Etiket: taburcu

  • İnegöl’de Domuz Gribi Şüphelisi Kadın Taburcu Edildi

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde domuz gribi şüphesiyle müşahede altına alınan kadın, gerekli tetkiklerinin yapılmasının ardından taburcu edildi. Şüphe üzerine hastane personeline ve özellikle acil servis bölümüne girip çıkan hasta ve yakınlarına maske dağıtıldı.

    Yüksek ateş şikayetiyle İnegöl’deki özel bir hastaneye götürülen genç kadının ilk muayenesinde H1N1 virüsünün sebep olduğu domuz gribinin belirtileri görüldü. Bunun üzerine hasta müşahede altında alınmak istendi. İddiaya göre yataklı tedaviyi kabul etmeyen kadın, ailesi tarafından İnegöl Devlet Hastanesi’ne getirildi. Acil serviste özel bölüme alınan kadın hastanın gerekli tetkikleri yapılırken, durumunun tahlil neticeleri çıktıktan sonra belli olacağı belirtildi. Şüphe üzerine acil serviste görevli doktor, hemşire ve sağlık personeli ile acil servise gelen diğer hasta ve yakınlarına maske dağıtıldı. Hasta kadının dün akşam saatlerinde tabur edildiği bildirildi.

    KAYMAKAMDAN AÇIKLAMA

    İnegöl Kaymakamı Ali Akça, “Domuz gribi ile alakalı Sağlık Bakanlığı’nın yetkili mercileri en doğru açıklamayı yaparlar. Domuz gribi şüphelisi hasta, hastanede kısa bir tedavinin ardından taburcu edildi. Dolayısıyla İnegöl’de domuz gribi şüphesini taşıyan bir durum söz konusu değildir” dedi.

  • Canlı Yayında Ameliyat Olan Gazi Taburcu Oldu

    Samsun’da düzenlenen bir sempozyumda canlı olarak yayınlanıp tip 2 şeker hastalığı ameliyat olan gazi sağlığına kavuşarak taburcu oldu.

    Samsun’da 6 gün önce yapılan Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı ve Büyük Anadolu Hastaneleri’nin düzenlediği “Tip 2 Diyabet ve Metabolik Cerrahi Sempozyumu”nda akademisyenlerin sunumları sırasında sinevizyondan canlı olarak yayınlanan ve tip 2 şeker hastalığı ameliyatı olan 37 yaşındaki Gazi Arslan Şahin, sağlığına kavuşarak taburcu oldu.

    1999 yılında Kuzey Irak’ta mayına basması sonucu sağ ayağını kaybeden ve protez bacak ile yaşamını sürdüren 37 yaşındaki Gazi Arslan Şahin, 6 gün önce şeker hastalığından dolayı Büyük Anadolu Hastanesi’nde Genel Cerrahi Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Opr.Dr. Muzaffer Al gözetiminde ameliyat oldu. 10 yıldır şeker hastası ve son 1 yıldır da insülin kullanan Gazi Şahin, ameliyat sonrası insülin kullanmayı bırakarak şeker hastalığından kurtuldu.

    “GAZİ’NİN KAN ŞEKERİ 120 SEVİYELERİNE İNDİ”

    Hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastanesi Genel Cerrahi Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Muzaffer Al, “Tip 2 diyabet ve metabolik sendrom adlı Büyük Anadolu Hastanemizin organize ettiği sempozyum programında, 10 yıldır Tip 2 şeker hastası olan ve son 1 yıldır da insülin kullanan bir gazimize metabolik cerrahi yani ‘tip 2 şeker hastalığı ameliyatı’ yaptık. Bugün ameliyatının dördüncü gününde gazimizin daha önceki kan şekerleri insülin kullanmasına rağmen 250-300 civarındayken, şu anda ameliyattan sonra herhangi bir insülin ve ilaç vermeden kan şekerleri ortalama 120 seviyesinde oldu. Yani gazimizin uzun yıllardır sıkıntı yaşadığı insülin ilaç ile kan şekerini kontrol edemediği diyabet hastalığında metabolik cerrahi ile biz gazimize tedavi sağlamış olduk. Bu hastalığımızın sırrı, ince bağırsağımızdadır. İnce bağırsağımızın son kısmında şeker hastalığına yol açan ve şeker hastası ya da tüm insanların pankreasındaki insülin salgılanan merkezi bizim ince bağırsak kaynaklı aktiflediğimiz hormonlar iyileştirmektedir. Böylelikle hastalarda insülin salgılanmasını arttırmakta ve hücrelerin sayısını arttırmaktadır. Bu da eksik olanın yerine konulduğu anda ince bağırsak kaynaklı hormonlarla şeker hastalığında iyileşme sağlamaktadır. Bu hormonlar ince bağırsağımızın daha çok son kısmında bulunan hormonlardır. Bu hormonları biz öne alarak erken aktiflenmesini sağlıyoruz. Böylelikle insülin salgısını arttıran hormonları devreye sokuyoruz. İnsülin direncini arttıran hormonların etkisini azaltarak hastalarımızı şeker hastalarında iyileşme sağlıyoruz” dedi.

