Etiket: Suriyeliye

  • ’Türk’ün Suriyeli’ye intikamı’ paylaşımına gözaltı

    İzmir’de Şafak ismini kullanan Hasan K. isimli ayakkabı ustası, işe geç kalan Suriyeli çalışanının üzerine basarak çektiği fotoğrafı sosyal medya hesabından “Türk’ün Suriyeliye intikamı” notuyla paylaşınca polisler tarafından gözaltına alındı.

    İzmir Ayakkabıcılar Sitesinde ayakkabı ustalığı yapan kendisini Şafak ismiyle tanıtan Hasan K. işe geç kalan Suriyeli çalışanının üzerine basarak çektiği fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaştı. “Türk’ün Suriyeliye intikamı” notuyla paylaştığı fotoğrafa yazılan bir yoruma ise “Sabah işe geç kalmanın cezasını kestim” şeklinde yanıt veren Hasan K.’ye tepkiler artınca harekete geçen İzmir Emniyeti, düzenlediği operasyonla 6145 sokaktaki işyerinde kıskıvrak yakaladı.

    Şaka yapmak istemiş

    Bir gazetecinin “Neden yaptın?” sorusuna “Sana mı soracağım lan çakal” diye yanıtlayan Hasan K. ifadesi alınmak üzere Işıkkent Polis Merkezine getirildi. Hasan K.’nın polisteki ilk ifadesinde şaka yapmak için o fotoğrafı çektiğini ve paylaştığını söylediği belirtildi.

    Bu tür olayların esnafı üzdüğünü söyleyen İzmir Ayakkabıcılar Sitesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Kavlak, “Bu tür haberlerle anılmak istemiyoruz. Bizim esnafımızın hepsi duyarlı ve insancıldır, hepsi ekmeğinin peşindedir. Bu hareketleri tasvip etmiyoruz. Böyle davranan esnaflar varsa da ben uyarmak istiyorum. Hepsi devlete hesap verir” dedi.

  • Kampta kalan 5 bin 500 Suriyeliye Kuran-ı Kerim dağıtıldı

    Türkiye Diyanet Vakfı ve Diyanet İşleri Başkanlığının birlikte organize ettiği “her çadıra bir Kuran-ı Kerim” projesi kapsamında, Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesindeki Süleyman Şah Konaklama Tesislerinde yaşayan 5 bin 500 Suriyeliye Kuran-ı Kerim dağıtıldı.

    Suriye’de yaşanan iç savaş dolayısıyla Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesine gelerek Süleyman Şah Konaklama Tesislerinde barınan Suriyeli mültecilere yönelik sosyal, kültürel ve dini çalışmalar devam ederken, Diyanet Vakfı ve Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri tarafından her çadıra bir Kuran-ı Kerim hediye edildi.

    Yapılan proje ve dağıtılan Kuran-ı Kerim ile ilgili olarak bir açıklama yapan Şanlıurfa İl Müftüsü İhsan Açık, “Her eve Kuran-ı Kerim projesi kapsamında Türkiye Diyanet Vakfı ve Diyanet İşleri Başkanlığı olarak buradayız. Her çadıra bir Kuran-ı Kerim hediye edeceğiz. Akçakale’deki çadır kentte 5 bin 500 çadır var. Biz de 5 bin 500 çadıra Kuran-ı Kerim hediye edeceğiz. Bundan sonra Suruç Kampımıza da giderek oradaki her çadıra yine bir Kuran-ı Kerim hediye edeceğiz. Hedefimiz, yüreğinde, gönlünde Kuran olup da okuyamayan, evinde Kuranı olmayan kardeşlerimize Kuranı ulaştırmak” dedi.

    Çadır kentteki Kuran-ı Kerim dağıtımına İl Müftüsü İhsan Açık’la birlikte Türkiye Diyanet Vakfı Proje Koordinatörü Ali Güner, Ahmet Hamdi Yeneroğlu, Süleyman Şah Konaklama Tesisi Müdürü Hüseyin Ortaç ve Diyanet İşleri Başkanlığı görevlileri katıldı.

