Etiket: süre

  • Yurt dışı seyahatte süre artacak, iç turizme talep artacak

    Yurt dışı seyahatte süre artacak, iç turizme talep artacak

    Yasaklara takılan seyahat arzusunun süre uzadıkça daha da arttığını söyleyen Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, milyonlarca insanın bir an önce tedbirlerini alarak, korkusuz ve endişesiz seyahat etmenin özlemini çektiğini söyledi. Bazı ülkelerin bu sürece çoktan geçtiklerini hatırlatan Yavuz , “Örneğin Covid-19 vak’alarının neredeyse tamamen bittiği Çin’de 2020 yılının Ağustos ayında iç hat uçuşları geçtiğimiz seneyi yakalamıştı. Görünen o ki seyahat tahminlerden daha önce geri dönecek ve turizmin aldığı bu ağır darbe birkaç yıl içinde telafi edilebilecek. Korona süreci ve sonrasında Turizmde önemli değişikliklerin meydana geleceği kuşkusuz. Bazı alanlarda soft ve yumuşak değişimler olurken, bazı konularda sert ve radikal değişikliklere hazırlıklı olmak gerekiyor.” dedi.

    Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, kişisel bloğunda turizmde üç önemli değişikliğe dikkat çekti. Dünya turizminin kalbi sayılan ve dünyaya en çok turist gönderen Avrupa kıtasının bu değişiklikleri en yoğun hissedecek bölgeler olduğunu ifade eden Recep yavuz, hem pandeminin seyrinin hayatı çok ciddi anlamda zorlaştırdığını, hem bir senedir evlerinde hapsolmuş milyonlarca insanının tatil arzusu dayanılmaz boyutlara çıktığını kaydetti. Yavuz, tatilin artık güzel zaman geçirme, eğlenme etkinliğinden çıkarak, bir terapi, yaşam sevinci boyutuna geçtiğinin altını çizdi.

    Artık tatilcilerde ,‘öyleyse tedbirimizi alıp, olabilecek en uygun yere gidelim’ düşüncesinin hakim olmaya başladığını kaydeden Recep Yavuz, buna göre var olan şartlarla birlikte, olası olumlu ve olumsuz korona seyrinin de hesaba katıldığında 2021 ve sonrası tatil tercihi konusunda 3 önemli gelişmenin öne çıktığını ifade etti.

    Kısa süreli yurt dışı seyahatler azalacak

    2021 yılında 2020 yılına göre hareketliliğin artacağını, insanların, maskeyi, mesafeyi ve hijyeni ön planda tutarak kendi korunmasını sağlayabilmeyi öğrendiğini hatırlatan Yavuz şöyle devam etti: “Seyahate tekrar kapılarını açan ülkeler büyük ihtimalle karantina koşulunu devam ettirecekler. Bu şart özellikle AB içinde çok yoğun olan kısa süreli (3-5 geceleme) seyahatleri olumsuz etkileyecek. Zira 3-5 günlük kısa tatil için yurt dışına gitmek isteyenler büyük ihtimalle hem gittikleri ülkede, hem geri döndüklerinde kendi ülkelerinde 10 -14 gün arası karantinaya girmek zorunda kalacaklar. Böylelikle 3 günlük bir yurt dışı ziyareti 31 günlük bir süreyi kapsayabilecek. Bu durumda yakın çevredeki komşu ülkelere araba, tren ya da otobüs organizasyonları ile gitmek cazip olmayacak. Özellikle 750 milyon yurt dışı seyahatin gerçekleştiği Avrupa’da çok yaygın olan bu kısa tatil türü karantina yaptırımına takılacak. Örneğin Almanya’dan bir kaç saatlik yolculukla yapılabilen aralarında İtalya, Fransa, Avusturya, Çekya, İsviçre, Belçika, Hollanda, Polonya, Danimarka ve Macaristan gibi ülkelerin olduğu en az 15 ülkeye 3-5 günlük seyahatler oldukça revaçta idi. Bununla birlikte özellikle Schengen kapsamında olan ve vizesiz geçiş imkanı sağlayan ülkelerin komşuları aralarındaki turizm faaliyeti çok yoğundu. Karantinadan dolayı bu seyahatlar yapılamayacak. Kısaca komşu ülke tatil için artık cazip olmayacak. Sanırım buna en çok 200 kişi nüfuslu Polonya’nın Osinow Dolny köyündeki 150 Kuaför salonu üzülecek. Karantina öncesinde günde 5000 Alman, saçını yaptırmak ya da kestirmek için Berlin üzerinden buraya geliyordu.”

