Etiket: Şube

  • Türk Kızılayı Milas Şube Başkanı Güneş, vekaletle kurban kesim bedelini açıkladı

    Türk Kızılayı Milas Şube Başkanı Güneş, vekaletle kurban kesim bedelini açıkladı

    Türk Kızılayı Milas Şube Başkanı Ayşegül Semerci Güneş, 2020 yılı vekaleten kurban kesim bedeli için “Yurt içi için 1050 TL, yurt dışı için 850 TL olarak belirlendi” dedi.

    Başlatılan kampanya ile vekaleti alınacak kurban hisseleriyle yurt içi ve yurt dışında 4 milyonu aşkın ihtiyaç sahibine ulaşmayı hedeflediklerini belirten Güneş, “Kuruluş amacında da olduğu gibi 152 yıldır dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin ulusal ve uluslararası alanda ihtiyaç sahiplerine milletimizin merhamet elini uzatan Türk Kızılay, insanlığın zor günlerden geçtiği korona virüs salgınında da yüz binlere yardımlarıyla destek oldu, olmaya da devam ediyor. Kızılay, Kurban Bayramı’na az bir zaman kalan bu dönemde de daha çok sofrayı bereketlendirmek için artık geleneksel hale gelen ve sloganı da; ‘Kurban Bereketini Yıl Boyu Yaşatıyorsan Hilal Olsun Türkiye’ olan vekaletle kurban kesim kampanyasını yürütüyor” dedi.

    2007 yılından bu yana Kızılay Kurban Modeli ile milyonlarca ihtiyaç sahibinin sofrasına kurban eti ulaştırdığına da dikkat çeken Güneş, “Bu yılda önceki yıllarda olduğu gibi, kurban döneminde hayırseverlerden gelen kurban vekaletlerinden elde edilen etleri, ülkemizin tamamında ve dünyanın farklı bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız. Mazlum insanların sofralarına ulaştıracağımız kurban etleri ile evlerine, gönüllerine mutluluk vermenin, paylaşmanın ve paylaştırmanın huzurunu yaşayacağız. Vekaletle Kurban Kesim Kampanyası ile dini vecibelerini yerine getirmek isteyen vatandaşlarımızın kurbanları, İslami kurallara uygun olarak kesilecek. Elde edilen etler, vekalet sahiplerinin adına gerçek ihtiyaç sahiplerine, sağlık kurallarına uygun olarak ve insan onurunu zedelemeden dağıtılacak” dedi.

    Kampanya kapsamında Türkiye dahil 16 ülkede toplam 149 bin hisse kurban kesimi yapmayı hedeflediklerini belirten Güneş, “Gecen sene 50’ye yakın ülkede gerçekleştirdiğimiz kurban organizasyonumuzu bu sene sadece açlığın kıtlığın ve savaşın vurmuş olduğu 16 ülkede gerçekleştireceğiz. Bu sene yurt içerisinde 50 bin civarında hisse yurt dışında da 100 bin hisse ile toplamda 150 bin hisse ile bir organizasyon hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Kurban paylarının maliyetlerini açıklayan Güneş, “Vekaleten kurban kesim bedelleri yurt içi için 1050 TL, yurt dışı için 850 TL olarak belirlendi. Yurt içi ve Yurt dışı kurban bedellerinin farklı olması, yurt dışındaki tedariklerle ilgili fiyatların, dünyanın farklı yerlerinde farklılık arz etmesi ve toplam havuzun ortalamasının 850 TL olması. Yurt içindeki 1050 lira ise, Türkiye içinde Kurbanlık olarak keseceğimiz hayvanlarımızın et ağırlığının diğer hayvanlardan çok daha yüksek olmasından kaynaklanıyor” dedi.

    Milaslı hayırseverlerin Türk Kızılay Milas Şubesinden bağış yapabileceklerini de dile getiren Güneş, “Milas Kızılay Şubemize gelerek makbuz karşılığı, Milas Kızılay hesabımıza havale yoluyla vekalet verilebilir” dedi.

  • Diyanet Sen Erzurum Şube Başkanı Ardahanlı: “86 yıllık zulüm bitti, Ayasofya’nın Cami olduğu hukuken tescil ve teyit edildi”

    Diyanet Sen Erzurum Şube Başkanı Ardahanlı: “86 yıllık zulüm bitti, Ayasofya’nın Cami olduğu hukuken tescil ve teyit edildi”

    Diyanet Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı, Ayasofya’nın Camiinin vasfını ve vakfiyesini yok sayan gayrı hukuki 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının Danıştay tarafından iptali, hakikatin ikamesi, hakkın iadesi, haksızlığın, hukuksuzluğun izolesi olduğunu söyledi.

