Etiket: stres

  • İş Hayatındaki Stres Fıtık Yapıyor

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Yrd.Doç.Dr.Soner Büyükkınacı, iş hayatında yaşanan stresin fıtık ettiğini söyledi.

    Bel ağrısının hareketleri kısıtlayan, yürümeyi, ayakta durmayı ve hatta oturmayı dahi zorlaştıran oldukça da yaygın olan bir şikâyet olduğunu söyleyen Yrd.Doç.Dr.Soner Büyükkınacı, “Bel ağrısında ilk şüphe duyulan durum hemen fıtık olsa da, birçok farklı neden de olabilir. Bunlardan ilki kas kökenli ağrılardır. Bel ağrılarının pek çoğu kas kökenli oluşur. Normalde yapılmayan ve alışık olunmayan aktiviteler yapıldığında, bel bölgesindeki kaslarda gerilme meydana gelebilir. Ağır taşımak, rüzgârda kalmak ve klima çarpması gibi birçok durum bel ağrısına neden olabilir. Stresi bel ağrısında ayrı bir önemi vardır” dedi.

    Bel ağrılarının bir başka nedeninin ise zayıf karın kasları olabileceğini anlatan Yrd.Doç.Dr.Soner Büyükkınacı, “Karın kasları zayıf olursa, onların bu tembelliğini örtmek için bel bölgesindeki kaslar devreye girer ve bu kez de bele ekstra yük biner. Doğru duruş şekilleri ve düzenli egzersiz programı ile karın kasları kuvvetlendirilebilir. Karın kaslarını bel kasları ile beraber güçlendirmek bel ağrısından kurtulmak açısından oldukça önemlidir. Stres, vücuda farklı şekillerde zarar verir. Bu zararlardan biri de bel ağrısıdır. Stresin salgıladığı hormon nedeniyle gerilen bel kasları, bel ağrısına sebep olur. Özellikle de iş hayatındaki stresle birlikte, gün içerisinde gerilen vücut bu şekilde bir sorunun oluşmasına neden olabilir. Bu durum daha da ileriye giderek bel fıtığına sebep olabilir” diye konuştu.

    Kötü duruş pozisyonlarının da bel ağrısına neden olabilduğunu anlatan Yrd.Doç.Dr.Soner Büyükkınacı, “Uzun saatler boyunca hareketsiz kalmak bel ağrılarının en önemli nedenlerindendir. Özellikle günümüzde günün tamamını bilgisayar başında geçiren meslek grupları, sık sık bel ağrılarından şikâyetçi olur. Hareketsiz oturmaya kambur oturma duruşu da eklenirse durum daha da kötü bir hal alabilir.

    Ağır kaldırma, zorlayıcı hareketlerde bulunma ya da bir kaza sonucu, omurlar arasındaki disklerin bozulması ya da yırtılması sonucu bel fıtığı meydana gelir. Bel fıtığı, belde oldukça rahatsız edici ağrılara sebep olabilir. Ayrıca fazla kilolar ve bel kayması da belde ağrıya neden olabilir. Önemli olan aşırı kilo değil kilo alımıdır. Kiloları taşıyacak sırt kası gücünüz yok ise bel fıtığı ihtimaliniz yüksektir” şeklinde konuştu.

  • Stres Uyku Bozuyor, Diş Gıcırdatıyor, Çene Kilitliyor

    Acıbadem Adana Hastanesi Psikologu Meriç Mavi, kontrol altında tutulduğunda motive edici bir etken olan stresin, aşırı derecede yaşanmasının zihinsel, ruhsal ve fiziksel açıdan sağlığı olumsuz yönde etkileyebileceğini söylüyor.

    Stresi, kişinin kendini tehlikede hissettiğinde beynin ‘savaş ya da kaç’ emrini sinir sisteminde alarm durumuna geçirmesi şeklinde açıklayan Psikolog Meriç Mavi, “Stres altındaki kişilerde duygusal etkiler, kolayca ajite olma, sinirlenme ve karamsarlık halleri görülebiliyor. Bu kişiler kendilerini boğuluyor gibi, terk edilmiş, değersiz ve yetersiz olarak hissedebiliyor. Stres altındayken aşırı güven veya güvensizlik duyguları ortaya çıkabiliyor, başarısızlıklara yoğunlaşanlar da olabiliyor” dedi.

    Stresin bedensel tepkilere de yol açtığını söyleyen Psikolog Mavi, bu tepkileri şöyle anlatıyor:

    “Bedensel tepkilere örnek olarak; solunum ile beraber kalp atışının hızlanması, ter bezi faaliyetlerinin artması, göz bebeklerinin aşırı derecede büyümesi, sindirimin yavaşlayarak mide asitlerinin artması ve tansiyonun yükselmesini sayabiliriz.”