    İç turizm artacak

    Korona şartlarında en kolay seyahatin ülke içindeki özellikle kara ve demir yolu ile yapılabilen seyahatler olacağına dikkat çeken Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz Recep Yavuz, böylelikle gidilecek mesafelerin kısalacağını ve iç turizmin büyük ihtimalle tarihinin en iyi yılını yaşayacağı bilgisini paylaştı. Yavuz, “Dünya turizminin önde gelen büyük nüfuslu ülkeleri dış turizmden oluşacak açığı iç turizm ile telafi etmeye çalışacak. Bu şartlarda en rizikosuz seyahat, ülke içinde yapılan seyahatler olacak. Bu, sıcak yaz günlerinde güneş ve kültür zengini ülkelerde çok daha hızlı devreye girecek. Bazı ülkeler bu konuda şimdiden hamleler yapmaya başladılar bile. Singapur hükümeti kendi ülkesindeki tatil yerlerini ziyaret edenlere kişi başı 75 dolar destek veriyor. Amerika, uçuşların yoğunluğunu şimdiden Havai ’ye çevirdi. Ülkelerin vatandaşlarını yurt dışı yerine iç turizme teşvik etmek için yeteri kadar nedenleri var; karantina süreçleri, PCR testleri, birçok formalite, yurt dışında yeni yaptırımlara maruz kalma rizikosu vs… Zaten başta Almanya, birçok ülke aylardır vatandaşlarını kendi ülkelerinde tatil yapmaları konusunda yönlendiriyor” dedi.

    Yurt dışı seyahatlerin süresi uzayacak

    2021 yılında 2019 yılının yüzde 70’ i kadar yurt dışı seyahatinin yapılacağının öngörüldüğünü, Koronanın başladığı ve herkesin gafil avladığı en sert zamanlarının yaşandığı 2020 yılında bile dünya genelinde yaklaşık 500 milyon kişinin yurt dışına seyahat gerçekleştirdiğını söyleyen Recep Yavuz, tahmininin dünyanın 2021 yılını biten yıla göre her konuda daha bilinçli ve hazırlıklı karşılayacağı yönünde olduğunu söyledi. Bu yüzden seyahatin 2021 yılında da milyonların gündemi olmaya devam edeceğini kaydeden Recep Yavuz, her hâlükârda denizi, güneşi özlemle bekleyen büyük kitlenin bütün zorlukları göze alıp seyahatini gerçekleştireceğini ve bunu bütçesi ve zamanı elverdiği müddetçe en uzun süreye yayacağını kaydetti. Yavuz sözlerini söyle tamamladı: “Karantina sürecini göze alıp, parasını ödeyerek yaptırdığı pcr testlerini ve yurt dışında oluşabilecek bütün olumsuzlukların riskini alan tatilciler, bunun karşılığını alabilmek için tatil süresini mümkün olduğunca uzun tutacaklar. Avrupalılar yılda en az 1 kısa ve 1 uzun tatil yapıyorlar. Kısa tatil yukarıdaki nedenlerden dolayı devreden çıkınca bir tane olan uzun tatilini uzatarak seyahati planlayanların az olmayacağını düşünüyorum. ‘Hazır pcr testi yaptırmışken, uçağa binmişken, karantinaya girmişken bari mümkün olduğunca uzun kalıp hakkını verelim!..’ diyen çok kişi olacak. Hem kısa tatil , hem kış tatili iptal olunca bütçeyi tamamen yaz tatiline ayırarak, az ama öz tatil düşüncesinin gittikçe ağırlık kazanacağını tahmin ediyorum. Buna birde evde dört duvar arasında kalmaktansa, tatilini uzatıp zaten online yürüttüğü işini deniz kenarından yapmayı düşünen kesimi eklersek, tatil süresinin genel olarak artabileceğini öngörebiliriz. Hâlihazırda Antalya gibi sahil bölgelerinde ortalama kişi başı geceleme 9-10 gün civarında seyrediyor. Bunun korona sürecinde 14 güne çıkabileceğini tahmin ediyorum. Bizde artık istatistiklerimizi gelen kişiye göre değil, geceleme sayılarına göre tutmaya başlayalım ve 5 geceden az konaklayan ziyaretçileri ‘turist’ kategorisine dahil etmeyelim.”

