Etiket: Tahminlerini

  • Kaspersky Lab, META Bölgesi 2018 finansal analizlerini ve 2019 tahminlerini paylaştı

    Finans kuruluşları, geçen yıl karşı karşıya kaldığı dijital tehditler açısından oldukça hareketli bir yıl geçirdi. Siber suç grupları yeni sızma yöntemleri denerken saldırılar daha geniş bir coğrafyaya yayıldı. Kaspersky Lab, topladığı KSN istatistiklerine göre, META (Orta Doğu, Türkiye ve Afrika) bölgesinde bankacılık ile ilgili zararlı yazılım saldırıları yüzde 17 artarak, 2018 başından bu yana yaklaşık yarım milyara ulaştığını açıkladı.

    Birçok insanın hayatında önemli bir yer edinen kripto para birimlerinin de tüm dünyada siber suçlular için daha cazip bir hedef haline geldiği ve bunun da zararlı kripto para madenciliği vakalarının hızla artmasına neden olduğu açıklandı. Kaspersky Lab, META bölgesinde kripto madencilik saldırılarında bir önceki yıla göre 4 kat artış tespit ettiğini, 2017 yılında 3,5 milyon olan saldırı sayısının 2018’de 13 milyona ulaştığını bildirildi.

    Kaspersky Lab Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Fabio Assolini, konu ile ilgili değerlendirmesinde; “META bölgesi siber suçlular için daha cazip bir hale geliyor. Faaliyetlerin merkezinde finans kuruluşlarını hedef alan saldırılar ve zararlı kripto madencilik saldırıları yer alıyor. 2018’de altı yeni ATM zararlı yazılım ailesi keşfettik. Diğer yandan, kripto paraların yasa dışı madenciliği de büyük oranda artarak son yılların en büyük tehdidi olan fidye yazılımlarını geride bıraktı. Madenciliğin fidye yazılımlara göre daha sessiz, etkisinin az ve fark edilmesinin zor olmasını bunun nedeni olarak görüyoruz” dedi.

    Siber suçluların asla durmadığını ve saldırıların da gelişmeye devam ettiğini belirten Kaspersky Lab uzmanları, bu trendlerin gelecek yılda hayatı nasıl etkileyeceğine dair tahminlerinini şöyle sıraladı:

    Finansal siber tehditler

    Biyometrik verilerin çalınması ve kullanılmasıyla gerçekleşecek ilk saldırılar 2019’da görülebilir

    “Birçok finans kuruluşu, kullanıcıları tanımlamak ve kimlik doğrulama yapmak için biyometrik sistemler kullanmaya başladı. Biyometrik verilerin sızdırıldığı çeşitli büyük olaylar yaşandı. Bu iki durum, sızdırılan biyometrik veriler kullanılarak finansal hizmetlere yönelik ilk örnek saldırılara zemin hazırlıyor.

    Hindistan-Pakistan bölgesi, Güneydoğu Asya ve Orta Avrupa’da finans kuruluşlarına saldıran yeni yerel gruplar ortaya çıkabilir

    Bu bölgelerdeki siber suçlu faaliyetleri giderek artıyor. Finans sektöründeki koruma önlemlerinin yetersiz olması ve bu bölgelerdeki insanların ve şirketlerin elektronik ödeme sistemlerini her geçen gün daha yaygın bir şekilde kullanması da buna katkı sunuyor. Şimdi, Asya’da yeni bir finansal tehdit merkezinin ortaya çıkması için tüm koşullar mevcut. Bu yeni merkez; Latin Amerika, Kore Yarımadası ve eski SSBC’deki üç merkeze eklenecek.

    Kurumsal kullanıcıların mobil bankacılık uygulamalarına yönelik saldırılar

    Şirketlere yönelik mobil uygulamaların popülerliği artıyor. Bu da muhtemelen yakında ilk saldırıların gerçekleşmesine yol açacak. Bunun için gerekli araçlar mevcut ve şirketlere yönelik saldırıların oluşturacağı olası zarar bireylere yönelik saldırılarda oluşacak zarardan çok daha fazla.

    Kripto para birimlerinin geleceği

    Kripto para birimlerinin dışında, blockchain kullanımı ile ilgili büyük beklentiler kaybolacak

    Sonuçta bu trendi teknolojinin kapasitesinden çok insanların çabası sürdürecek. Kurumlar ve sektörler, blockchain teknolojisinin dar bir uygulama alanına sahip olduğu sonucuna vardı ve bu teknolojiyi farklı yollarla kullanma çabaları çoğu sonuç vermedi. Blockchain teknolojisini, kripto para birimleri dışında güvenilir bir şekilde kullanmak için yıllardır çalışmalar ve denemeler yapılıyor fakat pek başarı elde edilemedi. 2019, insanların denemekten vazgeçeceği yıl olacak.

