Etiket: Taban

  • DP’den “Demokratlar Taban Hareketi”

    Demokrat Parti’nin yeniden merkez sağdaki yerini almasını hedefleyen ’Demokratlar Taban Hareketi’nin 2’incisi Cumartesi günü Yalova’da yapılacak.

    Ankara’daki nihai toplantı öncesi son buluşma Yalova’da gerçekleştirilecek. 6 Şubat 2016 Cumartesi günü gerçekleşecek olan toplantı öncesinde düzenlenen basın toplantısı ile ’Demokratlar Taban Hareketi’nin amacı anlatıldı. Eski Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ahmet Yıldırım, “Amacımız DP’yi bölmek ya da parçalamak değil. Amacımız kıratı yeniden şahlandırmak. Şu anda Türkiye’nin DP’ye ihtiyacı var. AK Parti ile mücadele edebilecek tek parti DP’dir. Siyaset sahnesinde Merkez siyasetçilerinin temsil makamında olmaması sebebiyle yeniden Demokrat Parti diyerek bu taban ve demokrasi hareketini başlatmış bulunmaktayız. Sakarya’dan itibaren başlatılan ve Bursa’da demokratların katılımı ile görkemli bir toplantı yapılmış ve ülke genelindeki parti tabanımızdan büyük destek görmüştür. Taban hareketinin 2. ayağı bölge toplantısı olarak Yalova belirlenmiştir. Toplantı cumartesi günü saat 13.00’de Yalova Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilecektir. Yapılacak olan toplantı geniş tutulmuş ve çevre illerimizden misafirlerimiz katılım gösterecektir.3. toplantımızın yeri tarihi ve saati Yalova’daki toplantıda belirlenecektir” dedi.

  • Kılıçdaroğlu: “IŞİD 70 İlde Taban Tuttu Diyanet İşleri Başkanlığı Ne Yapıyor”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, asgari ücretin yılbaşında bin 300 liraya çıkmasına ilişkin şöyle konuştu: “Asgari ücretli kardeşim kendisine şu soruyu soracak. Ben bin 300 lirayı kimin sayesinde aldım. Soruyu vicdanına sorarsan eminim ki vicdanın sana şu cevabı verecektir, CHP.”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, sorgulama yapılırsa 2015’in ve 2016’nın çok daha iyi anlaşılmış olacağını belirterek şunları söyledi:

    “2015’teki felaketlerin kaynağı nedir? Bunu birilerinin sorması lazım. Hepimizin sorması lazım. Yılbaşı gecesi İstanbul’u kana bulayacak olan canlı bombalar yakalandı. Şu soruyu kendimize sormamız o canlı bombalar hangi atmosferde bu noktaya geldi? Masum insanların ölmesi için kendi bedenini yok etmeyi göze alan bir kişi. Bu atmosferi onlara kim sağladı? Biz bunu sormazsak demokrasiyi yeteri kadar yeşertemeyiz. Türkiye’den IŞİD terör örgütüne katılan gencecik fidan gibi çocuklarımız var. Anneyi düşünün yanında iki çocukta canlı bomba olmak istiyorum diyor. Nasıl bir ruh halidir bu? Bu atmosferi kim yarattı? Kim yönetiyor bu ülkeyi? Bu soruları sormazsak demokrasiye katkıda bulunamayız. Soru sorulduğu zaman bilim gelişir, insanlık büyük ve gelişir.”

    “70 İLDE TABAN TUTAN BİR IŞİD TERÖR ÖRGÜTÜ VAR DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI NE YAPIYOR?”

