Etiket: su

  • ELLERİNİZİ ILIK SUYLA YIKAYIN!

    Özel Elit Polikliniği hekimlerinden Dermatoloji Uzmanı Dr.Şerafettin Saraçoğlu, ellerin ılık suyla yıkanması konusunda uyararak, “Ellerimiz yüzümüzle birlikte sürekli açıktadır ancak dış etkenlere yüzümüzden daha fazla maruz kalır.Karşılaştığı kimyasallar, fiziksel etkenler ellerin yıpranmasında önemli rol oynar. Bu nedenle eller özel bir bakımı gerektirir. Aynı zamanda eller göz kapakları ile birlikte en erken yaşlanan deri alanlarıdır. Çünkü derinin en ince oldu bölgeler sırasıyla göz kapakları, ardından ellerdir. Bir insanın yaşını anlamak için yüzünden önce ellerine bakmak daha doğrudur” dedi.

     

    Dermatoloji ye el sorunları ile başvuran insanların büyük çoğunluğunun el egzaması ve tırnaklarla ilgili olarak kolay kırılan tırnaklar nedeniyle başvurduğunu ifade eden Saraçoğlu, “El egzaması sıklığı toplumun yüzde 4-10’ unu etkiler. Kadınlarda el egzaması erkeklere nazaran daha sık görülür. El egzaması atopik dermatit veya seboreik dermatit gibi özgün bir ekzema türü değildir. Ellerde oluşan herhangi bir dermatit el egzaması olarak isimlendirilir. El egzamaları sıklıkla özgün nedenle oluşur ve bu nedene özel bakım gerektirir. Örneğin işle ilişkili karşılaşılan kimyasalla – kuaförlerde kullanılan kimyasallara bağlı temas egzaması varsa- oluşan bir alerjide etken olan kimyasaldan uzak durulması halinde sorun yaşanmayacaktır. Tek sorun kimyasalı saptamaktır. Bunu da yama testi olarak isimlendirilen testlerle saptamak mümkündür. El egzamasının en sık görüldüğü kitlelerin başında çocuk bakan annelerin geldiğini ‘ belirtti.Sık ve uzun süreli suyla ve kimyasallarla temas eden ellerde koruyucu bariyer katman yıkılır ve kimyasallar deri altı dokuları tahriş etmeye başlar.Aslında koruyucu katman sağlam olan kişilerde bu tür kimyasallarla karşılaşmalarına rağmen çok etkilenmemekle birlikte bebek bakan annelerde bu maddeler daha fazla etkili olmaktadır. Bebek bakan kadınların 1/3ü bu sorundan etkilenirler. Aynı sorun ev hanımlarında da sıklıkla görülür. Ev hanımı egzaması olarak da isimlendirilen bu sorun yaz aylarında havanın nemlenmesi ile azalırken kış aylarında artar. Ellerde kurukabalaşan deri ilk bulgudur. Zamanla kaba deri çatlar ve çatlaklardan giren su, kimyasallar elerde yanmaya neden olur. Bu sorunun ana tedavi yaklaşımı ellerin sık su ve kimyasalla temasını azaltmak ve sık yağlı nemlendirici ürünlerle elleri dış ortamdan korumakla olabilir. Yani bazı işlemleri eldivenle yapmaya kadınların alışması şarttır. Temizlik, yemek yapma gibi işlemlerde elleri koruyucu eldivenlerden yararlanılmalı, eler yıkanırken su ılık olmalı, yumuşak ve nemlendirici özelliği olan sabunlar kullanılmalı ve her el yıkaması sonrasında eller nemli iken yağlı, gliserin oranı yüksek, parfümsüz el nemlendiricilerinden yararlanılmalıdır. Bu önlemlere rağmen sorunları kontrol edemeyenler bir dermatoloji uzmanına başvurmalıdır.
    Ellerde yaşlanma yüzde göz kapakları ile hemen eş zamanlı başlar. Yüzümüze gösterdiğimiz özeni genelde ellerimizden esirgeriz. Örneğin yüzümüze güneş koruyucu kullanırken genelde el sırtı unutulur veya yüz bakım kremleri bir miktar da ellere kullanılsa ellerdeki yaşlanmayı geciktirebileceğimizi çoğu zaman atlarız” dedi.

     

    Dr.Şerafettin Saraçoğlu’na göre ellerde yaşlanma belirtileri dört şekilde oluyor.

