Etiket: Takımların

  • Emre Belözoğlu: “Başka takımların oyuncularının isimlerini bu şekilde telaffuz edemezsiniz”

    Emre Belözoğlu: “Başka takımların oyuncularının isimlerini bu şekilde telaffuz edemezsiniz”

    Fenerbahçe Sportif Direktörü Emre Belözoğlu, Galatasaray 2. Başkanı Abdurrahim Albayrak’ın açıklamalarıyla ilgili, “Başka takımların oyuncularının isimlerini bu şekilde telaffuz edemezsiniz” ifadelerini kullanırken, oyuncularını değersizleştirmek için çaba gösterenlere müsaade etmeyeceklerini belirtti.

    Fenerbahçe Sportif Direktörü Emre Belözoğlu basın mensupları ile bir araya gelerek, sohbet toplantısında açıklamalarda bulundu. Belözoğlu, çok iyi bir kadroya sahip olduklarını ve tüm oyuncuların hazır hale gelmesiyle daha iyi olacaklarını ifade ederek, “Oyundan bağımsız Fenerbahçe bugün puansal olarak ligin tepesinde, zirveyi paylaşıyor. En çok konuşulan en çok eleştirilen ise Fenerbahçe. Başta hocamız, bizler, yöneticilerimiz, başkanımız ve camiamızın da oyundan şu anda çok memnun olmadığını biliyoruz. Hocamız da oynanan doğru oyunlardan, beklentilerden ve hedeflerimizden dem vurarak devamlı oyuncuları motive etmeye çalışıyor. Çok iyi bir kadromuz var. Herkesin hazır olmasıyla beraber daha iyi olacağız. Fenerbahçe daha çok topa hükmeden, oyunu daha önde oynamaya çalışan bir takım olma hedefindedir, biz her zaman böyle bir takım olmalıyız. Hocamız da oyundan rahatsız. Ama Fenerbahçe taraftarı şunu bilsin, bizim her şeyin yolunda gitmesi için ciddi bir mücadele veriyoruz. Biz gerektiğinde kendi içimizde gereken değerlendirmeleri yapıyoruz, ancak kritik süreçlerde hakkaniyetli bir şekilde sabırlıca hareket etmeliyiz. Fenerbahçe önde oynar önde basar, mevcut oyundan en başta hocamız rahatsız ve tamamen bu yönde bir sistem için çalışıyor. Hocamız bunun çaresini biliyor. Biz de hocamıza inanıyor ve güveniyoruz. Bu haftadan itibaren oyunsal anlamda camianın beklentisini karşılayacak şekilde ilerleyeceğine inanıyor ve takımımıza güveniyoruz. Biz Fenerbahçe’nin hedefleri için çıktığımız bu yolda kimseyi yarı yolda bırakmayacağız, kimseyi korumasız yalnız bırakmayacağız. Oyuncularımızın ve hocamızın arkasında duracağız. Biz takımımızı korumak adına kulübümüz adına dışarıda zaten mücadelemizi veriyoruz. Hocamıza ağır eleştiriler yapılıyor ama bizi en çok üzen Fenerbahçelilerin yaptığı eleştiriler olur, bizi onlar kırar. Bunun dışında gelen eleştiriler bizi bozmaz ama taraftarımız yanımızda olmazsa bu takımı bu ekibi koruyup sahiplenmezse, onlar bize destek olmazsa bu bizi çok üzer ve yıpratır. Biz hocamızın ve oyuncularımızın değersizleştirilmesine müsaade etmeyeceğiz. Başta başkanımız olmak üzere camia olarak hiçbirimiz buna müsaade etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

    “Hocamızın istekleri doğrultusunda hareket ediyoruz”

    Emre Belözoğlu, teknik direktör Erol Bulut’un kararları ile hareket ettiklerinin altını çizerek, “Hocamızın kararları doğrultusunda biz çok iyi bir takım kurduğumuzu biliyoruz. Hocamızla sürekli istişare halindeyiz, sürekli konuşuyoruz, fikir alışverişi yapıyoruz. Biz bu yola sen, ben değil biz olacağız diyerek çıktık ve bundan hiç sapmadık. Bu ekip ruhu takımımıza performans ve oyun anlamında da olumlu etki yapacak” ifadelerini kullandı.

