Etiket: Takdirde

  • Muhtar Adayı Bağrıyanık, seçildiği takdirde maaşını öğrencilere burs olarak dağıtacak

    Muhtar Adayı Bağrıyanık, seçildiği takdirde maaşını öğrencilere burs olarak dağıtacak

    Üniversite Mahallesi Muhtar Adayı Murat Bağrıyanık, seçildiği takdirde maaşını öğrencilere eğitim yardımı olarak dağıtacak.

    Erzurum Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nde Denetleme Kurulu Üyesi olan Bağrıyanık, seçim vaatleriyle kentte dikkatleri üzerine çekiyor. Talip olduğu bölgenin üniversite kampüsü olmasını fırsat bilerek bilgi ve tecrübesini hemşehrileri ve öğrenciler için kullanmak isteyen Muhtar Adayı Bağrıyanık, seçim çalışması kapsamında adım atmadık sokak, sıkmadık el bırakmadı.

    Kuaförlük mesleğini icra ederken bir yandan da eğitimini tamamlayan Bağrıyanık, seçim çalışmalarıyla ilgili şunları kaydetti:

    “Gerek akademik camia gerekse öğrencilerin bulunduğu mahallemizde seçmenlerimizin neden bizi tercih etmeleri gerektiğini kampanyamız kapsamında kapı kapı dolaşarak anlattık. Seçilmemiz halinde maaşımızı genç kardeşlerimize eğitim yardımı olarak bağışlayacağız. Kampüs içerisinde 15 yıldır ticari faaliyette bulunuyorum. Kayak branşı başta olmak üzere çeşitli spor branşlarında aktif yer aldım. Kayak hakemliği yapmaktayım. Biz iş olsun diye değil hizmet olsun diye bu yola çıktık. Seçilmemiz halinde yüksek iletişimi esas alarak mahallemize önemli hizmetleri kazandıracağız. Daha güzel bir Üniversite Mahallesi için hemşehrilerimiz, öğrenci kardeşlerimiz ve tüm vatandaşlarımızın desteklerini bekliyorum.”

  • “Artrit, tedavi edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açar”

    12 Ekim Dünya Artrit Günü’nün, romatizmal ve kas iskelet sistemini tutan ve tedavi edilmediği takdirde geri dönülemeyen hasarlara yol açan bu hastalıklardan etkilenen insanlarla ilgili toplumsal farkındalığı artırmak amacı ile kutlanan bir inisiyatif olduğunu açıklayan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Özgül, 1996’dan beri çeşitli kampanyalarla kutlanan bugünle sadece bireylerin değil, aynı zamanda sağlık personelinin de dikkatini konuya çekmenin amaçlandığını söyledi.

    Prof. Dr. Ahmet Özgül, bu yılki hedefin ağırlıkla hareket sistemini etkileyen kronik hastalıkların ön plana gelmesi ve araştırmayı teşvik etmek olduğunu belirtti. Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Özgül vücut tarafından üretilen, eklemlerde meydana gelen iltihaplı bir durum olan artrit hakkında önemli bilgiler verdi.

    “Çoğu kez bunlar geçici şeyler diye düşünüyorsunuz”

    “Sabahları kalktığınızda ellerinizde sertleşme, yumruk yapamama hali, el bilekleriniz, parmaklarınız ağrıyor veya şişlikler var. Belki yorgunsunuz, hiçbir iş yapmak istemiyorsunuz, biraz ateşiniz var. Cildinizde, yüzünüzde değişiklikler var, bunları herhangi bir şeye yormuyorsunuz. Bazen, geceleri bel, sırt ağrısı ile uyanıyorsunuz, kimi zaman sabahları, kimi zaman öğleye kadar süren ağrılarınız var. Sonra azalıyor, belinizin tutulduğunu düşünüyorsunuz. Eklemlerinizde, ağzınızda, cildinizde, gözlerinizde birtakım değişiklikler oluyor; bunları önemsemiyorsunuz. Ya da size göre yaşınız daha önemlisi ruhunuz genç. Merdiven inip çıkarken, oturup kalkarken dizlerinizde ağrılarınız, bazen şişlikleriniz var. Bunu yanında boyun ve bel hareketlerinde sıkıntı var; öne eğilip bükülemiyorsunuz. Kollara, bacaklara yayılan ağrılar, uyuşmalar var. Bazen uyandırıyor. Kime gideceğiniz bilmiyorsunuz. Yine, kadınsınız, yaş menopozu geçti; yıllar geçiyor. Boyun kısalıyor, kamburlaşıyorsunuz. Bunlar yaşlılığın doğal sonucu deyip önemsemiyorsunuz. Ancak, bir gün aniden sırtınızda bıçak saplanır gibi ağrı oluyor veya düşüyorsunuz. Eskiden hiçbir şey yapmayan şeyler kırıklara yol açmaya başlıyor. Bu durumların herhangi birinde, romatoid artrit, diğerinde lupus, kronik bel ağrısı veya spondilit, bel veya boyun fıtığı, osteoartrit, osteoporoz olabilir miyim soruları doğal olarak aklınıza gelmiyor, çünkü bilmiyorsunuz. Çoğu kez bunlar geçici şeyler diye düşünüyorsunuz. Başka rahatsızlıklar sıralamak da mümkün” diye konuştu.

