Etiket: Talep

  • Gödekmerdan “Cumhurbaşkanlığı genelgesine uyulmasını talep ediyoruz”

    Gödekmerdan “Cumhurbaşkanlığı genelgesine uyulmasını talep ediyoruz”

    Sağlık Hak Sen Erzurum Şube Başkanı ve Hak-Sen Konfederasyonu Erzurum İl Başkanı İlim Gödekmerdan, Cumhurbaşkanlığı genelgesinde verilen kararlar ile ilgili değişiklikler uygulanması için talepte bulunduklarını açıkladı.

    Gödekmerdan “Sağlık Hak Sen Genel Merkezimiz tarafından Sağlık Bakanlığına Yazılı başvuru yapılarak koranavirüs salgını nedeniyle Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan Genelgeye aykırı izin düzenlemelerinden vazgeçilerek Cumhurbaşkanlığı genelgesine uyumlu bir düzenlemenin yapılması istenmiştir. Başvuruda, Sağlık Bakanlığının yayınladığı izin yazısında Cumhurbaşkanlığı Genelgesinden farklı olarak yasal mazeretler hariç, hamilelerin, yasal süt izni kullananların, engelli çalışanların, yönetici pozisyonundakiler hariç 60 yaş ve üzerinde olanların, dezavantajlı grupların (durumları kurum amirlerinin değerlendirilmesine bırakılmış) idari izin haklarının kaldırıldığı belirtilmiştir. Başvuruda kamu kurum ve kuruluşlarında başta okul öncesi ve ilköğretimde çocuğu bulunan kadın çalışanların yıllık izinlerinin kullandırılmasında kolaylık sağlanması adına Bakanlıkça bir düzenleme yapılmamış olup, bu durum her türlü riskle karşı karşıya hizmet vermeye çalışan, salgın ve doğal afet durumunda göreve koşan sağlık çalışanlarının motivasyonunu olumsuz yönde etkilediği, bu zor şartlar altında bir nebze de olsa rahatlamalarının sağlanması için en büyük risk grubunda yer alan ve görevlerini özveri ile ifa eden sağlık çalışanlarının izinlerinin de Cumhurbaşkanlığı Genelgesine uygun hale getirilmesi talep edilmiştir” dedi.

    Gödekmerdan açıklamasını şöyle sürdürdü; “Başvurumuzda ASM çalışanlarının performansların askıya alınması talep edilmiş, kriz süresince herhangi bir hak mağduriyetine uğramamaları ve aile sağlığı merkezlerinde halkımıza sağlık hizmeti sunan aile hekimlerimiz ve aile sağlığı çalışanlarımız virüs salgınına karşı korumasız ve riskli görev yaptıklarından bu konu ile ilgili bakanlığımız ivedilikle tedbir alması ve hizmetlisinden doktoruna kadar tüm sağlık çalışanlarının özlük ve mali haklarında iyileştirme yapılması talep edilmiştir.”

    Gödekmerdan, halkımızın takdir ettiği sağlık çalışanlarına sorumsuzca şiddet uygulayanların ve uygulamaya çalışanların bir kez daha düşünmesini isteyerek, herkesin korkuyla tedirginlikle Kendisini ailesini eşini çocuklarını annesini babasını düşünerek evine kapanarak önlemini aldığı, bütün devlet kurumlarında izinlerin kullanıldığı ve okulların kapatıldığı bu dönemde sağlık çalışanlarının canlarından ailelerinden eş ve çocuklarından feragat edip ülkemizde bu salgının eradike edilmesi için kendi hayatlarını yok sayıp, gece gündüz demeden bizler için çabalayan sağlık kahramanlarına teşekkür etti.

  • Arısoy: “Talep edilen bedele ilişkin olarak tüketici hakem heyetlerine başvurun”

    Arısoy: “Talep edilen bedele ilişkin olarak tüketici hakem heyetlerine başvurun”

    Palen Doğalgaz firmasının abonelerinden ek teminat bedeli istemesi ile ilgili bir açıklama yapan Avukat Yakup Çağrı Arısoy, abonelere çağrıda bulunarak, tüketici hakem heyetlerine başvurabileceklerini söyledi.

