Etiket: Tanığı

  • İstiklal Savaşı’nın tanığı tarihi konak restore ediliyor

    Kocaeli’de İstiklal Savaşı’na tanıklık eden Divanlı Rıza Bey Konağı, tarihi dokusu bozulmadan restore ediliyor.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Derince Tahtalı Mahallesi’ndeki tarihi ahşap yapıyı özgün haline göre yeniden inşa ediyor. Yapılışı Kurtuluş Savaşı yıllarına uzanan eski yapı, bugün yörede Beş Divanlı Rıza Bey Konağı adıyla biliniyor. Taş duvarlı zemin kat üstü ahşap bir kat şeklindeki konak, Rıza Bey’in babası Kocabaşoğlu Yusuf Ağa tarafından yaptırılmış. Çalışmaları süren yapının son olarak duvar imalatları ve duvarların iç ve dış sıvaları tamamlandı.

    RESTORASYON HIZLA DEVAM EDİYOR

    Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Beş Divanlı Rıza Bey Konağı’nın döşeme işleri sürüyor. Pasa ve profil imalatlarına başlanan yapının döşeme kaplamaları montajı da başladı. Yapının ayrıca merdiven karkası yapımı devam ediyor. Yapının iç ve dış geleneksel sıva imalatları tamamlanırken tek kat astar boya atılmış doğrama ve dış pervaz montajı tamamlandı. Atölyelerde kapı yapım işlerine de başlayan ekipler, çalışmalarını hummalı şekilde sürdürüyor.

    Konak, 1999’da yaşanan Marmara Depremi’ne kadar konut olarak işlev görmüş, depremden sonra kullanılamaz olduğundan boşaltıldı. Konak, zemin ve üst kat olmak üzere iki katlı mimari özelliğe sahip dört cepheli bir yapı. Yapının ahır ve samanlığın olduğu zemin kat kısmı 109 metrekare, birinci kat 109 metrekare olmak üzere toplam 218 metrekare ölçülerine sahip.

    Asıl yaşam odalarından oluşan üst katta orta sofanın etrafında dört köşede bulunan kareye yakın dikdörtgen şekilli odalar konumlanmış. Güneydoğu cephesinde sofaya açılan balkon yer alıyor. Balkon ise gömme balkon tipinde. Balkonun sağ ve sol tarafında konumlanan odalarda ortada ocak, ocağın bir yanında yüklük, diğer yanında gusülhane yer alıyor.

  • İzmir’de yaralı sürücüyü gören görgü tanığı konuştu

    İzmir’de düzensiz göçmenleri taşıyan kamyonun Menderes ilçesinde dere yatağına uçması sonucu 22 kişi hayatını kaybetti, 13 kişi yaralandı. Olayın görgü tanığı, yaralı sürücünün kendisinden yardım istediğini, 25 yaşlarında olduğunu ve cep telefonundan birilerini aradığını ancak ulaşamadığını söyledi.

    Kaza, İzmir’in Menderes ilçesinde Adnan Menderes Havalimanı yakınlarında meydana geldi. Sabah saatlerinde kasasında Yunanistan’a geçmeyi planlayan yabancı uyruklu düzensiz göçmenleri taşıyan kamyon, sürücünün Menderes ilçesi yönüne giderken kontrolden çıkması sonucu yaklaşık 20 metre yükseklikteki Değirmençayı Deresi yatağına uçarak ters döndü. Can pazarının yaşandığı kazada kadın ve çocukların da bulunduğu 22 düzensiz göçmen hayatını kaybederken, aralarında sürücünün de bulunduğu 13 yaralı çeşitli hastanelere kaldırıldı. Ölenlerin 19’unun olay yerinde, 3’ünün kaldırıldıkları hastanede hayatlarını kaybettikleri belirtildi. Olay yerindeki incelemede fren izine rastlanmadığı öğrenilirken, sürücünün uyuduğu ihtimali üzerinde duruluyor. Kazayla ilgili ifade veren kamyon şoförünün, ’’Önümüze araç çıktı, kontrolü kaybettim” dediği öğrenildi.

    Olayın görgü tanığı Mehmet Eker isimli vatandaş, kaza sonrası yaralı sürücünün eli yüzü kan içerisinde yanına geldiğini belirterek, “Benim cep telefonumdan birilerini aradı ancak ulaşamadı. 1.70 boylarında, 25-26 yaşlarında biriydi. Adını sorduğumda isminin M.Y. olduğunu söyledi” dedi.

