Etiket: Tanıkları

  • İzmir’deki terör saldırısının tanıkları konuştu

    İzmir’de, adliye binasında meydana gelen terör saldırısında ölümden dönen yaralılar, yaşadıkları anları anlattı. Ege Üniversitesi Hastanesinde tedavi gören Avukat Gökhan Mertol, “Olay yerinin 10-15 metre ilerisindeydim. Yere düştükten sonra bir müddet çınlama sesi ne yapacağımı bilemedim” derken, Avukat Bülent Karagöz de, “Başımı ellerimle kapatarak o şekilde korumaya çalıştım” dedi.

    İzmir’deki adliye binasında meydana gelen bombalı terör saldırısında, trafik polisi Fethi Sekin ve adliye çalışanı Musa Can şehit olmuş, 9 kişi ise yaralanmıştı. Patlamada, Ege Üniversitesi Hastanesi tedavi altında olan yaralılardan Avukat Gökhan Mertol de ölümden döndü. Patlamanın 10 metre ilerisinde gerçekleştiğini anlatan Mertol, “O gün tahliye vardı, bir tanede haczim vardı. Bir tane haczimi hallettikten sonra başka bir hacze tahliyeye gittim. Oradan geldikten sonra araçla adliyeye geldim. Polis kontrol noktasını geçtim. Sağa aracı park ettim araçtan indim. İndikten sonra arkadan bir ses duydum. Yaralanan bir polis arkadaşın ya da bir tane polis arkadaşın teyit ettiğine göre ‘bomba’ diye bağırmış; ama ben o sesin ne olduğunu tam olarak anlayamamıştım. Arkama baktım şöyle; hiçbir şey anlamadım ondan sonra önümü döndüğümde arkadan patlama sesi büyük bir patlama sora şarapnel parçaları etrafa dağılan şeyler falan toz duman” dedi.

    “10 saniye daha geç olsaydı”

    Avukat Gökhan Mertol, polis Fethi Sekin sayesinde büyük bir facianın önlendiğini ifade ederek, “Yere düştükten sonra bir müddet çınlama sesi ne yapacağımı bilemedim. Ön tarafta birisi vardı onun yardımıyla kenara çekildim, kenara geçtim. Ondan sonrada zaten bir 10-15 dakika sonra hastaneye getirdiler. Fethi Bey’i görmedim; ama o esnada o dedim ya işte o polis memuru bağırmış ‘bomba’ diye. Onun sayesinde yani daha büyük bir olay önlenmiş oldu. Olay yerinin 10-15 metre ilerisindeydim. Sağa aracımı park ettim, adliyeye girecektim bende o girişten girecektim aslında. Bir 10 saniye daha geç olsaydı belki bende olayın ortasında kalacaktım” şeklinde konuştu.

    Mertol, şöyle devam etti:

    “Ben baktım elimde kan var. Ondan sonra anladım yaralandığımı anlamamıştım başka. Vatanımızı, milletimizi bölmeye çalışan bir sürü terör örgütü var. Hem içte, hem de dışta; ama başaramayacaklar inşallah vatanımız, milletimiz; bayrağımız dalgalanmaya devam edecek.”

    “Koşmaya başlamasından 2-3 saniye sonra da zaten patlama oldu”

    Yaralılar arasında bulunan Vatan Partisi Konak İlçe Başkanı Avukat Bülent Karagöz de yaşadığı korku dolu dakikaları anlattı. Vücudunda onlarca şarapnel parçası bulunan ve halen Ege Üniversitesi Hastanesinde tedavisi devam eden Karagöz, patlamanın etkisiyle savrulduğunu söyledi. Teröristlerin araçtan indikten sonra patlama olduğunu anlatan Karagöz, “Araçtan bir kişi inip koşarak uzaklaşmaya başladı. Koşmaya başlamasından 2-3 saniye sonra da zaten patlama oldu, alev. Daha sonra araç parçaları yağmaya başladı. Bu arada ben patlamanın etkisiyle savruldum ve kendimi yere attım. Daha sonra silahlı çatışma başladı. Silah sesleri bir süre devam etti” şeklinde konuştu.

