Etiket: Şükrü

  • Darbeci Binbaşı Şükrü Seymen: “Bize verilen emir Cumhurbaşkanı’nın sağ olarak ele geçirilmesi idi”

    MUĞLA (İHA) – Muğla’da Cumhurbaşkanı’na suikast timinin yargılandığı davanın ilk gününde ifadesi alınan sanıklardan timin başındaki darbeci Binbaşı Şükrü Seymen, hedeflerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağ ele geçirilmesi olduğunu söyledi.

    Cumhurbaşkanı’na suikast timinin Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan duruşmasında birinci gün sona erdi. Duruşmanın birinci gününde timin başındaki darbeci Binbaşı Şükrü Seymen ve otele baskını yöneten Tuğgeneral

    Gökhan Şahin Sönmezateş’in ifadeleri alındı. Sanık Şükrü Seymen, verilen emirleri yerine getirdiğini belirterek, “Emir komuta zinciri içinde darbe yapılacağını biliyordum. Ben verilen emirleri yerine getirdim. Ben bu planlamanın bile neresindeyim bilmiyorum. Evet, ben darbe yaptım. Komutanlarımın verdiği emri yerine getirdim. Bunu kabul ediyorum. Semih Terzi komutanımızı teğmenliğinden bu yana tanırım. Kendisi kahraman bir komutanımızdı. Emir Semih Terzi’den geldi. 14 Temmuz’da kendisi beni telefonla aradı. ‘12 kişilik bir tim seç, Gökhan Paşa ile ilgili irtibata geç’ dedi” dedi.

    “Bize verilen emir Cumhurbaşkanı’nı sağ ele geçirmekti”

    15 Temmuz gecesi helikopter ile Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’ten aldığı emir ile İzmir Çiğli’ye geldiğini belirten Seymen, “Burada depoya gittim. Personellere talimat vererek silah kuşanmalarını söyledim. Burada uzun bir süre bekledik. Daha sonra Osman Kılıç Albayımdan görev iptal diye bir mesaj geldi. Ben de bu durumu Gökhan Paşa’ya söyledim. Ankara’ya gidip gitmeme konusunda fikrimi sordu. Havalandık, daha sonra Gökhan komutanım görevin devam ettiğini söyledi. Ardından Marmaris’e havalandık ve iniş yaptık. Bize verilen emir Cumhurbaşkanı’nın sağ olarak ele geçirilmesi idi” dedi.

    “Hedef göstererek ateş etmedik”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaldığı otel bölgesine geldiklerini anlatan Seymen, korumaların bir iki defa havaya ateş açtığını belirterek, “Korumalar havaya ateş açmasaydı biz inanın yerlerini tespit etmedik. Daha sonra bize doğru bir ateş gelince biz de karşı ateş açtık. Hedef göstererek ateş etmedik. Polislerin darp edilmesi olayını görmedim. Daha sonra da otel içerisine girdiğimizde Cumhurbaşkanı’nın olmadığını Gökhan Paşa’ya söyledim. Geri çekildik. Ama otel içerisinde kesinlikle ateş etmedik. Kendimizi korumak için atıl bir villaya girdik. Evet darbe yaptım. Bir emir aldım ve bu sözümün arkasında duruyordum” diye konuştu.

    “Zekeriya Başçavuşa para konusunda çok kızdım”

    Mahkeme başkanının, “Şehitlerden birinde senin tüfeğinden çıkan mermi var” sözleri üzerine ise Seymen, “Ben ateş etmedim. Kriminal raporların yeniden düzenlenmesini talep ediyorum. Bir helikopter geldi, bizi alamadı. Araziye doğru gittik” dedi.

