Etiket: Süreçleri

  • Lisansüstü Eğitim Başvuru ve Yerleştirme Süreçleri tamamlandı

    Lisansüstü Eğitim Başvuru ve Yerleştirme Süreçleri tamamlandı

    Atatürk Üniversitesi bünyesinde yürütülmekte olan lisansüstü programlarının bahar yarıyılı başvuru, değerlendirme ve yerleştirme işlemleri tamamlandı.

    2020-2021 eğitim öğretim yılı bahar yarıyılı lisansüstü başvuru ve yerleştirme işlemlerinin her aşaması, geliştirilen Öğrenci Bilgi Sistemi (OBS) üzerinden elektronik olarak gerçekleştirildi. Atatürk Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi (BAUM) ve Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı iş birliğiyle yazılım geliştirme çalışmaları çerçevesinde revize edilen OBS uygulaması kullanılarak başvuran adayların mezun oldukları lisans veya yüksek lisans program bilgileri, bu programlarda elde ettikleri mezuniyet not ortalamaları, ALES puanları, TUS puanları ve yabancı dil puanları, ÖSYM ve YÖK bilgi işlem altyapısına erişim sağlanarak servisler aracılığı ile alındı. Bu kapsamda Yükseköğretim Bilgi Sistemi (YÖKSİS) üzerinden yaklaşık 7 Bin 500 lisans ve lisansüstü program bilgisi alınarak ön şart tanımlama süreçlerinde kullanıldı.

    Başvuru takvimi içerisinde 189 lisansüstü program için 2 Bin 254 kontenjan ilan edildi. 8 Bin 165 adayın başvuru yaptığı programlara değerlendirme işlemleri sonucu Bin 795 aday yerleştirildi.

    “Adaylardan Belge Talep Edilmedi. Süreç Çevrimiçi Gerçekleştirildi”

    Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, OBS sisteminde yapılan yazılım güncelleme çalışması sayesinde pandemi sürecinde yüz yüze iletişimi gerektiren uygulamaların ortadan kaldırıldığını ve adayların herhangi bir mağduriyet yaşamadan başvurularını çevrimiçi olarak yapabildiklerini söyledi.

    Rektör Çomaklı: “Başvuru sürecinde adaylara ait bilgiler ilgili kurumlardan çevrimiçi olarak alındı ve adaylardan herhangi bir belge talep edilmedi. Bu yazılım güncelleme çalışması sayesinde hem enstitü personelleri üzerinde oluşan iş yükü azaltıldı hem de hatalı başvuruların önüne geçilmiş oldu. Hazırlık aşamasından başlayıp öğrenci kayıtları ile sonuçlanan süreçlerin her aşamasında titiz ve özverili çalışmalarından dolayı Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı ve Bilgisayar Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi çalışanlarına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Kayıtlar 01-02 Şubat 2021 tarihleri arasında yine OBS üzerinden çevrimiçi olarak yapılabilecek.

  • Siemens Türkiye’den tedarik zincirinde süreçleri hızlandıran teknoloji: ’Bilgin’

    Siemens Türkiye, dijitalizasyon odağı kapsamda tedarik zinciri yönetimi tarafından hayata geçirilen yeni yazılım robotu ’Bilgin’i duyurdu. Robot, sipariş yönetiminde kayda değer zaman tasarrufu sağlayarak iş gücünde verimlilik ve rekabette avantaj sunuyor.

    Siemens Türkiye, dijitalizasyon odağı kapsamda tedarik zinciri yönetimi tarafından hayata geçirilen yeni yazılım robotu ’Bilgin’i duyurdu. Uzun soluklu iş gücü gerektiren lojistik süreçlerde zaman tasarrufu sağlayan Bilgin, tedarik zincirine önemli avantajlar sunacağı kaydedildi.