  • (Özel Haber) Suriyeliden Suriyeliye 4 milyon dolarlık vurgun iddiası

    Ülkelerindeki savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeliler, Mersin’de kendi vatandaşları tarafından yapılan akıl almaz bir dolandırıcılıkla yaklaşık 4 milyon dolar kaybetti. Mersin’de bir Suriyeli tarafından kurulan hisse yatırım şirketine para yatıran yüzlerce Suriyeli, şirket sahibinin paralarla birlikte ortadan kaybolmasıyla ev kiralarını bile ödeyemez duruma düştüler.

    İddiaya göre, Mersin’in merkez Mezitli ilçesinde bir süre önce yatırım şirketi kuran Suriyeli Saddıq H. isimli şahıs, ülkelerindeki savaştan kaçarak Mersin’e gelen Suriyelilere, şirkete yatırdıkları para kadar her ay yüzde 10 oranında kar payı vermeyi vadetti. Ellerindeki tüm birikimlerini ve mal varlıklarını satarak şirkete bir sözleşme karşılığında yatıran Suriyeliler, ilk aylarda düzenli olarak yüzde 10 paylarını aldı. Suriyeliler arasında giderek yayılan ve akraba, eş, dost birbirlerine önerilen sisteme dahil olan Suriyeli sayısı her geçen gün arttı. Kimisi evini, arabasını, kimisini eşinin altınlarını satarak, kimisi de elindeki tüm birikimi olan ve en düşüğü 10 bin dolardan başlayıp 250 bin dolara kadar çıkan paralarını söz konusu şirkete yatıran Suriyeliler, 14 Temmuz 2016 tarihinde şirket sahibi Saddıq H.’nin, şirket merkezi ve şubelerini boşaltarak ortadan kaybolmasıyla neye uğradıklarını şaşırdılar. İddia edilen vurgunla yurt dışından katılanlar da dahil 200’ün üzerinde Suriyelinin yaklaşık 4 milyon dolarını kaybettiği ortaya çıktı.

    Bugün sabah saatlerinde şirketin Mezitli ilçesindeki boşaltılan şubesi önünde toplanan bir grup Suriyeli, avukatları ile birlikte açıklama yaparak, kendi vatandaşları tarafından dolandırıldıklarını ve perişan olduklarını belirtip, Türk hükümeti ve adaletinden yardım istediler.

    “Hemşehrilerine inanan yüzlerce insan mağdur oldu”

    Burada, dolandırılan Suriyelilerin tercümanlığını yapan kendisi de Suriyeli asıllı Selim Kuveka, İHA’ya yaptığı açıklamada, Mersin’de yaşayan Suriyelilerin, kendi hemşehrileri olduğu için şirket sahibi Saddıq H.’ye inandıklarını, bu insanın garibanlara yardımcı olacağını düşündüklerini söyledi. Kuveka, “Bu insan, ‘kimin parası varsa getirin çalıştıralım. Burada ticaret yapacağız. Bizim yurt dışında da ticaretimiz var. Güzel paralar kazanıyoruz’ diyerek insanları kandırıp, üç-beş ay ödemeler yaptı. Herkese düzenli bir şekilde ödüyordu. Herkes ona inandı. İnananlar Suriye’deki akrabalarına da haber vermeye başladılar. Kimi evini sattı, kimi eşinin altınlarını sattı, kimi Suudi Arabistan’da çalışan akrabalarından aldıkları paraları yatırdı. Yüzlerce insan bu şekilde mağdur oldu” dedi.