    Psikolog Meriç Mavi, aşırı stres altında kalan kişilerde bu fiziksel tepkilere ek olarak aşırı endişe veya kayıtsızlık, uyku bozukluğu, çenede kilitlenme ve diş gıcırdatma durumlarının görülebildiğini, ölüm ve intihar düşüncelerinin bile oluşabileceğini söylüyor.

    BAZI İNSANLAR STRESE DAHA YATKIN

    Bireyleri kişilik yapılarına göre A ve B tipi şeklinde kategorilere ayırmanın mümkün olduğunu söyleyen Psikolog Meriç Mavi, şöyle devam etti:

    “Tipler, kişinin hangi durumlarda kendilerini daha çok stres altında hissedebileceği ya da şok etkisi yaratan bir durumda nasıl tepki verebileceği yönünde ipuçları verir. A tipi kişileri, B tipi kişilere oranla daha telaşlı ve aceleci olarak değerlendirecek olursak bu kişilerin stresi daha yoğun yaşadıkları söylenebilir. B tipi kişiler, özel ya da iş hayatlarında sakin kalma çabasını korudukları için onların stres anından sonra tekrar normal düzene geçmeleri A tipi kişilere göre daha kolaydır.”

    Bazı insanların yapılarının stres altına girmeye daha müsait olduğunu anlatan Psikolog Meriç Mavi, bu kişilerin daha rekabetçi ve devamlı bir telaş halinde olduklarını söylüyor. Psikolog Mavi, “Bu kişiler katı ve keskin davranıyor, başkalarını dinlemiyor. Aynı anda birden fazla işi yapmaya çalışan stres altındaki kişiler hızlı hareket ediyor ve hep takdir bekliyor” diye konuştu.

    Daima önde olmak isteyen bu kişilerin hırslı olduklarını ve performansı hep rakamlar ile ölçtüklerini söyleyen Psikolog Mavi, “Eğer stres altına girdiğinizi hissederseniz nefes egzersizleri yapın” dedi.

  • Stres, Ruhsal Bozukluğu Yol Açabiliyor

    Psikiyatrist Psikoterapist Yrd.Doç.Dr.Rıdvan Üney, baş edilemeyen stresin sonucunda, ruhsal durumun bozulabileceğini belirterek, “Panik bozukluk, depresyon, endişe bozukluğu, öfke kontrolünde bozukluklar gibi birçok psikiyatrik sorun yaşanabilir” dedi.

    Stresin güncel yaşamımızda sıkça kullandığımız bir sözcük olduğunu belirten Yrd.Doç.Dr.Rıdvan Üney, “Herhangi bir yeni durumla karşılaştığımızda beynimiz bunu stres olarak algılar ve vücudumuzda ve ruhsal yapımızda buna karşı bir cevap gelişir. Stres zararlı olduğu kadar aynı zamanda faydalıdır. Örneğin birisiyle belirli bir saatte buluşacaksak, bu bizde stres yaratır. Buna uygun olarak evden çıkarız ve randevumuza gideriz. Gitmeden önce ne kadar zamanda orada olacağımız hesaplamamız, hava durumuna göre giyinmemiz stres sonucu yaptığımız davranışlardır. Bu davranışlarımız sayesinde o kişiyle zamanında buluşuruz ve dışarıdaki hava koşullarından etkilenmeyiz. Hayatınızda, böyle tonlarca stres vardır, bu da bizim hayatta kalmamızı sağlar” dedi.

    Stres anında vücudumuzda çeşitli hormonlar salgılandığını, bu hormonlar sayesinde yeni durumla savaşacak hale geldiğimizi anlatan Yrd.Doç.Dr.Rıdvan Üney, “Stresle bir durumla karşılaştığımızda; ilk olarak beynimiz alarm verir. Bu alarm sayesinde durumla ilgili dikkatimizi toplarız ve vücudumuzu hazırlarız. Bu hazırlanma bizim yeni duruma karşı direncimizi artırır. Ve bu durumla savaşmamızı veya baş etmemizi sağlar. Eğer savaşamazsak ya da baş edemezsek tükenme meydana gelir. Yani strese yenik düşeriz. Strese ne düzeyde karşı koyabileceğimizi, onun ne seviyede olduğuyla ilgilidir. Eğer stres bizim kaldırabileceğimizden fazlaysa, sürekliyse, yeterince savaşacak gücümüz yoksa ya da birden fazlaysa; baş etmemiz de zor olacaktır. Stresi algılama kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Birisi için kolay baş edilen stres, diğeri için bir felaket olabilmektedir. Bazen aynı stresle daha önce kolay başa çıkabilirken, yeniden aynı stresle başa çıkamayabiliriz.” diye konuştu.

