Etiket: Stklardan

  • STK’lardan İsmet Güral’a tebrik ziyareti

    Macaristan Pecs Üniversitesi tarafından fahri doktara unvanı verilen iş adami İsmet Güral’a, Sosyal Yardım ve Kültür Vakfı öncülüğünde kutlama ziyareti gerçekleştirildi.

    Macaristan’ın 650 yıllık Üniversitesi Pecs Üniversitesi’nden Fahri doktora ünvanı alan ve bu ödülü “Kütahya’m adına alıyorum” diyerek Kütahya’ya adayan Güral Şirketler Gurubu Başkanı İsmet Güral’a tebrik ziyaretleri devam ediyor. Kütahya’da birlik ve beraberlik içinde hareket etme kararı alan sivil toplum kuruluşları (STK) İsmet Güral’ı fabrikadaki makamında ziyaret etti.

    Kütahya Yardım ve Kültür Vakfı Başkanı İhsan Tunçoğlu, Yönetim kurulu üyesi Hidayet Akdemir, Kütahya Muhtarlar Derneği Başkanı Zekeriyya Yılmaz, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kütahya Şube Başkanı Asım Okat, Muharip Gaziler Derneği Kütahya Şube Başkanı Şaban Başoğul, Kütahya Sakatlar Derneği Başkanı Hatice Yakar, Kütahya Beyazay Derneği Başkanı ve Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Halil Bilgiç ve bu derneklerin yöneticilerinin katıldığı ziyarette, İsmet Güral’ın Macaristan’da aldığı fahri doktora unvanının Kütahya açısından son derece onur verici olduğuna vurgu yapıldı.

    Tek tek söz alarak İsmet Güral’ı fahri doktora ünvanı almasından dolayı tebrik eden dernek başkanları, Güral Şirketler Grubu’nun hem derneklerinin faaliyetlerine verdikleri destekten, hem de Kütahya ekonomisine yaptığı büyük katkıdan dolayı teşekkür ettiler.

    Oğlu Ali Güral, Sami Güral ve Kızı Harika Güral ile birlikte misafirlerini ağırlayan İsmet Güral ise, “Mutluluklar paylaştıkça çoğalıyor” diye konuştu.

    İsmet Güral, “Benim prensibim Dünya’da Türkiye, Türkiye’de Kütahya” diye sözlerini sürdüren İsmet Güral, benim ve ailem için Kütahya çok önemli. Fahri doktora töreninde de yaptığım konuşmada ödülü ’Kütahya’m adına alıyorum’ ifadesini kullandım. Fahri doktora verilmesindeki en önemli nedenlerden birisi de Macaristan ile Türkiye ve Kütahya arasında sağlam bağlar kurulmasındaki çeşitli rollerim nedeniyledir. Kardeş şehir, kardeş üniversite Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Türk-Macar İş Konseyi Başkanı bağları gibi. Kütahya’mızda birlik ve beraberlik içinde oldukça pek çok konuda daha başarılı olur, sorunlara çözümler buluruz. Biliyorum ki ben Kütahya’da çekirdek ailem ve çalışma arkadaşlarımla birlik, beraberlik ve bütünlük içinde çalışmasam, iş hayatım da dahil bütün bunları yapmam mümkün değil” ifadelerini kullandı. (EFE)

  • STK’lardan Marka Festivali’ne destek

    Ankara Ticaret Odasının (ATO) 13-14-15 Aralık tarihlerinde gerçekleştireceği 3. Ankara Marka Festivali hazırlık çalışmaları kapsamında sivil toplum kuruluşlarıyla istişare toplantısı yapıldı.

