Etiket: sürüklediler”

  • Deveyi kamyonete bağlayıp trafikte sürüklediler

    Deveyi kamyonete bağlayıp trafikte sürüklediler

    Bursa’da kamyonetin arkasına bağlanarak trafikte sürüklenen deveyi gören vatandaşlar sürücüye tepki gösterirken, hayvana yapılan eziyet kameraya yansıdı.

    Olay, Bursa yakın çevre yolu Samanlı kavşağında meydana geldi. Bir sürücünün cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerde, boynundan halatla kamyonete bağlanan deve seyir halindeki trafikte metrelerce sürüklendi. Deve’nin eziyet çektiği ve trafiğin durma noktasına geldiği anlar anbean görüntülendi. Trafikte bazı sürücüler ise tepkilerini korna çalarak belirtti.

  • Organizasyon yalanıyla kandırıp, zorla fuhşa sürüklediler

    Kocaeli’de gerçekleştirilen fuhuş operasyonu kapsamında emniyette işlemleri tamamlanan 4 kişi adliyeye sevk edildi. Zanlıların yurt dışından organizasyonda çalıştırma yalanıyla getirdikleri kadınlara, fuhuş yaptırdıkları belirlendi.

    Karamürsel Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği tarafından yapılan çalışmalar neticesinde; yurt dışından fuhuş amaçlı olarak getirilerek fuhşa sürüklenen yaşı küçüklerin de çocuklarında bulunduğu yabancı ve Türk kadınları Karamürsel’de kendi kiraladıkları evlerde fuhuş amaçlı müşteri buldukları tespit edilmişti. Bu evlerde fuhuş yaptırdıkları tespit edilen 5’i kardeş olmak üzere toplam 7 kişiye yönelik 9 Mart günü yapılan operasyonda 6 kişi tutuklanmıştı. Fuhşa sürüklendikleri tespit edilen Kırgızistan, Kazakistan ve Moldova uyruklu toplam 22 yabancı uyruklu bayan ise sınır dışı işlemleri için İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edilmişti.

    Ahlak Büro Amirliği yürütülen çalışmalarda tutuklanan şüpheliler ile bağlantılı olarak mağdur kadınlara fuhuş yaptırdıkları belirlenen diğer şahıslar üzerinde soruşturmayı derinleştirdi. Tutuklu şüpheliler ile irtibatlı şekilde M.T, A.D, T.D ve R.D isimli 4 kişinin Karamürsel ve Yalova’nın Altınova ilçesinde bulunan mekânlarda, aralarında para vererek kandırıp fuhşa sürükledikleri yaşı küçük kadınlarında bulunduğu Türk ve yabancı uyruklu 10 bayana fuhuş amaçlı müşteri temin ederek fuhuş yaptırdıkları tespit edildi. Bu kapsamda fuhşa sürüklendiği tespit edilen Moldova ve Kırgızistan uyruklu 4 yabancı bayan da sınır dışı işlemleri için İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

    Alınan mahkeme kararları sonrası 5 Nisan günü Karamürsel ve Altınova’da, fuhuş amaçlı kullanılan mekânlarında bulunduğu 5 ayrı adrese yapılan eş zamanlı ikinci dalga operasyon gerçekleştirildi. Fuhşa aracılık ve yer temin eden M.T, A.D ve T.D isimli şüpheliler ile yurt dışından düğün organizasyonlarında çalıştırmak vaadiyle getirdiği yabancı uyruklu bayanları fuhşa zorladığı ve fuhuş yaptırdığı tespit edilen R.D isimli yabancı uyruklu kadın yakalanarak gözaltına alındı. Ayrıca operasyonda 1 ruhsatsız tüfek ve 23 adet fişeğe el konuldu. Kocaeli’de fuhuş yaptıkları tespit edilen toplam 26 yabancı uyruklu kadın sınır dışı edilmek üzere Kocaeli İl Göç İdaresi’ne teslim edilirken 4 kişi ise emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından “Küçük Yaşta Çocuğu Fuhşa Teşvik Etmek ve Çocuğun Cinsel İstismarı, İnsan Ticareti, Fuhşa Aracılık ve Yer Temini” suçlarından adliyeye sevk edildi.