    Eker, sürücüyü hastaneye götürmeyi teklif ettiğini ancak kendisinin sadece Karabağlar ilçesine kadar gitmek istediğini söylediğini belirtti. Eker, şoförü hastaneye gitmesi için Karabağlar’a kadar götürdüğünü kaydetti.

    Olay yerine çok sayıda sağlık ve arama kurtarma ekibi sevk edilirken, kamyonun olay yerinden çekilmesi bekleniyor. Ayrıca İzmir İl Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın da, sabah erken saatlerde olay yerine gelerek incelemede bulundu. Kamyon sürücüsünün tedavinin ardından ifadesinin alınacağı bildirildi.

    Düzensiz göçmenlerin kaçakçılarla anlaşarak İç Anadolu Bölgesi’nden kamyonla alındıkları ve Menderes sahilinden Yunanistan’ın Samos Adası’na tekne ile geçmeyi planladıkları öğrenildi. Ekipler olay yerindeki incelemelerini sürdürürken, kaza yerine giriş çıkışı kapattı.

  • FETÖ davası tanığı: “PKK’dan daha tehlikeli bu grup”

    Eski İl Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya ve eski Vergi Dairesi Başkanı İbrahim Saydam’ın da aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 8 sanığın yargılanmasına tanık olarak katılan İsmail Dengiz, “Ben bu FETÖ’yü o dönem Allah kitap korkusu olan insanlar olarak bilirdim. Ama bunların eline fırsat geçse adam keserler. PKK’dan daha tehlikeli bu grup” dedi.

    Bursa’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik açılan davada eski İl Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya ve eski Vergi Dairesi Başkanı İbrahim Saydam’ın da aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 8 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Kahya, Saydam ve eski İl Sağlık Müdür Yardımcısı Yusuf Ziya Leventoğlu, tutuksuz sanıklar A.G., K.B., F.Ö., A.M.A., Y.Y. ve avukatları ile bazı tanıklar katıldı. Duruşmada tanık sıfatıyla dinlenen İsmail Dengiz, FETÖ üyelerinin kendisine kumpas kurarak paralarını almaya çalıştığını söyledi.

    Bir dönem basına da yansıyan, oğluna yaptığı sünnet düğününe helikopter kiralayarak gelmesi olayından sonra Vergi Dairesi Başkanı İbrahim Saydam’ın kendisine 3 milyon 500 bin liralık ceza kestiğini ileri süren Dengiz, “Ben bu FETÖ’yü o dönem Allah kitap korkusu olan insanlar olarak bilirdim. Ama bunların eline fırsat geçse adam keserler. Benden sürekli para aldılar, yok okul yaptıracağız yok bina yaptıracağız diye” dedi.

    Dengiz, örgütün kendisini ailesiyle birlikte Bosna Hersek’teki okula ziyarete götürdüğünü aktararak şunları söyledi:

    “Orada dönen paralar bir Türkiye ekonomisi kadar paralardı. Bunlar yüzünden çok büyük zarar gördüm. Oğlumun sünnet düğününden sonra bana 3 buçuk milyon lira para cezası kestiler. Hakkımda Erol Evcil’in, Nesim Malki’nin paralarını akladığım gerekçesiyle işlem yaptılar. Halen açılan davalar sürüyor, 70-80 tane dava var. Zengin iş adamlarını tespit edip örgüt adına para istiyorlar. Bu iş adamlarına resmen çöküyorlar. Bana yazılan cezayla ilgili İbrahim Saydam’a gittim, Vali Şahabettin Harput’a gönderdi, o Saydam’a gönderdi. Bana gizli tanık olmamı söylediler ben de yüzlerine baka baka anlatmak istedim bildiklerimi. İbrahim Saydam ’1 buçuk milyon lirayı FETÖ sanığı E.K.’ye gidip FETÖ’nün bir okulunun fayans işleriyle ilgili teklif ver. Bu işi yap senin cezalarını vali bey affedecek’ dedi.”

    “FETÖ PKK’dan daha tehlikeli”

    FETÖ üyelerinin mal ve mülklerini aldıklarını, para vermeyince kendisine ceza kestiklerini söyleyen Dengiz, “PKK’dan daha tehlikeli bu grup, fırsatını bulsalar adam keserler bunlar, malımı mülkümü aldılar, yok oraya yardım buraya yardım diyerek. Bana vergi kaçakçılığı ve para aklamak suçlamasıyla 3 buçuk milyon lira ceza kestiler. Karşılığında cezayı silmek için 1 buçuk milyon lira istediler. İbrahim Saydam makamında benden cezanın kaldırılması için para istedi ben de vermedim” ifadelerini kullandı.

