Etiket: takip

  • Bakan Albayrak göçük yaşanan madendeki kurtarma çalışmalarını yerinde takip ediyor

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, göçük meydana gelen madendeki arama kurtarma çalışmalarının hassasiyetle sürdüğünü ve yapılan bütün çalışmalarda ailelerin rızasının gözetlendiğini söyledi.

    Siirt’in Şirvan ilçesi Maden köyünde heyelandan dolayı göçük meydana gelen maden bölgesinde kurtarma çalışmalarını yerinde takip eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, büyük bir hassasiyetle çalışmaları sürdürdüklerini dile getirdi. Zeminin kurumaya başlamasıyla birlikte çalışmaların arttırıldığını dile getiren Albayrak, şartların çok zor olduğunu ve işçilere ulaşmak için herkesin dua etmesi gerektiğini kaydetti. Bakan Albayrak, “Zemin kurumaya başladıkça çalışmalar artıyor. Şuan 8 iş makinesi, 23 kamyon, 1 dozer aktif bir şekilde 24 saat esasına göre çalışıyor. Son gelişmelere bağlı olarak muhtemel vatandaşlarımızın olduğu bölgelere daha fazla yaklaştığımızı umut ediyoruz. Çalışmanın yoğunlaşmasına bağlı daha fazla vatandaşımıza erişme şansımız artıyor. Ailelerle yoğun bir iletişim içinde çalışmalarımız koordineli olarak yürütülüyor. Ailelere anlık bilgiler veriyoruz. Özelikle ailelerin hassasiyeti noktasında bir kısım konularda kendilerinin rızasını alarak daha hızlı ilerleme noktasında yoğun bir mesai ortaya koyuyoruz. Türkiye’nin farklı yerlerinden işçilerin yakınları, aileleri ve akrabaları bölgeye gelerek dayanışma noktasında bizlere destek sunuyor. Arkadaşlar bu destekle yoğun bir şekilde durmadan çalışıyor” dedi.

    “Çalışmalar iki koldan sürüyor”

    Bakan Albayrak, saha ve zeminin mevcut durumundan dolayı şartların zorlaştığını belirterek, buna rağmen çalışmaların iki koldan sürdürüldüğünü söyledi. Albayrak, “Saha ve zeminin mevcut durumu nedeniyle hassas bir çalışma yapılıyor. İki koldan çalışmalarımız sürüyor. Cumhurbaşkanı ve Başbakanımız sürekli olarak bilgilendiriliyor. Yapılması gereken ne varsa devletimizin yapması gerekenleri bize talimat olarak veriyorlar. Bu iş için devletin bütün imkanlarının sefer edilmesi talimatını bize verdiler. Havadan yakın kamera sistemleri ile de fotoğraflarını çekip detaylı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 4. gününe girdiğimiz bu çalışmalarda devletimiz ve hükümetimizin tüm imkanları seferber ettiğinin herkes tarafından bilinmesini özellikle isterim” diye konuştu.

    Bakan Albayrak, konuşmasında işçilere sağ ulaşmak için herkesten dua beklediğini de söyledi.

  • Bombacı sahte plaka takıp kaçmaya çalışmış

    Yenibosna 75. Yıl Polis Merkezi yakınlarında yaşanan bombalı terör saldırısının ardından olay yerinden kaçan bombacı ve 2 şüpheli Aksaray’da yakalandı.

    Yaşanan saldırının ardından güvenlik kamera görüntülerini inceleyen polis ekipleri bombayı bırakan şüphelinin eşgalini belirleyerek şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatmıştı. Teknik takip sonucunda bombacının ve 2 kadın şüpheli, 34 VJ 4277 sahte plakalı araç ile Ankara-Aksaray karayolunda Aksaray Bölge Trafik Müdürlüğü önünde yakalandı. Yakalanan araçta yapılan aramada şüphelilere ait 1 adet Glock marka tabanca ele geçirildi. Şüphelilerin sorguları sürüyor.

