Etiket: SÜRECİ

  • Sayar’dan Çözüm Süreci Beklentisi

    Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Ahmet Sayar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın Diyarbakır’a yapacağı ziyaretteki öncelikli beklentilerinin buzdolabına kaldırılan çözüm sürecine yeniden dönülmesi olduğunu söyledi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yarın Diyarbakır’a gelerek burada bir dizi açılışa katıldıktan sonra terör örgütü PKK mensuplarınca 15 ton bomba yüklü kamyonun patlatılması sonucu hayatını kaybeden 16 vatandaşın taziyesine katılmak üzere Tanışık köyünü ziyaret edecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapacağı ziyaret öncesi değerlendirmelerde bulunan DTSO Başkanı Ahmet Sayar, hem il hem bölge olarak olağanüstü bir süreç yaşadıklarını söyledi. Sayar, “Maalesef her gün onlarca insanımız yaşamını yitiriyor. Son bir yıla yakındır binlerle ifade edilen can kayıpları söz konusu. Böyle olağanüstü bir süreçte Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır’a gelmesi bir iş insanı olarak, bir vatandaş olarak elbette bir takım beklenti ve talepler içindeyiz. Biz iki buçuk yıllık çözüm süreci döneminde bu sürecin en önemli aktörlerinden birinin Cumhurbaşkanımız olduğunu biliyoruz. Daha önce Diyarbakır’da 2005 yılında Kürt meselesinin kendi meselesi olduğunu ifade etmişti, belli dönemlerde sürecin çözümüne dönük adımlar atıldı ve en son çözüm süreci başlamıştı” dedi.

    “ÇÖZÜM SÜRECİNE DÖNÜLMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

    Çözüm sürecinin oluşturduğu olumlu atmosferin faydalarını fazlasıyla gördüklerini belirten Sayar, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Fakat sonra tekrardan bu çatışmalı süreç başladı, insanlarımızın yaşamını yitirdiği bir süreç başladı. Böylesi olağanüstü bir dönemde ülkenin cumhurbaşkanı, güçlü bir lideri, Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır’a gelmiş olması bizde özellikle çözüm süreci konusunda beklenti içindeyiz. Bu yönde talebimiz var. Kendi ifadeleri ile ‘Çözüm sürecini buzdolabına kaldırdık’ demişti. Bizim beklentimiz Cumhurbaşkanımızdan yine Diyarbakır’da bu olağanüstü süreçte çözüm sürecinin dolaptan çıkarılmasına dönük bir beklenti ve talebimiz söz konusu. Aksi takdirde yaşanılan durum, insanların yaşamını yitirmesi ülkemiz açısından sürdürülebilir bir durum değil. Biz bir an önce normalleşmenin yaşanması ve çözüm sürecine dönülmesini talep ediyoruz.”

  • Erbaa’da TOKİ Başvuru Süreci Tamamlandı

    Tokat’ın Erbaa ilçesinde Erbaa Belediyesi ve Başbakanlık Toplu Konut İdaresi tarafından yapımına başlanacak 289 TOKİ konutuyla ilgili resmi başvuru süreci tamamlandı.

    Ahmet Yesevi Mahallesi’nde 38 bin 457 metrekarelik arsanın kamulaştırılmasının ardından başlayan süreçte TOKİ tarafından zemin analizleri yapılarak proje hazırlandı. Hazırlanan proje kapsamında ilk etapta 123 adet 2+1, 166 adet 3+1 konutun yapılmasına karar verildi. 18 Şubat’ta başvuruların başladığı TOKİ için başvuru süreci 8 Nisan’da sona erdi. Başvuruların sona ermesiyle birlikte başvurulara ilişkin belgeler Başbakanlık Toplu Konut İdaresine gönderildi. TOKİ incelemesiyle birlikte inşa için ihale hazırlıkları başladı. İhale sürecinin tamamlanmasının ardından kuraların çekilerek konutların sahiplerini bulacağı öğrenildi.

