Etiket: Tanesi”

  • Tezgahların şampiyonu eriğin tanesi 2,5 lira

    İlkbaharın gözde meyvelerinden olan piyasanın en pahalı meyvesi erik, tanesi ortalama 2,5 liradan, kilosu 250 liradan Eskişehir’daki tezgahlarda yerini aldı.

    Esnaf tarafından 100’er gramlık halinde satılan Erik, Eskişehir’deki manava tezgahların en pahalı ürünü olarak dikkati çekiyor. Eskişehir’de 40 yıldır meyve sebze satmakla geçimini sağlayan 57 yaşındaki Emin Özkaya, Mersin’den gelen eriğin, fiyat açısından piyasa şampiyonu olduğunu anlattı. Eriği en çok hamileler ve çocuklar için sattıklarını anlatan Özkaya, “’Vatandaş meyve ve sebze almakta zorlanıyor, piyasada hareketlilik yok. Diğer şehirlerdeki hareketlilik Eskişehir’e nazaran daha iyi. Meyvelerin fiyatları durmadan artıyor. Bazı meyveler yokluğundan bazıları da yeni çıktığından. Değişim sürecinde olduğumuz için yeşil eriğin kilosu 250 lira ve vatandaş almakta güçlük çekiyor. Kilo olarak alan olmadığı için, her poşette ortalama 10’ar adet erik olmak üzere 100’er gramlık olarak 25 liradan satıyoruz” dedi.

  • Tanesi 3 lira, şifası sınırsız

    Vücut hücrelerini yenileyerek yaşlanmayı geciktiren, romatizma şikayetlerini azaltan, kolesterolü düşüren, sindirim sistemine katkıda bulunan enginar, aynı zamanda diyet yapanların da vazgeçilmez gıdası. Sayısız faydaya sahip enginar hakkında bilgi veren Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Gıda Teknolojisi Program Sorumlusu Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu, enginarın nasıl tüketilmesi gerektiğini anlattı.

    Hasadı Nisan ayı sonuna kadar devam eden enginarın İzmir’de oldukça fazla tüketildiğini, sakız enginarı adıyla Urla, Çeşme, Ildır ve Karaburun taraflarında yetiştirildiğini belirten Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu, “100 gram taze ve çiğ enginar yaklaşık 60 kaloridir. 3 gram protein, 7,8 gram karbonhidrat ve 0,2 gram yağ içerir. Kolesterol içermez, posa içeriği yüksektir. Potasyum, kalsiyum, magnezyum, çinko, demir yönünden zengindir ve A, B1, B6, K ve C vitaminleri içerir. 1 orta boy çiğ enginar günlük demir ihtiyacının yüzde 9’unu karşılayacak kadar demir içerir. Yağlı bitkiler hariç hiçbir sebze veya meyve, mineral bolluğu bakımından enginarla yarışamaz” dedi.

    Karaciğer dostu

    Enginarın karaciğer fonksiyonlarının düzenlenmesinde önemli bir rol oynadığına dikkat çeken Fadıloğlu, “Karaciğeri koruyan flavonoidler içeren enginar, karaciğerdeki dokuların ve hücre zarlarının içinde meydana gelen oksitlenmeyi azaltır. Karaciğer fonksiyonlarının düzenlenmesinde önemli rol oynar. İdrar söktürücü özelliğinden dolayı böbreklerin çalışmasını düzenler, vücuttaki istenmeyen sıvıların atılmasını kolaylaştırır. İçerdiği kuarsetin, rutin, gallik asit ve sinarin sayesinde kanser, kalp hastalığı, yüksek kolesterol gibi önemli hastalıklardan vücudu koruyan enginar, içerdiği inülin adlı maddeyle kandaki şeker düzeyini de düşürür. Ayrıca içerdiği potasyum, vücutta bulunan sodyum-potasyum dengesini olumlu etkileyerek tansiyonu dengede tutar. Karın ağrısı, mide bulantısı, şişlik hissi, iştah kaybı gibi sindirim sorunlarını gidermeye yardımcı olur. Mide ve bağırsakları temizler, romatizma şikayetlerini azaltır. Yağ oranı düşük olduğu için diyet yapanlar için vazgeçilmez bir gıdadır. Vücut hücrelerini yenileyerek yaşlanmayı da geciktirir” bilgisini verdi.

