Etiket: Tacı

  • Arıları baş tacı yapan adam

    Kıbrıs’ta yaşayan Mersinli Yılmaz Şahin’in sosyal medya üzerinden paylaştığı arı şovunu izleyenler hayretler içerisinde kalıyor. 41 yaşındaki Şahin, şovunda arıları adeta baş tacı yapıyor.

    Eline topladığı arıları başının üzerine koyan Şahin, sakın böyle bir şova kalkışmayın uyarısında da bulanarak, videolarında sosyal mesajlar veriyor.

    Elindeki ve kolundaki binlerce arıya aldırmadan şovuna başlayan Şahin, arıcıların yaptıkları işten vazgeçmemeleri gerektiğini, insanlık için arıların önemli olduğunu dile getiriyor.

    Mersin’in Erdemli ilçesine bağlı Yeniyurt Mahallesinden 13 yıl önce Kıbrıs Gazimağusa’ya geldiğini ifade eden Yılmaz Şahin, “13 senedir Kıbrıs’ta yaşıyorum. Amatör bir şekilde bu arılarla uğraşmaktayım. Arıları çok seviyorum. Arılarla çok mutlu oluyorum. Arılar benim mutluluk kaynağım” dedi.

    “Sakın denemeyin canınızla ödersiniz”

    Yaptığı şovu kimsenin denememesini isteyen Şahin, “Sakın evde denemeyin. Tehlikeli olabilir. Bu canlıları tanımanız lazım. Tanımadan sakın böyle bir şova kalkışmayın. Bedelini canınızla ödersiniz. Tabi benim için bir sakıncası yok” diye konuştu.

    “Canlıların en tehlikelisi bile merhametli”

    Yaklaşık 24 yıldır arılarla uğraşan Şahin, arılarla yaptığı şovda sosyal mesajlarda vermeyi ihmal etmiyor.

    Arıların saflığı, temizliği, en güzel sosyal yaşamı simgelediğini dile getiren Şahin, paylaştığı videoda, “Bal yiyelim, sağlıklı yaşayalım, uzun yaşayalım. Doğayı koruyalım, canlıları sevelim. Gördüğünüz gibi canlıların en tehlikelisi bile çok merhametli, çok cana yakın” dedi.

  • Bakan Veysel Eroğlu: “Orman köylüsü başımızın tacı”

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Bakanlık olarak orman köylüsüne büyük destek verdiklerini ifade ederek, “Orman köylüsü başımızın tacıdır” dedi.

    Eroğlu, Orhanlar Göletinin temel atma töreni katılmak için Kütahya’nın Pazarlar ilçesine geldi. Pazarlar İlçesi Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törene AK Parti Kütahya Milletvekilleri Mustafa Şükrü Nazlı, Vural Kavuncu, Ahmet Tan ve İshak Gazel ile Kütahya Valisi Ahmet H. Nayir, Pazarlar Kaymakamı Ahmet Karaaslan, Kütahya Belediye Başkanı Kamil Saraçolu, Pazarlar Belediye Başkanı Cavit Erdoğan, Bölge Müdürleri, AK Parti Kütahya İl Başkanı Ali Çetinbaş, AK Parti Pazarlar İlçe Başkanı Bilal Demirci, yüklenici firma yetkilileri ve yüzlerce vatandaş katıldı.

    Büyük coşku ile sahneye çıkan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Kütahya’ya 15 tesis ile 134 milyonluk yatırım yapıyoruz. Pazarlar ilçemize Orhanlar göleti ile 14 milyonluk yatırım yapıyoruz. Ülkemize hayırlı olsun. Bugün burada Orhanlar göletinin temelini atacağız ve çok kısa sürede bitireceğiz. İnşallah bu topraklardan bereket fışkıracak. Pazarlar’a 30 milyonluk yatırım yaptık ve Orhanlar göleti ile birlikte 45 milyonluk yatırım yapmış olacağız” dedi.

    Orman köylüleri için ormanlar inşa ettiklerini belirten Bakan Eroğlu, “Orman köylülerine büyük sağlıyoruz. Orman köylüsü başımızın tacı. Ceviz, badem, kestane gibi gelir getirici ormanlar yaparak 49 yıllığına orman köylülerine veriyoruz. Bizim işimiz sizlere hizmet etmektir. İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” dedi.

    Türkiye’nin büyük hedefleri için 16 Nisan’da milletin karar vereceği bir referandum olduğunu belirten Bakan Eroğlu, “18 maddelik anayasa değişikliği için milletimiz kara verecektir. İlk hedefimiz 2023 yılında Dünyada ilk 10 büyük ülkesi arasına girmek olduğu için referandumda evet vermeliyiz. 2023 hedeflerine Pazarlar hazır mı, Kütahya hazır mı?” diye konuştu. Coşkulu vatandaşlar önünde konuşan Bakan Eroğlu, Orman köylülerine sertifikalarını dağıttı. Ayrıca Orman ve Su işleri Bakanlığınca vatandaşlara kestane ve ceviz fidanı dağıtımı yapıldı.

    Temel atma töreninde yüklenici firma yetkilileri ile pazarlık yapan Bakan Eroğlu, göletin 4 Eylül 2018 tarihinde 11:59’da teslim etme sözü aldı.

    Program sonunda Pazarlar kadınlarının elleri ile dokudukları el dokuma halı Bakan Eroğlu’na hediye edildi.

  • ’Fındık başımızın tacı” sözü saç modeli oldu

    Giresun’da bir kadın kuaför ‘fındık başımızın tacı’ sözünden esinlenerek bir saç modeli tasarladı.