    “Şarapnel parçası sol kasığımdan vücuduma girdi”

    Çok kan kaybettiğini söyleyen Karagöz, “O ara artık bilemiyorum ya kurşun, ya da şarapnel parçası sol kasığımdan vücuduma girdi çok kan kaybettim; ama 112 acil çok çabuk geldi hastaneye yetiştirdiler beni. Yere yatıp başımı ellerimle kapatarak o şekilde korumaya çalıştım. Çantamın içerisinde baro ajandasıydı. Sol tarafımdaydı çantam. Herhalde mermi ya da şarapnel parçası oraya saplanmış. Ben Fethi Bey’i araba çarptığı anda gördüm zaten sonrasını göremedim. Patlama olunca savruldum ve bütün parçalar havadan yağmaya başlamıştı” diye konuştu.

    “Türkiye’de bir kargaşa ortamı oluşturmaya çalışıyorlar”

    Başbakan Binali Yıldırım’ın da kendisini ziyaret ettiğini anlatan Karagöz, Türkiye’de kargaşa ortamı oluşturmaya çalıştıklarını ifade etti. Karagöz, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Terörün arkasındaki esas kuvvet ABD, FETÖ, PYD, FETÖ. Hepsi Amerika’nın Türkiye’yi bölmeye yönelik kullandığı piyon örgütler. Sayın Başbakan Binali Yıldırım ve bakanlarımızda geldiğinde kendilerine söyledim. İncirlik ve diğer Türkiye toprağı üzerinde bulunan hiçbir askeri üssümüzde Amerikan askeri varlığına artık izin verilmemeli; çünkü bu piyon örgütler Amerika’dan aldığı kuvvetle bu terör örgütlerini oluşturarak can güvenliği konusunu birinci mesele haline getirip Türkiye’de bir kargaşa ortamı oluşturmaya çalışıyorlar. Hükümetin bu konudaki kararlı tutumunu daha da ilerletmesi gerekir. Millet zaten bir beklenti içerisinde. Son dönemde Amerika’nın Türkiye’ye yönelik bu eylemlerine yönelik kararlı bir duruş sergilemelerini milletçe takdir gördüğünü söyledim kendilerine. Onlarda teşekkür ettiler.”

  • 18 aylık bebeğin öldüğü yangının görgü tanıkları olayı anlattı

    Afyonkarahisar’da bir iş yerinde çıkan ve 18 aylık bir bebeğin hayatını kaybettiği, 4 kişinin de yaralandığı yangın felaketinin görgü tanıkları olayı, “Tarif etmesi imkansızdı, her şey 5 dakika içerisinde oldu” sözleri ile anlattılar.

    Akşam saatlerinde Dumlupınar Mahallesi, Yeşilyol Caddesi üzerinde bir pastanede henüz belirlenemeyen bir neden ötürü meydana gelen yangında, 18 aylık bebek Mert İsce hayatını kaybederken, Hacer Lale İsce (37), Yavuz İsce (41), Edanur Kandemir (24) ve Musa Mert Aktaş (19) yaralanmıştı.

    Olayın görgü tanıklarından Kadir Mihrioğlu isimli esnaf yangında hayatını kaybeden bebeği kurtarmaya çalıştıklarını ifade ederek, “Önce ani bir patlama oldu. Patlama üzerine dükkan sahibinin eşi koşarak elinde kız çocuğu ile beraber çıktı. Biz o an da pastanenin önündeydik. Hemen ani bir müdahale için koştuk içeri girdik ama yukarıda müthiş derecede bir alev topu haline dönüş bir şekilde gördük merdiven başında. 3 arkadaş ve taksici Recep arkadaş ile birlikte tekrar bir müdahale etmeye çalıştık. Su dökmeye çalıştık müthiş derecede kartonpiyerler de patlıyordu. Ama çocuğa ulaşmanın da imkanı yoktu zaten” diye konuştu.

    “Yapacak bir şey yoktu müthiş derecede bir alev topu vardı”

    Mihrioğlu yaşanan dehşet dakikalarını anlatmaya şöyle devam etti:

    “ Dediğimiz 2-3 dakika içerisinde, 5 dakika sürmemiştir bile. 5 dakika içerisinde müthiş bir alev topuna döndü. İçeriden bir küçük kız çocuğu çıktı, babası zaten çatıdaydı. Camları kırmaya çalışıyordu, oradan girmeye çalışıyordu. Ama yapacak bir şey yoktu müthiş derecede bir alev topu vardı. Tarif etmesi imkansızdı yani o çocuklar o haliyle yani oraya girsek çıkmaya imkan olmayacaktı. Birde bilmediğimiz alan yani girsek, müthiş derece bir duman vardı yani olay 5 dakika içerisinde oldu ben kapının önünden geçiyordum patlama olduğunda”

    Bir başka görgü tanığı Recep Altınsoy ise, “İçeri girmek için müdahale ettik. Ama içerideki alev topu, patlama oldu bir engel oldu. Tekrara bir daha denedik bir daha patlayınca içeriye giremedik zaten” sözleri ile yaşanan dehşeti anlattı.

