Etiket: Tadı

  • Hayatın Tadı Tuz Değil

    İzmir Üniversitesi Hastanesi doktorlarından Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç.Dr. Ali Saklamaz, aşırı tuz kullanımının hipertansiyon, felç, körlük, kalp ve böbrek yetmezliği gibi birçok hastalığın tetikleyicisi olduğunu söyledi. Ali Saklamaz, besinlerde tuz yerine tuz içermeyen çeşitli baharatlar ile limon kullanılmasını önerdi.

    Türk insanının günlük önerilen tuz miktarının 3 katından fazla tuz tükettiğini dile getiren Ali Saklamaz, “Tuz günümüzde çok fazla kullanılan bir besin maddesidir. Ülkemizde günde ortalama 18 gram kullanılmaktadır. Bu durum kültürümüzden, damak tadımız ve yemek alışkanlıklarımızdan kaynaklanıyor ve kolay kolay değişmiyor. Bu nedenle çocuklarımızın yemeklerini az tuzlu yaparak onların damak tadını az tuzluya alıştırmalıyız. Böylece gelecekte az tuz tüketmelerini sağlayabiliriz. Yemeği tuz olmadan lezzetlendirmek için değişik baharatlar ve limon kullanılmasını öneriyoruz” dedi.

    FELÇ RİSKİ

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ali Saklamaz, yüksek miktarda tuz tüketiminin vücutta su tutulumuna ve dolaşım sistemine bağlı hasara neden olduğunu kaydederek, “Gereğinden fazla tuz tüketimi tansiyon yüksekliği ve organ hasarlarını beraberinde getiriyor. Yüksek tansiyon geri dönüşü olmayan organ hasarlarına felç, kalp yetmezliği, körlük ve böbrek yetmezliğine varan sonuç doğuruyor. Günlük tuz tüketiminin normal seviyeye düşürülmesi bu hastalıklardan korunma sağlıyor” diye konuştu.

    DIŞARIDA YEMEĞE DİKKAT

    Tuzun, vücudun ihtiyacı kadar kullanılmasının çok önemli olduğunu anlatan Yrd. Doç.Dr. Saklamaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yemek hizmeti veren restoran ve kafeterya işletmelerinin tuz kullanımı konusunda hassas olmaları gerekiyor. Sağlık Bakanlığının bu yöndeki çalışmalarını destekliyoruz. Çünkü tuzu ne kadar az tüketirsek yol açtığı hastalıklardan korunmuş oluruz. Toplumun bu yönde bilinçlendirilmesi çok önemli.”

  • Vali Civelek: “Peynirin Tadı Huzurun Adı Kırklareli”

    KIRKLARELİ (İHA) – Kırklareli Valisi Esengül Civelek, “Kırklareli beyaz peynirinin öyle bir tadı vardır ki, ben Kırklareli Valisi olarak Kırklareli’ne ilişkin kullandığım birkaç tanımlamada şu cümle ile bunu açıklıyorum. Peynirin tadı huzurun adı Kırklareli” dedi.

    Trakya Kalkınma Ajansı tarafından Kırklareli Şeker Fabrikası Depoları konferans salonunda “Yerel Kalkınmanın Anahtarı: Yöresel Ürünler” konulu panel gerçekleştirildi.

    “KIRKLARELİ, UMUTLA GELECEĞE YÜRÜMEKTEDİR”

    Gerçekleşen panelde konuşma yapan Vali Esengül Civelek, her alanda güçlü potansiyele sahip Kırklareli’nin, umutla geleceğe yürüdüğünü vurguladı. Vali Civelek, “Kuruldukları günden bu yana ajanslarımız, yerel bölgesel potansiyelin dinamiklerini otaya çıkarmak, bölgesel kalkınma sürecini hızlandırmak, sosyo-ekonomik gelişimi arttırmak ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak üzere uyguladıkları gerek teknik destek programları gerekse mali destek programları ile kaliteli verimli üretim, satış gücünün artırılması ve yenilikçi faaliyetler konusunda girişimcilerimize Kobilerimize, meslek örgütlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza destek ve katkı sağlamaktadırlar. Her alanda güçlü potansiyele sahip Kırklareli, umutla geleceğe yürümektedir. Sanayimiz hızla büyürken, tarım ve hayvancılık sektörümüzde de modernizasyona geçişle birlikte önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Tabiatımız, bitki örtümüz, iklim koşullarımız, coğrafi konumumuz, özellikle ve özellikle et ve süt ürünlerine üstün bir nitelik kazandırmaktadır. Hastalıklardan ari bir bölge olarak en nitelikli sığır varlığına sahibiz. Ülkemizde il olarak, Avrupa birliği standartlarında yılda yaklaşık 400 bin ton süt üretiyoruz. Dolayısı ile et ve süt ürünlerimiz, ilimiz bölgemiz ve dolayısı ile ülkemiz ekonomisi açısından büyük önem arz ediyor” diye konuştu.

