Etiket: Sürücüsünün

  • Antalya’da köpeğin ölümüne sebep olan araç sürücüsünün ehliyetine el konuldu

    Antalya’da aracıyla köpeği ezerek ölümüne sebep olan Erhan Kozan’ın ehliyetine el konuldu.

    16 Temmuz tarihinde gerçekleşen olayda Erhan Kozan, aracıyla seyir halindeyken Kepez ilçesi Ünsal Mahallesi Yeşil Sanayi Sitesinde başı boş olan köpeğin üzerine sürerek ezmişti. Olayın ardından sürücü Kozan’a tepkiler yağarken, ASKODER Başkanı Mehmet Orhan şikayetçi olmuştu. Şikayetin ardından Erhan Kozan polis tarafından yakalanarak çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı. Kozan hakkında 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na muhalefetten işlem yapıldı.

    Erhan Kozan’ın, Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce 15 Ağustos günü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 45. maddesindeki “Sürücü belgesi sahibi kişide sağlığı bakımından sürücülüğe engel aşikar bir değişikliğin görülmesi ve tespiti halinde trafik görevlilerince sürücü belgesi geri alınarak, kişinin sağlık kuruluşlarında muayenesi istenir. Sağlık şartları bakımından sürücülüğe engel bir halinin olmadığı veya mevcut olan bu halin daha sonra ortadan kalktığı sağlık raporuyla tespit edildiği takdirde, sürücü belgesi kişiye iade edilir” hükmüne istinaden sürücü belgesine geçici olarak el konuldu. Erhan Kozan, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce “tam teşekküllü sağlık raporu aldırılarak, psikolojik değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra sürücü olup olamayacağı konusunda rapor verilmesi” amacıyla görevliler refakatinde İl Sağlık Müdürlüğüne sevk edildi.

    Antalya Candost Derneği, daha önce de Kozan hakkında idari işlem başlatılıp, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu gereği ceza uygulanması için Antalya Valiliği ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Kepez İlçe Müdürlüğüne şikayette bulunmuştu. Şikayetin ardından Erhan Kozan’a Hayvanları Koruma Kanununa muhalefetten bin 097 lira idari para cezası kesilmişti.

    Özür dilemişti

    Kozan, sıradan bir gün gibi başlayan günün sonunun felaketle sonuçlandığını, bilerek ya da isteyerek köpeğin ölümüne neden olmadığını dile getirmişti. Kozan, “Bu nedenle tüm halkımızdan ve hayvanseverlerden özür diliyorum. Yakın çevrem de iyi bilir ben hayvanseverimdir. Şaka yapmaya çalıştım. Ben o hayvanı ezdiğimin farkında değildim. Gerçekten kasıtlı ezmek istesem ilk baştaki köpeği ezerdim. Ya da sokakta onlarca köpek var onları ezerdim. Böyle olsun istemedim” demişti.

    “Ben katil ya da cani biri değilim”

    Basın ve sosyal medyada yer aldığı gibi kendisinin cani olmadığını vurgulayan Erhan Kozan, “Çevremdeki tüm arkadaşlarıma saldırılar başladı. Baskı var üzerimde. Karalama kampanyalarını durdursunlar. Ben köpek katili ya da cani biri değilim. Evimde de hayvan besledim. Sokak köpeğinin ağzından öpen bir insanken nasıl onları bilerek öldürebilirim. Ama kendimi kimseye anlatamıyorum. Zaten ben hep o sokaktan geçiyorum. Sadece şakalaşmak istedim. Ben de anlamadım köpek bir anda tekerin altına girmiş. Olaydan birkaç gün sonra karakoldan aradıkları zaman haberim oldu” diye konuşmuştu.

    “Talihsiz bir kaza”

    Kazayla da olsa bir canın ölümüne neden olduğu için çok üzgün olduğunu dile getiren Kozan, “Bu dünyada yaşamak bazen insana ölmekten zor geliyor. Sanki açık havada uzaydaki gibi yalnızım. Ailem de üzgün. Yakın çevrem böyle bir olayı yapacağıma zaten inanmıyor. Talihsiz bir kaza. Hayatım boyunca alacağım en büyük derslerden biri oldu. Kimse benim gibi bir hata yapmasın” ifadelerine yer vermişti.

    “Vicdanen çok rahatsızım”

    5 gündür hiçbir sosyal medya hesabını kullanmadığını ve kimseye cevap vermediğini aktaran Kozan, “Kendi dünyamdayım. Telefondan arayanlara durumu anlatmaya çalışıyorum. Hakaret edenlere kızmıyorum. Kendilerince haklılar. Gördükleri şey kasıtlı değil tamamen bir kaza. Benim herhangi bir polis merkezine düşmüşlüğüm bile yok. Kendi çapımda bir esnafım. Hayvan sevgim bir yerde beni böyle bir olaya mahkum bıraktı. Karalama kampanyası durdurulsun artık. Vicdanen zaten çok rahatsızım. Bundan sonra ASKODER ile hayvanlarla daha yakından ilgileneceğim” diyerek söz vermişti.

