Etiket: Suriye’nin

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda hemfikiriz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapılan görüşmede Irak ve Suriye’deki gelişmeleri ele aldıklarını kaydederek, “Gerek Irak’ın gerekse Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda hemfikiriz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ikili ziyaretler gerçekleştirmek için Ankara’ya gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen görüşmeye ilişkin bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye-Rusya arasındaki ikili ilişkilerimiz ve bunun yanında bölgesel gelişmeleri değerlendirme fırsatını, ilgili arkadaşlarımız kendi aralarında çalışarak, daha sonra heyetler arasına tüm bunları getirerek bu fırsatı yakaladık. Bu yıl içerisinde değerli dostum ile 5. kez bir araya geliyoruz. Gündemimizdeki konular hakkında da sık sık telefonla istişare fırsatlarını yakalıyoruz. Bunlar Türkiye ve Rusya Federasyonu arasında bu güne kadar olmamış durumlardı. Bakanlarımız ile Rus mevkidaşları sürekli ilişkilerini sürdürüyorlar. Ortak gayretlerimiz neticesinde iki ülke arasındaki münasebetlerin güçlenerek devam ediyor olması bizler için memnuniyet verici. Önümüzdeki dönemde bunu çok daha geliştirerek devam ettireceğiz. Bu kararlılık her iki tarafta da var. Üst Düzey İşbirliği Konseyi’nin 7. toplantısının ve konsey çatısı altında siyasi, ekonomik, kültürel, toplumsal faaliyetlerin hazırlıklarına şimdiden başlanması konusunda mutabık kaldık. İki ülke olarak konsey toplantılarımıza büyük önem veriyoruz. Önümüzdeki yıl konsey toplantısı vesilesiyle Sayın Putin’i ülkemizde ağırlayacağız” diye konuştu.

    “Ekonomi ve ticaret, ikili ilişkilerimizin belkemiği” diyen Erdoğan, “Biraz önce bazı istisnalar noktasında bunların da giderilmesi hususunda bakan arkadaşlarımız birbirleriyle bu konuları ele aldılar. İkili ticaret hacmimizde bu yılın ilk 7 ayında yakalan yüzde 22 artıştan memnunuz. Keza bu sene Rus turist sayısı geçtiğimiz yıla oranla çok ciddi artış kaydetmiştir. Tüm ekonomik rakamları daha da yükseltebileceğimiz konusunda hemfikiriz. Daha önce 100 milyar dolar gibi bir hedef belirlemiştik. Temennimiz odur ki bu hedefe ulaşacağız. Önümüzdeki ay düzenlenmesi planlanan Karma Ekonomik Komisyon toplantısında ikili ekonomik ilişkilerimizin kritik konuları neticeye bağlayacağını umuyorum. İkili ilişkilerimizde önemli yere sahip alanlardan biri de enerjidir. Türk Akımı ve Akkuyu Nükleer Santrali Projeleri şu an devam ediyor. Bunların süratle hayata geçirilmesine önem veriyoruz. Bugün ki görüşmemizde bazı aksamaların olduğunu gördük ve bunları da süratle telafi edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Irak ve Suriye’deki gelişmeleri de ele aldıklarını kaydeden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Gerek Irak’ın gerekse Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda hemfikiriz. Son dönemde maalesef bölgemiz çok daha kırılgan hale geliyor. Referandumun Irak Anayasası ve uluslararası hukuk bakımından hiçbir meşruiyeti yoktur. Maalesef bölgesel yönetim tüm ikazlara rağmen referandumu düzenlemekle çok büyük bir yanlış yapmıştır. Kişisel, kısa vadeli çıkarlar uğruna hiç kimsenin bölgemizi ateşe atmaya, gerilimi tırmandırmaya hakkı yoktur. Mevcut tablo karşısında ülkemizin bazı önlemleri hayata geçireceği hususunu dünya kamuoyuyla paylaştık. Referandum sonrası hassas dönemde özellikle Irak Bölgesel Yönetiminin daha vahim hatalar yapmasının önüne geçmemiz gerekiyor. Uluslararası toplumun Irak’ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinden yana tavır alması büyük önem arz ediyor. Değerli dostum Putin ile bugün ki görüşmemizde Suriye’ye ilişkin güncel gelişmeleri ve bilhassa son Astana toplantısının sonuçlarını ele aldık. Bu kapsamda, İdlib çatışmasızlık bölgesine işlerlik kazandırılmasına yönelik çalışmalarımızın seyrini bundan sonraki süreçte de ilgili arkadaşlarımızın bu işi çok daha yoğun şekilde sürdürmelerini karar bağladık. Astana toplantılarının ateşkes rejimini güçlendirici niteliğinden ve bu yönüyle Cenevre’de Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda sürdürülen siyasi sürece katkılarından memnuniyet duyuyoruz. Bir süredir Astana toplantıları gündeminde olan güven arttırıcı önlemler konusuna daha fazla odaklanmanın gereği hususunda mutabık kaldık. Türkiye ve Rusya olarak Suriye itilafının siyasi yoldan çözümüne yönelik ortak irade ve yakın iş birliğimizi sürdürme konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik. Değerli dostum Putin ile bugün gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin her açıdan verimli geçtiğine inanıyorum ve bundan sonraki süreci ilgili arkadaşlarımız ve bizler daha sık gerek telefon diplomasisi, gerek özel temsilcilerimiz vasıtasıyla sürdürmekte kararlıyız.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Suriye’nin kuzeyinde devlet kurulmasına asla müsaade etmeyiz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Suriye’nin kuzeyinde PYD bir gayretin içindeler, Akçakale’den sesleniyorum. Yanınızda kim olursa olsun, arkanızda kim olursa olsun, bilesiniz ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti silahlı kuvvetleriyle, bütün imkanlarıyla Kuzey Suriye’de bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyecektir” dedi.