  • Ermenistan muhalefeti görevi bırakması için Paşinyan’a 3 gün süre tanıdı

    Ermenistan muhalefeti görevi bırakması için Paşinyan’a 3 gün süre tanıdı

    Ermenistan’da büyük bir miting düzenleyen muhalefet kanadı, Başbakan Nikol Paşinyan’a görevi bırakması için 3 gün süre tanıdı.

    Rusya’nın arabuluculuğunda Azerbaycan ile Dağlık Karabağ konusunda ateşkes anlaşmasına imza atan Ermenistan’ın Başbakanı Nikol Paşinyan’a karşı tepkiler sürüyor. Paşinyan muhalefetin hedefi olmaya devam ederken, bugün başkent Erivan sokaklarında 20 binden fazla kişi yürüyüş yaptı. Muhalefetin günler öncesinden duyurduğu “Vatan Kurtuluş Hareketi” olarak adlandırılan yürüyüşe katılanlar 15 kilometreyi aşkın yol yürüdü. Erivan’daki Özgürlük Meydanı’nda toplananlar Paşinyan’ın istifası için slogan atarken, kurulan platformda da muhalefet partilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının liderler konuşmalar yaptı. Mitinge Paşinyan’a suikast düzenleme suçlamasıyla tutuklanan ve ardından serbest bırakılan Ermenistan istihbarat teşkilatının eski başkanlarından ve aynı zamanda Vatan Partisi’nin lideri Artur Vanetsyan, yine aynı suçlamayla tutuklanan ve serbest bırakılan Müreffeh Ermenistan Partisi Başkanı Gagik Tsarukyan, Paşinyan’dan sonra geçici hükümetin Başbakanı olarak düşünülen Vazgen Manukyan ve çok sayıda siyasi parti lideri ile temsilcisi katıldı.

    “Nikol’e teşekkür ediyoruz. Artık hiçbir askeri gücümüz kalmadı”

    Mitingte konuşma yapan Vazgen Manukyan, yeni hükümetin ilan edilmesi durumunda olacaklara değinerek, “Birincisi, bu üçlü anlaşmanın detaylarına asla ulaşamayacağız. Nikol’e teşekkür ediyoruz. Artık hiçbir askeri gücümüz kalmadı. Yeni hükümette anlaşmalardaki belirsizlikleri yapılacak müzakereler ile Ermenistan’ın lehine çevireceğiz. İkinci olarak ordumuzu yeniden toparlayıp savaş durumları için modern bir orduya çevireceğiz” dedi.

    Paşinyan’a Salı gününe kadar süre tanındı

    Ermeni Devrimci Federasyonu Partisi Temsilcisi İşkhan Sağatlıyan mitingin ardından Ermeni gazetecilere yaptığı açıklamada, Vatan Kurtuluş Hareketi olarak aldıkları yeni kararı duyurdu. Buna göre muhalefet Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın istifa etmesi için önümüzdeki Salı günü yerel saatle 12.00’ye kadar süre tanıdı. Sağatlıyan mitingin ardından tüm Ermenistan halkının evlere girmesini söyleyerek Salı günü Paşinyan’ın istifa etmemesi durumunda ülke genelinde sivil itaatsizlik eylemleri başlatacaklarını duyurdu.

  • Bursaspor 15 gün ek süre aldı

    Bursaspor 15 gün ek süre aldı

    Puan silme cezasının bugün uygulanmaması için Türkiye Futbol Federasyonu’na başvuran Bursaspor, 15 gün ek süre aldı.

    Ulusal Kulüp Lisansı alamayan Bursaspor’a -3 puan cezası uygulanmaması için verilen süre bugün sona erdi.

    Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu dün yaptığı toplantıda 30 Eylül’de dolan Ulusal Kulüp Lisans başvuruları ile ilgili nihai karar verme süresini 15 Ekim’e kadar uzattı.

    3 puanın silinmesi ve transfer tahtasının kapanmasına neden olan 26 dosya ile ilgili yoğun görüşmeler ve yeni yapılandırmalar gerçekleştiren yönetimin elinde 9 dosya kaldı.

    Güney Amerika’daki muhataplara ulaşmadaki sorunlar nedeniyle Türkiye Futbol Federasyonu’na başvuran Bursaspor 15 gün ek süre aldı.

  • Bakan Koca: “Aşı için önümüzde 2-3 aylık süre kaldığına göre tünelin ucundaki ışık göründü”

    Bakan Koca: “Aşı için önümüzde 2-3 aylık süre kaldığına göre tünelin ucundaki ışık göründü”

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Aşı için önümüzde 2-3 aylık süre kaldığına göre tünelin ucundaki ışık göründü” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilkent Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen Koronavinüs Bilim Kurulu Toplantısı’nın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

    Koca, yaklaşık 33 milyon insana korona virüs bulaştığını aktarırken, “Bir milyona aşkın ölüm gerçekleştirdi. Avrupa’da vaka sayılarında artış var. Dünya Sağlık Örgütü, salgında hayatını kaybedecek insan sayısının 2 milyonu geçeceğini ileri sürüyor. Zaman zaman bizim sizlerle paylaştığımız bir anlamda küresel ölçekli korona tablosu diyebileceğimiz veriler devletlerin DSÖ’ye yaptığı resmi beyanları esas almaktadır. Dünya vaka sayı tespit konusunda istekli değildir. Dünya nüfusunun bu denli hareketli olduğu bu çağda, yaşanan bir salgında endişe verici olan tespit edilen vakalar değildir. Endişe verici olan vaka tespit edilmemesidir. Salgında gözle görülmeyen her risk izole edilmiş riskten çok daha korkutucudur” diye konuştu.

    Amacının hastalıkla etkin mücadele olanın vakaya ulaşabileceğinin bilgisini veren Koca, şu ifadeleri kullandı:

    “İlerlemiş vakanın müracaatını beklemez. Salgını bir nevi doğal seyrine bırakmak ve sadece aşıya odaklanmak yerine mücadeleyi günü güne verir. Bunun örneği Türkiye’dir. Bu dönemde sosyal davranışlarımız değiştiği gibi ruh durumumuz da değişti. Bazı konularda fikir birliğine kolay ulaşıyoruz, bazı konularda zorlanıyoruz. Belirsizlik karşısında toplumda endişe tartışmalı bir hava olması olağandır. Bunun aşılabilir bir düzeyde tutulabilmesi birlik ve beraberlik ruhuna zarar vermemesi önemlidir. Herkes bir yorum ve bir sorun sürebilir. Başka kaygılar ortaya koyabilir. Bu noktada unutulmaması gereken toplumun ortak bir meselesini ele aldığımız bunu yaparken de görünen ve çıplak gözle görünmeyen çıkarlarını korumamız gerçeğidir. Yapılan eleştirilerde pergelin bir ayağı bu noktada olmalıdır.”

    “Aşı için önümüzde 2-3 aylık süre kaldığına göre tünelin ucundaki ışık göründü”

    Aşı için 2-3 aylık süre kaldığının bilgisini veren Koca, “Tünelin ucundaki ışık göründü. Bazıları bu tünelden emek vermeden sırf konuşarak başarılı çıkmak istiyor ve hazır alacakaranlıktayken yarın unutulacak bazı iddialar ileri sürüyor. Bu yolun emekçilerin hakkı vardır. Bu tedbirlere uyan ve devletine net güven duyanlarında hakkıdır. Herşey den önce kelimeleri yerli yerinde kullanmak gerekir. Salgınlar birlikte hayatımıza giren bazı kelimeler oldu. Aşı konusunda katledilen yol bu kelimelerde bazı değişikliklere yol açtı. Artık dalgalardan tiklerden değil tedaviden bağışıklıktan bahsediyoruz. Testten, vakadan ağır hastadan bahsediyoruz” diye konuştu.