    Kripto para birimlerinin ödeme yöntemi olarak kullanımı daha da azalacak

    2017’de bir dizi ürün ve hizmet tedarikçisi kripto para birimleriyle ödeme kabul edeceğini duyurmuştu. Ancak, yüksek komisyonlar (Aralık 2017’de başlayan bir sorun), yavaş transferler, entegrasyon için yüksek maliyet gerekmesi ve en önemlisi müşteri sayısının az olması nedeniyle kripto paraların ödeme yöntemi olarak kullanımı giderek azaldı. Sonuç olarak, yasal bir işletmenin kripto para birimi kullanması mantıksız hale geldi.

    2017’deki yüksek kurlara dönüş olmayacak

    Ocak 2018’e kadar Bitcoin fiyatlarında büyük düşüş ve artışlar yaşandı. Kripto para birimlerinin değeri, popülerlikleriyle orantılı olduğundan bu kurlara geri dönülmesi beklenmiyor. Kripto para birimleriyle ilgilenen sınırlı bir kitle var ve üst limite ulaşıldığında fiyatlar daha yükselmeyecek”.

  • Bakan Zeybekci: “Kredi derecelendirme kuruluşları Kasım sonunda Türkiye tahminlerini yine iyileştirecekler”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Dünyada 7-8 tane kuruluş var. Bu 7-8 kuruluş Türkiye’nin bu seneki ekonomi performansıyla ilgili bazıları iki bazıları üç defa iyileştirme yaptılar. Yani üç defa Türkiye ile yanıldıklarını teyit ettiler. Yine tutturamayacaklar Kasım sonu itibariyle bir daha yenileyecekler” dedi.

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye Dizayn Haftası’nın açılışı ve ödül töreninde konuştu. Zeybekci, kredi derecelendirme kuruluşlarının Kasım ayında Türkiye büyüme tahminlerde iyileştirme yapacaklarını söyledi.

    Türkiye’nin bugüne kadar gelindiği noktada artık tıkandığını bunun da yeni fırsatların doğacak dönem olduğunu belirten Zeybekci, “Türkiye bugüne kadar geldiği bu noktada artık tıkandı. Hemen hemen durma noktasına geldi. Son 10 senelik dönem baktığımız zaman bildiğimiz şeyi yapmaya başladık. İşte bu tıkanma yeni fırsatların olduğu dönemdir. Artık Türkiye olarak biz başkalarının tasarladığı, dizaynının tescilini yaptırdığı ürünlerin üreticisi fason bir ülke olarak gelebileceğimiz yerin hemen hemen sonuna geldik. Bu küçümsenmeyecek bir başarıdır. Tasarım bizim için sanayimizin, ihracatımızın geleceğimizin barutudur veya enerjisidir, elektriğidir. Bu bilinçle hareket edeceğiz. Devasa bir coğrafyanın üzerindeyiz. Müthiş bir avantajımız var” dedi.

    “Kasım sonunda iyileştirme yapacaklar”

    Zeybekci, son dönemlerde kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin büyüme tahminlerinde revize yapmalarına ilişkin, “Dünyada 7-8 tane kuruluş var. Bu 7-8 kuruluş Türkiye’nin bu seneki ekonomi performansıyla ilgili bazıları iki bazıları üç defa iyileştirme yaptılar. Yani üç defa Türkiye ile yanıldıklarını teyit ettiler. Yine tutturamayacaklar Kasım sonu itibariyle bir daha yenileyecekler” dedi.

    “Ne olur kaçmayın”

    Salonda protokol kısmının arkasının boş olduğunu söyleyen Zeybekci, “Kimse devletin yakınına gelmek istemiyor. Özellikle gençler arkalara doğru kaçıyorlar. Ne olur kaçmayın. Buralara gelin, buraları işgal edin” çağrısında bulundu.

