Etiket: stokçular

  • Rusya’da stokçular morga 3 ton bebek maması stokladı

    Rusya’da stokçular morga 3 ton bebek maması stokladı

    Rusya’nın Yugorsk şehrinde morgda 3 ton bebek maması bulundu. Mamaların ihtiyaç sahipleri için olduğu ancak hastane yönetiminin stokçuluk yaparak, yüksek fiyattan sattığı öğrenildi.

    Rusya’nın Hantı-Mansi Özerk Bölgesi’nin Yugorsk şehrinde bir morga polis tarafından baskın yapıldı. Morgda bebek mamalarının stoklandığının ihbarını alan ekipler, baskında 3 ton bebek mamasının gizlendiğini tespit etti. Bölge milletvekili Anton Pantin, olayın büyük bir dolandırıcılık ve stokçuluk faaliyeti olduğunu söyleyerek yaşananlara tepki gösterdi. Görüntüleri yayan milletvekili sayesinde tüm Rusya’da stokçulara tepkiler yağmaya başladı.

    İhtiyaç sahibi ailelerin mamalarını satıyorlar

    Milletvekili Pantin, görüntüleri paylaşarak hastanenin ihtiyaç sahipleri için ayırdığı mamaların hastane yöneticileri tarafından morgda saklandığını, ihtiyaç sahiplerine dağıtılmış gibi gösterilip bölgede zaten zor ulaşılan bebek mamalarının yüksek fiyattan sattıklarını iddia etti. Pantin ayrıca morga yapılan baskında otopsi için kullanılan zehirli kimyasallar formalin, fenol ve timol gibi maddeler ile çocuk mamalarının aynı yerde muhafaza edildiğini ve mamalara kimyasalların bulaşmış olabileceğini söyledi. Pantin mamaların satıldığı ve dağıtıldığı bebeklerin tespit edilmesi gerektiğini ifade etti.

  • EDESOB Başkanı Cingöz: “Stokçular tefeci niteliğindedir”

    Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB)Başkanı Kemal Cingöz, “Son günlerde özellikle patates ve soğan fiyatlarının olağanüstü derecede artmasının sebebi stokçuluktur. Stokçular esnaf da sayılmaz. Benim gözümde tefeci niteliğindedir” dedi.

    Cingöz, son günlerde soğan ve patatese yapılan stokların yanlış olduğunu kaydederek, “ Stokçuluk mevsimde ürün çıktığında parası olan güçlü tüccarlar tarafından yapılır. Öyle güçsüz tüccarlar yapamaz. 10-20 tonla bu piyasada fiyatları değiştiremezsiniz. Binlerce ton mal stoklanması gerekiyor. Bir kişinin yapmasıyla da olmaz. Türkiye genelinde soğan olur, patates olur, ayçiçeği olur bunu stokladığın zaman piyasada bu ürüne olan talep kadar arz yoksa fiyatlar otomatik olarak yükselir. Stokçular esnaf da sayılmaz. Benim gözümde tefeci niteliğindedir” şeklinde konuştu.

    “Tamamen kasıtlı yapılıyor”

    Stokçuluğun kasıtlı yapıldığını belirten Cingöz, “Son günlerde özellikle patates ve soğan fiyatlarının olağanüstü derecede artmasının sebebi stokçuluktur. Türkiye’nin üretimi ne kadardır, elimizde herhangi bir done de yok ama Türkiye’de soğan yokluğundan değil bu fiyat artışı. Şimdi sürersin piyasaya, 5 ay sonra üretilen ürünler tükenir, o zaman yükselebilir. Şu anda tamamen kasıtlı olarak yapılan bir uygulama. Depoda mal var ancak piyasaya sürülmüyor. Son günlerde basında çıkan haberlerde de gördük depolarda ürün olduğunu. Devletin bunun önüne geçmek için yaptığı uygulamalar bence doğru. Tabii ki tüccar da kazanmalı ancak 1 liraya aldığı ürünü 5 liraya satmamalı” dedi.

  • TESK Genel Başkanı Palandöken: “Stokçular ekonominin kan emicileridir”

    TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Ekonomimizin en büyük kan emicileri, artık neredeyse her üründe stok yapan stokçulardır. Ekonomimizi, esnafımızı, vatandaşımızı bu spekülatörlerden bir an önce kurtarmalıyız. Bununla birlikte yerli üretimin artırılması da spekülatörlere karşı kalıcı bir çözüm olacaktır” dedi.

    Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Palandöken, dövizdeki dalgalanmayı fırsata çeviren stokçuların yıllardır ekonomiye zarar verdiğini belirtti. Son birkaç aydır yaşanan döviz kurlarındaki dengesizliğin küçük esnaftan vatandaşa, büyük şirketlere kadar her sektörde etkili olduğunu kaydeden Palardöken, “Bu dalgalanmadan en kısa sürede en az zararla çıkmak için hükümetimizin eylem planı, ekonomik kurumların aldığı tedbirler, bazı sektörlerin elini taşın altına koyması ve vatandaşımızın daha tasarruflu davranması gibi durumlar söz konusu. Tüm ülkemiz buna göre hareket ederken stokçular her dalgalanmada olduğu gibi yine krizi fırsata çevirmeye çalışıyor. İlaçtan buğdaya kadar her türlü üründe stok yaparak piyasalarda o ürünün azalarak fiyatının yükselmesine neden oluyorlar. Dolayısıyla ekonomik anlamda vatandaşın üzerinde de bir baskı ve gerilme yaşanıyor. Bu duruma engel olmak için Ticaret Bakanımız denetimlerin artırılacağını açıkladı. Piyasada fiyat oluşumunu bozanlar anlık takip edilecek. Bu tedbirin caydırıcı olmasını ve stokçuların bir an önce azalmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Yerli üretimin artması stokçulara darbe vurur”

    Ekonomiyi hem kurlardaki dengesizlikten hem de stokçulardan kurtarmak için yerli üretimin önemine dikkati çeken Palandöken, “Stokçuları sadece denetimlerle yüzde yüz oranda bitiremeyiz. Kurlardaki dengesizliklerden faydalanmak için hep bir şekilde fırsat arayacaklardır. Onlarla baş etmenin en büyük ve kalıcı yolu yerli üretimdir. Yerli üretimi artırmak, yerli üretimin ihracatını artırmak stokçulara darbe vurur. Aynı zamanda yerli ve milli olmak ekonomimiz için en büyük dayanaktır. Denetimlerle birlikte yerli üretimi de artırarak bu spekülatörlerden ekonomimizi, esnafımızı ve vatandaşımızı bir an önce kurtarmalıyız. Her şeyden öte karaborsacılığın ve stokçuluğun dinimizde de haram olduğunu unutmamalıyız. Çünkü dinimiz çalışmadan kazanmayı kesinlikle haram kılar. Bu haksız kazanç yollarına başvuranları yetkililere bildirmek konusunda vatandaşımıza da görev düşüyor. Stokçuluk yapanlara tanık olanlar yetkililere mutlaka bildirmeli” şeklinde konuştu.

  • Arslan: “Mercimeğin kilosu stokçular yüzünden 4 liraya çıktı”

    Arbel Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Arslan, bu yıl mercimek rekoltesinde artış olmasına rağmen, ürünün stoklanması nedeniyle mercimeğin kilosunun 4 liraya çıktığını belirterek, sıkıntının aşılabilmesi için mercimekte ithalat serbestliğinin erken tarihe çekilmesi uyarısında bulundu.

    Mersin’de kurulu bulunan ve dünya mercimek piyasasında söz sahibi olan Arbel Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Arslan, yazılı bir açıklama yaparak, kırmızı mercimekte stokçulara dikkat çekti. 2016 yılında kırmızı mercimek rekoltesinin 400 bin ton civarında olacağını ifade eden Arslan, geçtiğimiz yıllara oranla rekoltede bir artış olduğunu, ancak stokçular yüzünden piyasada ürün akışıyla ilgili sorun yaşandığını kaydetti. Arslan, “Bu yıl mercimek rekoltesinde artış var. Yeterli olmamakla beraber bu sevindirici bir durum. Fakat piyasada ürün akışıyla alakalı bir sorun yaşanmakta, ürün stoklanmakta. Bir aydır nihai ürün düzgün olarak piyasaya gelmiyor. Piyasaya günlük girmesi gereken miktarın çok altında ürün geliyor. Bu da ciddi bir sıkıntı. Bu nedenle de mercimeğin kilosu 4 liraya çıkmış durumda. Devlet, 1 Ekim-1 Mayıs tarihleri arasında mercimek ithalatını serbest bırakmakta. Yaşanan bu sıkıntıdan dolayı devletin ithalatı erken bir tarihe çekerek serbest bırakması gerekmekte” dedi.

