Etiket: Tanı

  • Tüpbebek Ve İmplantasyon Öncesi Genetik Tanı Tedavilerinde Yeni Nesil Dizileme Dönemi Başladı

    İmplantasyon Öncesi Genetik Tarama uygulamalarında artık yeni bir dönemin kapıları açıldı. Yeni Nesil Dizileme (NGS) tekniği ile embriyolar sahip oldukları genetik kod düzeyinde incelenebiliyor ve böylece başarısız tüp bebek denemeleri veya erken dönem düşükleri olan çiftlerde daha detaylı bir genetik tarama imkanı doğuyor.

    Tüp bebek tedavisinde başarıyı arttırabilen yeni teknolojik gelişmeler çiftlerin çocuk sahibi olma hayalini gerçeğe dönüştürüyor. Son günlerde adını sıkça duyduğumuz “Yeni Nesil Dizileme (NGS)” genetik tarama tekniği de bu yeni gelişmelerden biri. Teknik uzun yıllardır tüp bebek tedavilerinde kullanılan “implantasyon öncesi genetik tarama (PGT)” yönteminin ufkunu değiştiren bir teknik ve bu nedenle de çocuk sahibi olma hayali taşıyan çiftlere tüp bebek tedavisi sunan uzmanlar arasında son günlerde sıkça adı geçiyor .

    Konuyla ilgili uzman görüşü belirten Bahçeci Sağlık Grubu Doktorlarından Tüp bebek Laboratuvarları Direktörü Dr. Necati Fındıklı, “Günümüzde embriyoya ait tüm kromozomların (23 çift, 24 farklı kromozom tipi) incelenmesine olanak veren karşılaştırmalı genomik hibridizasyon (kısaca aCGH) tekniği ile gerçekleştirilen implantasyon öncesi tarama uygulamaları, artık yerini genetik şifrenin çok daha detaylı incelenebildiği ’Yeni Nesil Dizileme-Next generation Sequencing’ (NGS) tekniğine bırakıyor” dedi.

    SINIFI GEÇEN EMBRİYOLAR SEÇİLİYOR

    Kısaca PGT adı verilen, tüp bebek tedavilerinde embriyolarında genetik bozukluk riski taşıyan ve bu nedenle çocuk sahibi olma zorluğu çeken çiftlerde sağlıklı embriyoların bulunmasına olanak sağlayan teknikte şimdiye kadar inceleme kromozom adı verilen yapılar üzerinde uygulanıyordu. NGS yöntemi ile artık daha da detaylı bir inceleme yapılabiliyor ve embriyoya ait tüm genetik şifre incelenebiliyor. Böylece genetik tanı uygulamalarında daha kapsamlı ve doğru sonuçlar elde edilebiliyor.

    Yakın gelecekte yöntemin, kısaca aCGH olarak adlandırılan ve embriyodaki tüm kromozomların incelenebildiği genetik tarama tekniğinin yerini alacağı ve ayni anda gen düzeyinde de genetik risk taşıyan embriyoların belirlenmesine imkan sağlayacağı bekleniyor.

    DOĞRU ÇİFTLERDE UYGULANIRSA ŞANS ARTIYOR

    NGS tekniği embriyolarında genetik tarama uygulaması düşünülen çiftlerde sonuçların daha detaylı ve doğru analiz edilmesine izin veren bir teknik olduğunu belirten Fındıklı, “Bu açıdan çocuk sahibi olmak isteyen herkes için uygulanır gibi bir algı yaratmamak gerekiyor. Ayrıca teknik uygulandığında elde edilen sağlıklı embriyoların rahme tutunma oranı da mevcut uygulamalarda elde ettiğimiz şekilde yüzde 70’ler civarında. Klinik gebelik başarısı mevcut sonuçlara göre aCGH yöntemi ile benzer. Dolayısı ile teknik üzerinden biyolojinin izin verdiğinden yüksek oranlar vererek bilgilendirme yapmak doğru değil. Merkezimizde Ocak 2015 tarihinden beri embriyolarında genetik tarama yaptığımız hastalarımızda NGS yöntemi kullanmaktayız” diyerek yöntemin detaylarını anlattı.