     

    “Deri yüzeyinde koyu kahverengi lekelerin belirmesi, Deride incelme, kırışıklıklar, Deri altı yağ dokunun erimesi ve belirginleşen damar ve kirişler, Tırnaklarda gözlenen değişiklikler. Bu sorunları tedavi ederken sorunun nerede olduğu ve ne düzeyde olduğuna göre tedavimiz de değişebiliyor; El sırtındaki kahverengi lekeleri genelde Q- anahtarlı laserler veya Yoğun atımlı ışıklarla yok ediyoruz. Çok yaygın olmaları hainde kimyasal peeling gibi tekniklerden yararlanıyoruz.İncelen deri mezolifting, PRP gibi uygulamalar ile düzeltilir. Bu teknikler ile deri içinde azalan nem yerine konur, incelen kollajen ve elastik destek katmanı uyarılarak kalınlaştırılır.Deri altı yağlı doku erimesinde ise hyaluronik asitli dolgular veya yağ dolguları ile kaybedilen hacim yerine konularak ellerdeki yumuşak, pürüzsüz, kiriş ve damarların görünmediği daha estetik bir görüntü elde edilmesi hedeflenir.Yaşlanma ile oluşan tırnak değişiklikleri uygun manikür ve tırnak bakım ürünleri ile düzeltilir.”

     

    Dr.Şerafettin Saraçoğlu ellerimizi korumak için alınması gereken en öncelikli önlemleri ise şöyle sıraladı;
    Eller ılık suyla ( Soğuk veya sıcak hiç kullanılmamalı) ve kısa sürede temizlenmeli
    Temizlerken çok yoğun elin doğal koruyucu katmanını etkileyecek kimyasallardan sakınılmalı, yumuşak zeytinyağı katkılı veya nemlendirici özelliği olan sabunlar kullanılmalı
    Eldiven kullanma alışkanlığını geliştirmeli (temizlikte, yemek yaparken, soğuk havada)
    Elleri yüzümüze kullandığımız bakım ürünleri ile koruyabiliriz.
    Düzenli el bakımı yaptırın.”

  • Remzi Ertek; Suyumuz dünya standartlarında

    Remzi Ertek; Suyumuz dünya standartlarında

    ERSİN ÖZTÜRK
    ERZURUM (İHA) –

     

    Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürü Remzi Ertek, Erzurum şebeke sularının dünya standartlarında olduğunu söyledi.

     
    Şehrin her noktasına şebeke suyu verdiklerini dile getiren Ertek, “Halkımıza verdiğimiz su dünya standardında bir su. Suyumuz içerisinde bulunduğu minerallerin özelliği ile diğer kaynak sularından çok çok kaliteli bir su. Doktorlar özellikle çocuklar ve yaşlılar için kalsiyum oranı yüksek şebeke suyunun içilmesini tavsiye ediyorlar, o noktada hiç endişeniz olmasın. Her gün de internet sitemizde suyun analizini yayınlıyoruz. Bu analizlerimiz Büyükşehir Belediyesinin sitesinde de yayınlanmaya başladı. Dolayısıyla biz sunu diyoruz sadece Türkiye’de değil dünyanın istediğiniz laboratuvarında analiz ettirebilirsiniz. Biz suyun temiz olduğunu yeri geldi basınla paylaştık fakat haberin ulaşmadığı kitleler tarafından suyun temiz olduğu bilgisi maalesef vatandaşlarımıza tam olarak ulaşmadı. Bunun üzerine mahalleleri tek tek dolaşarak kahvehanelerde suyun temiz olduğunu anlattık. Şu anki ilkokullar, liseler, ve üniversitelerimizde okuyan öğrencilerimizi su arıtma tesislerimize götürüyoruz. Yerinde neyin nasıl olduğunu görsünler ve karalarını kendileri rahatlıkla karar verebilsinler. Kahvehanelerde yaptığımız toplantılardan birinde vatandaşın birisi bize itiraz ederek suyun temiz olmadığını savundu. Tepkinin ardından o vatandaşımızı alarak arıtma tesislerimize götürdük ve ayrılırken bize teşekkür etti ön yargı ile insanlarımız bir yere varamaz gelip yerinde görmeleri gerek tesisimiz bütün vatandaşlarımıza açıktır aklında soru işareti olan bütün vatandaşlarımızı gelip görebilir. Baraj çevresinde şebekede ciddi çalışmalar yaptık bunlar durup dururken bu seviyeye gelmedi” dedi.

     

     
    ŞEBEKE SULARINDAKİ TAT VE KOKU KLORDAN
    Ertek daha sonra şunları kaydetti; “Şebekemiz eski olduğundan malum şebekede oluşabilecek sıkıntılara karşı suyumuza klor karıştırıyoruz, ozonla dezenfekte ediyoruz. ozon şebekeye kadar gitmiyor suda en fazla kalma süresi 22 dakika. Sonrasında suda ozon kalmıyor. Sağlık Bakanlığımızın da klor konusunda emri bulunmakta. Suyun içerisinde yüzde 0.2 miligram klor olması lazım. Dolayısıyla ondan klor kukusu vardır. Sulardaki tatlarda eğer binada su deposu varsa ve depo temiz değilse muhtemel koku bundan oluyordur. Şu ana kadar bize gelen şikayetler neticesinde 280 tane apartmanın deposunu temizledik ve temizlemeye halen daha devam etmekteyiz. Şehir merkezinde de şebeke temizleme çalışmalarımız devam etmekte. Şeker fabrikasının altında devasa bir arıtma tesisi yapıyoruz. Orada çok güzel bir performans almayı hedefliyoruz.”

