Etiket: sultan

  • Sultan Sazlığı Ziyaretçi Bilgilendirme Yerinde Alan Genişletme Çalışmaları

    Develi Belediyesine bağlı ekipler, Sindelhöyük Sultan Sazlığı Ziyaretçi Bilgilendirme Merkezinde alan genişletme çalışması başlattı.

    Mahalle içerisinde yığın halinde bulunan ve görüntü kirliliğine sebep olan hafriyatları ziyaretçi bilgilendirme merkezi içerisinde bulunan bataklığa sererek kurutma amacıyla çalışmalarına başlanıldı. Yapılan çalışma ile Develi halkının mesire alanı olarak çokça tercih ettiği bir yer olan bölgede ziyaretçiler için alan genişletilmesi çalışması da yapılmış oldu.

  • Sultan Reşad Çeşmesi İlgi Görüyor

    Yalova’ya bağlı Güneyköy’de 1882 yılında Sultan Reşad tarafından yaptırılan tarihi çeşme vatandaşların ilgi odağı olmayı sürdürüyor.

    Yalova’da en eski tarihi yapılar arasında yer alan Güneyköy’deki Sultan Reşad çeşmesi tarih meraklılarının ilgisini görüyor. 1882 yılında yaptırılan ve daha sonra restore edilen tarihi çeşme altıgen iki podyum üzerinde 3,65 metre yüksekliğinde, 2,20 metre genişliğinde taşlarla inşa edilmiş. Çift yalaklı aynalarının üst taraflarında da birer kitabesi bulunuyor. Üzerinde Sultan Reşad’ın tuğrasının da bulunduğu tarihi çeşme, suyunu ise Gazali Tepe’den alıyor. Tarihi çeşmeden ötürü köye kuruluşun ilk yıllarında “Reşadiye” deniyordu.

    Bu çeşmeyi görmek için Güneyköy’e gelen bir çok vatandaş olduğunu dile getiren köy halkı, “Osmanlı dönemine ait önemli bir eseri köyümüzde barındırıyor olmaktan çok mutluyuz. Birçok insan bu çeşmeyi görmek ve çocuklarına göstermek için geliyor. Çeşme ile fotoğraf çektiriyorlar” diye konuştu.

  • Sultan Sinemaya Dönüyor

    Türk sinemasının ünlü ismi Türkan Şoray’ın yönettiği, kızı Yağmur Ünal’ın yapımcılığını üstlendiği ve başrolünde oynadığı “Uzaklarda Arama” filminin Muğla galası yapıldı.

    Galaya katılan Türkan Şoray’a vatandaşların ilgisi büyüktü. Menteşe’deki Rüya Park Alışveriş Merkezi’ndeki filmin galasına Vali Vekili Salih Gürhan, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Menteşe Kaymakamı Zeki Arslan, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş ve davetli misafirler katıldı.

    ‘Uzaklarda Arama’ filminin yönetmeni Şoray ve oyunculardan Mehtap Bayrı ile Muğla protokolü filmi birlikte izledi.

    “YÖRE HALKINDAN ZOR AYRILDIK”

    Gala öncesi gazetecilere açıklama yapan Şoray, filmi izleyicilerle birlikte seyretmenin çok heyecan verici olduğunu söyledi. Türkan Şoray, seyircilerden filmle ilgili genellikle olumlu tepkiler aldığını belirterek, “Özellikle Muğla’ya gelerek galayı burada yapmak istedik. Çünkü burada çok güzel anılarımız var. Bu filmi Muğla’da Yeşilyurt Mahallesi’nde çektik. Filmi çekerken hem belediyeden hem de yöre halkından o kadar büyük ilgi ve sevgi gördüm ki ayrılırken çok zorlandık” dedi.