    Her hastada her sonucu almanın mümkün olamayabileceğini belirten Al, “Hastaların burada diyabetlerinin süresi, insülin depolarının sayısının ve varlığının durumu ile aktifiteleri de önemlidir. Genellikle çoğu hastada bu başarıyı sağlayabilmekteyiz. Bu başarı dünya genelinde ve bizde yüzde 90’ın üzerindedir. Yani yüzde 90 şeker hastalarımızda tam remisyon dediğimiz bu metabolik cerrahi olarak adlandırdığımız Tip 2 şeker hastalığı ameliyatı ile hastaların yüzde 90’ında ilaç ve insülin kullanmadan kan şekerlerinde kontrol sağlayabiliyoruz” diye konuştu.

    “İNSÜLİNDEN KURTULDUĞUM İÇİN MUTLUYUM”

    Ameliyat sonrası insülin kullanmadığını ifade eden 37 yaşındaki Gazi Arslan Şahin, “Ben 1999 yılında Kuzey Irak’ta mayına basma sonucu sağ ayağımı kaybettim ve Gazi oldum. 10 yıldır şeker hastasıyım. 9 yıldır ilaç kullanıyordum ve 1 yıldır da insülin kullanmaya başlamıştım. Bunun sonucunda Muzaffer hocamızın böyle bir operasyon yaptığını duydum ve ona güvenerek ameliyatımı oldum. Şuanda da herhangi bir ilaç ve insülin kullanmadan kan şekerlerimin normale dönmesiyle hastanede yatmaktayım. Ben 37 yaşındayım. İnsülin kullanıyordum. Şimdi insülin kullanmaktan kurtulduğum için çok mutluyum. Diğer şeker hastalarına da böyle bir operasyon geçirmelerini tavsiye ediyorum. ” şeklinde konuştu.

  • Taburcu Olan Engelli Kadın Başkanın Makam Aracı İle Sevk Edildi

    Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde, Devlet Hastanesi’nden taburcu olan engelli hasta, ambulansların görevde olması sebebi ile evine götürülemedi. Engelli hastanın imdadına belediye başkanının makam aracı yetişti.

    Dursunbey’de kar kalınlığı 7 santimetreye ulaşırken, bazı yollarda kısa süreli kapanmalar oldu. Belediye ekiplerince ilçe merkezindeki ana arterler ve ara sokaklarda karla mücadele çalışması başlatıldı. Öte yandan Dursunbey’de kar yağışı sebebi ile bir çok noktadan ihbar alan 112 ambulansları kırsal mahalleler ve Balıkesir merkeze hasta taşırken, Devlet Hastanesi’nden taburcu olan engelli bir hasta, ambulansların görevde olması sebebi ile evine sevk edilemedi. Konu hakkında bilgilendirilen Dursunbey Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan, hemen makam aracını tahsis etti. Belediye Beyaz Masa ekibi ile birlikte hastaneden alınan engelli kadın başkanın makam aracı ile evine kadar götürüldü. Hastanın yakınları başkana teşekkür etti.

  • Laparoskopik Cerrahi İle Kısa Sürede Taburcu Olmanız Mümkün

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Rana Karayalçın, laporoskopi yöntemi ile rahim alma operasyonlarının artık ağrısız ve acısız olduğunu söyledi.

    Acıbadem Ankara Hastanesi, başarılı bir kadın hastalıkları operasyonuna daha imza attı. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Rana Karayalçın, 40 dakikada gerçekleştirdiği rahim alma ameliyatının detaylarını paylaştı. Özellikle menopoz sonrası görülen kanamanın ciddiye alınması gereken bir sağlık problemi olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Karayalçın, bu tarz sorunlar yaşayan kadınların doktora başvurmalarının erken teşhis için önemli olduğunun altını çizdi. Karayalçın, laporoskopi yöntemi ile rahim alma operasyonlarının artık ağrısız ve acısız olduğunu vurguladı.

