Etiket: Sürdürülebilir

  • Doğru: “Geleceğimiz için tarımı sürdürülebilir hale getirmeliyiz”

    Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, 2050 yılında dünyadaki nüfusun 9.6 milyara çıkacağını belirterek, artan gelir seviyesi de hesaba katıldığında tarımsal üretimin yüzde 50 nispetinde artırılması gerektiğini söyledi.

    Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından ‘İİBF Günleri’ kapsamında düzenlenen “Geçmişten Günümüze Tarım ve Tarım İşletmeciliği” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Bugün hayatımızdan teknoloji de dahil olmak üzere diğer bütün sektörleri çıkartsak da yaşamımızı sürdürebiliriz ama tarımı çıkaramayız. Tarım çok önemli ve stratejik sektördür. Geleceğimiz için tarımı sürdürülebilir hale getirmeliyiz. Son yıllarda tarım daha da önemli bir hale geldi. 2050 yılı ile ilgili Uluslaraarası Dünya Gıda Örgütü’nün yaptığı araştırma sonucunda yayınladığı rapora göre 2050 yılında dünyadaki nüfus 9.6 milyara çıkacak. Artan gelir seviyesi de hesaba katıldığında tarımsal üretimimizi yüzde 50 nispetinde artırmamıza sebep olacak“ diye konuştu.

    Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Doğru, “Ürünleri işleyip ona katma değer kazandırarak ihraç edebilmeliyiz. Bunun için sizlere ihtiyacımız var. Çukurova’da çok yüksek potansiyel var. Sizleri bekliyor. Çok ciddi bir şekilde tarımda inovasyona ihtiyacımız var” dedi.

  • Sürdürülebilir başarının sırrı AR-GE ve inovasyon

    Sistem Global Partneri Genel Müdür ve Başhukuk Müşaviri Av. Dr. Hasan Karslıoğlu, kurumsallaşma ve Ar-Ge inovasyon faaliyetleriyle katma değerli üretimin önünün açılacağını ve sürdürülebilir başarının elde edileceğini söyledi.

    Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Gaziantep gibi büyükşehirlerde faaliyet yürüten Sistem Global 6. ofisini Adana’da hizmete açtı. Açılış kapsamında Hiltonsa Oteli’nde, “Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma ve Sürdürülebilir Başarının Yol Haritası” başlıklı seminere iş dünyasının önde gelen isimleri katıldı.

    Seminer öncesi Adanalı sanayici ve iş adamlarına seslenen Sistem Global Partneri Genel Müdür ve Başhukuk Müşaviri Av. Dr. Hasan Karslıoğlu, aslında 4-5 yıldır Adana’da hizmet sektöründe faaliyet yürüttüklerini söyledi.

    “İhtiyaç olduğunu gördük”

    Yaptıkları çalışmada bölgede Sistem Globalin bütünleşik hizmetine ihtiyaç hissedildiğini tespit ettiklerini dile getiren Karslıoğlu, üç yıl önce Yeminli Mali Müşavir İbrahim Kumluca ile partnerlik yaparak Çukurova Bölgesi’nde hizmet ağlarını genişlettiklerini ifade etti.

    Firmalara Mali Müşavirlik, Yeminli Mali Müşavirlik hizmetlerinin yanı sıra Hukuk Danışmanlığı ve AR-GE danışmanlığı hizmeti verdiklerini de belirten Karslıoğlu, inovasyonun önemine dikkat çekti.

    Karslıoğlu şunları söyledi:

    “Malumunuz olduğu üzere bölgede, teknoloji odaklı sanayi çok gelişti, gelişmeye de devam edecek. Son on yıldır, hükümetin verdiği desteklerle özellikle teknoloji odaklı, AR-GE odaklı firmalarda bu hizmet çok daha anlamlı hale geldi. Adana ofisimiz, mali, hukuksal, mühendislik ve AR-GE değerlendirmeleri ile hem teknolojik firmalara, hem de sanayi kuruluşlarına ışık tutacak.”

    Sistem Global’in markalara yapacağı katma değer ile firmaların hizmetin karşılığın aldığını kaydeden Karslıoğlu, “Ancak daha yolun başındayız. Yapacak çok işimiz var. İnşallah bundan sonra Çukurova’da ismimizi çok daha fazla anacaksınız, biz de bu kente katma değer sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

    “Adana’nın sıçramasına katkı sağlayacağız”

    Sistem Global Danışmanlık A.Ş. Partneri ve Adana Bölge Yöneticisi Yeminli Mali Müşavir İbrahim Kumluca ise Adana’nın köklü sanayi geçmişine sahip olduğuna dikkat çekti.

