Etiket: Taleplere

  • Vanlı iş adamı kaz civcivi satışında taleplere yetişemiyor

    Vanlı iş adamı kaz civcivi satışında taleplere yetişemiyor

    Van merkez Tuşba ilçesinde iki yıl önce Fransa’dan getirdiği kaz yumurtasından elde ettiği hayvanlarla çiftlik kuran iş adamı Ömer Kasap, şimdi civciv satışında taleplere yetişemiyor.

    Van’da yaşayan iş adamı Ömer Kasap, kardeşlerinin önerisi üzerine iki yıl önce Fransa’dan kaz yumurtası aldı. Kasap, getirttiği yumurtalardan Ankara’da kuluçka sistemiyle aldığı civcivleri Van merkez Tuşba ilçesine getirerek kaz çiftliği kurdu. Yüksek verimli Fransız G35 ve G36 kazları dağlarda yetişen nane ve kekikle besleyen Kasap, bu kazlardan elde ettiği civcivleri de satışa sundu. Civcivlerin satışına başlayan Kasap, taleplere yetişemiyor.

    “Başarılı sonuçlarla karşılaştık”

    İHA muhabirine konuşan iş adamı Ömer Kasap, kaz yetiştiriciliği konusunda başarılı sonuçlar aldığını belirtti. Dağlarda yetişen kekik ve nane otlarıyla beslenen kazların etinin daha lezzetli olduğunu gözlemlediklerine dikkat çeken iş adamı Kasap, “İki yıl önce kaz çiftliğiyle ilgili bir araştırmaya girdik. Fransa’dan getirdiğimiz yumurtaları Ankara’da civcive çevirdik. Daha sonra civcivleri Van’a getirdik. Van’da iki yıl boyunca bunun araştırmasını yaptık. Van bölgesinde kaz olur mu bunun verimiyle ilgili bir çalışmamız oldu. Bununla birlikte başarılı sonuçlarla karşılaştık. Bölgenin merasının kaz yetiştiriciliği konusunda çok elverişli olduğunu fark ettik. Özellikle dağdaki kekik ve nane otlarıyla hayvanların iyi beslendiğini ve kaliteli etin ortaya çıktığını gördük” dedi.

    “İran ve Irak’dan da çok talepler geldi”

    İran ve Irak gibi ülkelerden civciv talebinin çok yoğun olduğunu dile getiren Kasap, “Yaklaşık bir yıldır civciv üretimine de geçtik. Mevsimin elverişli olmasına bağlı olarak civcivlerimiz kısa sürede çok güzel gelişiyor. Bu civcivleri de birçok ilimize göndermeye başladık. İran ve Irak’dan da çok talepler geldi. Ancak altyapımız şu an buna müsait olmadığı için yeterince cevap veremedik. Bu kapsamda yüzde 10-20 civarında bir civciv üretimimiz oldu” diye konuştu.

    “Bölge kaz yetiştiriciliği açısından elverişli”

    Bölgenin kaz yetiştiriciliği konusunda oldukça elverişli bir iklime sahip olduğunu ve meraklı olanların kaz çiftliği işine girmesini tavsiye eden Kasap, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İnsanları bu işe yönlendirip ucuz et yedirmeyi amaçlıyoruz. Şu an civcivin tanesi 30 liradır. Bunu alıp beslenildiği zaman bu civciv 5 ay içerisinde 5 kiloya yakın et veren bir kaza dönüşüyor. Böylece ucuz ve kaliteli et yenilecek. Bu yüzden insanların bu işe yönelmesini istiyorum.”

  • 25 yaşında maket ustası oldu, taleplere yetişemiyor

    25 yaşında maket ustası oldu, taleplere yetişemiyor

    Erzurum’da marangozluk yapan Lokman Kalaycı bin bir zahmetle ağaçları sanat eserine dönüştürüyor. Örneklerinin aksine daha 25 yaşında maket ustası olan genç marangoz ürettiği birbirinden güzel ürünlere olan taleplere yetişmek için gece gündüz çalışıyor.

    Erzurum’un Uzundere ilçesinde yaşayan 25 yaşındaki marangoz Lokman Kalaycı mütevazi atölyesinde ağaçları sanat eserine dönüştürüyor. Kalaycı, çocuk yaştan berri bulunduğu atölyesinde boş zamanlarında ağaçlardan maket evler, gece lambaları ve mumluklar yapıyor.

    Yaklaşık 10 yıldır babasına ait olan atölyede çalışan Kalaycı, örneklerinden farklı olarak daha 25 yaşında maket ustası olma başarısı gösterdi. İlginç maket ürünleri günlerce çalışmanın ardından tamamlayan genç marangoz yaptığı ürünlere olan taleplere adeta yetişemiyor. Çocukluğundan berri mesleğini aşkla yapan Kalaycı yeni fikirler üreterek maket çalışmalarını çeşitlendirmek istiyor.