    Mahkeme başkanının “Hizmet hareketinden olan var mı sorusu size soruldu mu?” sorusu üzerine Seymen, “Böyle bir cümle duymadım” dedi. Mahkeme başkanının “Polis memurlarının paralarının bölüşüldüğü iddiası var” demesi üzerine de Seymen, “Kendi paramızı bölüştük. Zekeriya Başçavuşun üç ayrı polisten para almasına çok kızdım. Böyle bir emri kesinlikle vermedim. Duyduğumda ‘Kimden aldığınızı bilmiyorsunuz, o parayı hayır yapın’ diye talimat verdim. Şahsi paralarımızı üçe böldük. Haram parayı, bu parayı kendi paralarımızın içine karıştırmadık. Yakalandıktan sonra Özel Harekat polislerinden işkence gördük. Bunun kayıtlarını göreceksiniz. Bu olayın takipçisi olacağım. Bu konuştuklarım kayda geçsin” diyerek basın yayın organlarına da yayınlarından dolayı tepki gösterdi. Seymen, kesinlikle FETÖ’cü olmadığını savunarak, “Annem faizden kaçmak maksadıyla babam hasta iken Bank Asya’ya para yatırmış. Bunu öğrenince hemen ikaz ettim, parayı çekti” dedi.

    “İsteseydik 120 kişiyi öldürürdük”

    Olay günü Marmaris’te şehit olan iki kişiye üzüldüğünü ve Allah’tan rahmet dilediğini belirten Seymen, “Biz Cumhurbaşkanı’nı sağ olarak almaya gittik. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz, hatta dualarla anıyoruz. Ama isteseydik orada 120 kişiyi öldürürdük” diye konuştu.

    Suikast girişimine katılanların isteği ile katıldığını ileri süren Seymen, “Mesela iki pilot katılmadı. İsteyen katılmayabilirdi. Ben isteseydim gitmezdim. Darbe yaptım. Cezası idam bile olsa canım acımaz. Darbe yaptım. Çocuk gibi ağlayacak değilim” dedi.

  • Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Prof. Dr. Şükrü Karatepe:

    Tüketiciler Birliği Genel Merkezi tarafından düzenlenen ’Yeni Cumhurbaşkanlığı Modeli Ne Getiriyor’ konulu konferansta konuşan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Prof. Dr. Şükrü Karatepe, “Anayasanın dokunulmayan 15-20 maddesi kaldı” dedi.

    Tüketiciler Birliği Genel Merkezi tarafından düzenlenen ’Yeni Cumhurbaşkanlığı Modeli Ne Getiriyor’ konulu konferans düzenlendi. Kadir Has Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Prof. Dr. Şükrü Karatepe, Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin ve davetliler katıldı. Konferansta konuşan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Şükrü Karatepe, 1982 anayasasının askeri bir anayasa olduğunu söyleyerek, bu anayasayı kimsenin istemediğini dile getirdi. Karatepe, “Yeni Anayasa süreci ve yapılan teklif ne getirir konusunda sohbet edeceğiz. Neden yeni bir Anayasa Türkiye’ye gerekli sorusunun cevabını aramaya başlayacağız. Yeni Anayasa ise neden başkanlık sistemi ikinci sorusunu açmaya çalışacağım, mevcut teklif nasıl hazırlandı sorusuna açıklık getirmeye çalışacağım, teklif içeriği ana hatlarıyla nelerdir ve bu yeterli mi konularını tespit ettim. Ben bu teklifin hazırlanmasındaki komisyona başkanlık yaptım. Yeni anayasa neden gerekli diye soracak olursanız, bu 1982 anayasasıyla alakalı bir durumdur” ifadelerini kullandı.

    1982 anayasasından kimsenin memnun olmadığını kaydeden Karatepe, “1982 anayasasından memnun olunmadığını, bütün siyasi görüşlerin ve her birimizin bundan rahatsız olduğunu biliyoruz. Bu anayasa her şeyden önce bir darbe anayasasıdır. Darbeciler yaptığı için kötüdür. Darbeciler bir defa modası geçmiş bir metotla hazırlamışlar. Türkiye’nin çok ciddi bir katı kominizim tehlikesi var ve bunun karşısında başka ideolojiler var. Bu çatışmaları hesaba katarak yapmışlar. Böyle olunca da çok katı bir anayasa yapmışlar. Bir ideoloji doğrultusunda yani hepsini beraber yaşatan bir metin olması gerekirken onlar sadece belli bir ideoloji doğrultusunda bakmışlar ve o ideolojiye mensup olanların hakkının olduğunu, diğerlerinin ise olmadığını düşünmüşler” diye konuştu.