    Kuveka: “Türk hükümetinden yardım istiyoruz”

    Mağdur olan Suriyeliler adına konuştuğunu belirten Kuveka, Türk hükümetinden sorunun çözümü için yardım istedi. Konuşmasında, “Bu sorunun çözülmesini istiyorum” diyen Kuveka, şöyle devam etti:

    “Türk hükümetinin bu işe el atması lazım. Gerçekten şu anda benim tanıdığım 150 aile var mağdur durumda, ev kirasını ödeyemiyor, aç yatıyorlar. Kimin kapısını çalacaklar? Kendi paralarıyla rezil oldular. Bu da hemşehrileri olur. Ne yapacaklarını şaşırdılar. Şu anda burada bulunan insanların bazıları 10 kişiyi temsil ediyorlar ve benim duyduğum kadarıyla 3-4 milyon dolar kayıpları var. Bu bizim bildiğimiz, sadece Mersin’deki rakam. Şu anda bu insanların çoğu mağdur, 5-6 aydır ‘bugün, yarın’ denilerek oyalanıyorlar. Buradan yok oldular, kayboldular. Nerede saklandıklarını kimse bilmiyor. Türk hükümetimizden adaletin tecelli etmesini istiyoruz. Bir an önce bu sahtekarları yakalasınlar ve bu insanların mağduriyetini gidersinler.”

    Av. Gökalp: “200’ün üzerinde aileden sermaye için para temin etmiş”

    Dolandırılan Suriyelilerin avukatı Hibe Gökalp ise bunun Türkiye’de yaşanan ilk olay olmadığını, ancak bunun üzücü yanının, savaştan kaçan yabancı uyruklu insanların Mersin’de yine kendileri gibi yabancı uyruklu bir şahıs tarafından dolandırılmaları olduğunu söyledi. “Mağdur olan bir şahsın, mağdur olan diğer şahısları mağdur etmesi, bizim üzerinde durduğumuz konu” diyen Av. Gökalp, “Mersin’de Roots adında bir yatırım şirketi açılıyor. Bu şirketin kurucusu da Suriyeli ve Suriyelilere yardım adı altında, her ay yatırılan hissenin yüzde 10’u oranında kar vereceğini vadediyor ve bu şekilde 200’ün üzerinde aileden sermaye için para temin ediyor. Kimi altınlarını, kimi evini, kimi dükkanı satıyor, kimi elinde avucunda ne varsa savaştan kaçarken edindiği bütün mal varlığını getiriyor ve bu şirkete, her ay düzenli kar getireceği düşüncesiyle sözleşme karşılığında yatırıyor. Sözleşmeler de Arapçadır ve bu sözleşmelerde hakları yazılıyor. İnsanlar da buna güvenerek, herkes bir yatırım yapma niyetiyle inanıyor ve Mersin’deki bütün yakınlarıyla paralarını yatırıyorlar. Yaklaşık 4 ay boyunca kar elde ediyorlar. Kar elde edildikçe güven daha da artıyor ve şahısların sayısı da daha çok artıyor. Yaklaşık 2,5 milyon dolardan bahsediyoruz. Bu, bana başvuranların yatırdığı miktar. Şahıs ortadan kayboluyor ve insanlar dolandırıldıklarını anlıyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Çok zekice planlanmış bir dolandırıcılık söz konusu”

    Şirket kurucusunun bir süredir kayıp olduğunu ve hiçbir şekilde izine rastlanamadığını dile getiren Av. Gökalp, şu ana kadar kendisine yaklaşık 150 Suriyelinin başvurduğunu ve hepsinin de birbirleriyle akraba olduklarını ifade etti. Gökalp, “Şu anda hala dolandırıldığını anlamayan yüzlerce insan var. Biz bu konuyla alakalı Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nda suç duyusunda bulunup, Suriyelilerin yasal haklarını savunacağız. Konuyu adli yargıya intikal ettireceğiz. Bu konuyla alakalı diğer insanların mağdur olmamaları adına, çünkü ülkemizde milyonlarca Suriyeli vatandaş var ve buna inanmamaları, daha fazla insanın mağdur olmaması adına duyurmak istedik. Bize yaklaşık 150’nin üzerinde başvuru oldu ve hepsi birbirinin akrabası. Daha başvuru yapmayan, dolandırıldığını anlamayan da var. İşin ilginç yanı, yurt dışında olup da buna yatırım yapanlar da var. Yurt dışındakilerin birçoğu daha konuyu bilmiyor, bilenler ise vize alıp ülkeye giremedikleri için başvuru yapamıyorlar. Bu konuda ciddi bir mağduriyet söz konusu ve çok zekice planlanmış bir dolandırıcılık söz konusu” şeklinde konuştu.