    Maket ustalığını aşkla yaptığını ifade eden Lokman Kalaycı, “Bu işe çocuk yaşta başladım. Çekirdekten yetişmeyim. Bu mesleği babamla birlikte yapıyoruz. Normalde hobi olarak başladım şimdi kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Şuanda imkanlarım maalesef kısıtlı. Elimde ki malzemeler ile ancak bu ürünleri çıkartabiliyorum. Ürünlerim de doğal malzemeler kullanıyorum. Şatolar yapıyorum, ve buralarda doğal taşlar kullanıyorum. Bu işi genellikle 50 yaşın üzerindekiler yapıyor. Bu ustalar bana güzel tepkiler veriyor. Bu iş benim hayat tarzım bu işi ölene kadar yapacağım. Kendi fikirlerim var. Daha güzel şeyler yapacağıma inanıyorum” dedi.

  • Yıkanabilir maske ürettiler, taleplere yetişemiyorlar

    Yıkanabilir maske ürettiler, taleplere yetişemiyorlar

    Erzurum’da çeyiz işletmeciliği yapan bir iş yerinde çalışan kadınlar vatandaşların talebi üzerine yıkanabilir kumaş maske üretmeye başladı. Eczanede maske bulamayan vatandaşlardan tekrar tekrar kullanılabilen kumaş maskelere büyük ilgi var.

    Erzurum’da çeyiz ürünleri satan bir iş yerinde ki Erzurumlu 10 kadın vatandaşların yoğun talebi üzerine kumaş maske üretmeye başladı. İlk önce yakınları için maske üreten kadınlar daha sonra artan talepler doğrulusunda günlük 2 bin maske üretimine başladı. Şehir dışına da satış yapmaya başlayan kadınlar taleplere yetişemiyor.

    İş yeri yöneticisi Nilgün Ateşer Canlı, küçük işletme olmalarına rağmen kentin maske ihtiyacını karşıladıklarını ifade ederek “Burası maske ile alakası olmayan bir işletme. Çeyiz üzerine çalışılıyor ve belli bir müşteri kapasitemiz var. Gelen müşterilerimizin talebi üzerine başlattığımız bir durum. Sürekli gelen bir müşterimizin çocuklarına ve kendilerine maske yapmamızı istedi. Maske yaptık ve gönderdik. Maskeyi gören gelmeye başladı. Bir hafta sadece müşterimizin gönlünü hoş tutmak için yaptık biz bu işi. Sağlık sektöründen bir arkadaşımız, maskeyi görüp buraya geldi. En başta yıkanabilir özelliğinin olması çok iyi olduğundan bizim için yapmaz mısınız dedi. Bizde neden olmasın dedik. Önceden maske belki lükstü ama şu an da zaruri, zorunlu bir ihtiyaç. Küçük bir işletmeyiz ama gücümüz yettiğince yüzde 20’sinin Erzurumlular olarak ihtiyacına cevap vermek bile sevindirici bir durum. Araştırma yapıp en kaliteli kumaşlardan daha sağlıklı ne şekilde üretilir, hangi lastikler kullanılır bize çok yabancı bir üretimdi. Başladık, yapıyoruz. Zaten perakende satışlarımız yok. Kurumlardan talepler var. Yetebildiğimiz kadar cevap vermeye çalışıyoruz. 10 kişilik bir ekibiz, üretimi çeyiz üzerine durdurup maske yapmaya başladık. Halsiz gördüğümüz arkadaşımızı uzaklaştırıyoruz. Dükkanımız şu an hizmet vermiyor insanlar telefon aracılığıyla ulaşıyorlar” şeklinde konuştu.

    Yıkanabilir maske 6 TL’den vatandaşların hizmetine sunuluyor.

  • Her gün 20 ton dezenfekten sıvısı üretiyorlar, yine de taleplere yetişemiyorlar

    Her gün 20 ton dezenfekten sıvısı üretiyorlar, yine de taleplere yetişemiyorlar

    Erzurum’da Atatürk Mesleki Teknik Anadolu Lisesi Kimya Teknolojisi Bölümü Öğrencileri günlük üretilen dezenfektan sıvısı ile Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki 12 ilin ihtiyacını karşılıyor. Günlük 20 ton üretim yapan öğretmen ve öğrenciler taleplere yetişmekte güçlük çekiyorlar.

