Etiket: Stklardan

  • Siyasetçiler ve STK’lardan darbe girişimine ortak tepki

    Çankırı’daki siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları darbe teşebbüsünü kınayan ortak bir basın bildirisi yayınladı.

    Çankırı’da bir otelde bir araya gelen siyasetçi ve STK temsilcileri adına imzaladıkları bildiriyi okuyan AK Parti Çankırı İl Başkanı Celal Kaman, darbe girişimini ortak bir dille kınadıklarını söyledi.

    Hainlerin emellerine ulaşamadığını ifade eden Kaman, “Bizler AK Parti, Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Saadet Partisi İl Başkanları ve Çankırımızın sivil toplum kuruluşları temsilcileri olarak aziz milletimizin kendisine, milli iradeye, devletimize yönelik 15 Temmuz gecesi başlatılan ve 16 Temmuz sabahı etkisiz hale getirilen darbe girişimini şiddetle kınıyoruz. Milletimiz darbenin karşısında durmuş ve kanlı darbe girişimi bu sayede engellenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti devletini ve kurumlarını canı pahasına koruyan yüce milletimiz her türlü övgü ve takdiri ziyadesiyle hak etmektedir. Bu uğurda canlarını veren şehitlerimize milletçe minnettarız ve o kahramanlarımızı da asla unutmayacağız” dedi.

    Kaman, Çankırılıların büyük bir cesaretle darbeye karşı haysiyetli bir duruş sergilediklerini vurguladı.

    Sağduyu çağrısı yapan Kaman, her zamankinden daha çok birlik ve beraberlik içinde olacaklarını sözlerine ekledi.

  • STK’lardan darbe girişimine ilişkin ortak bildiri

    Sivil Toplum Kuruluşları, 15 Temmuz’da başarısız olan darbe girişimine karşı ’Karanlıktan Aydınlığa 15 Temmuz’ bildirisi yayınladı.,

    TİM, ASKON, DEİK, Deniz Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Borsası, İstanbul Ticaret Odası, MÜSİAD, TAMPF, TÜMSİAD ve YASED ’den oluşan Sivil Toplum Kuruluşları darbe girişimine karşı ortak basın bildirisi yayınladı. Bildiriyi MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak okudu.

    Olpak okuduğu 11 STK’nın ortak bildirisinde şu ifadeler yer aldı:”Ülkemiz, 15 Temmuz Cuma gecesi önce karanlığı; ortaya konan büyük inanç ile de aydınlığı yaşadı.

    Artık 15 Temmuz, öznesi millet olan demokrasinin kazandığı bir gündür. Bu gün, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın tarihine geçecek Milli İrade günüdür. Ülkemizin büyük demokrasi yürüyüşüne yönelik 15 Temmuz saldırısında, millet ile iradesi arasındaki köprüye atılan her bomba, sıkılan her kurşun, aslında bunu yapanların karanlık planlarının aydınlığa çıkmasını sağladı.

    Milletin iradesinden başka irade tanımıyoruz…

    Ülkemizdeki iş dünyasının temsilcileri olarak, demokrasimizin derinleşmesi ve ekonomimizin güçlenmesinin sivil bir yönetimle mümkün olduğunun bilinci ile demokrasi dışı güçlerin müdahalelerinin en başta ekonomimize büyük zarar vereceğini, tüm birikimlerimizi heba edeceğini biliyoruz.

    Seçilmiş hükümeti yıkmaya yönelik teşebbüsler demokrasimizi ve ekonomimizi katledecektir. Anti demokratik her türlü girişimin karşısında kararlılıkla duruyoruz. Darbecileri lanetliyor, hükümetimizi destekliyor ve milletimizin iradesinden başka bir irade tanımıyoruz.

    Milletin istikrarı en iyi cevaptır

    Bu hain girişimin çökertilmesinin orta ve uzun vadede ülkemiz ekonomisine olumlu yansımalarının olacağı kanaatindeyiz. Çünkü iş dünyası huzur, güven ve istikrar ister.

    Yaşananlar, tüm bu bileşenleri perçinlemiştir. İstikrarın sadece hükümetle olmayacağını söyleyenlere, siyasi risk olduğunu söyleyenlere, her görüşten milletin istikrarı cevap vermiştir.

    Güçlü millet iradesi her türlü zorlukla baş edebileceğimizi, ülkemizin uluslararası arenada da siyasi ve ekonomik gücünün kat be kat artacağını ortaya koymuştur.