    Ülkemizde doğalgaz abonelerinin hizmet alımı ve hizmet kullanımı ile fatura bedelleri konusunda 4628 Sayılı kanun kapsamında kurulmuş bulunan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun çok geniş bir alanda düzenleme yetkisi olduğunu lakin hem kayıp kaçak kullanım bedeli konusunda, hem de güvence bedeli konusunda tüketicinin yanında yer aldığının söylenemeyeceğini anlatan Avukat Yakup Çağrı Arısoy, açıklamasında şunları kaydetti;

    “Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nde yapılan tanıma göre; Güvence Bedeli Dağıtım şirketinin, alacaklarını garanti altına alabilmek amacıyla, mekanik sayaç kullanan abonelerden abonelik sözleşmesinin imzalanması sırasında bir defaya mahsus olmak üzere aldığı bir bedeldir.

    Ayrıca Güvence Bedelinin tespitinde Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Bağlantı ve Hizmet Bedellerine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 7/4 maddesine göre; Merkezi sisteme dahil olan ve aboneler için belirlenen yakıcı cihaz türü haricinde ayrı bir yakıcı cihazı bulunmayan serbest tüketiciler için tahakkuk ettirilebilecek güvence bedeli üst sınırı üçüncü fıkra hükümlerine göre belirlenir. Denilmektedir. 3. Madde de ise; Dağıtım şirketinin, mekanik sayaç kullanan abonelerine her bir yakıcı cihaz türüne göre ayrı ayrı; merkezi sistem aboneliklerinde ise BBS üzerinden tahakkuk ettirebileceği güvence bedeli üst sınırı Kurul tarafından belirlenir. Ön ödemeli sayaç kullanan abonelerden güvence bedeli alınmaz. Denilmektedir. Kurulun 2020 yılı için belirlediği üst limit; kombi kullanıcıları için 563,9TL, merkezi sistem kullanıcıları için ise; 503TL olarak belirlenmiştir. Ancak tahsil edilen bu bedelin nasıl saklanacağı konusunda bir düzenleme yok. Bedelin alım amacının fatura ödenmemesi halinde firmanın zarar görmesini engellemek olduğunu dikkate alırsak, faturasını düzenli ödeyen kişiler bakımından bu bedel firmaya ait değil. Kendisine ait olmayan güvence bedelinin nasıl saklanacağı konusunda düzenleme olmaması ise tüketicinin ödediği güvence bedelinin haksız yere kullanılmasına ve enflasyon karşısında erimesine neden olabilir.

    Dolayısı ile Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Bağlantı ve Hizmet Bedellerine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 3. Maddesi kapsamında yer alan tüketicilerden güvence bedeli konusunda artırım yapma hakkında dair açık bir düzenleme yok iken, güvence bedelini alıp, birkaç yıl sonra enflasyon nedeni ile bu bedelin düşük kalmış olması iddiası ile tüketiciden yeniden bedel talebinin hakkaniyet dışı olduğu kanaatindeyim.

    Bu bilgiler ışığında tüketicilerin talep edilen bedele ilişkin olarak tüketici hakem heyetlerine başvuru yapmalarının yerinde olacağını düşünüyorum. Mevzuatta açıkça düzenleme yok iken, uzun kış mevsimi nedeni ile hatırı sayılır doğalgaz faturası ödeyen Erzurum halkına karşı doğalgazın taban fiyattan alınmasını beklerken, “EK” güvence bedeli talebini hem bir Erzurumlu hem bir hukukçu olarak hakkaniyet dışı görüyorum.”

  • Pazarda fiyatlar ucuz, talep az

    Pazarda fiyatlar ucuz, talep az

    Samsun semt pazarlarında fiyatların uygun olmasına rağmen talep beklenilen düzeyde değil.

    İlkadım ilçesi Ağabali Caddesi üzerinde kurulan semt pazarındaki fiyatlarda Kasım ayında gözle görülür bir değişim yaşanmadı. Meyvelerde taban fiyatları mandalina 2,50 TL, elma 3,50 TL, ayva 4 TL, limon 2 TL, armut ise 2 TL olarak şekillendi. Meyvede en yüksek fiyat 7 TL ile muz ve 5 TL ile üzümde. Sebzelerde de son durum tarla sonu hasadından bu yana pek değişmedi. Her mevsimin sebzesi patates 1,50 TL, soğan 1,50 TL, havuç 2 TL, biber ise 3 TL fiyatla satışa sunuldu. Sebzenin en yüksek fiyatı 4 TL ile salatalıkta iken domates de 3 TL ile pazardaki yerini aldı.