    En büyük faydası yapraklarında

    Enginarın yaprakları ile birlikte tüketilmesi gerektiğini belirten Dr. Fadıloğlu, nasıl tüketilmesi gerektiğini ise şöyle anlattı:

    “Enginarın taç yapraklarında, gövdesine oranla 8 kat daha fazla sinarin bulunur. Sinarin, kolesterolün düşmesine ve sindirim sistemine katkıda bulunur. Bu nedenle enginarın yaprakları ile birlikte tüketilmesi sağlık açısından daha faydalıdır. Sinarin ayrıca safra üretimini uyarmak için kullanılırken, yağların sindirilmesini de sağlar. Ancak safra taşı olan kişiler enginar yaprağını dikkatli kullanmalıdır. Zeytinyağlı enginara iç bakla, havuç, patates ilave ederek besin değerini ve lezzetini arttırabilirsiniz. Ayrıca etle pişirerek protein değerini arttırabilirsiniz. Enginarın faydalarını muhafaza edebilmesi için doğru şekilde hazırlanıp tüketilmesine dikkat edilmelidir. Uzun süre pişen sebzelerde vitamin kaybı fazla olduğundan hafif diri bırakılmalı, pişirme süreleri uzun tutulmamalıdır. Enginardaki A vitamininin vücutta kullanılabilmesi için bir miktar zeytinyağı gerekir. Ortalama bir enginar başına bir tatlı kaşığı yağ yeterlidir. Bu şekilde yağda eriyen vitaminlerin vücutta kullanılması mümkündür.”

    Enginar İzmir dışında Yalova, Bursa, Sakarya ve Adana çevresinde de yetiştiriliyor.

  • Bandırma’da palamudun tanesi 5 liraya düştü

    Balıkesir’in Bandırma ilçesinde balıkçıların ağlarına bolca takılan palamudun tanesi 5 liraya kadar geriledi.

    Palamudun bu yıl bol çıktığını dile getiren Çakıroğlu, bu durumun hem balıkçıları hem de fiyatıyla vatandaşları sevindirdiğini anlattı. Balıkçılık yaparak geçimini sağlayan Ali Çakıroğlu, ’’1 Eylül’de palamutun tanesi 12.5 liradan satılıyordu. Şimdi ise palamudun tanesi 5 liraya düştü. Vatandaşlarımız bol bol palamut yesinler. Ayrıca tuzlama da yapsınlar’’ dedi.

  • 70’lik teyze: “Vurur yüze ifadesi, kıramazsın bi tanesi”

    İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde kurulması planlanan taş ocağına köylüler protesto ile tepki gösterdi. Elinde ’Vurur yüze ifadesi, kıramazsın bi tanesi’ pankartı ile gelen 70 yaşındaki Kamuran Beşpınar, ’’Buraya taş ocağı kurdurmayız’’ dedi.

    Kemalpaşa Beşpınar Köyü yakınına özel bir şirket tarafından kurulacağı iddia edilen taş ocağını istemeyen Beşpınar, Ansızca, Sütçüler ve civar köydeki vatandaşlar, taş ocağının kurulacağı şantiye alanına geldi. Alanda toplanan köylüler, ellerindeki ‘Vurur yüze ifadesi, kıramazsın bi tanesi’, ‘Kopsa bile kıyamet, ormanlar bize emanet’, ‘Taş ocağı yapma boşuna, yıkarız başına’, ‘Kazanacağın para kefen olur’ yazılı pankartlarla durumu protesto etti.

    “Taş ocağı istemiyoruz”

    Köylüler adına açıklama yapan Beşpınar Köyü Mahalle Muhtarı Yaşar Dönmez, “’Her şeyden önce, proje sahasını çevreleyen kiraz bahçeleri ve Spil Dağı Milli Parkı görmezden gelinmiştir. Bu büyüklükte bu maden ocağı projesinin, özel koruma alanı olan Spil Dağı Milli Parkı’na olumsuz yönde etki edeceği açıktır. Ayrıca bu bölgede, ciddi derecede arıcılık, bal üreticiliği yapılmakta olup, mevsimsel olarak İzmir dışındaki kentlerden dahi çok sayıda arıcı, alınan izinlerle, kovanlarını bu bölgeye yerleştirmektedir. Bunun yanında, proje sahasına 600 metre mesafede, faaliyeti daha önce durdurulmuş bir taş ocağı bulunmaktadır. Spil Dağı Milli Parkı’na giden yol üzerinde açılan bu taş odağı, orman ve doğayı onarılması imkansız bir şekilde tahrip etmesi, Kemalpaşa istikametinden Spil Dağı Milli Parkı’na ulaşan tek yol üzerinde, ağır tonajlı kamyonların yoğun trafik oluşturması, yollarda çökmelerin, hendek ve çukurların meydana gelmesi ve ölümlü trafik kazasına yol açması nedenleriyle, İzmir Çevre İl Müdürlüğü, İl Özel İdare Müdürlüğü ve Orman Bölge Müdürlüğü’nden oluşan üçlü komisyon ile kapatılmıştı. Kapatılan bu taş ocağı için yapılan patlamalar nedeniyle, köylerin toz bulutu altında kaldığı, sebze meyve bahçelerinde, çam ağaçlarında kurumlar meydana geldiği, köy elektrik şebekesinin ve telefon hattının patlatılan dinamitler nedeniyle tahrip olmuştu. Aradan geçen 16 yıldan sonra, aynı yerde, Milli Parka ve Beşpınar Köyü’ne daha da yakın bir mevkiide, önceki taş ocağından çok daha büyük hacme sahip yeni bir taş ocağı ve kırma-eleme tesisine izin verilmesi, kamu yararına açıkça aykırıdır. Kemalpaşa köylüleri olarak, bu alanda taş odağı açılmasına hiçbir suretle vermeyeceğiz’’ dedi.