    Tuğrul Günal: “Bilgin ile bin 750 saatlik iş sürecini 25 saate düşürüyoruz”

    Siemens Türkiye Tedarik Zinciri Yönetimi Bölüm Direktörü Tuğrul Günal, geliştirdikleri yeni robot yazılımı Bilgin ile ilgili şunları söyledi: “Sözleşmeli hizmet sağlayacılarımız ile lojistik süreç; hak edişlerin liste olarak alınması, bu listedeki fiyatların operasyonda çalışanlar tarafından sözleşme rakamlarına göre kontrol edilmesi, sistem üzerinden sipariş açılması, siparişin tedarikçiye ulaşması, düzenlenen fatura onayının sistem üzerinden başlatılması gibi aşamalar üzerinden yürütülüyor. Tüm bu süreçler yılda yaklaşık bin 750 saatlik iş gücü gerektiriyor. Siemens Türkiye tedarik zinciri yönetimi olarak, yeni yazılım robotumuz Bilgin ile bu süreyi 25 saate düşürerek ciddi bir zaman tasarrufu elde ediyoruz. Üstelik tüm süreci oluşabilecek manuel hatalardan da arındırıyoruz. Süreçlerimizi 70 kat hızlandırdığımız bu teknoloji sayesinde sipariş sürecinin hızlanmasnı da sağlayarak, verimlilik ve rekabette önemli avantajlar elde edeceğiz”.

    Yapılan bilgilendirmede, yazılım robotu Bilgin’in sunduğu avantajlar şöyle sıralandı:

    Zaman tasarrufu, artan verim ve rekabet avantajı

    Hak edişlerin sözleşmelerdeki fiyatlara uygun hesaplandığının kontrol edilmesi

    Manuel hata oranının düşürülmesi

    Maliyetlerin düşürülmesi

    Katma değerli ve stratejik işlere daha çok zaman ayrılması

    Siparişin tedarikçi firmalara daha hızlı iletilmesi

  • İş süreçleri hızlanıyor

    Siemens Türkiye, Digipartner mobil uygulamasını hayata geçirmeye hazırlanıyor. Uygulama sayesinde, Siemens Türkiye’nin partnerlerle olan iş süreçlerinin tamamı dijital bir sistemden yönetilebilecek.

    Elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalizasyon alanlarında Türkiye’ye değer katan Siemens Türkiye, değişen pazar koşulları ve dijital dönüşüm konularında partnerleriyle birlikte hareket ediyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre bu iş birliklerini modern çağın gereksinimlerine cevap verecek şekilde düzenleyen Siemens Türkiye, Digipartner mobil uygulamasını hayata geçirmeye hazırlanıyor. Digipartner uygulaması sayesinde, Siemens Türkiye’nin partnerlerle olan iş süreçlerinin tamamı dijital bir sistemden yönetilebilecek.

    Tüm iş süreçlerini kesintisiz izleme

    Partnerlerle iletişim ağını çift yönlü geliştirecek olan uygulama, yeni ve yalın satış süreçleri sayesinde zaman kullanımını efektif hale getirmekle kalmayacak; güncel stok takibi ve paylaşımı, etkin sipariş takibi, ihtiyaca uygun özelleştirilmiş eğitimler, aktif satış kampanyaları ve teknik ürün videoları ile partnerlerin kendi finansal performanlarını izlemeye olanak sağlayacak.

    Süreçler dijitalleşiyor

    Şirketlerin uçtan uca tüm iş süreçlerinin dijitallestirmesini zorunluluk olarak gören Siemens Türkiye’nin Digipartner uygulaması ile 7/24 Siemens uzman personellerine ulaşarak kesintisiz olarak fikir alışverişinde bulunmak mümkün olacak. Hız, yalınlık ve güvenilirligi ön plana alan uygulama, iOS ve Android entegrasyonu sayesinde her marka ve model akıllı telefon ve tablette kullanılabilecek.

  • En kritik finans süreçleri ’Nesnelerin İnterneti’ ile kolaylaşacak

    Nesnelerin İnterneti (IoT) tüketiciler için daha konforlu bir yaşamı, iş dünyası için de uzaktan yönetim ve otomasyon, süreç verimliliği ve yeni gelir modellerini ifade edecek.

    Akıllı telefonlarla başlayan dönüşümün bir sonraki adımını Nesnelerin İnterneti (IoT) oluşturacak. Yüksek enerji verimliliğiyle çalışan, kablosuz iletişim kurabilen ve çok ucuza üretilen bileşenler sayesinde akıllı sensörler ve mikro işlemciler, makinelerin artık sadece birbiriyle değil, bulut üzerinden merkezi sistemlerle de haberleşmesine olanak tanıyor. Onlarca yıldır teknolojik açıdan ’yerinde sayan’, pek çoğunun basit işlevleri bulunan cihazlar bir anda veri üreten ve sonrasında o veriyi raporlayan birer yardımcıya dönüşüyor.