  • Okul etrafında dolaşan uyuşturucu taciri takip sonucu yakalandı

    Adana’da, okulların etrafında bisiklet ile dolaşan şüpheli şahsın yanında 240 gram, evinde yapılan aramada ise 9 kilo 950 gram esrar ele geçirildi.

    Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büroya bağlı ekipler, Gülbahçesi Mahallesi’ndeki ortaokulların etrafında bisikletle dolaşan şüpheli İbrahim O.’yu bir süre takibe aldı. Ardından İbrahim O.’yu durdurarak kontrol eden polis, bisiklet üzerinde bulunan heybe içerisine gizlenmiş poşette satışa hazır 240 gram esrar ele geçirdi.

    İbrahim O.’yu gözaltına alan ekipler, şahsın evinde de yüklü miktarda uyuşturucu olduğunu tespit etti. Bunun üzerine harekete geçen polis, Cumhuriyet Savcılığı’ndan alınan ‘ev arama ve el koyma’ kararının ardından İbrahim O.’nun Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi’ndeki evinde arama yaptı. Ev aramasında da 9 kilo 950 gram esrar ve bir adet otomatik av tüfeği ele geçirildi.

    Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büroya bağlı ekipler, şüpheliyi ve ele geçirilen esrar ile otomatik av tüfeğini Narkotik Şube Müdürlüğü’ne teslim etti.

    Okulların açılmasını fırsat bilen uyuşturucu tacirlerine göz açtırmayan Adana polisi, çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

  • İleri düzey kalp hastaları kalp yetmezliği polikliniklerinde takip edilmeli

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Hatice Kemal, 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kalp yetersizliğine her yaşta rastlamanın mümkün olduğuna ve ileri kalp hastalarının mutlaka özelleşmiş kalp yetmezliği polikliniklerinde takip edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

    Kronik bir hastalık olan kalp yetersizliğinin belirtilerinden de bahseden Dr. Hatice Kemal, günümüzde kalp hastalarına uygulanmakta olan tedavi yöntemleri hakkında bilgiler verdi. “Kalp yetersizliği, kalbin vücut için yeterli kanı pompalama gücünü kaybettiği zaman ortaya çıkmaktadır” diyen Dr. Kemal, “Kalp krizi veya enfeksiyonu, koroner arter hastalığı, tedavi edilmeyen yüksek tansiyon, ritim bozuklukları, kalp kapak hastalığı, aşırı alkol-sigara kullanımı ya da uyuşturucu kullanımı gibi kalp kasına zarar veren birçok durum, kalp yetersizliğine yol açmaktadır. Kalp yetersizliği, her yaşta görülebileceği gibi 45 yaş üzerindeki kişilerin yüzde 2,5’inde, 65 yaş üzerindekilerin ise yaklaşık yüzde 10’unda görülmektedir” ifadelerini kullandı.

    Kalp Yetersizliği Belirtileri

    Kalp yetersizliğinin devamlılık gösteren kronik bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Kemal, “Nadiren düzeltilebilir bir nedene bağlı gelişmiş ise kalp fonksiyonu tedavi ile normale dönebilir. Sıklıkla hastalar hareket veya istirahat sırasında meydana gelen nefes darlığı, özellikle gece artan kuru ve sürekli öksürük, ayaklarda bacaklarda şişlik, halsizlik, yorgunluk ve ani kilo alımı şikâyetleri ile başvururlar. Hastalığın hem tedavisinde hem de şikâyetlerin tekrar etmemesinde, ilaç tedavisi ve yaşam şekli değişikliği büyük önem taşımaktadır” dedi.

    Tedavi Yöntemleri

    “İleri kalp yetersizliği ise ilaç tedavisi ve yaşam şekli değişikliğine rağmen ciddi nefes darlığı olan ve günlük aktivitesi belirgin kısıtlanmış, sık ve tekrarlayan hastaneye yatış ihtiyacı olan hastaları tanımlamaktadır” diyerek açıklamalarına devam eden Dr. Kemal, “İleri evre kalp yetersizliğinde, hastaların yarıdan fazlası, tanı konduktan sonra 1 yıl içerisinde kaybedilirler. Bu nedenle tanı anından itibaren, hastalığın ciddiyetinin ortaya konması ve buna göre oluşturulacak tedavi planının yakın takip altında uygulanması yaşam kalitesinin ve süresinin artırılması açısından büyük önem arz eder. İleri kalp yetersizliğinde ilaç tedavisine ek olarak, hastaya tıbbi cihaz uygulanması veya hastanın kalp ameliyatı açısından uzman hekimlerden oluşan ekip tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.