    Başbakanımızın dünkü açıklamalarında söylediği gibi ekonomimizin temelleri sağlamdır ve hükümetimiz ile Merkez Bankası ve ilgili kuruluşlar da gereken tedbirleri almıştır. Türkiye, global krizlere karşı ayakta durmayı başaran, G20 üyesi ve AB adayı, serbest piyasa ekonomisini ve çok partili siyasi sistemi içselleştirmiş güçlü bir ülkedir. İlk refleks olarak olumsuz etkiler hissetsek de ülkemizin güçlü imajı, kısa sürede hem iç pazarda hem de dış pazarlarda bu olumsuzlukları bertaraf edecektir. Keza, kamuoyunun da izlediği gibi bütün piyasalar süratle normal seyrine ulaşmıştır. Bundan sonra da bizler daha çok çalışarak ve üreterek ekonomimizi büyütmeye devam edeceğiz.

    Artık darbe kelimesinin literatürden kalkmasını istiyoruz

    Şimdi, paralel terör örgütü darbecilerinin hukukla yüzleşme ve milletin derin hafızasında mahkûm olma zamanıdır. Bu ihanet tezgahını tasarlayan hainlerin hukuk çerçevesinde yargılanarak, en ağır ve caydırıcı cezaları almasını bekliyoruz. Artık darbe kelimesinin literatürden kalkmasını istiyoruz.

    Meclis’te siyasi partiler arasında takdir edilen bir yaklaşım varken toplumda ayırımcılık yapılması teröristlerin amacına ulaşmasına sebep olur. Sağduyu içerisinde hareket etmeliyiz.

    Gün birlik günü, milletimize teşekkürler…

    Milli İradeyi korurken şehit düşen vatandaşlarımıza ve güvenlik görevlilerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

    Gün birlik günüdür. Demokrasimize sahip çıkan necip milletimize, halkımıza kararlılığı ile cesaret veren Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Başbakanımız ile hükümetimize, darbe girişimine destek vermeyen ve karşı mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza, polisimize ve güvenlik güçlerimize, darbeye kalkışanlara bir ağızdan karşı çıkan parti liderleri ile STK’larımızın sağduyulu açıklamalarına ve basınımızın darbe karşıtı tutumuna sonsuz teşekkür ediyoruz.

    Üretmeye ve demokrasi nöbetine devam edeceğiz.

    Bizler de iş dünyası olarak, üretmeye ve demokrasi nöbeti tutmaya devam edeceğiz”.

  • STK’lardan ’Dokunulmazlıkların Kaldırılması’ İle İlgili Açıklama

    Diyarbakır’da bir araya gelen bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yönelik TBMM’ye sunulan yasa tasarısının gündeme alınmadan geri çekilmesi gerektiğini bildirdi.

    Aralarında Diyarbakır Barosu, İHD Diyarbakır Şubesi, DTSO’nun da bulunduğu bir grup sivil toplum kuruluşunun temsilcisi, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde basın açıklaması düzenledi. Düzenlenen toplantıda grup adına basın açıklamasını okuyan Diyarbakır Baro Başkan Vekili Ahmet Özmen, Türkiye’nin son yıllarda her yönüyle çok zor bir süreçten geçtiğini söyledi. Ortadoğu’daki gelişmelerin de yıllardır çözümsüz bırakılmış sorunları daha da derinleştirip çözümünü zorlaştırdığını belirten Özmen, “Bölgemizde ve özellikle de şehrimizde sokaklara ve sivil yerleşim alanlarına aylarca yansıyan çatışmalar ve operasyonlar, telafisi olanaksız insani, ekonomik, toplumsal, tarihi ve hukuki büyük tahribatlara neden olmuştur. Biz Diyarbakır’daki sivil toplum örgütleri olarak, son dönemlerde yürütülen çatışma ve operasyonlardan, meydana gelen ölümlerden, hükümet kanadınca ısrarla öne çıkarılan güvenlikçi politikalardan, dozu artan yıkımlardan son derece endişeliyiz” dedi.

    “DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI PROBLEMİN DAHA DA KARMAŞIKLAŞMASINA NEDEN OLACAK”

    Türkiye’de güvenlikçi politikalar nedeniyle, milletvekili dokunulmazlıkların kaldırılmasının ne gibi sonuçlar doğurduğunu geçmişte acı bir şekilde tecrübe ettiklerini aktaran Özmen, şunları kaydetti:

    “1994 yılında DEP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve Meclis’te gözaltına alınıp tutuklanmaları, Türkiye’de çok kanlı bir sürecin fitilini ateşlemişti. Tarihe demokrasi ayıbı olarak geçen bu adım, siyasi mekanizmaları tüketmiş, hak ve özgürlük çizgisini geriye çekmiş ve demokratik yaşama çok büyük zararlar vermiştir. Aradan gecen bunca zamandan ve alınan mesafelerden sonra tekrar aynı şekilde milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasının gündeme taşınmasının büyük bir hata olduğunu düşünüyoruz. HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, demokratik temsil ilişkisini ortadan kaldıracak, parlamentoya olan inancı zayıflatacak ve mevcut problemin daha da karmaşıklaşmasına sebep olup telafisi güç olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Maliyeti tüm toplum tarafından ödenecek böylesi bir girişim kabul edilemez. Bu itibarla bundan bir an önce vazgeçilmeli ve mevcut yasa tasarısı gündeme alınmayıp geri çekilmelidir. Yasa tasarısı geri çekilmeyip parlamentoda oylamaya sunulduğu takdirde de milletvekilleri ret oyu vermelidir.”

    “SORUN NE ÇATIŞMALARLA NE YOLLARA MAYIN DÖŞEMEKLE ÇÖZÜLEMEZ”

    Sorun ne çatışmalarla, ne yollara mayın döşemekle, ne canlı bombalarla, ne şehir merkezlerine tank sokarak kentleri tahrip etmekle, ne kitlesel tutuklamalara girişmekle ve ne de demokratik ve siyasi alanı daraltıp milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırılmakla çözülemeyeceğini dile getiren Özmen, şöyle dedi:

    “Gerek geçmişteki açıklamalarımızda ve gerekse her fırsatta belirttiğimiz üzere, çözümün adresi Meclis’tir. Çözümün yolu da siyaset ve müzakeredir. Demokratik ve özgürlükçü siyaset harici her yol bizi çıkmaza götürür ve işi içinden çıkılmaz hale getirir. Biz Diyarbakır’daki sivil toplum kuruluşları olarak, demokratik siyasete inanıyoruz. Bütün toplumsal meselelere ancak demokratik siyasetin içinde ve diyalogla çare bulunabileceğini düşünüyoruz. Bunun için de siyaset kurumlarından ve ayrı ayrı her bir milletvekilinden, gerilimleri yükseltecek ve diyalog kanalarında sıkıntı yaratacak bir dil kullanmamalarını, milletvekillerinin yasama dokunulmazlıklarının kaldırılması yönündeki yasa teklifinin geri alınmasını veya oylamada ret oyu verilmesini, kesintiye uğramış olan çözüm sürecinin bir an önce hayata geçirilmesi için müzakerelerin yeniden başlamasını, diğer aktörlerden de her türlü çatışma ve silahlı eylemlerden uzak durulmasını talep ediyoruz. Bizler yeni bir diyalog sürecinin başlaması için elimizden gelen her türlü desteği ve katkıyı vermeye hazır olduğumuzu da ayrıca belirtmek istiyoruz.”

  • Iğdır’daki STK’lardan Azerbaycan’a Destek

    Iğdır’da sivil toplum kuruluşları, düzenledikleri basın açıklamasıyla Azerbaycan’a destek verdi.

    Uluslar Arası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) binasında bir araya gelen STK temsilcileri, Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarının bir bölümünü geri almasını tebrik edip, gerçekleştirilen operasyonlarda Azerbaycan’a destek verdiklerini belirttiler. Sivil toplum kuruluşları adına açıklama yapan ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ermenistan’ın Azerbaycan köylerine yaptığı saldırıların provokasyon amaçlı olduğunu, fakat amacına ulaşamadığını belirtti. Azerbaycan ordusunun verdiği karşılıkla Ermenistan’ın yaptığı planların istediği gibi yürümediğini belirten Gülbey, “Azerbaycan devletinin Ermenistan’la yaptığı bir ateşkes protokolü vardı, ama maalesef her zamanki gibi Ermenistan protokolü ihlal ederek köylere saldırıp sivil halkı öldürmeye başladı. Bunun üzerine Azerbaycan haklı olduğu ve işgal edilmiş topraklarını tekrar kurtarmak ve Ermenistan’a gereken dersi vermek adına başlatılan operasyonlarda 12 şehidimizin olduğu, Ermenistan’dan ise 100 askerin öldürüldüğü basına yansıdı. Bizler Iğdırlı sivil toplum kuruluşları olarak buradan Azerbaycan’ın yanında olduğumuzu, haklı olduğu bu davada yalnız olmadığının mesajını vermek için toplandık” dedi.