    “Fenerbahçe’ye hizmet etme arzumuz var”

    Sarı-lacivertli kulübün sportif direktörü, Fenerbahçe’nin limitleri aşmadan nasıl transfer yaptığını sorgulanması ile ilgili olarak ise, “Ekip olarak Fenerbahçe’ye hizmet etme arzu ve istediği ile çalışıyoruz, biz işimize konsantreyiz. Ancak bizi bu noktadan saptırmaya, tahrik etmeye çalışıyorlar. Galatasaray ve Beşiktaş birbirine rakip mi değil mi ben anlamadım. Devamlı limitten bahsediyorlar. Sezon başında biz limitle ilgili konuştuğumuzda ‘Federasyona güvenmiyor musunuz’ diyenler şimdi Fenerbahçe nasıl transfer yaptı diyorlar. Herkes kendi işine baksın, federasyon kendi işine bakıyor. Limitlere aykırı bir şey yapıyorsan zaten federasyon var, kurulmuş kurul var” açıklamasını yaptı.

    “Tek odak Fenerbahçe”

    Ligde puan sıralamalarında tek odağın Fenerbahçe olduğunu belirten Belözoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Şu an ligde üç takım aynı puanda. Ancak Galatasaray ve Beşiktaş birbirine rakip değiller, herhalde birbirlerini rakip görmüyorlar ki odaklarında sadece Fenerbahçe var gibi görünüyor. Bunlar hiç doğru yaklaşımlar değil.”

    “Bize verilen limitler doğrultusunda hareket ettik”

    Transfer limiti konusunda ceza alma risklerinin olmadığını aktaran Belözoğlu, şu ifadelere yer verdi:

    “Fenerbahçe’nin böyle bir riski yok. Kimsenin bilgisi yok ama herkesin fikri var. Her kulübün belli bir limiti var ve bunlar da resmen açıklanıyor. Biz kendimize göre bize verilen limitleri en doğru şekilde kullandık. Limitleri Fenerbahçe üzerinden bu kadar gündeme getirme çabası farklı niyet taşıyor. Bizim mevcut oyuncu kadromuz, yeni kadro kurduk, 18 oyuncu geldiğinde 18 milyon Euro harcadık. Bizim TL olarak kadromuzun maliyetini federasyon sitesinde görebilirsiniz. Transferlerimizi limitin dışında yapıyor algısını oluşturmak isteyenlerin tek bir amacı var, gereksiz gündem oluşturmak, Fenerbahçe’yi de bunun bir parçası yapmak. Biz sezon başında limitlerle ilgili açıklama yaparken, durumu anlatırken, kritik dönemden geçerken herkes memnundu, ‘federasyona güveniyoruz’ deniyordu. Kulübümüz mali yapılanmasını kendi şartları çerçevesinde gerçekleştirdi. Limitimiz belli bir seviyeye geldi. Ondan sonra da transferlerimizi yaptık. Fenerbahçe olunca tutum değişiyor. Bu durum rahatsızlık verici. Federasyonun oluşturduğu bir kurul var, ona göre hareket etmek zorundayız, onun dışına zaten çıkamayız. Bunun sorgulanıyor olması zaten garip.”

    “Sağlık ekibimiz en iyisini yapmaya çalışıyor”

    Sakat futbolcular ile ilgili bilgi veren Emre Belözoğlu, “Sağlık ekibiyle ilgili yapılan eleştiriler hakkında rahatsızlıklarım var. Buradaki ekip yıllardır bu kulübün içinde olan, görevini en iyi şekilde yapmaya çalışan bir ekip. Pelkas ve Tisserand döndü, Luiz Gustavo 2 hafta daha sürecek gibi görünüyor. Sağlık ekibi en iyisini yapmaya çalışıyor. Oyuncular da tesislere gelerek tedavi oluyorlar, ekstra çalışmalar yapıyorlar. Herkes en maksimum performans ve aidiyetle çalışıyor” değerlendirmesini yaptı.

