Etiket: Tamamı

  • Melikgazi Belediyesi’ndeki hizmet araçlarının tamamı trafik sigortalı

    Melikgazi Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Melikgazi Belediyesi mülkiyetinde bulunan hizmet araçlarının tamamının trafik sigortalı olduğunu söyledi.

    Zorunlu trafik sigortası yaptırılmayan araçların trafiğe çıkamadığını ifade eden Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, zorunlu trafik sigortası yaptırılmayan aracın tespit edildiği zaman trafikten men edildiğini, dolayısı ile hizmetin ve yatırımın yerine getirilemeyeceğini, bundan da kamunun ve toplumun zarar göreceğini kaydetti. Melikgazi Belediyesi’nin Kayseri’nin yüzde 50’den fazlasına hizmet verdiğini, dolayısı ile bünyesinde 184 ağır iş makinesinin yanında 98 otomobil, kamyonet, pick-up, minibus ve otobüs gibi araçların da bulunduğunu ifade eden Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, konu ile ilgili olarak şu açıklamada bulundu;

    “Trafik kazaları genel olarak sürücülerin dikkatsiz ve hatalı araç kullanmasından kaynaklanmasının yanında bazen görünmeyen kazalar ya da dışarıdan kaynaklanan nedenlerden dolayı da yaşanmaktadır. Bu gibi olumsuz durumlar yaşandığında ise araç sahibinin her zaman önlemini almış olması gerekmektedir. Bu da trafik sigortasını yaptırmakla olmaktadır. Zaten zorunlu trafik sigortasında, karayollarındaki bir kazada karşıdaki araca ya da 3. kişilere karşı verilebilecek zararları koruma altına almaktadır. Bu açıdan belediyemiz resmi bir kurum olarak tüm araçları sigortalı ve egzoz muayeneleri tamdır. Yani çevreci araçlardır. Araç sigorta işlemleri her yıl ihale ile yaptırılmaktadır.”

  • Doğu Karadeniz’in elektriğinin tamamı HES’lerden karşılanıyor

    Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Aydın, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 1 milyon 280 bin aboneye elektrik hizmeti verdiklerini belirterek bölgedeki elektriğin tamamına yakınının bölgedeki HES’lerden karşılandığını söyledi.

    Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Aydın beraberindeki şirket yöneticileri ile bir restoranda basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Trabzon, Gümüşhane, Rize, Giresun ve Artvin’in elektrik dağıtımı veren Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin hizmetleri hakkında bilgiler veren Aydın, 2020 yılına kadar bölgede toplam 640 milyon TL’lik yatırım yapmayı planladıklarını dile getirerek, “1 milyon 280 bin aboneye elektrik dağıtım veriyoruz. 2017 yılında aydınlık ve kesintisiz bir bölge hedefiyle tüm bölgelerde 156 milyon TL’lik 365 adet projenin ihalesi yapıldı. Trabzon’da bugün itibariyle 34 farklı noktada yatırım şantiyemiz kuruldu. 2020 yılına kadar bölgemizde toplam 640 milyon TL’lik yatırım yapmayı planlıyoruz. 2017 yılında tüketicilerimizin talep ve sıkıntılarına hızlı ulaşmak Trabzon ilimizde ikinci çağrı merkezimizi hizmete açtık. 30 bin kilometre metrekare olan bölgemizde arıza bakım onarımlarında kesinti sürelerine azaltmak anlamında 180 adet elektrik teknisyenini işe aldık. Trabzon ve çevre illeri son yılların en yoğun kar yağışına maruz kaldı. Buna rağmen önceki yıllara nazaran özellikle şehir merkezlerinde elektrik kesintisi hiç olmadı diyebiliyoruz. Kırsal bölgelerde olan kesintilere de çok kısa sürelerde karşılık verdik. Bölgedeki memnuniyet anketi sonuçlarında geçen yıla göre yüzde 53’lük bir artış oldu. Bölge genelinde yüzde 4’lük elektrik tüketiminde artışımız oluyor. Türkiye’de ortalamasının üzerinde bir artışımız var. Artık kesintilere uzaktan yerine gitmeden de manevra yapılabilecek kabiliyete ulaşacağız. Aydınlatma seferberliği başlattık. Trabzon özellikle merkezde yerleşim yerlerinin tüm aydınlatma taleplerini bu sene yapacağız” dedi.

    Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kaçak kullanım oranının en az Gümüşhane’de yaşandığını kaydeden Aydın, “Bölgemizde kayıp ve kaçak kullanım 2016 yılında yüzde 9,26 olarak gerçekleşti. Türkiye ortalaması yüzde 15’ler civarında. Bölgemizde kaçak kullanımı yok edecek kadar az. 9,26 oranının büyük bir kısmı şebekelerin çok uzun olması sebebiyle teknik kayıplar olarak yer alıyor. Yüksek tüketimli maden tesislerinde özellikle Gümüşhane’de mesken tüketimi az, nüfus az olduğundan Gümüşhane en düşük kaçak olan il. Bölgemizin en mesken tüketimi kırsal yerleşimin en yoğun olduğu en büyük coğrafyaya sahip ilimiz Giresun. Şebekelerin en bozuk olduğu il de Trabzon. Bu anlamda Giresun’da çok farklı yatırımlar yaptık. Dağıtım merkezleri oluşturduk. Geçen sene Giresun’un kesinti sayı ve süreleri şirket ortalaması seviyesine ulaştı” şeklinde konuştu.

    “Doğu Karadeniz insanı elektrik borcuna sadık”

    “Biz elektrik dağıtım şirketiyiz” diyen Aydın “Türkiye’de 21 bölge var. Biz bu bölgelerdeki elektrik dağıtım faaliyetlerini yürütüyoruz. Tüm saha işlemlerini, arıza bakım ve onarımlarını, sayaç okumaları ile abone işlemlerini biz yapıyoruz. Bildiğimize göre tahsilat oranları da yine bölgedeki illere göre yüzde 98 civarlarında. Son 1 yılda yapılan tüm taahhüttün yüzde 99’u tahsil ediliyor. Doğu Karadeniz insanı elektrik borcuna sadık” ifadelerini kullandı.

    Yürüttükleri sosyal sorumluluk projeleri hakkında da bilgi veren Aydın “Bu yıl ilgili tüm kamu ve kurumlarına yazı yazarak engelleri vatandaşlarımızın adresleri öğrendik. Çok farklı engel durumları var. Çağrı merkezimizi aradıklarında onlara pozitif ayrımcılık yapmayı amaçladık. Cep telefon numaralarını sisteme işledik. Bizim bölgedeki elektrik kesintilerinin yaklaşık yüzde 30’u arıza değildir. Bakım ve onarım çalışmalarıdır. Bu gibi durumlarda aboneleri SMS ile bilgilendiriyoruz. Bu hizmeti sadece engellilere değil tüm vatandaşlara yapıyoruz. Özellikle elektrikli cihazla solunum veya benzeri bir cihaza ihtiyaç duyanların sisteme kayıtları yaparak bunların elektrikleri borçları dahi olsa hiç kesilmiyor” diye konuştu.

    “Elektriğin tamamı HES’lerden karşılanıyor diyebiliyoruz”

    Bölgedeki elektriğin tamamına yakınının HES’lerden karşılandığını söyleyen Aydın, “Bizim bölgemizde 92 civarında HES var. Bunlar bizim şebekelerimize bağlı. Bu 5 ilde tüketilen elektriğin yüzde 90’ınını HES’lerden aldık. Bunlar içerisinde Artvin’deki o büyük dev barajlar yok. HES’ler birim fiyatı açısından en ucuz elektrik üretme şeklidir. Bölgemizde son 2 yıldır yağışların çok yüksek olması sebebiyle HES’lerin üretimleri kat kat arttı. Şuan 90 seviyesinde işletmede olan var, 200’un üzerinde HES projesi var. Ben bunlara petrol kuyuları diyorum. Bize petrol verilmemiş ama çok kaynağımız var. Buralarda elde edilen elektrik sayesinde milli elektrik politikası geliştirmeye başladık. Türkiye’de her yıl elektrik üretimi yüzde 4-5 artmasına rağmen biz yerli kaynaklarla bunu kapatıyoruz. Doğalgazın payı azalıyor. Bizim bölgemizdeki elektriğin tamamı HES’lerden karşılanıyor diyebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Herkes kendi elektriğini üretebilecek”

