Etiket: Suriyelilerden

  • Türk Lirası’na Suriyelilerden destek

    Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeli işadamı ve gazeteciler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine başlatılan dolar bozdurma kampanyasına destek verdi. 3 gün önce başlayan kampanya kapsamında yaklaşık 1 milyon dolar, Türk Lirası’na çevrildi.

    Suriyeli İşadamları Derneği (SİAD) tarafından başlatılan kampanya, SİAD Başkanı Khaled Babli, Türkiye-Suriye Gazeteciler Çalışma Grubu Başkanı Arif Kurt, Gaziantep Büyükşehir belediye Başkanı Fatma Şahin’in yer aldığı basın toplantısı ile kamuoyuna açıklandı. Türk ve Suriyeli gazeteciler ile Suriyeli iş adamlarının da yer aldığı toplantıda konuşan Suriyeli İşadamları Derneği (SİAD) Başkanı Khaled Babli, 3 günde yaklaşık 1 milyon doları Türk Lirası’na çevirdiklerini kaydetti. Kampanyayı desteklemeye devam edeceklerini anlatan Babli, “Bizim derneğinin üyelerinin üretiminin yaklaşık yüzde 90’ı yurt dışına ihraç olduğu için bedeli dolar olarak geliyor. Bu yurt dışından gelen dolar yada diğer dövizi bu kampanya kapsamında TL’ye çeviriyoruz. Türkiye’nin bugüne kadar Suriye’ye verdiği destek nedeniyle, Türk kardeşlerimizin yanında durabilmek amacıyla bu kampanyaya destek vermek istedik. 3 gün içerisinde yaklaşık 1 milyon doları Türk lirasına çevirerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla başlayan kampanyaya katıldı. Doları Türk lirasına çevirmeye devam edeceğiz, tüm Türk, Suriyeli kardeşlerimize de bu konuda bizde çağrıda bulunmak istiyoruz” dedi.

    Suriyeli gazeteciler de kampanyaya katıldı

    Gaziantep Basın Cemiyeti Başkanı ve Türkiye-Suriye Gazeteciler Çalışma Grubu Başkanı Arif Kurt ise Suriyeli gazetecilerin de az da olsa döviz olan birikimini bozdurarak, kampanyaya destek verdiğini söyledi. Gazetecilerin hitap ettiği okuyucu kitlelerine kampanyayı özendiren haberler yaparak da destek vereceğini belirten Kurt, “Suriyeli gazeteci arkadaşlarımızın da küçük çaplı döviz düzeyinde birikimleri vardı. Onları Türk Lirası’na çevirerek, kampanyaya katıldılar. Ayrıca bütün arkadaşlarımız, kendi mecralarında okuyucu kitlelerine, kampanyayı anlatan haber ve köşe yazıları ile de destek vereceğini söylediler. Gösterdikleri duyarlılık nedeniyle Suriyeli meslektaşlarımıza teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Suriyelilere teşekkür

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise SİAD tarafından hazırlanan ve Türkçe, Arapça dillerde yazılan kampanyaya destek broşürünü de göstererek, Suriyeli iş adamı ve gazetecilere teşekkür etti.