    TOKİ’de başvuru sürecini 8 Nisan’da tamamladıklarını ifade eden Erbaa Belediye Başkanı Hüseyin Yıldırım “TOKİ’de süreç devam ediyor. Başvurular tamamlandı. Başvuruların değerlendirme çalışmaları yapılıyor. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi ihale sürecini yürütüyor. En kısa sürede işlemlerin tamamlanıp inşa sürecinin başlamasını bekliyoruz. Bütün bu çalışmalar tamamlandığında kuralar çekilerek vatandaşlarımız konutlarına kavuşacak. Erbaa’mıza hemşehrilerimize hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.

  • 5 Yaşındaki Mustafa’nın Yürüyebilmesi İçin Tedavi Süreci Başladı

    Tokat’ta bir iş adamı tarafından yapılan yardımla dik durma sehpasına kavuşan 5 yaşındaki Mustafa Hüdayi Yaşar’ın yürüyebilmesi için tedavi süreci başladı.

    Reşadiye ilçesinde bir şirkette temizlik görevlisi olarak çalışan Ahmet Celil Yaşar (40) ile ev hanımı Nuray Kırca Yaşar’ın (34) oğulları Mustafa Hüdayi Yaşar, 40 günlükken geçirdiği rahatsızlık sonucu uzun süredir tedavi görüyor. Hastalığı nedeni ile yürüyemeyen ve konuşamayan Mustafa, 9 aylıkken özel bir rehabilitasyon merkezinde fizik tedavi almaya başladı. Tedaviye başlamadan önce başını dahi tutamayan küçük çocuk ilerleme kaydetti. Fizyoterapistler Mustafa’nın yürüyebilmesi için bir umut olduğunu belirterek, bunun için de ayakta dik durma cihazının alınmasını istedi. Asgari ücretle çalışan baba Ahmet Celil Yaşar, yaklaşık 5 bin TL olan cihazı temin edemedi.

    HAYIRSEVERLER SESLERİNİ DUYDU

    Reşadiye ilçesinde epilepsi hastalığı nedeni ile yürüyemeyen 5 yaşındaki Mustafa Hüdayi Yaşar’ın yürümesi için 5 bin TL’lik yardıma ihtiyacı olduğunun basında yer almasından sonra aileye yardım telefonları yağdı. Bir iş adamı tarafından temin edilen dik durma sehpası yurt dışından getirttirilerek aileye teslim edildi. Haftada bir gün fizik tedavi merkezinde kasları çalışması için tedavi gören küçük Mustafa evinde ise anne ve babasının yardımı ile dik durma cihazına bindirilerek tedavisine devam etmeye başladı. Aile çocuklarının yürüme umudu ile mutlu olurken yardımda bulunan iş adamı ve diğer hayırseverlere teşekkür etti. Her anne gibi oğlunun yürüdüğünü görmek istediğini ifade eden anne Nuray Kırca Yaşar, “Fizyoterapist oğlumun yürüme şansı olduğunu söylüyor. Oğlumun yürüyebilmesini her şeyden çok istiyorum” diye konuştu.

    Baba Ahmet Celil Yaşar ise İHA’nın yaptığı haber sonrasında çok sayıda yardımseverin kendilerini arayarak yardım etmek istediğini ifade ederek, “Belki bu cihazdan 100 tane olsa alınabilirdi. Allah razı olsun duyarlı insanlarımız çokmuş” dedi.

  • Konya’da Eğitim Öğretim Süreci Değerlendirildi

    Konya’da, eğitim öğretim çalışmaları ve süreç içerisinde karşılaşılan sorunların değerlendirildiği toplantı gerçekleştirildi.

    Konya Valisi Muammer Erol’un katılımıyla Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem’in başkanlığındaki toplantı Mevlana Öğretmenevinde gerçekleşti.

    Toplantının açılış konuşmasını İl Milli Eğitim Müdürü Mukadder Gürsoy yaptı. Konuşmasında Konya’daki eğitim öğretim sürecine dair istatistiki bilgiler veren Gürsoy, Eğitimde Kaliteyi İyileştirme Projesi (EKİP 42) kapsamında yapılan çalışmalar hakkında da bilgi verdi.

    Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem de, Konya’da eğitim öğretim sürecinde karşılaşılan sorunlarla ilgili bilgi aldıktan sonra, bu sorunları en aza indirmenin ve başarıyı artırıcı çalışmalar yürütmenin önemine değindi.