    “Mesut Özil mütevazi ve takıma çabuk adapte oldu”

    Arsenal’den kadrolarına kattıkları Mesut Özil’in hazır hale geldiğinde birçok şeyi değiştirebileceğini gösterdiğini vurgulayarak, “Mesut Özil’in oynayıp oynamayacağına hocamız karar verecek. Mesut Özil oyuna girdiğinde duyduğu heyecanı, futbola olan özlemini tüm taraftarımıza gösterdi. Top ayağına geldiğinde bazı şeyleri değiştirebileceğini gösterdi, takıma hızlıca adapte olabileceğini gösterdi. Mütevazı ve takımda toparlayıcı bir kimliği var. Mesut Özil’in tecrübelerini tüm takımla paylaşması, herkese yakın ilgi göstermesi hepimizi mutlu ediyor. Neler yapabileceğini tam fit hale geldiğinde herkese gösterecek. Umuyoruz çok başarılı olacak” dedi.

    “Fenerbahçe hiçbir değerinin değersizleştirilmesine izin vermez”

    Fenerbahçeli futbolcuların değersizleştirilmesine taraftarların da karşı çıkması gerektiğine değinen Emre Belözoğlu, “Oyuncularımızı değersizleştirmek için çaba gösterenlere müsaade etmeyeceğiz. Oyuncularımızın hepsi bizim için değerli ve önemli. Bu formayı giyen her isim kıymetli. Mert Hakan Yandaş özelinde; oyuncumuzun Fenerbahçe’yi tercih ettiği için nelerin yapıldığını görüyoruz. Sadece Mert Hakan değil tüm oyuncularımız için aynı şey geçerli. Hepsi bu forma için mücadele ediyor ve onları değersizleştirmek isteyenlerin karşısına taraftarımızın çıkması gerekiyor. Fenerbahçe kültürüne aykırı davranmadığı sürece biz her oyuncumuza sahip çıkacağız” şeklinde konuştu.

    “Diego Perotti’nin menajeriyle görüşüyoruz”

    Emre Belözoğlu, sakatlığı bulunan ve tedavi süreci Arjantin’de devam eden Arjantinli futbolcu Perotti ile ilgili de konuşarak, “Diego Perotti ameliyat oldu. Biz oyuncu ile kulübümüz koruyacak şekilde bir sözleşme imzalamıştık. Menajerleriyle görüşüyoruz, bir protokol yapmayı düşünüyoruz. Kafamızda bazı şeyler var. Elimizden geldiği kadar Perotti’ye destek olduğumuzu düşünüyorum. Sezon sonunda ne olacağına birlikte karar vereceğiz. Zor bir ameliyat oldu. Oynamadığı için üzülen, karakterli bir oyuncu. Ben de bilirim o psikolojiyi, bir futbolcu için zor bir süreç. Sezon sonunda Diego Perotti konusunda süreç netleşir” ifadelerini kullandı.

    “Ben kendimi buraya adadım”

    Transfer konusunda kimseyle yarış halinde olmadıklarını söyleyen Emre Belözoğlu, “Biz Fenerbahçe’de görev yapmanın sorumluluğuyla doğru bildiğimiz ne varsa yapmaya çalışacağız. Fenerbahçe’ye hizmet ediyoruz, belli bir kariyerim, futbol bilgim var. İlişkilerimiz, dostluklarımız, arkadaşlıklarımız var. Biz kimseyle yarış halinde değiliz. İhtiyacımız olan bir oyuncuyu almak için sonuna kadar zorlarız alamazsak da o saatten sonra oyuncuyu değersizleştirmek için bir şey yapmayız. Bu bize yakışmaz. Ben işimi yapmaktan yanayım elimden geldiğince en iyisi için çalışacağım. Benim için başka kimsenin ne dediği önemli değil; Fenerbahçe camiasının ne dediği önemli. Ben kendimi buraya adadım” diye konuştu.

    Arda Turan’ın derbi sonrası ettiği küfür dolayısıyla ceza almasıyla ilgili konuşan Belözoğlu, “Arda’nın şu an camiasıyla, hocasıyla arası iyi, ben bir şey konuşmak istemiyorum” cevabını verdi.