    Şahin, doların yükselmesini FETÖ’nün darbe girişiminde başarılı olamamasının ardından ekonomik alanda yeni bir operasyon olarak niteledi. Türkiye’nin önceki oyunlarda olduğu gibi ekonomi alanındaki oyunu da bozacağını söyleyen Şahin, “15 Temmuz’u hayal edenlerin, ipi bir yerlerin ellerinde olan kuklaların tam bir hayal kırıklığına uğradığını, Cumhurbaşkanımızın kuvvetli liderliğinde ve bu milletin ferasetinde nasıl oyunların bozulduğuna, nasıl hesapların bozulduğuna tüm dünya şahit oldu. Darbenin peşinde olanlarda büyük bir hayal kırıklığına uğradılar. Yeniden B ve C planlarını, yani o gün ulaşmak istedikleri zayıf ve içine kapanık Türkiye’yi, o gün yapamadıklarını Gaziantep’te 2 patlamayla yapmaya çalıştılar. Bizim kardeşliğimize fay hattı oluşturmaya çalıştılar. Bu da tutmadı. Bu bombaların kardeşliğimize zarar vermeyeceğini net bir şekilde gösterdik.DEAŞ, PKK, PYD, FETÖ gibi tüm terör örgütlerine karşı sağlam bir duruş gösterdik. Bu planların en önemlilerinden bir tanesi de, en kuvvetli olduğumuz büyüme gücümüz ve ekonomik istikrarımızı baltalamak için başka büyük bir oyun sergilemeye çalıştılar. Ama zaten bunun olabilirliğine karşı Cumhurbaşkanımız ve başbakanımız liderliğinde, kabinemiz çok önemli tedbirleri almaya başlamıştı” dedi.

    Suriyelilerin 3 milyon TL tutarında doları Türk Lirasına çevirdiğini söyleyen Şahin, “Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine, O’na inanalar, sevenler, dolarlarını bozdurarak, yerli ve milli bir duruş sergiledi. Dolar bozdurma kampanyasına destek verdi. Sevindiğimiz nokta, Suriyeli kardeşlerimiz de 3 gün boyunca, Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine, tüm yürekleri yanımızda olduklarını gösterdi. Yaklaşık eski parayla 3 trilyon tutarında doları bozdurarak, Türk parasına çevirmiş olmaları da bizi memnun. Paranın miktarından daha önemli duruşu, niyeti ve kardeşliği bize gösteriyor. Bunu düşünen ve kampanyaya katkı veren herkesten Allah razı olsun. Safları sık tuttukça, iri oldukça, diri oldukça, bütün oyunlar bozulacak. Bütün karanlıklar aydınlığa dönecektir” diye konuştu.

    Toplantı, Belediye Başkanı Fatma Şahin, Çalışma Grubu Başkanı Arif Kurt, SİAD Başkanı Khaled Babli, Türkçe ve Arapça olarak hazırlanan kampanya broşürü ile hatıra fotoğrafı çektirmesinin ardından sona erdi.

  • Suriyelilerden 5 yılda 5 bin şirket

    Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilmesi de gündemde olan Suriyelilerin 2011 yılından bu yana kurduğu şirket sayısı 5 bine yaklaştı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre, 2011’de 11 milyon lira sermayeyle 81 şirket kuran Suriyeliler, aradan geçen 5,5 yılda, toplam 4 bin 963 şirket kurarken yaptıkları yatırım da 700 milyon lirayı aştı.

    Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak 2011 yılında Türkiye’ye sığınan 3 milyona yakın Suriyeli, yaklaşık 6 yıldır Türkiye’de yaşamlarını sürdürüyor. Bazı Suriyeliler daha iyi bir yaşam umuduyla Avrupa’ya göç ederken birçok Suriyeli de Türkiye’de 5 yılda 5 bine yakın şirket kurdu. Öyle ki Suriyelilerin kurduğu şirket sayısı, Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı sermayeli firmalar toplamının yüzde 10’una kadar yükseldi.

    Yaşar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü, İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağrı Bulut, “Göç ettikleri ülkenin sosyo-kültürel yapısına uyum sağlamada zorluklar yaşayan göçmenlerin iş gücüne dahil olmayıp veya olamayıp bu ülkedeki fırsatları değerlendirme yolunu aramalarını göçmen girişimciliği olarak tanımlıyoruz” diyerek ülkemizde yılda ortalama bin 500 şirket kuran Suriyelilerin de buna birer örnek olduğunu söyledi. Bulut, “Kayıt dışı ekonomiyi de düşündüğümüzde, 10 binin üzerinde Suriyelinin ticari faaliyetlerin içinde olduğu tahmin ediliyor. Kayıt dışı ticaretin de kayıt içine alınması, hem ekonomik hem de Suriyelilerin sosyo-kültürel uyumu için ivedilikle gerekli. Kayıt dışı ekonomideki ticari faaliyetler de sağlanacak mikro fonlarla hızlı bir şekilde kayıt altına alınabilir” dedi.