    Yrd.Doç.Dr.Rıdvan Üney, stresin bizi daha fazla etkilediği 10 durumu ise şöyle sıraladı;

    ERGENLİK DÖNEMİ

    “Ergenlik insan hayatında en kritik noktalardan biridir. Çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemi olan bu dönemde ergen birçok konuda hassaslaşır. Daha alıngan ve daha sinirli olabilir. Vücudunda ve zihnindeki oluşan değişikliklere uyum sağlaması zaman alacağından, strese karşı daha dayanıksızdır. Bunun karşılığı olarak; onun için küçük sorunlar bile, içinden çıkılması zor bir hal alabilir.

    EVLİLİK

    Evliliğin ilk zamanlarında kadın da erkek de strese daha duyarlı olabilir. Hatta evlenmenin hemen öncesinde; ailelerin karşılaşması, birbirine uyumları, söz, nişan, nikâh törenlerinin her biri ayrı bir strese neden olabilir. Bunun dışında evlilikle birlikte yeni bir eve, karşısındaki kişinin alışkanlıklarına alışılması strese neden olabilir.

    YENİ İŞ

    Yeni bir iş, kişide heyecan yaratabileceği gibi aynı zamanda, strese de neden olur. İşteki yeni arkadaşlıklar, işyerinin işleyiş biçimi, patronun ya da müdürünün davranış biçimi strese neden olabilir.

    ŞEHİR DEĞİŞTİRME

    Okul, iş ya da ekonomik nedenlerle kişiler şehir değiştirmek zorunda kalabilirler. Bu gelişme olumlu bile olsa, yeni bir şehre alışmak başlangıçta strese neden olabilir. Ulaşım, basit ihtiyaçların karşılanmasında şehri iyi bilememe, yakınlarından uzaklaşma kişiyi stresle karşı karşıya bırakabilir.

    TERÖR

    Ülkemiz için bir tehlike yaratan terör olayları kişilerde stres yaratabilir. Savaştan kaçıp ülkemize sığınanları görmek, terör olaylarına medyadan ya da birebir şahit olmak, kişide stres yaratabilir. Bu nedenle kişi zorlanabilir, güvenlik konusunu fazla abartabilir, kalabalık mekanlardan uzak durabilir, işlerini aksatabilir, etrafta olan fısıltıları-uydurma haberleri daha fazla önemseyebilir.

    HAMİLELİK

    Hamilelik dönemi kadın için stres nedeni olabilir. Bir yandan vücudundaki değişiklikler, kilo alımı, hamilelik süresi, doğum şekli, çocuğa bakmakla ilgili kaygıları artabilir. Hatta bu durumlar bazen eşte de kaygı oluşabilir. Bunun yanı sıra eğer kadın, daha önce düşük yapmışsa, hamilelikle ilgili risk varsa, istemediği bir hamilelik oluşmuşsa strese maruz kalır.

    TRAFİK

    Özellikle büyük şehirlerde trafikte geçirilen sürenin fazlalığı, trafik kurallarına uymama, kısıtlı sürede gerçekleştirilmesi gereken işler, kaza riski kişilerde yoğun strese neden olabilmektedir.

    HASTALIKLAR

    Kişinin yakalandığı ve tedavisinin uzun sürdüğü hastalıklar, kanserler, uzun süre ilaç kullanımı gereken tansiyon ve şeker gibi hastalıklar, doğuştan hastalıklar, kişinin hareket etmesini zorlaştıran hastalıklar başlı başına bir stres kaynağı olabilir.

    ÇOCUK BAKIMI

    Günümüzde çalışan insanların en yoğun sorunlarından birisi çocuk bakımı ile ilgilidir. Eğer kadın çalışıyorsa; çocuğunu bırakacak güvenli bir ortam konusunda strese girebilir. En çok da yabancı bakıcı ile bu durumu çözmeye çalışan kişiler daha büyük stres altında olabiliyorlar. Bu nedenle eve kamera yerleştirme, aralıklı kontrol etme gibi zorluklar oluşabilmektedir.

    ÇOCUKLAR

    Çocukların sınav stresleri, eğitim masrafları, okullarıyla ilgili alınması gereken kararlar, özel ders ücretleri gibi birçok konu ailelerde strese neden olabilmektedir. Bunun dışında çocuklarının kardeşleriyle olan sorunları, arkadaş seçimi, boş zamanlarında yaptıklar, dışarıdaki tehlikeler de farklı streslere neden olabilmektedir. Baş edilemeyen stresin sonucunda, ruhsal durumumuz bozulabilir. Panik bozukluk, depresyon, endişe bozukluğu, öfke kontrolünde bozukluklar gibi birçok psikiyatrik sorun yaşanabilir.”

  • Akademi Lise Öğrencileri Aytepe’de Stres Attı

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gençlik Hizmetleri ve Spor Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Gençlik Kampları, geçtiğimiz hafta sonu Akademi Lise öğrencilerini ağırladı.

