Etiket: SÜRECİ

  • Popovic: “Zor süreci, takım ve şehirle bütünleşerek atlatacağız”

    Uzun süredir ekonomik sıkıntı içerisinde olan ve yönetim belirsizliğinin devam ettiği Kardemir Karabükspor ligin 12. haftasının kapanış maçında Kasımpaşa’ya sahasında 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından açıklamalarda bulunan Kardemir Karabükspor Teknik Direktörü Tony Popovic, yaşadıkları zor süreci takım ve şehirle omuz omuza vererek atlatacaklarını söyledi.

    Kasımpaşa karşısında 2-0 mağlup olmaları nedeniyle hayal kırıklığı yaşadığını söyleyen Popovic, “Bir mağlubiyet daha aldık. Zor bir maçtı. Bu maça iyi hazırlanmıştık ve iyi oynuyorduk. İlk gol maçı tamamen değiştirdi. İlk golde Ahmet’in bir hatası yok. Bir şekilde golü yedik ve bu golü çıkarmak için çok iyi çaba gösterdik ve hücum yapmaya çalıştık. Oyuncularım ne kadar deneseler de olmadı ve ikinci golü yedik. Kulübün içinden geçtiği bu zor süreçte bir arada gelip sırt sırta verip bu süreçten en iyi şekilde çıkacağız” dedi.

    Yönetim belirsizliğin takımı etkileyip etkilemediği yönünde bir soruya ise, Popovic, “Her futbolcunun mantalitesi farklıdır. Bu takımın hocası olarak sahada futbolcuların bu durumdan etkilendiğini söyleyemem. Futbolcular sahada her şeylerini verdiler. Saha dışı faktörler tabii ki etkili olabilir fakat sahada bunu görmedim, bunlar değiştirilemez. Aslında futbolcularımız gole kadar çok iyi oynadı ve golden sonra kafaları baktı. Biraz motivasyon kaybı yaşadılar golden sonra. Biz güçlü kalmalıyız. İşlerin düzeleceğinden eminim. Karabük şehir ve Karabükspor tekrar iyi duruma gelecek bundan eminin ve hiçbir şüphem yok. Bizim şu an yapmamız gereken takım ve şehir olarak beraber hareket edip güçlü kalıp kazanan bir takım olma yolunda çalışmak ve adımlar atmak” ifadelerinde bulundu.

  • Türkiye’nin ABD Büyükelçiliği: “Yargı süreci devam eden dosyalarla ilgili olarak hükümetimizin herhangi bir güvence vermesi söz konusu değildir”

    Türkiye’nin ABD Büyükelçiliğinden yapılan yazılı açıklamada, “Yargı süreci devam eden dosyalarla ilgili olarak hükümetimizin herhangi bir güvence vermesi söz konusu değildir. ABD’de Türk vatandaşlarıyla ilgili süren davalara ilişkin de Türklerin çok ciddi endişeleri bulunmaktadır” ifadelerine yer verildi.

    Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği, ABD Büyükelçiliğinden vize konusunda yapılan açıklama hakkında değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın’ın sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden paylaştığı açıklamada, “Türk ve ABD vatandaşlarının iki ülkedeki temsilcilikleri tarafından kısıtlı şekilde yeniden vize başvurularının alınmaya başlaması olumlu bir gelişmedir. Türkiye bir hukuk devletidir ve yargı süreci devam eden dosyalarla ilgili olarak hükümetimizin herhangi bir güvence vermesi söz konusu değildir. Türkiye’de hiçbir temsilcilik görevlisi kendi resmi görevinin icrası sebebiyle adli soruşturmaya tabi tutulmamıştır. ABD tarafından istihdam edilen söz konusu personel de keza resmi görevleri çerçevesinde değil, hakkında çok ciddi suçlamalar olduğu için adli sürece tabi tutulmuştur. Bundan sonraki süreçte de Türkiye’deki konsolosluk görevleri dışına çıkarak suç işleyen kişilerle ilgili yargı süreci başlatılması bağımsız yargının gereğidir” denildi.