    Pazarcılar fiyatların düşük seyrettiğini fakat vatandaş ilgisinin bekledikleri düzeyde olmadığını söyledi. Emekli memur ve aynı zamanda Kıbrıs Gazisi olan Fahri Çamur, fiyatların gayet uygun olduğunu, meyve sebze almakta sıkıntı çekmediğini ifade etti. Çamur, “Biber, patlıcan, hasat sonu olan sebzeler var seradan sebzeler var. Fiyatlar uygun, geçen sene 5 TL soğan patatese vermiştik, şimdi 1,50 TL’ye aldım. Sebze meyve bol, patates soğan bol, rahatlıkla alışverişimi yapabiliyorum” dedi.

    “Talepte artma değil azalma var”

    Pazarcı Ömer Sevilli de geçen sene fiyatların pahalı olduğunu, bu sene fiyatların çok iyi olduğunu belirterek, “Malzeme sebze bol olunca fiyatlar ucuz oluyor ama az olunca pahalı oluyor. Soğan bu sene bol 1,50 TL, patates de bol. Talepte artma değil azalma var” diye konuştu.

    “Havalar sıcak, kışlık sebzeye talep az”

    Satışların durgun olduğunu ifade eden Bafralı pazarcı Şaban Köksal ise, “Havalar sıcak olduğundan vatandaş yeşilliğe talep etmiyor. Havalar soğuk olacak karlı olacak vatandaş öyle yeşilliğe talep edecek. Havaların sıcaklığı meyveyi çok etkilemiyor fakat sebzeyi çok etkiliyor. Mesela lahana sıcak olduğu zaman satılmıyor. Bu sene fiyatlar pahalı olmaz, her şey bol. Vatandaşın pazara gelmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Dr. Öğretim Üyesi Bayram: “Tasarrufa Dayalı Faizsiz Finans Sistemi’ne talep gün geçtikçe artıyor”

    Dr. Öğretim Üyesi Bayram: “Tasarrufa Dayalı Faizsiz Finans Sistemi’ne talep gün geçtikçe artıyor”

    Vatandaşı bankadan kredi almadan, altın günü modeliyle ev sahibi yapan “Tasarrufa Dayalı Faizsiz Finans Sistemi”ne talep gün geçtikçe artıyor. Sektör büyüklüğü son 4 ayda ikiye katlanarak 2 milyar TL’ye ulaşırken, KTO Karatay Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finans Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğretim Üyesi Kamola Bayram, toplumda da yaygın olan kadınların yaptığı altın günlerine benzetilen bu sistemde faizsiz şekilde ev sahibi olmanın mümkün olduğuna vurgu yaptı.

    Konut satışlarında son aylarda kur ve faiz odaklı yaşanan durgunluk, faizsiz sistemle konut alma talebini de artırdı. Vatandaşı birikime yönlendirerek faizsiz ev sahibi yapan ‘Tasarrufa Dayalı Faizsiz Finansman Sistemi’ giderek büyüyor. KTO Karatay Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finans Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğretim Üyesi Kamola Bayram, insanların temel ihtiyaçlarından biri olan konut sahibi olmanın çoğu zaman konut kredisi veya mortgage olarak bilinen uzun sureli borçlanmayı gerektirdiğini belirterek, “Böyle zaruret hali vatandaşlarımızı istemeyerek de olsa faize sürükleyebilmektedir. Bu sebepten finans sektörünün oyuncuları özellikle faizsiz finansın savunucusu olan İslam ekonomisi ve finans uzmanları bu sisteme alternatif çözümler arayışı içerisindelerdir” diyerek faizsiz finans kaynağı ile ev sahibi olmaya imkan tanıyan alternatif yöntemler hakkında bilgi verdi.

    Temmuz ayında satışların yüzde 20‘si “Tasarrufa Dayalı Faizsiz Finansman Sistemi” ile gerçekleşti