    Giresun’un Bulancak ilçesinde bayan kuaförlüğü yapan ve Halk-Eğitim Merkezi’nde usta öğretici olarak görev yapan Sefine Henden Peker, tarafından tasarlanan model tamamen saç ve fındıktan yapılarak yaklaşık 15 günde tığ ile bir araya getirildi. Fındığın da aksesuar olarak kullanıldığı tasarımda ortaya ilginç bir saç modeli çıktı.

    Katıldığı bir program için farklı bir konsept arayışına girdiğini ve bu arayış içerisinde neden Giresun ve fındık olmasın fikri ile bu modeli tasarladığını söyleyen Sefine Henden Peker, “ ‘Fındık başımızın tacı’ sözüne atıfta bulunarak ürünümüzü ve ilimizi tanıtmak istedim” dedi.

    Yüksek topuz fantezi dalında bu modeli tasarladığını belirten Peker, “Farklı olması içinde Giresun, fındık, sepet olsun istedim ve böyle bir konsept oluştu. Tasarımın tamamı saçtan yapıldı. Çotanak fındık, sepet ve yapraklar gerçek, fındık ise sadece aksesuar olarak kullanıldı” ifadelerini kullandı.

    Fındığın tanıtımı içinde güzel bir çalışma olduğuna dikkat çeken Peker, “Giresun yöremizin geçim kaynağı da fındık olduğu için bir nevi fındığı da tanıtmak amaçlı ve fındığın başımızın tacı olduğunu göstermek amaçlı böyle bir tasarım oluştu” şeklinde konuştu. Tasarladığı saç modelini daha da geliştireceğini ifade eden Peker, isteyen gelin adaylarına da bu modeli uygulayabileceklerini sözlerine ekledi.

  • Diyabet Hastalarının Baş Tacı Tarçın

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Kuran, diyabet hastalarına sağlıklı beslenmenin yollarını anlattı.

    Çanakkale’de Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Kuran, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nde diyabet hastalarına özel beslenme tavsiyelerinde bulundu. Kuran, “14 Kasım, insülini bulan Frederick Banting’in doğum yıldönümü dolayısıyla Dünya Diyabet Günü olarak ilan edilmiştir. Her yıl 14 Kasım’da diyabet günleri, diyabet eğitimleri verilmektedir. Günümüzde baktığımız zaman, diyabet artık 8 yaşına kadar düşmüştür. Tıp 1 ve tıp 2 diyabet diye de ikiye ayrılır” dedi.

    Tıbbi diyet desteğinin önemine işaret eden Kuran, ”Diyetin içerisinde bulunan bir takım sebze ve baharatların kan şekerini düşürmede ilaçtan daha etkili olduğu ortaya çıktı. Fakat baharat kullanımlarına özellikle dikkat etmeleri gerekiyor. Diyabet diyetlerindeki baharatların baş tacı tabiî ki de tarçın. Hepimiz biliyoruz ki yapılan çalışmalarda tarçının en az 40 gün boyunca kullanıldığı takdirde, özellikle Çin tarçınında bulunan özel bir maddenin daha yoğun bulunması sebebiyle kan şekerini düşürmedeki etkisi oldukça fazla. Tarçının etki mekanizması insülin salınımını ve kullanılabilirliğini arttır. Bu sebeple tarçını tıp 2 diyabet hastalarında kullanmak daha faydalıdır. Tıp 1 diyabetli bireylerde tarçının kullanımı biraz anlamsız. Çünkü insülin salgılanmayan bir vücut söz konusu ve tarçın insülin üzerinde etkili. O sebeple tarçını sadece insülin direnci olan ve tıp 2 diyabetli hastalarımız kullanabilirler” diye konuştu.

    “SEBZE VE MEYVE TÜKETMEK GEREKİYOR”

    Diyabet hastalığından korumak için sebze ve meyve ürünlerini tüketmek gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Kuran, “Diyabetten korunmamız için ilk 10 yıllık süreçte bir şeyler yapmamız mümkün. Bunların arasında bol sebze ve meyve tüketmek gerekiyor. Yani günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesi lazım. Bu da demek oluyor ki 2 kepçe sebze ve 3 porsiyon meyve tüketilmesi lazım. Damar sağlığımıza özen göstermemiz gerekiyor. Çünkü diyabetin damarlarla ilgili bir takım problemlere yol açtığını biliyoruz. Bunlar içinde sert kabuklu kuruyemişler; ceviz, badem ve fındığın bir avucu geçmeyecek şekilde tüketilmesi gerekiyor ki damar sağlığımız diyabete hazırlıklı olsun” şeklin konuştu.

    “SARIMSAK VE SOĞANI ÇİĞ OLARAK YİYİN”

    Probiyotik gıda değerleri yüksek olan ürün ve sebzelerin tüketilmesi gerektiğine de değinen Kuran, “Diyabet diyetlerinde olmazsa olmaz diğer gıda gruplarından sebzeler ve probiyotik besinler var. Bunlarda pırasa, soğan ve sarımsak özellikle kan şekerini, şeker ilaçlarından daha hızlı düşürdüğü yapılan çalışmalarda ispatlanmış. Fakat içeriğindeki kükürtlü bileşenler sebebiyle sadece azı kapalı kapta, buharla biraz çiğ kalacak şekilde pişirilmesi uygun. Aksi takdirde ana maddemiz maalesef havaya karışmış oluyor. Soğanı ve sarımsağı da eğer herhangi bir mide rahatsızlığımız yoksa, öldürmeden daha çiğ olarak tüketmekte fayda var” dedi.