    18 Ekim 2017 tarihinde Ankara’da Türk ve ABD yetkililerinin katıldığı toplantıda adli konularda ve konsolosluk işbirliğiyle ilgili olarak karşılıklı daha iyi bilgilendirme yapılması konusunda mutabık kalındığı hatırlatılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Türkiye’deki tüm diplomatik ve konsüler temsilcilikler için olduğu gibi ABD’nin temsilciliklerinin güvenliğiyle ilgili de gereken tüm tedbirler alınmışken ve bu hususta her vesileyle ABD tarafından ilave ihtiyaç olmadığı bildirilmişken, söz konusu açıklamada güvenlik durumuna atıfta bulunulması yadırganmıştır ve gerçeği yansıtmamaktadır.”

    “ABD’de Türk vatandaşlarıyla ilgili süren davalara ilişkin de Türklerin çok ciddi endişeleri bulunmaktadır”

    Açıklamada, ABD’de Türk vatandaşlarıyla ilgili süren davalara ilişkin de Türklerin çok ciddi endişelerinin bulunduğu, Türk yetkililerin bu davaların tatmin edici bir şekilde çözüme ulaştırılması için Amerikalı muhataplarıyla görüşmeyi sürdüreceği vurgulandı.

  • Bakan Kaya: “Boşanma süreci danışmanlığıyla çiftlerin yüzde 40’ı boşanmaktan vazgeçiyor”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, bakanlık olarak verdikleri en önemli hizmetlerden birisinin, boşanma sürecinde olan çiftlere verilen ‘boşanma süreci danışmanlığı’ olduğunu belirterek çiftlerin yüzde 40’ının boşanmaktan vazgeçtiğini söyledi.

    Bolu’da, Abant Tabiat Parkı’nda bulunan bir otelde düzenlenen ‘Aile, Toplum ve Devlet’ konulu sempozyuma katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, yaklaşık 700 bine yakın çifte ‘aile öncesi eğitimi’, boşanma aşamasında olan çiftler için ise boşanma süreci danışmanlığı hizmeti verdiklerini söyledi. Boşanma süreci danışmanlığı ile çiftlerin birçoğunun boşanmaktan vazgeçtiğini ifade eden Kaya, “Evli çiftlerimiz için de, eğer evliliklerini sürdüremeyeceklerini inanıyor ve boşanmak için başvurdularsa eğer boşanma süreci danışmanlığı dediğimiz bir danışmanlık hizmeti veriyoruz. Boşanma süreci danışmanlığı verdiğimiz çiftlerimizden yaklaşık yüzde 40’ının boşanmaktan vazgeçtiğini gördük. Boşanma süreci danışmanlığı hizmetimiz bizim ailelere verdiğimiz en önemli mekanizmalarımızdan birisi. Önümüzdeki dönemde bu danışmanlık hizmetimizi ülke genelinde daha da yaygınlaştıracağız” şeklinde konuştu.

    “Koruyucu aile sistemini güçlendirmeye çalışıyoruz”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak 105 bin çocuğun ailesinin yanında bakımını sağladıklarını ve verilen destekle ailesinin yanından kopmamasını sağladıklarını söyleyen Kaya, “Sadece ailesinin yanında bakımı uygun olmayan çocuklarımızı kurumlarımıza alıyoruz. Bugün kurumlarımızda 13 bin çocuğumuz var. Onların da koruyucu aile sistemiyle yine bir aile yanında çocuklarımıza bakılsın. Çünkü bir çocuk için devlet olarak hangi imkanı sağlarsak sağlayalım bir aile yanında, annenin, babanın, kardeşinin olduğu ortamda çocuk en iyi eğitimi alıyor. Bunun için koruyucu aile sistemimizi yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. 0-3 yaş arasında bizim kurum bakımımızda 580 evladımız var. İstiyoruz ki bu 580 evladımız da bir aile ortamında, sıcak bir yuva ortamında, anne ve baba şefkatiyle büyüsünler. Koruyucu aile olduğunuz zaman çocuk yine devlet korumasında oluyor. Nüfusunuza geçirmiyorsunuz. Sadece o çocuğa annelik, babalık yapıyorsunuz. Ve biz koruyucu aile olmak isteyen ailelerimize ekonomik olarak destekliyoruz, çocukların bakımını devlet olarak biz üstleniyoruz. Okula başladıklarında maddi destek sağlıyoruz. Ama biz istiyoruz ki ne kadar güzel imkanlar sunarsak sunalım evlatlarımız sıcak bir aile ortamında, sıcak bir yuvada olsun” diye konuştu.