    Ermenilerin tarih boyunca Rusya’dan aldığı destekle Azerbaycan topraklarını işgal edip Azerbaycan Türklerine soykırım uyguladığını söyleyen Gülbey, “Azerbaycan’ın 1992 yılında Ermenistan ile yaptığı savaşta yüzde 20 toprağı haksız bir şekilde, Rusya’nın da desteğiyle Ermeniler tarafından işgal edilmiştir. O gün Hocalı’da, Karabağ’da bir milyon kişi sürgün oldu. Şu an hala Ermenistan’da esir Azerbaycan Türklerinin olduğu bilinmekte. Dünyada yaşayan 50 milyon Azerbaycan Türkü ve 300 milyon Türk dünyası, Azerbaycan’ın yanındadır. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Bakü’ye ziyarete gidecekken yaşanan terör saldırısı nedeniyle programını iptal etmesinin ardından İlham Aliyev Ankara’ya gelip Türk halkının bir olduğunu ve yanında olduğunu bildirdi. Biz bir millet iki devletiz, oradakinin tırnağı acıdı mı bizimde canımız acıyor. Bizler her zaman dedik, yine diyoruz. Eğer sivil halka, Türk dünyasına görev düşerse bizler Karabağ’da savaşmaya hazırız” diye konuştu.

  • STK’lardan Karikatür Tepkisi

    Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu öncülüğünde toplanan kalabalık, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ dolayısıyla ulusal bir yayın organında Peygamber Efendimiz ile ilgili yayınlanan karikatüre tepki gösterildi.

    18 derneğin üye olduğu Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu öncülüğünde Dörtyol Saat Kulesi önünde bir araya gelen grup, ‘İslam ve Peygamber düşmanlarına lanet olsun’ pankartı ve karikatürü yayınlayan gazeteye tepki içerikli dövizler taşındı. Burada grup adına bası metnini okuyan Özgür-Der Bingöl Şubesi Başkanı Yusuf Boğatekin, “Bugün burada toplanmamızın nedeni Özgür Gündem Gazetesi’nin 9 Mart 2016 tarihli sayısında Hz. Muhammed’e (S.A.V) yönelik hakaret içerikli karikatür yayınlamasını kınamak ve lanetlemektir” dedi.

    İslam’a karikatür üzerinden kinini kusan programlanmış anlayışın, kutsal değerlerimize defalarca çok çirkin ve aşağılık saldırılarda bulunduğunu ifade eden Boğatekin, “Bu saldırıların gönüllü taşeronluğunu üstlenen alçak zihniyet, Kürdistan’da İslam düşmanlığı yapmakta, fırsat bulduğu her an kinini açığa vurmaktan çekinmemektedir. İslam’a karikatür üzerinden kinini kusan bu programlanmış anlayış, kutsal değerlerimize defalarca çok çirkin ve aşağılık saldırılarda bulunmuştur. Bu anlayış İslamofobi endüstrisinden beslenmekte, iyi olan her şeye karşı savaş başlatmakta, değerlerimizi hedef almakta, sistematik bir şekilde İslam ve Müslüman düşmanlığı yapmaktadır” diye konuştu.

    “MÜSLÜMAN KÜRT HALKI PRİM VERMEYECEKTİR”

    Müslüman Kürt halkının hiçbir zaman bu onursuzca saldırılara prim vermediğini ve bundan sonra da vermeyeceğini belirten Boğatekin, şunları söyledi:

    “Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu olarak bizler bugün olduğu gibi bunların pisliklerini ifşa edeceğiz ve onların gerçek niyetlerini halkımıza anlatacağız. Peygambere düşmanlık edenler insanlığın düşmanıdırlar. Rabbimizin ifadesiyle onlar, insanları aydınlıktan karanlığa çağıran tağutlardır. Bizler, insanlarla Rabbi arasındaki fitne-fesat engellerini ortadan kaldırmak için mücadele eden bir neslin çocuklarıyız. Sizlerin yalan, iftira, hakaret, kışkırtma ve tuzaklarınıza bakıyor ve ancak gülüyoruz. Sizin gibi zalim, ateist ahlaksızların tuzak ve entrikalarından beriyiz. Bizlerin ortaya koyacağı onurlu tavır, bu türden provakatif terbiyesizlikleri ve itibarsızlaştırma girişimlerini boşa çıkartacaktır”.

    Halkı ortak akıl ve sağduyuyla hareket ederek çirkin saldırıları boşa çıkartmaya davet ettiklerini kaydeden Boğatekin, “Geleceğini İslam düşmanlığı, kan ve rant üzerine kurmuş bu zihniyeti bir kez daha kınıyor, halkımızı; ortak akıl ve sağduyuyla hareket ederek çirkin saldırıları boşa çıkartmaya davet ediyoruz. Müslüman halkın inanç ve değerleri ile alay eden Özgür Gündem ve benzeri yayın organlarını boykot etmeye, onları evlere ve iş yerlerine sokmamaya tüm halkımızı davet ediyoruz” diye konuştu.