    Toplantıya Ankara Sanayi Odası (ASO), Ankara Ticaret Borsası (ATB), Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), ASİAD, Akyurt SİAD, TÜRSABORSİAD, Ankara Reklamcılar Derneği, Ankara Turist Rehberleri Odası, Ankara Halkla İlişkiler Derneği, Anadolu Turizm İşletmecileri Derneği, Ankara Kulübü Derneği, Teknoloji Ar-Ge Bilim ve İnovasyon Derneği ve TÜSİAV, TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu başkan ve temsilcileri katıldı. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, toplantıda yaptığı konuşmada markanın verimlilik ve rekabet adına çok önemli olduğunu belirtti. Geçen yıl festivale 15 bini aşkın kişinin katıldığını hatırlatan Baran, “Bu yıl rekor kıracağız, geçen yılın da üzerinde katılım bekliyoruz. Dolu dolu üç gün geçireceğiz. Amacımız üniversite öğrencilerimizin marka bilincini geliştirmek, markanın ne olduğunu anlatmak. Bu etkinliği çok önemsiyoruz. Bu yıl geçen iki yılın tecrübesiyle çok daha iyi bir marka festivali yapacağız” dedi.

    “100 markamız 27 milyar dolar”

    Dünyanın en önemli markalarından Google’ın değerinin 109 milyar dolar olduğunu anımsatan Baran, “Bizim 100 markamızın tamamının değeri 27 milyar dolar. Bu konuda çok yol almamız, çalışmamız, gayret etmemiz lazım. İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkelerin ekonomilerini markayla büyüttüklerini görüyoruz. Bu yüzden markayı çok önemsiyoruz. Marka bilincini yerleştirmemiz gerekir. Bir ürünü markayla süslediğinizde değeri, verimliği ve itibarı artıyor” diye konuştu.

    “Giriş yine ücretsiz olacak”

    ATO Reklam, Marka ve Pazar Geliştirme Komisyonu Başkanı Zafer Hacıosmanoğlu da festivalde gençlere yol göstermeyi ve ilham vermeyi amaçladıklarını söyledi. Marka Festivali’ni sadece marka platformu olarak görmediklerini belirten Hacıosmanoğlu, festivali bilim, kültür, sanat ve yaşam platformu olarak konumlandırdıklarını kaydetti. Ankara Marka Festivali’nin içeriği hakkında katılımcılara bilgi veren Hacıosmanoğlu, festivale girişlerin bu yıl da ücretsiz olacağını duyurdu.

    Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de festivale destek vereceklerini ve üyelerine katılmaları için duyuruda bulunacaklarını ifade ettiler.

  • Oda ve STK’lardan milli duruş

    Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nda bir araya gelen sivil toplum kuruluşları FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişiminin birinci yıldönümünde de birlik ve beraberlik içinde tepkilerini ortaya koydu.

    Manisa’da sivil toplum kuruluşları 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde ortak basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Adnan Erbil ve Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap birlikte okudu.

    Ortak açıklamayı yapan Manisa TSO Başkanı Adnan Erbil şunları söyledi:

    “O gece Fetullahçı terör örgütü, devleti ele geçirmeye, milleti tahakküm altına almaya kalkıştı. Darbe girişiminin asıl amacı; ülkemizi tarihimizde görülmemiş bir kaosa sürüklemek, kardeş kavgası başlatmak ve Türkiye’yi iç savaş ortamına sokmaktı. Darbe teşebbüsünün nihai amacı; Türkiye Cumhuriyetini bir daha ayağa kalkamayacak duruma düşürmekti. Allah’a şükürler olsun milletimiz, cesareti ve feraseti ile bu belayı, bu fitneyi durdurdu. Milletimiz demokrasimize ve özgürlüğümüze kasteden bu saldırı karşısında dik durdu, canı pahasına değerlerini savundu. Bu masadaki kuruluşlarının tamamı da, ilk andan itibaren, devletimizin ve milletimizin yanında yer aldı. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Gazi Meclisimiz, Başbakanımız, siyasi partilerimiz, milletimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve medyamızın kararlı duruşuyla bir destan yazdık. Haince planlanmış darbe girişimini savuşturan milletimizin önünde saygıyla eğiliyoruz. Demokrasimizin, hiçbir kaba kuvvete teslim olmayacak kadar güçlü olduğunu herkese gösterdik. Milletimiz darbeye karşı durarak şunu açık şekilde ilan etmiştir; ‘Türkiye Cumhuriyeti devletini Milletin iradesi dışında hiçbir güç yönetemez.”