    Tedavi Yöntemleri

    Ek Uygulanabilen Tedavi Yöntemlerini ise şu şekilde sıralayabiliriz: Kalbin kasılmasına katkı sağlayan kardiyak resenkronizasyon terapisi veya ölümcül ritm bozukluklarına bağlı ani ölümü engelleyebilen kardiyoverter-defibrilatör özelliği olan kalp pilleri; kalp kapağının tam kapanmaması nedeni ile kalp yetersizliği yaşayan hastalarda cerrahi yönteme başvurmadan, özel teknikler ile kalp kapak hastalığın tedavi edilmesi; kalp damar hastalığına bağlı kalp yetersizliği olan uygun hastalarda koroner arter bypass açık kalp ameliyatı veya anjiyografi ile stent takılması; yaşam beklentisi ileri kısıtlı olan hastalarda kalp destek cihazı uygulanması ve kalp nakli.

    “Yaşam süresi uzatılabilmektedir”

    “Kalp yetersizliği hastaları, ideal olarak tüm dünyada yıllardır kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi uzmanlarının yer aldığı, özelleşmiş kalp yetmezliği polikliniklerinde takip edilmektedir” ifadelerini kullanan Dr. Kemal, “Ülkemizde, ileri kalp yetersizliği olan hastaların sayısı hızla artmaktadır ve bu tür hastaların özelleşmiş kalp yetmezliği polikliniğinde takip edilmesi gerekmektedir. Özelleşmiş kalp yetmezliği polikliniği sayesinde yakın takip, iyi hekim hasta ilişkisi ve hastalık tedavi eğitimi ile yaşam kalitesinde artış sağlanabilmektedir. İlaç tedavisine ek olarak önerilen cerrahi yöntemler ve tıbbi cihazların uygulanması için geç kalınmaması, uygun zamanın, önceden bu konuda deneyimli ekip tarafından belirlenmesi ile yaşam süresi uzatılabilmektedir” diyerek sözlerine son verdi.

  • Erçek Gölü’ndeki kuş ölümleri takip ediliyor

    Van merkez İpekyolu sınırları içerisinde bulunan ve yüzlerce yabani kuş türüne ev sahipliği yapan Erçek Gölü’nde yaşanan kuş ölümleri, YYÜ Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğü tarafından yakından takip ediliyor.

    Van Gölü Havzasında 250’nin üzerinde yabani kuş türüne ev sahipliği yapan Erçek Gölü, son dönemde yaşanan kuş ölümleri nedeniyle yakın gözlem altında tutuluyor. Yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan Van Gölü havzasında yaz mevsimi boyunca doğasever ve fotoğraf sanatçılarının ilgi odağı olan Erçek Gölü, son aylarda yaşanan kuş ölümleri nedeniyle başta kurumlar olmak üzere doğaseverleri tedirgin etti. Havzanın en önemli sulak alanlarından olan ve kent merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Erçek Gölünde yaşanan kuş ölümlerini inceleyen Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğü ekipleri, her hangi bir salgına rastlamadı. Konu ile ilgili gazetecilere açıklama yapan YYÜ Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Doç. Dr. Lokman Aslan, Erçek Gölü’nün her yıl flamingolarla birlikte birçok kuş türüne ev sahipliği yaptığını söyledi. Havzada bulunan sulak alanlar ve hayvanların üreme alanlarında sürekli kurumlar olarak inceleme ve araştırma çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Doç. Dr. Aslan, “Adır ve Çarpanak adası gibi insanların az olduğu yerlerde martılar üremeye gider. 150 binden fazla martı Adır ve Çarpanak bölgesine gider. Her birinin 3 yumurta bıraktığını düşündüğümüzde milyonu bulan bir popülasyon ortaya çıkıyor. Ürüme alanlarında çeşitli sebeplerden dolayı yüz binlerce nüfusluk bir yerde ölümler şekillenmekte. Erçek Gölü çevresi sulak alanında da misafir ve yerleşik olarak üremesini devam ettiren ördek türü kuşlar var. Bilindiği gibi 150’den fazla tür burada barınmakta. Bu barınma süresinde bazı nedenler ve her canlıda görüldüğü gibi normal ölümler şekillenmekte. Biz Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi ve Doğa Koruma ve Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğü ile ortak bu alanları rutin şekilde kontrol etmekteyiz. Müdürlük ekipleri her hangi bir olumsuzluk durumunda bizi bilgilendirmekte. Biz de farklı ana bilim dallarından yardım alarak konu hakkında acil eylem planı oluşturuyoruz. Buradan da gerekli önlemlerimizi alıyoruz” dedi.