    Kılıçdaroğlu, terör konusunda sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir inanç uğruna Müslümanlık adına camiyi bombalıyorsun, türbeyi bombalıyorsun, canlı bomba oluyorsun, masum insanları öldürüyorsun ve kendini Müslüman olarak tanımlıyorsun. Bizim öğrendiğimiz Müslümanlıkta bunlar yok. Peki Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapıyor? 70 ilde taban tutan bir IŞİD terör örgütü var ve Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapıyor? Binlerce camimiz orada görev yapan saygıdeğer imamlarımız var. Biz kendi ülkemize kendi vatandaşımıza Müslümanlığı anlatamamış isek kime anlatacağız. Nasıl oluyor bütün bunlar nasıl gelişiyor. Sorgulanmadığı içindir ki siyaset kirlilikten arınmıyor. Kirli siyaseti bile hayatımızın parçası olarak görmeye başladık. Bunlar yanlış. 2016 yılının ilk grup toplantısında yurttaşlarımdan istirhamım sorgulayın, soru sorun. Hiç kimseye sormuyorsanız vicdanınıza soru sorun. Bunu yaptığınız zaman demokrasiye en büyük katkıyı yapmış olacaksınız.”

    “ASGARİ ÜCRETLİ KARDEŞİM KENDİSİNE ŞU SORUYU SORACAK, BEN BİN 300 LİRAYI KİMİN SAYESİNDE ALDIM”

    Asgari ücretin yılbaşında bin 300 liraya çıktığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Asgari ücretli kardeşim kendisine şu soruyu soracak. Ben bin 300 lirayı kimin sayesinde aldım. Bazıları diyebilir ki efendim hükümet verdi, AKP verdi. Şu soruyu kendine soracaksın asgari ücretli kardeşim, 13 yıldır sen onların aklında bile yoktun, seni hiç hatırlamadılar bile. 900 lira net asgari ücreti de benden öğrendiler bu iktidar sahipleri. Oturup sorgulayacaksın beni kim düşündü, kim benim haklarımı savundu. Soruyu vicdanına sorarsan eminim ki vicdanın sana şu cevabı verecektir, CHP. İki kazık attılar sana. Bunlardan birincisinin sen hiç belki farkında olmayacaksın. Senin aylığından işsizlik sigortası fonuna para kesilir. Senin paranla sana propaganda yaptılar. Bunun üzerinde düşünmesi, buna itiraz etmesi gereken sendikalar. Onlar senin haklarına sahip çıkmak yerine Kamboçya’ya gezmeye gidiyor. Senin hakkını savunan yok, senin hakkını emekten yana, alın terinden yana olan biz savunuyoruz, bunu unutma işçi kardeşim. Daha sen asgari ücretini almadan mutfağında çıkan yangına bak. Başta elektrik olmak üzere iğneden ipliğe her şeye zam geldi. Zam alacağım diye sevinirken mutfağın yangın yerine geldi. Zam yaparak ülke yönetilmez. Zam yapılarak yönetilen dünyada başka bir ülke var mı? Her şeye zam yaptılar. Daha bin 300 liranın cebini görmediği bir süre içinde mutfağında yangın çıkardılar. Bunu sen daha iyi önümüzdeki günlerde göreceksin. Belki şunu diyeceksin; ‘keşke bu zammı yapmasalardı mutfağımda bu kadar yangın olmasaydı’. Enflasyon 7-8-9 zam yüzde 40. Nasıl geçineceksiniz.”

    “SORUNUN ÇÖZÜMÜ TBMM’DİR”

    Güneydoğu’da, Doğu’da neler olduğunu soran Kılıçdaroğlu, “Bulunduğunuz kenti düşünün 10 gün sokağa çıkma yasağı ilan ettiniz 10 gün. 10 gün sokağa çıkma yasağı olursa, önce sen isyan edersin. Neden bu sokağa çıkma yasakları. Hukuki temeli nedir? Hangi yasa böyle bir yetkiyi veriyor size. 2002’de iktidara geldiklerinde terör diye bir şey yoktu. Kim yönetiyor bu ülkeyi. Kabahat PKK’da diyecekler, bizi kandırdı. Kandırılan bir hükümetten bu ülkeye hayır gelmez. Ben sana 50 sefer söyledim, dilimde tüy bitti. Bu sorunu çözmek istiyorsan adres İmralı değil kardeşim, adres TBMM dedik. Buyurun git. Gittin de ne oldu? Şehirler, iller, ilçeler silah deposu haline dönüştürülürken sen neredeydin. Böyle bir ortamda faturayı masum vatandaş ödüyor. Sorunun çözümü TBMM’dir. Sayın Davutoğlu son geldiğinde de söyledim. Bırakın PKK belasına şimdi önümüze IŞİD belasını getirdiniz. Siz getirdiniz” dedi.