    Yeni anayasa çalışmalarını değerlendiren Karatepe, “Şimdi anayasanın dokunulmayan 15-20 maddesi kaldı. Onun dışında tamamına dokunuldu. Tamamı elden geçiyor. Böyle bir metin ortaya çıktı. Bu metin değişecek ve bu metine göre şöyle bir durum ortaya çıkacak. Bir defa yasama yürütmeden ayrılıyor. Biz vatandaş olarak sandığa gidiyoruz ve oy veriyoruz” şeklinde konuştu.

  • Kore gazisi Şükrü Görür vefat etti

    Hatay’ın Dörtyol ilçesinde yaşayan Kore gazisi Şükrü Görür vefat etti.

    Tokat doğumlu Hacı Şükrü Görür (86), 1952 yılında Dörtyol ilçesinde vatani görevini yaptığı sırada kura ile Kore Savaşı’na katılan, şarapnel parçası ile yaralanarak Kore’deki Birleşmiş Milletler Hastanesi’nde tedavi edilen ve gazilik madalyası verilen Görür, Dörtyol ilçesi Numuneevler Mahallesi’ndeki evinde vefat etti.

    Son 5 Kore gazisinden biri olan Şükrü Görür, cenaze namazının ardından Çaylı Ağalar Mezarlığı’na defnedildi.

  • Gazeteci-yazar Şükrü Üçüncü, 2. polisiye romanı ’Faili Firar’ı yazdı

    Trabzon’da polis-adliye muhabirliği, yazarlık ve tiyatro oyunculuğu yapan Şükrü Üçüncü, yazdığı ikinci polisiye romanı ’Faili Firar’ı okurlarının beğenisine sundu.

    ’Yalı Çetesi’ kitabından sonra yazmış olduğu ikinci polisiye romanını yayımlayan Üçüncü, yeni kitabı Faili Firar’da araba içerisinde yanarak öldürülen maktulun faillerini arayan bir polis ve kaybolan eşini arayan bir kadının hikayesini anlatıyor. Kitabı hakkında bilgi veren Üçüncü, “ Polisiye okumayı bir tutku olarak gören biri olarak, polisiye yazmanın ise başka bir haz verdiğini söyleyebilirim. Bu romanda okurlara Türkiye’de bir süre konuşulan bir cinayeti kurgu yaparak aktardım. Kitapseverlerin ellerinden düşüremeyeceği bir kitap olacağını düşünüyorum” dedi.

  • Şükrü Nazlı: Tüm vatandaşlarımızın Zafer Bayramını kutluyorum

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çevre ve İçişleri Komisyonu üyesi ve AK Parti Kütahya Milletvekili Şükrü Nazlı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Kütahya’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 94. yıl dönümü sebebiyle bir mesaj yayınladı.

    Türkiye’nin insanlığın son kalesi olduğunu belirten Nazlı, “Cumhuriyetin mihenk taşı Kurtuluş Savaşı zaferinin 94. yıl dönümünü bu yıl başka bir ruhla kutluyoruz. Türk milleti 15 Temmuz akşamı büyük bir zaferle kendisini tarih sahnesinden silmek isteyenlere unutulmayacak bir ders vermiştir.Türkiye insanlığın son kalesidir. Bu kalkışma bunun için planlanmıştır. Yeryüzünün egemen güçlerinin istemediği bir şey var; bütün insanlığın kendilerine olan başkaldırışından korkmaktadırlar. Bunun için yeryüzünde her türlü felaketi yapmaktadırlar. Bütün dünya hakları adına biz 15 Temmuz’da tanklara, uçaklara yüreğiyle karşı duyduysa, bu ruh bir gün dalga dalga dünyaya yayılacak ve küresel efendileri yeryüzünden silip atacaktır. Aziz milletimiz bu güce sahiptir.Bu vesileyle, Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyor, tüm Vatandaşlarımızın Zafer Haftası’nı ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum” ifadelerini kullandı. (EFE)