    Bakan Kaya, erkeklerin çocuklarına bakabilmeleri için yarı zamanlı çalışma hakkına sahip olduklarını belirterek şunları kaydetti:

    “Artık çalışan kadınlar ve erkekler çocukları ilköğretim çağına gelene kadar yarı zamanlı çalışma hakkına sahipler. Bu hakkı sadece kadına vermedik, isterse bir baba da çocuğu ilköğretim çağına gelene kadar yarı zamanlı olarak çalışabilecek. Hem kadını hem de aileyi destekliyoruz. İnanıyoruz ki, kadın güçlü olursa aile de güçlü olur ve aile güçlü olursa toplum güçlü olur. Toplumu güçlendirirsek de ülkemiz güçlenir.”

  • Sağlık Tesislerinde Meslek Hastalıkları Tanı Süreci Sempozyumu

    Samsun Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi tarafından düzenlenen “Sağlık Tesislerinde Meslek Hastalıkları Tanı Süreci Sempozyumu” gerçekleştirildi.

    Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen sempozyuma, sağlık, hukuk ve iş güvenliği alanında görev yapan 250’nin üzerinde sektör çalışanı, sağlık yöneticileri ve hastane personeli katıldı.

    Oturum Başkanlığını OMÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Yıldız Pekşen’in yaptığı sempozyumda konuşmacı olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Alp Ergör, İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinden Dr. Özkan Kaan Karadağ, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Ana Bilim Dalından Yrd. Doç.Dr. Dilek Eser yer aldı.

    Sempozyum açılış konuşmasını yapan Samsun Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Süleyman Sırrı Kılıç, “Meslek hastalıkları özellikle sağlık personellerinin hizmet sunumu sırasında kendi sağlıklarını koruma adına dikkat etmesi, özen göstermesi gereken bir konudur. Sağlık çalışanları sağlık hizmeti sunumu esnasında ortaya çıkabilecek bu tür hastalıklarla karşı karşıya kalmamak için olası tüm komplikasyonları bilerek, en ufak ihtimalleri bile göz önüne alarak tedavi süreçlerine dâhil olmalıdırlar. İşlerini yaparken kendi sağlıklarını korumak için de gerekli özeni mutlaka göstermelidirler. Bu nedenle biz de bu konunun önemini bilerek bu sempozyumda olduğu gibi eğitim faaliyetlerini her zaman destekliyor, önemsiyor ve olası meslek hastalıklarının önüne geçmek için gerekli çalışmaları yapıyoruz. Doktorundan hemşiresine, temizlik personelinden, güvenlik personeline 9 bini aşkın çalışanımızdan oluşan bu sağlık ordusunun sağlığı bizim için önemli. Son kabine değişikliğinde Sağlık Bakanımızın Samsun’lu olması hepimize önemli görev ve sorumluluklar yüklemiş durumda. Samsun sağlık alanında yaptığı öncü çalışmalarla, projelerle ve sağlık yatırımlarıyla sesini sağlık alanında bugüne kadar duyurdu. Bu anlamda bundan sonra da Bakanımızın Samsun’dan olmasını göz özününde bulundurarak daha özel bir gayret göstermemiz, hem iş sağlığı ve güvenliği anlamında hem de sağlığın diğer alanlarında örnek çalışmalar üretmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Meslek Hastalıkları konusunda bilgi veren Prof. Dr. Alp Ergör, “İş Sağlığı ve Güvenliği alanında yapılan çalışmalarda dünyada örnek ülke olarak gösterilen Finlandiya da meslek hastalıkları oranının binde 2,2’dir. Türkiye’de ise bu oran iş sağlığı ve güvenliği alanında yapılan çalışmalar yeni olmasına rağmen binde 0,9 olarak tespit edilmiştir. Bu durum meslek hastalıklarının tespiti, tanı koyulması ve bildirimi noktasında ülkemizde bir eksiklik olduğunu göstermektedir. Ülkemizde meslek hastalığı tanısı koymaya yetkili sadece 8 hastane bulunmaktadır. Aslında her meslek hastalığı bir ipucudur, hastalığın kaynağının tespitinde ve sorunun giderilmesinde büyük önem arz etmektedir. Bu konuda tüm kurumların çalışmalarına hız vermesi gerekmektedir” diye konuştu.