    “BU SORUNU ÇÖZMEK İÇİN SAMİMİ OLACAKSINIZ, GİZLİ KİŞİSEL AJANDANIZ OLMAYACAK”

    “Bu sorunu çözmek için samimi dürüst olacaksınız, gizli kişisel ajandanız olmayacak, millete hesabını veremeyeceğin vaatlerin altına girmeyeceksin” diyen Kılıçdaroğlu, “İdris Baluken açıklama yaptı, ’bize özerklik sözü verdi’ diyor. Hükümet kanadından hiçbir itiraz yok. Anlaşamadık diye bir lafta yok. Millete bilgi vereceksin. Madem bir toplumsal uzlaşma ile bu sorunu çözeceğiz, vatandaşı bilgilendireceksin. Onun desteğini alacaksın. Bütün bunları yapmadın, kendi bildiğini okudun faturayı bölge hakkına çektin” şeklinde konuştu.

    Kılıçdaroğlu, konuşması sırasında Diyarbakır’dan gelen iki mektubu okudu.

  • Yeni Taban Puanları Kaliteyi Etkileyecek

    Nişantaşı Üniversitesi İcra Kurulu Üyesi Burak Kılanç, YGS baraj puanının 140’tan 150’ye çıkarılmasını ilişkin yaptığı açıklamada uygulamayla beraber üniversitelere daha nitelikli öğrencilerin girmesinin amaçlandığını söyledi.

    Nişantaşı Üniversitesi İcra Kurulu Üyesi Burak Kılanç, ön lisans, açıköğretim ve özel yetenekle öğrenci alan lisans programlarına girişte kullanılan YGS baraj puanını 140’tan 150’ye çıkarılmasını değerlendirdi. Değişikliğin 6 Ocak’taki ÖSYS başvurularından önce açıklanmasının çok isabetli olduğunu belirten Kılanç, “ÖSYS başvuruları başladığında kılavuz yayınlanacak ve bu kılavuzda oyunun kuralları tarif edilecek. Daha sonradan yapılacak bir değişiklik oyunun kurallarının maç sırasında değişmesi anlamına gelirdi. YÖK çok doğru bir zamanda bu açıklamayı yaptı” dedi.

    YÖK’ün kalitenin yükselmesi amacıyla bir dizi karar aldığını belirten Burak Kılanç, “Hukuk, Tıp, Mühendislik ve Mimarlık bölümlerinde taban başarı sırası şartlarından sonra YGS’de 140 olan baraj puanı 150’ye çıktı. Liseden mezun olduktan sonra üniversiteye giren öğrencilerin kalitesi, yükseköğretim sürecindeki kalite ve daha sonra da mezun kalitesi olmak üzere Yükseköğretim sistemimizde bazı girdiler vardır. Şu anda YÖK aldığı YGS baraj puanını yükseltme kararıyla girdi süreçlerinde bir iyileştirme ve üniversitelere daha nitelikli öğrenciler girsin yönünde bir hareket yaptı” ifadelerini kullandı.