  • Turkcell ‘Merhaba Umut’ uygulaması ile 1 ayda 130 bin Suriyeliye ulaştı

    Turkcell Akademi, hayata geçirdiği ‘Merhaba Umut’ mobil uygulaması ile sadece 1 ayda 130 bin aktif kullanıcıya ulaştı. Herkese açık ve ücretsiz olan uygulama kullanıcılarının yüzde 98’i tarafından tavsiye ediliyor.

    Turkcell Akademi, Suriyelilerin yeni hayatlarına daha kolay adapte olabilmeleri amacıyla geliştirdiği ‘Merhaba Umut’ uygulamasıyla sadece 1 ayda 130 bin aktif kullanıcıya ulaştı. Suriyeli göçmenlerle birlikte anadili Arapça olan ve Türkiye’de kısa ya da uzun süreli kalacak herkesin, Türkçe öğrenme, iletişim kurma ve bilgi edinme ihtiyaçlarını karşılamasını sağlayan uygulama; herkese açık ve ücretsiz. Uygulama Türkçe günlük konuşma dili, sesli çeviri, acil durumlar ve Türkiye’deki günlük yaşam için gerekli bilgilerin yanı sıra Arapça Çağrı Merkezi’ne kolay ulaşım özelliklerini barındırıyor.

    Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, Turkcell Akademi tarafından geliştirilen uygulama ile ilgili olarak “Bugüne dek attığımız her adımda sahip olduğumuz teknoloji gücünü toplum için faydaya dönüştürmeyi hedefledik. ‘Merhaba Umut’ projesini geliştirirken de bu idealle yola çıktık ve ülkemiz sınırları içerisine kısa ya da uzun süreli dahil olan bireylerin bizlerle birlikte yaşarken aynı koşullara sahip olmasını istedik. Yine odağımıza fırsat eşitliğini aldığımız projemizde amacımız, başta Suriyeliler olmak üzere ana dili Arapça olan göçmenlerin ülkemizde dil ve kültür olarak yabancılık çekmelerinin önüne geçmekti. Bunu sadece bir ay gibi kısa sürede 130 bin aktif kullanıcıya ulaşarak büyük oranda başardığımızı gururla söyleyebilirim. Bundan sonra da Suriyeli genç ve çocukların travmadan uzak, anlamlı bir yaşam şansı elde edebilmeleri için, içinde bulundukları uyum sürecinde teknolojimizle yanlarında olmaya devam edeceğiz” dedi.

    Hayati konularda mobil iletişim teknolojisinin çok kritik bir öneme sahip olduğunu belirten GSMA Genel Müdürü Mats Granryd “4,8 milyar kullanıcıyı birbirine bağlayan mobil iletişim sektörü dünyanın her yerinde hayatları iyileştirmek için büyük bir potansiyele sahip. Mülteciler bu nüfus içinde en kırılgan, yaşama koşulları en zorlu gruplar arasında. Mobil iletişim sektörü, mültecilerin ve insani krizlerden etkilenen tüm grupların aileleriyle iletişimde kalmalarında, hayati bilgilere ve kritik hizmetlere ulaşmalarda çok önemli bir rol üstleniyor. Turkcell gibi GSMA üyelerinin bu alanda üstlendiği liderliği takdir ediyoruz. Merhaba Umut gibi girişimler mültecilere ulaşmada mobil iletişim gücünün nasıl kullanılabileceğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    Kullanıcılarının yüzde 98’i tarafından tavsiye edilen ‘Merhaba Umut’ uygulamasının en çok Türkçe öğrenme ve iletişim kurma ihtiyaçlarına yardımcı olan ‘Türkçe Öğrenme’ ve ‘Sesli Çeviri’ özellikleri tercih ediliyor. ‘Türkçe Öğrenme’ bölümündeki sesli öğrenme kartları 72 milyon kez görüntülenirken, konuştuğunu anında çeviren ‘Sesli Çeviri’ özelliği ise 1,5 milyon kez kullanıldı.