    Günümüz koşullarında sanayiciliğin evrildiğini ve teknoloji odaklı bir dönüşümün yaşadığı belirten Kumluca, “Bu çerçevede biz de Sistem Global ailesine katılarak Adana iş dünyasına AR-GE ve inovasyon konusunda hizmet etmeyi amaçladık. Kurumsallaşmış firmalarımıza bütünleştirilmiş hizmet sunacağız. Hakikaten Adana’nın buna ihtiyacı var. Bu anlamda Adana’nın ikinci sıçramasına bizim de katkı sağlayacağımızı düşünüyoruz. Çalışmalarımız bu doğrultuda yoğun bir şekilde sürdüreceğiz” diye konuştu.

    Karslıoğlu ve Kumluca soruları yanıtladı

    Konuşmalarının ardından program iki oturumlu seminerle devam etti. İlk oturumda Av. Dr. Hasan Karslıoğlu, “Aile Şirketlerinin Kurumsallaşması ve Sürdürülebilir Başarı için Şirket Yapılarının Oluşturulması” hakkında açıklamalarda bulundu. İkinci oturumda ise İbrahim Kumluca, “Kurumsal Şirketlere Dönüşümde Şeffaf ve Güçlü Finansal Yapının Oluşturulması” konusunda bilgi verdi.

    Seminerin ardından Karslıoğlu ve Kumluca katılımcıların sorularını yanıtladı.

    Sistem Global Adana Ofisi’nin açılışına, Adana Vergi Dairesi Başkanı Ahmet Tunalı, ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, ADSİAD Başkanı Süleyman Sönmez, ATO Yönetim Kurulu Başkan Adayı Mehmet Şahbaz, Halil Avcı İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Halil Avcı, BOSSA Oğuz Tekstil’den Yusuf ve İsrafil Uçurum, Bekaroğlu İnşaat’tan Kemal Bekaroğlu, AGAKİM Kimya’dan Ali Galip Ekiz, Garip Tavukçuluk’tan Ekrem Uzun’un yanı sıra iş dünyasının önemli isimleri katıldı.

  • Gıdanın sürdürülebilir geleceği için tarımda istihdam desteklenmeli

    Sürdürülebilir Gıda Konferansı, bu yıl da gıda sektörünün önde gelen isimleri ve otoritelerini bir araya getirdi. Düzenlenen konferansta, gıdanın sürdürülebilir geleceği için göçün önlenmesi ve kırsalda istihdamın desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

    Her geçen gün artan dünya nüfusuna sağlıklı, güvenilir ve ulaşılabilir gıda hedefi doğrultusunda sektörde farkındalık oluşturmak ve gıda sistemlerinde sürdürülebilirlik dönüşümünü hızlandırmak amacıyla iş dünyası, kamu, bilim ve sivil toplum alanlarından ulusal ve uluslararası uzmanlar, bu yıl 3’üncü kez Sürdürülebilir Gıda Konferansı’nda bir araya geldi. Sürdürülebilirlik Akademisi ve Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası’nın (TÜGİS) öncülüğünde; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) katkılarıyla gerçekleştirilen konferans, sürdürülebilir gıdanın geleceğinin konuşulduğu uluslararası bir platforma dönüştü.

    Kara gün; 2 Ağustos

    Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sungur Bursa, konferansın açılış konuşmasında “Öncelikli hedefimiz, dünyada her sektöre damgasını vuracak sürdürülebilirlik kaygısının iş modellerine entegre edilmesini sağlamak Bu nedenle üç yıldır TÜGİS iş birliğiyle Sürdürülebilir Gıda Konferansı’nı topluyor; tüm paydaşlarla birlikte kaynakları sürdürülebilir şekilde kullanmanın yollarını arıyoruz” dedi.

    Araştırmacıların 7 milyar insanın tüm değerli kaynakları tüketeceği günü tespit etmek için çalışmalar yaptığını belirten Bursa, “20 yıl önce bu tarih Eylül ayının sonlarına denk gelirken, bu yıl 2 Ağustos oldu. Bu, ‘kara gün’ olarak tarihe geçti. Biz 2 Ağustos’tan bu yana krediden yiyoruz ve bu krediyi bizim yerimize kimse ödemeyecek! Ana sermayemiz hızla tükeniyor. Örneğin; dünyadaki gıda atıklarını yarıya indirirsek bu tarih bir hafta ileriye kaydırılabilir. Bu da bize kaynakları sürdürülebilir şekilde kullanmamız gerektiğini gösteriyor” şeklinde konuştu.

    Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Başkanı Necdet Buzbaş da açılış konuşmasında, dünyada açlığın alınan tüm önlemlere rağmen artmaya devam ettiğini vurguladı. Buzbaş, “1996 yılında dünyada 900 milyon olan insan sayısı, 2016 yılına geldiğimizde 815 milyondu. Son 10 yıldır savaşlar, göçler, doğal afetler nedeniyle açlık tedricen artışa geçti. Bugün artık 7,5 milyar insan için gıda güvenliğinin tartışılmasının zamanı geldi. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri 2030’a kadar açlığın sıfırlanmasını öngörüyor. Ancak artan talebe karşın arz azalıyor. Böyle devam edersek 2050 yılında gıda bakımından iflasa gideceğiz” dedi.

    Türkiye’nin kırsal nüfusu artan ülkeler arasında 9’uncu sırada yer aldığını kaydeden Buzbaş, genç nüfusun tarıma yönlendirilmesi konusunun önemle tartışılması gerektiğini dile getirdi.

    Çözüm daha fazla üretmek değil; gıda atık ve kayıplarını azaltmak

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Dr. Nevzat Birişik, 2010 yılında dünyada ilk kez şehirde yaşayan nüfusun kırsaldaki nüfusu geçtiğine dikkat çekerek, “Ya kırsal kesime refahı taşımalıyız ya da kentteki nüfus bu maliyeti paylaşmalı” dedi.

    Türkiye’de gıda fiyatlarının yüksekliğinin sürekli tartışıldığını belirten Dr. Birişik, katılımcılara “Sizce Türkiye’de gıda pahalı mı?” diye sordu ve şunları söyledi: “Pahalı olan bir şey değerli olur. Değerli olan da çöpe atılmaz. Dünyada bir milyara yakın insanın açlık çekmesinin nedeni üretimin azlığı değil! Daha fazla üretmek de rasyonel ve mümkün değil! Bugün tüm dünyada üretilen 4,5 milyar ton gıda aslında 12 milyar nüfusu besleyebilir. Bunun için gıda atık ve kayıplarını mutlaka azaltmalıyız”.

    “Kırsal kalkınmayla göçleri önlemek mümkün”

    Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, 16 Ekim’de kutlanan Dünya Gıda Günü’nün bu yılki temasının ‘göç’ olarak belirlendiğini belirterek, “Sürdürülebilir kırsal kalkınma, iklim değişikliğine uyum ve dayanıklı kırsal geçim kaynaklarına yatırım, mevcut göç sorununa karşı küresel cevabın önemli bir parçası” dedi.

    Kırsal kalkınmanın desteklenmesi halinde göçlerin azalabileceğine, yeni iş imkanlarının oluşturulabileceğine dikkat çeken Dr. Selışık, Suriye krizi nedeniyle Türkiye’ye göç edenlerin tarım sektöründe istihdam edilebilmesi için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile ortak proje yürüttüklerini söyledi.

    Avrupa gıda ve içecek endüstrisinin önemli temsilcisi konferansta

    Bu yıl konferansın önemli konuklarından biri, Avrupa’daki gıda ve içecek üreticilerinin en önemli temsilci organlarından Food&Drink Europe’un Genel Müdürü Mella Frewen’di. Frewen, ‘Gıda sistemlerinde küresel uygulamalar ve trendler’ başlıklı oturumda Avrupa’da gıda sektörüne yön veren trendler hakkında şöyle konuştu: “Gıda sektörünün hangi yolu izleyeceğine kişiselleştirilmiş beslenme alışkanlıkları belirleyici olacak. Artık genç-yaşlı fark etmeksizin herkes daha yaşam tarzı odaklı besleniyor. Ayrıca organik gıdalar da bugünün gözde trendleri arasında yer alıyor. Gelecekte yaşanan değişim hem çevre hem tüketici hem de şirketler için kazançlı olacak. Bir kazan-kazan ilişkisi yaşanacak. Ancak eğer buna ayak uyduramazsak ilk kurban da biz oluruz”.

    Aynı oturumda görüşlerini açıklayan Ülker CEO’su Mehmet Tütüncü de Türkiye’de gıda sektöründe Avrupa’dakine benzer sorunların yaşandığını vurgulayarak, “2030’da 8,6 milyar olacak dünya nüfusunu besleyebilmek için gıda sisteminde önemli değişikliğe ihtiyaç var. Tüm paydaşlar için değer oluşturacak bir iş modeli benimsemeli, teknolojik ve dijital dönüşümü tarım sektörüne de yansıtmalıyız. Gelecekte, son 10-20-30 yılda yaşanan değişimden farklı bir değişim yaşayacağız. Tüketici hız ve kolaylık istiyor. Yıldız Holding olarak biz de bu yeni dünyaya hazırlanıyoruz” diye konuştu.