    NGS MEVCUT UYGULAMA ŞEKLİ İLE ACGH YÖNTEMİNDEN FARKLI DEĞİL

    Dr. Fındıklı, “Yeni nesil dizileme yani NGS yöntemi getirdiği teknoloji açısından ufkumuzu ciddi olarak açıyor fakat mevcut uygulanma şekli itibariyle aCGH yönteminden farklı değil. NGS ile elde edilen genetik şifre düzeyindeki bilgiler embriyoların kromozomlarının incelenmesi için basitleştiriliyor ve aCGH sonuçları ile benzer bir sonuç sunuyor. Bununla birlikte belli bazı embriyolarda daha detaylı incelemeye olanak verdiğinden sonuçların doğruluğu artabiliyor. Kısacası klinik gebelik oranlarında belirgin bir farklılık beklemiyoruz fakat canlı doğum oranlarında bir miktar farklılık yaratabilir. Bunu da zaman gösterecek” diyerek NGS yönteminin mevcut durumunu ve çocuk sahibi olmak isteyen çiftler açısından önemini belirtti.

  • Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

    Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ali Kaplan, kanserin çok ciddi bir halk sağlığı problemi olduğunu belirterek, dünyada her yıl yaklaşık 14 milyon yeni vakanın gözlendiğini kaydetti.

    Memorial Diyarbakır Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ali Kaplan, 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Yılda 8 milyon kansere bağlı ölüm meydana geldiğini ve şu an dünyada yaklaşık 30-35 milyon civarında kanser hastası bulunduğunu anlatan Kaplan, “Ülkemiz için bu rakamlar her yıl 150 bin yeni kanser vakası ve yaklaşık 90 bin kansere bağlı ölümle sonuçlanmaktadır. Şu an ülkemizde 300 bin kanser hastası bulunduğu bilinmektedir. Tabi son zamanlarda meydana gelen gelişmelerle birlikte birçok alanda olduğu gibi kanser alanında da çok önemli gelişmeler ve hastalarda ciddi sağ kalım artışları meydana geldi. Bizim öncelikle tüm hastalıklarda olduğu gibi kanserden de korunmamız gerekiyor. Bunun için de önce kanser sebeplerini bilmek gerekiyor. Biz kanser sebeplerini üçe dilimliyoruz” dedi.

    “SİGARA KANSERİN BİRİNCİ DİLİMİ”

    Sigaranın kanserin birinci dilimini oluşturduğunu aktaran Kaplan, şunları kaydetti:

    “Sigara tabiri caizse, ağızdan yani girdiği yerden çıktığı yere, idrar kesesine kadar bütün organlarda, akciğer, mesane, böbrek, pankreas gibi organlarda kanser yapabiliyor. O yüzden sigaradan muhakkak kaçınmamız gerekiyor. İkinci sebep, beslenme. Beslenme de oldukça önemli. Tabi sanayileşmenin de artmasıyla birlikte beslenmede organik beslenmeden inorganik beslenmeye doğru gidiyor. Daha hazır gıdalarla besleniyoruz. Daha kötü şartlarda besinlerimizi saklıyoruz. Bu nedenle beslenme şartlarımız ve besinleri saklama koşullarımız da önemli. Bunlara en fazla verebileceğimiz örnek ateşe yakın pişirilme yöntemleriyle pişirilmiş et ve mangal türü besinler. Bunlarda oluşan hidro karbonlar ciddi sıkıntı oluşturabilmektedir. Et tükettiğimizde daha çok haşlama türü etin tercih edilmesi bizim önerimiz. Bunun yanında kırmızı etten zengin beslenmenin kendisi de pişirme yönteminden bağımsız olarak bağırsak kanserine, mide kanserine sebep olabilmektedir. Bu yüzden kırmızı etten fakir beslenmek de kanserden korunma anlamında yarar var. Tuzdan zengin beslenme ülkemizde ve bölgemizde önemli bir sorun o yüzden tuzdan zengin beslenmeyi de biz önermiyoruz. Tansiyon hastaları için de bu önemli. Günlük 2-4 gramı aşmayacak şekilden tuzdan fakir beslenmek önerilerimiz arasında yer alıyor. Bunun yanında günlük beş porsiyon sebze-meyve tüketimi önemli. Bir yarım elmayı bir porsiyon olarak kabul edebilirsiniz. Geriye kalan üçüncü kısmı obezite ve zayıf egzersiz oluşturuyor. Obezite ile ilişkili kanser türleri, Meme kanseri, rahim ağzı veya rahim kanseri. Bunun yanında böbrek kanseri ve kolon kanseri ve yine prostat kanseri de aynı şekilde obezite ile ilişkili o yüzden obezite ile savaşmak bununda en önemli yolu egzersiz yapmak. Son zamanlarda egzersiz yapan meme kanserli hastalar ile egzersiz yapmayan meme kanserli hastalar arasında belirgin bir sağ kalım farkı oluştuğu ve bu egzersiz yapan hastaların daha az nüksettiği ile ilgili verilerde egzersizin kanseri önleyici etkisinin daha kuvvetli hala geldiğini gösteriyor. Bunun yanında bir de elimizde olmayan sebepler var Bunlar genetik sebepler olabilir. Özellikle genç kanserli hastaların olması bunu düşündürebilir. Bu türü kişilerin genetik danışmanlık hizmeti almasını öneriyoruz.”