    “MUĞLA DOĞAL BİR PLATO”

    Gazetecilerin Muğla’da yeni bir film projesinin olup olmadığı yönündeki soruyu cevaplandıran Şoray, “Olabilir. Çünkü malzemelerimizin çoğunu belki burada bir filmde daha çekeriz diye götürmedik. Muğla bir tabiat harikası ve insanların bu sıcak misafirperverliği nedeniyle burada film çekmek çok güzel. Burada bugüne kadar çok sinema filmi çekildi ve diziler çekildi. Muğla doğal bir plato. Yeni bir film çekimi için Muğla neden olmasın. Bundan sonraki filmimizi de burada çekebiliriz” diye konuştu.

    SIRADAKİ FİLMDE OYUNCU OLARAK GÖREV ALACAK

    Muğla’ya çok alıştıklarını ve çok sevdiklerini belirten Şoray, “Yönetmen koltuğunda oturmak çok güzel bir duygu. Oyunculuk da farklı bir duygu. Ama içimdeki ses bundan sonraki filmde oyunculuk var diyor” dedi.

  • Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün Yapımında Kullanılan Teller, Dünyayı Üç Kez Dolanacak Uzunlukta

    Yavuz Sultan Köprüsü’nün inşaatı hızla devam ederken, köprünün kulesinden görülen manzara hayran bırakıyor. Köprünün yapımında kullanılan halatların uzunluğu ise dünyayı üç kez dolanacak uzunlukta.

    İstanbul’un trafiğini rahatlatacak Kuzey Marmara Otoyolu ile yapımı devam eden Yavuz Sultan Selim Köprüsü inşaatında çalışmalar hızla devam ediyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’a yetkilillerden bilgi aldı.

    ÜZERİNDEN 10 BİN TONLUK TRENLER GEÇECEK

    Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’a bilgi veren yetkililer, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün hem asma hem de eğik askılı köprü özelliklerine sahip karma bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Köprüde asma köprülerde görülen ana kablo ile asma halatlar kullanıldığı öğrenildi. Bunun yanında eğik askılı köprülerde var olan eğik askılar da YSS’de mevcut olduğu tasarıma hibrit köprü denildiğini belirten yetkililer, köprünün üzerinden geçecek olan iki tane yük treninin toplam ağırlıkları yaklaşık 10 bin ton olduğunu ifade etti.

    TELLER UÇ UCA EKLENDİĞİNDE DÜNYAYI ÜÇ KEZ DOLAŞIYOR

    Yapısal yorulma ömrü 100 yıl olan 3. Köprü de 68 adet askı halatı kullanılırken, askı halatları da 7 mm çapında tellerin bir araya gelmesinden oluşturuluyor. Bir kablo büklümünün, 5.2 mm çapında yedi adet telin bir araya getirilmesiyle oluşturulduğu Yavuz Sultan Köprüsü’nde bu büklümlerden 151 adeti bir araya getirilerek bir adet kablo meydana geliyor. Yetkililer, Bu kabloların içindeki tellerin uç uca eklendiğinde 124.832 km uzunluğa ulaştığını ifade ederek, kullanılan kabloların toplam uzunluğunun dünyayı üç kez dolaşacak uzunluğu denk geldiğini belirtti.

    İnşaatta gelinen son nokta ise kameralar tarafından görüntülendi. Köprünün kulesinden görüntülenen manzara, inşaatta incelemede bulunanları hayran bıraktı. Bazı görevlilerin selfie çektiği gözlendi.

    DEMİRCAN: EMEĞİ GEÇEN HERKESE ŞÜKRANLARIMIZI İLETİYORUZ

    Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, 3. Köprü’nün Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına gurur kaynağı olduğunu söyleyerek, “Emeği geçen, yapan, yaptıran ve takip eden başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere herkese şükranlarımızı iletiyoruz. Tam 95 kilometrelik bir hattan bahsediliyor. Yani İstanbul içerisindeki trafiği Edirne tarafından alıp Kocaeli tarafına getirecek olan hat, İstanbul içerisindeki trafiğe bir nebze olsun rahatlık getirecek büyük bir teknolojidir. Ben herkese teşekkür ediyorum. Bu gurur hepimizin. Geleceğin Türkiye’sine hep birlikte umutla koşuyoruz” dedi.