    Dengiz, mahkeme başkanının Bursa’da tehdit ve baskıyla FETÖ’nün para aldığı diğer iş adamlarını bilip bilmediğini sorması üzerine, “Para alınan başka iş adamlarını bütün Bursa biliyor ancak ben direk şu isim bu isim diye bir şey söyleyemem” diye konuştu.

    Duruşmaya Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan FETÖ sanığı Servet Sarıçiçek ise, emniyet genel müdürlüğünde çalıştığı dönem 1990-1994 yılları arasında FETÖ’nün bir toplantısında Ali Osman Kahya’nın da geldiğini ve kendisinin “Müdürümüz, büyüğümüz, abimiz” söyleminde bulunduklarını aktardı.

    Ali Osman Kahya ise tahliye talebinde bulunarak, emniyetin mahrem imamlar belgelerinde isminin çıkması olayını, verinin nasıl ele geçirildiğinin belli olmaması nedeniyle kabul etmeyerek, bu kapsamda ifade veren ’garson’ lakaplı gizli tanığın dinlenmesini istedi.

    Diğer tutuklu sanıklar da tahliye talebinde bulundu.

    Mahkeme heyeti kısa bir aranın ardından sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

  • Nevşehir’deki uçak kazasının görgü tanığı: “Şimşek gürler gibi patlama oldu”

    Nevşehir’deki uçak kazasına şahit olan bir köylü , “Şimşek gürler gibi bir patlama oldu” dedi.

    Nevşehir’in Gülşehir ilçesine bağlı Ovaören köyü yakınlarında F-16 uçağının düşmesine şahit olan köylüler, İHA’ya konuştu. Uçağın düşmesi sonucu büyük bir gürültü duyduklarını söyleyen köylüler, “Biz kahvede oturuyorduk, patlama oldu. Ne olduğunu merak ettik ve hemen buraya geldik. Şimşek gürler gibi bir patlama oldu. Olay yerine gelince uçağın düştüğünü gördük” dedi.

    Uçağın düştüğü alanda ekipler el fenerleri ile arama ve inceleme çalışmaları yaptı. Çalışmaları olay yerinde Nevşehir Valisi İlhami Aktaş, Garnizon Komutanı Kurmay Albay Yüksel Yiğit ve Emniyet Müdürü Mehmet Artunay da inceledi.

    Ekiplerin olay yerindeki incelemeleri sürüyor.

  • FETÖ davası tanığı: “Darbe girişimi akşamı Kemal Sunal filmi izliyorduk”

    Isparta’da FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi Eğirdir’deki 700 Harbiyeli’nin Ankara’ya götürülme girişimi davasına tanık beyanları ve mahkeme başkanının ifadeleri damga vurdu. FETÖ davası tanığı uzman çavuşun “Darbe girişimi akşamı Kemal Sunal filmi izliyorduk” sözleri üzerine mahkeme başkanı, “Memlekette savaş çıkmış, siz film izliyorsunuz” dedi. Tanık da, “Hiçbir şeyden haberimiz yoktu, bilmiyorduk, soracağımız kimse de yoktu” yanıtını verdi.

    Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki hain ve kanlı darbe girişimi sırasında Isparta’daki tugaydan çıkacak olan araçlarla Eğirdir Dağ Komando Okulunda eğitim gören 700 Harbiyeli’yi Ankara’ya sevk edecekleri iddiasıyla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan 9’u tutuklu 21 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. Aralarında eski Isparta Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkezi Komutanı Tuğgeneral Mustafa Kurutmaz ile eski Erkan Başkanı Orhan Yılmaz’ın da tutuklu sanık olarak bulunduğu dava, güvenlik gerekçesiyle Isparta Adliyesi Konferans Salonu’nda görüldü. Duruşma salonuna gelen sanık yakınları, polis ekipleri tarafından kapı girişinde arandıktan sonra içeri alındı. Duruşmaya eski Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkezi Komutanı Tuğgeneral Mustafa Kurutmaz ile Merih Özşahin, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuklu sanıklar İlhan Çağrı Kayaoğlu, Ahmet Nazif Şahinoğlu, Nurhan Baran, Ahmet Yıldırım, Orhan Yılmaz, Cumhur Keyik, Hüseyin Seçkin Eraslan ile tutuksuz sanıklar ve sanık avukatları da salonda hazır bulundu.