    Meslek Hastalıkları Kurullarının İşleyişi hakkında bilgi veren Dr. Özkan Kaan Karadağ, “Günümüzde artık üretim biçimleri kirli bir yapıdadır, teknik ve kimyasal içerikte altyapılara sahiptir. Bu nedenle alınması gereken önlemler çalışan sağlığı için günümüzde eskiye oranla daha büyük önem arz etmektedir. Ülkemizde özellikle Sakarya – Bursa arasında sanayinin geliştiği montaj hattı bu anlamda dikkatle değerlendirilmesi ve takip edilmesi gereken noktayı oluşturmaktadır. Dünyada konuyla ilgili yapılan değerlendirmelere göre meslek hastalıkları ve kazalarının yüzde 30 oranında olduğu düşünüldüğünde, bu konunun insan sağlığı açısından ne kadar büyük önem arz ettiği görülebilir. Meslek hastalıkları ve kazalarının nedenleri yapılan değerlendirmeler sonucunda net olarak tespit edilirse, çözüm anlamında da büyük başarı elde edilecektir. Hedef her zaman daha az meslek hastalığıyla karşılaşmak daha iyi iş sağlığı uygulamaları oluşturmak, tespit ve bildirim noktasında mutlaka artışı sağlamak olmalıdır. Mutlaka erken tespit yapılmalı ve önlem alınmalıdır. Ülkemizde olduğu gibi hiç tespit olmaması, sağlıklı bir iş sağlığı güvenliği yapısı olduğunu göstermez” şeklinde konuştu.

    Yrd. Doç. Dr. Dilek Eser ise sosyal güvenlik yasasında yapılan değişiklikler, meslek hastalıklarının tespiti sürecinde ve hukuki süreçte dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.

    Daha sonra konuşmacılara, Genel Sekreter Prof. Dr. Süleyman Sırrı Kılıç, Mali Hizmetler Başkanımız Sadi Ergin, Samsun Eğitim Araştırma Hastanesi Yöneticisi Doç. Dr. Fatih Özkan ve Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Mehmet Çelebi tarafından plaket verildi.

  • AK Parti’de kongre süreci

    AK Parti Fatsa İlçe Başkanlığında 6. olağan kongre süreci başladı.

    Her kongrenin yeni bir yapılanma olduğunu belirten AK Parti Fatsa İlçe Başkanı Abdullah Uçar, “Hedeflerimize doğru ve emin adımlarla ilerliyoruz. Partimize gönül vermiş her insana kapımız açıktır. Yeni bir sürecin başlangıcında, AK Parti çalışmaları sayesinde, Türkiye artık kendini aşan bir ülke haline gelmiştir. Her alanda yapılan yenilikler ve yapılanmalar ülkemizi durduramaz bir konuma getirtmiştir. 4 Temmuz’da startın verildiği kongre başlangıcının partimize ülkemize, Ordumuza ve ilçemize aziz milletimizin umudu olan teşkilatlarımıza hayırlar getirmesini dilerim” dedi.

    Uçar konuşmasının devamında şunları söyledi: “6.olağan kongrede Fatsa ilçemizdeki yönetim kurulu sayısı 30 kişiden 25’e düşecek. Yedek yönetim kurulu üyesi şu an mevcutta 30 iken bu sayı ise kongrede ise 13 kişi olarak şekillenecek. İlçelerdeki ana kademe sayısı ise asil ve yedek yönetim olarak 38 kişi olacak. Bu uygulama 6.olağan kongrede ana kademe teşkilatın haricinde teşkilatımızın yan kuruluşları olan kadın ve gençlik kolları sayıları ise ana kademe teşkilatındaki sayıya göre şekillenecek. İlimizin diğer ilçelerindeki durum ise nüfusa göre şekillenecek. 6.olağan kongre ile ilgili süreç ile alakalı hazırlıklar başlamıştır. İlçe kongrelerimiz ise 19 Ağustos 2017-12 Kasım 2017 tarihleri arasında yapılacak.”