz tarafımızı olumluya çevirme hamlelerine girişmeliyiz. Bilinçli, bilimsel ve etkiyi artırıcı son derece dikkatle dizayn edilmiş imaj, kültür ve tanıtım karışımı bir strateji ile düzenlenme yapılmalıdır. Ancak şunu ifade etmek isterim ki, bu sıradan yapılacak bir çalışma değildir. Çok dikkatle dizayn edilmesi, etkilerin ve sonuçlarının da anında takip edilerek, yapıcı değişimlere yer vermek suretiyle yenilenerek devam ettirilmelidir” dedi.

    “Uluslararası imajı düzeltmedeki 3 vasıta…”

    Bu anlamda ülkelerin uluslararası imajlarını düzeltmek için üç vasıtayı ön planı çıkardıklarını anlatan Kızıltan, “Bunların bir tanesi, ülkenin kültür varlıklarının tanıtılması ve o noktalara ziyaretin özendirilmesidir. İkincisi, turizm potansiyelinin ortaya çıkarılması ve mevcut potansiyelin tanıtılması ki bu zaten aslında ileri safhadadır. Bu ancak mevcut ülke siyasi zorluklarının iyice anlatılması suretiyle yumuşatılması meselesidir. Üçüncüsü ve en önemlisi de spordur. Dolayısıyla üç faaliyetin geliştirilmesiyle turizm, 3-5 senelik periyotta tekrar eski rayına oturacaktır” ifadelerini kullandı.

    “2016 yılını yüzde 50 zararla kapatabiliriz”

    Türkiye’nin turizmde 2016 yılını asgari yüzde 50-60 zarar ile kapatacağını ifade eden Kızıltan, “Turizm yönündeki açılımların asgari 3 yıllık bir plan içine yayılarak yapılması gerekmektedir. Günübirlik çalışmalar şirketler arasında devam edebilir. Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sektörle beraber yapacağı çalışmaların en aşağı 3 yıllık bir plan ve program içinde düzenlenmesi ve bunun da ülke imajı için yapılacak çalışmalarla koordine edilmesi şarttır. Konu yalnızca turizm tanıtımı değildir ülkenin imajının iyileştirilmesi çalışmasıdır” dedi.

    “Rusya ve İran ilişkileri olumlu katkı yapacak”

    Darbe kalkışması gibi olumsuzlukların yanı sıra dış ülkelerle iyileşmeye başlayan ilişkilerin ekonomik anlamda önem arz ettiğine dikkat çeken Kızıltan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Rusya ile yakınlaşma faaliyetlerinin hızlandırılması olumlu bir harekettir. Ve turistik anlamda olduğu kadar ekonomi ve ticaretin gelişmesinde de katkılarını beli bir zaman periyodunda hissedeceğimiz tabiidir. Diğer taraftan İran’la olan ilişkilerin de müspet anlamda ilerlemesi bir başka avantaj olarak Türkiye turizmine ve ekonomisine katkı yapacaktır. Öte yandan Avrupa Birliği ülkelerindeki menfi etkiler ve davranışların düzeltilmesi için siyasi ve ekonomi ilişkileri yönünden daha yapıcı bir üslupla ilişkiler iyileştirilmeye çalışılmalıdır.”

  • KHAS’dan yüksek lisans ve doktora adayları için tanıtım günü

    Kadir Has Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Fen Bilimleri Enstitüsü, yüksek lisans ve doktora aday öğrencileri için bir tanıtım günü düzenledi.

    Kadir Has Üniversitesi’nin Cibali Kampüsü’nde düzenlenen tanıtım gününde programlarda ders veren akademisyenler ile adaylar bir araya geldi. Etkinlikte konuşan ve Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne bağlı 15 yüksek lisans, 4 doktora programları olduğunu belirten Kadir Has Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mitat Çelikpala, ‘’Bu programlar hukuktan başlayıp uluslararası ilişkiler, finans, bankacılık gibi daha iktisadi ve idari bilimler fakültelerine yakın programlarının yüksek lisans seviyesindeki eğitimlerinin yanı sıra, iletişim fakültesine bağlı programlar ve tiyatro programı ile birlikte geniş bir alanda kendilerini gösteriyorlar’’ dedi.

    BİRÇOK BÖLÜM İNGİLİZCE, ESNEK SEÇMELİ DERS OLANAKLARI VAR

    Programların temel özelliklerinden de söz eden Prof. Dr. Çelikpala, ‘’Programların önemli bir kısmı İngilizce olarak yürütülüyor ve uluslararası öğretim üyeleri ile destekleniyor. Bunun yanı sıra bu programlar kapsadığı özellikler itibariyle doktora için uluslararası programlar seçecek öğrencilerin önünü açıyor. Öğrenciler her bir programda esnek seçmeli ders olanaklarından da faydalanabiliyorlar. Bu da öğrencilerin programlarda daha rahat bir şekilde yer almalarını sağlıyor. Programlarda ayrıca çalışan kişileri de düşünerek ders saatlerini daha çok akşam yapmaya çalışıyoruz. Böylede hem katılımı fazla tutuyor hem de devamlılık konusundaki problemleri aşmış oluyoruz’’ diye konuştu.

    ‘’FARKLI BİRİMLERLE DE İŞ BİRLİĞİ İÇİNDEYİZ’’

    Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Zeki Ayağ, bölümün tanımını, ‘’Fen Bilimleri Enstitüsü yüksek lisans ve doktora programlarının yönetilmesi, öğrencilerin yetiştirilmesi, araştırma imkânlarının geliştirilmesi konularında çalışan bir birim’’ şeklinde yaparken, mühendislik, doğa bilimleri, mimarlık gibi bölümlerle de iş birliği içerisinde araştırma ve geliştirme faaliyetlerine devam ettiklerini ifade etti.

    Lisans eğitimini Siyaset Bilimi üzerine alan Kadir Has Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi

    Özhan Mert Özdemir, ‘’Siyaset bilimi ile uluslararası ilişkiler ayrı bir alan. Mezun olduktan sonra bu ayrıma odaklandım ve uluslararası ilişkilere ayrı bir ilgim olduğunu fark ettim. Siyaset bilimi daha çok yerele bakan bir alan uluslararası ilişkilerin ise kapsamı çok daha geniş’’ diye konuştu.

    Kadir Has Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Hesaplamalı Biyoloji Ve Biyoinformatik Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Muhammed Aktolun ise şunları söyledi: ‘’Derslerimiz daha çok ilaç tasarımı üzerine bunun yanı sıra biyoinformatikle ilgili dersler de alıyoruz. Dersler daha çok bilgisayar tabanlı, programlamaya yönelik. Bu zaten çok sevdiğim bir alandı, lisans eğitimimi de Marmara Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü’nde aldım. Bu alana ilgim olduğu için de buraya geldim ve bu bölümün bana çok şey kattığını düşünüyorum. Özellikle Türkiye’de hala gelişmekte olduğu için önü çok açık olan bir bölüm.’’