Etiket: STK’larla

  • AK Parti İstanbul Gençlik kollarından STK’larla toplantı

    AK Parti İstanbul Gençlik Kolları tarafından yoğun katılım ile STK istişare toplantısı düzenlendi.

    118 STK ve 20 hemşehri derneğinin katıldığı programa, ayrıca AK Parti İstanbul Milletvekili Erkan Kandemir, Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özbey ve İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Av. Taha Ayhan katıldı.

    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Halk Oylaması sürecinin değerlendirildiği toplantıda isteyen STK ve dernek temsilcileri kürsüde görüş, öneri ve eleştirilerini dile getirdi. İstişare kültürünün gelişmesi açısından son derece yararlı olan toplantı, İl Başkanı Taha Ayhan’ın kapanış konuşması ile son buldu.

  • AK Parti teşkilatı STK’larla bir araya geldi

    AK Parti Nevşehir İl Teşkilatı, Nevşehir’de faaliyet gösteren dernek, vakıf ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi.

    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili 16 Nisan’da yapılması öngörülen halk oylaması öncesi AK Parti Nevşehir İl Teşkilatı, Nevşehir’deki dernek, vakıf ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelerek istişarelerde bulundu.

    AK Parti Nevşehir İl Başkanı Mehmet Ali Tanrıver başkanlığında yapılan toplantıya, AK Parti Nevşehir Milletvekilleri Mustafa Açıkgöz, Murat Göktürk ve Ebubekir Gizligider, Merkez İlçe Başkanı Salih Açıkgöz ile sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcileri katıldı.

    Geniş katılımla yapılan toplantıda AK Parti Nevşehir İl Başkanı Mehmet Ali Tanrıver ve Nevşehir Milletvekilleri Mustafa Açıkgöz, Murat Göktürk ve Ebubekir Gizligider, halk oylaması öncesi yapılacak çalışmalar ve izlenecek yol haritaları hakkında STK temsilcilerine bilgiler aktardı.

    Yaklaşık 2 saat süren toplantı STK temsilcilerinin konuyla alakalı görüşlerini bildirmeleri ve soru cevap şeklinde sona erdi.

  • Kılıçdaroğlu, Milas’ta muhtarlar ve STK’larla buluştu

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Muğla Milas’ta sivil toplum örgütü temsilcileri ve mahalle muhtarlarıyla bir araya geldi.

    Milas Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleşen programda konuşma yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin birçok sorunu olduğunu, bunların 5’nin büyük önem arz ettiğini belirterek, “Bu beş büyük sorun çözülmediği sürece Türkiye’nin rahatlaması mümkün değil. Bunlardan birincisi dış politikadır. Dış politika milli olmadığı sürece Türkiye’nin başı beladan kurtulmaz. Son on dört yılda dış politika milli olmaktan çıkmıştır. Bu ülkede başbakan olmak için ilkokul diplomasının olması ve halkın en çok oy verdiği bir partinin genel başkanı olması lazım. 15 Temmuz’dan sonra bir kere Saray’a gittim. Sayın Cumhurbaşkanına ‘devlette liyakat sistemini çökerttiniz. Onun için bu hale geldik’ dedim. Kendimden örnek verdim. Memur olduğum dönemde başbakanlarla bir araya gelip çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunurduk.

    ‘Dış politikada yanlış yapıyorsunuz’ dedik. Dinlemediler. Devleti yöneten kişi sadece Türkiye’nin değil dünyanın dengelerini iyi okuması lazım. Hukuku savunan, evrensel hukuku savunan bir Türkiye cumhuriyeti terör örgütüyle muhatap oldu. Dış politikamız iyi gitmiyor herkesle kavga ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devletini kimse bu duruma sokmamalı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet olmamalıdır. Bir başka devletin başkanı bizim devlet başkanımızı dizayn etmemeli. Dışarıdan yapılan müdahaleleri kabul etmemeli” dedi.