    “Artrit, eklemlerin her türlü iltihabını kapsayan bir terimdir”

    “Artrit, eklemlerin her türlü iltihabını kapsayan bir terimdir” diyen Özgül, “Özellikle iltihaplı veya iltihapsız kronik artritler ve kas-iskelet hastalıkları zamanında tedavi edilmedikleri takdirde hastaların günlük yaşam aktivitesi ile kalitesini olumsuz etkiler, yürüme, koşma, ev işleri, kişisel bakım ve iş hayatını önemli derecede bozar, hatta özürlülüğe kadar varan olumsuz etkiler ortaya çıkar” dedi.

    “Avrupa’da 120 milyondan fazla insan romatizma ve kas iskelet sistemi hastalıklarından şikayetçi”

    Romatizma ve kas-iskelet sistemi hastalıklarının tedavileri geçmişe göre önemli oranda ilerlemiş olmakla beraber erken tanı ve erken tedavi aslında başarının en önde gelen şartlarıdır diyen Özgül şöyle devam etti:

    “Avrupa’da, tüm yaş gruplarında, 120 milyondan fazla insan romatizma ve kas iskelet sistemi hastalıklarından muzdarip. Yaşam süresinin uzaması ve obezite, sedanter hayat bu sayıyı daha da arttırmaktadır. Milyonlarca insanı etkileyen bir hastalık grubu olması sebebi ile çok önemli oranda ekonomik ve sosyal kayıplara neden olmaktadır. Bunlar doğal olarak ülkelerin ve kişilerin bütçelerinde önemli bozulmalara yol açmaktadır.”

  • Yılmaz: “Yüzde 1 KDV uygulandığı takdirde akbil sistemini istiyoruz”

    Türkiye Sürücü ve Otomobilciler Federasyonu Başkanvekili Halit Yılmaz, minibüs ile yolcu taşımacılığında kaliteli bir hizmet için akbil modeline sıcak baktıklarını söyledi. Yılmaz, “Minibüslerde yenilikler var.

    Örneğin minibüslerde akbil modeli var. Yalnız bu şartlarda, İstanbul’daki hiçbir oda başkanımız ve esnafımız kabul etmiyor” dedi.

    Türkiye Sürücü ve Otomobilciler Federasyonu Başkanvekili ve aynı zamanda Bahçelievler Sürücü ve Esnaf Odası Başkanı olan Halit Yılmaz İstanbul’da minibüs ile yolcu taşımacılığıyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Yılmaz, otobüs branşının minibüs branşından farklı olduğunu ve Maliye Bakanlığının otobüslere uygulandığı gibi kendilerine de yüzde 1’lik KDV oranı uygulandığı takdirde akbil sistemini istediklerini söyledi. Yılmaz, açıklamasında İstanbul’u kaliteli bir hizmet beklediğini söyleyerek, “Minibüslerde yenilikler var. Minibüslerde örneğin akbil modeli var. Yalnız bu şartlarda, İstanbul’daki hiçbir oda başkanımız ve esnafımız kabul etmiyor” ifadelerini kullandı.