    “Yapacak çok işimiz, büyük hedeflerimiz var”

    En az 15 Temmuz kadar, darbe girişiminden sonrasının da ülkemiz açısından zorlu bir süreç olduğunu kaydeden Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, “Darbe girişimi sonrası toplum büyük bir travma yaşadı. FETÖ, yalan haberlerle yurt dışında ülkemiz aleyhine karalama kampanyaları yürüttü. Ekonomimiz de bu saldırıdan olumsuz etkilendi. Allah’a şükür, birlik ve beraberliğimiz sayesinde bunların hepsini de kısa sürede atlattık. Hükümetimizin bizlerle istişare içinde aldığı önlem ve yaptığı reformlarla hızla toparlandık. Daha darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçmeden ekonomide yüzde 5’lik büyümeyi yakaladık. İstihdam rekorları kırdık. Bu yılın ilk altı ayında tam 1 milyon 200 bin insanımıza yeni istihdam sağladık. İhracatımızı rekor düzeyde arttırmaya başladık. Yabancı yatırımcıların güvenini yeniden kazandık. Çok açık ifade ediyoruz ki Türkiye dünyanın en zor stres testinden başarı ile çıkmıştır. Emin olun bizim son bir yılda yaşadıklarımızı başka bir ülke yaşasaydı bir daha ayağa kalkamazdı. Ama biz dimdik ayaktayız. Böyle bir coğrafyada, en zor koşullar altında hiç kimsenin yapamayacağını yaptık. Ama rehavete kapılmayacağız. Yapacak daha çok işimiz, büyük hedeflerimiz var” dedi.

    Yurtdışına mesaj

    15 Temmuz sonrası toparlanma sürecini tamamladıklarını ifade eden Özkasap, “Buradan yurt dışındaki dostlarımıza da sesleniyoruz. Aldığı yaraları saran milletimiz, bu büyük demokrasi sınavının birinci yılında bütün dostlarını yanında görmeyi arzulamaktadır. Dostlarımızı iftira kampanyalarına değil, gerçeklere kulak vermeye, buna göre tavır almaya davet ediyoruz. FETÖ ile mücadelede dost ve müttefik devletlerin de desteklerini bekliyoruz. Kaynağı ne olursa olsun darbe ve terör bir insanlık suçudur. Ancak birlikte çalışırsak daha iyi bir gelecek inşa edebiliriz. Bizler ülkemiz ve milletimiz için şimdi daha büyük bir azimle çalışacak ve Türkiye’yi büyük hedeflerine taşıyacağız. Üzerine basarak bir kez daha ifade ediyoruz: Türkiye’nin sivil toplumu olarak, 15 Temmuz’u asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Ülkemizin geleceğini inşa ederken yaşadıklarımızdan aldığımız dersler bize ışık olacak. Biz bu ülkenin geleceğinden umutluyuz. Gücümüz milli irade, hedefimiz büyük Türkiye” diye konuştu.

    Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nda yapılan ortak basın açıklamasına, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Adnan Erbil, Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Mustafa Kaçire, Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hasan Geriter, Memur-Sen Manisa İl Temsilcisi Mustafa İrğat, Türkiye Kamu Sen Manisa İl Temsilcisi Bekir Dağıstan, Hak-İş Manisa İl Temsilcisi Turan Karafil, Manisa TSO Meclis Başkanı Hayati Dulman, Manisa TSO Başkan Yardımcısı Ali Bankoğlu katıldı. Ortak basın açıklamasında imzası bulunan Türk-İş ve TİSK temsilcileri ise Ankara’da oldukları için toplantıya katılamadı.

  • STK’lardan 15 Temmuz açıklaması

    15 Temmuz darbe girişimine karşı koyan sivil toplum örgütlerinin İstanbul temsilcilikleri ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada 15 Temmuz’un unutulmayacağı belirtilerek, birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı.

    Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), İstanbul Esnaf ve Sanatkarları Odası Birliği (İSTESOB), Memur Sendikaları Konfederasyonu (MEMUR-SEN), Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (KAMU-SEN), Deniz Ticaret Odası (DTO),İstanbul Ticaret Borsası (İTB), İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) 15 temmuz darbe girişiminin yıldönümü dolayısıyla ortak basın açıklaması yaptı. 81 ilde eşzamanlı olarak gerçekleşen ortak açıklamada 15 Temmuz’un unutulmayacağını ve unutturulmayacağı vurgulandı.