    “Her vaka hasta değil, çünkü testi pozitif çıktığı halde hiçbir semptom göstermeyenler var”

    Testi pozitif çıktığı halde hiçbir semptom göstermeyenlerin olduğunu belirten Koca, “Her vaka hasta değil, çünkü testi pozitif çıktığı halde hiçbir semptom göstermeyenler var ve büyük çoğunluğu bunlar oluşturuyor. İz sürücüler olan filyasyon ekibimiz ağırlıklı olarak bunları tespit ediyor. Bu kişilere asonmatik pozitifler diyoruz. Bunların sağlık açısından önemi bulaştırıcı yani taşıcı olmalarıdır. Eğer tespit ile izole edilmezlerde salgının büyümesine yol açarlar. Gerekli destekle izole edildiğinde bu kişilerin testi ortalama 1 hafta sonra zaten negatif çıkmaktadır. Söz konusu şartlar yerine getirildiği için bu gruptakiler salgın için artık 1. öncelikle yeri yoktur. Her gün açıklanana ve üzerinde durduğumuz yeni hasta sayısı asıl dikkat konusu olmalıdır. O halde durumun özeti şudur: test sonucu pozitif çıkanların her biri bir vakadır. Bunların büyük kısmı belirti göstermeyen taşıyıcılardır. Kalan kısmı ise hastalık bulgusu olup tedavi altına alınan hastalardır. Bir kısmını evde önemli bir kısmını da hastanede takip ve tedavi ediyoruz. Hastanede tedavi altına aldıklarımızı ayrıca yatan hasta olarak raporluyoruz” şeklinde konuştu.

    “Hayatta olanı ölmüş gösteremeyeceğiniz gibi, öleni de hayatta göstermeniz mümkün değildir”