    Vali Muammer Erol ise yaptığı konuşmada, Konya’nın öğrenci profiline dikkat çekerek eğitim öğretimde daha yüksek başarılar elde etmenin gerekliliğine vurgu yaptı.

    Toplantıya Konya Valisi Muammer Erol, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, İl Milli Eğitim Müdürü Mukadder Gürsoy, Maarif Müfettişleri Başkan ve Yardımcıları, il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri ve şube müdürleri katıldı.

  • ‘Türkiye De Terör Ve Çözüm Süreci’ Masaya Yatırıldı

    İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi tarafından düzenlenen “Türkiye’de Terör ve Çözüm Süreci” konulu bir panelde, AK Parti Milletvekili Mehmet Metiner, MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem ve CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, terör ve Çözüm Süreci konusundaki görüşlerini paylaştı.

    Terör sorunun Ak Partiyle başlamadığını, Kürt halkının kimliğini reddedenin CHP olduğunu söyleyen Mehmet Metiner, Cumhuriyetle birlikte tekçi tanımların CHP tarafından yapıldığını, ret, inkâr ve asimilasyon politikalarının “Milli Şef ” döneminde zirve yaptığını ifade etti. Mehmet Metiner; “Tekleştirici kimlik siyaseti, birden bire cumhuriyetin ilk dönemlerinde yürürlüğe konuluyor. Kürt halkının kimliği reddediliyor, Kürtçe yasaklanıyor, zoraki bir asimilasyon politikası uygulanıyor. Milli Şef’in bu konuda raporları vardır. Belki CHP, bir gün Milli Şefi ile de yüzleşir. Kürt varlığını reddeden, dilini yasaklayan CHP’dir. Ret, inkâr, asimilasyon uygulayan bir siyasi zihniyetin, tüm sorunların kaynağı olarak Recep Tayyip Erdoğan ’ı göstermesini, doğrusu çok şaşırtıcı buluyoruz” dedi.

    “BİZ ASLA TERÖRLE MÜZAKERE ETMEDİK”

    “Kürt” diye bir halkın var olduğunu söyleyen Metiner, “Terör bizim zamanımızda patlak vermedi. Bugün Türkiye’nin bir Kürt sorunu yoktur. Kürtlerin bir PKK sorunu vardır. Türkiye’nin de bir terör sorunu vardır. Bizim silahları bıraktırma çabamız oldu. Biz asla terörle müzakere etmedik. Çözüm Süreci olduğu gibi bugün terör hortlamış değildir. Milli Birlik Kardeşlik Projesi’yle attığımız tüm adımlar, bu ülkenin birliğin sağlamlaştıran adımlardır. Kürt kardeşlerimizden esirgenen ne kadar hakları varsa iade etmişizdir. Çözüm Süreci, bölünme ve çözülme değildir” ifadelerini kullandı.

    “BİZİM MANGAL GİBİ YÜREĞİMİZ VAR”

    “Oslo tutanakları, birer Paralel Yapı montajıdır” diyen Metiner, “Saldırılara rağmen artık daha güçlü bir Türkiye var. Buna karşı da terörün değişen yüzü var. Türkiye’yi küçültmeye çalışıyorlar. Yeniden büyük bir Türkiye olsun istemiyorlar. Devlet adına terörü bitirmek için görüşme yaptık. Terörle müzakere edilmez.Türkiye’de demokratik siyasetin önü açıktır, bir süreç başlattık. Tekrar silaha sarıldılar.Terörle mücadele karşısındaki kararlılığımız ortadadır. Çözüm süreci eski tarzda yürümez. Terörle müzakere değil, mücadele edilir. Oy devşirme adıyla bir savaş başlattığımız iddiasını PKK ve Kandil söylüyor. Biz silah bırakmanın karşısında, hiçbir şeyi müzakere etmedik, etmeyeceğiz. Silahlı mücadeleyi bitirmek, siyasi yolları açmak için süreç başlattık. Silah bırakmadılarsa, bizim de silahlarımız ve mangal gibi yüreğimiz var.” dedi.