    “BESİNLERİNİZİ CAM KAPLARDA SAKLAYIN”

    Besinlerin saklama koşullarının da önemli olduğunu belirten Kaplan, “Plastik kaplardan özellikle sıcak temasıyla birlikte o besinlerde bir takım yeni maddeler ortaya çıkabiliyor. O yüzden mutlaka cam kaplar kullanılmalı ve nemsiz, kuru ortamlarda besinlerin saklanmasını öneriyoruz. Çizilmiş tavalarda gıda pişirilmesini engellemek gerekiyor” ifadelerinde bulundu.

    “GELİŞMELER HASTALAR İÇİN UMUT VERİCİ”

    Birçok kanser türünde erken teşhisin hastaların hayatını kurtardığına dikkat çeken Doç. Dr. Kaplan, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Mesela meme kanseri dört evreden oluşur. Evre 4 meme kanserinde beş yılın sonunda hastaların yüzde 10’u hayatta kalırken bu evre 1’de olduğunda hastaların yüzde 90’ı hayatta kalabilmektedir. Öncelikli olarak istemsiz bir kilo kaybı meydana geldiğinde, bağırsak alışkanlıklarında değişme olduğunda, ağızdan veya büyük abdestten, makattan kan gelmesi durumunda muhakkak doktora başvurulması gerekiyor. Bunun yanında hiç şikayetimiz olmasa dahi beş kanser türünden artık hastalarımız tarama programlarına girmesi gerekiyor. Bu beş kanser türü, meme kanseri, rahim ağzı kanseri, bağırsak kanseri, prostat kanseri ve son zamanda buna akciğer kanseri eklendi. Periyodik tomografi taramalarıyla akciğer kanseri erken yakalanabilmekte ve belirgin oranda kanserden sağ kalım sağlanmaktadır. Yeni gelişen ilaçlar sayesinde de çok ciddi sağ kalımlar elde edilmeye başlandı. Son birkaç yılda da aşılar gündemimize geldi onların da katkısıyla birçok hastalıkta artık çok iyi sağ kalımlardan bahsedebilmekteyiz. Bu bizim için ve hastalarımız için umut verici bir sonuç.”

  • Başbakan Davutoğlu, 7 Yaşındaki Said Tan’ı Hastanede Ziyaret Etti

    Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, Dışkapı Hastanesi’nde tedavi gören 7 yaşındaki Diyarbakırlı Said Tan’ı ziyaret etti.

    Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgi göre, Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, Suudi Arabistan ziyareti öncesi Dışkapı Çocuk Hastanesi Yanık Yoğun Bakım Bölümü’nde tedavi gören 7 yaşındaki Diyarbakırlı Said Tan’ı ziyaret etti. Başbakan Davutoğlu’nun hastane yetkililerinden Said’in durumu hakkında bilgi aldığı ve Numune Hastanesi’nde yatan annesiyle telefonla görüştüğü kaydedildi. Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu’nın aynı bölümde yatan ve Suriye’de iç savaşta yaralanarak tedavi için Türkiye’ye getirilen çocuklarla ve aileleriyle de yakından ilgilendiği öğrenildi.

  • Trabzon’da Doktorlara “Mide Ve Bağırsak Kanserlerinde Tanı Ve Tedavide Yaklaşım” Konuları Anlatıldı

    Medical Park Yıldızlı ve Medical Park Karadeniz Hastaneleri tarafından doktorlara yönelik ‘Gastrointestinal (Mide ve Bağırsak) Sistemleri Kanserlerinde Tanı ve Tedavide Yaklaşım’ konulu sempozyum düzenlendi.