    Türkiye’deki veriler hakkında iddialara açıklık getiren Koca, bu konudan da bir tartışma galibiyeti bekleyenlere ise seslendi. Koca, “Sayısal bir galibiyet arıyorsanız lütfen ruhaniyeti çiğnemeyin kayıtlarımıza saygı gösterin. Ölüm sayılarıyla skor arayışında olanlar, sayıları gerçeğinden yüksek göstermeye çalışanlar nerede dayanak arıyor? Türkiye’de ölüm verileri 2 kaynakta toplanmaktadır. Biri belediyelerimizin e devlet veri tabanında yer alan defin sayılarıdır. Diğeri Türkiye İstatistik Kurumudur. Söz konusu 2 ayrı veri tabanının birlikte kullanımı yanlıştır. Ayrıca ölüm raporları bulanan bazı kategorik bilgiler yanlış yorumlanıyor. Öncelikle ölüm konusu sayısında açıklık getirmek istiyorum. Ölüm bildiriminde kullanılan form yeni değildir. 2013 yılından beri kullanılmaktadır. Bu belgede yer alan iki hane önemlidir. Bu hanelerden biri ölüm şekli diğeri ise ölüm nedenidir. Ölüm şeklinin ise amacı şu bilgiyi vermektedir. Ölen kişi mesela adli bir vaka veya normal ölüm mü ? Bu sorunun cevabı doğal ölüm ve adli vaka sonucu ölümdür. Bu haneye hastalığa bağlı diğer ölümün izahı için bulaşıcı hastalık veya bulaşıcı olmayan hastalık açıklaması da eklenmiştir. Kayıtlar bu yılki ölümlerin yaklaşık onda birinde ölüm şeklinin bulaşıcı hastalık sonucunda doğal ölüm olduğu göstermektedir. Onda 9’u ise bulaşıcı olmayan hastalık veya yaşlılık olarak işaretlenmiştir. Bu hanedeki bilgi ölümün nedenini hastalık bazında göstermez. Bunda kovid-19 ölüm sayıları anlaşılmaz. Bulaşıcı tek hastalığın kovid-19 olduğunu düşünen varsa yanılıyor. Raporda ölüm nedeni hanesi asıl bilgiyi veren kısımdır. Bu hanede hastayı takip eden doktorun kayıdır 2’inci bir hekim tarafından onaylayarak kesinleşir. Defin sonrası alınan kesin ölüm raporunda hastanın onaylanmış ölüm nedeni bu hanede yer almaktadır. İstatistiklerde kovid-19’un ölüm nedeni olarak gösterilebilmesi buradaki dayanır. Vefat sayılarına ilişkin yanıltıcı iddialar bazı belediyelerin açıklamalarına dayanıyor. Belediyelerin e devlet veri tabanında yer alan mezarlık bilgi sisteminde söz konusu ildeki defin sayıları yer alır. Defin raporları ise kişilerin öldüğü ilde verilir. Ölen kişi ya öldüğü ilde veya resmen ikametinin olduğu ilde ya da ailesinin uygun gördüğü yerde ilde defnedilebilmektedir. 3 ayrı yer 3 ayrı il söz konusudur. Belediyelerin verileri kendi illerinde defin sayılarını ortaya koyar. TÜİK verilerinde dağılım ölen kişilerin ikamet adresine göre yapılmaktadır. Yani kişi İstanbul’da yaşadığı halde ikamet adresi Sivas ise TÜİK onu Sivas olarak kaydeder. Dolayısıyla belediye ile TÜİK onu başka kaydeder. Bu farkı yılın 9’uncu ayında görürsünüz. Fakat 31 Aralıktan yeni yıla devir ettiyse toplam vefat sayıları 2 kaynakta eşitleri. 11 il belediyesi verilerine bakıp, sonuç çıkarmak yanlıştır. Yılın sonu beklenirse TÜİK verileri ile diğer verilerin çakıştığı zaten görülecektir. Şu bilinmelidir devletin ve salgınla mücadelenin itibarını zedelemek isteyen kendi itibarını zedeleri. Birinin ölümünü ise saklama imkanı yok, 2020’deyiz. Hayatta olanı ölmüş gösteremeyeceğiniz gibi, öleni de hayatta göstermeniz mümkün değildir. Yıllık öngörülen yüzde 2,2 artışla bunun şimdi 336 bin 518 olması beklenmektedir. Şu ana kadar Kovid-19 kaynaklı ölümler dahil 339 bin 26 ölüm gerçekleşmiştir. Aradaki fark 7 bin 244’tür. Kovid-19 kaynaklı tespit edilen ölüm sayısı ise 8 bin 62’dir. Kovid-19 ölümlerinin bulaşıcı hastalık başlığı altında verilmediği açıktır. Bunları sırf bulaşıcı hastalık sebebiyle ölüm diye Kovid-19 hanesine yazan varsa yanılıyor” açıklamasında bulundu.

    “Ankara’da hasta sayısı son 2 hafta içinde yarı yarıya azaldı”

    Ankara’daki vaka sayısının son 2 hafta içinde yarı yarıya azaldığının bilgisini veren Bakan Fahrettin Koca, “Salgın devletin vatandaşlarına karşı yükümlüklerini de hedef almaktadır. O yüzden mesuliyeti olmayan bazı kişilerin tenkitleri fotoğrafın bir noktasına mercekle bakıp leke aramaktan farksızdır. Yolun en güç kısmını açtığımızı inanıyorum. Tedbirleri titizlikle devreye soktuğumuzda korkunun yerini özgüven alıyor. Son 3 haftada yapılan bölgesel müdahalelerin sonuçlarını gördük. Yüksek artışlardan söz ettiğimiz birçok ilimizde başarı sağladık. Geçtiğimiz haftalarda Diyarbakır, Van, İzmir, Samsun’a değerlendirme ziyaretleri yapmıştık. Değerlendirmelere civar illeri de dahil ettik. Bir haftayı da İstanbul da yapılan gözden geçirmeye ayırdık. Böyle toplam 23 ilimizin sağlık altyapımızı inceleme fırsatı bulduk. 2 haftaki önceki toplantımız da Ankara’daki durumu değerlendirmiş sayılarda artışın yüksek olduğunu ifade etmiştim. Bu artış sadece Ankara’yla ile sınırlı değil Anadolu’nun birçok bölgesini etkileyen bir durumdu. En fazla dikkat çeken yer Ankara’ydı. Ankara’da hasta sayısı son 2 hafta içinde yarı yarıya azaldı. Bunu hastanelerimizdeki yoğunluk azalıştaki durumu anlamak mümkündür. Testlerin erken sonuçlanması, tedaviye erken başlanması, filyasyon ekiplerinin arttırılması, temaslı izolasyon semptomlulardan hızla numune alınması ve izolasyon etkili etkili olarak bilinen hususlardır” dedi.