    “KAPALI AMELİYATLARDA KİŞİNİN NORMAL HAYATA DÖNÜŞ SÜRESİ ÇOK KISA”

    Doç. Dr. Karayalçın şu bilgileri verdi:

    “Hastamız Oya Selin 50 yaşında. Kendisi aşırı kanama şikayeti ile doktor kontrolünden geçiyor ve rahminin tamamının alınmasına karar veriliyor. Kıbrıs’ta yaşayan hastamız ağrısız ve acısız operasyon çalışmaları ile ilgili detaylı bir araştırma yaptıktan sonra hastanemizin uygulamaları hakkında bilgi topluyor. Benimle iletişime geçtiğinde operasyon sonrası süreçte yaşayacağı ağrılar konusunda endişelerinin olduğunu belirtti. 40 dakika süren operasyonun ardından hastamız ağrı kesici almadan hastaneden taburcu edildi.”

    “GELİŞMİŞ ÜLKELER LAPOROSKOPI YÖNTEMİNİ DAHA ÇOK TERCİH EDİYORLAR”

    Kapalı ameliyat yöntemi olarak bilinen “laporoskopik” uygulamaların Türkiye’de rahim ve miyom alma operasyonlarında yüzde 3 oranında tercih edilirken, gelişmiş ülkelerde bu oranın yüzde 40’lara ulaştığını kaydeden Doç. Dr. Karayalçın, “İnsanlar operasyon sonrası yaşanılan ağrılar ve acılar sebebi ile birçok kez ufak gördükleri ameliyatları ertelemiş ve bu ertelemelerin ciddi risklere yol açtığı gözlemlenmiştir. Laporoskopik ameliyat yöntemi hastaların ağrısız ve acısız olması nedeni ile daha çok tercih ettiği yöntemler arasında yer almaktadır. Bu da daha sağlıklı bir toplum bilincinin oluşmasına neden olmaktadır. Çalışan kadınlarda operasyon sonrası normal hayatlarına ve işlerine kısa sürede dönmeyi arzu etmektedir” ifadesini kullandı.

    “OPERASYON GEÇİRDİĞİME İNANAMADIM”

    Rahmi tamamen alınan Oya Selin, operasyon sonrası yaşadıklarını şöyle anlattı:

    “Ameliyat sonrası çok ağrı çekmekten korkmuştum. Bu sebepten dolayı yaptığım araştırmalar Türkiye’de laporoskopik operasyonlarda uzmanlaşan isimlerden birisinin Doç. Dr. Rana Karayalçın olduğunu gösterdi. Kıbrıs’tan kendisi ile görüşmeye geldiğimde çok daha net görebilme imkanım oldu. Operasyona karar verdik ve hastanede yatmama gerek olmadan süreci atlatma imkanım oldu. Ağrı kesici bile içme ihtiyacı hissetmemem en çok şaşırdığım gelişmeler arasındaydı. Operasyon sonrası eşimle yemeğe gidebildim. Estetik açıdan da herhangi bir kaygım olmadı.”

    Türkiye’de kadın hastalıklarında laporoskopik operasyonlar ile başarılı çalışmalar gerçekleştiren Doç. Dr. Dr. Rana Karayalçın, laparoskopik operasyonların hızlı iyileşme süreci yanında estetik açıdan da kadınların dostu olduğunu belirtti.

  • (Özel Haber) Ölümü Bekleyen Felçli Hasta, Yürüyerek Taburcu Oldu

    İzmir’de geçirdiği trafik kazası sonucu bilinci kapanan ve doktorların da ölümünü beklediği 54 yaşındaki Levent Karaegemen, palyatif bakım sonucu herkesi şaşırtarak hastaneden yürüyerek çıktı.

    İzmir’de yaşayan 54 yaşındaki Levent Karaegemen geçirdiği trafik kazası sonucu bilinci kapandı, felç oldu. Bir müddet Ege Üniversitesi hastanesinde tedavi gören Karaegemen, ardından Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Palyatif Bakım Merkezi’ne başvurdu. Hastaneye bilinci kapalı bir şekilde giren Levent Karaegemen, doktorların çabası sonucu tedaviye cevap vermeye başladı. Çok sevdiği eşi Jale Karaegemen ise eşinin ölümünü beklerken, aldığı haberle sevinç gözyaşlarına boğuldu. Karaegemen ailesine Gazeteci Fatih Portakal da manevi olarak destek oldu.