  • (Özel Haber) Emekli Albay: “Nazlıgül Daştanoğlu’nu intihara sürüklediler”

    FETÖ’nün baskıları yüzünden, ancak 1 günlük albaylık yapabilen ve emekli olmak zorunda kalan Sebati Ataman, intihar eden Üsteğmen Nazlıgül Daştanoğlu’nun ölmeden önce yaşadıklarını kendisi ile paylaştığını söyledi. Ataman, “Nazlıgül Üsteğmen bilinçli olarak intihara sürüklendi” dedi.

    1993 yılında Silahlı Kuvvetler’de göreve başlayan, Erciyes Kış Eğitim Merkezi Komutanı görevinde iken, 2012 yılının Nisan ayından itibaren çeşitli mobbing yöntemleri ile iki kez sorguya alınan ve en sonunda baskılara dayanamayıp, 2013 yılının Ağustos ayında, albay rütbesini aldığı gün emeklilik dilekçesini veren 1 günlük Albay Sebati Ataman, intihar eden Üsteğmen Nazlıgül Daştanoğlu’nun, ölmeden önce yaşadıklarını kendisi ile paylaştığını söyledi. 2012 yılı Nisan ayında başlayan haksız sorgulamaların ardından, Ağustos ayında 12. Ana Ulaştırma Hava Üs Komutanlığı’na, Birlik Eğitim Merkezi Şube Müdürü olarak atandığını ve pasif göreve çekildiğini dile getiren Sebati Ataman, Komutanlığın başında o dönem Tuğgeneral olan ve 15 Temmuz’dan sonra Dubai’ye kaçarken yakalanan Cahit Bakır’ın olduğunu ifade etti.

    “Niçin dar eşofman giyiyorsun, neden eşinden ayrıldın?”

    Pasif göreve çekildikten sonraki süreçte, Ekim ayında, bulunduğu birime eğitime gelen Üsteğmen Nazlıgül Daştanoğlu’nun kendisini ziyaret ettiğini söyleyen Sebati Ataman, o gün yaşananları şöyle anlattı:

    “Odamda iken kapım çalındı, Nazlıgül Üsteğmen odama girdi. O güne kadar da tanımadığım bir kişidir. Tedirgin bir şekilde, ‘İçeri girebilir miyim?’ dedi. Buyur ettim. ‘Sizin de başınıza benzer şeyler gelmiş, bir şey paylaşabilir miyim?’ dedi. Kendisini ilk sorguya Şubat 2012’de çağırdıklarını söyledi ve kendisine yapılan zulümleri anlatmaya başladı. Niçin dar eşofman giyiyorsun, niçin lojmanda dar eşofmanla spor yapıyorsun, neden eşinden ayrıldın… O çocuğa her türlü baskı yapıldı, okulda milli güvenlik öğretmenliği yapmaya gidiyor, orada öğretmen bir beyefendi eşi ile birlikte bunu annesiyle yemeğe çağırıyor, ‘Sen niye onlara yemeğe gittin, o öğretmenle ilişkin mi var’, İzmir’e kursa gittiğinde bir yüzbaşı ile tanışıyor, ki gayet doğaldır, ‘Onunla ne yaptın, İzmir’de nereye gittiniz, ne yaptınız?’ gibi ifadelerle kıza sürekli mobbing uygulamışlar. İnanılmaz stresli, sıkıntılı ve benimle aynı şekilde depresyonda olduğunu gördüm. Ailesinin bunu bilip bilmediğini sordum. Annesinin yanında kaldığını ve hiçbir şey anlatmadığını söyledi. Ben de telkin olarak, ne olursa olsun yaşadıklarını annesiyle paylaşmasını söyledim. Bir şey olmaz, korkma gibi telkinlerde bulundum. Ben kendim korkuyorum ama ona orada güç vermeye çalışıyorum, ne de olsa büyüğüyüm… Hatta doktora gitmesini önerdim. Anlattığı şeyler inanılmaz derecede iğrenç, tamamen özel hayata ilişkindi.”