    “Ekonomi ikinci büyük sorun alanımız” diyen Kılıçdaroğlu, “Dolar aldı başını gidiyor, yatırımcı önünü göremiyor. Bu kriz neden şuanda Türkiye’de var. Çünkü ekonomi iyi yönetilmedi. Şuanda ekonomimiz hiç de iç açıcı değil. Hiçbir yatırımcı ne olacağını bilemiyor. Ekonomide yatırımcıya güven vermek gerekiyor. Siz güven vermezseniz nasıl gelecekler, yatırım yapacaklar. Merkez bankasına müdahale ediliyor, faizi indir, kaldır diye. Bir devleti devlet yapan o devletin kurumlarıdır. Amerika’yı ele alalım. Başkan değişir ama kurumlar değişmez, çalışmalarından ödün vermez. Ali’ye Veli’ye göre değil Amerika’nın çıkarları doğrultusunda çalışırlar. Bizde kurum kültürü yıkılıyor.

    Üçüncü sorunlu alanımız eğitim. Bir ülkenin geleceğini belirleyen temel unsur eğitimdir. Zaman zaman televizyonlarda Osmanlı’yı överler. Atalarımızdır övsünler ama Osmanlı niye battı. Bunu araştıran var mı. 600 yıllık Osmanlı kendi temasını eğitememiş, okuma yazma bilmiyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk işi millet mekteplerini kurmak oldu. Osmanlı tek tüfek üretemeyen devletti. En güçlü olduğumuz dönem Fatih Sultan Mehmet dönemidir. O bile top dökecek ustasını dışarıdan getirdi. Teknolojiyi dışlarsanız sadece başkasının ürettiklerini tüketirsiniz. Üretenler, eğitim, bilgi düzeyi yüksek olanlar. Tüketenler ise bizim gibi toplumlar. Teknolojiyi kullanmak uygarlığın belirtileri değildir, yaratmak belirtileridir. 4 + 4 + 4 sistemi diye bir reform yaptılar. Önerilen sistem daha önce hiç gündeme gelmedi ve konuşulmadı” dedi.

    “Başka bir sorunlu alanımız hukuk” diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    “Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırırsak Türkiye dünyada saygınlık kazanır. Eğer cumhuriyeti bir adama teslim edersek hep birlikte kaybederiz. Hiç metni görmeden anayasa değişikliğine imza atan milletvekili var. Böyle insanların bir daha o meclise gelmemesi lazım. Anaya değişikliği içerisinde partili cumhurbaşkanı da var. Bu mümkün mü? Başbakan partili olabilir ama tarafsızlık yemini eden bir cumhurbaşkanı nasıl partili olur. Ben o cumhurbaşkanıyla nasıl bir araya gelip de görüşme yapabilirim. Cumhurbaşkanı seçildi dileyim partinin genel başkanı. Cumhurbaşkanını bu durumda il başkanı mı temsil edecek, vali mi. Tüm bu ayrıntıların konuşulması lazım. Anayasa mahkemesinin 15 üyesi var, 12’sini ben tayin edeceğim diyor. Yarın sen bunların karşısına çıktığın zaman kim ceza verecek sana. Devlet hukukun üstünlüğü üzerine kurulmazsa hiç kimse kazanamaz. Sistemin olmazsa olmazı hukuk devletidir. Kanun hükmünde kararname çıkarması için yetki verilmesi gündemde. Yani bir sabah kalkıp ben maliye bakanlığını kapatıyorum diyebilir. Cumhuriyette öyle bir şey yoktur. Bu rejim değişikliğidir. Diyorlar ki rejim değişikliği yoktur. Yapılanlarla yetki devri yapılıyor ve bu rejim değişikliğidir. Bir kişinin arzusu doğrultusunda rejim değişmez. Sayın cumhurbaşkanı eğer bu anayasa kabul edilirse istediği zaman meclisi bile feshedebilir. Mustafa Kemal Atatürk’e bu yetki verilmedi. Böyle bir yetki verilmek istenmiş ve 3 genç milletvekili bir konuşma milletin seçtiği bir meclisi bir kişi feshedemez demişlerdir. Başkomutanlık da ayrı bir konu. Başkomutanlık meclis tarafından verilen bir yetki. Atatürk’e başkomutanlık 3 aylık bir süre için verilmiştir. Şimdi süreli bir başkomutanlık verilecek. Bu tartışılmıyor.”

    Terörle mücadelenin akılla, mantıkla, birikimle, deneyimle yapıldığını belirten Kılıçdaoğlu, “Terörle mücadelede çifte standart olmaz. Akıllı azimli bir çalışma yapılmalıdır. Kendi sorunlarımızı kendimiz çözebiliriz. Ortak akıl. Bir araya gelip sorunları çözeceğiz. Türk siyaseti kendine çeki düzen vermek zorundadır. Bu işin sağı, solu yoktur, ortası yoktur.”