    Korona virüsü salgını sonrası Milli Eğitim Bakanlığı tarafından dezenfektan üretimiyle görevlendirilen meslek liselerinden biri olan Erzurum Atatürk Mesleki Teknik Anadolu Lisesinde dezenfektan üretim çalışmaları hızla devam ediyor. Kimya Teknoloji Bölüm Şefi, teknisyenler, öğrenciler ve okul personelinin vardiyalı şekilde günde yaklaşık 14 saat çalışmasıyla 20 tonluk dezenfektan üretiliyor. Üretilen dezenfektanlar bölge illerindeki okullar başta olmak üzere kamu kuruluşlarının taleplerini karşılıyor. Son olarak dezenfektanlar bidonlara doldurularak araçlarla il ve ilçelere sevk ediliyor.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Erzurum Valisi Okay Memiş, meslek lisesinin ürettiği dezenfektan sıvılarıyla bölgenin ihtiyacını karşıladıklarını kaydederek, “Erzurum’daki meslek lisemizde dezenfekten üretiyoruz. Ben lisemizin böyle bir üretim yaptığını duyunca çok mutlu oldum. Günde 20 ton üretim kapasitemiz var. Günlük 3 vardiya yaparak öğretmenlerimiz öğrencilerimizle üretim yapıyorlar. Sadece Erzurum değil, Erzincan, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan ve Van gibi bütün bölgenin taleplerini biz karşılıyoruz. Bizim şehrimizin de genelinde dezenfekten malzemeleri burada üretiliyor. Burada üretilen dezenfektanlarla camilerimizi, tuvaletleri, toplu taşıma araçlarını, dolmuşları, taksileri, AVM’leri, kurumları ve vatandaşların yoğun bir şekilde bulunduğu yerleri dezenfekte ettik” dedi.

    Öğrencilerinin daha önceden bu konularda tecrübeli olduklarını ifade eden Atatürk Mesleki Teknik Anadolu Lisesi öğretmeni Osman Aksakal, “Dezenfektan üretimi sürecimiz iki hafta önce başladı. Bakanlığımız dezenfektan üretebilecek okulların tespitini yaptı ve tespit edilen okulların içerisinde bizim okulumuzda var. Bu tesisimizde bugüne kadar deterjan, sabun ve köpük gibi temizlik ürünlerinin üretimini öğrencilerimizle beraber yapıyorduk. Öğrencilerimizin bu konuda tecrübeleri ve bilgileri yeterli olduğu için dezenfektan üretimine de başladık” şeklinde konuştu.

    Atatürk Mesleki Teknik Anadolu Lisesi Kimya Bölümü 11.sınıf öğrencisi Belkıs Sobacı ise, “Biz burada birçok deterjan çeşidi üretiyoruz ve döner sermaye karşılığında da para kazanıyoruz. 20 çeşit deterjan üretiyorduk ama Korona virüsünün ortaya çıkması sonucunda dezenfektan sıvısı üretmeye başladık. El için dezenfektan değil ama elle dokunulan her yerin virüslerden arındırılması için üretilmiş bir yüzey dezenfektan. Burada ağır işleri erkekler yapıyor biz kadınlar ise kapak sıkma ve etiketleme işleri yapıyoruz’’ açıklamalarında bulundu.

  • 20 yaşında kitap yazdı, taleplere yetişemiyor

    20 yaşında kitap yazdı, taleplere yetişemiyor

    Erzurum’da 20 yaşındaki Devrim Aktürk isimli öğrenci, 5 gün önce çıkarttığı ‘Hivru’ isimli kitabının taleplerini yetiştiremiyor. Genç şair ilk baskısı tükenen şiir kitabının ikinci baskısına hazırlık yapıyor.

    Erzurum Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 2.sınıf öğrencisi Diyarbakırlı 20 yaşındaki Devrim Aktürk 17 yaşından beri yazdığı şiirlerini kitap haline getirdi. ‘Hivru’ ismini verdiği şiir kitabına ilk etapta 500 adet bastıran genç şairin kitabının ilk baskısı şimdiden tükenmiş durumda.

    Küçük yaşlardan berri şiir yazdığını söyleyen Aktürk, en büyük hayalinin ise başarılı bir gazeteci olduğunu belirterek, “17 yaşından beri şiir yazıyorum. Şiirlerimi yazdıktan sonra bunları bir kitap haline getirmeye karar verdim. İlk etapta kitabımı 150 sayfa olarak basmayı düşünmüştüm ama maddi imkanlardan dolayı 81 sayfa olarak bastırdım. Ben bu kitabı yazarken çoğunlukla aşk ve duygusal konuları ele aldım. Kitabımı bastıralı daha 5 gün oldu ama çok iyi bir talep var. Kitabımızın ikinci baskısında sayfa sayılarını arttırarak devam etmek istiyorum. Çevremdekiler beni destekledi ama eleştirenlerde oldu. Ailem sonuna kadar hep yanımdaydı. En büyük hayalim başarılı bir gazeteci olmak. İlk kitabım bana tecrübe kazandırdı. Kitabımda ayrıca Erzurum ve Diyarbakır’dan bahsettim” ifadelerini kullandı.