    Şanlıurfa’da ilçe ziyaretlerini sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye sınırındaki Akçakale ilçesinde vatandaşlara seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizleri başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek ramazanın son biliyorsunuz son iki günündeyiz. Pazar günü ise Ramazan Bayramı ile müşerref olacağız. Şimdiden bayramınızı tebrik ediyorum. Sizleri 16 Nisan referandumunda ortaya koyduğunuz yüksek performanstan, Türkiye’nin üçüncü ilçesi olarak bize verdiğiniz destekten dolayı sizleri tebrik ediyorum. Akçakale yüzde 95’in üzerinde Evet demek suretiyle Türkiye’de bir çok şeyi yıktı. Siz bizi sevdiniz, biz de sizi seviyoruz. İnşallah sizlere layık olmaya çalışacağız” şeklinde konuştu.

    “Avrupa bin Suriyeliyi kabul etmezken Türkiye 2 milyona kapılarını açtı”

    Mültecilerin kabul etmeyen Avrupa’yı eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu unutmayın, özellikle terörle mücadelede inşallah sizin bu duruşunuz var ya, evelallah bu terörü gömeceğiz. Akçakale şu ana kadar ortaya koyduğu bu duruşuyla, tam bir ensar olduğunu ortaya koydu. Suriyelilere ensar oldunuz. Nüfusunuzdan fazla Suriyeli olduğunu biliyorum. Gönlünüzü, kucağınızı açtınız, çorbanızı onlarla paylaştınız. Batı bin kişiyi misafir edemezken Türkiye 2 milyona kapısını açtı. Şu ana kadar yaptığımız harcamalar 30 milyar dolara yaklaşıyor. Avrupa verdiği sözü tutmadı ama biz buna rağmen yolumuza devam ettik. Biz şuna inandık, veren el alan elden hayırlıdır” ifadelerine kullandı.