    Ardahanlı, “Bu karar, milletin 86 yıldır kanayan yarasının kapanmasına, bir Camiinin cemaatine yeniden kavuşmasına, fethin hukukunun korunmasına, feth edenlerin emanetine sahip çıkılmasına dair hukuki zemindir. Diyanet Sen olarak, kararı tıpkı milletimiz gibi bağımsızlığın tescili yönüyle gurur, tarihe ve kadime sahip çıkılması yönüyle de onur vesikası olarak kabul ediyoruz. Bir çağı kapatan fethin ve o fethe komutanlık yapan Fatihin emanetinin gereği yerine getirilmiş, tarihi nitelikteki bu kararla Ayasofya’nın müze yapılmasıyla başlayan esaret dönemi sone ermiştir. Diyanet Sen olarak bizleri ziyadesiyle memnun etmiş tarihi bir karardır. Milletin nezdinde, gözünde, kararında ve iradesinde “müze” vasfını hiç kazanmayan Camii vasfını da hiç kaybetmeyen Ayasofya; kendi gerçeğinden kopuk, milletin iradesinden uzak, bağımsız devlet perspektifiyle uyumsuz bütün gereksiz isimlerinden, vasıflarından, sınırlarından, yasaklarından arınmış ve gerçekte olduğu gibi hep olması gerektiği gibi Camii olarak millete ait olarak ve milletin hizmetine matuf olarak özgürlüğüne ve hakikatine kavuşmuştur” dedi.

    Ardahanlı sözlerine şöyle devam etti:

    “Danıştay’ın kararı böylece milletin kararını ilam ve ilan etmiş; Ayasofya Camii konusunda alınmış müze kararının -bizim de ifade ettiğimiz şekilde- hukuka değil keyfiliğe dayandığı hakikatinin de tespitidir. Danıştay’ın kararıyla hukuk ve tarihi gerçeklik sosyal yaşamla uyumlu hale gelmiş, Fatih’in vasiyeti ve vakfiyesinin gereği yapılmıştır. Sonuçta karar; Ayasofya’nın cami olduğunun tescili, vakfiyesinin teyidi, millet iradesinin ve hukukun gereğinin yerine getirilmesidir. Kararla Ayasofya asli hüviyetine, millet de camisine kavuşmuştur. Ayasofya üzerinden milletimizin değerleri üzerinde tesis edilen vesayet havası dağılmış, hürriyete vurulan prangalar parçalanmıştır. Karar; milletin Ayasofya Camii üzerinden Türkiye’nin egemenliğine kast eden dayatmalara boyun eğmeyen kararlılığını hukuken de tespit ve tescil etmiştir. Dahası bu kararla, İstanbul’un fethini “işgal” gören ve göstermeye yeltenenler; “Zulüm 1453’te başladı” diyerek tarihi tahrif, fethi tahkir, fetih ruhunu tahfif edenlerin hevesleri kursağında kalmıştır. 86 yıllık yanlış hesap 567 yıllık hakikati silememiş, yanlış hesap millet iradesine çarpıp Danıştay’dan geri dönmüştür. Millet Camisine, Camii ise milletine kavuşmuş, mağdurluk ve mahzunluk sona ermiştir. Fatih’in iradesine ve fetih hukukuna uygun olarak Ayasofya’nın Camii olduğunu, müze vasfının hükümsüz ve hukuksuz olduğunu tescilleyen ve Ayasofya Camii’ni asli hüviyetine kavuşturan Danıştay kararına ek olarak Ayasofya’nın yeniden Camii olarak ibadete açılmasına yönelik kararı imzalayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyoruz.”

  • Türkiye Emekliler Derneği Erzurum Şube Başkanı Degen, “Bayram ikramiyeleri 1500 TL olsun”

    Türkiye Emekliler Derneği Erzurum Şube Başkanı Degen, “Bayram ikramiyeleri 1500 TL olsun”

    Hükümetin 6 yıl önce uygulamaya koyduğu Bayram ikramiyeleri özellikle emekli kesimine rahat bir nefes aldırdığını ifade eden Türkiye Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Degen, Ramazan ve Kurban Bayramları öncesi ikramiye sevinci yaşayan emeklilerin, 6 yıl önce ki rakamın artması için beklenti içerisine girdiğini söyledi.