    Engellilere uygun araç modeli

    Yılmaz, minibüslerin engellilere uygun araç modeline çevrilmesi için çıkarılan 5378 sayılı engelliler kanunu 7 Temmuz 2018 tarihinde sona erdiğini vurgulayarak, “Bununla ilgili olarak Türkiye Sürücü ve Otomobilciler Federasyonu Başkanı Fevzi Apaydın, başbakanımız ve bakanlarla görüşmüştür. Bu süreyi uzatma niyetindeyiz. Çünkü Türkiye’de üretici sektör yabancı. Dolayısıyla Türkiye genelinde üretimi olmayan araçları talep ediyorlar. Bunun yapılması da artı bir maliyet getiriyor” dedi.

    Belirlenen yasalara göre yolcu taşımacılığı yapmayanlarla ilgili olarak değerlendirmede bulunan Yılmaz, “Bunların önlenmesiyle ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü’nde alınan kararlar var. Yakında birçoğu büyük cezalara çarptırılacak. Turizm belgesi alıp da amaç dışı çalışıp, korsan taksicilik yapanlar araçlarıyla beraber hem ceza yiyecekler hem de araçları bağlanacaktır ve trafikten men edilecektir. Alınan belgeler ilk yakalandığında 6 ay, ikinci yakalandığında tamamıyla iptal konumuna gelecektir. İnşallah yeni başkanımızda, bu konuyu tamamen bitirecek” diye konuştu.

    “Sürücüler an be an izleniyor”

    İstanbul’da minibüs sürücülerinin sistem üzerinden an be an takip edildiğini ifade eden Yılmaz, “Sürücü kameradan anlık izleniyor. Özellikle minibüs sürücü anlık izleniyor. Taksilerde yine aynı şekilde izleniyor. Herhangi bir hatada, sigara içme, telefonla konuşma gibi bu tarz davranışlarda bulunan sürücü, belediye tarafından 7 gün süreyle bağlanıyor. Dışarıdan günlük sürücü gelip, sistemi bozup, insanlara hakaret etme veya keyif verici madde kullananların bu sistemin içinde olmayacağını kesin bir dille söyleyebilirim” dedi.

    “Akbil sistemi getirilsin”

    Minibüs hattı sahibi Erdoğan Şahin minibüslere, minibüs ile yolcu taşımacılığına akbil sisteminin getirilmesinin faydalı olacağını belirterek, “İstanbul trafiğinde hem araç kullanıp, hem de yolcuya cevap verme ve önüne dön arkana dön gibi komutları söylerken, yeri geldiğinde tehlikeli olabiliyor. Akbil gelsin ama KDV çok yüksek, bizim kazancımız zaten şu anda 15 yıl önceki kazandığımız paralarla aynı değil. Herkesin bir minibüsü var ve ayrıca bir rant sağladığı yok. Her minibüste çift şoför çalışıyor. Buradan 15 – 20 kişi ekmek yiyor. Eğer KDV yüzde 1 olursa neden olmasın? Tabi ki bende tavsiye ederim. Bizde minibüs esnafı olarak gereken neyse düzenli, tertipli ve güvenli bir şekilde yolcularımızı taşımaya devam ederiz” dedi.

    “Kamera sisteminden sonra hırsızlık olayları minimum seviyede azaldı”

    Bir diğer minibüs hattı sahibi Sinan Deliballı, minibüslerin kameralı sistemle 24 saat denetim altında olduğunu vurgulayarak, “Panik butonu var. Aracın her köşesinde kameralar var. Böyle olması daha güvenli, yolcular için daha iyi oldu. Bundan memnunuz. Kamera sisteminden sonra hırsızlık olayları minimum seviyede, yok denilecek kadar azaldı”.

    Vatandaş ise minibüs taşımacılığına akbil sisteminin getirilmesinin güzel olacağını söyleyerek, akbilini metrobüs ile metro gibi toplu taşıma araçlarında kullandığı için sürekli doldurduğunu ve minibüste para bozdurma gibi işlemlerden dolayı problem yaşandığını söyledi.

  • Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yanbaz: “Zamlar en kısa sürede yapılmalı, aksi takdirde eylem yapacağız”

    Büro Memur-Sen Genel Başkanı Vecdi Yanbaz, Dışişleri Bakanlığına bağlı olarak yurt dışında sözleşmeli çalışan personele 6 yıldır yapılmayan ücret artışlarıyla ilgili olarak, “Zamlar en kısa sürede yapılmalı. Aksi takdirde 5, 12 ve 19 Temmuz’da eylem yapacağız. 19 Temmuz’daki eylemimiz iş bırakma eylemi olacak” dedi.

    Dışişleri Bakanlığına bağlı olarak yurt dışında büyükelçilik, başkonsolosluk ve ateşelerde sözleşmeli olarak çalışan personelin yaşadığı sorunlar hakkında Büro Memur-Sen Genel Merkezi’nde değerlendirme toplantısı yapıldı. Toplantıda konuşan Büro Memur-Sen Genel Başkanı Vecdi Yanbaz, yurt dışı sözleşmeli personele 6 yıldır yapılmayan zamların acilen yapılması gerektiğini, ödemelerin yapılmaması durumunda iş bırakma eylemi yapacaklarını açıkladı. Büro Memur-Sen’in kamu görevlilerinin en iyi haklara sahip olması amacıyla çalıştığını kaydeden Yanbaz, bu amaç doğrultusunda gece gündüz demeden mücadele verdiklerini ifade etti. Kamu görevlileri adına bu güne kadar çok sayıda kazanıma imza attıklarını aktaran Yanbaz, “Önceki yıl yapılan toplu sözleşmede 213 kazanıma imza atarak büyük bir başarı elde ettik. Sendika olarak bizler hiçbir zaman kazanımlarımızla yetinmedik. Her zaman yeni kazanımlar üretmenin, kamu görevlilerimize yeni haklar elde etmenin peşinde olduk, olmaya da devam edeceğiz. Hak mücadelemizden asla taviz vermeyecek, vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    “19 Temmuz’da iş bırakacağız”

    Kamu görevlilerinin haklı taleplerini her fırsatta dile getirdiklerini, kamu görevlileri adına yeni kazanımlara imza attıklarını belirten Yanbaz, gerektiğinde eylem yapmaktan geri durmayacaklarını söyledi. Yurt dışı sözleşmeli personelin 6 yıldır maaş artışı almamasını haksızlık olarak değerlendiren Yanbaz, “Bakanlık bu konuda yeteri kadar hassasiyet göstermiyor. Bu adil bir yaklaşım değildir ve çalışma barışına zarar vermektedir. Bu nedenle 5, 12, 19 Temmuz’da ayrı ayrı eylemler yapma kararı aldık. 19 Temmuz itibariyle de yapacağımız eylem iş bırakma olacaktır. Nereden ve kimden gelirse gelsin biz haksızlıkların karşısındayız. Temel ihtiyaçlara gelen zamlar karşısında personelin aldığı ücret yerinde sayıyor. Dışişleri Bakanı ve Maliye Bakanına sesleniyoruz. Eylemlerimizde kararlıyız. Yurt dışı sözleşmeli personele zam yapılmadığı sürece eylemlerimizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

    “4/B’lilere kadro verilmelidir”

    Bu yıl 4’üncü dönem toplu sözleşmenin yapılacağını hatırlatan Vecdi Yanbaz, tüm kamu görevlilerinin sorun ve taleplerini genel yetkili sendika olarak toplu sözleşmeye taşıyacaklarını vurguladı. Toplu sözleşmedeki ana gündem maddeleri arasında yurt dışı sözleşmelilerin kadroya geçirilmesinin de olacağını söyleyen Yanbaz, “Yurt dışı sözleşmelilerin de arasında bulunduğu 4/B’lilerin ve 4/C’lilerin kadroya geçirilmesi mücadelemizden vazgeçmedik, asla vazgeçmeyeceğiz. Sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi ve 6 yıldır yapılmayan tavan ücret artışları toplu sözleşmede ana gündem maddelerimiz arasında yer alacak. Dışişleri Bakanlığındaki tüm sorun ve talepleri toplu sözleşmeye taşıyacağız. Masadan kamu görevlilerini mutlu edecek kazanımlar alacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.

