Etiket: sultan

  • Prof. Dr. Şimşirgil: “15 Temmuz’un benzeri Sultan Abdulhamit Han döneminde yaşandı”

    Tokat’ta kitap fuarına katılan Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, “15 Temmuz’un tarihte en büyük benzeri nedir diye konuşacak olsak bunun en iyi benzerini Osmanlı Devleti’nin 34. padişahı ve 113. İslam halifesi olan Abdülhamit Han zamanında yaşandı. 622 yıllık imparatorluğumuzu kaybettik” dedi.

    Tokat Belediyesi tarafından 2.’si düzenlenen kitap fuarında Tarih Profesörü Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, kitaplarını imzaladı. Kitap fuarında yoğun ilgi gören Şimşirgil, ayrıca Atatürk Anadolu Lisesinde öğrencilerle ‘okullu okulsuz okuyoruz’ projesi kapsamında bir araya geldi. Öğrencilere nasihatlerde bulunan Şimşirgil, dizilerin değerlerimizi körelttiğini ileri sürdü.

    Bazı değerlerden yoksun olanları yaşayan ölü diye tanımlayan Şimşirgil, “2016 yılında ölü adamlar Türkiye’yi işgal ettirmeye kalkıştırdı. Mankurt ediyorlar üniversitelerde. ’Üniversite bitirdim’ diyen adamı ölü değil zannetme. Üniversitende de çıkıyor adam yine ölü. Dinini, dilini, tarihini doğru bilmediği zaman o adam ölü. Bu adam musalla taşında acıyın. Ya öteki yürüyen ölü, yaşıyor buna acı buna yan. Asıl sıkıntı burada yaşıyor ama ölü. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın, insan ilimle yaşar ilimsiz değil” dedi.

    Öğrencilerle öz çekim yaparak salondan ayrılan Şimşirgil, Tokat Belediyesi kitap fuarında hayranlarına kitaplarını imzaladı.

    “622 yıllık imparatorluğumuzu kaybettik”

    Türkiye üzerinde oynanan oyunlara dikkat çeken Prof. Dr. Şimşirgil, “15 Temmuz’un tarihte en büyük benzeri nedir diye konuşacak olsak bunun en iyi benzeri Sultan Abdülhamit Han zamanında yaşanmıştır. Sultan Abdülhamit Han, mektepler açtı, okullar açtı. Talebeleri yurt dışlarına gönderdi ancak Tanzimat’la birlikte başlayan okullarımızdaki mason ve dönme bir takım hocalar maalesef gençlerimizi bizim değerlerimizden uzak tutuyorlardı. Başka noktalara götürüyorlardı. Nitekim ’Abdülhamit Han’ın açtığı okullarda yetişen talebeleri yıktı’ diye meşhurdur. Biz onları 80 sene boyunca kahraman diye okuduk, İttihat ve Terakkiyi. Darbecileri, Osmanlı Devleti’ni yıkanları kahraman diye okursak gün gelir Cumhuriyeti de yıkarlar. Tarihi doğru anlatmak lazım. 15 Temmuz başarılı olsa idi bugün T.C. diye bir devlette yoktu, Cumhuriyetimiz’de yoktu. Kiminle yıkıyorlardı 40 yıldır benim mekteplerimde okuyan Mankurt ettiler ve benim üzerinden onlar tankla tüfekle, topla yürür hale getirdiler. Ama milletin sağ duyusu milletin birlikteliği Cumhurbaşkanımızın yerinde duruşu onların bu planlarını oyunlarını bertaraf etti. Ama bunun aynısını ve başarılı olanını Abdülhamit Han döneminde biz yaşadık. 622 yıllık imparatorluğumuzu kaybettik. Bunu asla unutmayalım ve gençlerimize sahip çıkalım. Bugün Tokat kitap fuarını bu noktada önemsiyorum. Kitap fuarlarının mutlaka her yıl az satıldı, çok satıldı mutlaka düzenlenmesi lazım. Buraya gelen yazarların okullara götürerek gençlerle buluşturulması lazım. Belediyelerimizin birinci asli işinin kültür faaliyeti olması lazım diye düşünüyorum. Ancak o zaman devletimiz ayakta kalır. Yoksa Türkiye’yi okulları, yolları, sanayisi ile büyütebilirsiniz ama gençliği kaybettiyseniz yarın devlet diye bir şey kalmaz. Hemde sizin gençliğinizle sizin devletinizi yok ederler. İnşallah bunlardan ibret alırız, daha güzel günlere birlik beraberlik ve ilimle gençlerimizle beraber yürürüz diyorum” dedi.

  • NEÜ ve Sultan Zeynel Abidin Üniversitesi arasında iş birliği

    Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) ve Malezya Sultan Zeynel Abidin Üniversitesi arasında karşılıklı iş birliği protokolü imzalandı.

    Sultan Zeynel Abidin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmad Zubaidi, Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Mohd. Afandi, İletişim Daire Başkanlığı ve Genel Sekreterlik görevlilerinden oluşan heyet Necmettin Erbakan Üniversitesi Konutunda NEÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker’i ziyaret etti.

    NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Önder Kutlu, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Kuşpınar’ın da hazır bulunduğu ziyarette iki üniversite arasında iş birliği yapılabilecek alanlar ve konular görüşüldü. Görüşmenin ardından Rektör Şeker ve Rektör Zubaidi, iki üniversite arasında birçok alanda kurulacak iş birliğinin yanı sıra öğrenci ve öğretim elemanları için değişim programları ile lisansüstü eğitim konularında iş birliğini öngören protokolü imzaladı. Ziyaret, hediye takdimi ve fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

  • (Özel) Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde motosikletli maganda terörü

    Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerinde bir motosikletli maganda trafikte araçların arasından tek tekerlek üzerinde geçerek metrelerce yol katetti. Hem kendi hem de sürücülerin canını tehlikeye atan maganda, bir de o anları sosyal medyadan yayınladı.

    İstanbul’un Beşiktaş Barbaros Bulvarı Dolmabahçe-Bomonti Tüneli başta olmak üzere birçok noktasında motosikletle tek tekerlek üzerinde giderek trafikte terör estiren magandalara bir yenisi daha eklendi. Fatih Sultan Mehmet (FSM) Köprüsü üzerinde bir motosikletli maganda, köprüde araç trafiğinin yoğun olduğu bir sırada kimseyi umursamadan tek tekerlek üzerinde gitti. Metrelerce bu şekilde giderek araçların arasından geçen maganda adeta terör estirdi. Şov uğruna akrobasi hareketler de yapan genç, teker üzerindeyken bir de ayağa kalkarak tehlikenin boyutunu 2 kat artırdı.

    Kentin dört bir yanında magandalık

    FSM Köprüsü ile sınırlı kalmayan motosikletli maganda, Beşiktaş Barbaros Bulvarı üzerinde de farklı günlerde defalarca tek tekerlek üzerinde gitti. O anları arkadaşına kaydettiren maganda, izlenme uğruna sosyal medyadan yayınlamayı da ihmal etmedi. Aynı maganda Dolmabahçe-Bomonti Tüneli’nde ise sevgilisiyle beraber seyrettiği esnada tek teker üzerinde gitmeye başladı. Magandanın kentin dört bir yanında sergilediği tehlikeli şovlar bu kadarına ’pes’ dedirtti.

    Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, magandayı yakalamak için çalışma başlattı.

  • Emine Erdoğan, Bezmialem Valide Sultan Söyleşisi’ne katıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Bezmialem Valide Sultan Söyleşisi’ne katıldı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Dolmabahçe Sarayı Meşkhane Salonu’nda gerçekleştirilen Bezmialem Valide Sultan Söyleşisi’ne katıldı. Programda Emine Erdoğan’ın yanı sıra akademisyenler ve sanatçılardan oluşan davetliler yer aldı. Söyleşide Prof. Dr. Arzu Terzi, Sultan Abdülmecid’in annesi Bezmialem Valide Sultan’ın hayatını anlattı. Ayrıca programda İstanbul Üniversitesi Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi (OMAR) üyeleri Bezmialem Valide Sultan’ın yaşadığı döneme ait eserlerinin yer aldığı mini konser verdi. Programda davetlilere Muharrem ayı dolayısıyla aşure ve gül şerbeti ikram edildi.

  • Sultan 2. Bayezid Sağlık Müzesi’nde Osmanlı Sağlık Gelenekleri buluşması

    Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, önemli bir toplantıya daha ev sahipliği yaptı.

    Sunum ve müzecilik özellikleriyle ön plana çıkan ve Edirne’de en çok ziyaret edilen mekanların başında gelen Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi’nde, Türkiye’nin en önemli tıp tarihi uzmanlarının katılımıyla mekanın ruhunu yeniden canlandıracak nitelikteki ’Osmanlı Sağlık Gelenekleri’ toplantısı gerçekleştirildi.

    Trakya Üniversitesi ile birlikte Edirne Valiliği, Medipol Üniversitesi ve Türk Tıp Tarihi Kurumunun iş birliğiyle düzenlenen toplantıya, Edirne Valisi Günay Özdemir, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Medipol Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabahattin Aydın, Trakya Üniversitesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Cevdet Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Öğr. Gör. Hakan Akıncı ve Ahmet Sezgin ile akademisyenler ve davetliler katıldı.

    Sultan 2. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi Müdürü ve Kongre Sekreteri Öğr. Gör. Hakan Akıncı’nın açılış konuşmasının ardından söz alan Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, “Binlerce yıllık birikimle oluşturulmuş Osmanlı tıbbı, Hint tıbbını, Eski Yunan tıbbını ve İslam alimlerinin bilgilerini kapsar. Osmanlı hekimleri yetkinlik ve üretkenlikleriyle, Osmanlı tıbbını dönemine göre uluslararası niteliklere taşımıştır. Osmanlı’nın yaşam tarzı ve sağlık geleneklerinin doğru kişiler ve doğru yöntemlerle yeni kuşaklara aktarılması, akademik camianın en önemli görevlerinden biridir. Bu bilinçle büyük bir iş birliği ile iki günlük bilimsel ve yerinde ziyaret gezi programı oluşturduk. Tüm katılımcılara ve toplantının gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi.

    Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Osmanlı’yı en güzel anlatan şehir olan Edirne’de şifahanelerin en güzel örneği Sultan 2. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi’nde, Osmanlı tıbbını konuşmak üzere toplanmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederek, “Osmanlı bu külliyede, Selimiye’de ve daha birçok örnekte görüleceği üzere muhteşem eserler bırakmış. Mimari, mühendislik ve sanatta bu seviyeye ulaşmış bir medeniyet acaba sağlıkta nasıldı? Üç kıtada hüküm sürmüş, onlarca millet ve inançla bir arada yaşamış, pek çok medeniyetin özünü almış bu medeniyetin acaba tıp alanında ne tür uygulamaları vardı? Osmanlı’nın sağlık anlayışının, günümüze çok değerli yansımalarının olacağı tartışılmaz. Bu toplantının, bu gibi sorulara önemli yanıtlar vereceğine inanıyorum. Bugün hekimler ve hastalar arasına tahliller, filmler ve bilgisayar ekranları girmiş gibi görünüyor. Hastayla aramızda bazı engeller olduğunu kabul etmek gerekiyor. Fakat tam aksine Osmanlı tıbbının ana unsuru insandı. Örneğin Osmanlı’da bir hekim bir yere gönderildiğinde önce suyuna, havasına, insanların beslenme alışkanlıklarına bakardı. Önleyici tıp anlayışıyla hastalıkların engellenmesi için çabalanırdı. Eğer bir yerden çok fazla hasta geliyorsa, hekim, işini iyi yapmadığı düşünülerek değiştirilirdi. Bugünün performans sistemiyle ne kadar bağdaşıyor, üzerinde düşünmeye değer bir konu” dedi.

    Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Darüşşifa’dan yola çıkarak Osmanlı’da tıbbın sadece ilaç temelli olmadığını, birçok yan etkenin düşünülerek tedavi süreçlerinin planlandığını vurgulayarak, “Şifahane’nin hemen girişinde büyük bir mutfak bizi karşılıyor, bu mutfakta tüm hastalara, hastalıklarına göre ayrı ayrı yemekler pişirilmiş. İmarette her gün 250’den fazla kişiye yemek çıkmasına rağmen, hastalar için ayrı yemekler hazırlanmış. Bu mutfakta çalışan aşçının ücreti başhekim kadar. Beslenmeye neden bu kadar önem verilmiş? Hemen yan tarafta büyük bir hamam var. Hamamların tek amacını temizlik olarak göstermek yanlış olur. Bu yapıların muhakkak ki sağlık fonksiyonları da vardı. Ya da şerbetler bugün, endüstrinin bize dayattığı veya gazlı içeceklerden başka içeceğimizin olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Acaba Osmanlı, mevsimine göre değişik şerbetler hazırlayarak dertlere deva mı buldu? Hekimler hangi metotları uyguladı da bir orduyu hastalandırmadan, yıllar boyunca, bir yerden farklı bir yere intikal ettirdi. Bu koskoca medeniyeti kuran Osmanlı’nın çok büyük sırlarının açığa çıkarılmaya ihtiyacı var. Türkiye’nin en saygın isimleriyle bugün bu toplantıda bunları değerlendireceğiz” diyerek toplantının gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.

    Açılış konuşmalarının ardından geçen yıl hayatını kaybeden merhum Dr. Ratip Kazancıgil anısına gerçekleştirilen oturuma geçildi. Prof. Dr. Tabakoğlu ve Medipol Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabahattin Aydın’ın başkanlığını yaptığı oturumda, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğr. Gör. Nilüfer Gökçe ’Bir Yol Gösterici Olarak Dr. Ratip Kazancıgil’, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Tuğrul ’Bir Akademisyen Olarak Dr. Ratip Kazancıgil’ ve Müze Müdürü, Kongre Sekreteri Öğr. Gör. Hakan Akıncı ’Sultan II. Bayezid Darüşşifası’ sunumlarını gerçekleştirdi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop’un telgraflarının okunmasıyla başlayan ikinci oturumda Prof. Dr. Hüsrev Hatemi ’Osmanlı’da Tıp’ isimli bir bildiri sundu. Prof. Dr. Hatemi bildirisinde Türk tıp tarihinin aşamalarından, İslam Öncesi Türk medeniyetlerindeki sağlık sisteminden, inanç sistemiyle sağlık sistemi arasındaki ilişkiden İslamiyet’in kabulü ile Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı’daki tıp eğitim ve sağlık sisteminden bahsetti.

    Osmanlı Sağlık Gelenekleri Toplantısı gün boyu devam eden oturumların ardından ’Tarihsel Mekanlara Yolculuk’ gezisiyle son buldu.