    “Fırsatları değerlendirdiler”

    Göçmen girişimcilerin hedef kitle olarak kendi vatandaşları ve bulundukları şehirdekilere yönelik fırsatları değerlendirerek kendi işlerini kurduklarını belirten Doç. Dr. Çağrı Bulut, “Bu girişimcilerin büyük bir bölümünün, kurdukları şirketler vasıtasıyla oturma izni hakkı elde ettikten sonra ülkemizde kalıcı olacakları açık. Benzer davranış kalıpları, resmi yollardan Avrupa’ya göç eden Türkiye ve diğer Ortadoğu ülkelerinin vatandaşlarında da görülüyor. Türkiye’nin; Avrupa Birliğine uyum sürecinde, önceki bir dizi önemli engellerin de ötesine geçen, artan mülteci nüfusuna odaklı yenilikçi ve girişimci yeni politikalar tasarlaması ve bunları bir an önce uygulaması gerekiyor. Ülkemizdeki mülteciler arasındaki nitelikli insan gücünün hızla sosyo-ekonomik hayatla bütünleşmesiyle bugün için üzerimize yük olan maliyetlerin azaltılması da mümkün olacaktır” diye konuştu.

    Kayıt dışı çalışan Suriyeliler için çözüm önerisi

    Ülkemizde misafir durumda olan ve geçici olarak bile göçe mecbur kalmış kişilerin, finansal ihtiyaçları için kayıt dışı çalışmaları veya asgari ücretin altında çalışmaya mecbur kalmaları yönündeki söylemleri hatırlatan Doç. Dr. Çağrı Bulut, “Yabancı uyruklular için mikro girişimcilik gibi yeni düzenlenecek uygulamalarla mevcut ekonomik verilerin sistemin içine dahil edilmesi olanaklı görünüyor. Örneğin, ülkemizde düşük sermayeli girişimler için verilen ‘KOSGEB uygulamalı girişimcilik eğitimi’ türevi yeni bir mikro-kredi veya mikro-finans gibi benzer bir uygulama, Suriyeliler için de tasarlanabilir. Böylece bu duruma kalıcı bir çözüm getirebilir” diyerek çözüm önerilerini anlattı.

    Nitelikli iş gücünü çekmemiz gerekiyor

    Ülkenin kalkınması için orta ve ileri teknoloji odaklı inovasyon ve girişimcilik proje önerilerini, teknolojik girişimciliği merkeze alan bir göçmen girişimcilik eko-sistemi oluşturulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Bulut, şöyle konuştu:

    “Uzun vadeli bir strateji ile dünyadaki sadece iç sorun yaşayan ülkelerden değil, diğer ülkelerden de nitelikli iş gücünün dikkatini çekebilmek gerektiğini görüşündeyim. Başka ülkelerde yetişmiş nitelikli insan kaynağının ülkemizde göçmen statüsünde yatırımlar yapma politikalarının tasarlanması, orta ve uzun vadede ülke imajı, yatırım çeşitliliği gibi hususlar için önem teşkil ediyor. Bu bağlamda orta ve ileri teknolojik inovasyon üssü olma yolunda, dünyanın merkezinde, doğu-batı ve kuzey-güney arasında hem ekonomik hem de sosyo-kültürel bir ticaret köprüsü olarak ulusal rekabet avantajını sağlayabiliriz.”