    LYS’DE DEĞİŞİKLİK YOK

    140 barajının 150’ye çıkmasının üniversiteye girişin ikinci aşaması olan LYS’ye girmeyle ilgili herhangi bir farklılık getirmediğini hatırlatan Burak Kılanç, “140 taban puan ile; 2 yıllık önlisans programlarına, açıköğretim programlarına ya da özel yetenek programlarının sınavlarına girme hakları elde edilirdi. Bunları kazanabilmek için de sınavda 160 sorunun içinde yüzde 10’luk başarı göstererek 16 tane net yapmanız gerekirdi. Şimdi taban puanın 150’ye çıkmasıyla 16 net yerine 20 net yapılması gerekiyor. Yüzde 10’luk başarı 12 buçuğa çıkmış durumda. LYS’ye başvurabilmek için ise herhangi bir YGS puanında 180’nin üzerinde puan almak gerekir. Bu nedenle 140’tan 150’ye yükselmesinin LYS ile bir ilgisi yok. Öğrenciler açısından baktığımızda baraj puanın artması ilk etapta olumsuz olarak karşılanabilir ama açıkçası 16 net yerine 4 tane fazla net yaparak 20 net yapmak çok da zor olmasa gerek. O nedenle öğrencilerin yapması gereken konsantre olmak ve daha fazla net çıkarmak için açıklarını kapayacak şekilde ders çalışmaya devam etmek” diye konuştu.

    “100 İLE 150 BİN ADAY BARAJ ALTINDA KALABİLİR”

    Geçen sene 140 ile 150 puan arasında kalan çok sayıda öğrenci olduğunu belirten Burak Kılanç 2 puanı da baz alarak bir karşılaştırma yaptı. Buna göre Kılanç, “Farklı puan türlerinde geçen sene 140 ile 150 arasında kalmış ciddi sayıda aday var. YGS 2 puan türünde en yüksek sayısı 213 bin 169. En düşük aday da YGS 3 puan türünde 88 bin 460. Bir başka ifadeyle geçen sene 140 yerine 150 uygulanmış olsaydı YGS 2’de 213 bin 169 kişi baraja takılmış olacaktı. Herhangi bir puan türünde 140’ı geçmek gibi bir değerlendirme yaptığımızda da bu sene baraj artışıyla baraja takılacak olanların sayısının 100 ile 150 bin civarında artmasını bekleyebiliriz” dedi.

    “30 İLE 40 BİN ADAY YERLEŞEMEYECEKTİ”

    Geçen sene 150 puan barajına göre öğrenci alınsaydı 30 ile 40 bin arasındaki adayın yerleşemeyeceğini belirten Kılanç, “YÖK ve ÖSYM’nin elindeki veriler detaylıca analiz edilirek bir tahminde bulunduğumuz takdirde yaklaşık 30 ile 40 bin arasında geçen sene üniversiteye yerleşmiş adayın 150 barajı olsaydı yerleşemeyeceğini görüyoruz. Bu durumdan önce akademik başarısı daha düşük öğrencilerin yerleştiği vakıf üniversitelerindeki programlar etkilenir diye düşünülüyor. Geçen sene baraj 140 değil de 150 barajı olsaydı 2325 önlisans programında öğrenci kaybı yaşanacaktı. Bunların 1529’u devlet, 696’sı vakıf, 100’ü de Kıbrıs üniversitelerinde yer alıyor. Bu nedenle hem devlet hem de vakıf üniversitelerinde kayıplar olacaktır. Devlet üniversitelerinde en çok Muhasebe ve Vergi Uygulamaları ve Bilgisayar Programcılığı gibi bölümlerde öğrenci kaybı olurdu” dedi.

    “ÜNİVERSİTELER DE OLUMLU KARŞILAYACAK”

    Kalitenin yükseltilmesi anlamında tüm üniversitelerin bu durumu olumlu karşılayacağını ifade eden Burak Kılanç, “Öğrenci kaybıyla ilgili yaşanacak endişe kalite dikkate alındığında çok önemsenmemesi gerekir. Kalitenin yükseltilmesi anlamında tüm üniversitelerin bu önlemi olumlu karşılayacağını düşünüyorum. Örneğin, 2 yıllıkları bitiren pek çok önlisans mezunu DGS ile lisans programlarına geçiş yapabiliyor. Fakat tüm üniversitelerden YÖK’e geri bildirimlerde önlisans öğrencilerinin eğitim kalitesiyle ilgili birtakım sıkıntılar bildirilirdi. Bu çerçevede YÖK sıkıntı olmasın diye en baştan en baştan öğrenci kalitesini yüksek tutma yoluna gitti” dedi.

