Etiket: Suriye’de

  • Türkmen Komutan: ”Suriye’de Ateşkes 50 Dakika Sürdü”

    Suriye Türkmen Cephesi Fatih Sultan Mehmet Tugayı Komutanı Mahmut Süleyman Zengin, Suriye’de gece yarısı ilan edilen ateşkesin 50 dakika sürdüğünü belirterek, ateşkes sonrası çıkan çatışmalarda 10 Türkmen askerinin şehit olduğunu söyledi.

    Antalya’da bir otelde devam eden Türkiye 1. Yörük Türkmen Çalıştayı’na katılmak üzere Antalya’ya gelen Suriye Türkmen Cephesi Fatih Sultan Mehmet Tugayı Komutanı Mahmut Süleyman Zengin, gece saat 00.00’da ateşkes ilan edildiğini söyledi. Ateşkesten 50 dakika sonra Halep’te Türkmen bölgelerine PYD tarafından ateş açıldığını aktaran Zengin, “Saat 01.52’de de Rus ve Rejim birliklerinden bizim Halep’in kuzeyinde bulunan bölgemize yoğun ateş açıldı. Ateşkes yapılamadı. Bayırbucak’ta saat 04,20’de Alabyad dediğimiz yerde rejim güçleri saldırı yaptı, Türkmen birliklerimiz karşılık verdi. Çıkan çatışmada 10 tane şehidimiz oldu” diye konuştu.

    “ATEŞKES DİYE BİR ŞEY YOK”

    Çıkan çatışmada rejim güçlerinden çok kişinin öldüğünü ifade eden Zengin, “Suriye’de ateşkes hiç olmadı diyebiliriz. Rus uçakları, Bayırbucak’ı tanklar ve füzeler dahil olmak üzere silahları ile vurmaya devam ediyor. Biz her gün 2 ya da 3 tane şehit verirdik, ateşkes sonrası 10 tane şehidimiz 20 tane yaralımız oldu. Ateşkes diye bir şey yok. Bunlar hepsi yalan. Çatışmalar devam ediyor” dedi.

  • Suriye’de Savaştan Kaçtı, Adana’da İntihar Etti

    Ülkesindeki iç savaştan kaçarak Adana’ya gelen ve burada tarım işçiliği yapan Suriyeli genç, tarlada tabancayla intihar etti.

    Olay, Yüreğir ilçesi Şırnaklı Mahallesi’nde meydana geldi. Fethi Basravi (25), iki yıl önce erkek kardeşi Hemed ve kız kardeşi Suat Basravi ile Suriye’nin Kobani kentinden kaçarak Adana’ya geldi.

    Dün akşam kardeşleri ile oturan Fethi Basravi’den, yatmak için çadıra gittikten sonra bir daha haber alınamadı.

    Sabah saatlerinde çalışmak için tarlaya giden kadınlar, Basravi’nin cansız bedeni ile karşılaştı. Kadınların ihbarı üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri, yaptıkları incelemede Fethi Basravi’nin tabancayla başına sıkarak intihar ettiğini belirledi.

    Basravi’nin yakınları ise gözyaşlarına boğuldu. Hemed Basravi uzun süre gözyaşı dökerken, Suat Basravi baygınlık geçirdi. Basravi kardeşleri yakınları sakinleştirdi. Vatandaşlar ise tepelere oturarak olay yeri inceleme ekibinin çalışmalarını seyretti.

    Yapılan incelemenin ardından Fethi Basravi’nin cenazesi otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Özdağ: “Suriye’de Yenilmeyeceğiz”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Suriye’deki Türkmenlere seslenerek, “Birlik ve beraberliğinizi bozmayın, Türkiye olarak tüm imkanlarımızla yanınızdayız. Suriye’de de yenilmeyeceğiz inşallah. Allah nasip ederse biz, Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunarak her etnik yapının temsil edileceği demokratik bir Suriye’nin inşa edilmesini istiyoruz” dedi.