    “VAR konusunda yeterli ekipman ve ehil insana ihtiyacımız var”

    Emre Belözoğlu, VAR sisteminin Avrupa’daki gibi uygulanması gerektiğini dile getirerek şu ifadelere yer verdi:

    “VAR konusunda görüşlerimizi yaptığımız açıklama ile anlattık. Benim onun dışında söylemek istediğim ve sorguladığım şey şu; iki yıldır hiç üst üste gelmedi mi bu çizgi. Bu sistemin güvenli ve düzgün yürümesi adına gerekenlerin bir an önce yapılması şart. Bir televizyon kanalında, VTR’cinin gönderdiği görüntüyle bu kararın verilmemesi gerekiyor. Bir fotoğrafta bir saniye içinde 24 tane kare var, bu karelerin sadece saniyeler içinde nasıl farklı hale geleceğini hepimiz biliyoruz. Bunun için daha ciddi bir altyapıya daha ehli kişilere ihtiyacımız var. Bu çizgi sisteminin 2 yılda üst üste gelmemesi çok ilginç, hiç denk gelmiyor. Bence yeterli ekipman yeterli insan anlamında orada yeterli olacak sistemin gerektirdiği şeyler yok. Bu sistemin Avrupa’daki gibi kurulması ve yürütülmesi gerekiyor. Bu iş hakkaniyetle ve güven ortamında yapılmalı, tartışmaya ve soru işaretlerine açık olmamalı. Biz onca emek, maddi manevi yatırım yapıyorsak Fenerbahçe haklarını da koruyacağız! Hakkımız olmayan bir şeyi tabi ki istemiyoruz.”

    “Biz oyuncularımıza güveniyor ve inanıyoruz”

    Sezon sonunda şampiyon olmak için mücadele edeceklerini belirten Belözoğlu, “Biz kendi camiamızla birlikte takımımızı, kulübümüzü korumak için her şeyi yapmaya hazırız. Biz oyuncularımıza güveniyor ve inanıyoruz. Taraftarımız da inanıyor ve güveniyor. Sonuna kadar mücadelemize devam edeceğiz. Sezon sonunda şampiyon olacağımıza inanıyoruz. Tüm mücadelemiz bunun için ve bir an olsun bundan vazgeçmemiz, geri durmamız mümkün değil” şeklinde konuştu.

    “Başka takımların oyuncularının isimlerini bu şekilde telaffuz edemezsiniz”

    Galatasaray İkinci Başkanı Abdurrahim Albayrak’ın Vedat Muriqi ve İrfan Can Kahveci ile ilgili yaptığı açıklamalarla ilgili de Emre Belözoğlu şu yanıtı verdi:

    “Sana ne benim futbolcumdan. Başkasıyla sözleşmesi olan oyuncuyla ilgili konuşmak yöneticilik değil. Bu sadece bizim rahatsızlığımız değil genel anlamda Türkiye’deki diğer bütün takımların da rahatsızlığı. Başka bir takımın oyuncusunun ismini bu kadar rahat şekilde telaffuz edemezsiniz. Fenerbahçeli futbolcunun ismini hiç edemezsiniz bu çok net. Rakip takımın bir oyuncusunu etik kurallar çerçevesinde beğendiğine dair bir açıklama yapmakta sakınca yok ama sen alamadığın futbolcuyu konuşmayacaksın. Ben senin futbolcunla ilgili konuşmuyorum. Biz susuyoruz konuşmuyoruz ortam gerilmesin istiyoruz ama benim sözleşmeli oyuncum hakkında hiç kimse böyle konuşamaz. Böyle futbol yöneticiliği olmaz. Biz hiç kimseyle de yarışmıyoruz transferde, biz Fenerbahçe olarak ihtiyacımız olduğumuz oyuncuyu alıyoruz. Başkanımızın büyük özverisi sayesinde bunu yapıyoruz. Bizim için önemli olan, değerli olan bu takımın sezon sonunda şampiyon olmasıdır; camiamızın da özlemi arzusu budur. Biz bu hedefler doğrultusunda çalışıyoruz. Fenerbahçe’nin vizyonu doğrultusunda orta uzun vadeli planlarla hedeflerimizi gerçekleştirmek için geldik. Sözleşmeli oyuncu hakkında konuşmak doğru ve etik değil. Biz imza atmışız, bizi istiyor diye açıklama yapıyorsun. Buradan görüyoruz ki hala kabul edememişler bazı şeyleri. Nereden biliyorsun oyuncunun seni istediğini Başakşehir’e İrfan Can Kahveci’nin gelmesi sürecinde de biz vardık. Başkanımız Ali Koç bu gibi süreçlerde her zaman üslubumuzu korumamızı istiyor. Ancak hiç kimse başka bir takımın oyuncusu hakkında bu kadar rahat konuşamaz.”