    “Türkiye için milat”

    Türk-İş İstanbul Bölge Başkanı Adnan Uyar, 15 Temmuz’un Türkiye için bir milat olduğunu belirterek, “Bu alçak saldırı, darbenin ötesinde bir işgal girişimiydi. 15 Temmuz, İstiklal Harbinden bu yana ülkemizin karşılaştığı en büyük tehlikeydi. O gece Fetullahçı Terör Örgütü, “devleti” ele geçirmeye, milleti tahakküm altına almaya kalkıştı. Eğer darbe girişimi başarılı olsaydı; ülkemizi tarihimizde görülmemiş bir kaosa sürüklemek, kardeş kavgası başlatmak ve Türkiye’yi iç savaş ortamına sokmaktı. Darbe teşebbüsünün nihai amacı; Türkiye Cumhuriyetini bir daha ayağa kalkamayacak duruma düşürmekti. Allah’a şükürler olsun milletimiz, cesareti ve feraseti ile bu belayı, bu fitneyi durdurdu” dedi.

    “Büyük bir bedel ödedik”

    Darbe girişiminin ilk dakikalarından itibaren milletin yanında yer aldıklarını dile getiren Uyar, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazi Meclisimi Başbakan, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, medya ve milletin kararlı duruşuyla bir destan yazıldığının belirtti.

    15 Temmuz’da Türkiye’nin en zor demokrasi sınavını büyük başarıyla verdiğini kaydeden Adnan Uyar, “Büyük bir bedel ödedik. Darbe girişimine karşı verdiğimiz bu mücadelede, 249 vatandaşımız şehit oldu. 2 bin 301 vatandaşımız gazi oldu. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Gazilerimizi şükranla anıyoruz. Dünyada çok az millet bu bedeli ödeyebilir. Siyasi görüşü fark etmeksizin Türkiye’nin geleceğine sahip çıkan 15 Temmuz ruhu demokrasinin sigortasıdır. Bir daha böyle hain girişimlerin yaşanmaması için FETÖ ile mücadele her alanda etkin ve kararlı şekilde sürdürülmelidir. Yargı kurumları, darbecilere ve onların destekçilerine hak ettikleri en ağır cezayı vermeli, milletimizin vicdanını rahatlatmalıdır” diye konuştu.

    “Ekonomide toparlanmayı sağladık”

    15 Temmuz darbe girişiminden sonrasında FETÖ tarafından yapılan karalama kampanyaları ile ekonominin de olumsuz etkilendiği ancak kısa sürede toparlanma sağlanıldığını belirten Uyar “Allah’a şükür, birlik ve beraberliğimiz sayesinde bunların hepsini de kısa sürede atlattık. Daha darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçmeden ekonomide yüzde 5’lik büyümeyi yakaladık. İstihdam rekorları kırdık. Bu yılın ilk altı ayında tam 1 milyon 200 bin insanımıza yeni istihdam sağladık. İhracatımızı rekor düzeyde arttırmaya başladık. Yabancı yatırımcıların güvenini yeniden kazandık. Çok açık ifade ediyoruz ki, Türkiye dünyanın en zor stres testinden başarı ile çıkmıştır. Emin olun bizim son bir yılda yaşadıklarımızı başka bir ülke yaşasaydı bir daha ayağa kalkamazdı. Ama biz dimdik ayaktayız. Böyle bir coğrafyada, en zor koşullar altında hiç kimsenin yapamayacağını yaptık. Ama rehavete kapılmayacağız. Yapacak daha çok işimiz, büyük hedeflerimiz var” dedi.