    2Suriye’nin kuzeyinde devlet kurulmasına asla müsaade etmeyiz”

    Suriye’nin kuzeyinde herhangi bir devletin kurulmasına müsaade etmeyeceklerini belirten Erdoğan, “Biz bölücü olmayacağız. Arapmış, Kürtmüş, Türkmüş bu ayrımı yapmayacağız ve 80 milyonu kucaklayacağız. Çünkü biz yaratılanı Yaradan’dan dolayı sevdik. Bizim Rabiamız var mı. Peki Rabiamızda ne var, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bu vatanı bölmek isteyenlere buraları dar ederiz, mezar ederiz. İşte Kandil, işte Tendürek, işte Cudi, işte Gabar, işte Besler Deresi, buralarda mücadeleler ortada. Şehitlerimiz olmuyor mu, oluyor ama bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Hüküm ortada, kesinlikle Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin, onlar diridirler ve aramızdalar. Türkiye’den başka devletimiz yok. Paralel devletiymiş, şu devletiymiş, bu devletiymiş, bunları asla tanımayız. Terör devleti, buna müsaade etmedik, etmeyeceğiz ve gereği neyse yaparız.

    Suriye’nin kuzeyinde PYD bir gayretin içindeler, Akçakale’den sesleniyorum. Yanınızda kim olursa olsun, arkanızda kim olursa olsun, bilesiniz ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti silahlı kuvvetleriyle, bütün imkanlarıyla Kuzey Suriye’de bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyecektir. Bunu biz Amerika’ya da söyledik, diğer ülkelere de söyledik. Böyle bir şeye lütfen asla fırsat vermeyin. Verirseniz oradaki mücadele farklı olur ve sizler terör devletleriyle anılırsınız. Bu konuyla ilgili mücadelemizi de sürdüreceğiz” diye konuştu.

  • Suriye’nin yaktığı yüzler Antalya’da gülüyor

    Suriye’deki iç savaşta evlerine atılan bomba sonucu çıkan yangınlarda vücutları yanan, bazı uzuvları kesilen 2’si bebek 6 çocuğun tedavisi Antalya’da sürüyor.

    Suriye’de 6 yıldır devam eden iç savaşta ebeveynlerin yanı sıra çocuk ve bebekler de zarar gördü. Vücutlarının büyük bölümünde ağır yanıklar ve uzuv kaybıyla savaştan kaçan çocuklardan 6’sı gönüllülerin yardımıyla sınırdaki zor koşullardan alınarak Antalya’ya getirildi. Sarısu Mahallesi’nde, Beşiktaş Futbol Kulübü yöneticilerinin desteğiyle bir daireye yerleştirilen çocukların tedavisine Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından başlandı.

    Anne ve babasını kaybeden 10 aylık Abdo Baco, Hatice Şeyh (1), Ayşe Sellum (6), Abdusselam Al-Nasır (8), Kenan Nasır (8), Emine İsmail (9), yerleştirildikleri evde diğer Suriyeli ailelerle yaşamaya başladı. Çocukların kiminin yüzünün kulaklarına kadar yandığı, kiminin ise el ve ayak parmakları yanık nedeniyle kesildiği görüldü. Göz kapakları ve dudaklarında erime bulunan çocukların en büyük sıkıntılarından biri ise yanık kıyafetlerinin olmaması. İki ayağı kesilen minik Abdo’nun ise hiçbir şeyden habersiz biberonundan süt içmesi herkesi duygulandırdı.

    Aslen Ankara’da reklamcı olan ve hayırsever dernekleri aracılığıyla tanıştığı çocuklarda ayrılamayan gönüllü Yaşar Kocadağ, Antalya’da 6 çocuğa yardımcı oluyor. Çocukların tamamının savaş mağduru olduğunu dile getiren Kocadağ, 1 çocuğa destek olmak amacıyla çıktıkları yollarda 200’e yakın çocuğa ulaştıklarını söyledi.