    Bu yıl Erçek Gölü’nde kuş ölümlerinin yaşandığının bildirilmesiyle birlikte hemen harekete geçtiklerine dikkat çeken Aslan, ancak son bir ay içerisinde ölümlerin 10’u geçmediğinin altını çizdi. Belirtilen ölümlerin normal olduğunu da sözlerine ekleyen Aslan, Erçek Gölü’nün ava yasak bölge olması nedeniyle de popülasyonun yüksek olduğunu ifade ederek, “Bunların etkisiyle çeşitli nedenlere bağlı olarak da ölümler şekillenir. Bizim yaptığımız tahlillerde ölümler koksidiyoza bağlı gerçekleşti. Bu havaların sıcak olması, üremenin daha çabuk olmasıyla ölümler genç hayvanlarda görüldü. Bunların tedbirlerini aldıktan sonra burada her hangi bir olumsuzluk kalmadı. Buraya gelen flamingolar geldikleri gibi yakın zamanda sorunsuz şekilde göç edebilecekler. Bu yıl salgın hastalığa bağlı ölümler yaşanmadı. Yakında merkezimizin açılışını da yapacağız. Türkiye’nin ilk yaban hayvanları hastanesini de barındıracak bir merkez. Bu merkezin görevi koordinasyonu sağlamak. Böylelikle, ilgili kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütlerinin koordinasyonunu sağlayacağız. Şuanda yaban hayvanlarının üremelerini tamamlamasıyla ölü hayvanların veya kirlilik oluşturan nedenlerin temizlenmesi lazım. Temizlenmediği zaman gelecek yılki popülasyona hastalık taşıyacaktır. Biz bu temizliği İş-Kur elemanları, bölge müdürlüğü ekipleriyle birlikte sulak alanlarda göçlerin ardından yapıyoruz. Temizlik ve gerekli tedbir çalışmalarını yaparak gelecek yıl öncesindeki programımızı belirliyoruz” şeklinde konuştu.

    Doğa Koruma ve Milli Parklar Van Şube Müdürü Yunus Bakıcı ise Türkiye’nin önemli sulak alanlarından biri olan Erçek Gölü’nün, bu yıl da önemli uluslararası sulak alanlardan biri olarak belirlendiğini vurguladı. Bölgeden ilk kuş ölümleri ihbarını 27 Ağustosta aldıklarını ve hemen harekete geçerek ekipleriyle bölgeyi kontrol altında tuttuklarına dikkati çeken Bakıcı, “Burada ilk başta ikisi ölü, üçü hasta 5 kuş bulduk. Hasta olanların gerekli tedavileri Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü tarafından yapıldı. Tedavilerinin ardından tekrar bu hayvanlar doğal ortamına bırakıldı. Daha sonraki bir aylık süreçte de elemanlarımız burada gerekli kontrollerini yaptı. Bundan sonraki ölümlerin de münferit olduğu, salgın veya zehir vakasına rastlanmadığı tespit edildi” dedi.