  • Türkiye liglerindeki takımların yarısı Erzurum’da kamp yapacak

    Türkiye liglerindeki takımların yarısı Erzurum’da kamp yapacak

    Erzurum Büyükşehir Belediyesinin önemli sportif yatırımlarından biri olan Yüksek İrtifa Kamp Merkezi 2019-2020 kamp sezonu için hazırlıklarını tamamladı. Futbol turizmi açısından hareketli günler yaşayacak olan Erzurum, Türkiye futbol liglerinde ki 128 takımın 60’ını Palandöken’de ağırlayacak.

    Erzurum Büyükşehir Belediyesince bin 800 rakıma yapılan 17 çim saha birçok yerli ve yabancı takıma ev sahipliği yapıyor. Sporun birçok branşına hitap eden Erzurum Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’ni yüksek rakımda kamp yapmak isteyen takımlar tercih ediyor. Her yıl Süper Lig takımlarının yarısını ağırlayan kamp merkezine bu yıl 1. Lig, 2. Lig ve 3. Lig takımları da akın edecek.

    Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde Türkiye Futbol Federasyonu Futbol Gelişim Direktörlüğü tarafından Pro Lisans UEFA A Lisans Kursu ile UEFA B Lisans Kursu da düzenlendi. Merkezde Kız ve Erkek Futbol Köyleri Projesi kapsamında uzmanlarca ileri seviyede futbol eğitimi de verildi. Olimpiyat şehri Erzurum’da Palandöken Dağı eteklerine kurulan Erzurum Büyükşehir Belediyesi Uluslararası Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde şu an itibariyle doğal yüzeyli FIFA standartlarına sahip 17 çim saha bulunuyor. Doktor, fitnes, hakem, masaj ve modern soyunma odalarıyla UEFA ve FIFA standartlarına uygun kriter ve kalitesiyle Türkiye’nin yükselen yıldızı olan kamp merkezi, bütün bu özellikleriyle kamp ve hazırlık çalışmalarında Türkiye’de benzersiz bir spor merkezi özelliğine de sahip.

    Palandöken Yüksek İrtifa Kamp Merkezi yeni sezon için 4 Temmuz’da sezonu açmayı planlıyor. Otellerde de 15 Ağustos tarihine kadar doluluk oranı yüzde 100’ü bulacak. Ayrıca geçen yıla oranla Futbol turizmiyle birlikte fazladan 5 milyon lira daha girdi sağlanması tahmin edilirken toplam gelirin ise 20 milyon lira olması bekleniyor.

    Yüksek İrtifa Kamp Merkezi ile birlikte Erzurum’un bir futbol şehri olduğunu ifade eden Otel işletmecisi Ömer Akça, “ Palandöken’de Temmuz ayında kamp dönemi başlamak üzere. Biz oteller olarak bütün hazırlıkları yaptık. Her yıl olduğu gibi bu yılda 60 takımı güzelce ağırlayacağız. Yaklaşık 60 takım burada kamp yapacak. Erzurum’un kamp merkezinin bu kadar tercih edilmesinin sebebi yüksek rakımda olması. Bin 800 rakımda kamp merkezi var ve oteller sahalara çok yakın. 4 yıldır Erzurum adeta futbolun cazibe merkezlerinden oldu. Erzurum’un tesislerinin güzelliğinden bütün buraya gelen takımlar memnun. 128 tane profesyonel futbol takımı var ve biz bunların 60 tanesini Erzurum’da kamp yaptırıyoruz. Ayrıca Gürcistan, İran ve Azerbaycan’dan takımlar geliyor. Biz de burada turnuva düzenleyerek buranın cazibesini artırmayı düşünüyoruz. Otellerde ki doluluk oranı Ağustos’un 15’ine kadar 90 ila yüzde 100 arasında değişiyor. Bizim ölü sezon dediğimiz bu dönemde güzel bir girdi olacak. Bu yıl 20 milyon lira gibi Erzurum’a futbol turizminden girdi gelmesini bekliyoruz” dedi.