  • Traktör sürücüsünün feci ölümü

    Bursa’da direksiyon hakimiyetini kaybettiği traktörün altında kalan bir kişi hayatını kaybetti.

    Kaza Merkez Osmangazi İlçesi Bağlı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Bülent Pamuk (35) tarladan dönüş sırasında idaresindeki traktörün direksiyon hakimiyetini kaybetti. Yaklaşık 5 metre yükseklikten düşen traktör ters döndükten sonra dört teker üzerine düştü. Traktörün sürücüsü yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından ceset otopsi için Bursa Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Olayla alakalı tahkikat sürüyor.

  • Kaza yapan motosiklet sürücüsünün arandığı ortaya çıktı

    Antalya’nın Manavgat ilçesinde Manavgat Devlet Hastanesi önünde otomobile çarpan plakasız, şase numarası silinmiş motosiklet sürücüsünün arandığı belirlenirken polis tarafından gözaltına alındı.

    Kaza, Sarılar Caddesinde Sarılar istikametine giderken Devlet Hastanesi Acil Servis istikametine dönmek isteyen Çiğden A.’nın kullandığı 07 FCY 67 plakalı otomobile arkasından gelen Ömer Er’in kullandığı plakasız motosikletin çarpması sonucunda meydana geldi. Kazanın ardından plakasız motosiklet hakkında sorgulama yapan trafik ekibi, motosikletin şase numarasının silinmiş olduğunu belirlerken, motosikleti kullanan Ömer Er’in de aramasının bulunduğu öğrenildi. Ömer Er, polis tarafından gözaltına alındı.

  • Zonguldak’taki midibüs kazasında kamyonet sürücüsünün sorgusu sürüyor

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde meydana gelen trafik kazasında kamyonet sürücüsü Ali Kaman’ın jandarmadaki sorgusu sürüyor. AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu da Ereğli Devlet Hastanesi’n gelerek bilgi aldı.

    Yaşanan kazada Zonguldak ve Türkiye’ye baş sağlığı dileyen AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu, “Gerçekten çok elim bir kaza. Maalesef 10 cenazemiz var. 18 yaralımız var. Buna bir kişi daha eklendi. Kendi gayretiyle otobüsten evine giden bir vatandaşımız var. O vatandaşımız da hastaneye getiriliyor. Her ihtimale karşı müşaehade altında kalacak. Olay şöyle gelişiyor. Hepinizin bildiği gibi İstanbul’da çok sayıda hemşehrimiz var. Çeşitli ilçelerde ikamet ediyorlar. Pendik ilçesinde ikamet eden Esenköylü vatandaşlarımız var. Cenaze için özel otobüs tutuyorlar. Otobüsle beraber köye gelip cenazeye katılıyorlar. Defin sonrası dönüşe geçiyorlar. Dönüş esnasında binmiş oldukları midibüs, karşı yönden gelen kapalı kasa kamyonet geliyor. Şoför ona çarpmamak için midibüsü ters istikamete doğru hareket ettirirken o arada kapalı kasa kamyonetin çarpma etkisiyle otobüs şarampole yuvarlanıyor. Bunun sonucu 10 vatandaşımız hayatını kaybetti. 19 yaralımız var. Yaralılarımızdan büyük bir kısmının hayati tehlikesi yok. Ama bir kısmının hayati tehlikesi mevcut. Yaralılarımız çeşitli hastanelere sevk edildi. Şu anda bütün devlet erkanı burada. Otopsiler yapılıyor. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın otopsi işlemleri sonrasında belediyemizin gasilhanesine gönderiyorlar. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın cenazeleri köylerine gönderilecek. Eğer bir aksilik olmazsa yarın öğlen namazını müteakip son vazifemizi ifa edeceğiz. Bu kazayı haber alır almaz patpat tabir ettiğimiz tarım aracıyla gelen 9 vatandaşımız da kaza geçiriyor. Ama onların yaraları hafif. Herhangi bir hayati tehlikeleri bulunmuyor. Bitlis Güroymak nüfusuna kayıtlı bir arkadaşımız yaralı. Öte yandan kapalı kasa kamyonetin şoförü jandarma tarafından gözaltına alınmış” ifadelerine yer verdi.