    “ARTIK BAZI ŞEYLERİN KIYMETİNİ BİLİYORUM”

    Kaza anına dair hiçbir şey hatırlamadığını ifade eden Karaegemen, “İddialı araba kullanan bir insan değilim fakat böyle bir kaza oldu. Hiçbir şey hatırlayamıyorum. Ciğerler sönük, solunum cihazına bağlamışlar beni. Orda da ciğerlerim enfeksiyon kapmış ve bu defa ayrı bir bölüme yatırmışlar. Eşime de umut vermemişler, ‘Her şeye hazırlıklı olun’ demişler. Fakat gün geçtikçe kendimi toparlamışım. Hayatta olmak, ailemle birlikte olmak bunlar çok güzel şeylermiş. Ve böyle bir kazadan sağlam ve sakat olmadan kurtulmak güzel şey. Kendimi şanslı hissediyorum. Hem hastane hem de eşim tarafından iyi bakılmış hissediyorum. Kazanın bana en büyük faydası günde 1,5 paket sigara içiyordum. Sigarayı bıraktım. Kaza anında bu yana içmiyorum. Artık bazı şeylerin kıymetini biliyorsunuz. Yediğiniz her şeyin tadını alıyor, konuştuğunuz arkadaşların keyfine varıyorsunuz. Eskisine göre daha tatlı oluyor” diye konuştu.

    “DUDAKLARI TİTREYEREK ‘KENDİNİZİ HAZIRLAYIN’ DEDİ”

    Eşinin ölümünü beklerken yürüyerek hastaneden çıkması karşısında Allah’a şükrettiğini dile getiren Jale Karaegemen ise şunları söyledi: “Acile çağırıldığımda ilk defa bir doktorun dudağı titreyerek ‘Kendinizi hazırlayın’ dediğini gördüm. Kaburgaları kırılmış, ciğerlerine batmış. Yüzünde ve vücudunda bazı kırıkların olduğunu söylediler. Beyin kanaması riski vardı. Çok zordu. Her gün bilgi almaya gittiğimde hep durumunun kritik olduğu söylendi. Hiç umut verilmedi. Allah’ıma binlerce kez şükrediyorum. Sonra doğru zamanda doğru insanları karşıma çıkardığı için şükrediyorum. Bize maddi manevi emeği geçen herkese emeğinden dolayı teşekkür ediyorum. Onunla birlikte yaşama şansını yakaladığım için çok mutluyum.”

    “HASTANEMİZE BİLİNCİ KAPALI GELDİ”

    Doktor Yasemin Kılıç Öztürk, hastanın geldiğinde durumunun hiç iyi olmadığı belirterek, sürecin iyi ilerlediğini ve bilincinin açılmaya başlamasıyla büyük mutluluk duyduklarını söyledi.

    Öztürk, “Hastamızı Ege Üniversitesi’nden bize evde bakımın zor olduğu, bilinci kapalı olduğu yönünde refere ettiler. Biz de bilinci kapalı, rehabilitasyona ihtiyacı olan, beslenme sorunları olan, ailesini tanıma noktası olmayan hastayı alarak destek tedavi sağladık. Hastamıza biz inandık, hastamız ve yakınları inandı. Süreç çok güzel ilerledi. Hastamız tedaviye yanıt vermeye başladı. Beslenmesi normale dönmeye başladı, ağızdan beslemeye başladık ve bilinci açılmaya başladı. Hastamızın eşini tanıması en büyük mutluluğumuz oldu. Yürüyerek onu taburcu edebilmek, doğal hayatına dönebileceği, hayatını güzel yaşayabileceği bir şekilde taburcu etmek bizim en büyük mutluluğumuz oldu” ifadelerini kullandı.

    GAZETECİ FATİH PORTAKAL’DAN MANEVİ DESTEK

    Hastane sürecinde Gazeteci Fatih Portakal ile tesadüfen karşılaştıklarını ve kendilerine manevi olarak destek olduklarını ifade eden Levent Karaegemen’in eşi Jale Karaegemen, Portakal’ın bilinci kapalı olan eşini sık sık ziyaret ettiğini ve elinden ne gelirse yapmaya hazır olduğunu söylediğini aktardı.