  • Ziraat Bankası Genel Müdürü Aydın: “Takımların nakit akışkanlıklarını düzenlemek istiyoruz”

    Ziraat Bankası Genel Müdürü Aydın: “Takımların nakit akışkanlıklarını düzenlemek istiyoruz”

    Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, kulüplerin borçlarının yapılandırılmasıyla ilgili olarak, “Biz bu endüstrinin ayakta kalmasını, rekabetin ve bu değerin sürmesini istiyoruz. Üç büyük kulübün yıllık ortalama geliri 600 milyon TL civarındadır. Şampiyon olacak bir takımı 250 milyon TL’ye kurabilirsiniz. Nakit akışlarında bozukluk var, teminatta sıkıntı yok. Biz nakit akışkanlıklarını düzenlemek istiyoruz. Sadece biz değil, UEFA, TFF, kreditör olarak bizde istiyoruz, müşterimiz de istiyor” dedi.

    Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, Bursa’da konuşmacı olarak katıldığı programda açıklamalarda bulundu. Aydın, “Eylül ayında yeni ekonomi programı açıklandı. Eylül’den sonra 3 ayda Türkiye’de kurda, devletin borçlanmasında, uluslararası arenada, rezervlerde son derece olumlu gelişmeler görüyoruz. Bu kadar hızlı tepki veren başka bir ekonomi yok, bizde var. Dolayısıyla iş adamlarımız, girişimcilerimiz de deneyimli. Bugün artık düne nispetle çok net önümüzü görüyoruz. Beklentilerde son derece olumlu iyileşmeler görüyoruz. Bütün bunlar bizim güçlü ve sağlıklı kalmamıza vesile oluyor. Bütün bunlar yapılacak iş olunca bunu destekleyecek bankacılık sistemi de sağlıyor. Bugün, Allah’a hamdolsun son derece bolluğa, rahat bir kitleye sahip. Şuanda tüm bankacılık sisteminde özkaynağımız vardı, likitte sıkıntımız vardı. Şuanda likitte de ciddi bir artışa sahibiz. Likitlerimiz olunca, onu bireylere ve firmalara kullandırmamız gerekiyor. Bu kredilerde bir toparlanmaya vesile oldu. Artık kredilerdeki negatif gidişat bitmiştir. Son 10 gündür kredilerdeki gidişat pozitif gidiyor. Hem de temel alt yapı yatırımlarında geriye dönük yatırımlar olduğu halde. Total kredi miktarı artıya geçmiştir” diye konuştu.

    “Nakit akışkanlıklarını düzeltmek istiyoruz”

    Futbol kulüplerinin borçlarının yapılandırılmasıyla ilgili Aydın, “Biz zaten spor kulüpleri ile çalışıyoruz. Spor kulübü ile çalışan bir sürü banka var. Ne kadar destek vermişsek hepsini piyasa koşullarında vermişiz. Spor bir ekonomidir. Yayıncı kuruluşun Türkiye’deki yayına verdiği rakam 500 milyon dolardır. Futbol ekonomisidir. Biz bu endüstrinin ayakta kalmasını, rekabetin ve bu değerin sürmesini istiyoruz. Örneğin üç büyük kulübün yıllık ortalama geliri 600 milyon TL civarındadır. Şampiyon olacak bir takımı 250 milyon TL’ye kurabilirsiniz. Nakit akışlarında bozukluk var, teminatta sıkıntı yok. Biz nakit akışkanlıklarını düzenlemek istiyoruz. Sadece biz değil, UEFA, TFF, kreditör olarak bizde istiyoruz, müşterimiz de istiyor. Kimseyle yüzde 8 ile bir kredi yapılandırması, ülkenin kaynaklarını çarçur falan etmedik. Bir ticaret yapıyoruz. Bunları verirken de son derece uygun koşullarla veriyoruz” açıklamasını yaptı.

    “Öncü göstergeler havanın açıldığını göstermekte”

    Son ekonomik gelişmelerle ilgili Aydın, “Araba sürdüğümüzü farz edin. Biz ne kadar önümüzü görüyorsak, ayağımızı gaza ona göre yüklüyoruz. Öncü göstergeler havanın açılmakta olduğu. Bunun verilen tepkilerden de olumlu seyri gösterdiği. Belki 2012’deki gibi olmayacak, ama önümüzü görüyor olacağız. Bundan en ufak bir şüphe olmasın. Cemre mi düştü, hava mı açıldı biz gelecekte ümitliyiz, onu müjdeleyelim” şeklinde konuştu.