    “Devlet eliyle tasarım olmaz”

    Bakan Zeybekci, devlet eliyle desteğin altyapının oluşturulabileceğini fakat tasarımın, bilgi ve teknolojinin olamayacağını dile getirerek “Yapamayacağımız tek şey var; devlet eliyle tasarım olmaz. Devlet eliyle dizayn olmaz. Devlet eliyle bilgi üretilmez. Devlet eliyle bilgi ve teknoloji olmaz. Bu kadar net söylüyorum. Devlet eliyle herşeyin altyapısı oluşturulur, destek oluşturulur ama başka hiçbir çaremiz yok, bu alanda sizlerle, bu işin profesyonelleriyle yürümek zorundayız. Devlet memuruyla tasarım olmaz. Orada bir farklılık olmalı heyecan olmalı, macera olmalı devlette öyle birşeyi biraz zor bulursunuz” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “IMF Bizimle İlgili Tahminlerini Tutturamadı”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Peru’daki İş Forumu’nda IMF’nin Türkiye ile tahminlerinden bahsederek geçtiğimiz yıllarda bu tahminlerini tutturamadığını ve tutturamayacağını söyledi. Erdoğan, “IMF Size borcu veriyor, verdikten sonra sizi siyaseten de idare etmeye çalışıyor. Böyle bir Uluslararası Para Fonu olur mu?” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Peru Devlet Başkanı Ollanta Humala ile birlikte iş forumuna katıldı. Forumun hayırlara vesile olmasını dileyerek başladığı konuşmasında Erdoğan, iki ülkenin mesafe olarak uzak olmasına rağmen ortak bağların var olduğunu kaydetti. Erdoğan, Peru ile ilişkilerin ortak geleneğinden güç ve cesaret alarak karşılıklı dayanışma içinde sürdürmek, fiziki mesafeyi gönülleri birleştirerek aşmak istendiğini kaydetti. Güney Amerika ilişkilerin daha ileriye taşınması istenen bölgelerin başında geldiğini ve bu konuda bölgeye yönelik somut adımların atıldığını kaydeden Erdoğan, yeni büyükelçilik açarak güçlü zemin oluşturulduğunu, THY’nin Güney Amerika’ya doğrudan uçuşların başlattığını ifade etti. Erdoğan, ticaret müşavirliklerin sayısını arttırarak TİKA aracılığıyla teknik işbirliği geliştirerek ekonomik ilişkilerin gelişmesini teşvik ettiklerini söyledi. Müteahhitlerin yavaş yavaş bölgede taahhütler üstlenmeye başladığını kaydeden Erdoğan, gelecek dönümde de benzer adımlar atmayı sürdüreceklerini belirtti. THY’nin bölgedeki uçuş alanı genişletmeyi planladığını aktaran Erdoğan, Türk yatırımcıların bölgeye ilgisinin arttığını, yatırım rakamlarının düzenli olarak arttığını ifade etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa süre içinde Ekonomi Bakanı ile Peru’ya bir ziyaret gerçekleştirilerek, bu ziyarette ne gibi adımlar atılabileceğinin ele alınmasını ifade etti. Türkiye’nin Çin’in ardından dünyada ikinci sırada bir yapıya, güce sahip olunduğunu söyleyen Erdoğan, PPP sistemlerini kullanmak suretiyle birçok adımları atmanın mümkün olduğunu ifade etti. Türkiye’nin İnka Medeniyeti’ne ev sahipliği yapan Peru ilişkilerin geliştirilmesine özel önem verdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 350 milyonluk ticaret hacmini yetersiz bulurken ticaretin geçen yıl 3’te 1 oranında azaldığını aktararak dün akşam yeni bir istikamet belirlendiğini söyledi. Erdoğan, ticaret hacminin her iki ülkede siyasi iradenin sağlam olması halinde 1 milyar dolara çıkaracak kapasiteye sahip olduğunu belirtti. Gelecek dönemde hızlı bir yükselişi hep birlikte temin edilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, iki ülke dostluğunun ekonomi ve ticari ilişkilere yansıtılması için imkanların iyi değerlendirilmesini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik, ticari, kültürel olarak Asya ve Avrupa ile birbirine bağladığını ve Peru’nun ticaret üssü olarak görüldüğünü kaydetti. Erdoğan, Peru’da yakın zamanda açılan ticaret müşavirliğinin bu beklentinin sonucu olduğunu bildirdi.