  • Sürücü Kurslarında “Taban Fiyat” Belli Oldu

    Karadeniz Sürücü Kursları Dernek Başkanı Hasan Guda, taban fiyat uygulamasının yürürlüğe girdiğini belirterek, Samsun’daki sürücü kurslarının taban fiyatının bin 128 lira olduğunu açıkladı.

    Yeni yılla beraber sürücü kursları yönetmeliğinde çok büyük değişiklikler meydana geldi. En dikkat çeken değişiklik ise “taban fiyat” uygulaması oldu. Bütün illerde valiliklerde toplanan komisyonlarda illere göre taban fiyat uygulaması belirlendi. Samsun’da yeni yıldan önce sürücü kurslarının fiyatı 500-600 lira arasında değişirken, yeni yönetmelikle beraber Samsun’daki bütün sürücü kursları, adayları en az bin 128 liradan kaydedebilecekler. Bu fiyatın altında aday kaydı yapan kurslara bir dönem kapatma cezası gelecek.

    Yeni yönetmelikle beraber değişen kurallar hakkında açıklamalarda bulunan Karadeniz Sürücü Kursları Dernek Başkanı Hasan Guda, taban fiyat, ders saatleri, IQ testi ve trafik adabı dersi hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu.

    “SAMSUN’DA BELİRLENEN TABAN FİYAT BİN 128 LİRA OLDU”

    Yeni yılla beraber Samsun’da ki bütün sürücü kurslarının en az bin 128 liradan kayıt açabileceğini belirten Karadeniz Sürücü Kursları Dernek Başkanı Hasan Guda, “Yeni yılla beraber sürücü kurslarında değişen ilk yönetmelik ‘taban fiyat’ uygulaması oldu. Önceden sürücü kursları, adaylara verebileceği en üst fiyatı belirliyorlardı. Yeni çıkan yasayla birlikte artık sürücü kursları taban fiyat üzerinden adaylara kurs verebilecek. Kurslar bu taban fiyatın altında öğrencileri kayıtlarını yapamayacaklar. Yaptıkları takdirde ise 1 dönem kapatma cezası alacaklar. Samsun için belirlenen taban fiyatı ise bin 128 TL oldu. Bu sadece kurs ücreti olarak belirlendi. Trafik, ilk yardım, direksiyon, adap ve motor dersleri var bunun içinde. Bu fiyatlar Cuma günü tespit edildi. Şu ana kadar kayıtlar yok denecek kadar az. Taban fiyat uygulamasından önce ise kurslar 500-600 lira arasında öğrencileri kayıt yapıyordu” dedi.

    “IQ’SÜ 76’NIN ALTINDA OLAN ADAYLAR EHLİYET ALAMAYACAK”

    IQ’sü 76’nın altında çıkan adayların sürücü belgesi alamayacağını belirten Hasan Guda, “Basında özellikle yer alan sağlık muayenesi konusunda belirsizlikler var. Adayların sürücü belgesi alması için 76 IQ’nün altında olmaması gerekiyor. Ehliyet almak isteyen adaylar, sağlık raporu almak için bir hekime gittiğinde hekim raporu veriyorsa sıkıntı yok. Hekim adaydan şüphelenirse ve IQ’sünün düşük olduğunu düşünürse, adayı uzman doktora gönderecek. Uzman doktordan alınan IQ raporu, 76’dan fazlaysa sürücü belgesi alınabilecek. Uzman hekimde sürücü adayının IQ’sünü 76’dan az olduğunu belirlerse, adayların bir başka hakkı da İl Sağlık Müdürlüğü’ne müracaat ederek, uzman ve hakem hastanelerden bu raporu almak. Adaylar, IQ testinden İl Müdürlüğü nezaretinde de geçemezse sürücü belgesi alamayacak. Adaylara, sürücü belgesi alamaz raporu verildiği zaman bu rapor, bütün il müdürlüklerine gönderilerek ve o kişinin sürücü belgesi alamayacağı belirtilecek” diye konuştu.