    “Kanım dondu”

    Aradan 20 gün geçtikten sonra Üsteğmen Nazlıgül Daştanoğlu’nu brifing salonunda tekrar gördüğünü, ertesi gün de, üstteki toplantı esnasında, intihar haberini aldıklarını dile getiren Sebati Ataman, “Salı sabahıydı, üstte toplantıları Salı sabahları komutanın odasında yapardık. Hiç unutmuyorum, kapı vuruldu, emir astsubayı içeri girdi. İkmal’de çalışan Mehmet Yüzbaşı’nın çok acil bir şey söyleyeceğini ifade etti. Mehmet Yüzbaşı son derece korkmuş bir yüz ifadesiyle içeri girdi ve Nazlıgül Üsteğmen’in intihar haberini verdi. O zamanki 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanı Tuğgeneral Cahit Bakır, gayet soğukkanlı biçimde, İkmal Komutanı ve Personel Şube Müdürüne, ‘Çıkın ilgilenin’ dedi ve toplantıya devam etti. Sonra da, ‘Yapmamalıydı, hata yapmış, Allah taksiratını affetsin, çok da günahı vardı’ dedi, ki benim kanım dondu” diye konuştu.

    “Bu çocuğu intihara sürüklediler”

    İntihar olayından bir gün önce, Üsteğmen Nazlıgül Daştanoğlu’na Hava Kuvvetleri ile ilişiğinin kesildiği ve silahını teslim etmesi bilgisinin usulüne uygun olmayan biçimde verildiğine dikkat çeken Sebati Ataman, Üsteğmen Nazlıgül Daştanoğlu’nun bilinçli bir şekilde intihara sürüklendiğini ileri sürdü. Sebati Ataman, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Sabahleyin evden gidişi de enteresandır. Annesine, bankaya gidip işlerini halledeceğini ve silahını teslim edeceğini söylüyor, sonra da intihar ediyor. Yastığının altında bile Kur’an-ı Kerim bulundu bu kızın. Nazlıgül Üsteğmen’i intiharından önceki Pazartesi günü saat 16.00’da, ki genelde bu saatte çağırırlar, Silahlı Kuvvetler’den ilişiği kesildiğine dair mesaj gelir. O günde Nazlıgül Üsteğmen nöbetçi. Personel Şube Müdürü kendisini çağırıyor ve nöbet için yerine başka birinin bulunduğunu, Hava Kuvvetleri’nden ilişiğinin kesildiğini, ertesi gün de silahını teslim etmesi gerektiğini söylüyor. Ben de bir personel subayıydım, böyle bir durumda bu ona çok farklı bir şekilde söylenmeliydi; devre arkadaşları çağrılmalıydı, onlara durum önceden söylenmeli ve onun yanına refakatçi verilmeli, evine gidilmeli, refakatla gidenler o silahı almalıydı. Bu çocuğu intihara sürüklediler… O dönemde oluşturulan komisyonun başında Korgeneral Mustafa Özsoy ve Komutan Cahit Bakır’ın olduğunu biliyoruz ve bunlar bugün içeri alındı. Bu çocuk çok yalnız kaldı. Ne kadar naçar ki, beni hiç tanımıyor ve benim de aynı olayları yaşadığımı bildiği için, kapımı çalıp yaşadıklarını anlatıyor. Çünkü artık kimse kendisiyle konuşmuyor, çünkü herkes acaba konuşursa beni de onunla birlikte suçlarlar mı diye korkuyor. Nazlıgül Üsteğmen bilinçli olarak intihara sürüklendi.”

    Kayseri 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığında üsteğmen olarak görev yapan Nazlıgül Daştanoğlu, 7 Kasım 2012 tarihinde, silahını teslim etmeye gideceği gün Melikgazi ilçesi Beştepeler Mesire Alanında, aracını bir yolun kenarına çekerek, teslim edeceği silahıyla kendini kalbinden vurarak ve intihar etmişti.