    Suriye Türkmen Meclisi Genişletilmiş İstişare Kurulu Toplantısı Ankara’da Green Park Hotel’de gerçekleştirildi. Toplantıya Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selçuk Özdağ ve Suriye Türkmen Meclisi Onursal Başkanı Mehmet Şandır ile çok sayıda davetli katıldı.

    Yaptığı konuşmada Türkiye’nin büyümesinin engellenmek istediğini söyleyen Özdağ, “Anadolu topraklarında büyümek istediğimiz zaman hep önümüze engeller çıkarttılar. Çünkü biliyorlardı ki Türkler bir kez ayağa kalkarlarsa aynı şekilde tarih sahnesinde yer alırlar ve emperyalizme kafa tutarlar. O nedenle bizim yeniden ayağa kalkmamızı istemediler” ifadelerini kullandı.

    Çok partili hayata geçişin ardından Türkiye’nin darbelerle terbiye edilmek istendiğinin altını çizen Özdağ. “Çünkü Türkiye ekonomik olarak büyürse, demokrasisiyle büyürse Suriye’deki Türkmenler huzur bulurlar. Irak’takiler bulurlar, Kafkasya’dakiler, Ön Asya’dakiler bulurlar. Bunu bildikleri için vesayetçileri devreye soktular ve bizim büyümemizi engellediler. Darbeler, kirli ve şantajcı sermayedarlar, kirli ve şantajcı yerli ve milli olmayan medya patronları ve uzantıları bizim önümüzü kesmek istediler. Demokrasi ile tanışmamızı geciktirdiler” diye konuştu.

    “SURİYE’DE YENİLMEYECEĞİZ”

    Özdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Türkiye ve onun hinterlandında bulunan kültür adacıklarımızın tamamı bizimdir ve bize aittir. Onun sahipkarı ve namuskârı biziz. O nedenle Türkiye ayakta kalacak, Türkiye büyüyecek, kültürel olarak, ekonomik olarak, teknolojik olarak, siyasi olarak, demokratik olarak büyüyecek ve gelişecek, Suriye Türkmenleri ile daha çok hemhal olacak, Irak’takilerle daha çok hemhal olacak. Türkiye Cumhuriyeti Devletini büyütmek istiyorsak, Suriye’deki, Halep’teki, Musul’daki Türkmenlerle, Bosna’dakilerle beraber birlik olmak zorundayız. Biz tarih sahnesinde büyük dönemlerde tarihe not düşmüş milletin çocuklarıyız. Suriye’de de yenilmeyeceğiz inşallah. Biz Suriye’de Allah nasip ederse Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunarak her etnik yapının temsil edileceği demokratik bir Suriye’nin inşa edilmesini istiyoruz.”

    “BİZE DİZ ÇÖKTÜRMEK İSTİYORLAR”

    “Ruslar, Esed veya sömürgeci emperyalistler o bölgede olabilirler, bizi terör faaliyetleri ile terbiye etmeye kalkışmış olabilirler. Bize diz çöktürmek istiyorlar” diye Özdağ, “Ama dünyanın neresinde bir Türk varsa, nerede Türkün kültürüne iman etmiş insanlar varsa direneceğiz; büyük Türkiye hayali ve ülküsünün peşinde Suriye’deki Türkmenlerle, Irak’takilerle, Balkanlar’dakilerle, kuzey Afrika’dakilerle koşmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “SURİYE’DEKİ KAOS VE ZULÜM BİTECEK”

    Suriye’deki Türkmenlere de seslenen Özdağ, “Sizler orada kahramanlarsınız, birliğinizi ve beraberliğinizi muhafaza edin. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Başbakan Yardımcısı Burada, Başbakan sizinle beraber, Cumhurbaşkanı sizinle beraber. Biz Anadolu coğrafyasının kenarında bulunan, geçmişte birlikte olduğumuz Kürdüyle, Arabıyla, Türkmeniyle birlikte Ortadoğu coğrafyasını barış adası haline getirmek istiyoruz. Siz birlik ve beraberliğinizi muhafaza edin, siz hayallerinizden, ideallerinizden, ülkülerinizden kopmayın. Türkiye’nin 78 milyon yerli ve milli unsurları sizinle beraber inşallah. İnanıyorum ki Suriye’deki kaos ve bu zulüm bitecek. Bu zulüm bittikten sonra da orada demokratik, hakikaten insan hak ve hürriyetlere uygun bir rejim, bir sistem kurulacaktır. Ve orada da en belirgin, ön önemli rolü de Türkmenler oynayacaktır” şeklinde konuştu.