    Vatandaşı birikime yönlendirerek faizsiz ev sahibi yapan Tasarrufa Dayalı Faizsiz Finansman Sistemi’nin giderek büyüdüğünü aktaran Bayram, “Başvuranları dayanışma yoluyla, kredi almadan ev sahibi yapan bu sistemde bir nevi altın günü stratejisi uygulanıyor. Konut almak için gruplar oluşturuluyor, yapılan kura çekimi sonrasında toplanan parayla her ay bir kişi evine kavuşuyor. Böyle alternatif yöntemlerden biri bankadan kredi almadan, altın günü modeliyle ev sahibi yapan ‘Tasarrufa Dayalı Faizsiz Finans’ sistemidir. Toplumumuzda da yaygın olan kadınlarımızın

    yaptığı altın günlerine benzetilen bu sistemde ev almak isteyenler arasından 40’lı, 60’lı, 80’li, 100’lü veya 120’li gruplar oluşturuluyor. Grup üyeleri ödeme yaptıkça her ay bir ev parası birikiyor ve noter huzurunda yapılan kura ile her ay bir üyenin konut bedelinin teslimatı gerçekleşiyor. Bu yöntemle ev sahibi olmak isteyen vatandaşlarımız ev sahibi olabiliyor. Tasarrufa Dayalı Faizsiz Finansman Sistemleri ile Temmuz 2019 itibariyle ipotekli konut finansman pazarındaki satışların yüzde 20’sini gerçekleştirmiştir” ifadelerine yer verdi.

  • Başkan Fındıkoğlu, Bakan Pekcan’dan Kendir İhtisas OSB’yi talep etti

    Başkan Fındıkoğlu, Bakan Pekcan’dan Kendir İhtisas OSB’yi talep etti

    Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’dan Kendir İhtisas Organize Sanayi Bölgesini talep etti.

    Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası ile Kastamonu Ticaret Borsası tarafından Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nda Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın katılımıyla gerçekleştirilen Bölge İstişare toplantısına katılan Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, “Türkiye’de özel sektör her zaman, her konuda devletimizin yanında olduğu gibi, bu günlerde de enflasyonla mücadele, istihdam seferberliği gibi alınan tedbirlerde de TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’nun önderliğinde taşın altına elini koymuş ve gerekeni yapmaktadır. Tarih tekerrürden ibarettir. Kastamonu iş dünyası geçtiğimiz yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın TOBB Başkanımızın başlattığı istihdam seferberliğine 4 bin yeni istihdamla destek olmuştur. Yeni istihdam seferberliğinde de gerekeni yapacaklardır. Kastamonu ekonomimizin gelişmesi, daha fazla üretmek, daha fazla istihdam oluşturmak için tüm çabalarıyla çalışan iş adamlarımız adına sizlerden taleplerimiz olacak” dedi.

    “İlimizin 5. Bölgede yer almasını talep ediyoruz”

    Kastamonu’nun 4. Bölgeden 5’inci bölgede değerlendirilmesini isteyen Başkan Fındıkoğlu, “İlimiz, Bölgesel Teşvik Sistemi’nde 6 bölge arasında 4. Bölge de yer alıyor. Bu durum, çevremizdeki illerin bulundukları teşvik bölgeleri dikkate alındığında, ilimize dezavantaj sağlıyor. Bu nedenle ilimizin 5. Bölgede yer almasını hükümetten talep ediyor ve sizin de desteğinizi bekliyoruz. Bunun yanında ilçesel teşvik sisteminin getirilmesini ve nüfusu az, sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi çok gerilerde olan ilçelerimizin il merkezinden ayrı düşünülmesini, buralara yatırım yapan iş adamlarımızın bölgesel değil ilçesel teşviklerden yararlanmalarını talep ediyoruz” diye konuştu.

    “BAKAP’ın bir an önce hayata geçirilmesi için destek bekliyoruz”

    BAKAP’ın bir önce hayata geçirilmesi için destek beklediklerini söyleyen Başkan Fındıkoğlu, “İlimizle benzer özellikleri taşıyan illerin bünyesinde bulunduğu Bölge Kalkınma İdarelerinden ilimizi de kapsayacak şekilde Batı Karadeniz Bölgesi’nde kurulmasını istiyoruz. Bölgemizdeki 6 ili kapsayacak ve kısa adı “BAKAP” olan Batı Karadeniz Kalkınma Projesi Bölge İdaresi’nin bir an önce hayata geçirilmesi için desteğinizi bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    “Kendir İhtisas OSB’yi ilimize talep ediyorum”

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’dan Kendir İhtisas Organize Sanayi Bölgesini talep eden KATSO Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, şöyle konuştu: “İlimizin yapısı bakımından Kendir üretimine de uygun olduğu bilinmektedir. Kastamonu olarak Kendir üretimine talibiz. Kastamonu iş dünyası, bürokrasisi, siyaseti ve halkının huzurunda Kendir İhtisas OSB’yi ilimize talep ediyorum”