    Dost ve müttefik devletlere çağrı

    15 Temmuz sonrası gösterdikleri toparlanma sürecinin bittiğini artık yeni bir atılım sürecini başlatmak gerektiğine işaret eden Uyar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ayağımızdaki prangayı çözdük, şimdi koşma zamanı. Büyümede, istihdamda, ihracatta yeni rekorlar kırmalıyız. Buradan yurt dışındaki dostlarımıza da sesleniyoruz. Aldığı yaraları saran milletimiz, bu büyük demokrasi sınavının birinci yılında bütün dostlarını yanında görmeyi arzulamaktadır. Dostlarımızı iftira kampanyalarına değil, gerçeklere kulak vermeye, buna göre tavır almaya davet ediyoruz. FETÖ ile mücadelede dost ve müttefik devletlerin de desteklerini bekliyoruz. Kaynağı ne olursa olsun darbe ve terör bir insanlık suçudur. Ancak birlikte çalışırsak daha iyi bir gelecek inşa edebiliriz. Bizler ülkemiz ve milletimiz için şimdi daha büyük bir azimle çalışacak ve Türkiye’yi büyük hedeflerine taşıyacağız. Üzerine basarak bir kez daha ifade ediyoruz: Türkiye’nin sivil toplumu olarak, 15 Temmuz’u asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Biz bu ülkenin geleceğinden umutluyuz. Gücümüz milli irade, hedefimiz büyük Türkiye”.

    “Bu milletin ferdi olmaktan gurur duyuyoruz”

    Ortak bildirinin okunmasının ardından Türk-İş İstanbul Bölge Başkanı Adnan Uyar “İstanbul, 15 Temmuz’da en ağır bedeli ödeyen şehrimiz. İstanbullu ülkesine, milletine ve demokrasisine sahip çıktı. Bir kahramanlık destanı yazdı. Allah çok az millete bunu nasip eder. Bu milletin ferdi olmaktan gurur duyuyoruz. Büyük Türkiye’yi yine hep birlikte inşa edeceğiz. Biz ülkemizin geleceğinden umutluyuz. Var gücümüzle milletimiz için çalışmaya devam ediyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

  • STK’lardan ’TÜBİTAK Bilim Teknoloji Sandığı’ projesi

    Sivil Toplum Kuruluşları tarafından oluşturulan ’TÜBİTAK Bilim Teknoloji Sandığı’ projesi ’el Harezmî Yolunda 1’, ’Bilim Teknolojinin Finansmanı ve Tercihler’ konulu basın toplantısı ile tanıtıldı.

    Türkiye’nin bilim ve teknolojide ilerleyebilmesi gayesi ile Bilim Teknoloji İçin İstanbul Çalışma Gurubu, Kültür Konseyi Derneği, Garbiyat Enstitüsü ve İstanbul Düşünce Enstitüsü tarafından düzenlenen toplantıda; menkul ve gayrimenkul bağışlarla TÜBİTAK’ın kullanacağı bir fon oluşturulmasını öngören ’TÜBİTAK Bilim Teknoloji Sandığı’ projesi tanıtıldı. Toplantıda yapılan açıklamaya göre; bilim teknoloji üreten ülke olmak için özel bir kanun çıkarılarak, Kızılay ve Türk Hava Kurumuna olduğu gibi kurulacak TÜBİTAK Bilim Teknoloji Sandığına menkul, gayrimenkul her türlü bağış yolunun açılması ile çeşitli mal ve hizmetlerden değişik oranlarda pay aktarılmasını öngören proje ile bağışlar, aracısız olarak ’öncelikli yüksek teknolojilerin üretilmesi için harcanmak üzere’ doğrudan TÜBİTAK hesabına aktarılacak. Kullanmada yetki ve sorumluluğun tamamen TÜBİTAK’ta olacak projeye göre, bağışçı iş sahipleri ortalama memur maaşını esas alarak, ücretliler ve emekliler maaşlarından yüzde 1 kesinti yapılarak TÜBİTAK Bilim Teknoloji Sandığı özel fonuna aktarılması için bankalara otomatik ödeme talimatı verecekler.