  • Sultan İle Çarın Tarihi Mücadelesi

    Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Savaş Eğilmez, 24 Kasım’da Türk hava sahasını işgal eden Rus uçağının, Türk savaş uçakları tarafından düşürülmesinin temelinde, iki imparatorluk arasında asırlardır süregelen mücadelenin genetik yansımalarının yatmakta olduğunu ifade ederek, “Başka bir değişle bu ‘Sultanlık’ ile ‘Çarlığın’ tarihi mücadelesinin küçük bir parçasıdır.” dedi.

    Bugün Rusya üzerinden tartışmalı bölgeler olan Ukrayna, Kırım, Osetya Sovyetlerin hakimiyetinden çok önce Türkler tarafından kontrol edildiğini ifade eden Dr. Savaş Eğilmez, “Diğer tarafdan bir kaç yıl önce Kırım’ı kontolü altına alan Ruslar, bu bölgeyi 1774 yılında Türklerle imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan 9 yıl sonra ele geçirmişlerdi. Türklerle Ruslar altı yıl savaştıktan sonra Türk donanması Ruslar tarafından imha edilmiş, Türkler yenilgiyi kabul etmek zorunda kalmıştır. İki taraf Balya Boğazı yakınlarında Küçük Kaynarca kasabasında Türkler aleyhine çok ağır ve tarihin seyrini bütnüyle değişterecek bir antlaşmaya imza atmışlardır. 1766-1774 savaşı Türklerle Ruslar arasında son çatışma olmamış aksine bu iki kavim iki yüzyıl boyunca tekrar tekrar ve yeniden birbirleriyle savaşmışlardır. İki imparatorluk defalarca karşı karşıya gelmiştir. Türk tarihinin ekonomik ve askeri açıdan en zor dönemlerine rastlayan bu çatışmalarda, Ruslar yavaş yavaş Türk topraklarında ilerlemiş lakin Türk devleti dört koldan saldırı altındayken bile Ruslar, Türklerin kalbi Anadolu’daki emellerinden hiçbirini gerçekleştirememiştir.” diye konuştu.

    24 Kasım’da Türk hava sahasını işgal eden Rus uçağının, Türk savaş uçakları tarafından düşürülmesinin temelinde, iki imparatorluk arasında asırlardır süregelen mücadelenin genetik yansımalarının yatmakta olduğunu kaydeden Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Savaş Eğilmez, “Başka bir değişle bu “Sultanlık” ile “Çarlığın” tarihi mücadelesinin küçük bir parçasıdır. Rusya çok iyi biliyor ki Türklerin çok büyük bir kalbi ve en az onun kadar cüsseli ve güçlü bir ruhu vardır. Ruslar son hamlelerin sonucunda, tarihinden ve impratorluk alışkanlığından beslenen Türklerin kalbi ve ruhunun, eski tanıdık Çarlığın kendini taciz etmesine ve snırlandırmasına izin vermeyeceğini hatırlamış oldu. Uçağın düşürülmesi ile ortaya çıkan kaotik durum, aslında ne II. Dünya Savaşı sonrası NATO ile Rusya arasındaki mücadelenin bir ürünü ne de Suriye’deki kaosun bir yansımasıdır. Bu olay, iki imparatorluğun tarihi mücadelesinin kendisini yeniden sınaması ve hatırlatmasıdır. Kendini aydın diye tanıtan bir grubun bir hayli endişelendikten sonra dillendirdiği gibi enerji sıkıntısı ve iharacat rakamlarından korkup, haklı tepkilerimizi hayata geçirmessek, ileride daha büyük dertlerle başbaşa kalırız.

    Şundan emin olalım ki bu milletin imparatorluk mirası, hiçbir gücün hele hele bir çarın kendisini taciz etmesine, küçük düşürmesine ve sınırlandırmasına izin vermeyecektir.” şeklinde konuştu.