  • Bahçeli: Dibi görünmeyen kuyudan su içmeyiz

    Bahçeli: Dibi görünmeyen kuyudan su içmeyiz

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu.

     

    Bahçeli’nin konuşmasından satırbaşları;

     

     

    Gezi Parkı eylemleri farklı yollarıyla ele alınmalı, ortaya çıkan gerçekler derinlemesine analiz edilmelidir. Başbakan ve hükümeti hıncın adresi haline gelmiştir.

    Masum edebiyatı ile Türkiye’yi yozlaştıran Başbakan’dır. Türk milletinin başbakan Erdoğan’dan çekmediği kalmamıştır. Biz ne kadar uğraşsak da AKP bozuk sicilinin izinden gitmeyi tercih etmiştir. AKP’nin ucuz yaklaşımları Türkiye için yıkım ve çözülmenin şifrelerini inşa etti.

     

     

     

    Uzlaşma, diyalog öneren MHP’nin sesi AKP tarafından duyulmadı. AKP yandaşları desteklendi ve iki cephe oluştu. Geçmişin yaralarını kaşıyarak ve kanayarak istismarlar oluşturdu. Başbakan AKM’yi de yıkacaklarını söyledi. Sıra Anıtkabir’de mi? Biz, dibi görünmeyen kuyulardan su içmeyiz. Türkiye’yi küçük düşürecek hiçbir eylemin içinde olmayız. Bizim için AKP’nin devrileceği tek yer sandıktır. Biz yeri geldiğinde AKP’nin hesabını sorarız.

  • Maaş ve fatura kuyruğu bitiyor

    Maaş ve fatura kuyruğu bitiyor

    Ziraat Bankası, milyonlarca maaşmüşterisiyle elektrik, doğalgaz, su ve benzeri fatura ödemeleri için şubeye giren müşterilerini kuyrukta bekletmemek için yeni bir yapılanma içerisine girdi.

     

    Yetkililerden edinilen bilgilere göre banka “kitle müşteri” olarak tanımladığı emekli ve çalışanlardan oluşan maaşmüşterileri ile fatura müşterileri için iki ayrı yapılanma gerçekleştirecek. Buna göre sayıları milyonlarla ifade edilen bu müşteriler için ya mevcut şube içerisinde ayrı bir bölüm açacak ya da sadece bu kesime hizmet veren ayrı şubeler oluşturacak. Bu karar il veya ilçelerin ihtiyacına göre verilecek.

     

    Gün sayısı artacak

    Banka yetkilileri, bu yolla vatandaşın her türlü işlemini çok daha kısa sürede gerçekleştirerek kuyrukları önlemeyi planladıklarını belirtirlerken, bu önlemlere ilave olarak maaş hizmeti sunulan SGK ile fatura hizmeti verilen GSM operatörleri, elektriksu ve doğalgaz idareleriyle görüşme yapılarak ayın belli günlerinde yoğunlaşan “ödeme günü” sayısı çoğaltılacak. Konuya ilişkin bilgi veren üst düzey bir banka yetkilisi, şunları söyledi:

     

    “6 şeritli otobanınız da olsa, bütün arabalar aynı gün, aynı saatte yola çıkarsa yol tıkanır, trafik durur. O geniş, konfor için yaptığınız otobanda dahi uzun kuyruklar oluşur. Bizde de ne yazık ki durum şu anda otobandaki trafikten farksız. Şube yapılanmasıyla birlikte hizmet verdiğimiz idarelerle görüşüp ödeme sürelerini yaymak istiyoruz. Temaslara başladık. Gün sayısını artırıp ödemeleri ayın geniş bir bölümüne yaydığımızda müşterilerimiz 6 şeritli otobanda araç sürmenin konforunu yaşayacak.”

     

    Müşteri şubeye girsen isteriz

    Banka yetkilileri, maaş ve fatura müşterilerine yönelik hizmetleri tamamen ATM ve benzeri şube dışı alanlara kaydırmayı kesinlikle düşünmediklerini bildirdiler. Yetkililer, “Çünkü bu müşterilerimizin şubeden içeriye girmesini isteriz. Şubeden içeri adım atmayan müşteriye farklı ürünler satmak, onların kredi ve benzeri ihtiyaçlarını karşılamak mümkün değildir” dedi.

    ERDOĞAN SÜZER – BUGÜN GAZETESİ