Etiket: Suriye’de

  • Suriye’de çatışmalarda yaralanan 8 ÖSO askeri Kilis’e getirildi

    Suriye’nin Halep kentine bağlı El Bab bölgesinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile terör örgütü DEAŞ arasındaki çatışmalarda yaralanan 8 ÖSO askeri Kilis’e getirildi.

    Fırat Kalkanı Harekatı’nın 175. gününde El Bab bölgesinde ÖSO ile terör örgütü DEAŞ arasındaki çatışmalar sürüyor. Çatışmalarda yaralanan 8 ÖSO askeri, çatışma bölgesinden tahliye edilerek Çobanbey sınır hattına getirildi. Buradan ambulanslarla Kilis’e getirilen 8 ÖSO askeri Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.

  • Suriye’de çatışmalarda yaralanan 10 ÖSO askeri Kilis’e getirildi

    Suriye’nin Halep kentine bağlı El Bab bölgesinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile terör örgütü DEAŞ arasındaki çatışmalarda yaralanan 10 ÖSO askeri Kilis’e getirildi.

    Fırat Kalkanı Harekatı’nın 174. gününde El Bab bölgesinde ÖSO ile terör örgütü DEAŞ arasındaki çatışmalar sürüyor. Çatışmalarda yaralanan 10 ÖSO askeri, çatışma bölgesinden tahliye edilerek Çobanbey sınır hattına getirildi. Buradan ambulanslarla Kilis’e getirilen 10 ÖSO askeri Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.

  • Suriye’de hapishanede 5 yılda yaklaşık 13 bin kişi asıldı

    Uluslararası Af Örgütü, Saydnaya cezaevinde 5 yılda 13 bine yakın kişinin infaz edildiği açıkladı.

    Uluslararası Af Örgütü, 2011-2015 yılları arasında Saydnaya cezaevinde 5 bin ila 13 bin kişinin asıldığını ve muhtemelen cinayetlerin sürdüğünü açıkladı. Örgüt, 1 yıldan uzun süren soruşturma sürecinde hapishaneden sağ kurtulanları, bekçileri ve diğer eski yetkilileri içeren 84 tanıktan kanıt elde ettiğini açıkladı. Suriye Hükümeti, Şam’ın kuzeyinde bir cezaevinde 5 yılda binlerce kişiyi sistematik bir şekilde öldürdüğü iddiasıyla suçlanıyor.

    Uluslararası Af Örgütü Araştırma Müdür Yardımcısı Lynn Maalouf, “Haftada bir veya iki kez hücrelerinden alınan 20 ile 50 mahkumlar, başka bir hapishaneye nakledileceğini söyleyerek küçük bir odaya götürülüp orada asıldı” dedi. Örgüt, öldürülenlerin büyük bir kısmının hükümet karşıtı olduğunu savundu.

    İdamları gören eski bir yargıç ise, “10 ila 15 dakika asılı kalırlardı. Bazıları ölmezdi çünkü çok hafiflerdi. Gençler ağırlıklarıyla ölmezlerdi. Subayların yaverleri tutup aşağı doğru asılır ve boyunlarını kırarlardı” ifadelerini kullandı.

    Uluslararası Af Örgütü ayrıca, sistematik işkenceyi ayrıntılarıyla anlatan Halepli Avukat Salam Othman’ın da aralarında bulunduğu birkaç kişiden biri olduğunu açıkladı. “Hücrelerin önünde dövüldüğümüzde yerde çok kan gördüm. Her yer kan kokuyordu” dedi.

    Uluslararası Af Örgütü daha önce yayınladığı bir raporda, çatışmaların başladığı 2011 yılından bu yana 17 bin 700 kişinin gözaltında iken hayatlarını kaybettiğini ifade etmişti.

    Sadece bir hapishanede ölenlerin sayısının 13 bin olması ülke genelindeki ölümlerin ne kadar olabileceğinin bir göstergesi olduğu ifade edildi. Birleşmiş Milletler Suriye’de hayatını kaybedenlerin sayısını 400 bin olarak tahmin etmiş ve milyonlarca insanın ise çeşitli ülkelere göç etmek zorunda kaldığını bildirmişti.

  • Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Bozoğlan, Trump’ın “Suriye’de güvenli bölge oluşturacağım” açıklamalarını değerlendirdi.

    Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Emin Bozoğlan, bu saatten sonra Suriye’de yeni güvenli bölge oluşturmanın bir anlamının olmadığı vurguladı. Bozoğlan, bugüne kadar güvenli bölge oluşmasını Amerika’nın bizzat kendisinin engellediğini söyledi.

    Astana görüşmelerinde Suriye muhalefetinin içerisinde Suriye Türkmenlerini temsil eden Emin Bozoğlan, Amerika Birleşik Devletleri’nde yeni göreve başlayan Başkanı Donald Trump’ın “Suriye’de güvenli bölge oluşturacağım” açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Amerika’nın Suriye planında PYD-YPG gibi unsurlara her tür stratejik, askeri ve teknolojik destek vermekte olduğunu belirten Bozoğlan, “Fakat Trump’ın aynı politikayı izleyip izlemeyeceğinden emin değiliz. Tabi ki Trump yeni doğdu. Bu ilk açıklaması, böyle bir açıklamanın içini doldurmak lazım. Ne kastettiğini şu anda bilmiyoruz. Ama bu saatten sonra ayrı bir güvenli bölge veya güvenli bölgeler anlamlı değildir. Temennimiz daha gerçekçi bir yaklaşımda bulunur” diye konuştu.

    “Suriye güvenli bölge olsun istiyoruz”

    Suriye’de güvenli bölge veya gölgeler değil, “Suriye güvenli bölge olsun” dileğinde bulunan Bozoğlan, Güvenli bölge konusunda Suriye Türkmen Meclisi olarak 3-4 yıldan beri eğit, donat, güvenli bölge, uçuşa yasak bölge gibi taleplerin sürekli olduğunu, Türkiye’nin de bu konunu üzerinde durduğunu dile getirdi. “Fırat Kalkanı Harekatı ile güvenli bir bölge oluşturmak için; bu müdahale gerçekten hem yerindeydi, hem haklıydı hem geç kalmıştı” ifadelerini kullanan Bozoğlan, “Dolayısıyla burada bir güvenli bölge oluşturuldu, buradaki insanlar güvenli bir şekilde yaşamaktadır. Her türlü insani yardım oraya gitmektedir. Aynı zamanda da Türkiye’ye göçmek zorunla kalan mültecilerin bir kısmı tekrar kendi yerlerine döndüler. Temenni ederiz ki güvenli bölge veya güveli bölgeler değil, Suriye güvenli bölge olsun istiyoruz” açıklamasını yaptı.

    “Bu saatten sona yeni güvenli bölge oluşturmanın bir anlamı yoktur”

    Göreve yeni başlayan ABD başkanı Trump’ın Suriye’de güvenli bölge oluşturma yönündeki açıklamaları ile neyi kastettiğini bilmediği bu açıklamanın içini doldurması gerektiğine dikkat çeken Bozoğlan, “Bu saatten sona yeni güvenli bölge oluşturmanın bir anlamı yoktur. Bugüne kadar güvenli bölge oluşmasını Amerika kendisi bizzat engelledi. Bugün Amerika’nın; Suriye’nin bölünmesini, federal bir devlet olmasını, farkı gruplara özerklik ve ayrıcalık tanınmasını bütün Ortadoğu’da bir takım ülkeleri böldüğü gibi Suriye’yi de bölmek istediğini görüyoruz. Buna şahidiz” yorumunu yaptı.

    “Meksika’da somut bir duvar inşa ediyor, Müslüman ülkelerine de soyut duvar inşa edecek”

    Trump’ın bir başka açıklamasına da değinen Bozoğlan, “7 tane Ortadoğu ülkesi vatandaşlarının Amerika’ya girişlerini yasakladı. Biz burada şunu algılıyoruz; Meksika’ya somut bir duvar inşa ediyor, Ortadoğu’daki Müslüman ülkelerine de soyut duvar inşa edecek gibi görünüyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “DEAŞ, PYD ve YPG’ye karşı kararlı bir duruşla Suriye’de huzuru getirmiş oluruz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye konusunda, “Astana neticeleri de masaya yatırılmak suretiyle temenni ederim ki El-Bab, Münbiç ve Rakka’da yeni bir adım atılır. Böylece malum DEAŞ terör örgütüne karşı, PYD ve YPG’ye karşı kararlı bir duruşla Suriye’de oralara huzuru, sükunu getirmiş oluruz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika ziyaretinin son durağı olan Madagaskar’da temaslarına devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerinin yeni olmadığını kaydederek, “Rusya’yla bizim gerek savunma sanayinde, gerek ekonomide, gerek ticari, gerek ağırlıklı olarak stratejik olarak doğalgaz ithalinde ciddi bir işbirliğimiz var ve bizim ticaret hacmimiz Rusya’yla bir ara 38 milyar dolara kadar çıktı. Bu çok ciddi bir rakam. Diğer ülkelerle bu rakamlara çıkan bir ticaret hacmimiz olmadı ama şu anda tabi düşmüş vaziyette, tekrar yükseleceğine inanıyorum. Turizmde bizim Rusya’yla ilişkilerimiz çok iyi. Almanya’dan sonra ikinci sırada Rusya yer almıştır. Öyle zannediyorum ki Rusya Almanya’yı da bu noktada her an geçebilir, geçecektir” ifadelerini kullandı.