    32 Suriye’li çocuğu şuan ameliyat ettirdiklerini kaydeden Kocadağ, “Bundan öncede 50 çocuğumuzun tedavisini yaptırdık. Abdo, 10 aylık ve iki ayağını kaybetti. 8 ay yoğun bakımda kaldı. Ablasını kaybettik. Annesi Suriye’de Türkiye’ye gelmeye çalışıyor. Abdo’nun yağını uzatmaya çalışıyoruz. Emine’nin de göz kapakları yoktu ve yapıldı. Eli dudağı ve kulakları için çalışma yapıyoruz. Ayşe’nin durumu en ağır çocuklardan biriydi. Ayşe’nin ellerini kurtardık, küçük kaş ekimi yapıldı. Bu kaş ekimi çocuklarımız için çok önemli çünkü hayata küsmüş durumdalar. İyileşebileceklerine dair umutları yoktu. Prof. Dr. Ömer Özkan hocamız çocuklarımıza saç ve kaş ekimi yapıyor moral olsun diye” dedi.

    “Beşiktaş desteği”

    Kocadağ “Abdusselam’ın enfeksiyon vücudunu sarmıştı. Eli için çok operasyon yapıldı tendon nakli yapılacak. Kenan ve Hatice yanık ameliyatlarını başarıyla oldu. Bu çocuklarımıza sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bu daireyi Beşiktaş Futbol Kulübü yöneticileri dayadı döşedi. Burası bir imece projesi” ifadelerini kaydetti.

    “Antalya’yı seçtiler”

    Çocukları parka çıkardıkları zaman ön yargılı kişilerin bakışlarından rahatsız olduklarını ifade eden Kocadal, “Abdo’nun annesinin Türkiye’ye getirilmesi için yardım istiyoruz. Ayrıca çocuklarımız için prosedür ve fizik tedavi sıkıntısı yaşıyoruz. Çocuklara en iyi sağlık hizmetini sağlayacağı için Antalya’yı seçtik. Prof. Dr. Ömer Özkan hocamızda karar kıldık. Bir ameliyat bedeline, 5 çocuğumuzu başarıyla ameliyat yaptı. Kısa sürede çocuklarımız iyileşti” ifadelerine yer verdi.

  • Numan Kurtulmuş: “Suriye’nin kuzeyinde bir PYD devleti oluşmasına karşıyız”

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş Kardelen TV’de katıldığı programda önemli açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, “Suriye’nin kuzeyinde bir PYD devleti oluşmasına karşıyız” dedi.

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Kardelen TV’deki Gündem Özel programında İHA Erzurum Bölge Müdürü Ayhan Türkez ve Gazeteci Esat Bindesen’in sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, referanduma ilişkin kararsız seçmenin ‘evet’e döndüğünü belirtti.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gaflarına ilişkin soruya, Kurtulmuş, “Bir sürü gaf yapıyorlar bunlar. Neresini düzelteceksiniz. O kadar taktik icabı işler yapıyorlar ki; sırıtıyor” cevabını verdi.

    “28 Şubat’a alkış tutarken neredeydiniz?”

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun Necmettin Erbakan’ın ölüm yıldönümüne gitmesini eleştiren Numan Kurtulmuş, “Rahmetli Erbakan’ın ölüm yıldönümünde gidiyorlar onlarla yan yana oturuyorlar. Yani insanın biraz samimi olması gerek. 28 Şubat’ta rahmetli Erbakan hocaya o kadar eziyet çektirilirken, Cumhuriyet Halk Partililer o günkü CHP zihniyetini temsil eden siyasi partiler, parlamentoda başörtülü bir milletvekiline dahi tahammül edemeyip, koro halinde ‘bunları dışarı atın’ derken, CHP zihniyeti, 28 Şubat’a bir yerde alkış tutarken neredeydiniz kardeşim?” dedi.