    15 Temmuz’a değinen Kılıçdaroğlu, “15 Temmuz’da çok şey değişti. Hepimiz darbeye karşı durduk. Bir daha darbe ile karşılaşmamak için neler yapmamız gerektiğini de Yenikapı’da dile getirdik. Sonra ne oldu hiçbir şey olmadı. Yenikapı ruhuna ne oldu? Bir musibet bin nasihatten iyidir. Ama ders almıyoruz. Oturup bir araya gelmesini, konuşmasını bilmeliyiz. Söylüyoruz gereği yapılmıyor. Başbakanın iradesi yok, yapamıyor. Bizim vatandaş olarak oturup yeniden düşünmemiz lazım. Çünkü bizim bayrağımıza karşı borcumuz var. Biz sıradan bir parti değiliz. Dünyanın en köklü 4 eski siyasi partisinden birisiyiz. Biz kendi geleneklerimiz ve töremize bağlıyor” dedi.

    Türkiye’nin başarılı bir ülke olması için demokrasi, üretmek, sosyal devlet ve sürdürülebilirlikten oluşan 4 aşamalı stratejiyi hayata geçirmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu konuşmasını zamanla ilgili bir fıkra anlatarak sonlandırdı.

  • Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş STK’larla buluştu

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Erzurum programı kapsamında sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi. FETÖ’nün algı oluşturmaya çalıştığını belirten Kurtulmuş, “Bunlar algı oluşturmakta mahir masonik bir örgüttür” dedi.

    Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş, Erzurum programının ikinci gününde sivil toplum kuruluşları ile Atatürk Üniversitesi Konukevi’nde kahvaltıda bir araya geldi. Burada konuşan Numan Kurtulmuş, FETÖ ile mücadelenin bir savaş olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, “Türkiye toprakları üzerinde tarih boyunca yaşadığım en ağır ihanet FETÖ’nün 15 Temmuz’da ortaya koyduğu ihanettir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü kullanarak darbe yapmasının imkanını bırakmayacak şekilde reformlar yaparak yolumuza devam ediyoruz. Bundan sonra kimse aklının ucundan dahi Türkiye’de darbe yapmayı ve darbede de Türk Silahlı Kuvvetlerini kullanmayı geçiremeyecektir. Topyekün bir mücadele veriyoruz. Nasıl PKK ile verdiğimiz mücadele sadece mücadele değil bir savaş kavramıyla dile getirilebilecekse FETÖ’ye karşı verdiğimiz mücadele de bir savaştır. Her alanda bir savaştır. O 15 Temmuz’u ne unutacağız ne de unutturacağız” diye konuştu.

    FETÖ ile mücadeleye Birleşik Almanya örneği

    FETÖ ile yapılan mücadeleyi Birleşik Almanya örneğiyle anlatan Kurtulmuş, “Doğu Almanya ile Batı Almanya birleştiği zaman Doğu Almanya’daki memurların tamamı sistemin yapısı gereği komünist partisi üyesiydi. Bu birleşmede komünist partisi üyelerinin birleşik Almanya’nın memuru olmaması için Avrupa Birliği tabiri ile arındırma, devletin Doğu Almanya’daki komünist üyelerden arındırılması ile ilgili büyük bir çalışma yapıldı. Yaklaşık 600 bin Doğu Almanya memuru yapılan araştırmalar ve soruşturmalar sonucu Birleşik Almanya’nın memuru yapılmadı. Allah aşkına dünyadan ve Avrupa’dan bir tane gık diyen oldu mu? Herhangi bir devletin kendi güvenliğini sağlamak için devlet memurlarının arasındaki olumsuz, devlete zararlı unsurları temizlemesi operasyonuydu ve bunu yaptılar. Kaldı ki bunlar darbe falan yapmamışlardı. Almanya’yı yıkmak için herhangi bir teşebbüste bulunmamışlardı. Bunları Türkiye Cumhuriyeti devletini yıkmak için yola çıkan bu adamları devletten temizlemeye başladığımız zaman birileri nasırına basılmış gibi bağırdılar” diye konuştu.