    “MİLLETİMİZ KORKUYA SÜRÜKLENDİ”

    Türkiye’nin demokratik bir ülke olduğu ve Çözüm Süreci gibi bir politikaya ihtiyaç duyulmadığı halde düzenleme yapılarak terör olaylarının başlamasına sebep olunduğunu dile getiren MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, “İktidar partisinin, Kürt oylarını devşirmek için böyle bir yola başvurdu. 7 Haziran’da iktidar partisinin oyları düştüğü için erken seçim kararı alındı. Ardından da terör eylemleri başladı. Milletimiz korkuya sürüklendi. Bunun sonunda 1 Kasım’daki seçimde AKP yeniden iktidara geldi. Artık kaç sayımız var? Sorusu sormayabaşlandı” dedi.

    “O BÖLGEDE TAŞ ÜSTÜNDE TAŞ, BAŞ ÜSTÜNDE BAŞ BIRAKILMAMALI”

    Çözüm Süreci’nin bir çözülme olduğunu vurgulayan Erdem, “Bu çözülme Oslo’da başladı, İmralı ile devam etti. En sonunda da Dolmabahçe’de 10 maddelik bir pazarlığa dönüştü. Bunun sonunda da ’sırtımızı PYD’ye, YPG’ ye yasladık’ diyenler ve terör örgütünü kınamayanlar bugün Meclis’teler. MHP olarak buna karşı hep direndik, direnmeye de devam edeceğiz. O bölge ile ilgili verilen birtakım teşvikler ve ihaleler için verilen paraların silaha gittiğini biliyoruz. Artık, siyasi iktidar terörle mücadele ediyor. Bize, ’morg bekçisi’ bile dediler ancak biz MHP olarak ülkenin birlik ve bütünlüğünden yanayız. Benim komşumun nereli olduğu, beni hiç ilgilendirmiyor. Yeter ki ’Ben Türk’üm, bayrağım inmesin, ezanım susmasın’ diyebilsin. En önemlisi süreç için verilen tavizler, bugün benim gönlüme batıyor. Bu süreç, milli ve manevi değerlerimizin yıpranmasına çok büyük etki yapmıştır. Artık MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dediği gibi, o bölgede sivil halk boşaltılmalı ve gerekirse taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakılmamalıdır” şeklinde konuştu.

    “İNSANLARIN ÖZGÜR KİMLİKLERİYLE YAŞAMA HAKKI VARDIR”

    Meseleye Kürt sorunu olarak baktıklarını dile getiren CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, “Kürt sorunun artık uluslararası bir boyutu da var. Biz meseleyi silahlı kalkışma ile devlete isyan eden bir boyutu olduğunun yanında, bir de insanların kendi özgür kimlikleriyle yaşama hakkı olduğunu da düşünüyoruz. Bir insan kendi dili konuşabilmeli ve inancıyla neyse o düşüncelerini dile getirebilmelidir. Ancak tabii ki bizi birleştiren temel unsur, Türk olmak ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktır. Ancak yaşanan bir sorun varsa, bunu tüm boyutlarıyla da görmemiz gerekir” ifadelerini kullandı.

    “ALTI YIL ÖNCE YERLEŞTİRİLEN BOMBALAR BUGÜN PATLIYOR”

    “Taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmamak” anlayışından farklı düşündüklerini ifade eden Salıcı, “1990’lı yıllarda yumurta teorisi konuşuluyordu. Yani Kayseri’den Şırnak’a her yerin dümdüz edilmesini savunanlar vardı. Terörle mücadele konusunun Meclis’te tartışılmasını istedik. Bunun için bir önerge verdik. Ancak verdiğimiz araştırma önergesi, TBMM’de AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. Oslo tutanaklarında PKK’nın yetkilendirdiği kişilerle, MİT ’in ilgili kişileri arasında geçen konuşmalarda, örgütün şehirleri silah ve bomba deposu haline getirildiğinin bilindiği ifade ediliyor. Peki, ne yapıldı? Ortada bir tutanak var ve bu reddedilmiyor. Altı yıl önce yerleştirilen bombalar, bugün patlıyor. Bir devlet, bir yandan bir görüşme süreci yürütüp, diğer taraftan da masanın öbür tarafından da silah yığınağı yapılmasına izin verir mi?” dedi.