    “İstanbul’un 2 katı olan vaka sayısı, İstanbul’un da altına indi”

    Ankara’daki vaka sayısı hakkında konuşan Koca, “Aile hekimlerinin yanı sıra Ankara üzerinde kurulan çağrı sisteminde 110 görevli evleri arayıp semptom takibi yapıyor. Son 1 ayda oluşturduğumuz 120 kişiden doktor ekipleri evlere giderek hasta takibi yapıyor. 3’er kişiden oluşan 780 filyasyon ekibimiz sahada sadece Ankara için söylüyorum. Bu tedbirlerle son 10 gün içinde günlük hasta sayısı yüzde 60’a yakın bir şekilde azaldı. İstanbul’un 2 katı olan vaka sayısı, İstanbul’unda altına indi. Buna paralel olarak yoğun bakımda yatan hasta sayımızda, ağır hasta sayımızda da azalmış oldu” diye konuştu.

    “Yaş ve kronik hastalık önceliğini gözeten bir aşılama programı olacak”

    Aşı konusunda önceliğin yaş ve kronik hastaların olduğunu aktaran Bakan Koca, “Aşı konusunda denemelerin çok ötesine geçildiğini vurgulamak isterim. Türkiye olarak tedarik girişimlerini başlattık. Yaş ve kronik hastalık önceliğini gözeten bir aşılama programı olacak. Bağlantılı olduğumuz ülkeler aşıdan sonuç aldıklarını rapor ettiler. Bu sürece paralel olarak yerli aşı çalışmalarımız devam ediyor. Halen 13 çalışma var. Bunlardan faz-1 deneylerine başlamak olanlar var. Hayvan deneyleri büyük ölçüde tamamlanmıştır. Çok yakında kendi aşımızın üretimine başlayacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

  • Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener uzun bir süre sonra aynı sahnede

    Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener uzun bir süre sonra aynı sahnede

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçimlerin ardından ilk kez bir programda söz aldı. Programda konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasi gelene kadar mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğim” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İzmit Belediyesi tarafından 27 milyonluk yatırımla satın alınan 75 hizmet aracın tanıtımı ve 10 projenin açılış törenine katıldı. Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bulunan Kocaeli Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Kılıçdaroğlu ve Akşener’in yanı sıra, TBMM Başkanvekili Haydar Akar, İYİ Parti ve CHP milletvekilleri, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ile çok sayıda vatandaş katıldı.

    “İzmitli kız çocuklarının hayali Leyla Atakan olmaktı”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener 31 Mart seçimlerinin ardından ilk kez aynı programda kürsüye çıkarak konuştu. Programda ilk olarak söz alan Meral Akşener, “Benim gibi yıllar evvel doğmuş İzmitli kızların bir hayali vardı. Okuyan yazan, okuma fırsatı bulan İzmitli kız çocuklarının hayali Leyla Atakan olmaktı. Ben 60 ihtilalinden sonra babası Türkeşçi olmuş, 80 ihtilaline kadar ağabeyi Kocaeli MHP il başkanı olan, babasının ailesi İnönücü, annesinin ailesi Demokrat Partili olan bir ailenin kızıyım. Ama İzmit’te doğan her kız çocuğu için Cumhuriyet Halk Partisi’nden seçilmiş sayılmayan ve biz siyaseti aklımızdan geçirdiğimiz zaman tek bir hayalimiz vardı. O da Leyla Atakan olmaktı. İzmit ilk belediye başkanlarından birisini seçmişti” dedi.

    “Fatma Kaplan’ın seçilmesi genel başkanımızın ferasetidir”

    İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e övgülerde bulunan Akşener, “Fatma başkan Leyla Hanım’ın benim neslimin genç kızlarında bıraktığı o rol model olma ve bize cesaret verme mirasını umarım sürdürür. Umarım İzmitliler sizi sevdi. Dilerim bu hizmetlerinizle İzmit’in şehri eminliğinden Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığına gidersiniz. Millet İttifakı’nın adayıdır ve seçildi. Fatma Kaplan’ın seçilmesi genel başkanımızın ferasetidir ve kendisini de tebrik ediyorum” diye konuştu.