    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Tıbbı Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Feyyaz Özdemir ve Pataloji uzmanı Prof. Dr. Abdülkadir Reis başkanlığında düzenlenen sempozyumda ülkemizde yaygın görülen mide, safra kesesi, kalın barsak kanseri ile ilgili yeni tanı ve tedavi yönetimleri hakkında bilgi verdi.

    Doktorların yoğun ilgi gösterdiği sempozyumda Medical Park Yıldızlı Hastanesi Genel Müdürü Uzm. Dr. Abdullah Cantürk doktorların katılımlarına teşekkür ederek Medical Park Hastaneleri olarak amaçlarının kaliteli sağlık hizmetini toplumun her kesimine ulaştırmada öncü olabilmek ve bölge insanının sağlık sorunlarını da yerinde çözüm getirebilmek olduğunu söylediler.

    Sempozyumda Medical Park Yıldızlı Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Can Keçe, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Lütfiye Demir, Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Abdürrahim Sayılır katılımcı doktorlara önemli paylaşımlarda bulundu.

    Öte yandan Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Radyasyon Onkologları’ndan Uzm. Dr. Evrim Şavlı ve Dr. Eda Küçüktülü da sempozyuma konuşmacı olarak katıldı.

  • Hedef; Rahimağzı Kanserinde Erken Tanı

    Antalya’nın Manavgat ilçesinde bayanlarda sıklıkla rastlanan rahimağzı kanseri ile bayan ve erkeklerde görülen kalın bağırsak kanserinde erken tanı konulabilmesi için kurulan kanser tarama kabini hizmete girdi.

    Manavgat 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’nin bahçesinde bulunan ve Manavgat Rotary Kulübü tarafından yaptırılan tarama kabininin açılması dolayısıyla düzenlenen törene Manavgat Kaymakamı Nazmi Günlü, Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, Antalya Halk Sağlığı İl Müdürü Uzm. Dr. Murat Özdemir, Manavgat İlçe Sağlık Müdürü Aşur Eker, Manavgat Toplum Sağlığı İlçe Müdürü Tevfik Yoldan, Rotary Kulübü 2430 Bölge Guvernörü Prof. Dr. Canan Ersöz, Guvernör Yardımcısı Arif Barış, Manavgat Rotary Kulübü Başkanı Murat Karakaş, yönetim kurulu üyeleri ve davetliler katıldı.

    Her hastalığın erken tanısının önem arzettiğini, kanserde ise bunun daha da büyük önemi olduğunu belirten Manavgat Kaymakamı Nazmi Günlü, rahimağzı kanser tarama kabininin Manavgat’a hayırlı olmasını dileyerek, emeği geçen Rotary Kulübü yöneticilerine teşekkür etti.

    Antalya Halk Sağlığı İl Müdürü Murat Özdemir de kanserde erken teşhisin öneminden bahsederek, burada yapılacak testlerde kansere yakalanan kadınların tespit edilebileceğini söyledi. Alınan testlerin Ankara’ya gönderildiğini ve burada tetkikler yapıldıktan sonra sisteme girildiğini anlatan Özdemir, testler sonucunda pozitif çıkan bayanların ise kadın doğum uzmanlarına yönlendirildiğini belirtti.

    Rotary Kulübü 2430 Bölge Guvernörü Canan Ersöz ise, kadınlarda rahimağzı kanserinin erken teşhisi için böyle bir birim oluşturulduğunu ifade ederek, “Manavgat Rotary Kulübümüz dünyaya armağan ettiği hizmetlerden bir tanesinin açılışı için buradayız. Burada kadınlarımız için güzel çalışmalar yapılacak. Manavgat’taki bütün kadınlarımızı buraya test olmaya çağırıyorum. Bir insanın Rotary rozetini görüyorsanız biliniz ki bunlar iyi insanlardır, iyi işler yapıyorlardır. Manavgat Rotary Kulübümüzü ve emeği geçen tüm kamu kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    Manavgat Rotary Külübü Başkanı Murat Karakaş da böyle bir hizmet birimini Manavgat’a kazandırmaktan dolayı mutlu olduklarını söyledi.

    Rahimağzı kanser tarama kabininde, 30-65 yaş arası kadınlara ücretsiz kanser tarama testleri yapılacak. Kabinde ayrıca 50-70 yaş arası erkek ve kadınlara yönelik kalın bağırsak kanser testleri de yapılarak Ankara’da bulunan merkeze gönderilecek.