  • “Futbolcuların sakatlığının kronikleşmesinin sebebi, takımların hekimlere baskısı”

    Prof. Dr. Alpay Merter Özenci, Türkiye’de spor yaralanmalarının başında diz yaralanmalarının geldiğini, dizde de en sık ön çapraz bağlarda sakatlık yaşandığını belirterek, kronik hale gelen futbolcu sakatlıklarının sebebini ise takımların hekimlere kurduğu baskıdan kaynaklandığını söyledi.

    Spor yaralanmaları ve güncel tedavi yöntemleri hakkında açıklamalar yapan Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Ortopedi ve Travmatoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. Alpay Merter Özenci, Ön çapraz bağ yaralanmaların kadınlarda 2 ila 8 kat daha fazla gerçekleştiğini belirterek ev hanımlarında ise bu oranın arttığına dikkat çekti. Kronik hale gelen futbolcuların sakatlık sebepleriyle alakalı nedenleri de paylaşan Prof. Dr. Özenci, takımların önemli futbolcular için hekimlere baskı kurduğunu ve bundan dolayı futbolcuların sakatlıklarının nüksettiğini belirtti.

    “Eklem sakatlıkları için illa sporcu olmak gerekmiyor”

    Eklem sakatlıkları konusunda bilgiler veren Prof. Dr. Alpay Merter Özenci, sporcuların yanı sıra normal bireylerde de çeşitli sebeplerden ötürü eklem sakatlıklarının meydana geldiğini söyledi. Prof. Dr. Özenci, “Eklem sakatlıkları aslında bizim günlük hayatımızı etkileyen ciddi bir sorun. Herhangi bir fiziksel aktiviteler dokuların zarar gördüğü olaylarda çıkıyor. Bu sadece futbolcularda değil ev hanımı ev işleri yaparken veya ters hareketler sonucu normal kişilerde de görülüyor. Kişinin sporcu olması gerekmiyor ama genelde spor aktivitelerinde ortaya çıkıyor” dedi.

    “Artroskopi yöntemiyle geri dönüş hızlandı”

    Futbolcuların uzun süre futboldan ayrı kalmasına sebep olan sakatlıkların başında diz yaralanmalarının geldiğini belirten Prof. Dr. Özenci, ABD’de yapılan bir araştırmada yılda 200 bin kişinin ön çapraz bağ sakatlığından yaralandığını, Türkiye’de de bu oranın yüksek olduğunu söyledi. Eklem sakatlıklarında, özellikle menüsküs ve çapraz bağ yırtıklarının ilerleyen teknolojik gelişmelerle daha çabuk tedavi edildiğini belirten Prof. Dr. Özenci, “Vücüdun tüm eklemlerinde gerçekleşen sakatlıkları artık artroskopi yöntemiyle sporcu daha hızlı bir şekilde geri dönüş sağlıyor. Eklemin içerisine girilerek kameralarla işlem gerçekleşiyor ve işlem kapalı yapılıyor. Kapalı olarak eklemlerin içerisine girilerek gereken tedavinin yine kapalı olarak yapılması” diye konuştu.

    “Ev hanımları daha çok sakatlanıyor”

    15-45 yaşındaki kadın sporcularda sakatlık oranlarının erkeklere göre daha 2 ila 8 kat daha fazla görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Özenci, spor yapmayan ev hanımlarında ise bu sakatlığın daha fazla olduğunu kaydetti. Ev hanımlarının en çok omuz, dirsek ve diz kısımlarından sakatlandığını belirten Prof. Dr. Özenci, “Ev hanımları sporcu değil, antrenmanlı değiller. Evde yaptıkları işler de ağır işler. Dolayısıyla antrenmansız, hazırlığı olmayan işlerde sakatlıkları fazla olabiliyor. Onun için ev hanımlarına haftada birkaç gün ev işleri dışında, sokağa çıkıp parkta yürüyüşler, yüzme gibi fiziksel aktiviteler yapmalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu.