    “Bayrağımızın altında huzur içine yaşamak istiyoruz”

    Daha sonra konuşan Kılıçdaroğlu, “Beni mutlu eden; Sayın Genel Başkan söyledi, kendisinin kentinde beni ağırlaması. Size yürekten teşekkür ediyorum. Sayın Kaplan’ı dinledik. Yaptıklarını hep beraber ekrandan izledik. Belediye başkanı arkadaşlara şunu söyledim. Belediye başkanı olduğunuz andan itibaren unutmayacağınız bir şey var. Siz Millet İttifakı’nın belediye başkanısınız. Genel başkan, ‘Fatma Kaplan Hüriyyet’in seçilmesini küçük de olsa bir payımız varsa’ diye ifade etti. Bence küçük değil, büyük bir payınız var. Çünkü biz milleti düşünüyoruz, vatanımızı düşünüyoruz, bayrağımızı düşünüyoruz. Farklı düşünsek bile bu topraklarda, bayrağımızın altında huzur içine yaşamak istiyoruz. Eğer bunu yapabilirsek siyasetçi olarak görevimizi yerine getirmiş oluruz. Kavgadan bir şey çıkmadı, kavgadan hiç kimse karlı çıkmaz. Bu milletin barışa, huzura ihtiyacı var, her vatandaşın düşüncesini özgürce ifade etmesine ihtiyacı var, demokrasiye ihtiyacı var. Gazi meclisinin iadesine ihtiyacı var. Böyle düşünüyoruz biz. Böyle düşünen herkese saygı duyuyoruz. Bu ülke 83 milyonun ortak ülkesidir. Birlikte yaşıyoruz.” diye konuştu.

    ”Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasi gelene kadar mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğim”

    “Bu millete bir söz verdim ve ardında duracağım” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, “Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasi gelene kadar mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğim. Sayın belediye başkanımız şunu söyledi: ‘Millet İttifakı’nın derdi millettir.’ Evet bizim derdimiz millettir. Bu ülkede herkesin huzur içinde yaşadığı bir ortam oluşturma derdindeyiz. Aynı şekilde makam ve saltanat meraklısı değiliz. Makam ve saltanat meraklısı olanlar ülkenin çıkarlarını değil, kendi ve ailesinin çıkarlarını düşünürler. Millet İttifakı’nın hiçbir mensubunda makam ve saltanat derdi yoktur. Bizim belediye başkanlarımızın koltukları dahi icra yoluyla altından alındı. Sandı ki gücü koltuk veriyor. Unutmayın gücü veren koltuk değil, milletin kendisidir. Gücü milletten alıyoruz biz” şeklinde konuştu.

    “Engelleri aşacağız, ama mutlaka götüreceğiz”

    Partisinin belediye başkanlarına verdiği talimatlar ile ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, “‘Şimdi İzmit Belediye Başkanı, ileride Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin başkanı olacak’ denildi, bundan hiçbir kuşkum yok. Bundan en ufak bir endişem yok. Ama bu çizgi devam ettiği sürece, hiçbir kimseyi ayırmadığınız sürece. Belediye başkanlarımıza, ‘Seçildiğinizde CHP rozetini çıkartacaksınız, oraya Türk bayrağı mı, kentinizdeki belediyenin armasını mı takarsınız takın. Ama hiçbir ayrım yapmayacaksınız, dedim. Hizmete önce o kentin yoksul kentlerinden başlayacaksınız, dedim. Oraları kucaklayacaksınız, dedim. O insanla ihmal edildi. Onları yanınıza alıp beraber yürüyeceksiniz, diye düşüncelerimi ifade ettim. Hiçbir belediye başkanı asla şikayet etmeyecek. Engelleri aşacağız, ama mutlaka götüreceğiz” açıklamasında bulundu.

    Konuşmaların ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve beraberindeki protokol üyeleri, dualar eşliğinde kurdele keserek tamamlanan projelerin açışını gerçekleştirdi.