  • (Özel Haber) Bu virüs ihmal edildiği takdirde ölümle sonuçlanabilir

    Hayvandan insana bulaşan hastalık gruplarından biri olan kuduz virüsü, dikkat edilmediği takdirde ölüme varan sonuçlar doğurabilir. Özellikle evcil kedi ve köpek gibi türlerin çevresel faktörlerden dolayı risk grubunda olduğu hastalık için hayvan sahiplerinin önlemlerini önceden alması gerekiyor.

    Kuduz, genellikle memeli ve kuş gibi sıcakkanlı hayvanların hücrelerinde yaşayabilen bir hastalıktır. Bu virüs hayvanın salyasında bulunurken, hayvandan insana ısırık yoluyla bulaşmaktadır. Merkezi sinir sistemini etkilediği için kuduz virüsü, önlem alınmadığı takdirde ölüme varan sonuçlar meydana getirebilir.

    “Kuduz, kendiliğinden oluşan bir hastalık değildir”

    Eskişehir’de Veteriner Hekimi Tuğba Çine, hayvan sahiplerinin sıkça sorduğu kuduz hastalığına dikkat çekerek, önemli açıklamalar yaptı. Çine, insanların yasal olarak evcil hayvanlarına kuduz aşısını yaptırmasının zorunlu olduğunu belirterek, “Hayvan sahiplerinin genel olarak sorduğu sorular arasında, kuduz aşısının ne kadar gerekli olduğu konusunda çok fazla soru almaktayız. Kuduz aşısı yasal olarak da zorunlu ve kesinlikle yapılması gereken bir aşıdır. Evcil kedi veya köpek sahipleri kliniğimize, ’kedim beni tırmaladı ve ısırdı. Kuduz olur muyum’ şeklinde sorularla gelebiliyorlar. Kuduz, kendiliğinden oluşan bir hastalık değildir. Bu hastalık, oluşabilmesi için kuduz bir hayvan tarafından bulaştırılması gerekir. Kuduz virüsü hasta hayvanın salyasında bulunmaktadır, bu hastalığın bulaşması için salya teması olması gerekir” ifadelerini kullandı.

    “Bu hastalık daha çok yaban hayata yakın kırsal kesimlerde görülmektedir”

    Çine, kuduz hastalığının genellikle görüldüğü yerlerden bahsederek, “Kuduz hastalığı riske atılabilecek bir hastalık değildir ve geri dönüşümsüzdür. Yılda bir kez evcil hayvanlarımıza kuduz aşısı yapılmaktadır. Bu hastalık daha çok yaban hayata yakın kırsal kesimlerde görülmektedir. Çakal, tilki ve kurt gibi kuduz virüsü taşıyabilecek hayvanlar, kırsal kesimlerdeki yerleşim yerlerine gelerek buradaki büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar başta olmak üzere ‘ısırık’ yoluyla hasta edebilmektedir. Ayrıca sürüyü koruma amaçlı çobanların yanında bulunan köpekler, bu hayvanlarla yaptıkları kavgalar sırasında ısırılarak kuduz olabilmektedir” şeklinde konuştu.

    “Kuduz zoonoz bir hastalık olmasından dolayı evcil hayvanlarımızda olduğu kadar kendi sağlımız açısından da hayati önem taşımaktadır”

    Ayrıca Veteriner Hekimi Tuğba Çine, dışarı çıkarılmayan evcil hayvanların bile avlanma içgüdüsünden dolayı kaçmayacağının bir garantisi olmadığını söyleyerek, “Şehir hayatında yaşayan evcil hayvan sahipleri, özellikle kedi sahipleri hayvanlarının çok fazla dışarıyla temasının olmadığını savunmasına rağmen, kedi ya da köpeğinin avlanma içgüdüsünden dolayı kaçmayacağının hiçbir garantisi yoktur. Kuduz zoonoz (hayvandan insana bulaşabilen) bir hastalık olmasından dolayı evcil hayvanlarımızda olduğu kadar kendi sağlımız açısından da hayati önem taşımaktadır. Bu hastalıkla ilgili yaban hayattaki aşılamalar bakanlıkların çalışmaları doğrultusunda yapılmakla birlikte şehir hayatındaki evcil hayvanlarımızın aşılamaları ise özel klinikler ve belediyeler tarafından yapılmaktadır. Kuduz aşısı hiçbir şekilde aksatılmamalı ve gözardı edilmemelidir” dedi.