    “FETÖ masonik bir örgüttür”

    FETÖ mensuplarına merhamet edilmeyeceğini hatırlatan Numan Kurtulmuş, “Merhametten maraz doğar diye bir atasözümüz vardır. Zalime merhamet mazluma eziyettir. Biz 16 Temmuz sabahı bunları yapacaklarını biliyorduk. Çünkü bunlar algı oluşturmakta mahir masonik bir örgüttür” ifadesini kullandı.

    “Demokrasinin güçlü olmasının koşulu STK’ların güçlü olmasıdır”

    Demokrasi adına STK’lara büyük iş düştüğünü kaydeden Kurtulmuş, “Sivil toplum kuruluşları olarak bu milleti temsil eden kuruluşlarsınız. Farklı alanlarda faaliyetlerinizi sürdürüyorsunuz. Hem kendi aranızda işbirliğinizi arttırmanız hem ortak projelerde Erzurum’un kalkınması ve Türkiye’nin ileriye gitmesi için desteklerinizi artırmanızı bekliyoruz. Demokrasinin güçlü olmasının temel koşullarından birisi STK’ların güçlü olmasıdır. Demokrasi sadece dört yılda bir oy vermekten ibaret değildir. Bilinçle demokrasiye sahip çıkmak bu sürece içerisinde de halkın taleplerini siyasete aktarabilmekte başarılı olmaktır” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş STK’larla buluşmasının ardından 15 Temmuz şehidi Murat Ellik’in ailesini ziyaret etti.

  • DİTAM Hakkari’de STK’larla toplantı gerçekleştirdi

    Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Hakkari’deki STK temsilcileriyle “Eşitlikçi ve Çoğulcu Demokrasi Platformu Ağı” adı altında bir toplantı düzenlendi.

    Merkezi Diyarbakır’da bulunan Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (DİTAM) Avrupa Birliği “Demokrasi ve İnsan Hakları İçin Avrupa Aracı-DİHAA” tarafından desteklenen “Eşitlikçi ve Çoğulcu Demokrasi Platformu/Ağı” bölge toplantısı bugün Hakkari’de bir otelin konferans salonunda yapıldı.

    Toplantıya aralarında KESK, İHD ve Mazlum-Der Hakkari Şube yöneticilerinin de bulunduğu 20’yi aşkın sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Toplantının açılışını yapan DİTAM Başkanı Mehmet Kaya, DİTAM’ın kuruluş sürecini, amaçlarını, bugüne kadar yaptığı çalışmaları ile hedeflerin anlattı. Bölgede faaliyet gösteren STK’lar arasındaki ilişkinin önemine değinen Kaya, sivil topum örgütü ve özgür basının demokratikleşme sürecindeki rolüne değindi. Hakkari’nin il statüsünden düşürülmek istenmesi sürecinde kente faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin sergilediği tutumun anlamlı olduğuna dikkat çeken Kaya, “Hakkari’deki sivil oluşum deneyiminin bölgedeki bütün sivil toplum örgütlerine örnek olacağın umuyoruz. Sorunların çözümünde ortaklaşmanın, sorunlara ilişkin görüş ve öneriler oluşturmanın ve kamuoyu ile paylaşmanın büyük önemi ortada. Bu açıdan bölgede yaşananları, birlikte tartışarak rapor haline getirmek son derece önemli olacaktır” diye konuştu.

    DİTAM’ın çalışmaları hakkında bilgi veren, DİTAM Genel Sekreteri Mesut Azizoğlu da, projeyle amaçlananın Kürt sorunun çözümüne sivil toplumun aktif bir şekilde görev alarak sorumluluk üstlenmesi; barışın ve çözümün yeniden tesisi için ortak çaba harcanması olduğunu söyledi.

    Amid Kent Kültürü ve Kimliğini Geliştirme Derneği (AMİD-DER) Başkanı yazar Şeyhmus Diken’in moderatörlüğünde devam eden toplantıda söz alan Hakkari’nin sivil toplum örgü temsilcileri ise Hakkari’nin il olarak kalması sürecindeki deneyimlerini paylaştılar.

    Karşılıklı fikir alışverişi ile devam den toplantının ardından Hakkari’deki sivil toplum öğütleri adına oluşturulacak 5 kişilik temsilci grubunun Diyarbakır’da düzenlenecek olan bölgesel sivil toplum örgütü genel toplantısına katılması bekleniyor.