    Akıllı şehirler, Endüstri 4.0 ve yeni nesil ödeme teknolojileri gibi yarının mega sistemlerinin temelinde yatan IoT yaklaşımı, finans başta olmak üzere pek çok sektörde geleneksel iş modellerinin yerini tümüyle yeni çalışma biçimlerinin almasına yol açıyor. IoT çerçevesinde tüm kuralların yeniden belirlendiği yıkıcı bir dönüşüm yaşayan finans sektörü özelinde ’Nesnelerin Fin-terneti’ ile sağlanacak faydalar kritik bir gündem oluşturuyor.

    Araştırma şirketi Gartner bu yıl internete bağlı ’şeylerin’ sayısının 8,4 milyar olacağını, sadece üç yıl içinde ise yaklaşık 25 milyara ulaşacağını öngörüyor. Üstelik bunun küresel ölçekte ekonomiye katkısının 2 trilyon dolara ulaşması öngörülüyor. Bu nedenle bugünün iş dünyasının, bu dev trende kendini hazırlaması gerekiyor.

    Fintech trendi akıllı cihazlar ile ivme kazanacak

    Fintech (finansal teknolojiler) trendiyle tarihinin en büyük dönüşümüne tanık olan bankacılık ve finans dünyası IoT’nin getirilerini pek çok süreçte faydaya dönüştürüyor. PwC’nin dijital IQ araştırmasına göre akıllı sensörlere yatırım yapan ilk 6 endüstri arasında bulunan finans sektörü; müşterilerine giyilebilir teknolojileri destekleyen ATM deneyimleri sunmaktan, kasada son derece kolay ve hızlı işlem yapmayı sağlayan yeni nesil ödeme teknolojilerine kadar her alanda IoT’den fayda sağlıyor;

    Bu teknoloji sayesinde ödemeler gitgide görünmez hale geliyor. Halen pilot uygulaması devam eden ’Amazon.go’ teknolojisi ile markete girerken telefonunuzda yüklü olan aplikasyonla kendinizi tanıtmanız yeterli hale geliyor. Market raflarından alınan her şey otomatik olarak sanal karta işleniyor, vazgeçilip rafa geri koyulan ürünler düşüyor ve market çıkışında kuyruğa girmeden, kasaya uğramadan, fiziksel bir ödemeye ihtiyaç duymadan marketten çıkıldığı anda alışveriş tutarı sanal karttan çekilerek işlem gerçekleşiyor. ’Just walk out technology’ mottosuyla tanıtılan bu uygulama bugün IOT ve ödemenin birleştiği en güzel örneklerden biri.

    Banka şubelerinde müşteriler artık uygulama üzerinden tanınıyor

    Şubelerde işlem yapmadan önce banka kartı veya kredi kartıyla sıra almak da ’Nesnelerin Fin-terneti’ ile dönüşüme uğrayacak süreçler arasında yer alıyor. Avustralya ve İngiltere gibi ülkelerde çeşitli bankaların şubelerinde devreye aldığı Beacon etiketleri, içeri giren müşteriyi anında tanıyor, bir mesajla karşılıyor ve kişiye özel kampanya ya da teklifleri iletiyor. Benzer şekilde, engelli bir müşteri banka şubesine geldiğinde de yine sistem bunu anında fark ederek, şubedeki yetkili personele bilgilendirmede bulunuyor. Böylelikle her müşteri kendini özel hissedecek şekilde karşılanıyor.

    Her ülke kendi dijital cüzdanı oluşturuyor ve ulaşım ve stadyumlarda ödemeler hız kazanıyor

    Hem mağazalarda hem de on-line alışverişlerde ödeme noktasında büyük kolaylık sağlayan mobil cüzdan teknolojileri hızla gelişirken, devletler ölçeğinde bu teknolojinin benimsenmesi nakitsiz toplum hedeflerine daha çabuk ulaşılmasını sağlıyor.