    “Milletin camisi ile mescidi ile irtibatı olmayan cumhurbaşkanı olamayacaktır”

    Yeni anayasa değişikliğine ilişkin konuşan Numan Kurtulmuş, “Bugünkü siyasi tablo içerisinde AK Parti’nin tek başına iktidar elde etme zorluğu yok. Allah’ın izniyle yarın seçim olsa yine aynı sonuç ortaya çıkar. Bir de, siyaseti yalnızca siyasi aktörler belirlemez. Siyaseti toplumun sosyolojisi belirler. Cumhurbaşkanını halk seçtiği sürece; bu ülkenin çarşısından pazarından geçmeyen, bu milletin türküsünü şarkısını söylemeyen, bu milletin camisi ile mescidi ile irtibatı olmayan bu milletin tarihi ve kültürü ilgisi olmayan hiç kimse cumhurbaşkanı olamayacaktır. Bu hoşumuza gitsin diye söylediğimiz bir şey değil. Sosyoloji böyle. Sosyoloji böyle akıyor. Siyasetin sosyolojisi de böyle gidiyor. Bizim herhangi bir şekilde toplumun büyük bir kesiminden onay almak gibi bir derdimiz yok. Ama biz bir taraftan da sistemin tıkandığı noktaları görüyoruz. Hala darbeler oluyor, hala darbe ihtimalleri var. Hala ekonomik kriz ihtimalleri var. Hala cumhurbaşkanı ile başbakanın kavga etme ihtimali var. Hala çok büyük oranda azalmış olmasına rağmen vesayet odaklarının yeniden hortlama ihtimali var. Tüm bunları ortadan kaldırabilmek ve bunların hiçbirine imkân tanımayacak yen bir model olması lazım” ifadelerini kullandı.

    “Biz istiyoruz ki kilitlenen sistemi millet çözsün”

    Yeni sistemde yaşanacak sorunu milletin çözeceğine işaret eden Kurtulmuş, “Örnek olsun diye söylüyorum. Parlamento ile cumhurbaşkanı kilitlendi. Hükümet ile parlamento kilitlendi. Olur mu olur. 1980 darbesi döneminde 124 turda Türkiye cumhuriyeti parlamentosu cumhurbaşkanını seçemedi. Kilitlendiğinde kim çözsün. Şimdiye kadar ne zaman kilitlense, asker kafayı çıkarmış ’ben buradayım’ dedi. Birileri de askeri arkasından itmiş, darbeler olmuş. Olağanüstü dönemler olmuş. Muhtıralar olmuş. Şimdi diyoruz ki; kilitlendiğinde kardeşim bu sistemi millet çözsün. Cumhurbaşkanı kilitlendiğinde seçime götürsün kendi cumhurbaşkanlığı da düşecek. Parlamento seçime götürsün götüren parlamentonun milletvekillikleri de düşecek. Şimdi bu sistemle yalnızca milletin hakem ve hakim olduğu bir sistem inşa edelim. Bu bir sistem meselesidir. Bu darbe savar maddelerimizden birisidir” dedi.