    Rakamlarla Türkiye ve İzmir’de Suriyeli şirketler

    TOBB verilerine göre; Suriyeliler 2011’de yalnızca 81 şirket kurarken 2012’de 166, 2013’te 489, 2014’te bin 257, 2015’te bin 599, 2016’nın ilk 9 ayında ise bin 371 şirket kurdu. Suriyelilerin bu süredeki toplam yatırım miktarı da 700 milyon lirayı aştı. Kurulan şirketlerin çok büyük bir kısmının limited şirketi olduğu görüldü. Suriyeli patronların, İstanbul, Gaziantep, Mersin, Hatay ve Bursa gibi sanayi ve ticaretin nabzının attığı büyük şehirleri daha fazla tercih ettiği görüldü. İnşaat ve emlakçılık, lokantacılık, otomotiv servis hizmetleri, toptan ve perakende ticaret Suriyelilerin en çok ilgi gösterdiği iş kolları arasında. Kurulan şirket sayılarında Almanya, Irak, Azerbaycan ve İran, Suriye’yi oldukça gerilerden takip etti.

    İZTO’ya 30 Suriyeli iş adamı kaydoldu

    İzmir’de ise İzmir Ticaret Odası (İTO) verilerine göre; 30 Suriyelinin kurdukları şirketlerle Oda’ya kayıtlı oldukları görülüyor. İZTO’ya kayıtlı 30 Suriyelinin sahibi olduğu 23 şirket, unlu mamuller satışından otomobil kiralamaya, inşaattan tekstile kadar çeşitli alanlarda faaliyet gösteriyor. Diğer yandan İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine (İESOB) kayıtlı 50’nin üzerinde Suriyelinin yaklaşık 60 farklı iş yerine sahip olduğu belirtildi. İESOB verilerine göre, Suriyelilerin en fazla bakkal, berber, lokanta ve sıhhi tesisat iş kollarında faaliyet gösterdikleri görülüyor.

  • Suriyelilerden demokrasi nöbetine destek

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlayan demokrasi nöbetine Suriyeliler de destek verdi.

    FETÖ’ye bağlı bir grup asker tarafından 15 Temmuz’da gerçekleştirilmek istenen darbe girişiminin ardından ülke genelinde başlayan demokrasi nöbetleri sürüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ikinci talimatına kadar devam edecek nöbetlerin 13. gününde binlerce kişi Türk bayrakları ile birlikte demokrasi alanına akın etti. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan nöbete Suriye Geçici Hükümet Başbakanı Cevat Ebu Hatap ile bazı bakanları ve Türkmen liderler de katıldı. Konuşan Hatap, “Bizim Suriye’deki tecrübemize dayanarak söylüyorum, katillerle ve teröristlerle konuşmak, sözleşmek, pazarlık olamaz. Çünkü bu teröristlerle ve darbecilerle konuşmak ve bir araya gelmek, desteklemek, onlar gibi olmaktır. Bunu Suriye direnişi tecrübesine dayanarak söylüyorum” dedi.

    Esad’ın kendi milletini öldürdüğünü söyleyen Hatap, Esad ve batılı ülkelerin maskelerini ise Türkiye ile birlikte düşürdüklerini kaydetti. Hatap, “Terörist başı Beşar Esad, Şam’da oturan o katil hiçbir şey bırakmadı, milletin kanını döktü. Her yöntemi denedi. Teröristlerle iş birliği yaparak her evde kan akıttı. Bunu rağmen hukuku, demokrasiyi sözde savunan batılı ülkeler, hala o katille işbirliği yapıyorlar. Her türlü yalanla iş birliğine devam ediyor” şeklinde konuştu.

    Hatap, Türk milletine her konuda yardım etmeye hazır olduklarını kaydetti. Hatap, “Darbe girişiminin ilk saatinden bu güne sizle beraber olduk. Çünkü siz özgürlüğü ve demokrasiyi koruyorsunuz. Bu bölge dünyaya örnek oldu. Türkiye sürekli kardeş Suriye’ye beraber olmuş, batı ülkelerinin maskelerini düşürmüştür. Suriye ve Türkiye milleti bu bölgede bir ve birlikte olacaktır. Bu darbecileri cezalandırmaktan vazgeçmeyin, biz de sizle birlikteyiz. Önce Allah’a güvenin ikinci olarak meşru hükümete iktidarınıza güvenin. Üçüncü olarak bize güvenin. Biz de yanınızdayız. Biz de buradaki gibi hükümet kurulur özgür oluruz. Biz tarafsızız iç işlerinize müdahale etmeyiz. Kanun ve hukuk çerçevesinde her zaman yardım etmeye ve ölmeye hazırız. Çok teşekkürler ediyorum. Gerçek seçilmiş iktidara ve hükümetinize teşekkür ediyoruz, Allah sizin ve o uzun adamın yaşını uzun etsin” diye konuştu.