    Önümüzdeki yıllarda herkesin kendi elektriğini üretebileceğini belirten Aydın, “Lisanssız elektrik üretim diye yeni yeni desteklenen mevzuatı gelişen bir kavram var. Şimdi EPDK çatı tipi yönetmeliğine çıkartıyor. Çatı tipi evinizin çatısına nasıl su ısıtmak için paneller koyuyoruz ya elektrik üretmek içinde solar paneller koyulma modelini getiriyor. Devlet bunları teşvik etmeye başlayacak. Çatınıza bu panelleri koyun kendi elektriğinizi oradan karşılayın. Fazla gelirse şebekeye verin. Bunun altyapısı hazırlanmak üzere” dedi.

    “Bölgede ticari tüketim oranı en fazla Trabzon’da”

    Türkiye’nin en fazla aydınlatma tüketim oranının yüzde 6 ile Doğu Karadeniz Bölgesi’nde olduğunu kaydeden Aydın, şöyle konuştu:

    “Abone gruplarına göre tüketimde bizim 5 ilimizin ortalaması yüzde 24’ü sanayi, yüzde 38-39 civarında mesken, yüzde 31 ticarethane ve Türkiye’nin en fazla aydınlatma tüketim oranı yüzde 6 ile de bizde. Türkiye’de en fazla armatür sayısı bölge biziz. Mesken tüketim oranımız Türkiye tüketiminin çok üzerinde. Sanayi tüketimimiz Türkiye ortalamasının yarısı kadar. Bölgemiz daha mesken tüketimi yoğun olan bir yer. Bölgede ise ticari tüketim oranı en fazla Trabzon’da. Bu veriler Trabzon’un ticari bir şehir olduğunu ortaya çıkartıyor. Bölgede en büyük abone artışımızın olduğu ilçe ise Yomra’dır.”

  • TSK: “İstanbul Boğazı yaklaşma sularında kaza yapan Rus askeri gemisinin mürettebatının tamamı kurtarıldı”

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), İstanbul Boğazı’nda Rusya Federasyonu Deniz Kuvvetlerine ait Rfs Lıman isimli istihbarat gemisi ile Togo bandıralı Youzarsıf H isimli yük gemisinin çarpıştığını, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarınca yapılan müdahale sonucunda 78 kişiden oluşan Rus askeri gemisi personelinin tamamının sağ olarak kurtarıldığını açıkladı.

    TSK’dan yapılan açıklamada, Rusya Federasyonu Deniz Kuvvetlerine ait Rfs Lıman isimli istihbarat gemisi ile Togo bandıralı Youzarsıf H isimli yük gemisinin 27 Nisan 2017 tarihinde saat 11.45 civarında İstanbul Boğazı yaklaşma sularında Kilyos’un kuzeyinde 29 kilometre mesafede yoğun sis nedeniyle çarpıştığı kaydedildi. Açıklamada, Türk arama kurtarma sahasında meydana gelen kaza sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarınca olaya süratle müdahale edilerek 78 kişiden oluşan Rus askeri gemisi personelinin tamamının sağ olarak kurtarıldığı, anılan Rus askeri gemisinin kaza sonrasında kısa süre içerisinde battığı ve kayıp gemi personelinin bulunmadığı ifade edildi. Açıklamada, “Togo bandıralı gemide hafif hasar olduğu öğrenildi. Romanya’dan çıkarak Ürdün’e intikal etmekte olan geminin sıhhi tahliye gerektiren personeli bulunmamaktadır. Arama kurtarma harekatı Deniz Kuvvetleri Komutanlığından TCG İmbat ve TCG Kılıç hücumbotları, TCG Akın kurtarma gemisi ve TCG Tekirdağ karakol gemisi ile bir adet SH-70 tipi helikopter; Hava Kuvvetleri Komutanlığından bir CN-235 arama kurtarma uçağı ve bir arama kurtarma helikopteri; Sahil Güvenlik Komutanlığından bir sahil güvenlik botu ve bir arama kurtarma helikopteri ile yürütülmüştür” denildi.

  • Mersin’deki darbe zanlılarının tamamı tutuklandı

    Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine yönelik Mersin’de yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen, aralarında Akdeniz Bölge Garnizon Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan ile üst düzey askeri ve emniyet mensubunun da bulunduğu 22 kişi tutuklandı.