    “PEYNİRİN TADI HUZURUN ADI KIRKLARELİ”

    Vali Civelek, Kırklareli’nde ürütülen süt ve süt mamullerinin lezzet ve kalite olarak birinci sınıf olduğunu, ayrıca hardaliye üretiminin de arttığını ifade ederek, “Ben gururla ifade ediyorum ki, modern işletmelerde üretilen süt ve süt mamullerimiz lezzet ve kalite olarak birinci sınıftır. Kırklareli beyaz peynirinin öyle bir tadı vardır ki, ben Kırklareli Valisi olarak Kırklareli’ne ilişkin kullandığım birkaç tanımlamada şu cümle ile bunu açıklıyorum. Peynirin tadı huzurun adı Kırklareli. Diğer yandan şifalı bir geleneksel içecek olan hoş bir tat, hoş bir aromatik koku ve günümüzün en nitelikli ve kaliteli üzümlerinden üretilen hardaliyemizle övünüyoruz. Her geçen gün hardaliye üretimi artarken bağcılık da giderek önem kazanıyor. Şüphesiz çok zengin çeşitlilikte yöresel ürünlere sahibiz. Yöresel ürünlerimiz aynı zamanda bizim kültürel mirasımızdır ve bu kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarma gerekliliği söz konusudur. Son yıllarda yöresel ürünlere olan ilginin yöresel ürün üretimini arttırdığını biliyoruz. Üretim artışı istihdam yaratıyor ve özelliklede kadın istihdamını arttırıyor. Kadın yoksulluğu ile mücadelede bir enstrüman haline geliyor. Genelde baktığımız zaman da ekonomik gelişime sosyal gelişime inanılmaz bir katma değer sağlıyor. Tüm bunlar göz önünde bulunduğunda artan rekabet ve değişen pazar koşullarına uyum sağlayabilmek içinde, yöresel ürünlerde markalaşmak ve coğrafi işarete sahip olmak da şart haline geliyor. Bu konuda Odalara, Borsalara, yerel dinamiklere çok önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir” ifadelerini kullandı.

    Bölgenin kalkınmasında taşıdıkları önemin açıklanması, Coğrafi İşaret Tescili süreci hakkında uzmanlardan bilgi alınması ve Kırklareli’nde tescile değer yöresel ürünlerin tespiti konusunda gerçekleşen “Yerel Kalkınmanın Anahtarı: Yöresel Ürünler” isimli panelde, Türk Patent Enstitüsü Marka Uzmanı Suzan Kılıç Daldal “Yöresel Ürünleri Koruma Sistemi: Coğrafi İşaretler” konusunda, TOBB Türkiye Patent ve Marka Vekilleri Meclisi Başkan Yardımcısı Belgin Sağdıç “Coğrafi İşaretler-Yöresel Değerlerimiz” konusunda, Antalya Ticaret Borsası Coğrafi İşaretler Uzmanı Dr. Rana Demirer ise “Coğrafi İşaretler Sisteminin Etkinliği” konusunda bilgiler verdi.

    Gerçekleşen panele; Kırklareli Valisi Esengül Civelek, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Gider, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Kırklareli Ticaret Borsası Başkanı Turhan Altıntel, Kırklareli Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanı Ertuğrul Ziya Çetintaş, Tekirdağ Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanı Cengiz Günay, Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Kaymakamlar, Belde Belediye Başkanları, Sivil Toplum Örgütleri ve vatandaşlar katıldılar.

  • Gaziantepspor’un Kupada Tadı Yok

    Gaziantepspor, Ziraat Türkiye Kupası F Grubu ikinci maçında karşılaştığı Trabzonspor’a 2-1 yenilerek grupta galibiyetle tanışamadı.

    Ziraat Türkiye Kupası F Grubu’nun ikinci maçında Gaziantepspor, deplasmanda karşılaştığı Trabzonspor karşısında 1-0’lık skorla öne geçmesine rağmen daha sonra kalesinde gördüğü gollerle 2-1 geriye düştü ve sahadan mağlubiyetle ayrıldı. Trabzonspor ile son 2 ayda ikinci kez karşı karşıya gelen Mutlu Topçu’nun öğrencileri, ligde bordo-mavili takımla oynadığı maçta da 2-0’lık skorla öndeyken, sahadan 2-2’lik eşitlikle ayrılarak 1 puana razı olmuştu. Gaziantepspor, kupada F grubunun ilk maçında ise evinde oynadığı Adanaspor mücadelesinde baştan sona öne götürdüğü karşılaşmanın son dakikalarında kalesinde gördüğü golle yine sahadan 1 puan ile ayrılmıştı.

    Öte yandan Gaziantepspor, Trabzonspor maçının ardından Spor Toto Süper Lig’in 17. haftasında deplasmanda karşılaşacağı Antalyaspor mücadelesi için Trabzon’da kaldı ve Akdeniz ekibiyle oynayacağı maçın hazırlıklarını burada sürdürüyor. Kırmızı-siyahlıların Cuma günü Antalya’ya giderek son antrenmanı orada gerçekleştirip kampa gireceği bildirildi.