    Programda, ilahiler ve kahramanlık türküleri ve mehter marşları da okundu.

  • Irak ve Suriyelilerden darbeye tepki

    Bursa’da darbe girişimine bir tepki de Suriyeli ve Iraklı vatandaşlardan geldi. Suriye ve Irak bayrakları açarak hükümete destek veren gurup pankart açıp darbe hareketini protesto etti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısının ardından Bursa’da onbinlerce kişi demokrasi şöleni için bu gece de meydanları doldurdu. Onbinlerce kişiye Bursa’da yaşayan Suriye ve Iraklı vatandaşlar da destek verdi. Irak ve Suriye ve Türk bayrağı açan mülteciler darbe girişimini protesto etti. Mısır’ın devrik lideri Mursi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan fotoğrafı açan grup, arabalarıyla caddeleri dolduran kalabalığa da alkış tuttu.

  • Sektör temsilcileri Suriyelilerden umutlu

    Bursa Deri OSB Başkanı Rıfat Aygüler, bir süredir tartışılan Suriyeli mülteciler konusunda sektör temsilcileri olarak olumlu düşünceler içerisinde olduklarını belirtti. Aygüler, “Ülkelerindeki iç savaş dolayısıyla Türkiye’ye göçen Suriyeli mültecileri, iyi bir uyum ve adaptasyon süreci ile pek çok sektör için nimet haline getirebiliriz” dedi.

    Bursa’da zorunlu ikamet eden binlerce Suriyelinin durumları tartışma konusu olurken, mültecilerle ilgili bir teklif de Bursa Deri OSB’den geldi. Suriyeli mültecilerin uyum, adaptasyon ve mesleki eğitim ile bir çok sektör içen önemli bir iş gücü kaynağı haline getirilebileceğini söyleyen Deri OSB Başkanı Rıfat Aygüler, hedeflerine giden yolda Türkiye’nin en büyük ihtiyaçlarından birinin insan gücü olduğunu ifade ederek, “Suriyeli mülteciler bazı vatandaşlarımıza göre külfet gibi gözüküyor. Biz bu insanları külfet gibi görmüyoruz. Bu insanların içinde elinden iş gelen, becerikli kişiler mevcut. Mecbur kalmış ve terk-i diyar etmişler. Bu süreci ben olumlu görüyorum. Eğer biz bu insanların adaptasyon ve uyum sürecini olumlu bir şekilde yönetirsek, bu insanların çocuklarını ilkokuldan üniversiteye kadar eğitebilirsek ve mesleki yatkınlıkları olanları belirlersek, bu insanlardan tarım, tekstil, deri ürünleri gibi bir çok sektörde iş gücü olarak faydalanabiliriz” dedi.

    Üretim için insan gücünün önemine vurgu yapan Başkan Aygüler, “Siz bir devlet olarak kişi başına düşen milli gelirinizi 10 bin dolardan 25 bin dolara yükseltmeyi hedef olarak önünüze koyduysanız, dünyanın cihanşümul devleti olmayı hedeflediyseniz sizin insan kaynaklarına ihtiyacınız vardır. Biz bu insanların uyum ve adaptasyon süreçlerinden geçirilerek topluma ve ekonomiye kazandırılmasından yanayız. Biz bu durumu külfet olarak görmüyoruz, biz bu durumun minnet olabileceği kanaatindeyiz. Bu konuda umut varız” diye konuştu.