    Tanık uzman çavuş o geceyi anlattı

    15 Temmuz hain ve kanlı darbe girişimi gecesinde nöbetçi olan ve araç bakımlarından sorumlu olduğu belirtilen tanık Uzman Çavuş Muhammed Özkan, yöneltilen soru üzerine yemin ederek yaşadıklarını anlattı. Cuma akşamı olması sebebiyle o gece 21.30 sıralarında içtima alındığını kaydeden Özkan, 15 -20 dakika kadar askere marş ve koşu eğitimi yaptırdıklarını beyan etti. O eğitimin dönemin Komutanı Sanık Cumhur Keyik tarafından daha önce askerin düzgün yürümesi için verilen bir talimat olduğunu aktaran tanık Özkan, eğitimde herhangi bir teçhizat bulunmadığını kaydetti.

    Mahkeme başkanından tanık uzman çavuşa “Kemal Sunal filmi” çıkışı

    Tanık Özkan, içtima alındıktan sonra 22.15 sıralarında görevli bulunduğu kademeye gittiklerini ve o sıralarda kendilerinin de daha önceden açık olan televizyonda bir Kemal Sunal filmi izlediklerini ifade etti. Mahkeme Başkanı Hacı Mustafa Yazıcı’nın televizyonun kim tarafından açıldığı sorusu üzerine Özkan, “Televizyonu bir asker açmış, biz gittiğimizde açıktı. Kemal Sunal filmi izliyorduk” diye yanıt verdi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Yazıcı, “Yahu, memlekette savaş çıkmış, siz Kemal Sunal filmi izliyorduk diyorsunuz” şeklinde çıkışınca tanık Özkan, “Hiçbir şeyden haberimiz yoktu, bilmiyorduk, soracağımız kimse de yoktu” cevabını verdi.

    “Anonsu mesai arkadaşımın telsizinden duydum”

    Özkan, o sıralarda görevli mesai arkadaşlarından Adem Bozdoğan’ın telsizinden sanık Nurhan Baran olduğunu öğrendiği günün nöbetçi amiri tarafından ‘ulaştırma şoförlerinin garaja toplanması’ yönünde bir anons geçildiğini belirtti. Mahkeme Başkanı Yazıcı’nın “O saatte araç istemeleri normal mi, her zaman oluyor mu, olanları fark etmediniz mi?” şeklindeki sorusu üzerine Özkan, kendilerine araçlarla rütbeli askerlerin getirileceğini söylendiğini, başka bir şey bilmediğini ifade etti.

    “Darbeyi evdeyken kızımdan öğrendim, göreve gittiğimde herhangi bir emir gelmeyince televizyonda haberleri izledik”

    Daha sonra dinlenen tanıklardan Bakım Teknik Astsubay Ahmet Başcan da, o gece evinde istirahat halinde olduğunu, önce kendilerinin gelen telefonla mesaiye çağrıldığını, ardından servislerin gelişinin iptal olduğunun bildirilmesi üzerine aynı lojmanda kaldığı başka bir mesai arkadaşının özel aracıyla tugaya gittiklerini anlattı. Başcan, “Evde televizyon izleyen kızım, ‘Baba askerler köprüye gitmiş’ dedi. Ben de olabilir, terörist veya başka bir durum vardır, olabilir dedim. Sonra TRT’yi açtık ve orada darbe olduğunu öğrendik. Daha sonra aynı lojmandaki başka bir arkadaşımın özel aracıyla görev yerimize gittik. Sonra herhangi bir emir gelmedi. Biz de gelişmeleri takip etmek için sabaha kadar televizyon izledik” beyanında bulundu.

    Mahkeme Başkanı Yazıcı’nın “Darbe olurken televizyon mu izliyordunuz?” sorusuna Başcan, “Yaşım ve görev sürem bakımından nöbet hizmetlerinden muafım. Görev verilmedi, biz de arkadaşlarla birlikte gelişmeleri takip etmek için televizyonda haberleri izledik” cevabını verdi.

    “Hakkımda darbe söylemi duydunuz mu?”

    Tanık Başcan, ayrıca dönemin komutanlarından olan Sanık Cumhur Keyik’in “Benim hakkımda o gece veya daha önce herhangi bir darbe söylemi duydunuz mu?” sorusuna da “Hayır” yanıtını verdi. Başcan, o dönem kendisine bağlı olarak çalışan sanıklardan Adem Bozdoğan’ın “Vatan sevgimden şüpheniz oldu mu?” sorusuna ise “Hayır, asla olmadı” şeklinde karşılık verdi.

    Duruşmaya sanık avukatlarının esasa ilişkin savunmaları dinlenerek devam edildi. Mahkeme heyeti, daha sonra duruşmaya yarına kadar ara verdi.