    Olayın ardından başlatılan soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

  • Trabzon’un Maçka ilçesindeki terör saldırısını görgü tanıkları anlattı

    Trabzon’un Maçka ilçesinde bugün sabah saatlerinde 3 polisin şehit, olduğu biri sivil, 4’ü polis olmak 5 kişinin de yaralandığı olayın hemen ardından çatışma bölgesine ulaşan vatandaşlar yaşadıklarını anlattı.

    Silah seslerini duymasının ardından iş yerindeki iki çalışanı ile bölgeye giden ve yaralı polislere ilk müdahaleyi yapan Köksal Danışmaz, kendisine ait belindeki silahla da teröristlere ateş açtığını söyledi. Danışmaz “İş yerim olay yerine yakındı. Çatışma çıktığı anda orada birini aradım. Kontrol noktasına ateş açıldığını öğrendim. Çalışanlarımdan iki tanesini alıp olay yerine gitti. Olay yerine gittiğimde çatışma devam ediyordu. Ben bir ekip otosunun içine girerek oradaki silahları polislere ulaştırdım. Daha sonra yaralı polislere müdahale ettim. Bir tanesi ellerimde şehit oldu. Diğerlerini kucaklayarak hastaneye yetiştirmeye çalıştım. Belimdeki silahımla da çatışmaya katıldım. Çatışma sırasında teröristler iki el bombasını polis aracına doğru attı, bir tanesi aracın üzerinde patladı öteki ise patlamadı” ifadelerini kullandı.

    ” dedi.

  • Görgü tanıkları facia anını anlattı

    Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde 2’si çocuk, 1’i kadın 3 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasını anlatan vatandaşlardan İbrahim Dalkılıç, bütün mahallenin yangını söndürmek için seferber olduğunu ancak söndüremediklerini kaydetti.

    Diyarbakır’ın Çermik ilçesi Çukur Mahallesi’ndeki 2 katlı toprak evde bugün sabah saatlerinde meydana gelen yangında, Adana’dan bayram ziyaretine geldikleri öğrenilen 6 aylık İbrahim Dalkılıç, 2 yaşındaki Elif Balpetek ve 55 yaşındaki Makbule Balpetek hayatını kaybetmişti. Görgü tanıkları, facia anını anlattı. Muharrem Sarı adlı vatandaş, alevlerin yükselmesi ile birlikte bütün mahallelinin yangını söndürmek için seferber olduğunu belirterek, “Ancak yangını söndüremedik. İtfaiye geldi o sırada. Sonra hortumu çektik hep beraber yardımcı olarak müdahale ettik. Alevler etrafı sarmıştı. Biz içeri girdik. Alevlerin yükselince dışarı kaçtım. Üst tarafı hemen açtık” dedi.

  • Hani’deki Terör Saldırısının Tanıkları Patlama Anlarını Anlattı

    Diyarbakır’ın Hani ilçesinde teröristler tarafından İlçe Jandarma Komutanlığı’na yapılan bombalı saldırıya tanık olan vatandaşlar, patlama anını anlattı.

    Hani ilçesinde dün gece teröristler tarafından bomba yüklü tankerle yapılan terör saldırısında ilçedeki çok sayıda ev ve işyeri zarar gördü. Sabahın erken saatlerinde iş yerlerine gelen esnaflar, gördükleri manzara karşısında şaşkınlık yaşadı. Patlama anına tanıklık eden vatandaşlar, yaşananları anlattı.

    Patlama sırasında internet kafede olduğunu belirten Hasan Timur adlı vatandaş, “Saat 11.00 sıralarında patlama sesini duyduk. Tamamen kendimizi kaybettik. Arkadaşımız yaralandı. Arkaya geçip saklandık” dedi.

    Patlama sırasında kıraathanede olduğunu anlatan Veysi Unat adlı vatandaş ise, “Herkes burada oyun oynuyordu. İnsanlar kalktı gitti. İki kişi kaldık burada. En son biz de kalktık. Toparlayıp gidelim dedik. Birden patladı. İkimiz de yere düştük. Sandık ki bir tavan kalktı, deprem gibi oldu. 150 metre mesafe olmasına rağmen buranın tavanı kalktı gibi oldu. Depremin iki üç katı gibi oldu” diye konuştu.