    Sürdürülebilirlik CEO ajandalarında ön planda

    “Gıda sanayinde değişimin parametreleri: CEO ajandaları” başlıklı oturumda söz alan Cargill Gıda Ortadoğu, Türkiye ve Kuzey Afrika Yönetim Kurulu Başkanı Murat Tarakçıoğlu, “Sürdürülebilirlik keyfiyet değil, zorunluluktur. Her firma bunun için fizibilitesini yapmalı, sürdürülebilirliği iş modeli olarak görmelidir” derken, Ülker Türkiye Başkanı Mete Buyurgan da “Bir ülkede gıda ve tarım sektörü ne kadar güçlüyse sanayi de o kadar güçlü oluyor” diye konuştu.

    ’Tohumlarımıza sahip çıkalım’ çağrısı

    Reis Gıda kurucusu Mehmet Reis de dünyada küresel iklim değişikliği ve kuraklığa bağlı olarak ham madde fiyatlarında yaşanan dalgalanmalardan örnek verdiği konuşmasında şunları kaydetti: “2016 Dünya Bakliyat Yılı’nda dünyada bakliyat fiyatları yüzde 40 ila 80 arasında artış gösterdi. Bugün yaşanan sorunun çözümü adaletli paylaşımdan geçiyor. Ancak üretim de mutlaka artmalı. Gelecekte ürün bolluğu bitecek, ithalat azalacak. O günlere hazırlıklı olmalıyız. Tohumlarımıza sahip çıkmalıyız”.

    Yaşar Holding İcra Başkanı Dr. Mehmet Aktaş hiçbir şirketin sürdürülebilirlik konusunda tek başına çözüm sağlayamayacağını, bunun için değer zincirinin ilk halkasından başlayarak ‘kapsayıcı büyüme’nin gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. Dr. Aktaş, “Tarım sektöründe sanayi ile entegre olmuş, sanayinin dijitalizasyon ve bilgi birikimini aktardığı bir yapıyı tesis etmeliyiz” dedi.

    Unilever Türkiye İçecek, Dondurma ve Gıda Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkin, sürdürülebilirliğin sadece devletlerin değil toplumların da sorumluluğunda bir konu olduğunu dile getirerek, “Örneğin; ABD, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ndeki taahhüdünü geri çekti. Ancak bazı eyaletler ve önde gelen şirketler bu taahhüde devam ettiklerini bildirdi” dedi.

    2010 yılında hayata geçirdikleri Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı’nın sadece kafa yapısında değişiklik değil aynı zamanda davranış değişikliği sağlamaya da yönelik olduğunu belirten Seçkin, şirket olarak ‘çevreye saygı, kırsal kesimdeki işçilerin geçim kaynaklarının iyileşmesi ve sosyal refahın artması, atık’ başlıklarında ilerleme kaydetmeye odaklandıklarını vurguladı.

    Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Sanayi oturumunda konuşan Metro Toptancı Market Gıda Kategori Müdürü Birol Uluşan, Coğrafi İşaretli Ürünler Projesi ile kaybolmaya yüz tutan onlarca ürüne değer kazandırdıklarını söyledi.

    Üreticilerin gerekli ticari motivasyon sağlandığı ve önlerine pilot proje konulduğu zaman coğrafi işaretlere yöneldiklerine dikkat çeken Uluşan, bu motivasyon ile kaybolmaya yüz tutan ürünlerin yeniden gün yüzüne çıkartıldığını aktardı. Birol Uluşan konuşmasında hızla artan nüfusa karşın gıda ürünlerinin nüfusa yetmesi için gıda atık ve kayıplarının önüne geçilmesi gerekliliğine dikkat çekerek, “Metro olarak TÜBİTAK iş birliğiyle meyve-sebzede üretimden rafa kadar olan süreçteki yaşanan gıda atıklarının nedenlerini ortaya koyan bir araştırma yaptık. Bunun sonucuna göre kötü koşullarda tedarik edilen ürünler iyi koşullarda tedarik edilenlere göre 9 kat daha fazla atığa dönüşüyor” dedi.

  • TESK Genel Başkanı Palandöken: “Sürdürülebilir kalkınmanın en önemli aracı mesleki ve teknik eğitimdir”

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, esnafın geleceği için genç potansiyel iş gücüne ve mesleki eğitime ihtiyaç olduğunu belirterek, “Sürdürülebilir kalkınmanın en önemli aracı mesleki ve teknik eğitimdir. Ara eleman ihtiyacını da önemli ölçüde karşılayan mesleki ve teknik okullara yönlendirme artırılmalıdır” dedi.