    DAVUTOĞLU’NUN SELAMINI İLETTİ

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Türkmenlere selamlarını da ileten Özdağ, sözlerini, “Yüreklerimiz sizinle beraber. Maddi ve manevi tüm imkanlarımız sizinle beraber. Yaşasın Suriye Türkmen Meclisi, yaşasın Türkiye” ifadeleriyle tamamladı.

  • Suriye’de, Yaşanan Göç Dalgası Kilisli Kadınları Kocalarından Etti

    Kilis’te “Suriyeli kadınlarla evlilik” kentte boşanmaları ve nafaka davalarını artırırken, savaşın bir başka boyutunu ortaya koydu.

    Kilis Evlendirme Memurluğu’nun kayıtlarına göre, artan yüzde yüz boşanma oranının nedeni ise göç dalgasına bağlı olarak Suriyeli kadınlarla yapılan ikinci evlilik olduğu belirtildi.

    Suriye’de yaşanan iç savaştan kaçan 150 bin kişi, 90 bin nüfusa sahip Kilis’e yerleşti. Kilis’te daha rahat bir yaşam sürmek içinse Suriyeli kadınlar Kilisli erkeklere ikinci eş olmayı tercih etti. Bunu kabul edemeyen kadınlar ise ya eşlerinden boşanıyor ya da eşlerine tedbir nafakası davası açıyor.

    “BOŞANMA VE NAFAKA DAVALARI YÜZDE YÜZ ARTTI”

    Geçen yıllara göre boşanma davaların yüzde yüz arttığını belirten Kilis Barosu Başkanı Muammer Fazlıağaoğlu, bunun nedenini ise Suriyeli kadınlarla evlilik olarak açıkladı.

    Kilis Baro Başkanı Fazlıağaoğlu, “Kilis transit bölge olması nedeniyle Suriyeli mültecilerle ilgili önemli bir noktadır.Göç dalgasında geçiş sürecinde binlercesi Kilis’te kaldı. Bunların bir kısmı konteyner kentlerde bir kısmı da şehirde ikamet etmektedir. Suriye’deki savaş nedeniyle eşlerini kaybedenler, çocuklarıyla irtibatlarını kaybedenler ise daha iyi yaşayabilme açısından yeni evlilikleri söz konusu oldu. Tabii ki bu da sosyal yapıda dengelerin bozulmasına neden oldu. Kilis’in 90 bin olan nüfusuna birden 150 bin kişi eklendi. Bunların da bir kısmı yeni bir aile kurmayı gerektirecek ortam hazırlamıştır. Bu durum daha çok ikinci evlilik olarak tecelli etmiştir. Yaptığımız araştırmalara göre geçen yıllara göre yüzde yüz boşanma oranı artmıştır. Bunun altyapısını araştırdığımızda ise buraya gelen göç kaynağından neticelendiğini tespit ettik” dedi.

    “KİLİSE NOBEL ÖDÜLÜ İSTİYORUZ”

    Kilis’in Nobel Barış Ödülü’ne de talip olduğunu belirten Baro Başkanı Fazlıağaoğlu, ”Kendi nüfusu 90 bin olan Kilis 200 bine yakın Suriyeli’yi misafir etmektedir. Biz Kilis olarak bu misafirperverlikten dolayı Kilis’e Nobel Barış Ödülü verilmesini talep ediyoruz” dedi.

    “KADINLARDAN, ERKEKLERE NAFAKA DAVASI ARTTI”

    Kilis Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Şeyma Gürses Kepekçi ise boşanma ve nafaka davalarının nedeninin ikinci evlilik olduğuna dikkat çekti.