    Rakka operasyonu

    Terörü maşa olarak kullanan ABD, Rusya ve İran’ın maşalar üzerinden bir bölge kuramayacağını belirten Numan Kurtulmuş, “Türkiye’nin tavrı çok açıktır. Suriye’nin bütün şehirleri o şehrin o bölgenin insanlarının oluşturduğu muktedir güçler ve uluslararası koalisyon ile birlikte hareket edilerek geri alınmalıdır. Örneklerini verdik Cerablus ve El Bab. Cerablus’ta muktedir muhalifle birlikte operasyon yaptı TSK ve örnek olduk. Hala Musul operasyonu bitmedi. Hala Rakka’ya operasyon başlamadı. Herkes kararsız bir şekilde ortada dolaşıyor. Ama bizim tespitimiz şudur; Rakka Rakkalılar’ın, Musul Musullular’ın, El Bab El Bablılar’ın Oradaki etnik yapıyı, oradaki mezhebi yapıyı değiştirmeyelim. Onun için orada operasyon yapalım terör örgütünden temizleyelim halkı getirelim oraya yerleşsin. 45 bin Arap geldi Cerablus’a şimdi orada yaşıyor. Aynı şeyi Rakka için yapalım, aynı şeyi Musul için yapalım. Şimdi Musul’u DEAŞ’tan alalım ama Musul’u Haşdi Şabi gelsin, PYD gelsin Musul’da birisi etnik temizlik diğeri mezhebi temizlik yapsın. Böyle bir şey olmaz. Bu Suriye ya da Irak’ın barışına katkıda bulunmaz. İkinci olarak diyoruz ki; terör örgütleri arasında ayrım yapmayın. ‘DEAŞ kötüdür PYD iyidir’ demeyin veya ‘PYD iyidir DEAŞ kötüdür’ demeyin. Bütün terör örgütleri vekalet savaşlarının maşalarıdır; hepsi insanlık düşmanıdır. Dolayısıyla kırın atın şu maşalarınızı. Bu maşalarınız üzerinden meşru bir bölge kuramazsınız. Amerikalılara, Ruslara, İranlılar’a bunu anlatmaya çalışıyoruz. Kapalı kapılar ardında her ülkeye ayrı şeyler söylemiyoruz. Herkese aynı şeyi söylüyoruz” şeklinde konuştu.

    Kurtulmuş, “Türkiye’nin söylediği üçüncü mesele ise; Suriye’nin kuzeyinde Kürt kardeşlerimizin varlığından rahatsız değiliz biz. Kürtler, Türkler, Ezidiler, Sünniler, Aleviler hepsi orada asırlardır beraber yaşadılar. Ama hiç kimse kalkıp orada yaşayan Araplar’ı Türkmenler’i yerinden atmaya kalkmasın. Biz Suriye’nin kuzeyinde bir PYD devleti oluşmasına karşıyız yoksa Kürt kardeşlerimiz o bölgenin asli unsurları olarak oradalar ve inşallah kıyamete kadar barış içinde olacaklar” dedi.

    “Vekalet savaşları yaşanıyor”

    Bölgede vekalet savaşlarının yaşandığını kaydeden Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Vekalet savaşları şudur; kendisi savaşmıyor bir maşa kullanıyor vekilleri üzerinden savaşıyor. Yani bir terör örgütünü kullanıyor. Bunun sonu var bir gün eğer onlar devam ederse Amerika ve Rusya savaşma noktasına gelir diye dediğimi hatırlıyorum. Şimdi o noktaya geldiler. Niye şimdi Amerika ve Rusya genelkurmay başkanları oturup konuşma ihtiyacı hissediyor? Çünkü hepsinin uçakları havada dolaşıyor, sahada güçleri var Artık vekalet savaşları üzerinden belli bir noktaya gelindi” sözlerini kullandı.

  • Suriye’nin kuzeyinde faaliyet gösteren beş muhalif grup birleşti

    Suriye’nin kuzeyinde faaliyet gösteren beş rejim muhalifi silahlı grup birleşme kararı aldığını belirten bir bildiri yayınladı.

    Şam’ı Kurtarma Harekâtı adı altında güçlerini birleştirme karar alan grupların Şam Şahinleri Tugayları (Elviyet Sugur El Şam), Ceyş El Mücahidin, İslam Ordusu (Ceyş El İslam), Mücahitler Ordusu (Ceyş El Müchidîn), Şam Cephesi Birliği, Emredildiğin gibi dosdoğru ol birliği “Festegim Kema Umirt” olduğu öğrenildi.

    Yayınladıkları bildirinin üzerinde logoları bulunan beş silahlı muhalif grup ortak bildiride, “Âlimlerin çağrılarına cevap olarak, devrimin hedeflerini gerçekleştirmek için halkımızı korumak için, legal devrimci gruplar olarak güçlerimizi birleştirme kararı aldık” ifadelerine yer verdi.