    Çıraklık eğitiminin esnaflığın geleceği ve kalkınma için önemli olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Palandöken, “Sürdürülebilir kalkınmanın en önemli aracı mesleki ve teknik eğitimdir. Ara eleman ihtiyacını da önemli ölçüde karşılayan mesleki ve teknik okullara yönlendirme artırılmalıdır. Yaşantımızın her alanında yeri olan esnaf ve sanatkarın geleceğine böyle sahip çıkılabilir. Meslek liselerinden mezun olan çıraklar ustalaşarak yöneldiği mesleğin devamlılığını sağlar. Ülkemizin ve esnaflığın geleceği için kendi mesleğini eline alan gençleri yönlendirmeliyiz. En önemlisi kendi işinin patronu ve geleceğin işverini olur. Böylelikle istihdam da çözüme kavuşur” ifadelerini kullandı.

    “Teknik okul mezunları işi sahada öğrenmiş olur”

    Mesleki eğitim uygulamalarına ağırlık verilmesi gerektiğini söyleyen Palandöken, şunları kaydetti:

    “Mesleki ve teknik okullarda en verimli eğitim teorinin pratik ile pekiştirilmesidir. Mesleğini işin ustasının yanında sahada öğrenmiş bir çırak kadar işe hakim olan mezunlar yetiştirilmelidir. İş ortamında verilen eğitim sınıf ortamından daha faydalı olacaktır. Çıraklık eğitimlerinden 89 meslek dalında 14 yaşını tam doldurmuş ve 19 yaşından gün almamış her genç faydalanabiliyor. Ahilik teşkilatından gelen usta-çırak ilişkisi bilinci ile eğitim alan gençler geleceğin umut kaynağıdır. Teknolojiye ne kadar önem verirsek verilim önceliği gençlere ve esnafa vermeliyiz. Bu işi şimdiden cazip hale getirmeliyiz.”

    “Çırakların eğitim dönemi emekliliklerine yansıtılmalıdır”

    Palandöken, çıraklık eğitimleri ile stajyerlik döneminin sigortalılık dönemine eklenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Çırakların eğitim aldıkları dönem, emeklerinin karşılığı olarak emekliliklerine yansımıyor. Sigortalılık başlangıcı işe giriş tarihleri değil staj ve çıraklık eğitiminin başladığı tarih olmalıdır. Stajyer ve çırakların çalıştıkları dönemde iş kazası, meslek hastalığı veya hastalık riskine maruz kalmaları durumunda kendilerine gerekli yardımların (gelir bağlanması, istirahatli olunan sürede geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi, sağlık yardımı gibi) yapılması olumludur. Fakat bu yeterli değildir. Aynı zamanda çıraklık veya stajyerlik dönemindeki prim gün sayıları emeklilik hesabında prim ödeme gün sayısına dahil edilmelidir” açıklamasında bulundu.

  • Sürdürülebilir enerji yönetimi projelerinden 14 milyon TL hibe

    Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Enerji Yönetimi Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan sürdürülebilir 16 enerji projesine 14 milyon lira hibe aldı. Avrupa Birliği’nden (AB) 800 bin lira, EPDK’dan 3 milyon lira ve İpekyolu Kalkınma Ajansından 10 milyon 200 bin lira hibe kazanıldı.

    İnsan hayatının vazgeçilmezi olan enerjinin daha iyi yönetilmesi amacıyla Büyükşehir Belediyesi aldığı kararla 2014 yılında Fen İşleri Daire Başkanlığı Enerji Yönetimi Şube Müdürlüğünü kurdu, çok kısa zamanda hazırladığı projelerle dikkat çeken müdürlük, bugüne kadar hazırladığı 16 projeye 14 milyon lira hibe desteği almayı başardı.

    Enreji kaynakları hareket geçilecek

    Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, enerji yönetimi ve farkındalık alanlarında çalışmalar yürüten müdürlük, kentin coğrafik ve iklim özelliğinden yararlanarak önemli projelerin altına imza attı. Güneş, rüzgar ve biyogaz enerji santrallerine ilişkin projeler hazırlayan Enerji Yönetimi Şube Müdürlüğü, yenilenebilir enerji kaynaklarını harekete geçirmeyi hedefine aldı.

    Enerji verimliliği projeleriyle ortalama yıllık 14 milyon liralık tasarruf sağlamayı amaçlayan müdürlük, kenttin muhtelif bölgelerinde yüzde 33 oranında enerji tasarrufu potansiyelini açığa çıkarttı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Enerji Yönetimi Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan ulusal ve uluslararası toplam 16 projeye 14 milyon lira hibe verildi.