    Türkiye Emekliler Derneği Erzurum Şube Başkanı Ahmet Degen, bayram ikramiyelerinin emeklilere bir nebzede olsa rahat nefes aldırdığını, ancak verilen 1000 TL’nin artık yetmediğini ifade etti.

    Genel Merkez nezdinde bu bayram ikramiyelerinin 1500 TL’ye çıkması için çalışmaların başlatıldığını sözlerine ekleyen Başkan Degen, “Hükümetimizin emeklilerimize karşı bakış açısını çok iyi biliyoruz. Yapılan destek ve yardımlar tabi ki bizleri sevindiriyor. Ancak yakındığımız bazı konular var ki hiç gündeme gelmiyor. Emeklilerimizin ağır yaşam koşulları karsısında çaresizliğini daha önce sık sık dile getirdik. Hem bizler yani şube başkanları hem de genel merkezimiz nezdinde yoğun çalışmalar sergileyerek emekli kesiminin mutlu, huzurlu ve rahat bir yaşam sürdürebilmesi için çaba sarf ediyoruz. Sadece nakdi yardımların değil aynı zamanda evi olmayan üyelerimiz içinde gayretlerimiz var. Bugüne kadar çok sayıda emeklimizi hükümetimizin de desteği ile ev sahibi yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz. Bizim şuan ki acil ihtiyaç nezdinde emeklilerimize verilen bayram ikramiyelerinin de artırılması. Yani 1000 TL olan ikramiyelerin 1500 TL’ye çıkmasını talep Çünkü biliyorsunuz ki kurban bayramı. İsteğimiz emeklilerimiz hissede olsa bir kurban kesmesidir. Düşük emekli maaşlarından dolayı emeklilerimiz kurban kesmeye hasret kaldı. İnşallah hükümetimiz talebimizi olumlu karşılarsa emeklilerimiz belki bu kurban bayramında bir kurban kesebilir. Emeklimizin kurban kesmesi de bizleri oldukça mutlu eder. Sayın Cumhurbaşkanımızdan bayram öncesi müjde bekliyoruz“ dedi.

  • Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Ardahanlı, “Sözleşmelilere uygulanan çifte standarda son verilmeli”

    Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Ardahanlı, “Sözleşmelilere uygulanan çifte standarda son verilmeli”

    Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı, Diyanet’te, tüm sözleşmeli personelin 3+1 kadro hakkından, eş durumu ve becayiş hakkından yararlanması gerektiğini söyledi.

    Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı, Diyanet’te, tüm sözleşmeli personelin 3+1 kadro hakkından, eş durumu ve becayiş hakkından yararlanması gerektiğini söyledi.

    Sözleşmeli personel hakları ile ilgili açıklamada bulunan Ardahanlı, 9 Temmuz 2018 tarihinden sonra atatan 4/B sözleşmeli personelin çakılı kadro gereği bir yılın sonunda eş durumu ve becayiş hakkından yararlanamadığını, eşinden ve çocuklarından ayrı çalışmak zorunda kalan personelin moral ve motivasyonunun düştüğünü söyledi.

    Ardahanlı, “Diyanet İşleri Başkanlığında çalışan 4-B sözleşmeli personelin kadroya geçmesi için uygulanan 3+1 formülü 9 Temmuz 2018 tarihinden önce atanan sözleşmeli personeli kapsamıyor. 9 Temmuz 2018 tarihinden sonra atananlar ise bir yılın sonunda becayiş ve eş durumu tayininden yararlanamıyor. Diyanet-Sen, aynı kurumda çalışan 4-B sözleşmelilere uygulanan bu çifte standardın bir an önce son bularak tüm 4/B sözleşmeli personelin 3+1 formülü ile kadroya alınması ve çalışmalarını müteakip bir yılın sonunda eşi ister kamuda, isterse özel sektörde çalışsın tüm 4/B sözleşmeli personelin becayiş ve eş durumu tayininden yararlanması için çalışmalarına devam ediyor” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanlığında çalışan sözleşmeli personele kadro yolunu açan 3+1 formülünün geçen yıl Diyanet-Sen’in girişimleri ile TBMM’de kanun teklifi olarak sunulduğunu ve 27 Haziran 2019’da yasalaşarak yürürlüğe girdiğini hatırlatan Ardahanlı, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Ancak yasanın 9 Temmuz 2018’den önce atanan sözleşmeli kurum personelini kapsamaması, 3+1 kadro formülünden yararlananların ise çalışmalarını takiben bir yılın sonunda eş durumu ve becayiş hakkından yararlanamaması kurum personelini rahatsız etmiş, iş barışını ve personelin motivasyonunu olumsuz yönde etkilemiştir. 3+1 kadro şartının çıktığı günden beri 9 Temmuz 2018 öncesi atanan sözleşmeli kurum personelinin de bu uygulamaya dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Sendikamız bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı ve hükumet yetkilileri ile görüşerek bu ikili uygulamanın bir an önce sonlandırılmasını ve tüm kurum çalışanlarının 3+1 kadro uygulamasına dahil edilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir.”