    “Parklardaki spor aletleri bilinçli kullanılmalı”

    Parklardaki spor aletleri konusunda da uyarıda bulunan Prof. Dr. Özenç, bahse konu spor aletlerinin zayıflama yöntemi olarak kullanılmaması gerektiğini belirtti. Kas geliştirmek amacıyla kullanılması durumunda ise, aletlerin bilinçli kullanılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Özenci, “Bu aletleri insanların nasıl kullanabileceğini bilmesi lazım. Yıllardır spor yapmayan bir ev hanımı o parktaki aletleri kullanmayı bilmeden başlayınca rahatsızlık yaşıyor. Hangi amaçla nasıl kullanılması gerektiği yazan bir yazı olması lazım. İnsanlar bu aletleri bilinçli bir şekilde kullanması lazım” ifadelerini kaydetti.

    “Kronik sakatlıkların sebebi yanlış teşhis”

    Kronik haline gelen sporcuların sakatlıkları hakkında da konuşan Prof. Dr. Özenci, sakatlığın devam etme sebebini yanlış teşhis olarak değerlendirdi. Doğru teşhis konmadan, acele bir şekilde tedaviye geçilmesinin son derece yanlış olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özenci, “Bu şekilde olunca o sporcunun gerçekte ne rahatsızlığı olduğu anlaşılmıyor. Hemen cerrahiye gitmek doğru değil. Öncelikle doğru bir teşhis konması lazım. Sadece MR veya laboratuvar yöntemiyle teşhis konulmaz. Teşhisi koyan hastayı takip eden doktordur” açıklamasında bulundu.

    “Takımların hekimlere baskısı, sakatlığın nüksetmesine neden oluyor”

    Sakatlığın nüksetme nedenleri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Özenci, diğer bir faktörün ise profesyonel futbol takımlarının önemli oyuncular için hekimlere kurduğu baskı olduğunu kaydederek, “İyi bir oyuncuyu hemen sahada görmek istiyorlar ve hekime ciddi bir baskı kuruyorlar. Bu da aceleye geliyor. Futbolcu doğru tedavi edildi fakat, bu baskı yüzünden sakatlığın nüksetmesi meydana geliyor” ifadelerini kullandı.

  • Mandıralı: “Hakemler Takımların Kaderini Değiştiriyorsa Futbolun Gittiği Noktayı Göreceğiz“

    Trabzonspor Teknik Direktörü Hami Mandıralı, “6 tane hakem takımların kaderini değiştiriyorsa futbolun gittiği nokta nereye varacak göreceğiz” dedi.

    Spor Toto Süper Lig’in 31. haftasında Eskişehirspor, evinde Trabzonspor’u 1-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Trabzonspor Teknik Direktörü Hami Mandıralı, Eskişehir’e kazanmaya geldiklerini ama bunu başaramadıklarını bildirdi. Hayatı boyunca hakemlerle ilgili konuşmadığını aktaran Mandıralı, “Ben hep hayatım boyunca hakemlerle ilgili hiç konuşmadım. Ama bugün konuşmak istiyorum. Geldiğimizden beri Trabzonspor’un kaderini sahada hakemlerin vermesi camia olarak bizi çok üzüyor. Bıraksınlar 2 takım oynasın oyuncular sonuçları değiştirsin. 6 tane hakem takımların kaderini değiştiriyorsa futbolun gittiği nokta nereye varacak göreceğiz. Zaten oyuncu bulmada zorlanan Türk futbolu, bir de hakemlerin böyle takımlara verdikleri kararlarla emeklerini yok etmesi camiaları üzüyor. Beni de çok üzüyor. Ama ikinci yarı 10 kişi kaldıktan sonra bir duruş sergiledi Trabzonspor. Soyun disiplininden kopmadı. Sonuna kadar maçı koparmak için mücadele etti. Oyuncularıma da bunu söyledim. Onları ikinci yarı için tebrik ettim” dedi.

    “POZİSYONUN PENALTIYLA İLGİSİ YOK”

    Eskişehirspor lehine ilk yarının son dakikasında verilen penaltı pozisyonuyla ilgili soruya da yanıt veren Mandıralı, “Tamamıyla Aykut kendini koruma amaçlı. Elini sıkıyor bir de. Koluyla eli hiç açılmamış. Penaltıyla ilgisi yok. Son dakikada ilk yarına Muhammet’in vurduğu ofsaytla ilgisi yok. Maçın hakemi buna karar vermiyor ama kale arkasında hakem penaltı olduğuna karar veriyor. Burada puanımızı gasp ettiler. Çok üzücü” ifadelerini kullandı.