    “Kuzey Suriye’den tehdit almadığımız sürece oraya bakışımız farklıdır”

    Rusya’yla tarihi ilişkilerin de ileri noktada olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda ise bölge ülkeleri olarak Suriye’deki gelişmelerin tabi gerek koalisyon güçleri olarak başta Amerika olmak üzere, gerekse bölgesel güç olması sebebiyle Rusya’yla bu işi nasıl çözeriz konusunda bu adımı attık ve bizler Amerika’ya da Astana ile ilgili çağrımızı yaptık. Nitekim Amerika oraya büyükelçisini gönderdi ve bu çalışmaları onlar da yakından takip ettiler. Kürt vatandaşlar konusuna gelince şüphesiz ki Türkiye’de de Kürt vatandaşlarımız var. Kuzey Irak’ta aynı şekilde Kürtler var, Suriye’nin kuzeyinde de Kürtler var. Ama yıllar yılı Suriye rejimi orada yaşayan Kürt kardeşlerimize pasaport dahi vermemiştir ve onları sürekli dışlamıştır. Ben kendisiyle görüşmelerimizin iyi olduğu dönemlerde Esed’e ’Niye pasaportlarını vermiyorsun, niye vatandaşlığa bunları kabul etmiyorsun? Bunlar senin ülkenin insanları’ demişimdir. Yaptık, yapıyoruz diye aldatmıştır. Ama şimdi bakıyorsunuz öyle anlar geliyor ki onları kullanmaya çalışıyor. Biz Kuzey Suriye’den tehdit almadığımız sürece oraya bakışımız farklıdır ama tehdit aldığımız sürece bakışımız farklıdır” açıklamasını yaptı.

    “El-Bab çevresindeyiz, oralarda bu çalışmalar sürüyor”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Kuzey Suriye’de kimler var; PYD var, YPG var ve bunlar ülkemizin güneyindeki şehirlerimiz için tehdit oluşturuyorlar. Başından itibaren Sayın Obama’nın görevde olduğu dönemlerde kendisine açık net söylemişimdir. Burada terörden arındırılmış bir bölge ilan edelim. Güvenli bölge ve bu güvenli bölgede bakın mülteciler var, bu mülteci akınını durduralım. Güvenli bölgeye onları yerleştirelim. Bizde 3 milyon mülteci var. Bunları oralara yerleştirelim. Burada atmamız gereken adım nedir; ‘eğit-donattır’. Bunu biz yapıyoruz, yaparız. İki burası güvenli bölge olacağı için uçuşa yasak bölge ilan etmemiz lazım ve bir de buranın bir milli orduyla güvenliğini sağlamamız lazım. Şu ana kadar bu sağlanamadı ve sağlanamadığı için de belli bir süreçten sonra biliyorsunuz ülkemize olan bu saldırılara karşı biz Cerablus’tan operasyonlar başlattık, Er-Rai’den operasyonlar başlattık. Şu anda El-Bab çevresindeyiz, oralarda bu çalışmalar sürüyor. Amerika’daki yeni yönetimle koalisyon güçleri ne gibi adım atar onu bilemiyorum ama kendileriyle yapacağımız görüşmelerle birlikte ve Astana neticeleri de masaya yatırılmak suretiyle temenni ederim ki El-Bab, Münbiç ve Rakka’da yeni bir adım atılır. Böylece malum DEAŞ terör örgütüne karşı, PYD ve YPG’ye karşı kararlı bir duruşla Suriye’de oralara huzuru, sükunu getirmiş oluruz” dedi.