    9 Temmuz 2018’den sonra atanan 4/B sözleşmeli personelin çakılı kadro gereği bir yılın sonunda eş durumu ve becayiş hakkından yararlanamadığına vurgu yapan Ardahanlı, bunun da eşinden ve çocuklarından ayrı çalışmak zorunda kalan personelin moral ve motivasyonunu düşürdüğünü söyledi.

    Ardahanlı, “Diyanet İşleri Başkanlığında girişimlerimiz sonucu konuyla ilgili çalışmalar başlatılmıştır. Kurumdaki çalışma barışını etkileyen, aynı işi yapan personele reva görülen bu ikili uygulamanın bir an önce sonlandırılarak kurumumuzda çalışan tüm 4/B sözleşmeli personelin 3+1 uygulaması ile kadroya geçmesi, 9 Temmuz 2018 sonrası atananların ise bir yılın sonunda eşi ister kamu, ister özel sektörde çalışsın tayin ve becayiş hakkından yararlanması için çalışmalarımız devam etmektedir” diye konuştu.

  • Diyanet-Sen Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Sarkı:

    Diyanet-Sen Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Sarkı:

    Diyanet-Sen Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Sarkı, din görevlilerinin sadece işlerini yapması gerektiğini belirterek, “Cami cemaatinden elektrik masraflarını istemek bizim için üzüntü verici. Cami dernekleri ile karşı karşıya bırakılan din görevlileri şimdide camilerinde ısıtma ve soğutma sorunlarını gidermek için mücadele veriyor. Camilerin mağduriyeti giderilmeli, bu durum cami görevlilerinin sırtına bindirilmemeli” dedi.

    Diyanet-Sen Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Sarkı, yaptığı açıklamada, camilerde hali hazırda uygulanan çift elektrik abonelik sistemi ile camilerin aydınlatma giderlerinin genel bütçeden karşılandığını, ısınma ve soğutma giderlerin vatandaşlardan toplanan paralarla ödenmeye çalışıldığını belirtti. Sarkı, “Ancak kışın soğuk aylarda ısınma giderlerinin çok yüksek olması yüksek elektrik faturalarına ve borçların ödenememesine sebep olmaktadır. Borçların ödenememesi ve yeni faturaların eklenmesi elektrik şirketlerini cami elektriklerini kesme noktasına getirmiştir. Caminin elektriğini ödemek, cemaati kışın ısıtmak, yazın serin bir şekilde ibadet etmelerini sağlamak gibi bir görevi olmadığı halde, vatandaşların uygun ortamlarda ibadet edebilmesi için elinden geleni yapan din görevlilerimizin maalesef elektrik şirketleri tarafından borcun muhatabı olarak görülmesi, vatandaşlar tarafından da sürekli para toplamak zorunda kaldığı için rencide edilmesi bizleri üzmektedir. Elektrik faturalarını ödemek için vatandaşlardan istenen bağışlar hem vatandaşları hem de para toplamak zorunda kalan din görevlilerimizi bıktırmıştır” ifadesini kullandı.

    Diyanet-Sen Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Sarkı, Diyanet-Sen olarak toplu sözleşmeye taşınılan ’cami elektrik faturalarının genel bütçeden karşılanması maddesi’ ile cami aydınlatma giderlerinin genel bütçeden karşılanmaya başlandığını ve sorunun kısmi olarak çözüldüğünü belirterek, “Çözüm odaklı sendikacılık yapan Diyanet-Sen camilerimizin ısınma ve soğutma giderlerinin de genel bütçeden karşılanması konusunu önümüzdeki günlerde gerçekleşecek Diyanet İşleri Başkanlığı Kurum İdari Kurulu Toplantısına tekrar taşıyarak bir an önce konunun çözüme kavuşması için önerilerini sunacaktır. Kamu hizmeti veren camilerimizin ısınma ve soğutma giderleri genel bütçeden ayrılacak bir ödenek ile karşılanmalı; camilerimizi, din görevlilerimizi ve ibadet için camiye gelen cemaati rahatlatacak adımlar bir an önce atılmalıdır” dedi.