Etiket: şuuru

  • Osmanlı Ocakları’ndan “15 Temmuz Şuuru Milli Birlik Gecesi”

    Uluslararası Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, “15 Temmuz’un 1, 2 gün gündemde kalıp bertaraf edilmesi doğru değil. Devletin kendi içinde bir yapılanma söz konusu. Bunu bir çırpıda kenara itmek, unutmak doğru değil” dedi.

    Osmanlı Ocakları Derneği, 15 Temmuz ruhunu yaşatabilmek amacıyla, ‘Milli Birlik Gecesi’ programını düzenledi. Ankara ATO Congresium’da düzenlenen programa, Uluslararası Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat’ın yanı sıra Osmanlı Ocakları Türkiye Genel Başkanı İsmail Coşkun ve çok sayıda bölge başkanı katıldı. Gerçekleştirilen program öncesinde basın mensuplarının sorularını cevaplayan Canpolat, “15 Temmuz 2016 tarihi Türkiye Cumhuriyeti’nin ve dünyadaki tüm mazlumları ilgilendiren bir tarihtir. Bu dünya demokrasisine darbe vurulmaya yeltenilmiş bir tarihtir. 15 Temmuz milli birliğimize, kardeşliğimize gölge düşürmeye çalışan dış mihrakların içeride ve dışarıda birleşerek taarruzudur. Aziz milletimiz bunun üstesinden gelmiştir. 15 Temmuz şuurunu devam ettirmek için bir birlik gecesi yaptık. Bu gecemize tüm siyasi partileri, tüm vatandaşları davet ettik. Sürdürülebilir bir algının devam etmesi lazım. 15 Temmuz’un 1, 2 gün gündemde kalıp bertaraf edilmesi doğru değil. Devletin kendi içinde bir yapılanma söz konusu. Bunu bir çırpıda kenara itmek, unutmak doğru değil. Bu gecenin yurttaki tüm vatandaşlarımızın demokrasiye inancını sürdürmesi için, yurtta barışın sürdürülmesi için yapılmış bir gecedir. Milli birlik şuuru bir siyasi anlayışın, bir ideolojinin, bir etnik kökenin sahip çıkması gereken bir inanç değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin tamamının sahip çıkması gereken bir şeydir” diye konuştu.

    “Bir olduğumuz her ortamın feyzi bize Osmanlı ruhundan geliyor”

    Canpolat programda yaptığı konuşmada, dünya üzerine Osmanlı varlığının kaybolduğu topraklarda zulüm ve sömürgenin hakim olduğunu belirterek, “Osmanlı varlığından koptuğundan itibaren yerin alan sömürge anlayışı bölgede insanlara zulüm yapmakta, insanlar birbirini öldürmekte, insanları aç, susuz ve sefalet içinde yaşatmaktadır. Ülkemizde ve dünyada gözle görülen ve ele tutulan bir Osmanlı ruhu boşluğu var. Cumhuriyetimizin değerleri ve sistemiyle Osmanlı medeniyetini yaşamaya çalışan aziz kardeşlerim 15 Temmuz ruhunun Osmanlı ruhu olduğunu unutmayalım. Bir olduğumuz her ortamın feyzi bize Osmanlı ruhundan geliyor. CHP’li, MHP’li, AK Parti’li kardeşlerimiz mezhep gözetmeden Osmanlı çatısı altında var olabiliyor. Bunun en iyi örneğini Beştepe Külliyesi önünde 15 Temmuz akşamı hep beraber yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz, Selçuklu ve Osmanlı Devleti gibi ilelebet devam edecektir. FETÖ’cü veya bölücü teröristlerin kendi mühimmatlarımızla devletimizi ele geçirmelerine asla izin vermedik ve yine böyle bir teşebbüste bulunurlarsa mermi atarak değil, şehit olarak izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Davutoğlu: “15 Temmuz gecesi uyanan birlik şuuru ve bilinci sonuna kadar korunacaktır”

    Eski Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, 15 Temmuz gecesi uyanan birlik şuuru ve bilincinin sonuna kadar korunacağını belirterek, “Türkiye’nin seçilmiş Cumhurbaşkanına, parlamentosuna, hükümetine karşı kim harekete geçerse omuz omuza hep beraber bunlara karşı mücadele etmeye kararlıyız” dedi.

    Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Konya’da bulunan eski Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, partisinin il başkanlığında katıldığı toplantının ardından AK Parti Konya milletvekilleri M.Uğur Kaleli, Abdullah Ağralı, Hüsniye Erdoğan, Ömer Ünal ve İl Başkanı Musa Arat ile birlikte kameraların karşısına geçerek açıklamalarda bulundu. Milletlerin ve siyasi hareketlerin tarihlerinde kritik anların ve kritik günlerin olduğunu ifade eden Davutoğlu, “15 Temmuz tarihin kırılma noktalarından biriydi. Milletimizin geleceği, devletimizin bekasına karşı bir terör örgütünün bütün imkanlarıyla saldırdığı ve yurt dışında da destek gördüğü bir darbe teşebbüsü milletimizin kararlı tutumu, Cumhurbaşkanımızın liderliği, bütün siyasi kadroların işbirliği ve gayretiyle akamete uğradı. Aradan geçen 40 günden sonra açık yüreklilikle diyebiliriz ki evet milletimiz bu darbeyi akamete uğratmıştır ve demokrasiyi, milli iradeyi sağlam temeller üzerinde bir kez daha inşa edilecek bir yolun önünü açmıştır” dedi.

    Konya olarak 15 Temmuz’dan bugüne demokrasi nöbetlerinde ayakta olduklarını hatırlatan Davutoğlu, demokrasi mücadelesinde hayatını kaybeden şehitlere başsağlığı diledi. Demokrasi şehitlerinin geride bıraktıkları evlatları, eşleri, babaları, annelerinin kendilerine emanet olduğunu vurgulayan Davutoğlu, “Onların hakları, hukukları ödenemez. Nasıl ödenir? Bir daha bu millete böyle bir kara talih biçmek isteyenlere karşı dimdik durarak ödenir. Buradan bir kez daha Konyamızdan, Konya AK Parti Teşkilatımızdan bütün ülkemize şu net mesajı vermek istiyoruz. 15 Temmuz gecesi uyanan birlik şuuru ve bilinci sonuna kadar korunacaktır. Türkiye’nin seçilmiş Cumhurbaşkanına, parlamentosuna, hükümetine karşı kim harekete geçerse omuz omuza hep beraber bunlara karşı mücadele etmeye kararlıyız” diye konuştu.

    Türkiye’nin FETÖ’nin darbe teşebbüsü sonrasında bu kez PKK’nın, DEAŞ’ın, DHKP-C’nin toplu bir saldırısıyla yeniden karşı karşıya olduğunu ifade eden Davutoğlu, “Görünen o ki bu alçak terör örgütleri birer maşa olarak arkalarında onlara talimat veren çevrelerin istekleri doğrultusunda Türkiye’yi bölmek, milletimiz arasında nifak çıkarmak, çok arzuladıkları bir iç gerilimi ortaya çıkarma peşindeler. Onlara karşı verilecek en güçlü cevap bir ve beraber olmamızdır” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile istişare ederek 63 dünya liderine ve kanaat önderine bir mektup kaleme aldığını kaydeden Davutoğlu, “Bu mektupta açık bir şekilde Türkiye’nin demokrasisinin sadece Cumhurbaşkanımızın, AK Parti’nin ya da hükümetimizin değil, Türk demokrasisinin ve Türkiye’deki bütün halkın hedef alındığı bir darbe teşebbüsünün Amerika’da oturan, ki ismini dahi zikretmek artık Türkiye için zuldür, bir şahıs tarafından bizzat yönlendirmek suretiyle gerçekleştirmek istendiğini vurguladım. Ayrıca darbe sonrasında özellikle batılı liderlerin Türkiye’deki darbe teşebbüsü konusundaki tavırların sükutu hayale yol açtığını ifade ettim ve uluslararası toplumun Türkiye’deki darbe teşebbüsü karşısında Türkiye’nin seçilmiş meşru Cumhurbaşkanına, seçilmiş parlamentosuna ve hükümetine destek verme çağrısında da bulunduk. Umarım bu çağrı hak ettiği cevabı ve Türkiye hak ettiği desteği bundan sonra görür. Ama eğer destek verilmezse bilinsin ki, Türkiye hiçbir zaman bu darbe teşebbüslerine ve terör örgütlerine teslim olmayacaktır” ifadelerini kullandı.