    Merhaba Umut uygulamasındaki ‘Türkçe Öğrenme’ özelliği ile günlük hayatta en çok kullanılan kelime ve cümlelerin görsel ögelerle zenginleştirilmiş metinlerine, telaffuzuna ve Arapça anlamına ulaşılabiliyor. Mini testlerle öğrenme seviyesi ölçülebildiği gibi akıllı arama özelliğiyle de ihtiyaç duyulduğunda daha önce kullanılan tercümelere hızlıca ulaşmak mümkün oluyor. Uygulamanın en çok kullanılan özelliklerinden ‘Sesli Çeviri’, söylenen kelime ya da cümleyi anında hem sesli hem de yazılı olarak Arapça’dan Türkçe’ye, Türkçe’den Arapça’ya çeviriyor.

    ‘Faydalı Bilgiler’ bölümünde Türkiye’de günlük yaşamda ihtiyaç duyulan resmi işlemler, sağlık, eğitim, seyahat, barınma ve destek hizmetleri gibi birçok farklı konuda önemli bilgilere kolayca ulaşılabiliyor. ‘Yakınımdaki Yerler’ ile kullanıcıya en yakın resmi kurum, hastane, eczane, banka, cami, polis merkezi, otobüs durağı gibi önemli yerler isim, adres ve uzaklıklarına göre gösteriliyor ve harita üzerinden yol tarifi veriliyor. Uygulama ile Turkcell’in Arapça Çağrı Merkezi’ne tek tıkla ulaşmak mümkün oluyor. Turkcell mağazalarını ziyaret eden Suriyelilere ‘Merhaba Umut’ uygulamasının, ücretsiz ve tüm operatörlerin kullanıcılarına açık olduğu bilgisi verilerek, uygulama özellikleri anlatılıyor, akıllı telefonlarına indirilmesi sağlanıyor. Herhangi bir abonelik gerektirmeyen uygulama Apple AppStore ve Google Play Store üzerinden indirilebiliyor.

  • Cinayet Zanlısı Suriyeliye Müebbet

    Antalya’da, iki yıl önce patronunun eşi Rabia Doğan’ı boğarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan Suriyeli tarım işçisi Abdurrahman Ç., çıkarıldığı Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı. Karar duruşmasında, nitelikli kasten adam öldürmek suçundan Abdurrahman Ç’in müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.

    OLAYIN GEÇMİŞİ

    Olay, 22 Temmuz 2014 tarihinde akşam saat 20.00 sıralarında Alanya’nın Elikesik mahallesinde yaşandı. Mustafa Doğan, akşam saatlerinde markete ekmek almaya gitmiş, eve gelen Doğan eşini bulamamıştı.

    O sırada bahçede çalışan işçi Suriyeli Abdurrahman Ç.’ye eşinin nerede olduğunu soran Doğan, işçinin “Bilmiyorum” cevabı üzerine beraberinde işçisi Abdurrahman Ç., mahalle muhtarı Yusuf Boz ve komşularıyla çevrede aramaya başlamıştı.

    Rabia Doğan’ın evden çıktığını gören olmaması üzerine evin içinde arama yapılmış, yüklük diye tabir edilen bölümde Mustafa Doğan, eşinin cansız bedeni ile karşılaşmıştı. Bu sırada paniğe kapılan Abdurrahman Ç. kaçmak istemiş, ancak mahalle halkı tarafından yakalanmıştı.

    Olay yerine çağrılan ambulansla saat 23.00 sıralarında özel bir hastaneye götürülen Rabia Doğan’ın hayatını kaybettiği anlaşılmış, Doğan’ın cenazesi morga gönderilmişti.

    Cinayet şüphelisi Abdurrahman Ç. ise mahalle halkı tarafından jandarmaya teslim edildi. Mahalle sakinleri tarafından olay sonrası linç edilmek istenen Suriyeli zanlı, Alanya Devlet Hastanesindeki tedavisinin ardından adliyeye sevk edildi.