    Akıllı telefonların yüksek kullanım oranından güç alan ödeme teknolojileri, nakitsiz topluma doğru çok daha hızlı yol almamıza olanak sağlıyor. Ülkelerin kendi mobil cüzdan çözümlerini devreye almaları, vatandaşların da mobil ödeme sistemlerine olan bakışını olumlu yönde etkilerken, bu yönde teşviki de artırıyor.

  • Vergi İnceleme Süreçleri Ve Mükellef Hakları Bilgilendirme Semineri

    Konya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO), mesleki eğitim faaliyetleri kapsamında Vergi İnceleme Süreçleri ve Mükellef hakları konusunda bilgilendirme semineri düzenledi. Seminer sunumu Konya Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından yapıldı.

    İnceleme yönünden yoğun bir dönem olduğunu ve bu doğrultuda Konya Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ile birlikte seminer düzenlediklerini belirten Konya SMMMO Başkanı İsmail Turan, “Vergi incelemeleri yönünden yoğun bir dönem geçiyor. Bizde bu doğrultuda Vergi Denetim Kurulu Başkanlığımızla Vergi İnceleme Süreçleri ve Mükellef Hakları Bilgilendirme Seminerini düzenliyoruz. Eğitim çalışmalarımıza da hızlı bir şekilde devam ediyoruz. Özellikle 2016 da bizleri bekleyen önemli konular var. Bunların başında e-fatura ve e-defter konuları geliyor. Bu konularla ilgili daha önce seminer ve ihtisas eğitimlerimizi düzenledik. Fakat meslektaşlarımızdan halen yoğun istek geliyor. Önümüzdeki günlerde bu konularda da tekrar eğitim gerçekleştireceğiz. Ayrıca dönem sonu işlemleri ile ilgili de seminerlerimizi düzenleyeceğiz. İhtisas eğitimi olarak da 12-13 Aralık’ta iflas erteleme, kayyumluk ve bilirkişilik hakkında ihtisas eğitimimizi gerçekleştireceğiz” dedi.

    “İŞBAŞI EĞİTİM PROGRAMINA ÖNEM VERİN”

    İŞ-KUR’un düzenlediği işbaşı eğitim programı hakkında da açıklama yapan Turan, “Özellikle sizlerden İŞ-KUR’un hazırladığı işbaşı eğitim programına önem vermenizi istiyorum. Şu anda birçok bürodan bizlere eleman talebi geliyor. İhtiyacınız olmasa bile İŞ-KUR’un işbaşı eğitim programı kapsamında birer tane üniversite mezunu arkadaşı yanınıza alın ve çalıştırın. Sizlere herhangi bir maliyeti söz konusu değil. Program dahilinde çalıştırdığınız arkadaşların zaruri giderleri olan örneğin aylık maaşı ve sigorta prim giderleri 6 ay süreyle İŞ-KUR tarafından karşılanmaktadır. Bu şekilde hem Konya ekonomisine katkıda bulunmuş hem de iş yerlerinizde eleman açığını kapatmış olursunuz” diye konuştu.

    “İNCELEMELERDE FARKLI YAPTIRIMLAR SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”

    Oda Başkanı İsmail Turan’ın açılış konuşmasından sonra Konya Vergi Denetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız kürsüye geldi. Yıldız, “Bizlerin önem verdiği birkaç konudan bahsetmek istiyorum. Bizlere çokça Mali Müşavir ve Mükelleflerden itirazlar geliyor. Vergi inceleme esnasında tutanak önümüze bırakılıyor. İmzalamak zorunda bırakılıyoruz. Bunu uzlaşmalarda da duyuyoruz. Bu durum bizi üzüyor. Neden imzaladınız dediğimiz de mecbur bırakılıyoruz veya imzalamazsak sonradan farklı uygulamalarla karşılaşacaklarını düşünüyorlar. Konya Vergi Denetim Kurulu başkanı olarak şunun teminatını verebilirim sizlere. Kesinlikle tutanakta bütün mülahaza yer verebilirsiniz. Yani İtiraz ettiğiniz bütün konularda haklarınızı savunun. Eğer farklı bir uygulamayla karşılaşacak olursanız teminatı ben ve yardımcı arkadaşlarımdır” dedi.

    Açılış konuşmalarından sonra Vergi Müfettişi Hasan Arslan tarafından katılımcılara detaylı şekilde sunum yapıldı.