    “İnsanlarımıza Bilim, Ar-Ge ve doktora için hayır yapmalarını söylemeliyiz”

    Toplantıda konuşan Bilim Teknoloji İçin İstanbul Çalışma Gurubu Başkanı Ramazan Bakkal, bilimde ilerleyebilmek ve yeni buluşlara imza atabilmek için insanların doktora çalışmalarına yönlendirilmesine vurgu yaparak, “İnsanlarımıza bilim ve Ar-Ge için yurt dışında doktora için hayır yapmalarını söyleyebilirsek etkili bir şekilde duyurabilirsek geleceğimize daha da güvenle bakabiliriz. Bir anımı paylaşmak isterim; eski Erzurum milletvekili ve eski Milli Türk Talebe Birliği Başkanı bir ağabeyimiz bir toplantıda anlattı. 1967 yılında zannediyorum. Erzurum’da Adalet Partisi’nin binasında toplanıyorlar. Ekrem Ceyhun Bey, eski DPT (Devlet Planlama Teşkilatı) Müsteşarı veya yetkilisi de adaylardan. Ve diyor ki milletvekili ağabeyimiz, “Ekrem abi bugün köylere çalışmaya çıkacağız, kahve ziyaretleri yapacağız, seçmene gideceğiz” Ekrem Bey de “siz gidin benim bir tane seçmenim var. O da Süleyman Bey ben ona gideceğim” diyor. Belki bugünün Türkiye’sinde bizim de belki bir tane belki iki tane seçenimiz var. O zaman ne yapıp edip bu karar vericilere biz bu mesajı bir şekilde iletmek mecburiyetindeyiz” diye konuştu.

    “Bilgi ve teknoloji toplumunun geldiği seviyenin üzerine çıkmak durumundayız”

    İstanbul Düşünce Enstitüsü Başkanı Profesör Doktor Mustafa Şatıroğlu ise yüksek düzeyde refah toplumuna ulaşabilmek için bilgi ve teknoloji toplumunun geldiği seviyenin üzerine çıkmak durumunda olduğumuzu belirterek, “Türkiye için son derece önemli olan kalkınmamızın ve yüksek düzeyde refah toplumuna, bilgi toplumuna, çağımızı aşan hedeflere ulaşabilmek için bilgi ve teknoloji toplumunun geldiği seviyenin üzerine çıkmak durumunda olduğumuzun bilincindeyiz. Ama bu noktada maalesef Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu siyasi ve ekonomik çalkantılardan dolayı bir türlü bu konuya yeterince gerek sivil toplum kuruluşlarımız gerek halkımız gerekse yetkililer bir türlü bu seviyeyi yakalamaktan geri kaldık. Fakat geçmişe değil geleceğe bakmamız gerekiyor. Geleceğe bakarken de bugün burada yapılmakta olan toplantı geleceğimiz için son derece önemli bir toplantıdır. Ben dış ticaretle de uğraşan bir insanım. Bir araba firmasının Ar-Ge için ayırdığı yıllık bütçe 5 milyar dolar. İhracat rakamıyla baktığımız zaman bu firmanın 150 milyar dolarlık ihracatı var. Türkiye’nin Ar-Ge için ayırdığı miktar ise 5-6 milyar dolar civarındadır. Türkiye’nin de ihracatı zaten 150 milyar dolar. Yani bu araba firması ile Türkiye’yi mukayese ettiğimizde aşağı yukarı aynı rakamlara çıkıyoruz.

    Ama geleceğimize umutla bakabilmek açısından şunu da söylemekten kaçınmayalım. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yılında ihracat hedefimizin 500 milyar dolar olacağı düşünülmektedir. Mart ayı ihracatımız yüzde 20 artmıştır. Bu güzel bir rakamdır. Mühendis olarak yaptığım hesaba göre biz bu artışı seneye vurursak ulaştığımız rakam 2023’e kadar yüzde 20 şeklinde ilave edersek 525 milyar dolar olacaktır. Bugün Türkiye pek çok şey ihraç ediyor ama maalesef yükte oldukça ağır, paha da ise oldukça az olan şeyler ihraç ediyor. Biz adeta ihracatın hamallığını yapıyoruz. Mesela bir tır mal ihraç ediyoruz, yaklaşık 5 bin dolar tutuyor. Ama elin oğlu 100 gramlık bir şey ihraç ediyor aynı fiyatı yakalayabiliyor. Nasıl yakalayabiliyor; bilim ve teknoloji ile yakalıyor. O halde biz bu hedefe kilitlenmek zorundayız” şeklinde konuştu.