    15 Temmuz Cuma günü yapılan darbe girişimine destek verdikleri belirlenen kişilere yönelik yürütülen operasyonlarda, Mersin’de kendini sözde ’sıkı yönetim bölge komutanı’ ilan eden Akdeniz Bölge Garnizon Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan ile birlikte 1 binbaşı, 1 yüzbaşı, 1 astsubay başçavuş, 1 astsubay üstçavuş, 2 uzman çavuş ve 1 sivil memur olmak üzere 8 askeri personel gözaltına aldı.

    Emniyet kanadına yönelik sürdürülen operasyonlarda ise darbe girişimi gecesi Akdeniz Bölge Garnizon Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan’ın yanına giderek bağlılığını bildiren ve kendisini sözde ’sıkı yönetim bölge komutan yardımcısı’ ilan eden 3’üncü Sınıf Emniyet Müdürü Hasan Basri Dağdelen ile birlikte aralarında üst düzey emniyet müdürlerinin de bulunduğu 14 emniyet mensubu gözaltına alındı.

    Mersin Emniyet Müdürlüğü’nde 3 gün süreyle sorgulanan darbe zanlıları, dün sabah sıkı güvenlik önlemleri altında devlet hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Mersin Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık ve mahkemedeki ifadeleri sabaha karşı sona eren zanlıların tamamı tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Mersin’deki darbe girişimi soruşturmasında tutuklanan şüphelilerin isimleri şöyle; Akdeniz Bölge Garnizon Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan, Deniz Binbaşı İlhan Tabur, Deniz Yüzbaşı Tuncay Kabukcı, Deniz Astsubay Başçavuş Hakan Öğüt, Deniz Uzman Çavuş Mehmet Şimşek, Deniz Astsubay Üstçavuş Mehmet Emin Toker, Deniz Uzman Çavuş Serkan Açar, sivil memur (şoför) Kadir Nevzat Yontgan, emekli 2. Sınıf Emniyet Müdürü Salim Yavuz, 3.Sınıf Emniyet Müdürü Hasan Basri Dağdelen, 4. Sınıf Emniyet Müdürü İsa Karabudak, 4.Sınıf Emniyet Müdürü Selahattin Akçay, 4. Sınıf Emniyet Müdürü Yaşar Şimşek, Emniyet Amiri Bekir Polat, Emniyet Müdürü Recep Yıldız, ihraç edilen eski emniyet amiri Koray Gün, Başkomiser Süleyman Akçin, Komiser Yardımcısı Seydi Vakkas Fidan, Komiser Yardımcısı Mustafa Uyanık, polis memurları İrfan Tellioğlu, Serkan Kesici ve Mustafa Gezginci.

    FETÖ’nün darbe girişimi sırasında sözde ’sıkıyönetim garnizon komutanı’ olduğunu belirten Tuğamiral Demirhan, jandarma ve emniyet yetkililerine, Mersin Valisi Özdemir Çakacak ve kaymakamların gözaltına alınmasına karar verdiğini söylemişti. 3. Sınıf Emniyet Müdürü Hasan Basri Dağdelen de kendisini sözde ’sıkıyönetim komutan yardımcısı’ ilan edip, polis telsizini korsan bildiri yayınlaması için Tuğamiral Demirhan’a vermişti.

  • TSK’nın İhtiyaçlarının Tamamı MKE’den Karşılanıyor

    Makine Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu Silah Fabrikası Üretim Şefi Mehmet Demirel, MKE’nin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ihtiyaçlarının tamamını üretebilen büyük potansiyele sahip bir holding olduğunu ve yurt dışında Amerika’ya kadar silah sattıklarını söyledi.