    “BİRÇOK ULUSLARARASI FİRMA TÜRKİYE’Yİ BÖLGESEL ÜS OLARAK SEÇMİŞTİR”

    Türkiye gibi Peru’da yapılan reform sürecinin meyvelerinin vermeye başladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Peru’nun Pasifik Şeridi’nin en önemli ticaret merkezleri haline geldiğini söyledi. Ülkelerin uluslararası yatırımlara son derece açık iş ortamlarına da sahip olduğunu aktaran Erdoğan, Peru’nun OECD üyeliğini hedeflemesi kaydettiği gelişmenin en önemli göstergesi olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin G20 üyeliğinin uluslararası profilini daha da arttırdığını ve birçok alanda, küresel konularda somut ilerlemeler elde edildiğini sözlerine ekledi. Erdoğan konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

    “Geçtiğimiz 10 yıllık dönemde yılda ortalama yüzde 5 büyüyen bir ülke olarak bölgesel merkez olma yolunda da hızla yürüyoruz. Türkiye 1 ila 6 saatlik uçuş mesafesinde yaklaşık 1 milyar tüketiciye ulaşan bir konuma sahiptir. Bu sebeple birçok uluslararası firma Türkiye’yi bölgesel üs olarak seçmiştir. Bu firmalar Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya coğrafyalarındaki ekonomik operasyonlarını İstanbul’da yönetmektedirler.”

    2002-2014 dönemi arasında milli geliriniz 3 katına yakın arttırdığını kaydeden Erdoğan, 2002 yılında 3 bin 500 dolar civarında olan kişi başına gelirin 10 bin 500 dolar seviyesine çıktığını söyledi.

    “AVRUPA’DA KAMU BORCU EN DÜŞÜK ÜLKELERDEN BİRİ OLDUK”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2014 yılında gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 1.3’ü seviyesinde gerçekleşen bütçe açığında Avrupa’da kamu borcu en düşük ülkelerden biri olunduğunu ifade etti. 2003 yılından bu yana 163 milyar dolar doğrudan yatırım gerçekleştiğini ifade eden Erdoğan, en fazla uluslararası yatırım çeken 12. ülke konumunda olunduğunu söyledi. Erdoğan, geçen yılın 11 ayında 14.1 milyar doları geçen yatırım performansına ulaşıldığını söyledi. Dünyada 50 milyar doların üzerinde yatırım olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye G20 ülkeleri arasında gayrı safi yurt içi hasılasını en fazla arttıran 3’üncü ülke olduğunu ifade etti.

    IMF 2015 Dünya Ekonomik Görünüm raporuna göre Türkiye’nin 2020 yılına kadar büyüme göstererek ülkeler arasında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

    “Biz bu rakamın çok daha yüksek gerçekleşeceğine inanıyoruz. IMF bizimle ilgili tahminlerini tutturamadı. Onun üzerinde çıktık. Yine tutturamayacak. Göreve geldiğimizde bizim IMF’ye borcumuz biliyorsunuz 23 buçuk milyar dolardı. Ama şimdi bizim borcumuz yok. Çünkü verdiği borcu idare etmiyor. IMF Size borcu veriyor, verdikten sonra sizi siyaseten de idare etmeye çalışıyor. Böyle bir Uluslararası Para Fonu olur mu? Madem ki para veriyorsunuz, paranız nereye harcanıyor bunu takip edin. Ama kalkıp siyaseten bizi idare etmeye kalkmayın. Bunu IMF Başkanına söylemiştim bir ara. Bizi siyaseten idare edecekseniz kusura bakmayın. Ben öyle bir Başbakan değilim. Borcunuzu verdiniz. Belli aralıklarla gelir takip edersiniz siyaseten takip ederseniz kusura bakmayan biz öyle bir yönetim değiliz.”

    IMF’nin Türkiye’den 5 milyar dolar borç istediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015 yılı sonu itibariyle 107 ülkede 322 milyar değerinde 8 bin 693 projeyi başarıyla tamamladığını kaydetti. Erdoğan, cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılı olan 2023’de en büyük ekonomisi olan 10 ülke arasında yer almak amacında olunduğunu söyledi. Erdoğan, üzerinde durulması gereken en önemli hususun serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin en kısa sürede tamamlanması gerektiğini ifade etti. 4 etabın bittiğini 5.etabında Hazirana kadar bitirmek sureti ile yani hamlenin yapılacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşma nihayetinde firmalara uygun ve güvenli çalışma alanı oluşturmayı istediklerini söyledi. İlişkilerin uzun süreli ve sağlıklı olarak sürdürme imkanına sahip olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş adamlarının bu imkanları kullanmaya çağırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak adımlar konusunda ortak düşünceye sahip olunduğunu belirterek, Türkiye’nin bu konuda ilave önlemleri almaya hazır olunduğunu ifade etti.