    Kepekçi, “Neredeyse ilk göç dalgasının üzerinden 4 yıl geçti ve hala göç gelmeye devam ediyor. Çok sayıda Suriyeli Türkler’le evlilik yaptı. Bu evlilikler sağlıklı ya da değil diyemiyoruz. Ancak resmi olmayan ve ikinci evlilik adı altında yapılan evlilikler bizim aile yapısını bozdu. Bu duruma maruz kalan kadın ve çocukların psikolojisinin bozulduğu kanaatindeyim. Bize bu mağduriyetle başvuranlara boşanmalarını önermedik. Bir gün bu savaşın bitip Suriyeliler’in evlerine döneceğini umut ettiğimizden sabredin dedik. Sadece kadınlarımıza tedbir nafakası davası açmalarını tavsiye ettik. Bugün açılan tedbir nafakası davalarına bakarsak gerçek gözler önüne serilecektir” dedi.

  • Suriye’de Yaralanan 4 Türkmen Bolu’ya Getirildi

    Türkmen Dağı’nda Rus ve Suriye ordularının saldırıları sonrasında yaralanan 7 Türkmen, Bolu ve Sakarya’daki hastanelerde tedavi edilmek üzere getirildi. Yaralılardan 4’ü İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’nde tedavi altına alındı.

    Türkmen Dağı’nda Suriye ve Rus ordularına karşı savaşan Türkmenler’den yaralı olanlar için bölgeye Bolu ve Sakarya’da 5 kişilik ekip gitti. BBP Bolu eski İl Başkanı Mahmut Alan, Ersoy Kurt ve 3 kişi yaralı Türkmenleri Yayla Dağı sınırından alarak Bolu’ya getirildiler. Yaralı 4 Türkmen vatandaşı İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’nde tedavi altına alındı. Bolu Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Metin Tahaoğlu ve vatandaşların karşıladığı İsmail Ebadi (22), Mustafa Elgavin (23), Samet Hasan (24) ve Sami Şehmuz (22) isimli Türkmen yaralılar tedavi altına alındı.

    Bölgeye giden BBP Bolu eski İl Başkanı Mahmut Alan, “Sınırda çok büyük sıkıntı var. Şu anda gördüğünüz yaralıların en iyisi 5 aydır tedavi göremiyor. Zor durumda olan insanlar var. Tedavi göremeyen arkadaşlarımızı getirdik. Sakarya’dan bölgeye giden arkadaşlarımıza destek olmak için bizde bölgeye gittik. Bölgede ajanlar dolaşıyor. Dün PKK’lı bir ajan yaralı olan vatandaşların evlerini tespit ederken yakalandı. Söyleyecek söz bulamıyorum. Kobani’de olaylar olduğunda nasıl HDP’li milletvekilleri ortalığı ayağa kaldırdı bizler Türkmen kardeşlerimiz için ortalığı ayağa kaldıramadık” dedi.

    Bölgeye giden Ersoy Kurt isimli vatandaş ise, “Oradaki durum içler acısı. Herkesin gerçek anlamda oraları görmesi lazım. Zor şartlarda yaşıyorlar. Yemeğe ve silaha ihtiyaçları var. Bizim elimizden gelen bu. Gittik yaralı kardeşlerimizi aldık ve getirdik” diye konuştu.

    Türkmen Dağı’nda savaşan ve hastaların yanında refakatçi olarak gelen Muhammed Hillak, bölgede yaşanan durumu anlattı. Hillak, “Orada durum şu anda iyi elhamdülillah. Gelen arkadaşlardan Allah razı olsun. Mücahitlerimiz direniyor. Dün bir köyümüzü geriye aldık” şeklinde konuştu.

    Bolu Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Metin Tahaoğlu ise yaralıların durumları hakkında bilgi verdi. Tahaoğlu, “Bir hastamızın bacağı kalçadan kesilmiş. Diğer bacağından kırık sıkıntısı var. Diğer kardeşimizin boyun bölgesinde şarapnel parçalarını var. Bir tane kardeşimiz de bel bölgesinde şarapnel parçaları var. Gerekli tedavilerine başlandı. En kısa sürede sağlıklarına kavuşacaklarına inanıyorum” ifadelerini kullandı.