    Savunma sanayinde yerlileşme çalışmaları kapsamında, Tekirdağ’da düzenlenen ’Trakya Savunma Havacılık ve Uzay Sistemleri Alt Sanayi Yerlileştirme Zirvesi’ne katılan ve burada İHA muhabirine açıklamalarda bulunan MKE Kurumu Silah Fabrikası Üretim Şefi Mehmet Demirel, MKE’nin 12 fabrikadan, 2 işletmeden oluştuğunu, dünyada benzeri olmayan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ihtiyaçlarının tamamını üretebilen büyük potansiyele sahip bir holding olduğunu söyledi. Demirel, “MKE Kurumu Silah Fabrikası 1935 yılında kurulmuş, Ulu Önder Atatürk tarafından kurulmuş bugüne kadar TSK’nın ihtiyaç duyduğu bütün silahları üreten bir fabrikadır. 1935 yılından 2004 yılına kadar, TSK’nın ihtiyaç duyduğu bütün silahlar, patent alınarak üretilmiş ve ilgili kuvvete, ilgili güvenlik birimine teslim edilmiştir. 2004 yılında yerli üretim çalışması noktasında AR-GE çalışmasını hızlandırıp yeni bir silah ortaya çıkardık. Bu silah, 2009 yılında TSK’nın envanterine girmeye başladı. Bütün kamuoyunda çok da sık takip edilen uzun menzilli keskin nişancı tüfeği, JMK Bora 12 tamamen yüzde 100 Türk malı olan, yüzde 100 MKE Kurumu AR-GE mühendislerinin ürettiği bir silahtır” dedi.

    AMERİKA’DA DA KULLANILIYOR

    TSK’nın kullandığı JMK Bora 12 silahı hakkında bilgiler veren Demirel, “Bu silah, bin metrede 10 metre dağılıma sahip, keskin nişancı konseptinde bu kadar mesafede büyük isabet sağlayan, dünyadaki yegane silahlardan bir tanesidir. JMK Bora 12 Pakistan’da düzenlenen 2 sefer A kategorisindeki silahlar içerisinde bütün performanslarıyla birlikte 2 sefer dünya 1’incisi olmuştur. TSK’nın envanterinde ciddi bir rakamla yer almakta ve TSK’nın ihtiyaç duyduğu alanlarda kullanılmaktadır. Bizim silah satışımız Milli Savunma Bakanlığı’nın iznine bağlıdır. Azerbaycan ve Amerika’da bu silah kullanılıyor şu anda. Kesinlikle talep var, birçok alanda talep var. MKE Kurumu Silah Fabrikası, tabanca hariç, aşağı yukarı 40’ın üzerinde silah yapıyor” diye konuştu.

    DÜNYADA TEK

    Son olarak yeni ürettikleri Milli Piyade Tüfeği 76 (MPT 76) hakkında da açıklamalarda bulunan Demirel, “Biz yeni bir piyade tüfeği yapmak isterken, yeni piyade tüfeği üzerinde AR-GE çalışması yaparken, dünyadaki bütün piyade tüfeklerinin özellikleri incelenerek, kendi içinde bulunduğumuz konjonktüre ve savunma algımıza uygun bir silah tasarlamak istedik. Yıllardır AR-GE’de yapılan bu çalışmalar neticesinde, MKE Kurumu Silah Fabrikası AR-GE çalışanlarının üretmiş olduğu, tamamen yüzde 100 yerli, dünyada 42 test kriterini geçen tek silah. MPT 76 kamuoyunun bildiği gibi yağmurda, çamurda toplam 42 kriter var. Zorlaştırılmış 42 testi geçen tek silahtır” ifadelerini kullandı.

    “BÖLGENİN EN GÜÇLÜ ORDUSU TSK’DIR”

    Türkiye’nin kendi ürettiği silahları kullanmasının önemli bir gelişme olduğuna değinen Demirel, “Şu an kendi silahımızı kendi silahımızı kullanmış olmanın çok büyük avantajlarını yaşıyoruz. Bora’dan sonra MPT’nin Türkiye’deki rakamsal işlem hacmi 5 milyar dolardır. Bölgenin en güçlü ordusu TSK’dır. TSK’nın böyle bir silahının olması, hem silahın ününe ün katıyor hem de TSK’nın elini daha güçlü kılıyor” dedi.

    YENİ PROJELER YOLDA

    Yeni projelerinin de olduğunu belirten Demirel, “2016-17’lerde çok yeni projeler gelecek. MKE’nin bütün alanlarından projeler gelecek. Bu silahları bugün yapıyor olabilmiş olmak, silah yapabilme kapasitemiz zaten var ama patentli ürün üretiyor olabilmek, bundan sonra gelecek birçok projenin referansıdır, ışığıdır” şeklinde konuştu.