    Akademi Lise öğrencileri, Yuvacık Aytepe mevkiinde, bin 50 metre yükseklikte bulunan kampta gençler, şehrin gürültüsünden uzakta, iki gece üç günlüğüne doğal yaşamın güzelliklerini yaşayarak gördüler. Akademi Lise öğrencileri doğa yürüyüşleri, voleybol ve paintball gibi eğlenceli sporların olduğu kampta, bol bol temiz hava alıp stres attı. Akşamları yaktıkları kamp ateşinin etrafına toplanan gençler, söyledikleri gençlik marşları ve şarkılarla eğlendi.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Gençlik Kampları ile doğanın farkına vardıklarını söyleyen lise öğrencisi Ahmet Uzun, “Burada internetten, teknolojiden uzak olduğumuz için doğal güzelliklerin farkına vardık. Kısa süreliğine de olsa temiz hava alıp kafamızı dağıtıyoruz. Bu doğal güzelliklerin içerisinde arkadaşlarımızla birlikte olmak da ayrı bir güzellik katıyor” dedi.

    Kampın kafa dinlemek için güzel bir ortam olduğunu söyleyen öğrenciler, “Arkadaşlarımızla güzel vakit geçirdik. Sabah yürüyüşleri iyi geldi. Ormanda marşlar söyleyerek yürüyüş yaptık. Burada şehrin koşturmacasından uzakta stres attık” diye konuştu.

    Öte yandan kampta eğlenceli aktivitelerle eğlenip stres atan öğrencilere, uzman rehberler tarafından kişisel gelişim seminerleri verildi.

  • “Stres, Bel Ağrısını Tetikliyor”

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Soner Büyükkınacı, stresin bel ağrısını tetiklediğini söyledi.

    Bel ağrısının hareketleri kısıtlayan, yürümeyi, ayakta durmayı ve hatta oturmayı dahi zorlaştıran oldukça da yaygın olan bir şikayet olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr.Soner Büyükkınacı, “Bel ağrısında ilk şüphe duyulan durum hemen fıtık olsa da, birçok farklı neden de olabilir. Bunlardan ilki kas kökenli ağrılardır. Bel ağrılarının pek çoğu kas kökenli oluşur. Normalde yapılmayan ve alışık olunmayan aktiviteler yapıldığında, bel bölgesindeki kaslarda gerilme meydana gelebilir. Ağır taşımak, rüzgarda kalmak ve klima çarpması gibi birçok durum bel ağrısına neden olabilir. Stresin bel ağrısında ayrı bir önemi vardır” dedi.

    Bel ağrılarının bir başka nedeninin ise zayıf karın kasları olabildiğini anlatan Yrd. Doç. Dr. Soner Büyükkınacı, “Karın kasları zayıf olursa, onların bu tembelliğini örtmek için bel bölgesindeki kaslar devreye girer ve bu kez de bele ekstra yük biner. Doğru duruş şekilleri ve düzenli egzersiz programı ile karın kasları kuvvetlendirilebilir. Karın kaslarını bel kasları ile beraber güçlendirmek bel ağrısından kurtulmak açısından oldukça önemlidir” diye konuştu.

    “Stres, vücuda farklı şekillerde zarar verir. Bu zararlardan biri de bel ağrısıdır” diyen Yrd. Doç. Dr. Soner Büyükkınacı, “Stresin salgıladığı hormon nedeniyle gerilen bel kasları, bel ağrısına sebep olur. Özellikle de iş hayatındaki stresle birlikte, gün içerisinde gerilen vücut bu şekilde bir sorunun oluşmasına neden olabilir. Bu durum daha da ileriye giderek bel fıtığına sebep olabilir. Kötü duruş pozisyonları da bel ağrısına neden olabilmektedir. Uzun saatler boyunca hareketsiz kalmak bel ağrılarının en önemli nedenlerindendir. Özellikle günümüzde günün tamamını bilgisayar başında geçiren meslek grupları, sık sık bel ağrılarından şikayetçi olur. Hareketsiz oturmaya kambur oturma duruşu da eklenirse durum daha da kötü bir hal alabilir” dedi.

    Ağır kaldırma, zorlayıcı hareketlerde bulunma ya da bir kaza sonucu, omurlar arasındaki disklerin bozulması ya da yırtılması sonucu bel fıtığının meydana geldiğine dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Büyükkınacı, “Bel fıtığı, belde oldukça rahatsız edici ağrılara sebep olabilir. Ayrıca fazla kilolar ve bel kayması da belde ağrıya neden olabilir. Önemli olan aşırı kilo değil kilo alımıdır. Kiloları taşıyacak sırt kası gücünüz yok ise bel fıtığı ihtimaliniz yüksektir” şeklinde konuştu.