    Yaralıların hastanedeki tedavisi sürerken, hastane morgundaki otopsi işlemleri de devam ediyor. Öte yandan kazaya karıştığı iddia edilen kamyonet sürücüsü Ali Kaman’ın jandarmadaki sorgusu sürüyor. Kaman’ın jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Öte yandan kazada yaşamını yitirenlerden bazılarının karı-koca çift oldukları öğrenildi.

  • Kadın ambulans sürücüsünün eğitiminden geçiyorlar

    Malatya İl Ambulans Servisi Komuta Kontrol Merkezi’nde görev yapan Ferhan Dumlupınar, ambulans sürücülerine doğru araç kullanma tekniklerini öğretiyor.

    2 çocuk annesi Ferhan Dumlupınar (34) 16 yıldır Sağlık Bakanlığı bünyesinde ambulans sürücüsü ve ambulans sürücü eğitmeni olarak hizmet veriyor.

    Bir kadın olarak mesleğini severek yaptığını söyleyen Dumlupınar, bir acil görev esnasında kendisini ambulans kullanırken gören bir vatandaşın 112’yi arayıp şikayet ettiğini ifade etti. 14 sene önce aldığı hizmet içi eğitim sonrasında kendisinden ambulans kullanmasının istendiğini ve bu şekilde sürücü koltuğuna oturduğunu belirten Dumlupınar, “Daha önce Elazığ’da görev yapıyordum. 5-6 yıldır da Malatya İl Ambulans Servisi’ndeyim. 14 sene önce hizmet içi eğitim aldım ve o eğitimden sonra bizden ambulans kullanmamızı istediler. Zaten bir okuldan mezun olduğumuzda ambulansı kullanabilir durumda mezun olduk. O yüzden 1 ay sonra ambulans kullanmaya başladık. Bakanlığımızın düzenlemiş olduğu bir modül eğitim var,ambulans sürüş eğitimi diye. Bu eğitimi bizim çalışanlarımızın hepsi almak ve başarıyla tamamlamak zorundalar. Bakanlığımızın yaptığı bu eğitimler çerçevesinde de ben bir eğitmen olarak görev yapıyorum. Hatta bir bayan arkadaşımız daha var benim gibi” diye konuştu.

    “Bayanların yapamayacağı bir şey yoktur”

    Kadın ambulans sürücüsü olmanın bazı zorluklarının olduğunu da kaydeden Dumlupınar, “Bir bayan sürücü olarak toplumun bakış açısı ve trafikteki durumla uğraşmak kolay değil. İşimiz adrenalinli bir iş. Trafikte yol kat edebilmek normalde bile zorken bunu en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Bir bayan olarak da tabi ki ilk etapta zorlanabiliyoruz. Hatta toplumun bakış açısı farklı olabiliyor. E tabi bunu öğrenecekler. Bayanların yapamayacağı bir şey yoktur bana göre. Ben de arkadaşlarıma örnek olmaya çalıştım, bundan sonrada olmaya çalışacağım inşallah” dedi.

    “Normalde bayanın kullanmaması lazım şeklinde şikayet almıştık”

    Dumlupınar, yaşadığı ilginç bir olayı da paylaşarak, “Yakın bir zamanda yaşadığım bir olay var. Bir vakaya çıkmıştım. Daha sonra 112 Komuta Kontrol Merkezi’mize bir şikayet almıştık. ‘Ambulansı bayan kullanıyor. Normalde bayanın kullanmaması lazım’ şeklinde şikayet almıştık. Tabi bunlar beklediğimiz şeyler. Biz bunlara tabi gülüp geçiyoruz. Alışmalarınız bekliyoruz en azından. Kendi adıma konuşacak olursam ben trafikte hiç zorlanmıyorum. Bazen hasta taşıdığım zaman hasta yakınlarını da almak zorundayız. Hasta yakını yanımıza oturduğunda ‘daha hızlı git’ diyebiliyor. Bütün şoförlerimize yapıyorlar bunu aslında. İşimiz sadece araç kullanmak değil, başlı başına bir iş” ifadelerini kullandı.

    “Eğitmenlerimiz ‘illaki yapacaksınız’ diye değil, paylaşarak öğretiyorlar”

    18 yıldır ambulans sürücülüğü yapan ve Ferhan Dumlupınar’ın sürücü eğitimlerine katılan Erdal Ünal ise sevgiyle bütün zorlukları aştıklarını söyledi. Ünal, “Can kurtarmak için canımızı hiçe saydığımız oluyor bazen. Sevgiyle her zorluğu aşıyoruz. Bu da eğitmenlerimizin bize verdiği güzelliklerdir. Eğitmenlerimiz ‘illaki yapacaksınız’ diye değil, paylaşarak öğretiyorlar” diye konuştu.