    “DİREKSİYON SINAVI ÖNCESİ 5 DAKİKA HEYECAN YENME SOHBETİ EDİLECEK”

    Direksiyon sınavının 5 dakika uzatıldığını belirten Guda, “Direksiyon sınav süreleri önceden 30 dakikaydı. Bu süre şimdi 35 dakikaya çıktı. Bu sürenin uzamasının sebebi ise sınav öncesi adaylarla, komisyon üyeleri sohbet edecek olması. Bu sohbet ile hem adayların heyecanı yenilecek hem de gösterge panellerindeki işaretler sorulacak veya araç parçaları hakkında birkaç soru soracak” şeklinde konuştu.

    “SÜRÜCÜ ADAYLARINA TRAFİK ADABI DERSİ VERİLECEK”

    Sürücü belgesi almak isteyen yeni adaylara 4 saat trafik adabı dersi verileceğinin belirten Guda, “Yeni yönetmeliklerle beraber 4 saatlik ‘trafik adabı’ dersi eklendi. Çok kibar, çok beyefendi birisi bile arabaya bindiğinde ağzından çıkan lafları kulağı duymayacak şekilde şeyler yapabiliyorlar. Bu gibi kötü huyları önlemek için trafik adabı dersleri konuldu. Bunun için birkaç ilde kurslar açıldı. Bütün Türkiye’den ‘trafik ve çevre’ dersine giren öğretmenler bu kurslara katıldı. Orada trafik adabında neylere dikkat edilmesi gerekiyor, onlar öğretildi. Bütün Türkiye, son günlerde soğuk ve karlı bir havanın etkisi altına girdi. Bunun neticesinde ise yollarda buzlanmalar oluştu. Sürücüler, eğer trafik adabını almış olsalardı bu yollara çıkarken ya kar lastiği takardı ya da lastiklere zincir takardı. Ama çoğu sürücü böyle yapmıyor. Yeni yürürlüğe girecek olan bu trafik adabı dersi ile, sürücülerin oluşturmuş olduğu bu olumsuz tabloların hepsinin yok edilmesini hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Şeker Pancarı’na Rekor Taban Fiyatı 200 TL İle Kayseri Şeker’den Geldi

    Pancar üreticisinin dört gözle beklediği ve 2014 yılında 157,5 lira olan şeker pancarı taban fiyatı 2015 yılında 16 polar için ton başına 190 TL olarak açıklanması Kayseri Şeker pancar çiftçilerine ayrıca bir sevinç yaşattı.

    Yaptığı yatırımlarla pancar çiftçisinin gelirini artırarak, yüzünü güldüren Kayseri Şeker’in Türk Şeker’in belirlemiş olduğu taban fiyatından 10 TL fazla fiyat vereceğini Kampanya açılışında belirtmişti.

    Konu ile ilgili olarak Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay yaptığı açıklamada; “Kayseri Şeker olarak 4.5 yıldan beri her zaman söylüyoruz; Çiftçimize alın terinin karşılığı, hakkı ile ödenecek. Bu çerçevede 2015-2016 dönemi için 10 lira fazla uygulamasını gerçekleştirerek Türk Şeker’in belirlemiş olduğu 190 TL/Ton taban fiyatından 10 TL fazla fiyat vermek suretiyle Kayseri Şeker Pancar çiftçisinin üretmiş olduğu pancarını 16 polar için 200 TL /ton’ dan alacaktır. 61. Dönem kampanya açılışımızda söz vermiştik. Sözümüzde duruyoruz çiftçimiz için hayırlı olsun” dedi.

    Kayseri Şeker 2014-2015 Kampanya döneminde yaklaşık 9 Bin çiftçi ile pancar ekimi sözleşmesi yapmış olup toplamda beklenen 2 Milyon 200 Bin ton pancar hasadı sonrasında 430 Milyon TL Pancar bedeli ödemesi yapacağı ve bu ödemelere temiz pancar ve erken söküm primleri de eklendiği takdirde, bölge ekonomisine katkısı bakımından pancar çiftçisine ödenecek miktarın yaklaşık 450 Milyon TL’yi bulacağı belirtildi.