    Köylüler taş ocağına karşı

    Köylülerden Perihan Dönme, “Biz burada taş ocağı istemiyoruz. Bütün bahçelerimiz kuruyacak, doğamız kuruyacak. Evler çatlıyor. Geliyorlar köylülerin karşısına taş ocağı yapıyorlar. Köylüler olmasa ne yiyecek bu vatandaş’’ ifadelerini kaydetti.

    Elinde ’Vurur yüze ifadesi, kıramazsın bi tanesi’ pankartı ile gelen 70 yaşındaki Kamuran Beşpınar, ’’Buraya taş ocağı kurdurmayız’’ dedi.

    Grup şantiye alanına ellerindeki pankartla yürüdükten sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

  • Kocaman: “Zorluk Derecesi En Yüksek Maçlardan Bir Tanesi”

    Torku Konyaspor Teknik Direktörü Aykut Kocaman, “Zorluk derecesi en yüksek maçlardan bir tanesiydi. ” dedi.

    Spor Toto Süper Lig’in 29. haftasında Eskişehirspor, evinde Konyaspor’a 2-1 mağlup oldu.

    “DAHA FAZLA ÜSTÜMÜZE GELMEYE ÇALIŞTI”

    Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Konyaspor Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Eskişehirspor karşılaşmasının zorluk derecesi en yüksek maçlardan bir tanesi olduğunu belirtti.

    Kocaman, “Özellikle dış sahada oynarken son derece zor oluyor. Bizim tarafımızdan bakıldığı zaman da bir taraftan bu maçın öne çıkacak olan psikolojik tarafını yönetmek. Aynı zamanda enerjisini yönetmek. Diğer taraftan da hem hafta içinde Fenerbahçe maçı, arkasından da bir taraftan da üçüncülüğümüzü pekiştirmek için kendi sahamızda oynayacağımız Rizespor maçını düşündüğümüz zaman hepsini bir arada götürmeye çalıştık. Oyuna bakıldığı zaman doğal olarak bizim zaaflarımız olduğu gibi, rakiplerimizin de zaafları var. Onların yararlanmaya çalıştığı gibi, biz de bundan yararlanmaya çalıştık. Genel olarak gole giden dakikaya kadar kontrolü tutmayı başardık. Eşit anlarda, penaltı ve golden sonraysa oyunun genel kontrolü tamamen bizdeydi. Çeşitli fırsatlar yakaladık. Bunları değerlendiremedik. Ancak bir tanesi uzaktan şutla gol oldu. Böyle olduğu zaman sayıca fazla olmak avantaj görünse de çok fazla bunun avantajını yaşayamıyorsunuz. Rakip skora çok yakın olduğu için artık sıkıntılarından dolayı da daha fazla üstümüze gelmeye çalıştı. Özellikle 2-0’dan sonra son dakikada gelen gol arkasından son 2-3 dakikalık bölümü tamamen korku filmi gibi yaptı bir anda çok rahat götürdüğümüz maçta. Kendi adımıza son derece mutlu olduğumu söyleyebilirim. Bütün futbolcu arkadaşlara bir kez daha canı gönülden kutluyorum” diye konuştu.

    “ESKİŞEHİRSPOR, HER ZAMAN LİGDE OLMALI”

    Eskişehirspor için de yorumda bulunan Aykut Kocaman, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Eskişehirspor içinde birkaç kelime söylemek lazım. Umarım ve diliyorum sıkıntılarını hallederler. Çünkü çok geçmişten gelen, son derece güçlü, futbol kültürünün çok yüksek olduğu bir şehir Eskişehir takımı. Her zaman ligde olmalı. Hem anlık problemlerini hallederler hem de geleceğe ait umarım ciddi, doğru yatırımlar yaparlar.”