    “Kırmızı ve yeşil mercimekte ithalatçı konumdayız”

    Mercimek ve nohudun anavatanının Türkiye olduğunu dile getiren Arslan, geçmiş yıllarda Anadolu’da ekiminin tercih edildiğini kaydederek, “Eskiden ülkemizde en fazla mercimeğin yetiştirildiği bölge İpek Yolu olarak bilinen Harran Ovası, Kızıltepe Ovası ve Nusaybin Ovası’ydı. Buralarda artık kırmızı mercimek ekimi yapılmamakta, yerine buğday ve mısır ekilmekte. Ayrıca, Anadolu çiftçisi verimi fazla olan, boyu yüksek komando mercimeği çeşidini tercih etmekte. Ancak, bu çeşit yağmura dayanıklı değil ve direnci yok. Mayıs yağmurlarında toprağa doğru yatarak çürüyor. Daha bodur boylu ve daha kuvvetli bir kırmızı mercimek türü geliştirildi. Çiftçinin ekmesi için bu tohumun yaygınlaştırması gerekiyor. Bu sayede üretim artabilir” ifadelerini kullandı.

    Yeşil mercimekte ise 1990 yıllarının başına kadar dünyada en fazla üretim, tüketim ve ihracatın Türkiye’de yapıldığına işaret eden Arslan, şöyle devam etti: “1987-88 yıllarında bir milyon tona yakın yeşil mercimek hasat edildi. Bu kadar malın ihracatı ve tüketimi mümkün olmayınca ticari değerini kaybetti. Elde kalan ürün kırılarak iç mercimek olarak Hindistan’a gönderildi. İç pazarda fiyatların çok düşmesi neticesinde çiftçi yeşil mercimek ekmedi. O tarihlerde zirai mücadele de yapılmayınca böceklenen ürün ihraç edilemedi. Bunun sebebi Orta Anadolu’da yetişen yeşil mercimekte bürücüs denilen bir böceğin oluşumunun engellenememesi. Bu böcek mercimeğin zarına yerleşmekte ve tarladayken görülememekte, bu nedenle de tarlada mücadele edilememekte.”

    Yeşil mercimekteki bu böceğin sıcak iklim koşullarında oluştuğunu, bu nedenle üretimin Doğu Anadolu’ya taşınması gerektiğini vurgulayan Arslan, mercimek ekiminin tarım arazilerinin oldukça uygun olduğu Erzurum ve çevre illerde yapılabileceğini, geçmişte bunun denemesinin yapıldığını ve gayet olumlu sonuçlar alındığını belirtti.

    Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın eğitim amaçlı ve çiftçinin görebilmesi için tarla günleri düzenlemesi gerektiğini de ifade eden Arslan, “Çiftçilere yeni tohumları tanıtmak, çiftçilere eğitim vererek bilgilendirmek gerekiyor. TİGEM arazilerinde uygulamalı olarak anlatılmalı. Mevcut araştırma istasyonları etkin hale getirilmeli, pilot bölgelerde örnek ekim yapılmalı” değerlendirmesinde bulundu.

    “Türkiye, mercimek üretiminde dünyada Kanada’dan sonra ikinci sırada”

    Dünyada bakliyatın durumuna ilişkin de bilgi veren Arslan, dünyada toplam 70 milyon tonun üzerinde kuru fasulye, nohut, mercimek gibi bakliyat ürünlerinin üretiminin yapıldığını belirtti. En fazla yetiştirilen bakliyatın 22,5 milyon ton ile kuru fasulye olduğunu aktaran Arslan, “Bunu 14 milyon ton ile nohut, 11 milyon tonla bezelye ve 6 milyon ton ile mercimek takip ediyor. Ülkeler itibariyle bakıldığında ise üretimdeki yaklaşık yüzde 25’lik payı ile Hindistan ilk sırayı alıyor. Hindistan’ı sırasıyla Kanada, Myanmar ve Çin takip ediyor. Türkiye’nin dünya bakliyat üretimindeki yeri ise yıllara göre 8 ila 10’uncu sıralar arasında değişiyor. Mercimekte üretim lideri Kanada. Kanada’yı Hindistan, Türkiye ve ABD takip ediyor. 2015 yılında dünyada dış ticarete konu olan mercimek miktarı yaklaşık 3,5 milyon ton oldu. Ülkemizin dünya mercimek ihracatından aldığı pay yüzde 6, ithalatından aldığı pay ise yüzde 9 dolayında” dedi.